5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 209

Ceza Muhakemesi Kanunu 209. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 209 – (1) Naip veya istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanığa ait sorgu tutanakları, naip veya istinabe yoluyla dinlenen tanığın ifade tutanakları ile muayene ve keşif tutanakları gibi delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazılar, adlî sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı belgeler, duruşmada anlatılır. (2) Sanığa veya mağdura ait kişisel verilerin yer aldığı belgelerin, açıkça istemeleri halinde, kapalı oturumda anlatılmasına mahkemece karar verilebilir. Duruşmada okunmayacak belgeler

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

44 karar eşleşti
Ceza Genel Kurulu, 2020/281 E., 2022/426 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
rak adli emanette bulunan iletişim tespit tutanaklarının duruşmaya getirtilip bu tutanaklar ile dosya kapsamında yer alan teknik takip tutanaklarının duruşmada okunup bunlara karşı sanıkların savunmalarının alınıp alınmadığı ve bu bağlamda CMK'nın 209, 215 ve 217. maddelerine aykırı davranılıp davranılmadığının,
Ceza Genel Kurulu         2020/281 E.  ,  2022/426 K. "İçtihat Metni" Yargıtay Dairesi: 8. Ceza Dairesi . Sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in TCK'nın 245/3, 43/1 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 100.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve taksitlendirmeye; örgüt kurma ve yönetme suçundan sanık ...'nın TCK'nın 220/1 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba; örgüte üye olma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in TCK'nın 220/2 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsuba; örgüte yardım etme suçundan sanık ...'in TCK'nın 220/7. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 220/2. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; örgüte yardım etme suçundan sanık ... hakkında açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin örgüte üye olma suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK'nın 220/2 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba; tüm suçlar bakımından ise TCK'nın 53/1 ve 54/1. maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin ... 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.03.2012 tarihli ve 584-288 sayılı hükümlerin, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri, sanıklar ... ve ... ile müdafileri ve sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 21.11.2013 tarih ve 1755-27793 sayı ile;"Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca hükmün gerekçeli olması ve gerekçede, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin belirtilmesi ve bu fiillerin nitelendirmesinin yapılması gerekmekte olup; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından dolayı açılan kamu davaları ile ilgili olarak sanıkların hukuki durumları tayin ve takdir edilirken, sanıklardan her birinin, hangi eylemlerinden dolayı mahkûmiyetine karar verildiği hususu denetime elverişli bir şekilde ve kanıtlarıyla birlikte gerekçede gösterilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde mahkûmiyet hükümleri kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Yerel Mahkemece 04.12.2014 tarih ve 980-657 sayı ile; sanıkların ilk hükümde olduğu gibi mahkûmiyetlerine karar verilmiş, bu hükümlerin de sanıklar ..., ..., ..., ... müdafileri, sanıklar ... ve ... ile müdafileri ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 27.01.2016 tarih ve 11872-972 sayı ile; "I- Bozmaya uyulduğu hâlde, bozma gereği yerine getirilmeyerek; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca hükmün gerekçeli olması ve gerekçede, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin belirtilmesi ve bu fiillerin nitelendirmesinin yapılması gerekmekte olup suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma suçundan dolayı açılan kamu davası ile ilgili olarak sanıkların hukuki durumları böylece tayin ve takdir edildikten sonra, denetime elverişli bir şekilde ve kanıtlarıyla birlikte gerekçede gösterilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde mahkûmiyet hükümleri kurulması, II- Adli emanette bulunan ve sanıkların aralarında geçen telefon görüşmelerini içeren iletişimin tespitine ve çözümüne dair tutanaklar ile dosya içeriğinde bulunan teknik takip tutanaklarının CMK'nın 216 ve 217. maddeleri uyarınca duruşmada okunup sanık ve müdafilerine diyecekleri sorulmadan ve dosya içeriğinde bir kısmı bulundurulan iletişimin tespiti tutanaklarının tümünün denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümler kurulması, III- Gerçek kartların manyetik şerit bilgilerini kopyalamak, şifrelerini elde etmek ve elde etmiş oldukları kart bilgilerini beyaz kart tabir edilen kartlar ile değişik amaçlarla ellerinde bulunan diğer kartlara encoder cihazı aracılığı ile kopyalayıp bankada bulunan hesaplarla ilişkilendirerek ATM cihazlarından para çekme veya alışverişte kullanma hâllerinde suçun mağduru ilgili bankalar olup kartları basılan bankalar sayısınca TCK'nın 245/2. maddesi ile aynı bankanın birden fazla kartının değişik zamanlarda basılması hâlinde 43. maddesinin, bu şekilde üretilmiş aynı bankaya ait birden fazla kartın veya bir kartın değişik zamanlarda birden fazla kullanılması hâlinde ise, TCK'nın 245/3, 43. maddelerinin uygulanması gerektiği, banka müşterilerine ait kredi kartını veya bilgilerini ele geçirip birden çok kez haksız yarar sağlama eylemlerinin ise; banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturacağı ve TCK'nın 245/1, 43. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği cihetle, iddiaya konu yabancı banka kredi kartlarının gerçek olup olmadığı, haksız ele geçirilip geçirilmediği, Bankalararası Kart Merkezi ve kartların kullanıldığı POS cihazlarının bağlı olduğu bankalardan araştırılması, kullanıma itiraz olup olmadığı sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, sahteliği belirleyen deliller karar yerinde tartışılmadan, eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümlerin kurulması, IV- Kabul ve uygulamaya göre de; a- Sanık ...'in TCK'nın 245/3. madde ve fıkrası kapsamında değerlendirilen eylemde sanığın ... yerinde iki farklı yabancı bankaya ait 4540....1950 ve 4484....0907 numaralı kartlarla işlem yaptığı ancak, dosya kapsamına göre her iki kartla yapılan işlemlerin reddedilmesi nedeniyle herhangi bir yarar elde edemediği cihetle; eylemlerinin zincirleme şekilde teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeksizin, tamamlanmış suçtan hüküm kurulması, b- TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı gözetilerek yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.Kabule göre yapılan bozma nedenlerine uyan Yerel Mahkeme ise 30.01.2017 tarih ve 197-10 sayı ile; "Her ne kadar Yargıtay bozma ilamının 1 nolu bendinde gerekçenin yetersiz olduğu belirtilmiş ise de Mahkememizce gerekçe yeterli kabul edildiğinden, eski gerekçe esas alınmak suretiyle hüküm tesisi cihetine gidilmiştir. Yargıtay bozma ilamının 2 nolu bendinde emanette bulunan ve sanıkların aralarında geçen telefon görüşmelerini içeren iletişimin tespitine ve çözümüne dair tutanaklar ile dosya içeriğinde bulunan teknik takip tutanaklarının duruşmada okunup sanık ve müdafilerine diyecekleri sorulmadan ve dosya içeriğinde bir kısmı bulundurulan iletişim tespit tutanaklarının tümünün denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de dosya kapsamından anlaşılacağı gibi dosyada mevcut tüm tutanak ve belgelerin dosya kapsamına uygun şekilde ve tüm tutanakların ve belgelerin okunduğu belirtilmek suretiyle işlem yapıldığından, duruşma zabıtlarında bu husus belli olduğundan ve diğer deliller de sanıkların mahkûmiyeti için yeterli olduğundan bu bent açısından da direnme kararı verilmesi cihetine gidilmiştir.Her ne kadar Yargıtay bozma ilamının 3 nolu bendinde sanıklar hakkında uygulanacak yasa maddelerinin faili yönünden bozma kararı verilmiş ise de Mahkememizce suç tipine uygun yasa maddeleri usul ve yasaya uygun olarak tespit edilip uygulandığından bu konuda da direnme kararı verilmesi cihetine gidilmiştir." gerekçesiyle diğer bozma nedenlerine direnerek sanıkların mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2018 tarihli ve 44826 sayılı "Bozma" istekli tebliğnamesi ile dosyanın gönderildiği Yargıtay 8. Ceza Dairesince 17.06.2019 tarih ve 6892-8379 sayı ile sanık ...'ın temyiz istemine ilişkin ek tebliğname düzenlenmesi gerektiğine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2019 tarihli ve 44826 sayılı "Bozma" istekli ek tebliğnamesi üzerine de CMK'nın 307. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesince 29.06.2020 tarih ve 15750-14374 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Direnmenin kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında örgüt kurma ve yönetme, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında örgüte üye olma, sanık ... hakkında örgüte yardım etme, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından, sanık ... hakkında ise sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçuna teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; 1- Örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma ve örgüte yardım etme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediklerinin, 2- Sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma ve örgüte yardım etme suçları ile sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçuna teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin olarak adli emanette bulunan iletişim tespit tutanaklarının duruşmaya getirtilip bu tutanaklar ile dosya kapsamında yer alan teknik takip tutanaklarının duruşmada okunup bunlara karşı sanıkların savunmalarının alınıp alınmadığı ve bu bağlamda CMK'nın 209, 215 ve 217. maddelerine aykırı davranılıp davranılmadığının, 3- Sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçu ile bu suça teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin olarak sanıklar hakkında eksik araştırma ile karar verilip verilmediğinin,Belirlenmesine ilişkin ise de yapılan müzakere esnasında bir kısım Ceza Genel Kurulu Üyesince, bu uyuşmazlıkların yanı sıra sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçu ve bu suça teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükümlerinin Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içerip içermedikleri hususunun da tartışılması gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine uyuşmazlık konuları bu doğrultuda değerlendirilmiştir.İncelenen dosya kapsamından;... Emniyet Müdürlüğünün ... Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlediği 02.02.2010 tarihli ve 10/207 sayılı yazı ile ekinde yer alan raporda; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/5477 soruşturma sayılı dosyasına istinaden Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü Bilişim Suçları Büro Amirliği tarafından ..., ..., ... ve ... il ve ilçelerinde 20.01.2010 tarihinde yapılan eş zamanlı operasyon kapsamında gözaltına alınan şahıslardan 15 kişinin tutuklandığı, operasyonun başlangıcında hedef şahısların telefon numaraları ile kimlik bilgilerine Şubelerinde kayıtlı muhbir aracılığıyla ulaşıldığı, 14.01.2010 tarihinde telefonla kendilerini arayan muhbirin bilgi vereceğini belirtmesi üzerine 15.01.2010 tarihinde muhbir ile buluşularak yapılan görüşmede bahse konu soruşturma kapsamında örgüt yöneticisi olduğu değerlendirilen İsmail ... isimli şahsa sahte kredi kartı bilgisi veren sanık ...'nın, İsmail ... isimli şahsın ... ilinde sahte kredi kartı kullanırken birlikte hareket ettiği yedi kişi ile yakalanarak cezaevine girmesi üzerine ... ilinde ikamet eden ve daha önce ... ilinde yapılan sahte kredi kartı operasyonunda sanık ... ile birlikte yakalanarak cezaevinde yatan sanık ... ile yeni bir oluşum içerisine girdiğinin, sanık ...'in muhbiri 0 506 * 49 91 numaralı telefonla arayarak görüştüklerinin ve ... ilçesinde buluştuklarının, sanık ...'in yeni bir grup kurduğunun, bu sanıkta kredi kartı kopyalama cihazı olduğunun, kredi kartı bilgilerini ... ilinde bulunan sanık ...'dan aldığının, anlaşmalı ... yerlerinden yüzde karşılığı kredi kartı kullandığının, muhbirden de anlaşmalı yer bulmasını istediğinin öğrenildiği, yine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2009/5477 sayı ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında teknik takip tedbiri uygulanan ve 0 532 * 54 84 numaralı telefonu kullanan sanık ...'nın 05.01.2010 tarihinde saat 08.00 sıralarında ... iline geldiği ve şehirlerarası otogarda sanık ... ile buluştuğu, sanık ...'nın yine hedef şahıslardan ... isimli şahıs ile buluşacağının teknik takipten anlaşıldığı belirtilip sanık ...'nın kullandığı tespit edilen 0 532 * 54 84, 0 506 * 38 35 ve 0 544 * 66 55; sanık ...'in kullandığı tespit edilen 0 506 * 49 91 numaralı telefonlara ilişkin olarak ilk kez 3 ay süre ile iletişimin dinlenilmesi, tespiti, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine karar verilmesinin talep edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince 03.02.2010 tarih ve 113 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'nın kullandığı 0 532 * 54 84 ve .... ile sanık ...'in kullandığı 0 506 * 49 91 numaralı telefonların ilk kez üç ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesince 09.02.2010 tarih ve 103 değişik ... sayı ile; suç işlemek için örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220.) olayında delillerin toplanması için sanık ...'nın kullandığı 0 532 * 54 84 numaralı hatta ilişkin GPRS-WAP-MMS-EDGE verilerinin takibi için ilk kez 03.05.2010 tarihine kadar iletişimin dinlenip tespitine, kayda alınmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesince 12.02.2010 tarih ve 95 değişik ... sayı ile; suç işlemek için örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220.) olayında delillerin toplanması için sanık ...'nın kullandığı 0 541 * 64 22 numaralı telefonun ilk kez 03.05.2010 tarihine kadar dinlenip tespiti, ses kayıtlarının yapılması, sinyal bilgilerinin elde edilmesi ve aynı telefondan yapılan GPRS-WAP-MMS-EDGE işlemlerinin takibi için ilk kez 03.05.2010 tarihine kadar iletişimin dinlenip tespitine, kayda alınmasına, sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesince 03.03.2010 tarih ve 182 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'nın kullandığı 0 539 * 20 31 ve Erdal Sarı isimli şahsın kullandığı 0 537 * 21 00 numaralı telefonların ilk kez üç ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesince 04.03.2010 tarih ve 182 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'in kullandığı 0 232 * 09 24 numaralı telefon hattına tanımlı ADSL internet trafiğinin takibi için ilk kez 03.05.2010 tarihine kadar iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 14. Sulh Ceza Mahkemesince 16.03.2010 tarih ve 216 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında sanıklar ..., ... ve ... ile...ı isimli şahsın CMK'nın 140. maddesi gereğince ilk kez 4 hafta süre ile kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve ... yerlerinin teknik araçlarla izlenmesine, ses ve görüntülerinin kayda alınmasına karar verildiği,Kolluk tarafından düzenlenen 12.03.2010 tarihli rapora göre; soruşturma konusu olaya ilişkin kolluk görevlilerine belirli aralıklarla bilgi veren ve kimlik bilgileri emniyette kayıtlı olan haber elemanının isteği ile 11.03.2010 tarihinde yapılan görüşmede; 09.03.2010 tarihinde ... ilinde ... ve ...'in yargılandıkları davadan dolayı mahkemelerinin olduğunun, haber elemanının bu şahıslarla ... ilinde buluştuğunun, duruşma sonrası aynı gün akşam ... iline dönerken sanık ...'in dönüş yolunda haber elemanına yurt dışı kredi kartı bilgilerini internet üzerinden sanık ...'dan aldığını, kendisinde cihaz olduğunu, anlaşmalı ... yerlerine ait POS cihazlarını alarak evde bu cihazlardan çekim yaptığını, bu konu ile alakalı olarak bilgi alışverişinde theniohtwolker2@hotmail.com adresini kullandığını söylediğinin öğrenildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesince 23.03.2010 tarih ve 220 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'in kullandığı theniohtwolker2@hotmail.com adresi için ilk kez 03.05.2010 tarihine kadar iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,Kolluk tarafından düzenlenen 22.03.2010 tarihli rapora göre; soruşturma konusu olayla ilgili olarak kimlik bilgileri şubelerinde kayıtlı bulunan haber elemanının 22.03.2010 tarihinde şubelerine gelerek sanık ...'in ... ilinde bulunan sanık ...'dan kredi kartı kopyalamak için plastik kartlar aldığı, bu malzemeleri sanık ...'ın Yurtoğlu Mahallesinde bulunan evinde sakladıkları, sanık ...'ın evini bu işler için üs olarak kullanacakları ve anlaşmalı ... yerlerinden POS cihazı temin ederek ... yerine ait telefon numarasını bu evde bulunan telefon numarasına yönlendirip sahte kredi kartlarını yine bu adreste kullanacakları bilgisini verdiği, yine sanık ...'in ... iline gideceğinin teknik takip çalışmalarından öğrenilmesi üzerine yapılan fiziki takipte ise bu sanığın 20.03.2010 tarihinde ... iline gittiği, 21.03.2010 tarihinde ise ... iline döndüğü, ardından sanık ...'ın 3950 Sokak, No: 7/10 .../... adresine giderek bir süre burada kaldığının tespit edildiği, söz konusu adreste tek başına yaşayan ve adına kayıtlı 0 232 * 13 44 numaralı telefon hattını kullanan sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte belirtilen suçları işlemek amacıyla irtibatlı olarak hareket ettiğinin ve örgüt yöneticilerinin anlaşmalı ... yerlerinden temin ettikleri POS cihazlarının kullanılması için bu sanığın ikametinde kullanılan telefon hattına yönlendirme yapacaklarının değerlendirildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesince 25.03.2010 tarih ve 293 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'ın kullandığı 0 232 * 13 44 numaralı telefonun ilk kez üç ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesince 30.03.2010 tarih ve 207 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'ın kullandığı 0 533 * 90 99 ve 0 554 * 80 71 numaralı telefonun ilk kez 25.06.2010 tarihine kadar iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2010 tarihli ve 2010/9961 sayılı yazısında; suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin olarak sanık ...'ın kullandığı 0 535 * 48 62 numaralı telefonun ilk kez üç ay süre ile iletişiminin dinlenilip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi gereğince karar verilmesinin talep edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 16. Sulh Ceza Mahkemesince 03.05.2010 tarih ve 375 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında sanıklar ..., ..., ... ile...isimli şahıs için ikinci kez 4 hafta süre ile sanıklar ... ve ... ile ....isimli şahıs için ise ilk kez 4 hafta süre ile CMK'nın 140. maddesi gereğince kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve ... yerlerinin teknik araçlarla izlenmesine, ses ve görüntülerinin kayda alınmasına karar verildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 16. Sulh Ceza Mahkemesince 03.05.2010 tarih ve 372 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'ın kullandığı 0 532 * 54 ... numaralı hatlara ilişkin ...numaralı hatlara ilişkin .. sistemlerin takibi için ikinci kez 3 ay süre ile; sanık ...'in kullandığı 0 506 * 49 91 numaralı telefon ile 0 232 * 09 24 numaralı hattına tanımlı ADSL - theniohtvolker2@hotmail.com adresi için ikinci kez 3 ay süre ile ve sanık ...'in kullandığı 0 534 * 38 49 numaralı telefon için ilk kez 3 ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince 04.05.2010 tarih ve 431 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'in kullandığı 0 507 * 31 03 ve 0 555 * 41 89 numaralı telefonlar için ilk kez 3 ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Emniyet Müdürlüğünün 05.05.2010 tarihli ve 2010/66 sayılı yazısında; sanık ...'nın tedbir uygulanan hatlarından başka son olarak 0 534 * 71 98 numaralı hattı kullandığının TIB.ID: 732777903 sayılı tutanaktan anlaşıldığı ve bu nedenle bahse konu hatta ilişkin olarak da iletişimin tespit edilmesinin gerektiğinin belirtildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince 05.05.2010 tarih ve 382 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'nın kullandığı 0 534 * 71 98 numaralı telefon için ikinci kez 03.08.2010 tarihine kadar iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince 04.05.2010 tarih ve 431 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'in kullandığı 0 232 * 09 24 numaralı telefon için ikinci kez 03.08.2010 tarihine kadar; sanık ...'ın kullandığı 0 531 * 53 38 numaralı telefonun ilk kez 3 ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine, ... 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.03.2010 tarihli ve 2010/207 değişik ... sayılı kararı ile sanık ...'ın kullandığından bahisle iletişimin dinlenmesi kararı alınan 0 554 * 80 71 numaralı telefon üzerinde devam eden iletişimin dinlenmesini tedbirinin Erhan Bestel isimli şahıs üzerinden devam ettirilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesince 13.05.2010 tarih ve 334 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'in kullandığı 0 507 * 38 35 numaralı telefon için ikinci kez 03.08.2010 tarihine kadar iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Emniyet Müdürlüğünce ... Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlenen 28.05.2010 tarihli ve 253961 sayılı yazıda; sanık ...'in 0 539 738 numaralı hattı kullandığı belirtilerek tedbir kararı alınmış ise de söz konusu hattın 0 539 438 olması gerekirken görevlilerce sehven yanlış yazıldığı tespit edildiğinden 24.05.2010 tarihinden itibaren 0 539 738 numaralı hatta uygulanan tedbirin sonlandırılmasının istendiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince 26.05.2010 tarih ve 493 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'in kullandığı 0 539 * 59 05 numaralı telefon için ikinci kez 03.08.2010 tarihine kadar; inceleme dışı sanık ...'nın kullandığı 0 507 * 18 45 ve 0 232 * 13 23 numaralı telefonların ilk kez 06.08.2010 tarihine kadar; sanık ...'in kullandığı ridvanerman@hotmail.com adresi için ilk kez 04.08.2010 tarihine kadar; inceleme dışı sanık ... adına kayıtlı olup sanık ... tarafından kullanılan 0 534 * 96 21 numaralı telefon için ilk kez 3 ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Emniyet Müdürlüğünün 28.05.2010 tarihli ve 2010/110 sayılı yazısında; sanık ...'in tedbir uygulanan hatlarından başka 0 539 * 59 05 numaralı hattı kullandığının TIB.ID: 743383072 sayılı tutanaktan anlaşıldığı ve bu nedenle de bahse konu hatta ilişkin olarak da iletişimin tespit edilmesinin gerektiğinin belirtildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesince 28.05.2010 tarih ve 518 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'in kullandığı 0 539 * 59 05 numaralı telefon için ikinci kez 03.08.2010 tarihine kadar; sanık ... tarafından kullanılan 0 539 * 16 97 ve 0 507 * 79 28 numaralı telefonlar için ilk kez 3 ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesince 02.06.2010 tarih ve 440 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'nın kullandığı 0 539 * 20 31 numaralı telefon için ikinci kez üç ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesince 03.06.2010 tarih ve 240 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için İbrahim ... isimli şahıs tarafından kullanılan 0 533 * 50 51 nolu telefon için ilk kez üç ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesince 04.06.2010 tarih ve 389 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında sanıklar ..., ... ve ... için üçüncü kez 4 hafta süre ile; sanık ... için ikinci kez 4 hafta süre ile; sanıklar ..., ... ve ... için birinci kez 4 hafta süre ile CMK'nın 140. maddesi gereğince kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve ... yerlerinin teknik araçlarla izlenmesine, ses ve görüntülerinin kayda alınmasına karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesince 07.06.2010 tarih ve 372 değişik ... sayı ile; sanık ... hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle 0 554 * 09 67 numaralı telefonun iletişimin tespiti ve dinlenilmesi talep edilmiş ise de söz konusu telefonun sanığa ait olduğuna veya onun tarafından kullanıldığına ilişkin hiçbir delil ya da belge ibraz edilmediğinden talebin reddine karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesince 09.06.2010 tarih ve 450 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'in kullandığı 0 554 * 09 67 numaralı telefon için ilk kez 04.08.2010 tarihine kadar iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,Kolluk tarafından düzenlenen 14.06.2010 tarihli rapora göre; kimlik bilgileri emniyette kayıtlı bulunan muhbir ile yapılan görüşmede sanık ...'in sahte kredi kartı ile ilgili görüşmelerini 0 506 * 78 98 numaralı hat ile yaptığı bilgisinin elde edildiği, söz konusu hattın Burcu Yurdakul adına, 9218 Sokak No: 8/7 ... adresinde kayıtlı olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 14. Sulh Ceza Mahkemesince 14.06.2010 tarih ve 560 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'in kullandığı 0 506 * 78 98 numaralı telefon için ilk kez 03.08.2010 tarihine kadar; sanık ...'ün kullandığı 0 554 * 06 61 numaralı telefon için ilk kez 3 ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği, ... Emniyet Müdürlüğünün İzmiri Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlenen 21.06.2010 tarihli ve 292644 sayılı yazısına göre; inceleme dışı sanık ...'nın kullandığı belirtilerek tedbir uygulanmakta olan 0 507 * 18 45 nolu telefon hattının sanık ..., sanık ...'ın kullandığı belirtilerek tedbir uygulanmakta olan 0 507 * 79 28 numaralı telefon hattının sanık ..., İbrahim ... isimli şahıs tarafından kullandığı belirtilerek tedbir uygulanmakta olan 0 533 * 50 51 numaralı telefon hattının sanık ... tarafından kullanıldığının tespit edildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesince 24.06.2010 tarih ve 518 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'ın kullandığı 0 533 * 90 99 ve 0 232 * 13 44; inceleme dışı sanık ... kullandığı 0 554 * 80 71 numaralı telefonlar için ikinci kez 3 ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine, ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.05.2010 tarihli ve 2010/493 değişik ... sayılı kararı ile inceleme dışı sanık ...'nın kullandığından bahisle iletişimin dinlenmesi kararı alınan 0 507 * 18 45 nolu telefon üzerinde devam eden iletişimin dinlemesi tedbirinin sanık ...; ... (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.05.2010 tarihli ve 2010/418 değişik ... sayılı kararı ile sanık ...'ın kullandığından bahisle iletişimin dinlenmesi kararı alınan 0 507 * 79 28 numaralı telefon üzerinde devam eden iletişimin dinlenmesi tedbirinin sanık ...; ... (Kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.06.2010 tarihli ve 2010/240 değişik ... sayılı kararı ile .adlı şahsın kullandığından bahisle iletişimin dinlenmesi kararı alınan 0 533 * 50 51 numaralı telefon üzerinde devam eden iletişimin dinlenmesi tedbirinin sanık ... üzerinden devam ettirilmesine, CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesince 28.06.2010 tarih ve 439 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'nın kullandığı 0 532 * 84 82 numaralı telefon için ikinci kez 03.08.2010 tarihine kadar; sanık ...'ün kullandığı 0 232 * 19 00 numaralı telefon için ilk kez 14.09.2010 tarihinde kadar iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,Kolluk tarafından düzenlenen 28.06.2010 tarihli rapora göre; kimlik bilgileri emniyette kayıtlı bulunan haber elemanı ile yapılan görüşmede sanık ...'nın sahte kredi kartı ile ilgili görüşmelerini 0 532 * 91 85 numaralı hat ile yaptığı bilgisinin elde edildiği, söz konusu hattın .adına, . Sokak No: 53/17 ./.../... adresinde kayıtlı olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesince 29.06.2010 tarih ve 431 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'nın kullandığı 0 532 * 91 85 numaralı telefon için ilk kez 03.08.2010 tarihine kadar iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2010 tarihli ve 2010/9961 soruşturma sayılı talebi üzerine ... (Kapatılan) 17. Sulh Ceza Mahkemesince 09.07.2010 tarih ve 25 değişik ... sayı ile; suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220) olayında delillerin toplanması için sanık ...'in kullandığı 0 534 * 21 89 numaralı telefon için ilk kez üç ay süre ile iletişimin dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine CMK'nın 135. maddesi uyarınca karar verildiği,... İl Emniyet Müdürlüğünün ... Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlediği ve iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması talebini içeren 03.03.2010 tarihli ve 10/421 sayılı yazısı ekinde 681226537 ve 681272549; 30.03.2010 tarihli ve 10/619 sayılı yazısı ekinde 701664273 ve 703632031; 30.04.2010 tarihli ve 10/204661 sayılı yazısı ekinde 728030809; 04.05.2010 tarihli ve 10/209964 sayılı yazısı ekinde 729276436; 05.05.2010 tarihli ve 10/212436 sayılı yazısı ekinde 732777903; 06.05.2010 tarihli ve 10/214986 sayılı yazısı ekinde 733570836; 10.05.2010 tarihli ve 10/220593 sayılı yazısı ekinde 736731850 ve 715581577; 12.05.2010 tarihli ve 226026 sayılı yazısı ekinde 738471215; 25.05.2010 tarihli ve 246723 sayılı yazısı ekinde 745036583, 747506764, 747798141, 747798142, 747838694, 747848607, 745863278 ve 745037665; 28.05.2010 tarihli ve 253951 sayılı yazısı ekinde 743383072, 751135292, 751420069; 01.06.2010 tarihli ve 258923 sayılı yazısı ekinde 753708879; 03.06.2010 tarihli ve 263781 sayılı yazısı ekinde 754182214; 07.06.2010 tarihli ve 268606 sayılı yazısı ekinde 758886014; 25.06.2010 tarihli ve 301121 sayılı yazısı ekinde 773185940 ve 768351003; 24.06.2010 tarihli ve 298982 sayılı yazısı ekinde 736938806 ve 728030809; 09.07.2010 tarihli ve 324043 sayılı yazısı ekinde 784282166; yine dosya arasında 716994547 ve 763620510 TIB ID numaralı iletişim tespit tutanaklarının imzalanmamış suretlerinin bulunduğu, ... İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 16.07.2010 tarihli ve 611 suç numaralı fezlekede; inceleme dışı sanık ...'un 0 538 * 66 55 numaralı telefondan sanık ...'nın kullandığı cep telefonuna 11.02.2010 tarihinde saat 14.34'te çağrı bıraktığının yapılan teknik takip sırasında (ID: 670370182); yine sanıklar ... ve ...'ün sanık ...'in talimatı ile sahte kredi kartı kullanımları ile ilgili olarak sanık ...'nın 24953867 numaralı hesabına 06.05.2010 tarihinde ....Bulvarı Şubesi ATM’sinden 1.500 TL havale gönderdiklerinin, sanık ...'nın da bu parayı....Şubesinden çektiğinin anılan Banka'dan temin edilen belgeler ile ATM kamera görüntülerinden tespit edildiğinin belirtildiği,Kolluk tarafından düzenlenen 13.07.2010 tarihli yakalama tutanaklarına göre; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in 13.07.2010 tarihinde yakalandıkları, Kolluk tarafından düzenlenen muhafaza altına alma tutanağına göre; ifadesine başvurulmak üzere davet edilen sanık ...'ın 15.07.2010 tarihinde kendiliğinden emniyete gelerek teknik takip uygulanan 0 533 * 90 99 numaralı hatta ait SIM kartını kendi rızası ile görevlilere teslim ettiği, . (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince 12.07.2010 tarih ve 199 değişik ... sayı ile; . Mahallesi, . Sokak, ./... adresinde faaliyet gösteren ve inceleme dışı sanık ... ... tarafından işletilen ... Optik isimli ... yeri ile .Caddesi, No: 14 adresinde faaliyet gösteren ve sanık ... tarafından işletilen...isimli ... yerinde ve bu şahısların araçlarında 13.07.2010 tarihinde gündüzleyin bir defaya mahsus olmak üzere CMK'nın 116 vd. maddeleri gereğince arama yapılmasına, arama sırasında ele geçirilecek bilgisayar ve bilgisayar kütüklerinde de arama yapılarak CMK'nın 134. maddesi gereğince tespit edilecek bilgilerin kayıt altına alınmasına, metin hâline dönüştürülmesine ve kopyasının çıkarılmasına izin verilmesine karar verildiği, ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince 12.07.2010 tarih ve 2010/817 sayı ile; inceleme dışı sanık ...'un yakalanması, suç unsuru materyallerin ele geçirilmesi amacıyla..., No: 9/5 .../ ... ve ...., S. Aliefendi Caddesi, No: 24/11,.... Merkezi .../... adresinde faaliyet gösteren ... yerinde, tespit edilecek başkaca adres ve otolarında 13.07.2010 günü gündüzleyin bir defaya mahsus olmak üzere suç delili elde edilmesi amacıyla CMK'nın 119 vd. maddeleri gereğince arama yapılmasına, arama sonucu ele geçirilecek bilgisayarların programları ile bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesi için CMK'nın 134/1. maddesi uyarınca izin verilmesine, bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması hâlinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için CMK'nın 134/2 ve 162. maddeleri uyarınca el konulmasına karar verildiği,... (Kapatılan) 18. Sulh Ceza Mahkemesince 12.07.2010 tarih ve 2010/25 değişik ... sayı ile sanık ...'in 9123/1. Sokak.... adresinde ve... plaka sayılı aracında, sanık ...'nın 4876 Sokak, No: 32 .../... sayılı yerde bulunan ikamet adresinde, inceleme dışı sanık .... Mahallesi, İnönü Caddesi, No: 78/2 .../... sayılı yerde bulunan ikamet adresinde, sanık ... .'ın 671. Sokak, No: 28 .... sayılı yerde bulunan ikamet adresinde, sanık ...'in 901 Sokak, No: 16 .../... sayılı yerde bulunan ... yeri adresi ile ..../... sayılı yerde bulunan ikamet adresinde, sanık ...'ün 743 Sokak, No:93-1/1 .../... sayılı yerde bulunan ikamet adresinde, inceleme dışı sanık ...'ın 860 Sokak, No: l/D K../... sayılı yerde bulunan ... yeri adresinde, inceleme dışı sanık....'nın 901 Sokak, No: 24/A,...Hisarönü ...-.../... sayılı yerde bulunan ... yeri adresinde, inceleme dışı sanık ...un 4019/8 Sokak, Dostluk Bulvarı, No: 36 .../... sayılı yerde bulunan ... yeri adresinde, sanık ...'in İnönü Caddesi, No: 201, D: 14 .../... sayılı yerde bulunan ikamet adresinde, inceleme dışı sanık Yücel Kaskat'ın İnönü Caddesi, No: 190, P-3 ...-.../... sayılı yerde bulunan ... yeri adresinde, sanık ...'ın İhsan Alyanak Mahallesi, 4957 Sokak, No: 47 .../... sayılı yerde bulunan ikamet adresinde, sanık ...'ın İ... Mahallesi, 4957 Sokak, No: 4.... sayılı yerde bulunan ikamet adresinde, inceleme dışı sanık ...'ın İhsan ..., 4957 Sokak, No: 47 .../... sayılı yerde bulunan ikamet adresinde, inceleme dışı sanık .../... sayılı yerde bulunan ... yeri adresinde CMK'nın 116 vd. maddeleri gereğince 13.07.2010 tarihinde gündüzleyin bir defaya mahsus olmak üzere arama yapılmasına izin verilmesine, arama sonunda elde edilecek suç eşyalarına CMK'nın 127. maddesi gereğince el konulmasına, soruşturma evrakının incelenmesi sonucunda ve de Cumhuriyet Başsavcılığının talep yazısındaki gerekçeler itibarıyla soruşturmanın amacı tehlikeye düşürebileceğinden CMK'nın 153/2. maddesi gereğince soruşturma evrakında kısıtlama kararı verilmesine karar verildiği,Sanık ...'dan ele geçen üzerinde el yazısı ile çeşitli kredi kartı bilgileri yazılı olan belge fotokopilerinde; "05.05.2010, 5471 33 1508, S.K. 10/07, ...., 3.275", "04.05.2010, İrem ....4870 75 8013, 06/12, ... Bankası, 15.00 TL, 10.00 TL", "09.05.2010, 5471 33 3611, S.K.10/11,., .... 3.420", "09.05.2010, 5471 33 3911, S.K.", "5471 33 4163, ., 10.10, .", ". 5471 33 4882, 10/11, PBS", "5471 33 3611, 3.420, 10/11, .", "5471 33 3900, . 10/10, . 3.675", "5471 33 4163, 10/10, ., 3.940,.", "5471 33 4775, 10.05.2010, 10/09, .4.250, Yapı Kredi", "5471 33 4882, 10/11, ." ibarelerinin yer aldığı, Sanık ...'dan ele geçen Finansbank dekont fotokopilerine göre; 05.07.2010 tarihinde sanık ...'ın, Aleksey Vladimirrovich Mitroshkin isimli şahsa Western Union yoluyla toplam 1.052 Dolar havale gönderdiği, İnceleme dışı sanık .dan elde edilen slip fotokopilerine göre; .Takı ve Mücevher isimli ... yerinde ".r" adına düzenlenen 5471 1491 numaralı kredi kartı ile 26.04.2010 tarihinde saat 18.25'te,....POS cihazı kullanılarak, 4.155 TL'lik işlem yapıldığı, yine "." adına düzenlenen 5471 0634 numaralı kredi kartı ile 25.04.2010 tarihinde saat 15.00'te Finasbank POS cihazı kullanılarak, 3.400 TL'lik işlem yapıldığı, her iki slibin de imzalı olduğu,İnceleme dışı sanık ...dan ele geçen slip fotokopisine göre; .urizm isimli ... yerinde Ehrenreich Joachim adına düzenlenen 8263 numaralı kredi kartı ile 17.05.2010 tarihinde saat 19.19'da, ....POS cihazı kullanılarak 4.200 TL'lik işlem yapıldığı, söz konusu slibin imzalı olduğu,Sanık ...'dan elde edilen belge fotokopilerine göre;.Ekonomik ... Pazarı isimli ... yerinde 5491 0596 numaralı kredi kartı ile 28.01.2010 tarihinde saat 09.18'de Yapı ve Kredi Bankası POS cihazı kullanılarak 75 TL'lik işlem yapıldığı, yine aynı ... yerinde aynı kredi kartı ile 02.02.2010 tarihinde saat 21.20'de Yapı ve Kredi Bankası POS cihazı kullanılarak 2.875 TL'lik işlem yapıldığı,İnceleme dışı sanık ....'den elde edilen slip fotokosine göre;....uyumculuk isimli ... yerinde J..adına düzenlenen 5471 8215 numaralı kredi kartı ile 05.05.2010 tarihinde saat 19.00'da Yapı ve Kredi Bankası POS cihazı kullanılarak 4.650 TL'lik işlem yapıldığı, bahse konu slibin imzalı olduğu, İnceleme dışı sanık ... ...ç'tan elde edilen slip fotokopilerine göre; .Kuyumculuk isimli ... yerinde Blain Tarre adına düzenlenen 8342 numaralı kredi kartı ile 01.04.2010 tarihinde saat 19.57'de Finansbank POS cihazı kullanılarak 950 TL'lik; ...isimli ... yerinde .... adına düzenlenen 5471 6581 numaralı kredi kartı ile 01.03.2010 tarihinde saat 15.20'de 3.250 TL'lik işlem yapıldığı, her iki slibin de imzalı olduğu,Kolluk tarafından düzenlenen takip tutanaklarının; - "...28.02.2010 günü saat 07.30 sıralarında teknik takibi gelişmelerden hedef şahıslardan ... isimli şahsın ... ilinden ... iline geldiği ve diğer hedef şahıs ... isimli şahısla buluştuklarının anlaşılması üzerine;5086 kod nolu ekip olarak teknik takibi gelişmelerden faydalanarak hedef şahısların İlimiz ... semtinde olduklarının anlaşılması üzerine saat 10.30 sıralarında yapılan çalışmada hedef şahıs ...'in kullanmış olduğu ...P plaka sayılı otonun ...'nın kardeşi ... isimli şahsın ...No:32 sayılı ikametinin önünde park hâlinde olduğu görülmüş, tertibat alarak beklenilmeye başlanılmış, yaklaşık 15-20 dakika sonra bahse konu adresten gelen ... ve ... isimli şahıslar park hâlinde bulunan otoya binerek . ilçesi,.... Mahallesi, ... ocağı istikametine gittikleri, burada yapılan çalışmalarda şahısların gittikleri yer tarafımızdan tespit edilememiş, saat 11.00 sıralarında yine teknik takibi gelişmelerden hedef şahısların yer değiştirdiğinin anlaşılması üzerine yapılan araştırmalarda ... plaka sayılı otonun ... isimli şahsın ...okak, No: 502 sayılı yerde bulunan manav dükkanının önünde park hâlinde olduğu, yaklaşık 10 dakika sonra ... isimli şahsın ... isimli şahsın ikametinin bulunduğu taraftan yaya olarak gelerek manav dükkanına girdiği ve tekrar ... ile beraber dışarı çıktıkları ve bir süre yaya olarak yürüdükleri, ... isimli şahsın ... plaka sayılı oto ile bir müddet bu şahısları takip ettiği, daha sonra bu şahısların da otoya binerek yine daha önce gittikleri Yunus Emre Mahallesi civarına ... ocağı istikametine gittikleri, yaklaşık yarım saat sonra tekrar . plaka sayılı oto ile ... isimli şahsın 5714/1 Sokak, No: 502 sayılı yerde bulunan manav dükkanın önüne gelerek durdukları, ... isimli şahsın manav dükkanına girdiği ve bir süre sonra tekrar çıkarak hep beraber ... isimli şahsın evine gittikleri, ...'in evin önünde oto içerisinde beklediği, yaklaşık 10 dakika sonra ... isimli şahsın evden gelerek ... ile oto ile hareket etmeleri üzerine ekip otosu ile yapılan takipte şahısların saat 12.50 sıralarında ... Yeşillik Caddesi, No: 279 sayılı yerde bulunan . isimli (BP) petrol istasyonundan kullanmış oldukları otoya yakıt alarak ...,. dere ve çevre yolunu takiben şehirlerarası otogara geldikleri, burada ... isimli şahsın otodan inerek garaja gittiği, ... isimli şahsın oto ile çevre yolunu kullanarak.stikametine gittiği, teknik takibi gelişmelerden ... isimli şahsın otobüsle ... iline gittiği tarafımızdan anlaşılmış ve yapılan takibe son verilmiştir.",- "...13.03.2010 günü saat 07.30 sıralarında teknik takibi gelişmelerden hedef şahıslardan ... isimli şahsın ... ilinden ... iline geldiği ve diğer hedef şahıs ... isimli şahısla İlimiz şehirlerarası otogarda buluşarak . ilçesine seyir hâlinde olduklarının anlaşılması üzerine; 5086 kod nolu ekip olarak teknik takibi gelişmelerden faydalanarak yapılan takipte hedef şahısların saat 07.45 sıralarında İlimiz. 5714/1 Sokak üzerinde bulunan kıraathane önünde ...'in kullanmış olduğu .... sayılı otoyu park ederek kıraatheneye girdikleri, kısa bir süre sonra tekrar buradan çıkarak oto ile yine hedef şahıslardan ... isimli şahsın ...sayılı ikametinin önüne geldikleri, ...'in binaya girdiği, ... isimli şahsın ikametin çevresinde dolaştığı, yaklaşık 15-20 dakika sonra ..., ... ve ... otonun yanında buluşarak beraber otoya binerek 5714/1 Sokak ve dostluk bulvarını takiben ... geldikleri, burada ... ve ... isimli şahısların otodan indikleri, ...'in oto ile ... yerine gittiği, ... isimli şahsın da ... isimli şahısın yanından ayrılarak İlimiz .... Havalimanına geldiği ve buradan da uçakla ... iline gittiği,",- "...20.03.2010 günü teknik takibi gelişmelerden hedef şahıslardan ... isimli şahsın, yine hedef şahıslardan ... ilinde bulunn ... isimli şahsın yanına ... iline gideceğinin ve malzeme alarak tekrar geri geleceğinin anlaşılması üzerine, yapılan teknik ve fiziki takiplerde aynı gün ... isimli şahsın ... şehirlerarası otogardan saat 16.00 sıralarında otobüsle ... iline hareket ettiği tespit edilmiş ve teknik takibi gelişmelerden saat 23.30 sıralarında ... iline indiği, ... ile buluştuğu ve tekrar otobüse binerek ... iline hareket ettiği, yine teknik takibi gelişmelerden 21.03.2010 günü saat 07.00 sıralarında ... iline geldiğinin anlaşılması üzerine yapılan fiziki takipte ...'in otogardan servis ile Üçyol Köstence Köprüsünün bulunduğu mevkide servisten inerek Eski ... Caddesi üzerinde beklemeye başladığı ayrıca şüpheli şahsın omzuna astığı siyah bir çantanın olduğu, tarafımızdan çantada ...'dan almış olduğu malzemelerin olduğu değerlendirilmiş, yaklaşık 10-15 dakika sonra . dolmuşuna binerek hareket etmesi üzerine ekip otosu ile yapılan takipte şahsın Yurdoğlu Mah. son durakta dolmuştan inerek daha önceden teknik takibi gelişmelerden irtibatlı olduğu ... isimli şahsın 3950 Sokak, No: 7/10, . Mah. ... ... sayılı ikametine girdiği, yaklaşık 1 saat sonra bu adresten ayrılarak Yeşilordu Caddesi üzerinde bulunan internet cafeye geldiği, aynı gün saat 15.00 sıralarında internet cafeden çıkarak tekrar ... isimli şahsın 3950 Sokak, No:7/10 ... ... sayılı adresine gittiği yapılan fiziki ve teknik takibi gelişmelerden tespit edilmiştir.",- "...25.04.2010 günü teknik takibi gelişmelerden hedef şahıslardan ... isimli şahsın ... ilinden ... iline geldiği ve diğer hedef şahıs ... isimli şahısla buluştuklarının anlaşılması üzerine;5086 kod nolu ekip olarak teknik takibi gelişmelerden faydalanarak hedef şahısların İlimiz ... ilçesinde olduklarının anlaşılması teknik takibi gelişmelerden faydalanarak yapılan çalışmalarda ... isimli şahsın birinci kordonda Kantar Karakolunun yan tarafında deniz kenarında kafeteryada oturduğu yanında 25-30 yaşlarında bir erkek şahsın olduğu teknik takibi gelişmelerden ...'nın yanında bulunan şahsın ... olduğu anlaşılmış, ... isimli şahsın ... isimli şahısla buluşarak ... içerisinde olduğu anlaşılması üzerine .içerisinde yapılan çalışmalarda şahsın bulunduğu yer tespit edilememiş, saat 13.00 sıralarında ... ve ... isimli şahısların ...'e ait oto ile ... içerisinden çıkarak seyir hâlinde olduklarının görülmesi üzerine ekip otomuz ile yapılan takipte hedef şahısların . Caddesi üzerinde durdukları, cadde üzerinde bulunan otobüs durağının yanında ... isimli şahsın beklemeye başladığı ve etrafı gözetlediği, diğer hedef şahıs ...'in sokak içerisine girdiği, yaklaşık bir saat sonra tekrar her iki hedef şahsın buluşarak oto ile hareket ederek ...Caddesi, 318. Sokak içerisine aracı park ettikleri, ... isimli şahsın...Caddesi ile . Caddesinin kesiştiği yerde Yapı ve Kredi Bankasının yanında beklemeye başladığı, zaman zaman etrafı gözetlediği, ...'in ise ...Caddesinin ara yerlerinde bulunan ... yerlerine doğru gittiği, daha sonra ise İnönü Caddesi, No: 190 sayılı yerde bulunan pasaj içerisine girdiği, yaklaşık yarım saat sonra ...'in ... isimli şahsın yanına gelerek oto ile hareket etmeleri üzerine teknik takibi gelişmelerden hedef şahısların . bölgesinde bıılunan ... isimli şahsın yanına gittiklerinin anlaşılması üzerine teknik takibi gelişmelerden hedef şahısların ... içerisinde Dr. .... civarında ve 860, 861. sokaklarda olduklarının anlaşılması üzerine yapılan çalışmalarda ... bölgesinin hafta sonu olması dolayısı ile çok kalabalık olmasından dolayı şüpheli hedef şahıslar tarafımızdan bulunamamış, teknik takibi gelişmelerden saat 17.00 sıralarında ... isimli şahsın evine gittiği ... isimli şahsın da ...'tan feribota binerek Bostanlı'da bulunan ... isimli şahıs ile buluşmaya gitiğinin anlaşılması üzerine yapılan takibe son verildiği,",- "...26.04.2010 günü saat 10.00 sıralarında teknik takibi gelişmelerden hedef şahıslardan ...'in ... ilçesi, ... bölgesinde ... isimli şahısla buluşacağının anlaşılması üzerine;5086 kod nolu ekip olarak teknik takibi gelişmelerden faydalanarak yapılan çalışmalarda hedef şahısların....'nın yan sokağı olan 901. Sokak, No: 16 sayılı yerde faaliyet gösteren çanta dükkanı önünde hedef şahıs ...'in ... ve .... ile dükkân önünde oturduğu görülmüş, önce ... isimli şahsın, yaklaşık 30 dakika sonra her üç şahsın da kalkarak ...Vakıfbank Şubesi civarı ve D...addesi üzerinde bulunan ... yerlerinin bulunduğu civara geldikleri, yoğun kalabalık olmasından dolayı hedef şahıslar tarafımızdan kayıp edilmiş, teknik takibi gelişmelerden hedef şahısların tekrar. Hanı civarında olduğunun anlaşılması üzerine tekrar bu bölgede yapılan araştırmada hedef şahısların 901. Sokak içerisinde bulunan çantacının önünde oldukları görülmüş, hedef şahıs ..., ... isimli kişi ile birlikte yürüyerek Kızlarağası Hanı'nın köşesinde durdukları, ayaküstü yaklaşık 10-15 dakika konuştuktan sonra ...'in .Hanı önünde bulunan telefon kulübesinden saat 12.20 sıralarında arama yaptığı, teknik takibi gelişmelerden ... ilinde bulunan hedef şahıs ...'yı aradığı anlaşılmış ve daha sonra elinde bulunan içerisi dolu poşet çanta ile sokak üzerinde park hâlinde bulunan kendisine ait . plaka sayılı mavi renkli Uno marka araca binerek ...Caddesi istikametine gittiği görülmüş yine aynı gün saat 17.00 sıralarında teknik takibi gelişmelerden faydalanarak yapılan çalışmalarda ...'in ... bölgesinde 901. Sokak içerisinde bulunan çantacı dükkanı içerisinde oturduğu tarafımızdan görülmüş olup yapılan takibe son verildi,",- "...01.05.2010 günü saat 15.00 sıralarında teknik takibi gelişmelerden hedef şahıslardan ...'in ... ilçesi, ... bölgesinde hisar önünde olduğunun anlaşılması üzerine;5086 kod nolu ekip olarak teknik takibi gelişmelerden faydalanılarak yapılan çalışmalarda hedef şahısların... yan sokağında kullanmış oldukları ...* plaka sayılı aracı park ettiği, aracın yanında ayakta ... isimli şahısla aralarında konuştukları, yaklaşık 20 dakika sonra... yan tarafında bulunan 901. Sokağın karşısına gelerek burada bir müddet daha aralarında konuştukları, yanlarına gelen ...'ün de muhabbete katıldığı, kısa bir süre sonra ... ve ...'ün, ...'in yanından ayrılarak yaya olarak.... Şubesi civarı ve Dr. ... isimli ... yerine girerek ... yeri yetkilisi ile tekrar aralarında konuştukları ve daha sonra bu ... yerinden ayrılıp yaya olarak tekrar hisar önünde ... ile aralarında konuştukları, daha sonra ...'in diğer şahısların yanlarından ayrılarak park hâlinde bulunan . plaka sayılı mavi renkli Uno marka araca binerek ayrıldığı tarafımızdan görülmüş olup yapılan takibe son verildiği",- "...05.05.2010 günü teknik takibi gelişmelerden hedef şahıslardan ... isimli şahsın ... ilinden ... iline gelerek ... isimli diğer hedef şahıs ile buluşacaklarının teknik takibi gelişmelerden anlaşılması üzerine;5086 kod nolu ekip olarak teknik takibi gelişmelerden faydalanarak yapılan takipte ... isimli şahsın otobüsle ... şehirlerarası otogara geleceğinin anlaşılması üzerine aynı gün saat 17.00 sıralarında ... şehirlerarası otogara gidilerek beklenilmeye başlanılmış, saat 17.30 sıralarında ... isimli şahsın... firmasına ait otobüsten inip yaya olarak yürümeye başlaması üzerine fiziki takibe geçilmiş, ... otogardan çıkarak çevre yolu üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun yanında .... plaka sayılı aracın içerisinde bekleyen ... isimli şahısla buluşarak yaklaşık 10 dakika ... içerisinde muhabbet ettikleri ve daha sonra ... istikametine oto ile hareket etmeleri üzerine ekip otomuz ile takibe başlanılmış, şüpheli şahısların saat 18.00 sıralarında ... ilçesi, Belediye binasının arka tarafında bulunan açık otoparka otoyu park ettikleri, birbirlerinden ayrıldıkları, ...'in yaya olarak ...önüne doğru giderek daha önceden bağlantılı olduğu .... ... ve 01.05.2010 kredi kartı sahteciliği ile alakalı biz görevlilere ...'in sahte kredi kartı kullanımı ile alakalı ... ve ...ile birlikte hareket ettiğine dair bilgi veren kişinin de olduğu ve tanımadığımız 4 erkek şahsın 901. Sokak karşısında bekledikleri, ...'in bu şahısların yanlarına gittiği esnada aniden dönerek 901. Sokak karşısında bekledikleri, ...'in bu şahısların yanlarına giderek buluştukları ve şahısların ... bölgesine doğru gittikleri,",- "...16.05.2010 günü teknik takip gelişmelerden hedef şahıslardan ... ... ilinden, ... isimli şahsın ... ilinden ... iline gelerek ... isimli diğer hedef şahıs ile buluşacakları teknik takip gelişmelerden anlaşılması üzerine;5086 kod nolu ekip olarak 16.05.2010 günü saat 07.00 sıralarında ... otogarı çevresinde tertibat alınmış, ... ilinde bulunan ...'e ai.... plaka sayılı mavi renkli Uno marka aracın otogar karşısında bulunan petrol ofisinin önünde park hâlinde olduğu görülmüş, hedef şahıs ...'in ise gelen yolcu kısmında beklediği görülmüş, saat 07.35 sıralarında ...'nın gelerek otopark giriş kısmında ... ile buluşarak ....istikametinde bulunan otobüs duraklarına giderek otobüs durağında birlikte yaklaşık 15 dakika konuştukları, daha sonra park hâlinde bulunan yukarıda belirtilen plaka sayılı otoya binerek ....Caddesi istikametine gitmişler, tekrar dönerek ... ilinden gelen ... isimli diğer hedef şahsı saat 08.00 sıralarında alarak otogardan ayrılmışlardır...takip ederek Üçyol İzmirspor üst geçiti sokağında ki Migros alışveriş merkezinin köşesinde bulunan kahvehanede ... ve ... ile oturmuşlardır. ... isimli şahıs yanlarından ayrılarak gitmiştir. Saat 10.00 sıralarında teknik takip gelişmelerden ...'in Kadifekale'de hedef şahıslardan ... ile buluşacağı anlaşılmış, ...Caddesi üzerinde bulunan İkmal Şube Müdürlüğünü geçince sağda saat 10.15 sıralarında ... plaka sayılı oto ile ...'in geldiği, ... ve bir erkek şahıs ile buluştuğu görülmüştür. Hedef şahıslardan ... teknik takip gelişmelerden ... iline bilet aldığı saat 13.30 sıralarında ...'ya gittiği anlaşılmıştır. ..., ... ve bir erkek şahıs birlikte saat 13.30 sıralarında .. Hanı çevresine geldikleri tespit edilmiş,"- "...23.05.2010 günü teknik takip gelişmelerden hedef şahıslardan ... ... ilinden saat 19.00 sıralarında ... iline geleceğinin teknik takip gelişmelerden anlaşılması üzerine;5086 kod nolu ekip olarak 23.05.2010 günü saat 18.30 sıralarında ... otogarı çevresinde tertibat alınmış, saat 19.00 sıralarında ... ... otogarından çıkarak otogarın batı tarafında bulunan petrol ofisi istasyonunda bekleyen.'e ait içerisinde ...'le beraber 2 kişinin de bulunduğu 1...* plaka sayılı otoya binerek hareket ettikleri, ekip otomuz ile yapılan takipte ...'ın bindiği otonun ...Bulvarı . güzergahını takiben ...alışveriş merkezinin önünde bulunan parkın yanına otoyu park ederek parka girdikleri, burada ...'ın diğer hedef şahıslardan ... ve ... ile buluştukları, aralarında bir süre muhabet ettikten sonra ...'ın ....* plaka sayılı otoya binerek diğer şahıslarla beraber ... ilçesi istikametine hareket ettikleri, teknik takibi gelişmelerden ... ve ...'in . ilçesi, 4951 sokak civarında olduklarının anlaşılması üzerine belirtilen yere gidilerek yapılan çalışmalarda yaklaşık bir saat sonra 4012 Sokak üzerinde bulunan . alışveriş merkezinin önünde ..., ... ve ...'ün aralarında muhabbet ettikleri görülmüş, kısa bir süre sonra yanlarına ... yanında ... olarak değerlendirdiğimiz bir şahısla geldiği, bir süre aralarında konuştukları, daha sonra buradan ayrıldıkları görülmüş olup yapılan takibe son verildiği,",- "...31.05.2010 günü teknik takip gelişmelerden hedef şahıslardan ... ve ... isimli şahısların ...'in ... ili...k ilçesinde bulunan İbrahim ... ile irtibat kurup anlaşmalı ... yeri bularak işlem yapacaklarının anlaşılması üzerine;5086 kod nolu ekip olarak ... ve ... isimli şahısların ilimiz Kahramanlar civarında olduğu teknik takip gelişmelerden anlaşılmış, ...r Cumhuriyet kapısı karşısında bulunan sokakta aynı gün saat 14.35 sıralarında .ın sürücü kısmında,.'un yolcu koltuğunda, ...n aracın arka kısmında oturduğu . plaka sayılı .marka araçta oldukları tarafımızdan görülmüş, hedef şahıslar ..., ... ve ...'ün... plaka sayılı ... ile . Caddesi, . Bulvarı istikametinden giderek . . Hanı 901. Sokak üzerinde bulunan ... yerine saat 14.54 sıralarında gittikleri ve otoyu 901. Sokak girişine park ettikleri, 15.05 sıralarında aynı oto ile . ve .'ın ... . önüne geldikleri, yaklaşık 10 dakika bekledikten sonra saat 15.18 sıralarında diğer hedef şahıslardan ...simli şahsın gelerek ayaküstü konuştuktan sonra . ve .'ın kullanmış oldukları otoya binerek.Bulvarı İkiçeşmelik istikametinden.... Caddesi'ni takip ederek ... ... otobanına girerek saat 15.55 sıralarında ...-... otobanına girmişler, saat 16.50 sıralarında .../...ilçesinde oldukları, ...* plaka sayılı otoyu ...Belediye binasını geçince üst geçit altına park ederek Yapı ve Kredi Bankası karşısında bulunan kapalı yola yaya olarak ... ve ... ile birlikte gittikleri, ...isimli ... yerine girdikleri, .lendirilen şahıs ile ... birlikte ... yerinden çıkarak ... sapağında bulunan çay bahçesinde oturdukları tarafımızdan görülmüş, yaklaşık 15-20 dakika sonra otonun yanına geldikleri, ...'ün de otonun yanına geldiği,. ile birlikte İbrahim ... olduğu değerlendirilen şahıs ile birlikte otoya bindikleri...yaya olarak kapalı yolda bulunan gümüşçü dükkanına döndüğü, . ve İbrahim ... ile birlikte.* plaka sayılı oto ile kavşaktan dönerek kapalı yol girişine park ederek saat 18.25 sıralarında birlikte gümüşçü dükkanına giderek yaklaşık 7-8 dakika kaldıktan sonra ....ve .isimli şahıslar birlikte çıkarak İbrahim ...'nin 1005 Sokak içerisine gittiği, ... yol üzerinde park hâlinde bulunan kullanmış oldukları otoya binerek ... iline hareket ettiklerinin anlaşılması üzerine teknik takibi gelişmelerden hedef şahısların ... ilinde bulunan yine hedef şahıs ... ile .mevkisinde bulunan evde buluşacakları anlaşılması üzerine ... iline gelinmiş, yapılan çalışmalarda hedef şahısların Üçyol mevkisinden ayrıldıkları, .Caddesi üzerinde saat 20.10 sıralarında ..., ... ve ...'ün..* plaka sayılı oto içerisinde oldukları ... istikametine seyir hâlinde oldukları görülmüş, teknik takip gelişmelerden hedef şahısların ... ili, ... ilçesine gittikleri anlaşılmış olup yapılan teknik takibe son verilmiştir.",- "...16.06.2010 günü saat 15.00 sıralarında teknik takibi gelişmelerden ... ve ...'ün ... 4957 Sokak, No: 47 sayılı yerde ikametleri bulunan ..., ... ve ... ile buluştuklarının anlaşılması üzerine;5086 kod nolu ekip olarak bahse konu bölgeye geçilmiş ... ve ... isimli şahısların ...'e ait oto ile hareket hâlinde olduklarının görünmesi üzerine teknik takibi gelişmelerden hedef şahısların ...'ün 743. Sokak, No: 93, 1/1 .../... sayılı adresine gittikleri, ...'ın Mirkaz isimli şahısla yaptığı görüşmede 'Hepsi ret oldu tekrar bilgi almaya gittiler malzemelerin hepsi evde' dediğinin anlaşılması üzerine tertibat alınarak beklenilmeye başlanılmış saat 19.20 sıralarında ... ve ... isimli şahısların ...'e ait oto ile ..., ... ve ...'ın ikametleri olan ... 4957 Sokak, No: 47 sayılı yerin önüne otoyu park ettikleri ve ..., ... ve ... ile buluşarak No: 47 sayılı yere girdikleri, yaklaşık bir saat sonra hep beraber ikametten çıktıkları, ... ve ... isimli şahısların ...'e ait otoya binerek hareket ettikleri görülmüş teknik takibi gelişmelerden ..., ... ve ... isimli şahısların ... yerlerinden ayarlamış oldukları bankalara ait POS cihazlarını evlerine getirerek ... ve ... vasıtası ile yurt dışı kredi kartı kullandıkları değerlendirilmiş olup yapılan takibe son verilmiştir.", Şeklinde olduğu,Kolluk tarafından düzenlenen arama ve el koyma tutanaklarına göre; - İnceleme dışı sanık ...un 4019/8 Sokak, No: 36 .../... adresinde otobüs yazıhanesi olarak kullanılan ... yerinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada; 1 adet 7214 4686 numaralı BP Clup Kart, 1 adet 7004 0501 5 numaralı Shell Clup Smart... Turizm isimli ... yerinde 17.05.2010 tarihinde saat 19.19'da 8263 numaralı kredi kartı ile Fortisbank'a ait POS cihazı kullanılarak yapılan 4.200 TL'lik işleme ilişkin imzalı slip ele geçirildiği, - İnceleme dışı sanık .... adresinde bulunan .... Kuyumculuk isimli ... yerinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada ele geçirilen 2010 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında yapılan kredi kartı işlemlerine ilişkin slip asılları ile faturalara el konulduğu, - ... (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemenin 12.07.2010 tarihli ve 28 değişik ... sayılı kararına istinaden sanık ...'nın ... Mahallesi, 2022 Sokak, ...lok, No: 15, D: 1 Muratpaşa/... adresinde bulunan ikametinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada sanığa ait 1 adet 6010 6912 numaralı ...banka kartı, 1 adet .... numaralı Turkcell SIM Plus kart, 1 adet 6002 9628 numaralı money clup kart, 1 adet 0630784-6600 numaralı 32 MB'lik hafıza kartı, 1 adet 0630827 numaralı 32 MB'lik hafıza kartı, 1 adet I...marka 700 MB'lik gri CD, 1 adet. marka 4,7 GB'lik gri DVD, 1 adet üzerinde .... ibaresi bulunan gri CD'nin ele geçirildiği, - Sanık ...'in Sieburg Caddesi, No:14 Selçuk/... adresinde bulunan...isimli ... yerinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada Yapı ve Kredi Bankasına ait 1 adet, 00980124 terminal numaralı POS cihazının olduğu ve başkaca suç unsuruna rastlanılmadığı,- Sanık ...'ın ...hallesi, 2. . Sokak, ... Apartmanı, No:1, K: 1, D: 4 ./... adresinde bulunan ikametinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada Finansbank'a ait 1 adet Verifone marka, 211342926 seri numaralı POS cihazı adaptörü ve pinpad, ... Bankasına ait 1 adet Ingenico marka POS cihazı adaptörü ve 2034930134 seri numaralı pinpad, Yapı ve Kredi Bankasına ait 1 adet Ingenico marka 1.... seri numaralı POS cihazı, muhtelif kişilere ait kredi kartı bilgilerinin yer aldığı, el yazısı ile yazılan 6 adet not kağıdı, Finansbank'a ait yabancı kişi adına havale yapıldığını gösteren 2 adet dekont, 1 adet Casper marka T...seri numaralı sol alt köşesi parçalanmış vaziyette olan dizüstü bilgisayar, sanığın kız kardeşi olan Umut Aslım'ın odasında 1 adet Casper Nirvana marka ....seri numaralı dizüstü bilgisayar, 15 adet CD ile 13 adet DVD'nin ele geçirildiği,- Sanık ...'ın 671 Sokak, No: 28 .../... adresinde bulunan ikametinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanılmadığı,- İnceleme dışı sanık ...Caddesi, No: 357 .../... adresinde bulunan ...Kuyumculuk isimli ... yerinde 13.07.2010 tarihinde yapılan arama sırasında PBS İnternational AS'ye ait 5471 33 8215 numaralı kredi kartı ile 05.05.2010 tarihinde saat 19.00'da yapılan işleme ilişkin slip aslının ... yeri çalışanı .tarafından teslim edilmesi üzerine muhafaza altına alındığı,- Sanık ...'in 9123/1 Sokak, No: 22, K: 4, D: 8 Yeşilyurt/.../... adresinde bulunan ikametinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada üzerinde "Everest" ibaresi yazılı etiket bulunan 8....arkod numaralı, Samsung Marka,...seri numaralı 500 GB kapasiteli hard disk takılı bilgisayar, 3... IMEI numaralı Nokia marka, N 97-1 model cep telefonu ile içinde 0 506 * 49 91 numaralı hatta ilişkin S...I numaralı cep telefonu ile içinde 0 506 * 78 98 numaralı hatta ilişkin SIM kart, sanık adına düzenlenen 1 adet Anadolu Üniversitesi manyetik şeritli öğrenci kartı, 1 adet ... Bankasına ait 4475 05 6136 numaralı bankamatik kartı, 1 adet ...'a ait 4355 08 1130 numaralı Axess kredi kartı, Burcu Yurdakul adına düzenlenmiş 1 adet 4543 60 9557 numaralı İşbankasına ait maksimum kredi kartı, 1 adet üzerinde ....ibaresi yazılı ....seri numaralı manyetik şeritli Pamukkart, 1 adet üzerinde "Vatan Card" ibaresi yazılı olan ....seri numaralı kart, 3.* plaka sayılı araçta yapılan aramada 1 adet Nokia 1200 marka ...umaralı cep telefonu ve içinde 1002190148459 seri numaralı Simplus hazırkart ele geçirildiği, - İnceleme dışı sanık ....Mahallesi, 4957 Sokak, No: 47 .../... adresinde bulunan ikametinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanılmadığı, sanığın kullanmış olduğu Nokia 1100 marka ....I numaralı telefonu ile telefona takılı olan 0 534 * 96 21 numaralı hattın muhafaza altına alındığı, - Sanık ....'ın .. Mahallesi, 4957 Sokak, No: 47 .... adresinde bulunan ikametinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanılmadığı, sanığın kullanmış olduğu . ... numaralı telefonu ile telefona takılı olan 0 507 * 79 28 numaralı hattın muhafaza altına alındığı, - Sanık .... adresinde bulunan ikametinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanılmadığı, sanığın kullanmış olduğu Nokia 1100 marka cep telefonu ile telefona takılı olan ...numaralı hattın muhafaza altına alındığı,- Sanık ...'in . Caddesi, No: 201, D: 14 .../... adresinde bulunan ikametinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanılmadığı, sanığın kullanmış olduğu . 1100i marka cep telefonu ile bu telefona takılı 0 507 * 18 45 numaralı hattın muhafaza altına alındığı,- Sanık ...'ün ..adresinde bulunan ikametinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada üzerinde .... yazılı olan 1 adet kart kopyalama cihazı ve adaptörü, 1 adet üzerinde "." yazılı . numaralı. kart, 1 adet 7056 8650 numaralı . kart, 1 adet 58*8489265 rakamları okunabilen sanık adına düzenlenmiş kart, 1 adet üzerinde "Crea" yazılı, kapağındaki etikette x12-51831 seri numarası yazılı bilgisayar kasası, 1 adet Kingston marka .... seri numaralı flash bellek, 1 adet . numaralı cep telefonu ile bu telefona takılı sanığın numarasını hatırlamadığını belirttiği ..seri numaralı SIM kartın ele geçirildiği,- İnceleme dışı sanık .'in .Mahallesi, .Caddesi, No: 78/2 .../... adresinde bulunan ikametinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanılmadığı, sanığın kullanmış olduğu .marka, ..numaralı cep telefonu ile bu telefona takılı 0 554 * 80 71 numaralı telefonun muhafaza altına alındığı,- Sanık ...'nın 4876 Sokak, No:32 .../... adresinde bulunan ikametinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada ...'a ait POS cihazı, bu cihaza bağlı .... numaralı şifre aparatı ve bu aparata bağlı adaptör, üzerinde . Ekonomik ... Pazarı ... yazan ... yeri numarası.ge fotokopilerine göre; "Jimmy Wallace" adına düzenlenen 02.02.2010 tarihli ve 1 sayılı 2.875 TL'lik faturanın "Cinsi" bölümünde "Meyve Sebze" ibaresinin yazılı olduğu, "." adına düzenlenen 5491 0596 numaralı kredi kartı ile 28.01.2010 tarihinde saat 09.18'de 75 TL'lik, 02.02.2010 tarihinde saat 21.20'de ise 2.875 TL'lik işlem yapıldığı, 02.02.2010 tarihinde yapılan işleme ilişkin slip fotokopisinin imzalı olduğu,- İnceleme dışı sanık ...i, No: 190/P.3 .../.../... adresinde bulunan ... yerinde 13.07.2010 tarihinde yapılan aramada Vakıfbank ve .Katılım Bankasına ait iki adet POS cihazı olduğunun görüldüğü ve sanığın 2010 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin toplam 247 adet slibi incelenmek üzere kolluk görevlilerine teslim ettiği, bunun dışında suç unsuruna rastlanılmadığı,Kolluk tarafından düzenlenen 13.07.2010 tarihli yakalama tutanaklarına göre;- Sanık.in 13.07.2010 tarihinde yakalanması üzerine sanığın 1 adet . marka ... IMEI numaralı cep telefonunu 0 554 * 09 67 numaralı hattı ile birlikte rızası ile teslim ettiği, - Sanık ...'ın 13.07.2010 tarihinde yakalanması üzerine sanığın kullanmış olduğu .model 3.... IMEI numaralı cep telefonu ile bu telefona takılı 0 535 * 48 62 numaralı hatta el konulduğu,- Sanık ...'ın 13.07.2010 tarihinde yakalanması üzerine sanığın ...'a ait olup .adına düzenlenen 5200 19 1068 numaralı kredi kartını, 1 adet. marka ...MEI numaralı cep telefonu ile bu telefona takılı 0 531 * 53 38 numaralı hattı, yine 1 adet Nokia 6100 marka ... numaralı olup içinde hat takılı olmayan cep telefonunu rızası ile teslim ettiği, - Sanık ...'in 13.07.2010 tarihinde yakalanması üzerine . marka....IMEI numaralı cep telefonu ile bu bu telefona takılı 0 533 * 50 51 numaralı hattı rızası ile teslim ettiği, - 13.07.2010 tarihinde sanık ...'ın ... ilinden otobüs ile ... iline saat 07.30 sıralarında geleceğinin anlaşılması üzerine aynı gün saat 06.30 sıralarında ... Otogarında tertibat alınarak beklenilmeye başlandığı, saat 07.10 sıralarında ... ilinden ... iline gelen Kamil Koç Turizm'e ait otobüsten sanık ...'nın inerek elinde içerisi dolu bir poşetle gelen yolcu kısmında beklediğinin görüldüğü, ... ilinden gelecek olan sanık ...'ı beklediği değerlendirilmekle polis kimlik kartları gösterilmek suretiyle sanık ...'nın yakalandığı, bu sırada sanık ...'nın pantolonun sağ yan cebinden yere siyah renkli küçük bir şey attığının tespit edilmesi üzerine atılan malzeme yerden alınıp kontrol edildiğinde söz konusu malzemenin flash bellek olduğunun anlaşıldığı, sanığın elinde bulunan poşette yapılan aramada; 1 adet siyah renkli üzerinde .... ibaresi bulunan HP marka dizüstü bilgisayarın, içerisinde...1 seri numaralı . kart takılı bulunan Turkcell marka olup üzerinde "." ibaresi yazılı olan internet sağlayıcısının, sanığa ait siyah renkli cüzdan içerisinde ....seri numaralı olup sanığın beyanına göre 0 532 * 54 84 numaralı hatta ilişkin olan SIM kartın,.marka hafıza kartının, Pamukkale firmasına ait . numaralı manyetik şeritli kartın, sanık ... adına düzenlenen Vakıfbank'a ai...umaralı manyetik şeritli bankamatik kartlarının ele geçirildiği, söz konusu malzemeleri sanık ...'nın kolluk görevlilerine rızası ile teslim ettiği ancak yakalanması esnasında yere attığı tespit edilen flash belleğin kendisine ait olmadığını beyan ederek kabul etmemesi üzere söz konusu flash belleğin incelenmek üzere ilgili mahkemeden el koyma ve inceleme kararı alınabilmesi için kolluk görevlilerince muhafaza altına alındığı,... (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince 15.07.2010 tarih ve 640 değişik ... sayı ile; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2010 tarihli, 2010/9961 soruşturma sayılı yazısı ile ... İl Emniyet Müdürlüğünün 14.07.2010 tarihli, 2010/611 suç numaralı ve inceleme kararı konulu yazılarında belirtilen ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile inceleme dışı sanıklar....'den elde edilen bilgisayarlar, flash bellekler, cep telefonları,... hard diskler üzerinde CMK'nın 134. maddesi uyarınca inceleme yapılmasına izin verilmesi talep edilmiş olmakla ... İl Emniyet Müdürlüğünün 14.07.2010 tarihli, 2010/611 suç numaralı ve inceleme kararı konulu yazılarında belirtilen bilgisayarlar, flash bellekler, cep telefonları, SIM kartlar, hard diskler üzerinde CMK'nın 134. maddesi uyarınca inceleme yapılmasına izin verilmesine karar verildiği, ... (Kapatılan) 19. Sulh Ceza Mahkemesince 13.07.2010 tarih ve 32 değişik ... sayı ile; 13.07.2010 tarihinde saat 07.00 sıralarında ... otogarında tesadüfen yakalanan sanık ...'dan elde edilen 1 adet HP marka dizüstü bilgisayara, içerisinde 090616034088 1 seri numaralı SIM kart takılı bulunan 1 adet internet sağlayıcısına, 0 532 * 54 84 numaralı GSM hattına ait SIM karta, 1 adet 1 GB Micro SD marka hafıza kartına, ... firmasına ait 1 adet 637 704 628 numaralı manyetik şeritli karta, sanık adına düzenlenen Vakıfbank'a ait 4910 05 7657 ve 5200 17 8428 numaralı bankamatik kartları ile 1 adet flash belleğe el konulmasına ilişkin işlemin CMK 127. maddesi gereğince onanmasına karar verildiği,... (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesince 12.07.2010 tarih ve 1374 değişik ... sayı ile sanık ...'ın üzerinde . Mahallesi, 2. .Sokak, ... Apt. No: 1, K: 2, D: 4 Yıldırım/ ... sayılı yerde bulunan ev ve müştemilatında 13.07.2010 tarihinde gündüzleyin 1 defaya mahsus olmak üzere arama yapılmasına, ele geçirilecek suç eşyalarına el konulmasına, suçta kullanılan bilgisayar ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkartılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine ve bunlar üzerinde CMK'nın 134. maddesi uyarınca inceleme yapılmasına karar verildiği, Finansbank AŞ'nin 17.05.2010 tarihli yazısına göre; ...Takı ve Mücevher isimli ... yerinde 19.04.2010 tarihinde saat 18.17.06'da .'a (.) ait olan 5471 33 8342 numaralı kredi kartı ile yapılan 3.100 TL'lik işlemin reddedildiği, 19.04.2010 tarihinde saat 18.17.27'de .a (.) ait olan 5471 33 8342 numaralı kredi kartı ile yapılan 3.100 TL'lik işlemin reddedildiği; ... Kuyumculuk isimli ... yerinde 01.04.2010 tarihinde saat 19.57'de .'a (.) ait olan 5471 33 8342 numaralı kredi kartı ile yapılan 950 TL'lik işlemin onaylandığı; ... Bilgisayar isimli ... yerinde 13.05.2010 tarihinde saat 03.51'de ...Ltd. (İsrail) bankasına ait olan 5326 12 6117 numaralı kredi kartı ile yapılan 2.975 TL'lik işlemin reddedildiği, onaylanan işleme ilişkin olarak 17.05.2010 tarihi itibarıyla bankalarına ulaşan harcama itirazı bulunmadığı, Finansbank AŞ'nin 18.05.2010 tarihli yazısına göre; ...Takı ve Mücevher isimli ... yerinde 19.04.2010 tarihinde saat 18.17'de .a (.) ait olan 5471 33 8342 numaralı kredi kartı ile yapılan 3.100 TL'lik işlemin reddedildiği, 25.04.2010 tarihinde saat 15.00'te .'a (.) ait olan 5471 33 0634 numaralı kredi kartı ile yapılan 3.400 TL'lik işlemin onaylandığı, 26.04.2010 tarihinde saat 18.25'te .a (.) ait olan 5471 33 1491 numaralı kredi kartı ile yapılan 4.155 TL'lik işlemin onaylandığı, 16.05.2010 tarihinde saat 13.31'de .'a (.) ait olan 5471 33 6291 numaralı kredi kartı ile yapılan 4.850 TL'lik işlemin reddedildiği, 16.05.2010 tarihinde saat 13.40'ta Danske Bank'a (...) ait olan 5471 33 8115 numaralı kredi kartı ile yapılan 4.150 TL'lik işlemin reddedildiği; ....t Kuyumculuk isimli ... yerinde 01.04.2010 tarihinde saat 19.57'de Danske Bank'a (...) ait olan 5471 33 8342 numaralı kredi kartı ile yapılan 950 TL'lik işlemin onaylandığı, 18.05.2010 tarihi itibarıyla da bahse konu işlemlere ilişkin bankalarına ulaşan bir itiraz bulunmadığı, ....AŞ'nin 03.06.2010 tarihli yazısı ve ekinde yer alan belgelere göre; ... Bilgisayar isimli ... yerinde 13.05.2010 tarihinde saat 23.25'te ...Ltd. (İsrail) bankasına ait olan 5326 12 6117 numaralı kredi kartı ile yapılan 2.975 TL'lik işlemin reddedildiği; ... Kuyumculuk isimli ... yerinde 01.04.2010 tarihinde saat 19.57'de Danske Bank'a (...) ait olan 5471 33 8342 numaralı kredi kartı ile yapılan 950 TL'lik işlemin onaylandığı, 03.06.2010 tarihi itibarıyla bankalarına ulaşan herhangi bir itiraz bulunmadığı, .... AŞ'nin 08.06.2010 tarihli yazısına göre; ...Takı ve Mücevher isimli ... yerinde 19.04.2010 tarihinde saat 18.17'de 5471 33 8342 numaralı kredi kartı ile yapılan 3.100 TL'lik işlemin reddedildiği, 25.04.2010 tarihinde saat 15.00'te ....numaralı kredi kartı ile yapılan 3.400 TL'lik işlemin onaylandığı, 26.04.2010 tarihinde saat 18.25'te 5471 33 1491 numaralı kredi kartı ile yapılan 4.155 TL'lik işlemin onaylandığı, 16.05.2010 tarihinde saat 13.31'de ....umaralı kredi kartı ile yapılan 4.850 TL'lik işlemin reddedildiği, 16.05.2010 tarihinde saat 13.40'ta 5471 33 8115 numaralı kredi kartı ile yapılan 4.150 TL'lik işlemin reddedildiği, onaylı işlemlere ilişkin olarak 03.06.2010 tarihi itibarıyla bankalarına ulaşan itiraz bulunmadığı,Türk Ekonomi Bankası AŞ'nin 15.06.2010 tarihli yazısı ve ekinde yer alan belgelere göre; Kaskat İletişim isimli ... yerinde 25.04.2010 tarihinde saat 13.21'de 5471 33 0634 numaralı kredi kartı ile yapılan 3.400 TL'lik işlemin reddedildiği, Asya Katılım Bankası AŞ'nin 25.05.2010 tarihli yazısı ve ekinde yer alan belgelere göre; Yücel Kaskat isimli ... yerinde 25.04.2010 tarihinde saat 14.08'de 5471 33 0634 numaralı kredi kartı ile yapılan 900 TL'lik işlemin reddedildiği, F...AŞ'nin 20.05.2010 ve 03.06.2010 tarihli yazıları ile ekinde yer alan belgelere göre;... isimli ... yerinde .... A/S isimli bankaya ait 5471 33 1508 numaralı kredi kartı ile 05.05.2010 tarihinde saat 10.28'de yapılan 3.275 TL'lik işlemin onaylandığı, aynı ... yerinde ... Bank A/S isimli bankaya ait 5471 33 3900 numaralı kredi kartı ile 09.05.2010 tarihinde saat 19.11'de yapılan 3.675 TL'lik işlemin onaylandığı, aynı ... yerinde ...A/S isimli bankaya ait 5471 33 4163 numaralı kredi kartı ile 10.05.2010 tarihinde saat 20.04'te yapılan 3.940 TL'lik işlemin onaylandığı; Akyol Turizm isimli ... yerinde ... A/S isimli bankaya ait 5471 33 8263 numaralı kredi kartı ile 17.05.2010 tarihinde saat 19.19'da yapılan 4.200 TL'lik işlemin onaylandığı, aynı ... yerinde... A/S isimli bankaya ait 5471 33 8941 numaralı kredi kartı ile 17.05.2010 tarihinde saat 19.33'te yapılan 4.440 TL'lik işlemin reddedildiği, aynı ... yerinde..../S isimli bankaya ait 5471 33 8941 numaralı kredi kartı ile 17.05.2010 tarihinde saat 19.33'te yapılan 4.450 TL'lik işlemin reddedildiği, anılan işlemlere ilişkin bankalarına ulaşan itiraz bulunmadığı, Fortis Bank AŞ'nin 14.06.2010 tarihli yazısı ve ekinde yer alan belgelere göre; .. ve...Turizm'den yapılan harcamalara ilişkin bankalarına ulaşan itiraz bulunmadığı,Yapı ve Kredi Bankası AŞ'nin 31.05.2010 tarihli yazısı ve ekinde yer alan belgelere göre; Batuhan Kuyumculuk isimli ... yerinde ... A.S. bankasına ait 5471 33 8215 numaralı kredi kartı ile 05.05.2010 tarihinde 4.650 TL'lik şifresiz işlem yapıldığı, Y.... AŞ'nin 22.06.2010 tarihli yazısı ve ekinde yer alan belgelere göre; .Hediyelik isimli ... yerinde 31.05.2010 tarihinde ....A. (Arjantin) bankasına ait olan 4540 73 1950 numaralı kredi kartı ile yapılan 3.750 TL'lik işlemin onaylanmadığı, yine aynı ... yerinde 31.05.2010 tarihinde Citibank International PLC bankasına ait 4484 48 0907 numaralı kredi kartı ile yapılan 4.150 TL'lik işlemin onaylanmadığı, ... TAŞ'nin 18.06.2010 tarihli yazısı ve ekinde yer alan belgelere göre; ... ... isimli ... yerinde 31.05.2010 tarihinde saat 17.34'te 4540 73 1950 numaralı kredi kartı ile yapılan 4.200 TL'lik işlemin reddedildiği, aynı ... yerinde 31.05.2010 tarihinde saat 17.34'te 4540 73 1950 numaralı kredi kartı ile yapılan 4.200 TL'lik işlemin reddedildiği, yine aynı ... yerinde 31.05.2010 tarihinde saat 17.33'te 4540 73 1985 numaralı kredi kartı ile yapılan 4.200 TL'lik işlemin reddedildiği, ... TAŞ'nin 28.05.2010 tarihli yazısı ve ekinde yer alan belgeye göre; ...isimli ... yerinde ... A.S. bankasına ait 5471 33 8342 numaralı kredi kartı ile 01.04.2010 tarihinde yapılan 3.550 TL'lik işlemin reddedildiği, aynı ... yerinde ..rnational A.S. bankasına ait 5471 33 6581 numaralı kredi kartı ile 01.03.2010 tarihinde yapılan 3.250 TL'lik işlemin onaylandığı; ... isimli ... yerinde ... A.S. bankasına ait 5471 33 6581 numaralı kredi kartı ile 28.02.2010 tarihinde yapılan 3.155 TL'lik işlemin reddedildiği; ... isimli ... yerinde ... A.S. bankasına ait 5471 33 1508 numaralı kredi kartı ile 05.05.2010 tarihinde yapılan 3.275 TL'lik işlemin reddedildiği, bu işlemlerle ilgili bankalarına ulaşan herhangi bir itiraz bulunmadığı, .nin 28.05.2010 tarihli yazısına göre; ... isimli ... yerinde .... bankasına ait 5471 6581 numaralı kredi kartı ile 01.03.2010 tarihinde 3.250 TL'lik işlem yapıldığı, ... TAŞ'nin 06.05.2010 tarihli yazısı ve ekinde yer alan belgelere göre; ... isimli ... yerinde Danske Bank A/S (...) bankasına ait 5471 33 6581 numaralı kredi kartı ile 28.02.2010 tarihinde saat 11.20'de yapılan 3.155 TL'lik işlemin reddedildiği; ... Erkan Yuvauc isimli ... yerinde Danske Bank A/S (...) bankasına ait 5471 33 6581 numaralı kredi kartı ile 01.03.2010 tarihinde saat 15.19'da yapılan 3.250 TL'lik işlemin onaylandığı, aynı ... yerinde Danske Bank A/S (...) bankasına ait 5471 33 8342 numaralı kredi kartı ile 01.04.2010 tarihinde saat 19.52'de yapılan 3.550 TL'lik işlemin reddedildiği, anılan işlemlerle ilgili bankaya ulaşan herhangi bir itiraz bulunmadığı,.'nin 21.06.2010 tarihli yazısına göre; 5471 33 6581 numaralı kart ile 01.03.2010 tarihinde gerçekleştirilen 3.250 TL'lik işleme ilişkin itirazda bulunulduğu, Bankalararası Kart Merkezi'nin 10.06.2010 tarihli yazısında; 5471 33 8115, 5471 33 6291, 5471 33 1491 ve 5471 33 0634 numaralı kredi kartlarının ... ülkesinde bulunan "... A.S." isimli bankaya ait olduklarının belirtildiği, ... AŞ'nin 20.05.2010 tarihli yazısı ve ekine yer alan belgelere göre; Finansbank .../. Şubesi müşterisi olan sanık ...'nın 24953867 numaralı hesap hareketlerine göre anılan hesaba; ... isimli şahıs tarafından 02.04.2010 tarihinde 305 TL, 26.04.2010 tarihinde 1.090 TL, 04.05.2010 tarihinde 290 TL EFT yapıldığı; ATM'den kartsız para transferi yoluyla 04.04.2010 tarihinde ... .Şube 2 ATM'sinden 50 TL, 06.04.2010 tarihinde ... İBB Bağlarbaşı ATM'sinden 1.000 TL, 07.04.2010 tarihinde ... ... Çetinkaya Şube 2 ATM'sinden 260 TL, 09.04.2010 tarihinde ... ....ube 2 ATM'sinden 50 TL, 13.04.2010 tarihinde ... C. Four Ex 1 ATM'sinden 1.250 TL, 20.04.2010 tarihinde ... KK Heykel Şube ATM'sinden 3.500 TL, 28.04.2010 tarihinde ... Heykel Şube 1 ATM'sinden 1.000 TL, 06.05.2010 tarihinde ... Zafer Plaza ATM'sinden 1.000 TL, ... Heykel Şube 1 ATM'sinden 200 TL ve ... . Bulvarı Şube 2 ATM'sinden 1.500 TL, 10.05.2010 tarihinde ... Kent Meydanı ATM'sinden 1.000 TL, 11.05.2010 tarihinde ... KK Heykel Şube ATM'sinden 500 TL gönderildiği,Finansbank AŞ'nin 13.07.2010 tarihli yazısı ve ekinde yer alan belgelere göre; ...yolu ile 05.07.2010 tarihinde Finansbank ... . Şubesinden, sanık ... tarafından. . adına 1.000 Dolar, 21.05.2010 tarihinde... . Şubesinden, sanık ... tarafından Aleksandr Victorovich Scherbich adına 250 Dolar gönderildiği, ... Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından düzenlenen 15.07.2010 tarihli inceleme raporuna göre; sanık ...'dan elde edilen siyah renkli flash belleğin incelemesinde "Corsair" olarak adlandırılmış olduğu görülerek flash bellek içeriğinde 120 adet silinmiş verinin olduğu görülüp bu verilerin tamamının bir kopyası çıkartılarak rapor ekinde DVD olarak sunulduğu, ....\ dizininde kayıtlı bulunan klasör içeriğinde ICQ programı kullanılarak "Shah" kullanıcı ismi ile yapılan görüşme kayıtlarının (LOG) kaydedildiği, bazılarının silinmiş olduğu, görüşme içeriklerinde çeşitli kredi kartı pazarlıkları yapıldığı tespit edilmiş olup görüşme içeriklerinin bir kopyasının 12 sayfa olarak rapor ekinde sunulduğu, Corsair\$ Secure Files\ICQ\Query\ dizininde kayıtlı bulunan klasör içeriğinde ICQ programı kullanılarak "Ghost" kullanıcı ismi ile yapılan görüşme kayıtlarının (LOG) kaydedildiği, bu görüşme içeriklerinde çeşitli kredi kartı manyetik şerit bilgilerine ilişkin pazarlıklar ile çok sayıda kredi kartı manyetik şerit bilgilerinin, kredi kartı ...2 bilgilerinin olduğu ayrıca "Aleksandr Viktorovich Scherbich", "Aleksey Vladimirovich Mitroshkin", "Igor Nikolaevich P...isimli kişilerle bağlantılı görüşme içeriklerinin olduğu, bu görüşme içeriklerinin tamamının raporun ekinde dökümü yapılarak 114 sayfa olarak sunulduğu, Corsair\$ Secure Files\ dizininde kayıtlı olarak bulunan değişik isimlerde sıkıştırılmış ve başkalarının görmesini engellemek amacı ile şifrelenmiş .rar uzantılı dosyaların olduğu görülerek bazı dosyaların adlarının yanına değişik rakam sembol ve işaretlerin yazılı olduğu görülerek bunların bu dosyalara ait şifreler olduğu değerlendirilip denenmesi üzerine bazı dosyaların açıldığı, dosya içeriklerinde illegal yollardan kopyalanmış kredi kartı bilgilerini satan kişilerin kullandığı ve ellerinde hangi bankanın hangi kredi kartından kaçar adet olduğunu gösteren listelerin olduğu görülüp listeleri içeren sıkıştırılmış ve şifrelenmiş veriler ve bu dizine kaydedilmiş ve silinmiş olan tüm veriler dahil olmak üzere 55 adet dosya ve örnek olması amacı ile "Brosco Usa(mafia)" isimli şifrelenmiş ve sıkıştırılmış olan dosyanın "Mafia" şifresi girilerek dizine çıkartılmış hâlinin birer kopyası alınarak rapor eki DVD içeriğinde "S Secure Files-BinListler" klasörü içerisinde sunulduğu, yine silinmiş olan "ProxySwitcherStandart" isimli program kurulum dosyasının internete bağlı bilgisayarların yerlerinin ve kullanıcılarının bağlı bulunduğu IP adreslerini gizlemek amacı ile kullanılan programlardan olduğu; sanık ...'den elde edilen Crea marka bilgisayar kasası içindeki hard diskin incelenmesinde C:\Program Files\MSR206 Demo AP dizini altında kayıtlı bulunan MSR206 Demo AP isimli bir programın olduğu, bu programın manyetik şerit okuma ve yazma işlerinde kullanılan programlardan olduğu ve MSR206 cihazı ile birlikte kullanıldığı, yine 7056 8650 numaralı BP Clup kartın manyetik şeridinde yabancı bir bankaya ait kredi kartı bilgilerinin bulunduğu tespit edilip hazırlanan ön ekspertiz raporunun dosyaya sunulduğu, ekinde yer alan belgelere göre ICQ programı kullanılarak "Shah" kullanıcı ismi ile 04.07.2010 tarihinde saat 10.57'de başlayan görüşme içeriğinin "Shah: 471527. 455704. 466507. 465982. 438904. 530373. 486413. 406678. 418207. 453922. 547133, 413096. 415053. 558401. 494388. please check have u got bins and paste here each bin how many have; I would like buy many uncheck report in 48h", "Ghost" kullanıcı ismi ile 11.07.2010 tarihinde saat 18.53'te başlayan görüşme içeriğinin "Ghost: this bin if ok can work first 3k ok; understand me; 5471332500250531=1011", 26.06.2010 tarihinde saat 01.01'de başlayan görüşme içeriğinin "Ghost: hi; 532612 have", 26.06.2010 tarihinde saat 22.30'da başlayan görüşme içeriğinin .", 09.07.2010 tarihinde saat 18.01'de başlayan görüşme içeriğinin ".", 09.07.2010 tarihinde saat 18.03'te başlayan görüşme içeriğinin .461203, 527500, 485738, 541306, 448448 this bins not kill with checker i know u choose", 08.07.2010 tarihinde saat 18.52'de başlayan görüşme içeriğinin .. 485738, 448448, 541306, 527500, 554489, 461203 ..", 08.07.2010 tarihinde saat 21.11'de başlayan görüşme içeriğinin.. 06.07.2010 tarihinde saat 16.34'te başlayan görüşme içeriğinin ".., 02.07.2010 tarihinde saat 19.18'de başlayan görüşme içeriğinin ". again badddd:-(;. .., 03.07.2010 tarihinde saat 00.04'te başlayan görüşme içeriğinin ". 28.06.2010 tarihinde saat 17.04'te başlayan görüşme içeriğinin ".", şeklinde olduğu,... Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından düzenlenen 14.07.2010 tarihli ön ekspertiz raporunda; sanık ...'den elde edilen 7056 8650 numaralı BP Clup kartın MSR 33UM cihazı ile incelenmesinde bahse konu kartın manyetik şeritinde .... şeklindeki bilginin kayıtlı olduğu, bahse konu kart bilgisinin ilk 6 hanesi olan BIN numarasına göre Banco Davivienda S.A. isimli bankaya ait olduğu, kesin raporun Bankalararası Kart Merkezi'nden alınması gerektiğinin belirtildiği, ... (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesince 16.07.2010 tarih ve 108 değişik ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından tutuklanmalarına, yapılan yargılama sırasında 07.12.2010 tarihli oturumda ise tahliyelerine karar verildiği, ... Kuyumculuk isimli ... yerince düzenlenen ve sanık ....müdafisi tarafından ibraz edilen fatura fotokopilerine göre; - Birim fiyatı 32 TL'den 11 gr 14 ayar küpe, 9 gr 14 ayar yüzük ve 78 gr 14 ayar bilezik satın alındığı 114 TL'si işçilik ve KDV olmak üzere toplam 3.250 TL'lik alışveriş yapıldığı, karşılığında "Jack Taylor" adına 01.03.2010 tarihli ve 67556 sıra numaralı faturanın düzenlendiği, ayrıca fatura üzerinde okunabildiği kadarıyla "Grafenhauser Str 92 Schepper hausen 13346; ...; KK 5471 ....6..1" ibarelerinin yer aldığı, - Birim fiyatı 32 TL'den 27 gr 14 ayar zincir satın alındığı 86 TL'si işçilik ve KDV olmak üzere toplam 950 TL'lik alışveriş yapıldığı, karşılığında "Blaın Tarre" adına 01.04.2010 tarihli ve 67563 sıra numaralı faturanın düzenlendiği, ayrıca fatura üzerinde okunabildiği kadarıyla "Hauptstra Be 140; 51373; Leverkusen; Almanya; KK ... 8342" ibarelerinin yer aldığı,... Elektronik isimli ... yerince düzenlenen ve sanık ... müdafisi tarafından ibraz edilen fatura fotokopilerine göre; - ". adına düzenlenen 05.05.2010 tarihli ve 14959 sayılı 3.275 TL'lik faturanın "Cinsi" bölümünde "Bilgisayar malzemesi" ibaresinin yazılı olduğu, - ." adına düzenlenen 09.05.2010 tarihli ve 14956 sayılı 3.420 TL'lik faturanın "Cinsi" bölümünde "Ev sinema ve ses sistemi; kredi kartı ile ödenmiştir; KK bilgileri 5471 33 3611; SK 10/11; PBS İnternational Bankası" ibaresinin yazılı olduğu, - ". adına düzenlenen 09.05.2010 tarihli ve 14958 sayılı 3.675 TL'lik faturananı "Cinsi" bölümünde "Bilgisayar malzemesi" ibaresinin yazılı olduğu, - ." adına düzenlenen 10.05.2010 tarihli ve 14960 sayılı 3.940 TL'lik faturanın "Cinsi" bölümünde "Bilgisayar malzemesi" ibaresinin yazılı olduğu, - ". adına düzenlenen 10.05.2010 tarihli ve 14961 sayılı 4.250 TL'lik faturanın "Cinsi" bölümünde "Bilgisayar malzemesi; Kart No: 5471 33 4775" ibarelerinin yazılı olduğu, yine sanık ve müdafisi tarafından ibraz edilen belgelere göre ... Elektronik isimli ... yerinde 06.05.2010 tarihinde Yapı ve Kredi Bankası'na, 30.04.2010 tarihinde müşteri kısmı "." olarak ifade edilen bankaya, 04.03.2010 tarihinde talebi yapan mülkiyet sahibi "Fin" olarak ifade edilen bankaya, 04.05.2010 tarihinde de Fortis Bankasına ait POS cihazlarının kurulumunun yapıldığı, ... Elektronik isimli ... yerinde 10.05.2010 tarihinde saat 20.04'te "Nielsen Bolen" adına düzenlenmiş 4163 numaralı kredi kartı ile yapılan 3.940 TL'lik işleme ilişkin slibin imzalı olduğu; aynı ... yerinde 09.05.2010 tarihinde saat 18.25'te "Andy Lowe" adına düzenlenen 5471 3611 numaralı kredi kartı ile yapılan 3.420 TL'lik slibin imzalı olduğu; aynı ... yerinde 09.05.2010 tarihinde saat 19.11'de 3900 numaralı kredi kartı ile yapılan 3.675 TL'lik slibin imzalı olduğu; aynı ... yerinde 05.05.2010 tarihinde saat 10.28'de "Johansen Sander" adına düzenlenen 1508 numaralı kredi kartı ile yapılan 3.275 TL'lik slibin imzalı olduğu,... Cumhuriyet Başsavcılığının adli emanetinin 2010/8631 sırasında.... temin edilen 5 adet güvenlik kamera görüntülerinin bulunduğu CD, 2010/8779 sırasında kapalı 41 adet zarf içerisinde olduğu bildirilen; muhtelif telefonlara ait tüm görüşmelerin bulunduğu 33 adet CD ve 10 adet DVD, 18 adet zarf içerisinde olduğu bildirilen; muhtelif telefonlara ait suç unsuru görüşmelerin bulunduğu 18 adet CD, kapalı 18 adet zarf içerisinde olduğu bildirilen; muhtelif telefonlara ait 343 adet 354 sayfa iletişim tespit tutanakları, kapalı zarf içerisinde olduğu bildirilen gizli izleme görüntülerinin bulunduğu 1 adet CD'nin yer aldığı, Bankalararası Kart Merkezi tarafından düzenlenen 24.08.2010 tarihli ve 1839 sayılı ekspertiz raporunda; sanık ...'den elde edilen 1 adet 7056 8650 numaralı BP Clup alışveriş kartının manyetik şeridinin incelenmesinde .) isimli bankaya ait 4559 81 4374 numaralı kredi kartının bilgisinin kodlandığının tespit edildiği, ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen 12.08.2010 tarihli ve BLG-2010/2763 sayılı ekspertiz raporunda; 1491 numaralı kredi kartıyla, "...Takı ve Mucevh" isimli ... yerinden, 26.04.2010 tarihinde 4.155 TL'lik alışveriş yapılmasıyla ilgili olarak düzenlenmiş bir adet kredi kartı slibi aslı, 8342 numaralı kredi kartıyla, "... Kuyumcu" isimli ... yerinden, 01.04.2010 tarihinde 950 TL'lik alışveriş yapılmasıyla ilgili olarak düzenlenmiş bir adet kredi kartı slibi aslı, 8263 numaralı kredi kartıyla, "..isimli ... yerinden, 17.05.2010 tarihinde 4.200 TL'lik alışveriş yapılmasıyla ilgili olarak düzenlenmiş bir adet kredi kartı slibi aslı, 5471 8215 numaralı kredi kartıyla, ". Kuyumculuk" isimli ... yerinden, 05.05.2010 tarihinde 4.650 TL'lik alışveriş yapılmasıyla ilgili olarak düzenlenmiş bir adet kredi kartı slibi aslı, 5471 6581 numaralı kredi kartıyla, "...c..." isimli ... yerinden, 01.03.2010 tarihinde 3.250 TL'lik alışveriş yapılmasıyla ilgili olarak düzenlenmiş bir adet kredi kartı slibi aslı, 0634 numaralı kredi kartıyla, ".." isimli ... yerinden, 25.04.2010 tarihinde 3.400 TL'lik alışveriş yapılmasıyla ilgili olarak düzenlenmiş bir adet kredi kartı slibi aslında atılı bulunan toplam altı adet imza ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..e inceleme dışı sanıklar Mahmut Akyol, ...'ın mukayese imzalarının yapılan karşılaştırılmalarından inceleme konusu sliplerde atılı bulunan imzalar ile anılan kişilerin mevcut mukayese imzaları arasında aynı elden çıktıklarını gösterir nitelik ve yeterlilikte kaligrafik ve karakteristik ilgi ve irtibata rastlanılamadığının belirtildiği, 08.10.2010 tarihli oturumda hazır bulunan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve müdafileri ile sanıklar ..., ..., ... . ve ...'a dosya arasında mevcut tutanaklar, belgeler, ekspertiz raporları, iletişim tespit tutanakları ile diğer tüm tutanak, belgeler ve cevabi yazı olarak gelen belgelerin okunduğu belirtildikten sonra hazır bulunan sanıklar ve müdafilerinin aleyhe hususları kabul etmediklerini ifade ettikleri, sanık ...'in istinabe olunan ...Asliye Ceza Mahkemesince 29.09.2010 tarihinde alınan ifadesinde ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/584 esas sayılı talimatı ve eklerinin okunduğunun belirtildiği bahse konu talimat ekinde sadece iddianamenin yer aldığı, 08.11.2010 tarihli oturumda hazır bulunan sanıklar ... ve ...'a yokluklarında yapılan duruşma tutanağı, dinlenen tanık beyanı ile dosya arasında mevcut tüm tutanak ve belgelerin okunduğu belirtildikten sonra hazır bulunan sankların aleyhe hususları kabul etmediklerini ifade ettikleri, ... 13. Asliye Ceza Mahkemesince 19.03.2012 tarih ve 584-288 sayı ile adli emanetin 2010/8631 sıra numarasında kayıtlı olan güvenlik kamera görüntülerinin bulunduğu 5 adet CD ile 2010/8779 sıra numarasında kayıtlı olan 41 adet zarf içerisinde olduğu belirtilen 33 adet CD ve 10 adet DVD'nin, 18 adet zarf içerisinde olduğu belirtilen 18 adet CD'nin, 18 adet zarf içerisinde olduğu belirtilen 343 adet 354 sayfa iletişim tespit tutanaklarının, kapalı zarf içerisinde olduğu bildirilen gizli izleme görüntülerinin bulunduğu 1 adet CD'nin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2016 tarihli ve 2010/8779 sayılı yazısında adli emanetin 2010/8779 ve 2010/8631 sırasında kayıtlı emanet eşyalarının incelenmek üzere istenilmiş ise de söz konusu emanet eşyalarının 14.05.2015 tarihinde dosyada delil olarak saklanmak üzere ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/584 esas sayılı dosyasına gönderildiğinin belirtildiği ancak dosya içinde bahse konu emanet eşyalarının bulunmadığı,Anlaşılmaktadır.Tanık .. aşamalarda benzer şekilde;. Kuyumculuk isimli ... yerini 2008 yılında açtığını, bu ... yerini eniştesi olan .r'in adına işlettiğini, bu ... yerinin nasıl işletildiğini bilmediğini, sadece yatırım amaçlı olarak açtığını, kredi kartı sahteciliği olayı ile ilgili bilgisi olmadığını, adına kayıtlı olan 0 541 * 08 44 numaralı telefonu kullandığını, ... yerinde kurulu bulunan hattın da adına kayıtlı olduğunu, 5471 33 8215 numaralı kredi kartı ile 05.05.2010 tarihinde... Kuyumculuk isimli ... yerinde yapılan harcama hakkında bilgisi olmadığını, bu işlemi inceleme dışı sanık .'in bilebileceğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, Tanık ... Mahkemede; olayı kendisinin ihbar etmediğini, sanık ... ile inceleme dışı sanık .'yı tanıdığını, diğer kişileri tanımadığını, ...'nda gümüş hediyelik eşya satışı üzerine ... yeri bulunduğunu, sanık ... ile inceleme dışı sanık .'nın da aynı yerde ... yeri bulunduğunu, turizme yönelik çalıştıklarını, bu nedenle de müşterilere ilişkin konuları aralarında görüştüklerini, ... ilişkisi dışında bir ilişkilerinin bulunmadığını, iddianamede yazılı olaylar hakkında hiçbir bilgisi olmadığını, olayla ilgili herhangi bir ihbarda bulunmadığını, isminin nasıl iddianameye geçtiğini de anlayamadığını, komşuları olan sanık ... ile inceleme dışı sanık ... ve diğer sanıkların iddianamede belirtilen eylemleri işledikleri konusunda hiçbir şey duyup görmediğini, eşi ile birlikte Kemeraltında gümüş üzerine kuyumculuk yapmasının yanı sıra turizm rehberliği de yaptığını, İnceleme dışı sanık ... aşamalarda benzer şekilde; sanıklar ... ile ...'i tanıdığını, bu kişilerin yaklaşık bir ay kadar önce birlikte mahallesinde bulunan kahvehaneye geldiklerini, bir süre sonra sanık ...'in yanlarından ayrıldığını, ardından kendi telefonu ile sanık ...'ün sanık ... ile görüşme yaptığını, bu kişilerin ağabeyi olan sanık ...'ın arkadaşı olduğunu, sanık ... ve diğer ağabeyi olan sanık ... ile aynı evde oturduklarını, diğer şahısları tanımadığını, sahte kart imali ve kullanımı ile ilgili bir bilgisi olmadığını, 0 534 * 96 21 numaralı telefonu son 3-4 aydır kullandığını, hâlihazırda bir işi olmadığını, 16.06.2010 tarihli takip tutanağında "...'ın Mirkaz isimli şahısla yaptığı görüşmede hepsi ret oldu, tekrar bilgi almaya gittiler, malzemelerin hepsi evde" ibaresinin doğru olduğunu, bu görüşmeyi ...'ün kendisine söylemesi üzerine Mirkaz isimli şahıs ile yaptığını, sanık ...'i tanımadığını, anılan şahsın sanık ... ile birlikte o tarihte evlerine geldiğini, bu kişilerin sanık ...'ın arkadaşı olduklarını, ... yerlerinden POS cihazı ayarlamadığını, sanık ...'yı tanımadığını, bu şahsa evinde kurulu bulunan hattan arayarak çağrı bırakmadığını, 767404302 numaralı iletişim tespit tutanağında yer alan görüşmede ağabeyi ...'ın o sırada yanında bulunan sanık ...'ü istemesi nedeniyle telefonu Erman'a verdiğini, 767408023 ve 767418512 numaralı iletişim tespit tutanaklarında yer alan mesajları kendi telefonundan sanık ...'ün çektiğini, 767439282 numaralı iletişim tespit tutanağında yer alan görüşmede ağabeyi sanık ... ile sanık ...'ün aralarında sahte kredi kartlarını konuştukları bir görüşme olduğunu, ancak kendisinin bu işin içinde yer almadığını, görüşmede geçen ve sanık ...'ın yanına gelip giden diğer sanık ...'in de sahte kredi kartı işi ile uğraştığını, 767441296 numaralı iletişim tespit tutanağında yer alan görüşmede de sanık ... ile diğer sanık ...'ün aralarında sahte kredi kartları konusunda bir görüşme olduğunu, kendisine ait telefondan sanık ...'a ait telefona gönderilen "MESAJ atin tlefonda soylemeyın" şeklindeki mesajı gönderenin sanık ... olduğunu, bu aşamadan sonra samimi bir şekilde ifade vermek istediğini, 16.06.2010 tarihinde 4957 Sokak, No: 47 .../... adresinde bulunan ikametlerine gelen sanıklar ..., ... ve ...'in yanlarında bir adet çanta içerisinde POS cihazı getirdiklerini, sanık ... ile sanıklar ... ve ...'in birlikte araba ile internet kafeye gittilerini, evde sanık ... ile birlikte kaldıklarını, sanık ...'ün yanında 6-7 adet kredi kartı bulunduğunu, evde yaklaşık 1,5 saat kadar kaldığını ve bu sırada kendi telefonundan sanıklar ... ve ... ile internetten mesajlaşan sanık ...'ün kartları POS'dan geçirdiğini, bu şekilde iki kere işlem yapıldığını, daha sonra sanıklar ..., ... ve ...'in birlikte eve geri geldiklerini, bir süre sonra da sanıklar ..., ... ve ...'in birlikte evden ayrıldıklarını, bu sırada sanık ...'ın da eve geldiğini, POS cihazını kendisi ve ağabeylerinin ayarlamadığını, bu cihazı sanıklar ..., . ve ...'in evlerine gelirken getirdiklerini, sanık ...'ün evlerinde POS cihazından kredi kartı çekmesi olayında sanık ...'ın "Ben seni aradığımda telefonu arkadaşa ver." demesi nedeniyle telefonunu verdiğini, söz konusu şahıslar evlerinden ayrılırken sanık ...'ün Mirkaz isimli arkadaşını sorması üzerine bu kişiyi arayıp "Şahıslar burada." dediğini, onun da "Ben de uzun süredir onları bekliyorum." dediğini, Mirkaz isimli şahsın sanıklar ..., ... ve ...'in POS'dan kredi kartı çekmeleri için ... yeri aradığını, kendisinden haber beklemelerini istediğini, .numaralı iletişim tespitinde yer alan görüşmeye ilişkin olarak hatırladığı kadarıyla ... isimli arkadaşı ile yaptığı görüşmede bu kişinin sahte kart işi yapmak istediğini ancak yapamadığını, bu kişinin de sanık ... aracılığıyla sanıklar ..., ... ve ...'e kart çekmek için ... yeri bulmak istediğini ancak bulamadığını, olay nedeniyle pişman olduğunu,İnceleme dışı sanık ... aşamalarda benzer şekilde; . Caddesi, No: 357 .../.../... adresinde bulunan... Kuyumculuk isimli ... yerini işlettiğini, bu ... yerinin baldızı olan . adına kayıtlı olduğunu, diğer şahısları ise tanımadığını, adına kayıtlı olan 0 507 * 48 58 numaralı telefon ile kimin adına kayıtlı olduğunu bilmediği 0 539 * 94 45 numaralı telefonu kullandığını, suçlamaları kabul etmediğini, sahte kredi kartı kullanmadığı gibi bu kartların kullanılması için ... yeri de ayarlamadığını, ... yerinde yabancı kartlarla da alışveriş yapıldığını, bu kartlardan şifreli olanlardan herhangi bir resmî belge istemediğini, şifresiz işlemlerde ise müşterinin imzasını, adresini aldığını, ayrıca pasaportunu ve ikamet adresini istediğini, 55 TL'nin üstü alışverişlerde fatura zorunluluğu olduğu için müşterinin adresini bu faturaya işlediğini, ... yerinde 05.05.2010 tarihinde 5471 33 8215 numaralı kredi kartı ile yapılan 4.650 TL'lik alışverişi kimin yaptığını bilmediğini, alışverişe banka onay verdiği için kendisinin de şahsın kimliğine bakıp bu satışı yaptığını, bu olayda mağdur olduğunu, suç işleme kastı bulunmadığını, bu alışverişten herhangi bir komisyon almasının söz konusu olmadığını, kartın sahte olduğunu bilmediğini, kendisine fotoğrafları gösterilen sanıklar ..., ... ve ...'i tanımadığını, İnceleme dışı sanık ... aşamalarda benzer şekilde; 901 Sokak, No: 24 .../.../... adresinde ağabeyine ait Soykan Deri isimli ... yerinde çalıştığını, sanıklar ... ve ...'i mahalleden tanıdığını, bu kişilerle birlikte ... yapmadığını, kendisine sorulan diğer şahısları tanımadığını, kredi kartı sahteciliği ve kullanımı ile ilgisinin bulunmadığını, adına kayıtlı olan 0 537 * 76 87 numaralı telefonu kullandığını, 05.05.2010 tarihinde sanık ...'in daha önceden tanımadığı bir kişi ile birlikte yanına geldiğini, sanık ...'in yanındaki kişiyi kendisi ile tanıştırdığını, bu kişinin isminin Burak olduğunu öğrendiğini, bu şahsı daha önceden görmediğini ancak sanık ...'in anlatması nedeniyle aralarında bir para alışverişi olduğunu bildiğini, bir müddet birlikte oturup çay içtiklerini, daha sonra Burak isimli şahsa telefon gelmesi üzerine bu kişinin yanlarından kalkıp gittiğini, birlikte oturdukları sırada yanlarında sanık ...'in bulunmadığını, sanık ...'yı tanımadığını, bu isimde bir kişinin kendileri ile oturmadığını, Batuhan Kuyumculuk isimli ... yerini bilmediğini, 26.04.2010 tarihinde de sanık ... ile birlikte oturmuş olabileceklerini, o sırada yanlarında sanık ...'in olup olmadığını hatırlamadığını, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi kendisinin yapmadığını, sanık..in de kendi telefonu ile görüşme yaptığını, isteyen herkese telefonunu vererek görüşme yaptırdığını, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi kendisinin yapmış olabileceğini, görüşmede geçen .isimli şahsın sanık.'in arkadaşı olması gerektiğini, bu kişiyi birkaç kez sanık ... Ergüler'in dükkânında gördüğünü, .ve .numaralı iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmeyi sanık . ile yaptığını, sanık .'in ...'e gidip borç para alacağını, ayrıca yine görüşmede geçen ... ... isimli şahsın ... Çarşısından tanıdığı bir arkadaşı olduğunu, bu kişinin kuyumcu toptancılığı yaptığını, sabit bir ... yerinin olmadığını, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi . isimli şahısla yaptığını, sanık.'e ulaşmak için . isimli şahsı aradığını, daha öncesinde sanık.in borcuna kefil olarak senetlere imza attığı için alacaklıların kendisini sıkıştırdığını, bu nedenle de para bulması için sanık.'i sürekli aradığını,. numaralı iletişim tespit tutanağında yer alan . isimli şahsın 2-3 yıldır arkadaşı olduğunu, bu kişinin seyyar olarak ... alıp sattığını,.'in bu şahsa borcu olduğu için kendisini aradığını, . numaralı iletişim tespit tutanağında yer alan görüşmeyi .isimli şahısla yaptığını, görüşmede geçen sliplere ilişkin bilgi sahibi olmadığını, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi .isimli şahısla yaptığını, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi . isimli şahısla yaptığını, her iki görüşmenin de sanık ...'in aldığı borç para ile ilgili olduğunu, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi . isimli şahısla yaptığını ancak bu görüşmede geçen konuyu hatırlamadığını, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi sanık ... ile yaptığını, yine görüşmenin sanık ...'in aldığı borç para ile ilgili olduğunu, görüşmede geçen "Karabağlarda aynısı olduğu" sözü ile ne demek istediğini bilmediğini, sanık ... ile birlikte sahte kredi kartı ile alışveriş yapmadığını, İnceleme dışı sanık ... aşamalarda benzer şekilde; ...Takı ve Mücevherat AŞ isimli firmanın yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi olduğunu, diğer ortakların ise . ., . ve . isimli şahıslar olduğunu, bahse konu ... yerinde peşin veya kredi kartı ile alışveriş yapıldığını, ... yerinde yaklaşık 30-40 civarında sabit ve mobil POS makinesi bulunduğunu, bu makinelerin personeline zimmetli olmadığını, bu sebeple ... yerinde bulunan POS makinelerinin herhangi bir çalışanı tarafından kullanılabileceğini, kendisine sorulan kişileri tanımadığını, kredi kartı sahteciliği, imali ve kullanımı ile ilgili suçlamayı kabul etmediğini, şirket adına kayıtlı olan 0 532 * 61 62 numaralı telefonu kullandığını, ayrıca 0 506 * 05 07 numaralı hattı da kullandığını, 5471 33 0634 numaralı kredi kartı ile ... yerine ait POS makinesinden çekilmiş ve bankadan onay almış 25.04.2010 tarihli 3.400 TL'lik, yine 5471 33 1491 numaralı kredi kartı ile 26.04.2010 tarihli 4.155 TL'lik alışverişin sahte kredi kartı ile yapıldığını kolluk görevlilerinden öğrendiğini, 26.04.2010 tarihli 46298 fatura numaralı işlem ile yapılan 4.155 TL'lik alışverişe ait banka POS makinesinin terminal numarasının PS 3077139 olduğunu, ayrıca 25.04.2010 tarihli 46296 fatura numaralı 3.400 TL'lik işlemin terminal numarasının PS 307139 olduğunu, bu işleme ilişkin fatura sureti ve imzalı POS makinesi çıktısını görevlilere teslim ettiğini, yurt dışı kredi kartlarında çipli sistem yani şifreli kredi kartı olmadığı için hâlen eski sistemdeki gibi kredi kartı sliplerine imza aldıklarını, yine 5471 33 8342, 5471 33 8115, 5471 33 6291 numaralı yabancı kredi kartları ile 4 adet ret veren işleme ilişkin bilgi sahibi olmadığını, zira bu işlemleri personellerinin yaptığını, şirketlerinde yoğun bir şekilde alışveriş yapıldığını, suça konu 4.155 ve 3.400 TL'lik alışverişlerin şirketlerinde yapılan sıradan alışverişler olduğunu, Finansbank Fuar Şubesinden şirketin muhasebe bölümünün aranması üzerine onay veren iki adet alışveriş hakkında kart sahibinin itiraz edebileceğini, bu nedenle de hesaplarına 10.000 TL bloke konulduğunu öğrendiklerini, kendisine sorulan Yücel Kaskat isimli şahsı tanımadığını, yine ... ilinde faaliyet gösteren ... Kuyumculuk isimli ... yerini bilmediğini, İnceleme dışı sanık Erhan Bestel aşamalarda benzer şekilde; sanık ... ile ... Semtinde bulunan Yurdakul Mobilya isimli ... yerinde yan yana çalıştıklarını, sanık ... ile yaptıkları sohbetlerde bu kişinin kredi kartı sahteciliği yaptığını kendisine söylediğini, o dönemlerde bu kişinin kendisinden telefonunu alıp eşi ve arkadaşları ile görüşüp mesaj attığını, bu kişinin yapmış olduğu telefon görüşmelerinde "Usta" şeklinde hitap ettiği kişiden malzeme alacağını söylediğini, bu görüşmeden anladığı kadarı ile malzeme diye kredi kartlarını kastettiğini, ...'dan bu malzemeleri getirdiğini duyduğunu ancak görmediğini, ayrıca bu kartlar ile harcamalar yaptı ise de bilgisi olmadığını, sanık ...'in kendisine çok borcu olduğunu söylediğini, ayrıca kredi kartları ile harcama yapabileceği bir yer olup olmadığını sorduğunu, sanık ...'e yardımcı olmak istese de kendisini ... olarak kullanmasından korktuğu için olmadığını, sadece bilgisayar ihtiyacı nedeniyle evinin yakınındaki bilgisayarcıya yönlendirdiğini, bunun dışında bir bilgisi olmadığını, sanık ...'in yanına isimlerini bilmediği, resimleri kendisine gösterilen sanıklar ... ve ... isimli şahısların da geldiklerini, birlikte muhabbet ettiklerini, sanık ...'in diğer sanıklar ... ve ...'e kredi kartı vereceğini söylediğini, sanık ...'yı ismen tanıdığını, bu kişinin ... ilinde oturduğunu bildiğini, sanık ...'in bu kişiye "Usta" şeklinde hitap ettiğini, sanık ...'in diğer sanık ...'dan borç istediğini, sanık ...'ın akrabası olduğunu, bildiği kadarıyla bu kişinin sanık ...'i tanımadığını, sanık ...'ın "Delphi" isimli ... yerinde çalıştığını, sanıklar ... ve ...'ü diğer sanık ...'in yanına gelip giderken gördüğünü, kredi kartı imali ve yasa dışı olarak bilgileri ele geçen kartlar ile ilgisi olmadığını, kimseye kredi kartı kullanılması için aracılık etmediğini ve kullandırmadığını, 0 554 * 80 71 numaralı telefonu kullandığını, Yurdakul Büro Mobilya isimli ... yerinde işçi olarak çalıştığını,.isimli ... yerinde kullanılan suça konu yabancı bankaya ait kredi kartı ile ilgili bilgisi olmadığını, 725110814 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi kendisinin yaptığını, görüştüğü kişinin kim olduğunu bilmediğini, bu kişiyi bilgisayarcı olarak bildiğini, bu kişi ile sanık ...'i görüştürmek istemesindeki sebebin sanık ...'nin bilgisayar toplayacak olması olduğunu, ancak sanık ...'in söz konusu bilgisayarcıya gitmediğini, 701820675 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin kendisi tarafından yapıldığını, bu görüşmede sanık ...'in kendisinden modem istediğini, 724465613 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin kendisine ait olmadığını, bu tarihte ... yerinde çalıştığını, telefonunu sanık ...'in almış olabileceğini, bu görüşmeyi kimin yaptığını bilmediğini, sanık ...'ın diğer sanık ...'in "Abi" veya "Cücü" şeklinde hitap ettiği kişi olduğunu, Yusuf Eke isimli şahsın bilgisayarcı olduğunu, bu kişinin ayrıca telefon satış işi yaptığını, suçlamayı kabul etmediğini, kredi kartı imali ve kullanımı aşamasına hiçbir şekilde aracılık etmediğini, bu işlemlerden fayda sağlamadığını, İnceleme dışı sanık Yücel Kaskat aşamalarda benzer şekilde; Üçyol semtinde 190 numaralı pasaj içinde telefon, aksesuar ve kontör işi yaptığını, kendisine sorulan kişileri tanımadığını, kredi kartı sahteciliği olayı ile ilgisi bulunmadığını, iki yıl önce ...'dan geldiğini, 1 yıldır da bahse konu ... yerini işlettiğini, Gültekin Satan adına kayıtlı olan 0 538 * 77 11 numaralı telefonu kullandığını, ... yerinde ise eski kiracı olan Şahimde Köylüoğlu adına kayıtlı olan 0 232 * 54 48 numaralı telefonu kullandığını, olay tarihine kadar hiç yurt dışı sahte kredi kartı kullanmadığını, bu kartların kullanılması için ... yeri ayarlamadığını, ... yerinde Bankasya ve Vakıflar Bankasına ait 2 adet POS cihazı bulunduğunu, her iki cihazın da yurt dışı kullanımlara kapalı olduğunu, 2010 yılı Şubat ayında bir müşterinin gelerek 20 TL'lik kontör almak istediğini, kredi kartını POS cihazından geçtiğini, işlem yapmadığını, bunun üzerine bankayı aradığını, banka yetkilisinin POS cihazının yurt dışı kartlara kapalı olduğunu söylediğini, bu nedenle işlemi gerçekleştiremediğini, bu işlemi yapan kişinin yabancı olduğunu, hangi ülkeden olduğunu bilmediğini, 25.04.2010 tarihinde ... yerinde 5471 33 0634 numaralı kredi kartı ile 900 ve 3.400 TL'lik işlemlere ilişkin olarak sanık ...'i tanımadığını, söz konusu işlemleri hatırladığını, belirtilen tarihte uzun boylu saçları hafif sarı olup ortadan ayıran bir kişinin 3 veya 4 adet, toplam değeri 3.400 TL civarında olan telefonu alacağını söyleyip kredi kartı verdiğini, TEB'e ait POS cihazından bu kartı geçtiğini, ancak işlemin onaylanmadığını, bankayı aradığını, banka görevlisinin POS cihazının yurt dışı işlemlere kapalı olduğunu söylediğini, bu nedenle işlemi yapamadığını, bu kişinin kendisine yabancı ülkeye ait bir kredi kartı verdiğini, bu kişiden kimlik istediğini ancak ibraz edemediğini, 25.04.2010 günü saat 14.08'de yapılan ikinci çekim işleminde ise bu kişiye "Bankayı arayayım, sen bir dolaş gel." dediğini, bu kişinin bir süre sonra yine geldiğini ve 900 TL'lik ikinci işlemi yaptıklarını ancak yine işlem onaylanmadığı için telefon satamadığını, 725110814 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin kendisine ait olmadığını, inceleme dışı sanık Erhan Bestel'i tanımadığını, komşularının da telefonunu kullanmış olabileceklerini, suçlamaları kabul etmediğini,İnceleme dışı sanık Mahmut...aşamalarda benzer şekilde; kendisine sorulan kişileri tanımadığını, kredi kartı sahteciliği olayı ile ilgisinin bulunmadığını, 0 538 * 38 80 numaraları telefonu kullandığını, adına kayıtlı...Turizm isimli ... yeri dışında...Büfe isimli ... yerinin de bulunduğunu, Akyol Turizm'de otobüs bileti satışı, ... kiralama ve sigorta acenteliği yaptığını, 17.05.2010 tarihinde...Turizm isimli ... yerinde kullanılan 5471 33 8263 ve 5471 33 8941 numaralı kredi kartlarına ilişkin olarak daha önceden tanımadığı, müşteri olarak dükkanına gelen 3 kişinin aylık olarak iki adet oto kiralamak istediklerini, otoların fiyatı olarak aylık 4.500 TL'ye anlaştıklarını, ilk önce ilk otonun fiyatını 4.200 TL'ye anlaştıklarını, bu miktarı POS cihazından çektiğini, ardından kendisine verilen diğer kredi kartından ikinci otonun ücreti olan 4.440 TL'yi çektiğini ancak bu işlemin onay vermediğini, tekrar 4.450 TL'lik çekim yaptığını ancak onun da onaylanmadığını, ilk çekmiş olduğu otonun ücreti ödendiği için Hyundai Grand marka olan minibüsü teslim ettiğini, iki gün sonra Fortis Gaziemir Şubesinden arandığını, yurt dışı sahte kredi kartı ile alışveriş yapıldığı belirtilip ve slip fotokopisi istendiğini, kendisinin de bankaya giderek slip fotokopisini teslim ettiğini ve işlemin iptal edilmesini istediğini, minibüsü verdiği şahıslara telefon ederek teslim etmelerini söylediğini, bahse konu minibüsü görenlerin haber vermesi üzerine bulunduğu yere giderek teslim aldığını, bu sırada içinde kredi kartı ile alışveriş yapanların bulunmadığını, başka şahısların olduğunu, 743291856 ve 743296413 numaralı iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmeleri hatırlamadığını,İnceleme dışı sanık ... ... aşamalarda benzer şekilde; ... ili, ... ilçesinde ... Kuyumculuk isimli ... yerini tek başına işlettiğini, kendisine sorulan şahısları tanımadığını, soruşturma konusu sahte kredi kartı olayı ile ilgisinin bulunmadığını, 0 538 * 66 55 numaralı hattı kullandığını, ... yerinde 5 ayrı bankaya ait POS cihazı bulunduğunu, yapılan alışverişler karşılığında çipli kartlardan şifre ile diğer kartlardan da kimlik kontrolü yapılıp imza karşılığında işlem yaptığını, kendisine fotoğrafı gösterilen sanık ...'yı daha önce görmediğini, bu kişi ile hatırladığı kadarıyla alışveriş yapmadığını, 01.03.2010 ve 01.04.2010 tarihlerinde 5471 33 6581 ve 5471 33 8342 numaralı kredi kartları ile ... yerinde yapılan alışverişlere ilişkin olarak 01.03.2010 tarihli 3.250 TL'lik alışverişten 1 veya 2 gün sonra ...'tan arandığını, banka görevlisinin bu işlem hakkında kendisinden bilgi aldığını, yapılan alışveriş hakkında tanzim edilen fatura ve çekilen kartın POS cihazı çıktısını yani slibi bankaya göndermesinin istediğini, bunun üzerine bu işlemin fotokopilerini bankaya gönderdiğini, bu paranın hesabına ertesi günü geçtiğini, banka görevlilerine bu işlem hakkında daha sonra bir soru sormadığını, 01.04.2010 tarihli 950 TL'lik alışverişi kimin ile yaptığını bilmediğini, ancak emniyetteki kayıtlara göre bu alışverişin yurt dışı kredi kartı ile yapıldığının göründüğü, bu işlemin bir gün sonra hesabına geçmemesi üzerine banka görevlilerini aradığını, yurt dışı kartın 40 gün sonra hesabına geçeceğini, bu işlemin prosedürünün bu olduğunu öğrendiğini, daha önceki tarihlerde 350 TL civarında yaptığı bir alışverişte de banka görevlilerinin yine aynı şeyleri söylediklerini, bu paranın hesabına geçip geçmediğini hatırlayamadığını, her iki alışverişte 14 ayar ürün satmış olabileceğini, 01.04.2010 tarihinde aynı yurt dışı kredi kartı ile önce 3.550 TL'lik işlem yapılmak istendiğinde ret verilmesinden 5 dakika sonra aynı kart ile onay veren 950 TL'lik bir işlem daha yapılmasının nedeninin müşterinin ilk aldığı ürünü bırakıp daha ucuz bir ürün satın almasından kaynaklandığını, ...Takı isimli ... yerini bilmediğini, o ... yerinde yurt dışı sahte kredi kartı ile ilgili yapılan işlem hakkında bilgi sahibi olmadığını, yapılan işlemlerin miktarları normal olduğu için şüphelenmediğini, sanık ...'nın kullandığını öğrendiği 0 532 * 54 84 numaralı telefondan kendisinin kullandığı 0 538 * 66 55 numaralı telefonu neden birçok kez çaldırdığını bilmediğini, telefon numarasının kartvizitinde yer alması nedeniyle müşterilerinin kendisini aradıklarını, ancak sanık ...'yı tanımadığını,İnceleme dışı sanık .aşamalarda benzer şekilde; ... Optik isimli ... yerini işlettiğini, sanık ...'i eşinin babasının kiracısı olması nedeniyle tanıdığını, diğer şahısları tanımadığını, ... yerinde beş bankaya ait POS cihazı bulunduğunu, arkadaşı olan ancak soyadını hatırlamadığı ... isimli şahıs adına kayıtlı olan 0 555 * 91 54 numaralı telefonu kullandığını, ... yerinde sahte kredi kartı kullanmadığını ya da bu kartların kullanılması için ... yeri ayarlamadığını, ... Optik isimli ... yerinde 31.05.2010 tarihinde 4540 73 1950 ve 4540 73 1985 numaralı kredi kartlarının kullanılması olayına ilişkin olarak söz konusu işlemleri kendisinin yapmadığını, o tarihte eşinin hasta olması nedeniyle ... Çukurova Devlet Hastanesine götürdüğünü, randevu saatinin 17.00 olduğunu, hastaneye gittiğinde ... yerini komşu esnaf arkadaşlarına bıraktığını, bu kişilerin ... yerine gidip alışveriş yapmış olabileceklerini ayrıca ... yerinde 4.200 TL'lik gözlük bulunmadığını, 4540 73 1950 numaralı kredi kartının aynı gün sanık ...'in ... yerinde kullanılması olayına ilişkin olarak bu kişi ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını,İfade etmişlerdir.Sanık ... kollukta; 1991 yılından beri sigortacılık yaptığını, adresini verdiği ... yerinin faal olarak çalışmadığını, kendisine ait portföyünün başka bir firma tarafından yürütüldüğünü, o firmadan aldığı komisyon ile geçimini sağladığını, sanık ...'i tanıdığını, ...'e gittiği zamanlarda birlikte oturup çay, kahve içtiklerini, bu kişiye borç para verdiğini, bu borç nedeniyle sanık ...'in kendisine 1.000-2.000 TL civarında ödeme yaptığını, geri kalan borcu hâlen ödemediğini, sanık ...'nın kuzeni olduğunu, ...'da yaşadığını, manav ve pazar işi ile uğraştığını, sanık ...'ı tanıdığını, bu kişinin ... ilinde oturduğunu, bu kişiye 9.000 TL civarında borcu bulunduğunu, ...'da bulunan üç adet gayrimenkulünü bu kişinin satmaya çalıştığını, buna karşılık ondan borç para aldığını, kendisine sorulan diğer isimlerini tanımadığını, üzerine kayıtlı bir malı bulunmadığını, ... İçen isimli şahsa olan borcundan dolayı başkasının üzerine kayıtlı bir tapuyu bu borcuna karşılık söz konusu şahsa devrettirdiğini, ... İçgelen isimli bir şahsa da yine borcundan dolayı başkasının adına olan iki adet taşınmazı satması için vekâlet verdiğini, bankaya olan borcundan dolayı üstüne kayıtlı mal bulundurmadığını, yakalandığında cebinden 6 TL para çıktığını, atılı suçu işlemediğini, adına kayıtlı 0 532 * 54 84 numaralı hattı kullandığını, 01.01.2010 tarihinden sonra ... iline 2 ya da 3 defa gelip sanıklar ... ve ...'den para aldığını, bu kişilerle en fazla 15-20 dakika görüştüğünü, ... iline ise ... iline giderken uğradığını ve orada bulunan sanık ...'dan yol parası aldığını, sahte kredi kartı kullanmadığını veya kullanmak için ... yeri ayarlamadığını, 05.05.2010 tarihinde... Kuyumculuk'ta yabancı bankaya ait 5471 33 8215 numaralı kredi ile yapılan 4.650 TL'lik işlemle ilgili bilgisi bulunmadığını, 05.05.2010 tarihinde ... iline sanık ...'in kendisine olan borcu nedeniyle gittiğini, bu kişinin borcunu ödeyememesi nedeniyle de daha sonra yanından ayrıldığını, 0 534 * 71 98 numaralı hattın kendisine ait olmadığını, bu telefonla yapılan görüşmelere ilişkin ses analizinin yapılmasını istediğini, 13.03.2010 tarihinde sanık ...'in kendisini otogardan alıp ...'da bulunan sanık ...'nın yanına götürdüğünü, bu kişinin kendisine para vereceğini söylediğini ancak bir gün önce ağabeyinin kayınpederine para vermesi nedeniyle kendisine ödeme yapamadığını, yapacak bir şey olmadığından oradan ayrıldığını, ardından sanık ...'in kendisini havaalanına gidebileceği bir yol üzerinde bıraktığını, oradan havaalanına geçerek ...'a gittiğini, ...Takı ve Mücevherat isimli ... yerinde 19.04.2010-16.05.2010 tarihleri arasında kullanılan kredi kartları ile ilgisinin bulunmadığını, ... Döviz isimli ... yerinde 25.04.2010 tarihinde kullanılan kart ile ilgili bilgisinin olmadığını, 16.05.2010 tarihinde sanıklar ... ve ... ile ... ilinde görüştüğünü ancak her şahıs ile ayrı ayrı görüştüğünü, 20.03.2010 tarihinde sanık ...'in ...'ya yanına gelme nedenini bilmediğini, 25.04.2010 tarihinde Yücel Kaskat isimli ... yerinde kullanılan kredi kartı ile ilgisinin olmadığını, ... Döviz isimli ... yerinde 26.04.2010 tarihinde kullanılan kredi kartı ile ilgisinin bulunmadığını, sanık ...'nın Barto Ekonomik ... Pazarı isimli ... yerinde 28.01.2010-28.02.2010 tarihleri arasında kullanılan yabancı bankaya ait kredi kartları ile ilgili bilgisinin bulunmadığını, ... iline gelme sebebinin sanıklar ... ve ...'dan alacağı bulunması olduğunu, 11.02.2010 tarihinde ... Kuyumculuk isimli ... yerinin yetkilisi olan inceleme dışı sanık ... Yuvauç'a çağrı bırakmasının nedeninin kendi telefonu aranmış ise kimin aradığını öğrenmek için olabileceğini, söz konusu ... yerinde kullanılan kredi kartları ile bir ilgisinin olmadığını, 06.05.2010 tarihinde kendisine para gönderen sanıklar ... ve ...'ü tanımadığını, bu kişilerin sanık ...'in kendisine olan borcu nedeniyle para yatırmış olabileceklerini, ... Elketronik isimli ... yerinde 05.05.2010-13.05.2010 tarihleri arasında kullanılan kredi kartları ile ilgisinin bulunmadığını, 06.05.2010 tarihinde sanık ... tarafından kendisine gönderilen parayı bu kişiden borç olarak aldığını, 666962491 ve 666962487 numaralı iletişim tespit tutanaklarının ... kiralama şirketinde bulunan 3 adet aracının icra yoluyla satışına ilişkin bir görüşme olduğunu, 672014795 numaralı iletişim tespit tutanağının kuzeni ...nın kendisinden borç para istemesine ilişkin bir görüşme olduğunu, 680640336 numaralı iletişim tespit tutanağında sanık ...'in sanık ...'ın kredi kartından çektiği paraya ilişkin kendisinden borç istediğini, 681222576 numaralı iletişim tespit tutanağında kuzenine verdiği toplam 8.000 TL'den kendisine yaptığı 200 TL ödemeye ilişkin olduğunu, 681226537 numaralı iletişim tespit tutanağında kuzeni ...nın kendisine yapacağı ödemeye ilişkin kız kardeşinin hesap numarasını verdiğini, 681296616, 681272549 numaralı iletişim tespit tutanaklarında kuzeni ...nın kendisine yapacağı 200 TL'lik ödemeye ilişkin görüştüğünü, 682615625, 692197185, 706568072, 709322122, 720740021, 724975993, 725135758, 725781041, 736731850, 738471215, 742053309, 742053308, 748376102, 748376103, 759094467 numaralı iletişim ve mesaj tespit tutanaklarındaki görüşmeleri hatırlamadığını, 682907987 numaralı iletişim tespit tutanağında Cengiz Karlı isimli arkadaşının ...'da açtığı bara misafir olarak gitmek için görüştüğünü, 694907937, 696915765, 697677666, 69767797, 697682841, 697909995, 698255826, 698255825, 702118491, 704343393, numaralı iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmeleri yapmadığını, 705015165, 705015578 numaralı mesaj tespit tutanaklarında yer alan mesajların webmoney hesap açabilmek amacıyla kendisine gelen onay kodları olduğunu, 715581577 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin sanık ...'ın kredi çektiğine ve kendisine para göndereceğine ilişkin olduğunu, 716994547 numaralı iletişim tespit tutanağında sanık ...'in "Cücü" şeklinde hitap ettiği kişinin sanık ...'in arkadaşı olduğunu ancak kendisinin bu kişiyi tanımadığını, 745832304 numaralı iletişim tespit tutanağının sanık ...'ın kız arkadaşı ile ettiği kavgaya ilişkin olduğunu, 758358367 numaralı iletişim tespit tutanağının ...'da satılacak ya da kredi alınacak yerin tapu fotokopisinin sanık ...'a faksla gönderilmesine ilişkin olduğunu, 763417907, 763417906 numaralı iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmenin parası kalmadığı için sanık ...'ın bilgisayarını satarak kendisine 200 TL para göndermesi ile ilgili olduğunu, 763419545 numaralı iletişim tespit tutanağında sanık ...'ın kendisine para yatırması için hesap numarası vermesine yönelik olduğunu, 774456309 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin sanık ...'nın borcuna karşılık kendisine 895 TL para göndermesine ilişkin olduğunu, 771611730 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin sanık ... ile ağabeyi Erdal Sarı arasında geçen tartışmaya ilişkin olduğunu, flash belleğinde ele geçirilen kredi kartı numaralarının webmoney adındaki sanal para sattığı yabancı uyruklu müşterilerine ait olduğunu, bu kredi kartlarını kullanmadığını, bu numaraların webmoney transferi için gerekli olduğunu, bu bilgileri başka kimseye vermediğini, bilgisayarında kayıtlı bulunan kredi kartı bilgileri ile Rus uyruklu hackerlarla kredi kartı pazarlığı yapmadığını, internet üzerinden webmoney satın almak amacıyla yabancı uyruklu şahsa para gönderdiğini, arkadaşı olan sanık ...'ın da para göndermiş olabileceğini, Mahkemede; atılı suçları işlemediğini, bu suçlarla bir ilgisi bulunmadığını, örgüt ile de bir ilgisi olmadığını, sanıklardan sadece ..., ... ve ...'ı tanıdığını, 1993'ten beri tek bir hat kullandığını, bunun da 0 532 * 54 84 numaralı Turkcell hattı olduğunu, bunun haricinde hiçbir telefon hattı kullanmadığını, emniyet güçleri tarafından yakalandığında kendisinde 2. bir cihaz bulunmadığını, ayrıca örgüt mensubu olduğu iddia edilen kişilerin kendi hesabına havale yaptıklarının iddia edildiğini ancak Finansbank'taki hesabı incelendiğinde para sirkülasyonu olmadığının görüleceğini, örneğin sanık ...'ın kendisine para gönderdiğini ancak kredi çekerek gönderdiğini, bunu kendisinin de belgeleyeceğini, amcasının oğlu olan sanık ...'nın 1.000 TL'ye yakın bir para gönderdiğini, 2007 yılında kuzenine para göndermesi nedeniyle onun da bunun bedeli olarak bu parayı gönderdiğini, sanık ...'in kendisine 1.500 TL gönderdiğinin doğru olduğunu ancak bu sanığın kendisine 9.000 TL borcu bulunduğunu, bu parayı tanımadığı bir arkadaşına verip kendi hesabına yatırttığını, telefon görüşmesi de yapmadığını, örgüt lideri olmadığını, ...'da ikamet ettiğini, ...'da sigortacılık yaptığını,Sanık ... 14.07.2010 tarihinde kollukta; sanık ... ile ... Cezaevinde birlikte kaldıklarını, sanık ... ile eşine ait olan aracı satarken tanıştıklarını, sanık ... ile ... ilçesinde bulunan . isimli ... yerinde beraber çalıştıklarını, inceleme dışı sanık.'i ... ilçesinde Yurdakul Mobilya isimli ... yerinde beraber çalışırken tanıdığını, sanık ...'ın, .in kuzeni olduğunu, sanık ...'i gitmiş olduğu toplantıdan dolayı tanıdığını, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., inceleme dışı sanıklar ... ..., ..., ..., ...,., ., ..., ... ... ile tanık .ı tanımadığını, kredi kartı sahteciliği imali ve kullanımı olayı ile ilgili bir ilgisinin bulunmadığını, yapılan aramalarda kendisine ait hiçbir suç unsurunun ele geçirilmediğini, 0 506 * 49 91 numaralı hattın adına kayıtlı olduğunu, ... plaka sayılı otonun eşine ait bulunduğunu, yurt dışı sahte kredi kartı kullanmadığı gibi kullanılması için ... yeri de ayarlamadığını, sanık ...'nın 05.05.2010 tarihinde ... iline gelerek kendisi ile buluştuğunu, birlikte ...'na çay içmeye gittiklerini, sanık ...'nın daha sonra işi olması nedeniyle yanından ayrıldığını, kendisinin de ...'nda ... yeri bulunan sanık ...'in yanına uğradığını, kendisi ile buluştukları iddia edilen inceleme dışı sanık ... ile sanıklar ... ve ...'i ise tanımadığını, o gün kredi kartı kullanmadıklarını, Batuhan Kuyumculuk isimli ... yerini bilmediğini, bu ... yerinden yurt dışı kredi kartı ile bir alışveriş yapmadığı gibi aracılık da yapmadığını, 0 534 * 38 49 numaralı telefonu kullanmadığını, sanık ... ile görüştüğünü ancak bu kişi ile sahte kredi kartı ile ilgili bir ... yapmadığını, ...Takı Mücevher isimli ... yerini bilmediğini, bu ... yerinden herhangi bir çekim işlemine aracılık etmediğini, sanık ...'ı tanımadığını ve 16.05.2010 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen buluşmayı hatırlamadığını, sanıklar ..., ... ve ... ile inceleme dışı sanık ...'ı tanımadığını, 16.06.2010 tarihinde bu şahıslarla buluştuğunu hatırlamadığını, 20.03.2010 tarihinde ... iline gitmediğini, sanık.ın evine çay içmek amacıyla ara sıra gittiğini, 23.05.2010 tarihinde sanık ... ile buluşmadığını, bu şahsı tanımadığını, yabancı bankalara ait sahte kredi kartlarını kullanmadığını, kendisine okunan ..., . ., ..., . . ., ., . ., ., .,. ., . ., ., ., . ., . .. .. . ., ., ., ., ., . . ., ., ., ., . ., ., ., . ., ., . ., ., . .,. .,.., . . ., .,.,., . ., ., ., . numaralı iletişim tespit ve mesaj tespit tutanaklarındaki görüşmeleri aradan zaman geçtiği için hatırlamadığını, .,., ., .., ., ., . .., ., ., . ., ., ., ., ., ., ., .., . ., ., . ., ., ., ., ., ., .., ., ., ., ., ., ., .. . . numaralı iletişim tespit ve mesaj tespit tutanaklarındaki görüşmeleri kendisinin yapmadığını, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi kendisinin yaptığını, ., . ., ., ., . ., . numaralı iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmelerin ... satışı ile ilgili olduğunu, ., . numaralı iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmelerin sanık ...'in ağabeyi ile ilgili olduğunu, kendisi ile ilgisinin bulunmadığını, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin sanık ...'nın kendisini çay içmeye götürmesi ile ilgili olduğunu,Mahkemede; atılı suçları işlemediğini, örgüt mensubu olmadığını, sanıklardan sadece ..., ... ve Cengiz Sarı ile inceleme dışı sanık Erhan Bestel'i tanıdığını, evinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanılmadığını, çalıştığı yer ile ikametgahının belli olduğunu, ... yerinde sigortalı olarak asgari ücretle çalıştığını, olaydan dolayı mağdur olduğunu, Sanık ... kollukta; sanık ...'yı cezaevinden tanıdığını, diğer şahısları tanımadığını, soruşturma konusu sahte kredi kartı üretme ve kullanma suçu ile ilgisinin bulunmadığını, 0 532 * 20 66 ve 0 531 * 53 38 numaralı hatları kullandığını, ev telefonunun 0 224 * 78 41, ... telefonunun ise 0 224 * 16 38 olduğunu, 2010 yılı Haziran ayına kadar elektronik eşya üzerine 2. el alım satım yapan ... yeri bulunduğunu, bu ... yerinde kimlik kontrolü yaptıktan sonra yabancı kartlarla POS cihazından çekim yaptığını, Andy Löwe isimli bir yabancı müşterisinin kartı ile yapılan alışveriş karşılığı çekim yaptığını, bu kişinin kimlik fotokopisini istemesine karşın tur operatörleri tarafından uyarılması nedeniyle alamadığını, bu nedenle sadece bu kartın ön yüzünde bulunan numara ile son kullanma tarihini alabildiğini, sanık ... ile arkadaşlık ilişkisi çerçevesinde görüştüğünü, üniversite öğrencisi olan ... Asgin isimli şahsın komşusu olduğunu, bu şahsın evinde ...'de ev arayan sanık ... ile birlikte misafir olarak kaldığını, yine sanık ...'nın zor durumda olduğunu belirtmesi nedeniyle kendisine çeşitli tarihlerde borç olarak para gönderdiğini, 05.05.2010-13.05.2010 tarihleri arasında ... Elektronik isimli ... yerinde yabancı bankalara ait kredi kartları ile yapılan alışverişlerin gerçek alışverişler olduğunu, bu alışverişleri kart hamillerinin kimliklerine bakarak teyit ettikten sonra yaptığını, 715581577 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin sanık ...'nın kendisinden istediği borç paraya ilişkin olduğunu, 715585039 numaralı mesaj tespit tutanağında yer alan hesap numarasının sanık ...'ya ait olması gerektiğini, 738143679 numaralı iletişim tespit tutanağında ... yerinde yabancı kartla yapılan işleme ilişkin olarak Yapı ve Kredi Bankası görevlisi ile yapmış olduğu görüşme olduğunu, bu görüşme sonrasında söz konusu alışverişe ilişkin fatura ve slibi bankaya verdiğini, 739721126 numaralı iletişim tespit tutanağında yer alan görüşmede Yapı ve Kredi Bankası görevlisinin ... yerine gelmek istediğini ancak kurulumda olması nedeniyle gelemediğini, amacının banka görevlisinin oyalamak olmadığını, . isimli kişinin muhasebecisi olduğunu, 740358442 numaralı iletişim tespit tutanağında yer alan görüşmeyi hatırladığını, bu görüşmede geçen Hariri isimli ...vatandaşının ... yerinden elektronik malzeme aldığını ancak işlemin gerçekleşmediğini, ardından bu kişinin ev telefonundan kendisini aradığını ve evine gelip ödeme yapmak istediğini söylediğini, daha sonra evine geldiğini, bu kişinin kartını alıp POS cihazından geçirdiğini ancak işlemin onaylanmadığını, .numaralı iletişim tespit tutanağında yapılan görüşmede Fortisbank görevlisinin kendisinden POS makinesini iade etmesini istediğini, bu makineyi daha sonra iade ettiğini, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin kız arkadaşı olan. isimli kişiden 200 TL civarında borç para alıp sanık ...'ya göndermesine ilişkin olduğunu, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin sanık ...'nın kendisine ait taşınmazı satması için tapu fotokopisini faks ile göndermesine ilişkin olduğunu, . ve . numaralı iletişim tespit tutanaklarında yer alan görüşmenin sanık ...'nın kendisinden 230 TL borç para istemesi ve bu parayı göndermesine ilişkin olduğunu, evinde yapılan aramada ele geçirilen not kağıtları üzerinde bulunan yurt dışı bankalara ait kart numaralarının hepsinin müşterilerinin gerçek kredi kartları üzerinde yer alan numaralar olduğunu, bu numaraları güvenlik amacıyla aldığını,. isimli şahsa internet üzerinden alışveriş yapmak ve poker çipi almak için para gönderdiğini, evinde ele geçirilen POS makineleri ile sahte karttan çekim işlemi yapmadığını, yabancı bankalara ait gerçek kartlarla çekim yaptığını, Mahkemede; sanıklardan sadece ...'yı tanıdığını ve bu kişinin arkadaşı olduğunu, ayrıca sulh ceza mahkemesinde sorgu sırasında ibraz edemediği belgeleri getirdiğini, bu belgelerin avukatı tarafından ibraz edileceğini, Sanık ... kollukta; sanık ...'yı kuzeni olması nedeniyle tanıdığını, bu kişi ile bir yıldan fazla süredir görüşmediğini, diğer kişileri tanımadığını, sahte kredi kartı imali ve kullanımı suçlamasını kabul etmediğini, yaklaşık 8-9 aydır yeğeni olan Işıl Bakır ile birlikte 0 539 * 20 31 numaralı telefonu kullandığını, Barto Ekonomik Pazar isimli ... yeri bulunduğunu, ancak bu ... yerini yaklaşık 3 ay kadar önce kapattığını, bu ... yerinde sebze-meyve sattığını, bu ... yerinin günlük cirosunun ortalama 300 TL olduğunu, takip tutanağında belirtildiği gibi 13.03.2010 tarihinde sanıklar ... ve ...'in gelmediklerini, o tarihte ne ... yerinde ne de başka ... yerlerinde sahte kredi kartı kullanmadığını, 28.02.2010 tarihinde sanıklar ... ve ...'in yanına gelmediklerini, onlarla görüşmediğini, 28.02.2010 tarihinde ... yerinde daha önceden görmediği ve tanımadığı biri Türk diğeri yabancı olan iki erkek şahsın toptan sebze-meyve alışveriş yaptıklarını, karşılığında POS cihazından 3.155 TL'lik çekim yaptığını, ancak işlemin reddedildiğini, bunun üzerine malı teslim etmediğini, bu kişilerin "Nakit alıp geleceğiz." diyerek ... yerinden ayrıldıklarını, ancak bir daha da gelmediklerini, 28.01.2010 tarihinde yine daha önceden tanımadığı biri Türk diğeri yabancı olan iki erkek şahsın sebze-meyve alışverişi yaptıklarını, karşılığında POS cihazından 75 TL'lik çekim yaptığını, 02.02.2010 tarihinde biri Türk diğeri yabancı olan iki erkek şahsın toptan sebze-meyve alışverişi yaptıklarını, karşılığında POS cihazından 2.875 TL'lik çekim yaptığını, bu işlemin onaylanması nedeniyle malı teslim ettiğini, bu kişilerin beyaz renkli, markası ve modelini bilmediği bir otoya bindiklerini, aynı gün yapılan 3.425 TL'lik toptan sebze-meyve alışverişini biri Türk diğeri yabancı olan iki erkek şahsın yaptığını, karşılığında POS cihazından 3.425 TL çektiğini ancak işlemin onaylanmaması nedeniyle malı teslim etmediğini, onaylanan alışverişler ile ilgili olarak banka hesabına ödeme yapıldığını, ... yerinde 28.02.2010 tarihinde kullanılan 5471 33 6581 numaralı yurt dışı kredi kartının bir gün sonra 01.03.2010 tarihinde, inceleme dışı sanık ... ...'a ait olup ... ilinde bulunan ... Kuyumculuk isimli ... yerinde de kullanılması olayı ile ilgili bilgisinin olmadığını, bu şahsı tanımadığını, . . ..numaralı iletişim tespit tutanaklarında yer alan görüşmeleri hatırlamadığını, . . ., . . numaralı iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmelerin ... satımı ile ilgili olduğunu, . numaralı iletişim tespit tutanağında yer alan görüşmede banka görevlisinin yabancı kartlarla yapılan alıverişlere ilişkin slip istediğini, niye istediğini bilmediğini, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin sanık ...'dan aldığı borç parayı daha sonra göndermesine ilişkin olduğunu, Mahkemede; iddianamede yazılı suçları işlemediğini, sanıklardan ...'nın amcasının oğlu olduğunu, diğer sanıkları tanımadığını, 5714/1. Sokak, .../... adresinde manavcılık yaptığını, yabancı şahısların 4 gün içinde kendisinden 2 kez alışveriş yaptıklarını, bu süre zarfında kartlarda problem olsaydı bankanın kendisini arayıp uyarabileceğini, ancak bunun yapılmadığını, 25 yıldır aynı yerde ikamet ettiğini, esnaf olduğunu, buna ilişkin belgelerini ibraz etmek istediğini,Sanık ... kollukta; inceleme dışı sanık ... ile sanık ...'ın kardeşleri olduğunu, kendisine sorulan diğer kişileri tanımadığını, atılı suçlamaları kabul etmediğini, adına kayıtlı olan 0 535 * 86 98 numaralı hattın 1 yıldır kapalı olduğunu, arkadaşı adına kayıtlı olan 0 507 * 79 28 numaralı telefonu kullandığını, sanıklar ... ve ...'ü tanımadığını, bu kişilerle buluşmadığını, 0 232 * 19 09 numaralı hattın annesi adına kayıtlı olduğunu, bu telefondan sanık ...'nın kullandığı 0 532 * 54 84 numaralı hatta çağrı bırakmadığını, kendisine okunan. . . . ., ., ., ., . ., ., ., . . . numaralı mesaj ve iletişim tespit tutanakları ile ilgili bilgisi olmadığını,.numaralı görüşmede geçen İbrahim isimli şahsı tanımadığını, .isimli şahsın ise kardeşi olduğunu, ., . numaralı iletişim tespit tutanaklarında yer alan görüşmeleri hatırlamadığını, bu görüşmelerdeki ... isimli kişinin mahallede mobilyacılık yapan bir şahıs olduğunu, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi kendisinin yapmadığını, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi kendisinin yaptığını, ... isimli şahsın yanına başlıkları dikmek için gittiğini,., ., ., . numaralı iletişim tespit tutanaklarında yer alan görüşmeleri hatırlamadığını, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi kendisinin yaptığını, bu görüşmede yer alan ... isimli şahsın tekstil işinden tanıdığı bir arkadaşı olduğunu, ...'in soy ismini bilmediğini, bu kişinin ... ilçesinde HSBC Bank'ın bulunduğu sokaktaki ... yerinin çalışanı olduğunu, görüşmede ...olarak belirtilen kişinin de ... yeri çalışanı olduğunu, kendisinin diktirdiği bayan kıyafetlerine ilişkin "Kredi kartı ile ödeme yapsak olur mu?" dediğini, kart sahibinin kim olduğunu bilmediğini, ancak bunu soran kişinin aracı olduğunu, kendisinin de ...isimli şahsa POS cihazının yurtdışı kullanıma açık olup olmadığını sorduğunu, daha sonra da görüşemediğini, müşterinin güvenilir gelmediğini,.umaralı iletişim tespit tutanağında yer alan ... isimli kişinin tekstil işinde çalışan bir arkadaşı olduğunu, bu kişinin çalıştığı ... yerinin ismini bilmediğini, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin kendisine ait olduğunu, bu görüşmede yer alan ... isimli kişinin ... Organize Sanayi Bölgesinde bulunan . Teks. Konf. isimli ... yerinin sahibi olduğunu, bu kişiye fason ... yaptıracağını, müşterinin de ödemeyi kredi kartı ile yapacağını, kredi kartının yabancı bankaya ait olduğunu, bu kişinin Yapı ve Kredi Bankası, Fortisbank ve ...'a ait POS cihazlarını kullanmak istediğini ...'e söyleyip "Bu bankalardan POS cihazı alırsan müşteri devamlı buradan mal alırız diyor." dediğini, ...'in daha sonra bu bankalardan POS cihazı alıp almadığını bilmediğini, müşteri sağlam gelmeyince kendisinin de bir daha ne oluğunu sormadığını,.numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin kendisine ait olduğunu, Mürsel isimli uyanık bir arkadaşını yurt dışı kartlar hakkında bilgi almak amacıyla aradığını, kendisinden kopya olduğunu düşündüğü bir kart ile alışveriş yapmaya çalıştıkları için aradığını, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede yer alan ... isimli şahsın arkadaşı olduğunu, tekstil işi yaptığını, bu görüşmenin ... isimli kişinin mal üretemediği için sıkışık olması ile ilgili bir görüşme olduğunu,. numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin mal üretip satamadıkları için ekonomik sıkıntı çektiklerine ilişkin olduğunu, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede aracı müşterinin yabancı banka kartı ile çekim yapabileceği bir yer olup olmadığını sorduğunu, kendisinin ise bu kartların kopya kart olabileceğini düşünerek alışveriş yapmadığını, kardeşi olan ...'ın ödemeleri kredi kartı ile yapmak isteyen yabacı müşterilere mal satıp satamayacaklarını sorduğunu, bunun üzerine yabancı kartlar ile ödeme alabilecek ... yerlerini araştırdığını, müşterinin kredi kartının kendi adına olmadığını öğrenince de vazgeçtiğini, suçlamaları kabul etmediğini,Mahkemede; kolluk ifadesini aynen tekrar ettiğini, ekleyecek bir husus olmadığını, kardeşleri dışında isimleri geçen diğer kişileri tanımadığını,Sanık ... kollukta; sanık ...'i 2-2,5 aydır tanıdığını, kendisi ile halihazırda cezaevinde bulunan İlhan Güven isimli şahıs vasıtası ile tanıştığını, sanık ...'in kendisine bulacağı ... yerlerinden sahte kredi kartları ile POS makinesinden yapılacak çekimler karşılığında %10-20 oranında pay vereceklerini söylediğini, bu şahıs ile aynı anda sanıklar ..., ... ve ... ile de tanıştığını, bu şahısların da aynı işi yaptıklarını, inceleme dışı sanık ...un mahalleden tanıdığı bir esnaf olduğunu, bu kişinin şehirlerarası bilet satışı yapan ... yeri bulunduğunu, sanık ...'ın ağabeyi, diğer sanık ...'ın ise küçük kardeşi olduğunu, diğer şahısları tanımadığını, sanıklar ... ve ... ile tanıştıktan sonra bu şahısların kendisine bulacağı ... yerlerinden sahte kredi kartı ile yapılacak olan POS işlemlerinden yüzde üzerinden komisyon vereceklerini söylediklerini, bunun üzerine yaklaşık 15-20 gün boyunca birçok ... yerini dolaştığını, bu ... yerlerinden birçoğunun olmadığını, birçoğunun da çekilecek olan kartın %70'ini istemeleri nedeniyle kabul etmedikleri, ... isimli arkadaşının kendisine ... yeri bulduğunu, bu ... yerini nerede olduğunu bilmediğini ancak ... yerinin ismini bilmediği elemanının seyyar POS makinesi getirdiğini, söz konusu yere sanıklar ... ve ... ile birlikte gittiklerini, POS'tan kredi kartını çektiğini, işlemin ret verdiğini, bunun üzerine ...'den ayrılıp geri geldiklerini, ayrıca ... merkezinde adreslerini bilmediği ... yerlerinden yaptıkları POS işlemlerinin tamamının ret ile sonuçlandığını, bu nedenle çekim işlemi yapamadıklarını, 0 539 * 16 97 numaralı hattın kendisi tarafından kullanıldığını, yine kardeşleri olan sanıklar ... ve ...'ın telefonlarını da kullandığını, ancak bu telefonların numaralarını hatırlamadığını, 16.06.2010 tarihinde sanıklar ... ve ...'ün evlerine geldiklerini, yanlarında getirdikleri l veya 2 adet POS makinesini evde bulunan 0 232 * 19 09 numaralı hatta bağladıklarını, sanıklar ... ve ...'ün kendilerinde bulunan birçok yabancı kartı bu POS cihazlarından geçirdiklerini ancak hepsinin ret verdiğini, bunun üzerine aralarında tartıştıklarını, ardından söz konusu şahısların POS makinelerini alıp gittiklerini, bir ara sanık ... ile internet kafeye gittiklerini, orada sanık ...'in internet üzerinden yabancı bir şahıstan kart numaraları aldığını ve bilgilere göre evde tekrar denediklerini ancak yine ret verdiğini, daha sonra evden ayrılıp gittiklerini, evlerinde bulunan 0 232 * 19 09 numaralı telefondan muhtemelen sanık ...'in diğer sanık ...'ya çağrı bırakmış olabileceğini,. numaralı iletişim tespit tutanağında yer alan .isimli şahsın gerçek adını bilmediğini, mahalledeki bu kişinin kendisine ait mobilya dükkanı bulunduğunu, ağabeyi ile birlikte çalıştığını, bir ara bu kişiye kart ile çekim işlemi yapmak için POS makinesi lazım olduğunu söylediğini, bunun üzerine bu olaylardan haberi olduğunu ancak onun bu işler ile ilgisi bulunmadığını, bu kişi ile tahmin ettiği kadarıyla söz konusu görüşmeyi kardeşi olan inceleme dışı sanık ...'ın yaptığını, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin Mirkaz isimli şahsın kart çekimi için yer ayarlamaya çalıştığına ancak ayarlayamadığına, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin Mirkaz'ın ... yeri bulduğuna ancak kartlar boş çıkınca bu yere gitmediklerine ilişkin olduğunu, .numaralı mesaj tespit tutanağında yer alan mesajı o sırada kendi telefonunu kullanan sanık ...'in, inceleme dışı sanık ...'ın telefonunu kullanan sanık ...'e gönderdiğini,. numaralı mesaj tespit tutanağının POS makinesinin ret vermesi nedeniyle durumu sanık ...'