TCK Madde 87Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

YürürlükteSon değişiklik: 04.06.2025

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

5237 sayılı Kanun'un 87. maddesi, kasten yaralama fiilinin mağdurda belirli ağır neticelere (birinci fıkrada duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, hayatı tehlikeye sokan durum, gebe kadında erken doğum; ikinci fıkrada iyileşmesi olanaksız hastalık veya bitkisel hayat, işlev yitimi, konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzde sürekli değişiklik, gebe kadında düşük) yol açması hâlinde cezanın artırılmasını ve bu artırımın alt sınırlarını düzenler; üçüncü fıkrada kemik kırılması veya çıkığında yarıya kadar artırımı, dördüncü fıkrada kasten yaralama sonucu ölümde hapis cezasını düzenler.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a)Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b)Konuşmasında sürekli zorluğa,

c)Yüzünde sabit ize,

d)Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

e)Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde dört yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde altı yıldan az olamaz.2

(2)Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a)İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b)Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c)Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d)Yüzünün sürekli değişikliğine,

e)Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz.

(3)(Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.

(4)Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.34

  1. 1.(madde başlığı)4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “üç yıldan,” ibaresi “dört yıldan,” ve “beş yıldan” ibaresi “altı yıldan” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “beş yıldan,” ibaresi “altı yıldan,” ve “sekiz yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde ve dördüncü fıkrasında yer alan “sekiz yıldan oniki yıla” ibaresi “on yıldan ondört yıla” ve “oniki yıldan” ibaresi “ondört yıldan” şeklinde değiştirilmiştir.
  2. 2.29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkralarda geçen “ikinci” ibaresi, “üçüncü” olarak değiştirilmiştir.
  3. 3.(4. fıkra)31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “ikinci” ibaresi, “üçüncü” şeklinde değiştirilmiştir.
  4. 4.(4. fıkra)14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 12 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “onaltı” ibaresi “onsekiz” şeklinde değiştirilmiştir.
Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Bu gerekçe kanunun ilk metnine aittir; madde o tarihten sonra 1 kez değişti. Bugünkü metni birebir açıklamayabilir.

Madde metninde kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri belirlenmiştir. Birinci fıkranın (a) bendinde, kasten yaralama suçunun mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olması, bu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli olarak öngörülmüştür. Bunun için duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olunmalıdır. Vücutta çift olarak bulunan organlardan birinin işlevini tamamen yitirmesi hâlinde, diğer organ fonksiyon görmeye devam edebilir. Bu durumda dahi, organın işlevinin zayıflaması değil, ikinci fıkraya göre işlevin yitirilmesi söz konusudur. Çünkü, bent metninde duyu veya organlardan birinin işlevinden söz edilmiştir. Keza, kasten yaralamanın mağdurun konuşmasında sürekli zorluğa neden olması, (b) bendinde bu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli olarak öngörülmüştür. Bu hükmün uygulanabilmesi için, konuşma yeteneğinin tamamen yitirilmesi değil, konuşma yeteneğinin kullanılmasında güçlükle karşılaşılması gerekir. Aksi takdirde ikinci fıkra hükmü uygulanır. Fıkranın (c) bendine göre, kasten yaralama suçunun yüzde sabit ize neden olması, bu suçtan dolayı daha ağır bir ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Burada geçen yüz deyimi, çehre karşılığında kullanılmıştır ve kişinin boyun ve kulakları dahil, başın ön kısmını ifade eder. Yüzde sabit iz, yaralama sonucu yüzde meydana gelen daimî, sürekli izlerdir. Ancak bu izler yüzün sürekli değişikliği hâlinden farklıdır. Sabit iz yüzü değiştirmemekte ve mağduru öteden beri tanıyanlarda, kişiliği bakımından herhangi bir duraksamaya neden olmamaktadır. İkinci fıkrada söz konusu edilen yüzde sürekli değişiklik hâlinde ise, bunun tam tersi söz konusudur; yüzüne kezzap atılmış bulunan kişinin durumu buna örnek teşkil eder. Fıkranın (d) bendine göre, kasten yaralamanın kişinin hayatını tehlikeye sokan bir duruma neden olması, bu suçtan dolayı daha ağır bir ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Kasten yaralamanın hayati tehlikeye sebebiyet verip vermediğinin tespiti, tıbbi bir değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Fıkranın (e) bendinde, kasten yaralamanın gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olması hâli düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış diğer hâlleri belirlenmiştir. Fıkranın (a) bendinde kasten yaralama sonucunda mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesi hâlinde, suçun temel şekline nazaran verilecek cezanın artırılması öngörülmüştür. (b) bendinde ise, duyu veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi hâlinde cezanın artırılması öngörülmüştür. İşlevin zayıflamasıyla yitirilmesi arasındaki farka ilişkin açıklama için birinci fıkranın gerekçesine bakılmalıdır. Fıkranın (c) bendinde, kasten yaralama sonucunda mağdurun konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolması hâli düzenlenmiştir. (d) bendinde yüzünün sürekli değişikliğe uğraması hâli öngörülmüştür. Bu hususa ilişkin açıklama için birinci fıkranın gerekçesine bakılmalıdır. Nihayet (e) bendinde, kasten yaralama suçunun gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine neden olunması hâli düzenlenmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasında kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına neden olması hâline ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu itibarla, kırığın mağdurun hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, fail hakkında fıkrada belirtilen oranlarda cezaya hükmolunacaktır. Dördüncü fıkrada, kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmiş olması hâline ilişkin hükme yer verilmiştir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış bu kasten yaralama hâllerinde, failin bu ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi için, Genel Hükümler Kitabında yer alan netice sebebiyle ağırlaşmış suçlara ilişkin hükümler, burada da geçerlidir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır.

Değişiklik geçmişi(5)
  1. 04.06.2025bir ibaresi 04.06.2025 tarihinde 7550 sayılı Kanunla değiştirildi
  2. 14.04.20204. fıkra 14.04.2020 tarihinde 7242 sayılı Kanunla değiştirildi
  3. 06.12.20063. fıkra 06.12.2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla değiştirildi
  4. 29.06.20051. fıkra 29.06.2005 tarihinde 5377 sayılı Kanunla değiştirildi
  5. 31.03.20054. fıkra 31.03.2005 tarihinde 5328 sayılı Kanunla değiştirildi

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Atıflar(3)

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

6.106 karar arasından seçildi
  1. Ceza Genel Kurulu E.2024/329 K.2024/263 T.2024-09-25
    Ceza Genel KuruluOnamaYerleşik içtihat
    Aksi hâlde, örneğin TCK'nın 86/1. maddesi kapsamında kalacak bir yaralanma sonucu ölümün meydana geldiği ve failin TCK'nın 87/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği hâllerde haksız tahrik hükmünün uygulanması mümkün olabilecekken; haksız tahrik altında suç işleyen ancak yaralamanın boyutu TCK'nın 86/2. maddesi kapsamında kalan fail hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmasının mümkün olmayacağı gibi ceza adaleti bakımından kabul edilemeyecek bir sonuç ortaya çıkacaktır.
  2. 1. Ceza Dairesi · E. 2025/4109 · K. 2025/7115 · T. 15.10.2025
    Daire kararıDüzeltilerek onama
    sanık ... hakkında maktul ...'a karşı kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87/4, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ilişkin kararının katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili, Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2023/4825 Esas, 2024/2362 Karar sayılı ilâmı ile,
  3. 1. Ceza Dairesi · E. 2022/14346 · K. 2023/3163 · T. 16.05.2023
    Daire kararıOnama
    25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2013 tarihli ve 2012/1012 Esas, 2013/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kemik kırılmasına neden olacak şekilde kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 24.01.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Ceza Hukuku Özel Hükümler

Boşandığı eşi (M)'ye karşı duyduğu derin husumet nedeniyle ondan intikam almayı planlayan (A), M'nin iş çıkışında yolunu keserek yüzüne sülfürik asit fırlatmıştır. Gerçekleşen bu saldırı neticesinde M'nin yüzünde estetik müdahale ile giderilemeyecek nitelikte sabit bir iz kalmış ve sağ gözü görme yetisini tamamen kaybetmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre, fail (A)’nın cezai sorumluluğuna ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. A) Fail, kasten yaralama suçunun boşandığı eşe karşı işlenmesi ve yüzde sabit ize neden olması nedeniyle ayrı ayrı, görme yetisinin kaybı için ise taksirle yaralamadan ayrıca cezalandırılır.
  2. B) Eylem sonucunda hem TCK m. 87/1-c hem de TCK m. 87/2-b'de belirtilen neticeler meydana geldiğinden, ceza hukuku genel prensipleri uyarınca daha lehe olan ve daha az artırım öngören TCK m. 87/1 hükmü uygulanır.
  3. C) Failin eylemi kasten yaralama suçunun hem TCK m. 86/3-a'daki nitelikli halini hem de TCK m. 87'deki birden fazla neticesi sebebiyle ağırlaşmış halini oluşturduğundan, ceza en ağır neticeyi düzenleyen TCK m. 87/2 hükmü esas alınarak artırılır.
  4. D) Eylemin canavarca hisle işlendiği kabul edilerek TCK m. 86/3-f uyarınca ceza bir kat artırılır, ancak TCK m. 87'deki neticeler bu artırım içinde eriyeceğinden ayrıca bir artırıma gidilmez.
  5. E) Görme yetisinin kaybı gibi ağır bir neticenin failin yaralama kastını aştığı kabul edilirse, fail hakkında sadece kasten yaralama suçunun temel şekli (TCK m. 86/1) uygulanmalıdır.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl