5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 322

Türk Ceza Kanunu 322. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir. (2) Yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi taksirden ileri gelmişse, cezanın dörtte üçüne kadarı indirilebilir. (3) Yükümlülüğün kısmen veya tamamen yerine getirilmemesine asıl yükümlüler ile aralarında sözleşme bulunan aracılar veya bunların temsilcileri neden olmuşsa, bunlar hakkında da aynı cezalar uygulanır. (4) Savaş zamanında yükümlülüklerin yerine getirilmesinde hile yapan yukarıdaki fıkralarda yazılı kişilere on yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir. Savaşta yalan haber yayma

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

1 karar eşleşti
8. Ceza Dairesi, 2021/5457 E., 2024/167 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
erinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümlerin (B.1, B2) (C1,C2) (E1,E2), (F1, F2),(I1,I2),(İ1,İ2) numaralı bentlerinde yer alan ''TCK 119'' ibarelerinin çıkarılarak yerlerine ''TCK 109'' ibaresinin yazılması suretiyle aynı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca hükmün, Tebliğnameye uygun olarak
8. Ceza Dairesi         2021/5457 E.  ,  2024/167 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/43 Esas, 2015/194 Karar MAĞDURLAR : Fati Yaman, Yeter yaman SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Türkeli Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2015 tarihli iddianamesi ile temyizin kapsamına göre sanıklar hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur. 2. Türkeli Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli kararıyla sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'un temyiz istemi, hafif seviyede zeka geriliği olduğuna dair rapor sunarak mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesi kapsamında olup olmadığına dair değerlendirilme yapılmadığına ve sübuta ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, mağdure Fati'nin yanında olay günü ablası olan Yeter'in de bulunduğuna, Ayancık' a işlerini halletmek amacıyla gittiklerine, atılı suçu işlemediğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafii temyizinde, müvekkilinin mağdure çocuklarla gezip eğlenme kastı ile dolaştığını ve bu esnada günlük işlerini yaptığını, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakılma kastı ile hareket etmediğini belirtmiştir. III. OLAYLAR VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, yaşı küçük ve kardeş olan mağdureler Fati ile Yeter'in sanık ... ile olay öncesinde tanıştıkları, sanık ...'un çocuk mağdurelerle bir takım arkadaşlıklar yaparak güvenlerini kazandığı ve 24.10.2014 tarihinde çocuk mağdure Yeter'i evine çay içme bahanesiyle getiren sanığın, bir süre sonra mağdureyle birlikte evden dışarı çıkarak, sanıklar Hamdi ve Ekrem'in talimatları doğrultusunda mağdure ile evin önünden yokuş yukarı yürüdükten sonra sanıkları beklemeye başladığı, sanıkların araçla gelmesi üzerine mağdureye korkacak bir şey olmadığından bahisle araca binmesi için ısrarda bulundukları, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde sergiledikleri hileli hareketlerin etkisi altında ve ikametine başka suretle dönüş imkanı bulunmayan mağdureyi araca bindirdikleri ve sanık ...'nin araç içerisinde arkasını dönerek mağdurenin elini tuttuğu, araç içerisinde cinsel çağrışımlarda bulundukları, sonrasında mağdurenin inmek istemesi üzerine indirdikleri; 30.10.2014 tarihli olay gününde ise, sanık ...'un mağdurelerle kütüphane önünde kaşılaşıp parkta beklemelerini tembihleyip, 0 543 ... .. .. numaralı hattan sanık ... ile yaptığı görüşmede çocuk mağdurelerin kendisini parkta beklemekte olduklarını söylediği, sanıkların da araçla gelerek yine hile ile mağdurelerin araca binmesini sağlayarak 40 km uzaklıktaki Ayancık ilçesine götürdükleri, oradan da Sinop' a götürdükleri ve bu suretle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. 2. 24.10.2014 ve 30.10.2014 tarihli iletişimin tespitine dair tutanak içeriklerinin mağdurelerin kollukta sıcağı sıcağına alınan beyanları ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) sekseninci maddesinde tanımlanan insan ticareti suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. Sanıkların çocuk mağdurelere yönelik eylemlerini cinsel amaçla gerçekleştirmiş olmalarına rağmen haklarında 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması suretiyle aksik ceza tayini; ayrıca sanıklar hakkında mağdure Yeter'e yönelik 24.10.2014 ve 30.10.2014 tarihli eylemleri nedeniyle haklarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'un yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 2. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerde, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesi olarak yazılmas yerine sehven 119 uncu maddesi olarak yazıldığı bu haliyle kurulan hükümlerde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş ise de, bu hususlar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Türkeli Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'un temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümlerin (B.1, B2) (C1,C2) (E1,E2), (F1, F2),(I1,I2),(İ1,İ2) numaralı bentlerinde yer alan ''TCK 119'' ibarelerinin çıkarılarak yerlerine ''TCK 109'' ibaresinin yazılması suretiyle aynı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.