CMK Madde 101Tutuklama kararı
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
5271 sayılı CMK m.101, tutuklama kararının verilme usulünü ve bu kararın gerekçesinin asgari içeriğini düzenler. Düzenlenen konular şunlardır: tutuklama istemini yapma ve karar yetkisi (soruşturma ve kovuşturma evresinde), istemlerin ve kararların gerekçelendirilmesi, kararda bulunması gereken dört unsur, kararın şüpheli veya sanığa bildirilmesi, müdafi yardımı, tutuklama kararı verilmemesi halinde serbest bırakma ve bu kararlara itiraz.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir.
(2)(Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a)Kuvvetli suç şüphesini,
b)Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c)Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
d)(Ek:8/7/2021-7331/14 md.) Adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
(3)Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
(4)Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest bırakılır.
(5)Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.
Değişiklik geçmişi(2)
- 08.07.20212. fıkra (d) bendi 08.07.2021 tarihinde 7331 sayılı Kanunla eklendi
- 02.07.20122. fıkra 02.07.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanunla değiştirildi
Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.
Bu maddede geçen tanımlar(5)
- Şüpheli
- Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi
- Sanık
- Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi
- Müdafi
- Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı
- Soruşturma
- Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi
- Kovuşturma
- İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi
Bu maddedeki kavramlar
- Tutuklama kararı
- Adli kontrolün yetersizliği
- Kararın gerekçelendirilmesi
- Re'sen tutuklama
- Tutuklama istemi
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
366 karar arasından seçildi- 2. Ceza Dairesi · E. 2023/21123 · K. 2025/1207 · T. 22.01.2025Daire kararıDüzeltilerek onama
Sanığa yargılama gideri olarak yükletilen zorunlu müdafiilik ücretinin, 5271 sayılı Kanun'un 101/3. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında yapılan sorgusu esnasında mahkemece, sanığı savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesinden kaynaklandığı ve yasal zorunluluğa dayanması nedeniyle, zorunlu müdafi için ödenen avukatlık ücretinin ve önceki hükmün sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
- 2. Ceza Dairesi · E. 2023/1591 · K. 2024/6418 · T. 24.04.2024Daire kararıDüzeltilerek onama
. maddesi uyarınca şüpheli veya sanıkların müdafii seçebilecek durumda olmadıklarını beyan etmeleri hâlinde görevlendirilecek müdafilere yapılacak ödemelerin yargılama giderlerinden sayılacağı ve mahkûmiyetleri hâlinde kendilerinden tahsil edileceği hususunun kovuşturma aşamasında alınan ifadeleri sırasında sanıklara hatırlatılmaması ve 5271 sayılı Kanun'un 101/3. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında yapılan sorguları esnasında sanıkları savunmak üzere avukatın görevlendirilmesinin yasal zorunluluğa dayanması nedenleriyle,
- 8. Ceza Dairesi · E. 2021/162 · K. 2021/13162 · T. 27.04.2021Daire kararıBozma
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292. maddesinde düzenlenen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunda failin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 101. maddesi uyarınca hakkında tutuklama kararı verilmiş ya da hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunan bir kimse olması gerektiği, söz konusu suçların özgü suç niteliğinde olduğu, bu suçların yalnızca durum ve sıfatı anılan maddelerdeki tanıma uyan kişilerin işleyebileceği nazara alındığında, suç şüphesi ile gözaltından çıkarıldıktan sonra adliyeye getirilen sanığın,
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Kasten öldürme suçunu işlediğine dair hakkında soruşturma başlatılan şüpheli (S), maktulün evinin yakınlarında olaydan kısa bir süre sonra yakalanmıştır. (S)’nin üzerinde kan lekeleri tespit edilmiş ancak görgü tanığı bulunamamıştır. Cumhuriyet savcısı, mevcut delillere dayanarak (S)’nin tutuklanmasını sulh ceza hâkimliğinden talep etmiştir. Bu olayda, şüpheli (S) hakkında tutuklama kararı verilebilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri çerçevesinde **doğru değildir?**
- A) Kasten öldürme suçu, CMK m. 100/3 uyarınca katalog suçlardan olduğundan, somut olayda kaçma veya delilleri karartma tehlikesinin varlığına dair olgular aranmaksızın tutuklama nedeninin var olduğu kabul edilebilir.
- B) Şüphelinin üzerinde kan lekelerinin bulunması ve olay yerinin yakınında yakalanması, suçun işlendiğine dair 'kuvvetli suç şüphesini' gösteren somut delil olarak kabul edilebilir ve tutuklamanın bu koşulu gerçekleşmiş sayılabilir.
- C) Tutuklama, en son çare (ultima ratio) ilkesi gereğince başvurulacak bir koruma tedbiridir; bu nedenle, somut olayda adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığı takdirde tutuklama kararı verilebilmesi hukuka uygun olacaktır.
- D) Cumhuriyet savcısının tutuklama talebi, işin önemi ve ivediliği gereği sulh ceza hâkimi tarafından duruşma yapılmaksızın, dosya üzerinden de karara bağlanabilir.
- E) Soruşturma evresinde tutuklama kararı verme yetkisi, yalnızca Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimine aittir.
Bu maddeyle ilgili 8 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl