Türk Ceza Kanunu 87. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde dört yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde altı yıldan az olamaz.[41]
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz.41
(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[42][43]
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi[44]
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
1.588 karar eşleşti
1. Ceza Dairesi, 2024/7358 E., 2025/1772 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2015 tarihli ve 2014/166 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 87/2-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Ceza Dairesi 2024/7358 E. , 2025/1772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/603 E., 2024/806 K.
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli ve 2024/603 Esas, 2024/806 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.02.2024 tarihli ve 2023/5893 Esas, 2024/1170 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle değişik 307/4. maddesi ile 6763 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10. maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2015 tarihli ve 2014/166 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 87/2-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2015 tarihli ve 2014/166 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 17.10.2018 tarihli ve 2017/19780 Esas, 2018/15494 Karar sayılı kararıyla özetle savunma hakkının kısıtlanması, eksik inceleme ve hesap hatası neticesinde fazla ceza tayini nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli ve 2018/932 Esas, 2023/22 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/2-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Bu kararın katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.02.2024 tarihli ve 2023/5893 Esas, 2024/1170 Karar sayılı kararıyla özetle; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli ve 2024/603 Esas, 2024/806 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki kararda direnilmesi ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/2-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu işlediğini kabul etmediği, katılanın kendisine yumruk atan kişinin yüzünü tam olarak göremediğini ancak eylemi gerçekleştiren kişinin sarışın, açık tenli, göbeksiz ve kemikli olduğunu beyan ederek sanığı fotoğrafından da teşhis edemediğini belirttiği, tanıkların olay anına ve suçun sübutuna ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin varsayıma dayalı iddialar dışında mahkûmiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan; Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli ve 2024/603 Esas, 2024/806 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.02.2024 tarihli ve 2023/5893 Esas, 2024/1170 Karar sayılı bozma kararının, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
06.03.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
İncelenen davada hukuki uyuşmazlık konusu olan husus mevcut delillerin sanığın mahkûmiyetin yeterli olup olmadığı yolundadır.
Her ikisi de vatani görevini yapan er olan sanık ve katılan arasındaki darp nedeniyle katılan TCK'nin 87/2-a maddesi kapsamında yaralanmıştır.
Aslında her ikisi de bir kavganın doğrudan tarafı değildir. Yine er olan ... ve ... arasında askeri gazinoda kavga olmuş bu kavga esnasında olay yerinde olan katılan aldığı yumruk darbesiyle yaralanmıştır.
Adlî Tıp Kurumu ilgili raporuna göre bu yumruk darbesi ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı vardır.
Katılanın beyanı, tanık anlatımları dikkate alındığında olay yerinde sadece ve sadece sanığın fizikî özellikleri katılana yumruk atan kişiye uymaktadır.
Her ne kadar bazı tanıklar, katılanın askeri revirde de darp edildiğini söylemiş ise de bunu katılan dahil doğrulayan yoktur. Kaldı ki katılanın yaralanma sonucu kafasına almış olduğu darbe olarak belirlenmiştir.
Kimi tanıkların, "Batmanlı askerin yanındaki" kişi olarak betimlediği, tüm kişilerin özellikle kemik yapısı ve ten rengi ile ayrıksı olarak tanımladığı sanık hakkında bir şüphe kalmamıştır.
Bu gerekçeler ve dosya kapsamına göre sanık hakkındaki mahkûmiyet kararının onanması gerekir iken delil yetersizliği nedeniyle kararın bozulması yolunda görüş bildiren Sayın çoğunluğa katılmıyorum.
Diğer kararlar (4)
1. Ceza Dairesi, 2024/390 E., 2024/5306 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 29/1, 62/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddeleri, suça sürüklenen çocuk ...
1. Ceza Dairesi 2024/390 E. , 2024/5306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1183 E., 2023/1255 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜMLER: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyetlerine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen ceza verilmesine yer olmadığına kararlarına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahkûmiyet kararları verilerek hüküm türlerinin değiştirildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2018/515 Esas, 2019/625 Karar sayılı kararı ile, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'un, katılan ...'a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 25/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/2-d maddeleri uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.02.2021 tarihli ve 2019/2909 Esas, 2021/416 Karar sayılı kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde, İlk derece mahkemesi kararlarının kaldırılması ile, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 29/1, 62/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddeleri, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 29/1, 31/3, 62/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddeleri uyarınca ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.09.2023 tarihli ve 2023/1183 Esas, 2022/1255 Karar sayılı kararı ile, sanık ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde kasıtlı suç işlemeleri nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması suretiyle,
1. Sanık ...'nun, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 29/1, 62/1, 53/1-3. maddeleri uyarınca 8 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Suça sürüklenen çocuk ...'un, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 29/1, 31/3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.220 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi özetle, meşru savunmanın şartları oluştuğundan beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle, hükmolunan cezaların az olduğuna, haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Olay tarihinde okul arkadaşı olan katılan, suça sürüklenen çocuklar ve tanıkların, doğum günü partisi için katılana aile konutunda buluştukları, parti devam ederken tanık...'in arkadaşlarının yanına
ağlayarak geldiği, sorulduğunda niçin ağladığını söylemediği, arkadaşlarının zorlaması üzerine katılanın
kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlattığı, bunun üzerine suça sürüklenen çocuklar ve sanığın katılan ile tartıştıkları, alkolün de etkisiyle tarafların karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri, ancak ilk haksız fiilin kimden kaynaklandığının belirlenemediği, suça sürüklenen çocuk ..., istinaf dışı suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...'nun birlikte katılana elleriyle vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladıkları anlaşılan olayda,
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, suça sürüklenen çocuk ve sanığın, kız arkadaşları olan tanık
...a cinsel istismarda bulunan katılanı, cinsel saldırı eylemini sona erdikten sonra...un kendilerine anlatması üzerinde çıkan tartışma esnasında yaraladıkları, katılandan kaynaklanıp gerçekleşen ve ya tekrarı muhakkak bir saldırı tehlikesi bulunmadığı anlaşılmakla, meşru savunmanın unsurları itibarıyla oluşmadığı, karşılıklı kavgada ilk haksız eylemin kim tarafından meydana getirildiği belli olmadığından sanık ve suça sürüklenen çocuk lehine asgari (1/4) oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasının isabetli olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.09.2023 tarihli ve 2023/1183 Esas, 2022/1255 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2024 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2022/10993 E., 2024/6591 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 3-e, 87/3, 29/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,
1. Ceza Dairesi 2022/10993 E. , 2024/6591 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1069 E., 2022/22 K.
SUÇ : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama ve bu suçlara yardım, olası kastla yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... (...), ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik olası kastla yaralama, sanık ... (...) hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama, sanıklar ... (...), ... hakkında katılan ...'a yönelik olası kastla yaralama, sanıklar ... (...), ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama, sanık ... (...) hakkında katılan ...'e yönelik olası kastla yaralama, sanık ... (...) hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama, sanıklar ... (...) ve ... hakkında katılan ...'ya (... oğlu) yönelik kasten yaralama, sanık ... (...) hakkında katılan ... (...)'ye yönelik kasten yaralama, sanıklar ... (...), ..., ... ve ... hakkında katılanlar ..., ... ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... (...)'e yönelik olası kastla yaralama, sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'ye yönelik olası kastla yaralama, sanıklar ..., ... (...) hakkında katılan ...'ye yönelik olası kastla yaralama, sanıklar ..., ... hakkında katılan ... (...)'ya yönelik olası kastla yaralama, sanıklar ..., ... (...) hakkında katılan ... (...)'ya yönelik olası kastla yaralama, sanıklar ..., ..., ... (...) ve ... hakkında katılan ...'e yönelik olası kastla yaralama, sanıklar ..., ... hakkında katılan ...'ye yönelik olası kastla yaralama, sanıklar ..., ... (...) hakkında katılan ...'ye yönelik olası kastla yaralama suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret ve mahkûmiyet kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen diğer hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ..., ..., ... (...), ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2020 tarihli ve 2018/567 Esas, 2020/9 Karar sayılı kararı ile,
1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
3. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
4. Sanıklar ..., ...,..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
5. Sanıklar ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
6. Sanıklar ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
7. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ... (... oğlu)'ya kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
8. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
9. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
10. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
11. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
12. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
13. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
14. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
15. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
16. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
17. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
18. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
19. Sanık ... hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 43/1, 29/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
20. Sanıklar ..., ... hakkında olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 21/2, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8'er yıl 4'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
21. Sanıklar ..., ... (...) hakkında olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 21/2 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
22. Sanıklar ..., ... (... oğlu), ..., ... (...), ... (...), ..., ... (... oğlu) hakkında kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
23. Sanıklar ..., ... hakkında katılan ... (...)'a yönelik olası kastla yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 3-e, 29/1, 21/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
24. Sanıklar ..., ... (...) hakkında katılan ... (...)'a yönelik olası kastla yaralama suçundan 5237 Kanun'un 86/1, 3-e, 29/1, 21/2, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'ın mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,
25. Sanıklar ..., ... (... oğlu), ..., ... (...), ... (...), ..., ... (... oğlu) hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
26. Sanıklar ..., ... (... oğlu), ..., ... (...), ... (...), ..., ... (... oğlu) hakkında katılan ... (...)'ya yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
27. Sanıklar ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik olası kastla yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 3-e, 21/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
28. Sanıklar ..., ... (...) hakkında katılan ...'e yönelik olası kastla yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 3-e, 21/2, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2'şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ...'ın mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,
29. Sanıklar ..., ... (... oğlu), ..., ..., ..., ... (... oğlu), ... (...) hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
30. Sanıklar ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik olası kastla yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 3-e, 21/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
31. Sanıklar ..., ... (...) hakkında katılan ...'a yönelik olası kastla yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 3-e, 21/2, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2'şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ...'ın mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,
32. Sanıklar ..., ... (... oğlu), ..., ..., ..., ... (... oğlu), ... (...) hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
33. Sanıklar ..., ... (... oğlu), ..., ... (...), ... (...), ..., ... (... oğlu), hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
34. Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 3-e, 87/3, 29/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,
35. Sanıklar ..., ... (...), ..., ... (... oğlu), ..., ... (... oğlu), ..., ..., ... (...), ... (...) hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
36. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 3-e, 87/3, 29/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,
37. Sanıklar ... (...), ... ve ..., ... (... oğlu), ..., ... (... oğlu), ..., ..., ... (...), ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
38. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 3-e, 87/1-a-d, 29/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,
39. Sanıklar ... (...), ..., ..., ... (... oğlu), ..., ..., ..., ..., ... (... oğlu), ... (...) hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2020/1069 Esas, 2022/22 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılanlar vekilleri ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile,
1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/3, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 6'şar ay 22'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7'şer ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
4. Sanıklar ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
5. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 62/1,53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
6. Sanıklar ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 29/1, 62/1,53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
7. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7'şer ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
8. Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
9. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
10. Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
11. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7'şer ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
12. Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ... (... oğlu)'ya kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1' er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
13. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ... (... oğlu)'ya kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7'şer ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
14. Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ... (...)'ye yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
15. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7'şer ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
16. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7'şer ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
17. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
18. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
19. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
20. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
21. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
22. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3'er ay 22'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
23. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7'şer ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
24. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
25. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
26. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
27. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4'er yıl 2'şer ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
28. Sanık ... hakkında katılanlar ... (...), ... (...), ..., ..., ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3'er yıl 11'er ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
29. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
30. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 12'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
31. Sanıklar ..., ... (...) hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1, 58/6-7 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 12'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden tekerrüre,
32. Sanıklar ..., ... (... oğlu) hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c, 29/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
33. Sanıklar ..., ... (...), ... (...), ..., ... (... oğlu) hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c, 29/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
34. Sanıklar ..., ... hakkında katılan ... (...)'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3'er yıl 11'er ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
35. Sanıklar ..., ... (...) hakkında katılan ... (...)'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3'er yıl 11'er ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden tekerrüre,
36. Sanıklar ..., ... (... oğlu), ..., ... (...), ... (...), ..., ... (... oğlu) hakkında katılan ... (...)'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 11'er ay 22'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
37. Sanıklar ..., ... (... oğlu), ..., ... (...), ... (...), ..., ... (... oğlu) hakkında katılan ... (...)'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 11'er ay 22'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
38. Sanıklar ..., ..., ... ve ... (...) hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3'er yıl 11'er ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden tekerrüre,
39. Sanıklar ..., ... (... oğlu), ..., ..., ..., ... (... oğlu), ... (...) hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 11'er ay 22'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
40. Sanıklar ..., ..., ... ve ... (...) hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3'er yıl 11'er ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden tekerrüre,
41. Sanıklar ..., ... ( ... oğlu), ..., ... , ..., ... (... oğlu), ... (...) hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 11'er ay 22'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
42. Sanıklar ..., ... (... oğlu), ..., ..., ... (...), ..., ... (... oğlu), hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 39/2-c, 29/1, 62/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1'er yıl 11'er ay 22'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden tekerrüre,
43. Sanıklar ..., ... (...), ..., ... hakkında katılan ...' e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4'er yıl 2'şer ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ,sanık ... yönünden tekerrüre,
44. Sanıklar ... (... oğlu), ..., ... (... oğlu), ..., ..., ... (...), ... (...) hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
45. Sanıklar ..., ... (...), ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4'er yıl 2'şer ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden tekerrüre,
46. Sanıklar ... (... oğlu), ..., ... (... oğlu), ..., ..., ... (...), ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
47. Sanıklar ..., ... (...), ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5'er yıl 10'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden tekerrüre,
48. Sanıklar ... (... oğlu), ..., ..., ..., ..., ... (... oğlu), ... (...) hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2,39/2-c, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2'şer yıl 11'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., katılan sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz istemlerinde özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılan sıfatlarına yönelik olarak ise cezaların yetersiz olduğuna,
2. Sanık ... (...) müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik araştırmaya, cezanın fazla tayin edildiğine,
3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi özetle,mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
6. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
7. Sanık ... (...) müdafiinin temyiz istemi özetle, usule, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesine, iştirak derecesine, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın eyleminin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına,
8. Sanık ... (...) müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
9. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesine, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanmasına, haksız tahrik indirim oranına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, cezanın fazla tayin edildiğine,
10. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesine, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
11. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesine, savunma hakkının kısıtlandığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, gerekçesizliğe, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
12. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi özetle, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanmasına, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
13. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, cezanın fazla tayin edildiğine,
14. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
15. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesine, lehe hükümlerin uygulanmasına, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, cezanın fazla tayin edildiğine,
16. Sanık ... (... oğlu) müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
17. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
18. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesine, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
19. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesine, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
20. Sanık ...'ın temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine
21. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, cezanın fazla tayin edildiğine,
22. Sanık ...'ın temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
23. Sanık ... (...) müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
24. Sanık ... (... oğlu) müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesine, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, cezanın fazla tayin edildiğine,
25. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesine, lehe hükümlerin uygulanmasına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
26. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesine, eksik araştırmaya, haksız tahrik ve meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın eylemi taksirle gerçekleştirdiğine,
ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Maktulün amcası olan temyiz dışı ...’ın Ankara tren garındaki taksi durağında işletmecilik yaptığı, aynı durakta taksicilik yapan katılan sanıklar ... ve ... ile durağın yönetimi konusunda anlaşmazlıklarının olduğu, buna bağlı olarak olay tarihine yakın bir tarihte aralarında sanıklar ..., ..., ... ve maktul ...'ın bulunduğu ...'ın yakınları ile mağdur sanık ..., katılan ... ile temyiz dışı ...'ın bulunduğu sanık ...'in yakınları arasında kavga yaşandığı, bunun sonrasında ...' ın olay yerine gelerek sanık ...'in oğlu ...'ı darp ettiği, olaydan bir gün önce ...' ın sanıklar ... ve ... tarafından basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve (5.) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde darp edildiği, aynı gece sanık ...'in iş yerinin camlarının maktul ..., sanıklar ..., ..., ... ve ... (...)'ın da içinde bulunduğu grup tarafından kırılıp araçlarına zarar verildiği, ...’ın maruz kaldığı eylem sonrasında hastaneden çıkmasını müteakip kendisine yakın kişilerin ziyaret amacıyla evinde bulundukları, ...'in işyerinin ve araçlarının saldırıya uğraması nedeniyle de ona yakın kişilerin ...'in evinde toplandıkları, sanıklardan ...'ın olay tarihinde gardaki taksi durağına yanında birkaç kişi olduğu halde gitmesi nedeniyle ... (...) ile ... arasında gerçekleşen telefon görüşmesi sırasında ...'in, ...’ye "erkekseniz ...'in evinin önüne gelin" dediği, kısa bir süre sonra her iki gruba mensup kişilerin toplu ve kalabalık şekilde dışarıya çıkarak birbirleriyle kavga etmek üzere karşı karşıya geldikleri, ... yakınlarından sanıklar ... (...), ..., ... ve ...'ın, karşı gruptan ise sanıklar ..., ..., ... (...), ... ve ...'in çatışma ortamında tüfekle ateş etmek suretiyle dahil oldukları maktul ...'ın av tüfeği saçma taneleri yaralanmasıyla hayatını kaybettiği, her iki gruptan kişilerin ise çeşitli şekillerde yaralandıkları anlaşılan olayda,
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik araştırmanın bulunmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma ve sınırın aşılması şartlarının oluşmadığı, savunma hakkının kısıtlanmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, suçların vasıflandırılmasında ve iştirak derecelerinde bozma nedenleri saklı kalmak kaydıyla isabetsizlik bulunmadığı, yaşanan kavga ve çatışma ortamında taraflardan bir kısmını oluşturan sanıklara makul oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, lehe hükümler yönünden yasal ve yeterli gerekçe gösterildiği, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.a. Karşı karşıya gelen husumetli iki grup arasında yaşanan olayda sanıklar ... (...), ..., ... ve ...'ın tüfekle ateş ederek mağdurlar ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ... ile mağdur sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (... oğlu), ... (...) ve ...'ın saçma taneleri isabetlerine bağlı olarak farklı ağırlıkta yaralanmalarına fail olarak sebebiyet verdikleri olaya sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ... ve ...'nın ellerinde elverişli nitelikte silahlar bulunduğunu bildikleri sanıklarla olay yerine birlikte gitmek ve karşı gruptakilere yaptıkları atışlar sırasında yanlarında bulunmak suretiyle suç işleme kararlarını kuvvetlendirdikleri ve bu şekilde eylemlerine 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldıkları nazara alındığında, her iki tarafın da bir kısmı silahlı ve hazırlıklı olarak eyleme iştiraki, suçta kullanılan elverişli araçların varlığı, hedef alınan vücut bölgeleri ve isabet yerleri gözetilerek;
Sanıklar ..., ... ve ...'nin katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanıklar ... ve ...'ın katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanıklar ... ve ...'nin katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanıklar ..., ... ve ...'nin katılanlar ..., ..., ... (... oğlu), ... (...)'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2,29/1. ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ... ve ...'nın mağdur ..., katılanlar ...,..., ..., ..., ..., ... (... oğlu), ... (...), ..., ... ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ... ve ... (...)'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2-c, 29/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları yerine suçların vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama ve bu suça yardım suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulması,
b. Her iki tarafın ortaklaşa neden olduğu ve ateşli silahların da kullanıldığı çatışma ortamında aslında çatışmaya fiilen dahil olmadıkları halde yaralanan mağdurlar ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ... ve ... (...)'e yönelik eylemlerde sanıkların adı geçen mağdurların da karşı tarafta yer alan diğer gruptakilerle birlikte hareket ettiklerine dair hataya düştükleri gözetilerek haklarındaki cezalarda 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca makul oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi yönlerinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanıklar ... (...), ..., ..., ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Olası Kastla Yaralama, Sanık ... (...) Hakkında Katılan ...'a Yönelik Kasten Yaralama, Sanıklar ... (...), ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Olası Kastla Yaralama, Sanıklar ... (...) , ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Kasten Yaralama, Sanık ... (...) Hakkında Katılan ...'e Yönelik Olası Kastla Yaralama, Sanık ... (...) Hakkında Katılan ...'e Yönelik Kasten Yaralama, Sanıklar ... (...) ve ... Hakkında Katılan ... (... oğlu)'ya Yönelik Kasten Yaralama, Sanık ... (...) Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Kasten Yaralama, Sanıklar ... (...), ..., ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Kasten Yaralama, Sanıklar ... (...), ..., ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Olası Kastla Yaralama, Sanıklar ... (...), ..., ..., ... Hakkında Katılanlar ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... (...)'e, ...'e Yönelik Olası Kastla Yaralama, Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Olası Kastla Yaralama, Sanıklar ..., ... Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Olası Kastla Yaralama, Sanıklar ..., ... Hakkında Katılan ... (...)'ya Yönelik Olası Kastla Yaralama, Sanıklar ..., ... (...) Hakkında Katılan ... (...)'ya Yönelik Olası Kastla Yaralama, Sanıklar ..., ..., ... (...) ve ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Olası Kastla Yaralama, Sanıklar ..., ... Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Olası Kastla Yaralama, Sanıklar ..., ... (...) Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Olası Kastla Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sanıklar ve müdafilerinin temyiz edilemez nitelikteki hükümlere yönelik temyiz istemlerinin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... (... oğlu), ..., ..., ..., ..., ... (... oğlu) hakkında kasten öldürme ve bu suça yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... (... oğlu), ..., ..., ..., ... ve ... (... oğlu) hakkında katılanlar ..., ..., ..., ...,... , ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüse ve bu suça yardım, sanıklar ..., ... (... oğlu), ..., ... (...), ... (...), ..., ... (... oğlu) hakkında katılan ... (...)'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım, sanıklar ..., ... (... oğlu), ..., ..., ..., ..., ... (... oğlu), hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçlarından kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2020/1069 Esas, 2022/22 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ile sanıklar ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama ve bu suça yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama ve bu suça yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama ve bu suça yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama ve bu suça yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama ve bu suça yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ... (... oğlu)'ya yönelik kasten yaralama ve bu suça yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ... (...)'ye yönelik kasten yaralama ve bu suça yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya yardım, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında katılan ... (...)'e yönelik kasten yaralamaya yardım suçlarından kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (3.a.b.) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebepleri suç vasfı, iştirak derecesi ve haksız tahrik yönlerinden yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2020/1069 Esas, 2022/22 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Aleyhe temyiz bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanıkların ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının korunmasına,
Hükmolunan netice ceza miktarları ile tutuklulukta geçirdikleri süreler dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.10.2024 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2024/1671 E., 2024/4012 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
vermeyecek şekilde kesin rapor alınarak sanığın hukukî durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması, kabule göre de mağdurda nazal fraktür olduğu tespit edilmesine rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87/3. maddesi uyarınca arttırım yapılmadan eksik ceza tayini, haksız tahrikin tartışmasız bırakılması, 5237 sayılı Kanun'un 53.
1. Ceza Dairesi 2024/1671 E. , 2024/4012 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/450 E., 2023/838 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/468 Esas, 2016/144 Karar sayılı sayılı kararının O yer Cumhuriyet savcısı, Üst Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2020/5683 Esas, 2020/14524 Karar sayılı kararı ile; Adlî Tıp Kurumundan mağdurun yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer
vermeyecek şekilde kesin rapor alınarak sanığın hukukî durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması, kabule göre de mağdurda nazal fraktür olduğu tespit edilmesine rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87/3. maddesi uyarınca arttırım yapılmadan eksik ceza tayini, haksız tahrikin tartışmasız bırakılması, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin yeniden değerlendirilmesi nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
2. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2020/578 Esas, 2021/618 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 29, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2020/578 Esas, 2021/618 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2022/9947 Esas, 2023/1698 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 87/3. maddesi gereği cezada 2/12 oranında arttırım yapmak yerine indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/450 Esas, 2023/838 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 29, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, meşru müdafaaya ve tekerrüre ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Mağdur ile sanığın olay tarihinde yol verme meselesi sebebi ile tartışmaları esnasında sanığın mağdura saldırarak yüzüne doğru yumruk atmak sureti ile vurduğu, mağduru basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı ve mağdurun burnunda orta (3.) derecede kemik kırığı bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, suç vasfı nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma koşullarının bulunmadığı, tekerrür hükümlerinin doğru şekilde uygulandığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/450 Esas, 2023/838 Karar sayılı kararında sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'un temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2024 tarihinde karar verildi.
Ceza Genel Kurulu, 2021/116 E., 2024/84 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza
tam metni aç
Kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucu, sanığın eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 87/4, 29, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.04.2015 tarihli v
Ceza Genel Kurulu 2021/116 E. , 2024/84 K.
"İçtihat Metni"
DİRENME
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza
SAYISI : 40-73
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucu, sanığın eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 87/4, 29, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.04.2015 tarihli ve 103-29 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 21.12.2016 tarih ve 5582-4400 sayı ile; kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesine aykırı şekilde ek savunma hakkı verilmeksizin TCK'nın 87/4. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Yerel Mahkemece sanığa ek savunma hakkı verilerek yapılan yargılama sonucu 29.03.2017 tarih ve 7-23 sayı ile sanığın önceki hüküm gibi mahkûmiyetine karar verilmiş, bu kararın da Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 19.12.2018 tarih ve 3737-5548 sayı ile; "(...)Maktul ... ile babası...'ın inşaat işi ile uğraştıkları, sanığın ise...'ın inşaat işinde işçi olarak çalıştığı, bir süre önce... ile sanık ve inşaat işinde çalışan diğer işçiler arasında işin eksik yapılması ve ücretlerin ödenmemesi iddiaları nedeniyle anlaşmazlık bulunduğu, olay günü... ile maktulün bu konuda görüşmek üzere sanık, yanında bulunan ... ve diğer işçilerle buluştukları, ...'ın ... ve ...'e hakaret içerikli sözler söylemesi nedeniyle olay yerinden uzaklaşan sanık ...'in, ...'a tehdit amacıyla işaret parmağını gösterip, hakaret etmesi üzerine maktul ile...'ın sanık ...'e saldırıp yumruk ve tekme vurarak yere düşürdükleri, sanığın doğrulduğu sırada öncelikle tanık ...'ın tüm aşamalarda verdiği aynı doğrultudaki beyanından da sabit olduğu üzere cebinden çıkardığı bıçağı ...'a salladığı, ...'ın geri çekilmesi üzerine isabet ettiremediği, sanığın ayağa kalktıktan sonra tekrar ...'a salladığı bıçağın bu kez isabet alıp onu sol koltuk altından solpektoral kasa doğru yaklaşık 8 cm derinliğinde yara oluşturacak biçimde sanığın elindeki bıçağı maktule iki kez kullanması; birinin isabet etmemesi, buna karşın diğerinin isabet ettiği yaranın derinliği de göz önünde tutularak sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu halde kasten öldürme suçundan cezalandırılması yerine kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması(...)" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesince 04.04.2019 tarih ve 40-73 sayı ile; "(...)Öncelikle sanık ...'ın maktul ...'a yönelik eylemindeki kastının yaralama yahut öldürme hususunun tartışmalı olduğunu söylemek gerekir. Olayın gelişimi, sanık ...'ın davranışları, eylemin gerçekleştiriliş şekli gibi hususlar gözetilerek somut olaya göre değerlendirme yapılmalıdır. Sanık ...'in ... ve Kazim'in yumruk ve tekmelerine maruz kaldığı eylemde, bu durumdan kurtulmak için maktul ...'ı bıçakla yaraladığı, eylemin ani bir şekilde gerçekleştiği, sanık ...'in bir bıçak darbesi ile yetinerek eylemine devam etmediği, maktul ...'ın saldırısının sona ermesiyle ...'in olay yerinden beklemeksizin kaçtığı görülmekle bu şekilde özetlenen olayda ...'in yaralama kastıyla hareket ettiği, ancak yaralama sonucunda ölümün meydana geldiği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Tanık ... mahkememizdeki ifadesinde maktulün aldığı bıçak darbesi ile vücudundan çıkan kanın boğuşma esnasında sanık ...'ın üzerindeki elbiselere sıçradığı şeklinde beyanda bulunsa da, bıçağı görmediğini dolayısı ile bıçaklama hadisesini de göremediğini beyan etmiştir. 29.05.2014 tarih ve 18.40 saatli sanık hakkında tutulan tutanağa göre sanığın kot pantolonunun sol diz altında delik, pantolonunun muhtelif yerlerinde kan lekesi, gömleğin arka, sol omuz ve sırt kısmında komple kan izi, gömleğin sağ koltuk altından alt tarafa doğru yoğun şeklide kan lekesi olduğu tutanak altına alınmıştır. Keza tanık ..., maktül ...'ın uçan tekme ile sanığa vurduğunu gördüğünü, bu eylemi neticesinde sanığın yere düştüğünü beyan etmiştir. Sonra birlikte ayağa kalktıklarını ve her ikisinde de kan lekesi olduğunu beyan etmiştir. Tanığın beyanları esas alındığında bıçaklama hadisesini yerdeyken mi gerçekleştirdiği, yoksa ayaktayken mi gerçekleştirdiği hususu netlik kazanmamaktadır. Kan lekelerinin tanık tarafından görünmesi için tanığın anlatım şekline göre sanığın yerdeyken eylemini gerçekleştirmiş olması, sonra birlikte ayağa kalkmaları gerekmektedir. Bu hususu 29/05/2014 tarih ve 18:40 saatli tutanak da doğrulamaktadır. Hayatın olağan akışına göre kavga esnasında karşı karşıya bulunan maktul ile sanığın, eylemden sonra fışkıran kanların sanığın elbiselerinin ön kısmında olması gerekirken sırt kısmında maktule ait kan izlerinin bulunması imkan dahilinde olmayan bir durumdur. Bu husus sanığın eylemini yerde iken gerçekleştirdiği savunmasını doğrulamaktadır.
Yine tanık ... mahkememizdeki ifadesinde ...'in bıçağı nasıl çıkardığını görmediğini, bir defa bıçağı salladığında ...'ın geri çekildiğini, ikinci defa salladığında ise ...'ın koltuk altı kısmına denk geldiğini, ...'ın hemen yere düşmediğini, ...'e bir yumruk attığını, yumruk attıktan sonra ...'in yere düştüğünü, oğlunun yaralandığını gören...'ın ise maktul yere düştüktün sonra sanık ...'e yumruk attığını beyan ettiği görülmüştür. Her ne kadar tanık İhsan maktulün ve babası...'ın sanığa ayakta iken yumruk attığını beyan etse de, sanıkta meydana gelen yaralanmalar incelendiğinde sanığın çeşitli yerleri ile birlikte kafanın occipital (arka kısmı), parietal (tepe kısmı), temporal (kulakların bulunduğu yan kısım ve üstü) bölgede ekimozların olduğu, sanığın duruş şekline göre kafanın arka kısmından ve tepe kısmından ayakta iken yaralanmasının mümkün olmadığı, sanığın yere düştüğünün sabit olduğu değerlendirilmiştir. Keza 29.05.2014 tarih ve 18.40 saatli sanık hakkında tutulan tutanağa göre sanığın kot pantolonunun sol diz altında delik, pantolonunun muhtelif yerlerinde kan lekesi, gömleğin arka, sol omuz ve sırt kısmında komple kan izi, gömleğin sağ koltuk altından alt tarafa doğru yoğun şeklide kan lekesi olduğu tutanak altına alınmıştır. Sanığın pantolonunda sol diz altında deliğin olduğuna dair tespit de yerde boğuşmanın gerçekleştiğinin kanıtıdır. Bu nedenlerle oluşa uymayan ve taraflı ifade verdiği düşünülen tanık ...'ın beyanlarına itibar edilmemiştir(...)" şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnilerek sanığın önceki hüküm gibi mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2020 tarihli ve 62347 sayılı tebliğname bozma istemli tebliğnamesi ile dosya, CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 16.03.2021 tarih ve 4336-4247 sayı ile direnme kararının yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU
Katılan... ... hakkında inceleme dışı katılan ...’a yönelik hakaret ve sanık ...’a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri temyiz edilmeksizin; sanık ... hakkında katılan sanık... ...’a yönelik hakaret ve tehdit suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar ise itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme; sanık ...’ın maktul ...’a yönelik eylemi nedeniyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık ...'ın maktule yönelik eyleminin kasten öldürme suçunu mu yoksa neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
29.05.2014 tarihli adli muayene raporunda; sanığın yapılan muayenesinde, kafada occipital bölgede 1x1 cm ödematoz, parietal bölgede bir adet, temporal bölgede bir adet olmak üzere 2 adet 1x1 cm ödematoz, burnunda darp sonucu olması muhtemel ödematoz ve iki dizinde lazerasyon olduğunun, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderildiğinin, alkolsüz olduğunun belirtildiği,
29.05.2014 tarihli genel adli muayene raporunda; maktulün sol kol altı aksiller bölgeden bıçak benzeri kesici delici alet yarası aldığının, ışık refleksinin bulunduğunun, solunumun spontan ve genel durumunun orta, nabzın 120, aksiller arter ve venin kesilmiş olduğunun, bu noktadan kanama olduğunun görüldüğünün, bilincinin açık olduğunun ancak kanamanın kontrol altına alınmaya çalışıldığının, BTM ile giderilemeyen yaralanmanın hayati tehlike arz ettiğinin yazılı olduğu,
29.05.2014 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında; maktule ait cesedin harici muayenesinde cesedin 1,83 cm boyunda 80-85 kg ağırlığında 25-26 yaşlarında olduğunun, dış muayenesinde sağ temparoparietal bölgede 2 adet birbirine paralel 2 cm yırtık vasıfta yara, sol el 2. parmak yanda 0,5 cm sıyrık, sol aksiller bölgede 13 cm lik göğüs kısmındaki açısı geniş kol kısmındaki açısı dar kesici delici alet yarası bulunduğunun ve yara bölgesinden kas ve damar sinirlerinin göründüğünün, baş bölgesinde dış muayenede tespit edilen yaraların kanamalı olduğunun, kafa kemiklerinin sağlam olduğunun, batında sol pektorel kasa doğru yaklaşık 8 cm derinliğinde diseksiyon alanının görüldüğünün, aksiller venin tamamen bağlanmış olduğunun aksiller arterin derin dalının bağlanmış olduğunun ve tam kat yırtık olduğunun görüldüğünün, vücudunda 1 adet kesici alet yarası tespit edilmiş olup tek başına öldürücü nitelikte olduğunun, sol koltuk altı ön kısmında vücuda giren kesici delici aletin sol aksiller arter ve veni yaralayarak vücuda girdiğinin ve yaranın bir tarafı künt bir tarafı keskin vasıflı kesici delici aletle oluştuğunun, kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu oluştuğunun belirtildiği,
Sanığın, katılanın müteahhitliğini yürüttüğü okul inşaatında demir işçisi olarak çalıştığı, suç tarihinden kısa süre önce parasını alamadığı gerekçesiyle arkadaşlarıyla birlikte işi bıraktığı, bu nedenle katılan ile aralarında bir husumet bulunduğu, suç tarihinden bir gün önce akşam saatlerinde katılanın oğlu olan maktulün sanığı aradığı ve işi usulüne uygun şekilde bitirmelerini istediği, ancak sanığın paralarını alamadıkları gerekçesiyle bu talebe olumsuz cevap verdiği, suç tarihinde ise; sanık ile dört arkadaşının sabah saatlerinde Emet Otogarında buluştukları, katılanın da yanında maktul ve kendisine yakın bir işçisi ile birlikte sonradan otogara geldiği, katılanın otogardaki işçilere küfür etmeye ve onları tehdit etmeye başlaması üzerine sanığın yanındaki akrabası tanık ...'e; "Si...r et amcaoğlu, kalk gidelim." diyerek tanıkla birlikte otogarın çıkışına doğru hareket ettiği, bu sözü kendilerine edilen bir hakaret olarak algılayan katılan ve maktulün, sanık ve tanığın peşlerinden bağırmaya başladıkları, sanığın ise otogarın çıkış kapısından geri doğru dönüp; "Göreceksiniz!" anlamında işaret parmağını kaldırarak yürümeye devam ettiği, bu sırada maktulün, arkasından koştuğu sanığı, kafasına vurup yere düşürdüğü, sanığa tekme tokat vurmaya başladığı, maktulün peşi sıra gelen katılanın da yerdeki sanığa aynı şekilde darbettiği, bunun üzerine, sanığın yanında her zaman taşıdığı bıçağını çıkartıp sabitleyerek maktulün sol koltuk altından kolu ile gövdesinin birleştiği yerdeki ana atardamara bir kez etkili şekilde vurduğu, koltuk altından aldığı darbe sonucu sol aksiller veni koparacak şekilde yaralanan maktulün sanığa bir iki saniye daha öfkeyle vurmaya devam ettiği, ancak geriye doğru bir iki adım attıktan sonra yere yığıldığı ve yaşamını tehlikeye sokacak bir duruma neden olacak şekilde kaldırıldığı Emet Devlet Hastanesi acil servisinde ana damar onarımı yapıldıktan sonra Kütahya Devlet Hastanesine ambulansla sevk edildiği sırada iç ve dış kanama sonucu hayatını kaybettiği, sanığın ise maktul ve katılanın eylemleri sebebiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı hususunda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
IV. GEREKÇE
A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Ön Soruna İlişkin Görüşler
TCK’nın "Kasten Öldürme" başlıklı 81. maddesi; "Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır." hükmünü içermektedir.
TCK'nın "Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" başlıklı 87. maddesinin 4. fıkrasının suç ve karar tarihindeki hâli ise; "Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onaltı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur", şeklinde iken 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 14.04.2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle, bu fıkrada yer alan "onaltı" ibaresi "onsekiz" şeklinde değiştirilmiş, TCK’nın 87. maddesinin 4. fıkrası; "Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Konuya ilişkin TCK'nın 87. maddesinin gerekçesinde ise; "Dördüncü fıkrada, kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmiş olması hâline ilişkin hükme yer verilmiştir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış bu kasten yaralama hâllerinde, failin bu ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi için, ‘Genel Hükümler Kitabı’nda yer alan netice sebebiyle ağırlaşmış suçlara ilişkin hükümler, burada da geçerlidir." açıklamasına yer verilmiştir.
765 sayılı TCK’da objektif sorumluluk esasına dayanan düzenlemelere yer verilmiş iken, 5237 sayılı TCK’da objektif sorumluluk esası benimsenmemiştir. Suçu, kanunda tanımlanmış bir haksızlık olarak öngören yeni suç teorisinde, bir hareketi yapan kişi, bu hareketin tüm sonuçlarından her şartta sorumlu tutulmamakta, bir başka anlatımla kusursuz sorumluluk terk edilmiş olmaktadır (İzzet Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 8. Bası, s.161).
765 sayılı TCK’daki objektif sorumluluk esasının yerine 5237 sayılı TCK’da haksızlığın bir gerçekleştirilme şekli olarak kast-taksir kombinasyonuna, yani netice sebebiyle ağırlaşmış suçlara yer verilmiştir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için, 5237 sayılı TCK’nın hazırlanmasında esas alınan suç teorisinde, suçun manevi unsurları arasında gösterilen kast-taksir kombinasyonu, yani netice sebebiyle ağırlaşmış suç üzerinde durulmalıdır.
TCK’nın "Netice sebebiyle ağırlaşmış suç" başlıklı 23/1. maddesi; "Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir" şeklindedir.
Buna göre; failin gerçekleştirdiği bir eylemde, kastettiğinden daha ağır veya başka bir sonucun meydana gelmesi hâlinde, sorumlu tutulabilmesi için netice bakımından en azından taksirle hareket etmiş olmasının kabulü gerekmektedir. Fail, bu sonucun meydana gelmesinden taksirle bile sorumlu tutulamıyorsa, objektif sorumluluğun kaldırılmasının doğal bir sonucu olarak, sadece nedensellik bağının bulunuyor olması, neticeden sorumlu tutulması için yeterli olmayacaktır.
Öğretide, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçun, gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç ve görünüşte ya da gerçek olmayan neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç olarak iki farklı şeklinin bulunduğu kabul edilmektedir. Gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda, failin hareketi sonucunda kastettiğinden daha ağır bir netice ortaya çıkmakta olup gerçekleşen aşırı netice dolayısıyla bağımsız bir suç tipi ortaya çıkmaktadır. Örneğin, işlenen yaralama suçu neticesinde mağdurun ölmesi, gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hâlidir. Görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda ise failin hareketi sonucunda suçun oluşması için aranan neticeden başka, niteliği de farklı olan daha ağır bir netice ortaya çıkmakta olup gerçekleşen aşırı netice dolayısıyla temel suç niteliği aynı kalmakla beraber yalnızca ceza ağırlaştırılmaktadır. Örneğin, cinsel saldırı suçunda mağdurun bitkisel hayata girmesi, görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hâlidir (Hamide Zafer, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Beta Yayınevi, 5. Bası, İstanbul 2015, s. 286 vd; Mehmet Emin Artuk, Ahmet Gökcen, A.Caner Yenidünya, TCK Şerhi, Turhan Kitabevi, Ankara 2009, c 3, s. 2484 vd.).
TCK’nın 23. maddesinde düzenlenmiş bulunan neticesi sebebiyle ağırlaşmış suça ilişkin genel kuralın, özel hükümler arasında kendisine yer bulduğu maddelerin başında gelen TCK’nın 87. maddenin 4. fıkrasına göre, gerçekleştirilen kasten yaralama eylemi TCK’nın 86. maddesinin 1. fıkrası veya 1. fıkrası ile birlikte 3. fıkrası kapsamında bulunur ve bunun sonucunda da ölüm meydana gelirse, en azından taksirle hareket etmiş olmak şartıyla faile belirtilen cezaların verileceği öngörülmektedir.
Kasten yaralama sonucu mağdurun ölmesi hâlinde TCK'nın 87. maddesinin 4. fıkrasının uygulanması için;
a- Failin yaralama kastı ile hareket etmesi,
b- Mağdurun TCK’nın 86. maddesinin birinci maddesi kapsamında yaralanmış olması veya 86. maddenin birinci fıkrası kapsamındaki yaralama fiilinin üçüncü fıkra da ihlâl edilmek suretiyle gerçekleştirilmesi,
c- Failin eylemi ile arasında illiyet bağı bulunacak şekilde mağdurun ölmesi,
d- Failin meydana gelen ölüm sonucuna ilişkin en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması,
Şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Buna göre, fail mağduru yaralamak amacıyla hareket etmeli, mağdurun yaralanacağını bilmeli ve bu sonucu istemelidir. Bununla birlikte fail mağdurun yaralanmasını değil de ölmesini istemiş ve ölüm meydana gelmiş ise bu durumda kasten öldürmeden sorumlu tutulacaktır.
Madde metnine göre faile verilecek ceza belirlenirken kasten yaralama suçunun düzenlendiği TCK'nın 86. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına yollama yapılmıştır. O hâlde, mağdurun basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek dereceden daha ağır şekilde yaralanması gerekmektedir. Anılan maddenin 2. fıkrasında karşılığını bulan basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde meydana gelen yaralamalarda 87. maddenin 4. fıkrası uygulanamayacaktır.
Üçüncü şart olarak mağdurun ölmesi ve failin eylemi ile mağdurun ölümü arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir.
Son olarak, failin meydana gelen bu ölüm sonucundan, en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gerekir.
Diğer yandan, TCK’nın 81. maddesinde "Kasten öldürme" başlığı altında düzenlenen suçun manevi unsuru öldürme kastı iken, 87. maddesinin 4. fıkrasına düzenlenen yaralama sonucunda ölüme neden olma suçunun manevi unsuru yaralama kastıdır. O hâlde, kasten öldürme suçu ile kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu arasındaki ayırıcı kriterlerden en önemlisi manevi unsur farklılığı olacaktır. Suçun vasıflandırılması için failin kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğu büyük önem taşımaktadır.
TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir.
İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır.
Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir.
B. Somut Olaya Dair Hukuki Nitelendirme
Her ne kadar tanık İhsan; sanığın bıçağı ilk kez yerden doğrulduğu sırada salladığını ancak isabet ettiremeyince ayağa kalktığını ve ikinci kez sallaması sonucu isabet kaydederek maktulün ölümüne sebebiyet verdiğini beyan etmiş ise de; otogar görevlisi tanık ...'ın sanıkla maktulün birlikte ayağa kalktıklarına ve o anda her ikisinin de üzerinde kan gördüğüne dair ifadesi; kan izlerinin sanığın olay anında üzerindeki kıyafetlerin sağ koltuk altı ve sırt kısmında yoğunlaşması; sanığın pantolonundaki deliğin, maktul ve katılanın darp eylemine karşı bir süre yerde mücadele ettiğini göstermesi; maktule ait adli raporlarda bıçağın koltuk altından bir kez girdiğinin ve cesetteki yaklaşık 8 cm derinliğindeki yaranın tıbbi müdahale amacıyla oluşan bir diseksiyon yarası olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, sanığın elindeki bıçakla maktule önce yerde sonra ayakta olmak üzere birden fazla kez salladığının şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı, sanığın hayati bölgeleri hedeflemek yerine maktulün koluna doğru bıçakla vurduğu, keza maktulün koltuk altına gelen tek isabetin kalp veya beyin gibi hayati bölgelerin hedeflendiğini göstermediği, dosyadaki raporların yaranın derinliği ile darbenin şiddetini göstermekten uzak olduğu, olay öncesi maktulle arasında doğrudan bir husumet bulunmayan, ancak maktulün arkasından koşup kafasına vurmasıyla yere düşen sanığın maktule bıçakla bir kez vurduktan sonra eylemine devam etmediği, maktulün yanındaki babası tarafından kısa sürede acil servise götürüldüğü, sanığın ise en yakındaki polis noktasına giderek durumu anlatıp kullandığı bıçağı teslim ettiği, dolayısıyla sanığın olay öncesi, olay sırası veya sonrasındaki kastının öldürmeye yönelik olduğunun her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispatlanamadığı,
Buna karşılık, sanığın otogardan çıkarken geriye dönerek işaret parmağıyla maktule karşı ilk haksız hareketi yapması üzerine öfkelenen maktulün, sanığa karşı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir yaralanmayla sonuçlanan saldırısı sırasında, sanığın, akrabası tanık ...'ün çok yakındaki otogar polisinden yardım istemeye koştuğunu görmesine ve olay yerinin kalabalıklaşacağını bilmesine rağmen öfkelenip sürekli yanında taşıdığı bıçağını açıp sabitleyerek saldırıyı defetme amacıyla değil maktule doğrudan karşılık vermek isteyip yaralama kastıyla vurması şeklinde gelişen eyleminde, maktulün haksız tahrik altında başlattığı saldırıyı, sanığın o anki koşullara göre orantısız bir şekilde bıçağını kullanarak silahla karşılık vermesi, ancak maktulün yere yığıldığını görmesiyle hareketine devam etmeyerek polis noktasına gitmesi karşısında; sanığın meşru savunma kapsamında kendini koruma amacıyla hareket ettiği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği; keza sanığın hemen yanında akrabasının, otogardaki işçi arkadaşlarının ve eylemin gerçekleştiği işlek caddede müdahale edebilecek çevredeki insanların da bulunması nedeniyle meşru savunmada sınırı korku, panik veya telaş içinde hareket ederek aştığından da bahsedilemeyeceği,
Bu nedenlerle, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan sanığın; yaşamını tehlikeye düşüren bir duruma sebebiyet veren yaralanması nedeniyle hemen acil servise kaldırılan ve kopan damarın onarılması suretiyle kendisine ilk müdahale yapılarak Kütahya Devlet Hastanesine sevk edilen, ancak yolda yaşamını yitiren maktule yönelik eyleminin, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Üyesi ...; sanık hakkında kurulan direnme kararının isabetli olmadığı düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 40-73 sayılı hükme ilişkin direnme gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA,
2- Usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararına konu hükmün ONANMASINA,
3- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde yapılan birinci müzakerede karar için yeterli çoğunluk sağlanamadığından, 21.02.2024 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ceza Hukuku Özel Hükümler
(A), hamile olduğunu bildiği eşi (B)'yi döver. (B) aldığı darbeler sonucu çocuğunu düşürür. (A)'nın sorumluluğu nedir?
A) Çocuk düşürme suçuna azmettirme.
B) Çocuk düşürtme suçu.
C) Kasten yaralama suçunun, gebe bir kadına karşı işlenip çocuğun düşmesine neden olması şeklindeki neticesi sebebiyle ağırlaşmış hali.
D) Kasten öldürme suçu (cenin için).
E) Taksirle yaralama.
Bu maddeyle ilgili 6 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.