ün diğer sanık ...'e bildirmesine ilişkin olduğunu, . numaralı mesaj tespit tutanağının telefonda konuşulmaması gerektiğine ilişkin bir uyarıya ilişkin olduğunu, . numaralı mesaj tespit tutanağındaki mesajın sonu 3910 ile biten karttan 3.950 TL çekilmesi gerektiğine ilişkin sanık ... tarafından diğer sanık ... Bilgin'e gönderilen bir mesaj olduğunu, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeye ilişkin olarak ilk başlarda sanık ... ve ...'in birlikte kart işi yaptıklarını, aralarında anlaşamamaları üzerine sanık ...'in kendisini aradığını, sanık ... ile görüşmek istediğini, ancak sanık ...'in görüşmek istemediğini, ., ., .. ., ., . numaralı iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmeleri hatırlamadığını,.numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin kart çekimi ile ilgili olarak sanık ...'le yaptığı görüşme olduğunu.numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede yer alan Mahmut isimli şahsa da bir ara kart işi yaptıklarını söylediğini, bu kişinin ...'da kartları kullanabilecekleri ... yeri bulduğunu ancak diğer kişilerin kabul etmemeleri nedeniyle bu işin gerçekleşmediğini, Mahmut isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede .isimli şahsın yanına giderek ... yeri ayarlamaya çalışacaklarını, ancak ... yerini sahibinin kabul etmemesi nedeniyle vazgeçtiklerini, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede sanık ...'in ... yeri bulmak için ertesi gün eve geleceklerini, yapılan işlemler sonucunda ya POS cihazının kapalı olması ya da ret vermesi nedeniyle para çekemediklerini, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede sanık ...'in aldığı yeni telefon hattını kendisine söylediğini, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede kart işine girdiğini öğrenen mahalleden tanıdığı açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği . isimli arkadaşının kendisi ve sanık ... ile irtibat kurup ... yeri ayarlayıp kart çekim işlemi yapacaklarını ancak çekim işlemi yapılamadığını bildiğini, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede kartların daha önce başkaları tarafından kullanılıp içlerinin boşatılması nedeniyle sanık ...'in bulduğu kartlardan bir an önce çekim yapmak için acele ettiklerine ilişkin bir görüşme olduğunu, Mahkemede; kolluk ifadesini aynen tekrar ettiğini, ekleyecek bir husus olmadığını, kardeşleri ile sanık ... dışında isimleri geçen diğer kişileri tanımadığını, Sanık ... kollukta; .simli ... yerinde 12 yıldır çalıştığını, kendisine sorulan sanık ...'i tanıdığını, kuzeni olan inceleme dışı sanık . ile bu kişinin aynı ... yerinde birlikte çalıştıklarını, sanık ...'i mahalleden tanıdığını, bu kişi ile birlikte ... yapmadıklarını, sanık ...'in de bu kişinin ağabeyi olduğunu, kredi kartı sahteciliği olayı ile ilgisinin bulunmadığını, adına kayıtlı bulunan 0 535 * 48 62 numaralı telefonu kullandığını, boş zamanlarında uydu montaj işi yaptığını, buna ilişkin bir ... yeri bulunmadığını, sanık ...'yı tanımadığını, 26.04.2010 tarihinde ...'nda diğer sanık ... ile buluşmadığını, uydu işi için belki ... Mahallesine gitmiş olabileceklerini, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin internet ortamında oyun oynamak için sanık ... ile buluşmasına ilişkin olduğunu, yoksa bu kişi ile fiziken buluşmadığını, ., . . ., ..numaralı iletişim tespit tutanaklarında yer alan görüşmeleri hatırlamadığını, 25.04.2010 tarihinde sanıklar ... ve ... ile buluşup ...Takı isimli ... yerinden 5471 33 0634 numaralı kredi kartı ile alışveriş yapmadığını, yine aynı ... yerinde 19.04.2010-16.05.2010 tarihleri arasında yabancı kartlarla yapılan alışverişlerle ilgisinin bulunmadığını, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmenin sanık ...'in eskiden uydu işi yapması nedeniyle kendisine yardıma gelmesi ile ilgili bir görüşme olduğunu, ., . numaralı iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmeleri sanık ... ile internet üzerinden oynadıkları oyun ile ilgili olarak yaptığını, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi sanık ... ile yaptığını, bu kişinin kendisine borcu olduğunu, kalan borcun ne kadar olduğunu konuştuklarını, Mahkemede; iddianamede yazılı suçlarla bir ilgisinin bulunmadığını, sanıklardan ..., ..., ... ve inceleme dışı sanık .i tanıdığını, diğer sanıkları tanımadığını, suçlamayı kabul etmediğini,Sanık ... kollukta; kardeşi olan sanık ... ile birlikte ...'nda çanta işi yaptıklarını, sanık ...'ı mahalleden tanıdığını ancak son 3 yıldır görüşmediklerini, sanık ...'ün kardeşi olan sanık ...'in arkadaşı olduğunu, inceleme dışı sanık ...'nın ... yerlerinin bulunduğu sokaktaki deri mağazasında çalıştığını, diğer şahısları ise tanımadığını, adına kayıtlı olan 0 507 * 18 45, 0 554 * 09 67, 0 532 * 15 83, 0 532 * 75 49 numaralı hatlar ile kapalı vaziyette olan ancak numarasını hatırlamadığı bir hat daha bulunduğunu, 532 ile başlayan hatların kapalı olduğunu, 0 507 * 18 45 numaralı hattı 5 aydır kendisinin kullandığını, 0 554 * 09 67 numaralı telefonu ise 2,5-3 aydır sanık ...'in kullandığını, sanık ...'yı tanımadığını, sanık ...'i ise bir defa gördüğünü, bu şahsı Kızlarağası Hanı'nın önünde yanında sanık ... ve tanımadığı bir kişi daha bulunduğu hâlde çay ocağı gibi bir yerde çay içerken gördüğünü, yanlarına oturmadığını, selamlaşıp yanlarından ayrıldığını, bir süre sonra dükkana gelen sanık ...'e "Yanında oturduğun şahıslar kimdir?" diye sorduğunu, kardeşinin de "Ona borcum var." dediğini, bu olay dışında sanık ...'i bir daha görmediğini, bu görüşme esnasında oturanlar arasında inceleme dışı sanık ... ile sanık ...'ün bulunmadığını, Batuhan Kuyumculuk isimli ... yerinde kullanılan yabancı bankaya ait kredi kartı ile ilgili bilgisi bulunmadığını, sanıklar ... ile ...'nın birbirlerine gönderdikleri mesajlar hakkında bilgisi olmadığını, 31.05.2010 tarihinde eniştesi .'in kardeşi .'in vefat ettiğini, kendisinin de o esnada .larda cenaze taziyesinde bulunduğunu, bu sırada sanıklar ... ile ...'ün yanına geldiklerini, bir süre sonra sanıklar ... ile ...'ün cenaze yerinden ayrıldıklarını, daha sonra nereye gittiklerini bilmediğini, sanıklar ... ile ...'ün aynı gün ...ilçesine gittiklerinden haberi olmadığını, ., ., ., . numaralı iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmeleri kendisinin yapmadığını, sanık ...'in bazı zamanlarda kendi telefonunu kullandığını, ...ilçesinde bulunan, sanık ...'in...isimli ... yeri ile inceleme dışı sanık ... .nın ... Optik isimli ... yerinde yabancı bankalara ait kredi kartları ile 31.05.2010 tarihinde yapılan alışverişlere ilişkin bilgi sahibi olmadığını, . iletişim tespit numaralı görüşmeyi kendisinin yaptığını, bu görüşmede yer alan ...isimli şahsı birkaç kez gördüğünü, ne ... yaptığını bilmediğini, kardeşi olan ...'in "Abi bir şey olursa beni bu numaradan ara" diyerek ...isimli şahsın numarasını verdiği için o numaralı aradığını, 751713873 numaralı iletişim tespit tutanağında yer alan görüşmeyi kendisinin yaptığını ve mahallelerindeki kahvehanenin sahibi ... isimli şahsa olan borcuna ilişkin bir görüşme olduğunu, yine görüşmede geçen "." dan kastının bu isimli birahane olduğunu, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi ...isimli şahısla yaptığını, kardeşine ulaşmak için aradığını, .ın da .k isimli şahsın yanında olduğunu söylediğini, o tarihlerde . isimli şahsın telefonu olmadığını, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi hatırlayamadığını, görüşmede geçen ... ... isimli kişinin bir ara eşi ile problemleri olduğunu ve bununla ilgili görüşmüş olabileceğini, bu kişiyi kardeşinin de tanıması nedeniyle onun da görüşmüş olabileceğini, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi kardeşi ile yaptığını, bir yerden para almaları gerektiğini, kendisi cenazede olduğu için sanık ...'in gitmesi gerektiğini, arayan kişilerin ...ilçesi ile bağlantılarının bulunmadığını, ., .numaralı iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmeleri inceleme dışı sanık ... ile yaptığını, bu kişinin derici olarak çalışan ağabeyinin yanında işçi olarak çalıştığını, ...'na gelen bir turistin söz konusu ... yerinden deri ceket aldığını, kendi ... yerlerinden de çanta aldığını, bu malzemeleri ...'nda ismini bilmediği bir otele teslim edeceklerini, deri ceket için 700 Euro ya da 700 TL, çanta içinde 200-250 TL bir para alınacağını, inceleme dışı sanık ...'nın söz konusu malzemelerle ...'na gittiğini, yanında da sanık ...'in bulunduğunu, oradan gelecek parayı borcuna karşılık başkalarına vereceğini, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi ...isimli şahısla yaptığını, Fuat'ın bu görüşmede sanık ...'i sorduğunu, .numaralı mesaj tespit tutanağında yer alan "He@Selckta kiler görüsmek istemiyor" şeklindeki mesajın bazen kendisinin bazen de kardeşinin kullandığı telefona geldiğini, ... ... .r isimli kişinin mahallelerinde boşta gezen birisi olduğunu, kendisinin ...ilçesine hiç gitmediğini, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi ... ... . isimli şahısla yaptığını, sanık ...'in inceleme dışı sanık ... ile ...'na ceket bırakmaya gittiklerini bildiğini, ...ilçesine uğradıklarından haberi olmadığını, . numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede geçen . isimli kişinin hâlihazırda çalıştıkları ... yerine ortak olan kişi olduğunu, ..isimli şahsın da çalıştırdıkları dükkânın sahibi olduğunu, ... isimli şahsın da ...'da çantacılık işi yapan biri olduğunu, .numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi ...isimli şahıs ile yaptığını, görüşmede geçen 200 TL'nin kardeşinin sattığı telefonun bedeline ilişkin olabileceğini, kardeşi olan sanık ... ile borç, alacak ve ... ile ilgili konularda görüştüklerini, bunun haricinde görüşmediklerini, kardeşinin sahte kredi kartı işi yaptığını bilmediğini, Mahkemede; iddianamede yazılı suçlarla bir ilgisinin bulunmadığını, sanık ...'in kardeşi olduğunu, sanıklar ... ve ... ile inceleme dışı sanık ...'yı tanıdığını, diğer sanıkları tanımadığını, suçlamayı kabul etmediğini, Sanık ... kollukta; ...ilçesinde hediyelik eşya üzerine... isimli ... yeri bulunduğunu, bu ... yerinin sahibi olan .'nin damadı olması nedeniyle inceleme dışı sanık ... ...'ı tanıdığını, bu kişinin ...ilçesinde gözlükçülük yaptığını, diğer şahısları tanımadığını,. adına kayıtlı olan 0 536 * 08 48 numaralı telefonu kullandığını, 31.05.2010 tarihinde ... yerine 3 erkek şahsın geldiğini, resimleri kendisine gösterilen ve isimlerini daha sonra öğrendiği sanıklar ..., ... ve ...'in ... yerine geldiklerini, sanık ...'in kolunda dövme olduğunu gördüğünü, bu üç kişinin kendisine toplu olarak alışveriş yapacaklarını söyleyip "Kredi kartı makinesi var mı?" diye sorduklarını, olduğunu söyleyince de ... yerinde bulunan gümüşlerden ve hediyelik eşyalardan yaklaşık 2.000-3.000 TL civarında bir alışveriş yapacaklarını belirttiklerini, malları beğendiklerini, sanık ...'in elinde bulunan yabancı bir bankaya ait kredi kartını kendisine verdiğini, meblağ yüksek ve kart da yurtdışı kartı olduğu için şüphelendiğini, kartı çektiğini, bu esnada şüphelendiğini fark etmeleri nedeniyle "Kimlik getireceğiz, kimlik araçta kalmış merak etme." dediklerini, kartı çektiğini ancak POS makinesinin "Bankanızı arayınız." diyerek olumsuz yanıt verdiğini, bunun üzerine kimliklerini istediğini ve kartı iade ettiğini, "Kimlik arabada kalmış getireyim." dedikten sonra üçünün birlikte ... yerinden çıktıklarını, aynı gün birkaç saat sonra sanık ...'in tekrar yalnız başına geldiğini, ikinci bir kart ve kimlik ibraz ettiğini, tekrar POS cihazı "Bankanızı arayın." diye uyarı verince kartı ve kimliği iade ettiğini bunun üzerine bu kişinin ... yerinden ayrıldığını, . numaralı iletişim tespit tutanağında yer alan görüşmeyi ismini bilmediği bir şahıs ile yaptığını, bu görüşmede ...ilçesinde ismini ... ... olarak bildiği işi gücü olmayan bir şahsın ... yerine geldiğini, "Abi senden mal alacaklar, bunu kart ile çekecekler, 2 liralık mal alacaklar ancak karttan 4 liralık mal alınmış gibi geçecekler." dediğini, ... ...'ye "Ne ...?" diye sorması üzerine, bu kişinin "Abi bu işler böyle." diye söylediğini, ayrıca bu şahısların ... ilinden geleceklerini, kendisinden telefon numarasını alarak karşı tarafa vereceğini söylediğini, yaklaşık 1-2 saat sonra tanımadığı bir kişi tarafından arandığını, bu kişi ile görüştükten yaklaşık 1-2 dakika sonra ... yerine ... ve Erman isimli şahısların geldiklerini, kendisine "Abi biz alacağımızı alalım ve karttan çekelim." dediklerini, kendisinin de istedikleri malları çıkarttığını, ilk etapta 1.000-1.500 TL'lik gümüş ve aksesuar seçtiklerini, kartı ... isimli şahsın vermesi üzerine POS'tan geçirdiğini, direkt ret verip "Bankanızı arayın." şeklinde uyarı verdiğini, kendisinin "Olmaz, başımıza ... mi açacağız." dediğini, ardından söz konusu şahısların ... yerinden ayrıldıklarını, aynı gün akşam saatlerinde bu sefer ..., Erman ve Burak isimli şahısların geldiklerini, inceleme dışı sanık ... ...'ın ... Optik isimli ... yerinde kurulu bulunan ...'a ait POS makinesini getirdiğini, ardından hem inceleme dışı sanık ... ...'ın hem de kendi ... yerinde bulunan POS cihazlarından üç ayrı karttan çekim işlemi yaptıklarını, ancak bu işlemlerin de ret ile sonuçlandığını, bunun üzerine "Bu ... olmaz gidin." diyerek söz konusu şahısları ... yerinden gönderdiğini, ardından da inceleme dışı sanık ... ...'ın ... yerinden ayrıldığını, 753711480, 753805526 ve 754182214 numaralı iletişim tespit tutanaklarına göre görüştüğü Onur isimli şahsı tanımadığını, bu kişi ile POS makinesinden çekim yapmak için gelip gelmeme konusunu görüştüğünü, 754339721, 754644070 numaralı iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmelerde sanık ... ile POS makinesinden çekim yapmak için gelip gelmeme konusunu görüştüğünü, 761800629 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede ...ilçesinde ." lakabı ile bilinen ... isimli şahısla görüştüğünü, daha önceki tarihlerde başarısız kart çekimleri nedeniyle huzursuzlandığını ve bu şahsa da dikkat etmesi gerektiğini söylediğini, 761925627 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi inceleme dışı sanık ... ... ile yaptığını, görüşmedeki konuyu hatırlayamadığını, İstinabe olunan Mahkemede; suçlamayı kabul etmediğini, olay tarihinde ". Hediyelik Eşya Gümüşçü" isimli ... yerini işlettiğini, isimleri okunan sanıkların hiçbirini tanımadığını, sanık ...'ı eşi nedeniyle tanıdığını, ...ilçesinin turistik bir yer olduğunu, yabancı turistlerden birinin kredi kartıyla işlem yapmaya çalışmış olabileceğini, 31.05.2010 tarihinde saat 18.29 sıralarında yapılan işlemleri ... yerinin kalabalık olması nedeniyle hatırlayamadığını, ... ... isimli kişinin altın toptancısı yanında çalıştığını, çantacı olarak tabir edildiğini, bu kişinin kendisini telefonla arayıp "Çanta satmak isteyen birileri var, senden de hediyelik eşyalar alacaklar, mal takası yapabilir misin?" dediğini, kendisinin de "Gelsinler görüşelim, çantalar hoşuma giderse neden olmasın." dediğini, telefonunu bu kişilere vereceğini söylediğini, bir iki saat sonra tanımadığı numaradan bir kişi tarafından aradığını, dükkânının yerini sormaları üzerine tarif ettiğini, kendilerini ... ve Erman olarak tanıtan söz konusu iki kişinin dükkânına geldiğini, dükkânındaki eşyalara baktıklarını, kendisinin de çantalara baktığını, onların dükkânından alacağı eşyaları beğendiklerini, pazarlığa giriştiklerini, anlaşamayınca "Kardeşim, ... yerinden gidin." dediğini, bu kişilerin ... yerinden ayrıldıklarını, ...'na gittilerini, akşam üstü tekrar ... yerine geldiklerini, "Ağabey çantalara karşılık bu mallarla takas hususunda anlaşalım." dediklerini, yine anlaşamayınca ayrılıp gittilerini, ikinci geldiklerinde kendisinin, ... Optik isimli ... yerinin sahibi olan inceleme dışı sanık ... ...'a ...'a ait POS makinesini getirtmiş olmadığını, bu POS cihazından da gelen kişilerin üç ayrı karttan işlem yapmadıklarını, bu kişileri ...ilçesinde bir kez daha gördüğünü, çanta alım satım işi yaptıkları için başka bir ... yaptıklarının aklına gelmediğini, ..., . ve .simli şahısların kendi POS makinesinde alışveriş yapmaya çalışmadıklarını,Sanık ... kollukta; . servisinde atölye sorumlusu olarak çalıştığını, gelen müşterileri karşılayıp elemanlarla ilgilendiğini, müşterilerin tahsilat işlerini yaptığını, ayrıca hesaplara ... yeri sahibinin de baktığını, ... yerinde 1 adet POS cihazı bulunduğunu, ödemeleri ... yerindeki sekreterlerin aldığını, sanık ...'i tanıdığını, bu kişinin sahte kredi kartı üretmek suçundan yaklaşık bir sene kadar cezaevinde yattığını, kendisine kredi kartı üretmek konusunda herhangi bir açıklama yapmadığını, son olarak ... ilinde duruşması olduğu için kendisinden 100 TL istediğini, nakit parası olmadığı için bu kişiye kredi kartını verdiğini, kredi kartını getirmemesi üzerine aralarında anlaşmazlık çıktığını, en sonunda kartını bu kişiden aldığını, alacağının da bankaya yatırıldığını, bir daha da bu kişi ile görüşmek istemediğini, kendisine sorulan diğer kişileri tanımadığını, soruşturma konusu sahte kredi kartı olayı ile ilgisinin bulunmadığını, adına kayıtlı 0 533 * 90 99 numaralı hattı kullandığını, bu telefonunu sınırsız hat olması nedeniyle arkadaşlarının da kullandığını, 20.03.2010 tarihinde sanık ...'in evine gelerek ... ilinde duruşması olduğunu söylediğini, bunun üzerine kendisine kredi kartını verdiğini, 21.03.2010 tarihinde evine gelme nedenini hatırlamadığını, çünkü kendisinin bu kişi ile ...'ya gitmesinden yaklaşık 1 hafta sonra görüşebildiğini, evinin anahtarlarının bu kişide de bulunması nedeniyle kendisinin evinde olmadığı bir sırada gelmiş olabileceğini, birlikte anten ve güvenlik kamerası montajı işi yaptıklarından anahtarını verdiğini, sanık ...'in dizüstü bilgisayarını siyah bir bilgisayar çantasında taşıdığını, başka çantası olduğunu bilmediğini, bu bilgisayarı da ihtiyacı olunca sattığını, 682622887 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmeyi sanık ... ile yaptığını, bu kişinin kendisini Pazar günü arayıp bir arkadaşı ile birlikte geleceğini söylediğini, geldikten sonra bilgisayarın başına geçip "İzmirnet"ten kadınlar ile mesajlaştığını, elinde herhangi bir çanta veya kredi kartı imalinde kullandığı malzemenin bulunmadığını, 701664273 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede sanık ...'den, ... iline giderken vermiş olduğu kredi kartını istediğini, onun da eve bıraktığını söylediğini ancak söylediği yerde kartı bulamadığını, en sonunda kartı ısrarlı istemesi neticesinde aldığını, kendisine olan kredi kartı borcunu da bu kişinin parça parça ödediğini, sanık ...'in zaman zaman kendi telefonunu kullandığını, bu sırada "Usta" lakaplı biri ile görüştüğünü, sanık ... ile hiç tanışmadığını, 728030809 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede sanık ...'den alacaklı olduğu parayı istediğini, bu kişinin Tepecik'te kendisini beklediğini, ardından sanık ...'i alıp Yeşilyurt'a götürdüğünü, Eşrefpaşa Lisesi önünde yanlarına sanık ...'in arkadaşının gelip bankadan para çekerek kendisine 300 TL verdiğini, 736938806 numaralı iletişim tespit tutanağındaki görüşmede sanık ...'e vermiş olduğu kredi kartının borcunu ödemesini istediğini, kalan 93 TL borcu kendisine ödemesi üzerine bu parayı bankaya ödediğini, suçlamaları kabul etmediğini, Mahkemede; iddianamede yazılı suçlarla bir ilgisinin bulunmadığını, sanıklardan ...'i tanıdığını, bu kişinin daha önceki ... yerinde çırak olduğunu, diğer sanıkları tanımadığını, Kollukta susma hakkını kullanan sanık ... tutuklanması amacıyla sevk edildiği ... (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinde; suçlamaları kabul etmediğini, toptan çanta ve saat işi yaptığını, Hisarönü'nde mağazası bulunduğunu, birçok kişiye telefon borcu olduğunu, 150.000 TL civarında borcu bulunduğunu, huzurda bulunan Av. ...'in de kendi hakkında 40.000 TL'lik icra takibi yaptığını, herhangi bir şekilde kredi kartı kullanmadığını, dükkânının yeni olması nedeniyle POS cihazı bulunmadığını, kimseye bu konuda aracılık da etmediğini, ... yerinin 1-1,5 ay kapalı kaldığını, bu sırada yine de çarşıda bulunduğunu, sanık ... ile eskiden yapılan araba yarışlarında tanıştığını, sanık ...'ün mahalleden çocukluk arkadaşı, sanık ...'in ağabeyi, diğer sanık ...'ın da eski arkadaşı olduğunu, diğer kişileri tanımadığını, sanık ...'in telefon konuşmaları ücretsiz olduğu için o hattı kullandığını, daha sonra ağabeyinin kendi adına cep telefonu hattı alıp o numarayı kullanmasını söylediğini, bir ay sonra ... yerini açtığını, suça karışmadığını, ...ilçesine çanta ve saat toptancılığı, ...'na ise mal teslimatı için gittiğini, Mahkemede; suçlamaları kabul etmediğini, örgütle bir ilgisi olmadığını, atılı suçları işlemediğini, sanıklardan ...'in ağabeyi, ... çocukluk arkadaşı olduğunu, sanıklar ... ile ...'i oto yarışlarından tanıdığını, inceleme dışı sanık ...'nın akrabası olduğunu, Kollukta susma hakkını kullanan sanık ... tutuklanması amacıyla sevk edildiği ... (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinde; evinde ele geçirilen kopyalama cihazını tekrar ilan verip satmak için internetten 1.000 TL'ye satın aldığını, 3.000 TL satış fiyatı olduğunu, suç amaçlı almadığını, sanıklardan ...'in arkadaşı olduğunu, sanık ...'i de bu kişinin ağabeyi olması nedeniyle tanıdığını, herhangi bir şekilde suç işlemediğini,Mahkemede; suçlamayı kabul etmediğini, sanıklardan ..., ... ile inceleme dışı sanık ...'yı tanıdığını, diğer sanıkları tanımadığını, Savunmuşlardır. (1) ve (2) numaralı uyuşmazlık konuları ile sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçu ve bu suça teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükümlerinin Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediklerine ilişkin uyuşmazlık konusunun birlikte değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır. 1- Örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, örgüte yardım etme, sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçu ve bu suça teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükümlerinin Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içerip içermedikleri ile anılan mahkûmiyet hükümleri bakımından adli emanette bulunan iletişim tespit tutanaklarının duruşmaya getirtilip bu tutanaklar ile dosya kapsamında yer alan teknik takip tutanaklarının duruşmada okunup bunlara karşı sanıkların savunmalarının alınıp alınmadığı ve bu bağlamda CMK'nın 209, 215 ve 217. maddelerine aykırı davranılıp davranılmadığı; Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bu amaca ulaşılmasını olanaklı kılmak için de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu delil serbestisi dolayısıyla da bu delillerin hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edileceği esasını benimsemiş, ancak duruşmanın ve delillerin doğrudan doğruyalığı ile duruşmaların sözlülüğü ilkelerinin zorunlu sonucu olarak da hâkimin kararını, ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırılabileceği diğer bir anlatımla duruşmada okunmamış ve tartışılmamış belge ve delillerin hükme esas alınamayacağını belirtilmek suretiyle de bir bakıma bu ilkeye sınırlama getirmiştir. Bu konuya ilişkin olarak CMK'nın "Duruşmada okunması zorunlu belge ve tutanaklar" başlıklı 209. maddesinin birinci fıkrası; "Naip veya istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanığa ait sorgu tutanakları, naip veya istinabe yoluyla dinlenen tanığın ifade tutanakları ile muayene ve keşif tutanakları gibi delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazılar, adlî sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı belgeler, duruşmada okunur.", şeklinde iken 24.12.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı KHK'nın 97. maddesiyle bu maddenin başlığında yer alan "okunması" ibaresi "anlatılması", birinci fıkrasında yer alan "okunur" ibaresi "anlatılır" şeklinde değiştirilmiş, daha sonra bu hüküm 08.03.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanun'un 91. maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır. "Dinleme ve okumadan sonra diyeceğin sorulması" başlıklı 215. maddesi; "Suç ortağının, tanığın veya bilirkişinin dinlenmesinden ve herhangi bir belgenin okunmasından sonra bunlara karşı bir diyecekleri olup olmadığı katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine sorulur.", "Delilleri takdir yetkisi" başlıklı 217. maddesinin birinci fıkrası ise; "Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir." şeklinde hüküm altına alınmıştır. Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinin üçüncü fıkrası; "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." şeklinde düzenlenmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Kararların gerekçeli olması" başlıklı 34. maddesinin birinci fıkrasında; "Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230. madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.", "Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230. maddesinde de; "(1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir: a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler. b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi. c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanunu'nun 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanun'un 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi. d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar. (2) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hâllerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir. (3) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hâllerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.(4) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar veya hükmün verilmesi hâlinde bunun nedenleri gerekçede gösterilir.", Hükümlerine yer verilmiş, "Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" başlıklı 232. maddesi ise; "(1) Hükmün başına, 'Türk Milleti adına' verildiği yazılır. (2) Hükmün başında; a) Hükmü veren mahkemenin adı, b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği, c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığı, Yazılır. (3) Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur. (4) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır. (5) Hâkimlerden biri hükmü imza edemeyecek hâle gelirse, bunun nedeni mahkeme başkanı veya hükümde bulunan hâkimlerin en kıdemlisi tarafından hükmün altına yazılır. (6) Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. (7) Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir.", şeklinde düzenlenmiş iken 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile anılan maddenin üçüncü fıkrasına "Hükmün gerekçesi" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve varsa karşı oy gerekçesi" ibaresi eklenmiş, beşinci fıkrası ise "Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan hâkim ölür veya herhangi bir sebeple kararı imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar. Toplu mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur." şeklinde değiştirilerek madde metni son şeklini almıştır. Buna göre, Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının karşı oy da dâhil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunlu olup hüküm; başlık, sorun, gerekçe ve sonuç (hüküm) bölümlerinden oluşmalıdır. "Başlık" bölümünde; hükmü veren mahkemenin adı, mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının, zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, varsa vekilinin ve kanuni temsilcisinin adı ve soyadı, sanığın açık kimliği ile varsa müdafisinin adı ve soyadı, beraat kararı dışında suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile hâlen tutuklu olup olmadığı belirtilmeli, "sorun" bölümünde; iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ortaya konulmalı, "gerekçe" kısmında; mevcut deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra, hükme esas alınan ve reddedilen deliller belirlenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ üzerinde durularak, niçin bu sonuca ulaşıldığı anlatılmak suretiyle hukuki nitelendirmeye yer verilmeli ve sonuç bölümünde açıklanan uygulamaların dayanaklarına değinilmeli, "sonuç (hüküm)" kısmında ise CMK’nın 230 ve 232. maddeleri uyarınca aynı Kanun'un 223. maddesine göre verilen kararın ne olduğu, TCK’nın 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre uygulanan kanun maddeleri ve hükmolunan ceza miktarı, yine aynı Kanun'un 53 ve devamı maddelerine göre, mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbiri, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanaklar, kanun yollarına başvurma ve tazminat talep etme imkânının bulunup bulunmadığı, kanun yoluna başvurma mümkün ise kanun yolunun ne olduğu, şekli, süresi ve mercisi tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir. Uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi açısından mahkeme kararlarının "gerekçe" bölümü üzerinde ayrıca durulması gerekmektedir.CMK'nın 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçe bölümünde, suç oluşturduğu kabul edilen fiilin gösterilmesi, nitelendirilmesi ve sonuç (hüküm) bölümünde yer alan uygulamaların dayanaklarının gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya muhtevasına uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçe bölümünde hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da geçerli, yeterli ve kanuni olması gerekmektedir. Kanuni, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime imkân sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır.Ayrıca, hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi, CMK'nın 289/1-9 ve CMUK'nın 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 308/7. maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık hâllerinden birini oluşturacaktır. Diğer taraftan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM); bir yargılamada hak ve özgürlüklerin gerçek anlamda korunabilmesi için davaya bakan mahkemelerin, tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi olduğunu belirtmektedir (Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000, § 33.). AİHM; mahkemelerin davaya yaklaşma yönteminin, başvurucuların iddialarına yanıt vermekten ve temel şikâyetlerini incelemekten kaçınmaya neden olduğunu tespit ettiği durumları, davanın hakkaniyete uygun bir biçimde incelenme hakkı yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin ihlali olarak nitelendirmektedir (Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007, §§ 84, 85.). AİHM ayrıca, derece mahkemelerinin, kararların yapısı ve içeriği ile ilgili olarak özellikle delillerin kabulü ve değerlendirilmesinde geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu pek çok kararında yinelemiştir (... Mechelen ve diğerleri/Hollanda, B. No: 21363/93, 21364/93, 21427/93 ve 22056/93, 23/4/1997, § 50; Barbera Messegue ve Jabardo/İspanya, B. No: 10590/83, 6/12/1988, § 68.). Bu bağlamda, temel hak ve özgürlüklerin ihlali sonucunu doğuracak derecede ve keyfî olmadıkça belirli bir kanıt türünün (tanık beyanı, bilirkişi raporu veya uzman mütalaası) kabul edilebilir olup olmadığına, değerlendirme şekline veya aslında başvurucunun suçlu olup olmadığına karar vermenin ilk derece mahkemelerinin görevi olduğunu vurgulamaktadır (Garcia Ruiz/İspanya, B. No: 30544/96, 21/1/1996, § 28; S.N./İsveç, B. No: 34209/96, 2/7/2002, § 44.). Bunun yanı sıra AİHM; derece mahkemelerinin kendilerine sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda olmamakla birlikte somut davanın özelliğine göre esas sorunları incelemiş olduğunun, açık ya da zımni anlaşılabilir bir şekilde gerekçeli kararında yer almasına önem vermektedir (Boldea/Romanya, B. No: 19997/02, 15/2/2007, § 30; Hiro Balani/İspanya, B. No: 18064/91, 9/12/1994, § 27.). Zira mahkemelerin, tarafların temyiz hakkını kullanabilmeleri için gerekli olan "kararlarını hukuken geçerli hangi temele dayandırdıklarını yeterince açıklama" yükümlülüğü altında bulunduklarını belirtmektedir (..., B. No: 12945/87, 16/12/1992, § 33.). Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamakta; tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda, kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gerekli olmaktadır (... ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34.). Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde, davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yanıt verilmesi gerekir (... ve diğerleri, § 35.). Aksi bir tutumla mahkemenin, davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında "ilgili ve yeterli bir yanıt" vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddiaların cevapsız bırakılmış olması hak ihlaline neden olabilecektir (... ve diğerleri, § 39.). Nitekim Anayasa Mahkemesinin 25.05.2017 tarihli ve 11798 sayılı kararında da aynı hususlar vurgulanmıştır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konularına ilişkin yapılan değerlendirmede; Yerel Mahkemece "Suç tarihinde sanık ...'nın kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacı ile örgüt kurduğu ve örgütün yöneticisi olduğu, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın ise suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye oldukları, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile ele geçirilen ... ve gereçler bakımından amaç suçları işlemeye elverişli oldukları ve bu suret ile sanık ...'nın örgüt yöneticisi olma, diğer sanıkların ise örgüt üyesi olma suçunu işledikleri, iddia, savunma, iletişim tespit tutanakları, ele geçirilen elektronik cihazlar, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından sanıkların iddianamede yazılı işbu müsnet suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmaları cihetine gidilmiştir." şeklindeki gerekçeyle sanık ... hakkında örgüt kurma ve yönetme, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında örgüte üye olma, sanık ... hakkında ise örgüte yardım etme suçlarından; "Suç tarihinde sanık ...'nın, 5471 33 6581 (... A.S. Bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve iki kez kullanmak suçunu işlediği, 5491 57 0596 (Bancolombıa S.A.Bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5550 00 8863 (...bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 3611 (PBS Internatıonal A/S ... bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 4775 (PBS Internatıonal A/S ... Bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 4882 (PBS Internatıonal A/S ... bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5326 12 6117 (...Ltd. ...bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 1508 (... bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 3900 (... bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 4163 (... bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8215 (... A.S. Bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8342 (... bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve iki kez kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8115 (... bankasına ait) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 6291 (...) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 1491 (...) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 0634 (...) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve iki kez kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8263 (...) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 4540 73 1950 (...) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve iki kez kullanmak suçunu işlediği, 4540 73 1985 (...) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 4484 48 0907 seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8941 (...) seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği sabit ise de işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet verdiği ve bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılması gerektiği anlaşıldığından ve sahte olarak üretilen ve kullanılan kredi kartı birden fazla ise de TCK'nın 44. maddesi nazara alınarak zincirleme suç hükümleri gereğince müsnet suçları işlediği, iddia, savunma, ekspertiz raporu, tutanaklar, iletişim tespit tutanakları, ele geçirilen elektronik cihazlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup sanık ...'nın müsnet zincirleme biçimde sahte kredi kartlarını üretmek ve kullanmak suçundan dolayı cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Suç tarihinde sanık ...'in, 5471 33 6581 (... A.S. Bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5491 57 0596 (Bancolombıa S.A.Bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5550 00 8863 (...bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8215 (... A.S. Bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8342 (... bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8115 (... bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 6291 (...) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 1491 (...) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 0634 (...) seri numaralı sahte kredi kartını iki kez kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8263 (...) seri numaralı sahte kredi kartını imal edip kullanmak suçunu işlediği, 4540 73 1950 (...) seri numaralı sahte kredi kartını imal edip iki kez kullanmak suçunu işlediği, 4540 73 1985 (...) seri numaralı sahte kredi kartını imal edip kullanmak suçunu işlediği, 4484 48 0907 seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8941 (...) seri numaralı sahte kredi kartını imal edip kullanmak suçunu işlediği sabit ise de işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet verdiği ve bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılması gerektiği anlaşıldığından ve sahte olarak üretilen ve kullanılan kredi kartı birden fazla ise de TCK'nın 44. maddesi nazara alınarak zincirleme suç hükümleri gereğince müsnet suçları işlediği, iddia, savunma, ekspertiz raporu, tutanaklar, iletişim tespit tutanakları, ele geçirilen elektronik cihazlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup sanık ...'in müsnet zincirleme biçimde sahte kredi kartlarını üretmek ve kullanmak suçundan dolayı cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Suç tarihinde sanık ...’nın, 5471 33 6581 (... A.S. Bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5491 57 0596 (Bancolombıa S.A. Bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5550 00 8863 (...bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, Suç tarihinde sanık ...'ın 5471 33 8342 (... bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8115 (... bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 6291 (...) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 1491 (...) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 0634 (...)seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, Suç tarihinde sanık ...’in 5471 33 8215 (... A.S. Bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8263 (...) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 4540 73 1950 (...) seri numaralı sahte kredi kartını iki kez kullanmak suçunu işlediği, 4540 73 1985 (...) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 4484 48 0907 seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8941 (...) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, Suç tarihinde sanık ...’ün 5471 33 8215 (... A.S. Bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8263 (...) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 4540 73 1950 (...) seri numaralı sahte kredi kartını iki kez kullanmak suçunu işlediği, 4540 73 1985 (...) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 4484 48 0907 seri numaralı kredi kartını sahte olarak üretmek ve kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 8941 (...) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, Suç tarihinde sanık ...’ın, 5471 33 3611 (... A/S ... bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 4775 (... A/S ... Bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 4882 (... A/S ... bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5326 12 6117 (...Ltd. ...bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 1508 (... bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 3900 (... bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, 5471 33 4163 (... bankasına ait) seri numaralı sahte kredi kartını kullanmak suçunu işlediği, Suç tarihinde sanık ...’in, Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği gibi ... yerinde iki farklı yabancı bankaya ait 4540...1950 ve 4484....0907 numaralı kartlarla işlem yaptığı, ancak dosya kapsamına göre her iki kartla yapılan işlemlerin reddedilmesi nedeniyle herhangi bir yarar elde edemediği anlaşıldığından ve TCK'nın 245/3. maddesi kapsamında zincirleme biçimde değerlendirilen eylemlerinin zincirleme şekilde teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından sanığın bu şekilde cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'nın bir fiil ile birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet verdikleri ve bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılmaları gerektiği anlaşıldığından ve sahte olarak kullanılan kredi kartı birden fazla ise de TCK'nın 44. maddesi nazara alınarak zincirleme suç hükümleri gereğince işlem yapılması gerektiği tespit edildiğinden ve bu husus iddia, savunma, ekspertiz raporu, tutanaklar, iletişim tespit tutanakları, ele geçirilen elektronik cihazlar ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından bu sanıklar zincirleme sahte kredi kartlarını kullanmak suçundan dolayı ayrı ayrı cezalandırılmaları cihetine gidilmiştir." şeklindeki gerekçeyle de sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan, sanık ... hakkında ise sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçuna teşebbüsten mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, 08.10.2010 tarihli oturumda hazır bulunan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve müdafileri ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'a dosya arasında mevcut tutanaklar, belgeler, ekspertiz raporları, iletişim tespit tutanakları ile diğer tüm tutanak, belgeler ve cevabi yazı olarak gelen belgelerin okunduğu belirtildikten sonra hazır bulunan sanıklar ve müdafilere okunan belgelere karşı diyeceklerinin sorulması üzerine aleyhe hususları kabul etmediklerini ifade ettikleri, 08.11.2010 tarihli oturumda hazır bulunan sanıklar ... ve ...'a dosya arasında mevcut tüm tutanak ve belgelerin okunduğu belirtildikten sonra hazır bulunan sanıklara okunan bu belgelere karşı diyeceklerinin sorulması üzerine aleyhe hususları kabul etmediklerini beyan ettikleri, sanık ...'e istinabe olunan ...Asliye Ceza Mahkemesince 29.09.2010 tarihinde alınan ifadesi sırasında ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/584 esas sayılı talimatı ve eklerinin okunduğu belirtilmiş ise de bahse konu talimat ekinde ise sadece iddianamenin yer aldığı, ... 13. Asliye Ceza Mahkemesince 19.03.2012 tarih ve 584-288 sayı ile adli emanetin 2010/8631 sırasında kayıtlı olan güvenlik kamera görüntülerinin bulunduğu 5 adet CD ile 2010/8779 sıra numarasında kayıtlı olan 41 adet zarf içerisinde olduğu belirtilen 33 adet CD ve 10 adet DVD'nin, 18 adet zarf içerisinde olduğu belirtilen 18 adet CD'nin, 18 adet zarf içerisinde olduğu belirtilen 343 adet 354 sayfa iletişim tespit tutanaklarının, kapalı zarf içerisinde olduğu bildirilen gizli izleme görüntülerinin bulunduğu 1 adet CD'nin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği, ... 13. Asliye Ceza Mahkemesince 01.04.2016 tarih ve 197 sayı ile adli emanetin 2010/8779 ve 2010/8631 sırasında kayıtlı bulunan emanet eşyalarının incelenmek üzere gönderilmesinin istenmesi üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2016 tarihli ve 2010/8779 sayılı yazısında anılan emanet eşyalarının incelenmek üzere gönderilmesi istenilmiş ise de söz konusu emanet eşyalarının 14.05.2015 tarihinde dosyada delil olarak saklanmak üzere ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/584 esas sayılı dosyasına gönderildiğinin belirtildiği, dosya içinde ise bahse konu emanet eşyalarının bulunmadığı anlaşılan olayda;08.10.2010 ve 08.11.2010 tarihli oturumlarda diğer tüm tutanak ve belgelerin okunduğunun belirtilmesi nedeniyle dosya kapsamında yer alan teknik takip tutanaklarının sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a okunduğu kabul edilebilirse de istinabe olunan Mahkemeye gönderilen talimat evrakı ekinde sadece iddianamenin yer alması nedeniyle sanık ... bakımından teknik takip tutanaklarının anılan sanığa okunduğundan, yine söz konusu oturumların yapıldığı tarihlerde adli emanette bulunduğu anlaşılan ve hükme esas alınan iletişim tespit tutanaklarının da sanıklar ile müdafilere okunduğundan bahsedilemeyeceği, bu anlamda tüm sanıklar bakımından iletişim tespiti tutanakları ile sanık ... bakımından teknik takip tutanaklarının ilgili kısımlarının uygulama tarihi itibarıyla sanıklara okunarak bunlara ilişkin savunmaları alınmayıp CMK’nın 209, 215 ve 217. maddelerine aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı, ayrıca Yerel Mahkemece hükümlere esas alınan delillerin genel olarak bir bütün hâlinde sayılmasına karşın özellikle hangi iletişimin tespiti tutanakları ile teknik takip tutanaklarının hükme esas alındığının belirtilmediği, bu tutanakların sanıkların üzerlerine atılı suçlar ile ilişkilendirilip tartışılmadığı, delillerle sonuç arasındaki bağın ne olduğunun ve niçin bu sonuca varıldığının gösterilmediği gibi sanık ... hakkında sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçuna teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükmüne esas alınan delillerin nelerden ibaret olduğunun da belirtilmediği, bu nedenle CMK’nın 230. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi," düzenlemesine muhalefet edildiği, dolayısıyla direnme kararına konu bu hükümlerin, Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde kanuni ve yeterli gerekçeyi de içermediği kabul edilmelidir.2- Sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçu ve bu suça teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin olarak sanıklar hakkında eksik araştırma ile karar verilip verilmediği;01.03.2006 tarihli ve 26095 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 3. maddesinde, banka kartının; "mevduat hesabı veya özel cari hesapların kullanımı dahil bankacılık hizmetlerinden yararlanmayı sağlayan kartı”, kredi kartının; "nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasını", kart hamilinin; "banka kartı veya kredi kartı hizmetlerinden yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi" ifade ettiği belirtilmiştir. Banka kartının mülkiyet hakkı bankaya, kullanım hakkı ise kart hamiline aittir. Banka kartına sahip olabilmek için, kart hamilinin öncelikle bankada bir mevduat hesabının veya özel cari hesabının bulunması gerekli olup bu kart, kart hamilinin ATM üzerinden kendi hesabına ulaşmasını, hesabından para çekmesini, havale ve diğer bankacılık işlemlerini yapmasını sağlamaktadır. Kredi kartı ise bankalar ve kart çıkarmaya yetkili kuruluşların müşterilerine belirli limitler dahilinde açtıkları krediler ile nakit kullanmaksızın mal veya hizmet alımı veya nakit kredi çekme olanağı sağlamak için verdikleri ödeme aracıdır.765 sayılı TCK’da karşılığı bulunmayan “Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 245. maddesi;"1- Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne surette olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır. 2- Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde iken, 08.07.2005 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle; "(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (4) Birinci fıkrada yer alan suçun; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz." şeklinde değiştirilmiş, 19.12.2006 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle de; "(5) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır." fıkrası eklenmek suretiyle madde son hâlini almıştır. TCK'nın 245. maddesinin gerekçesinde; “Madde, banka veya kredi kartlarının hukuka aykırı olarak kullanılması suretiyle bankaların veya kredi sahiplerinin zarara sokulmasını, bu yolla çıkar sağlanmasını önlemek ve failleri cezalandırmak amacıyla kaleme alınmıştır...” denilmek suretiyle, bu suçun Kanun'a konulmasının amacı (ratio legis) açıklanmıştır. 5377 sayılı Kanun'un 27. maddesinin gerekçesinde ise "başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek üretilen sahte banka veya kredi kartlarının ticari amaçlı olarak piyasaya sürülmesi karşısında, bu fiilleri yaptırıma bağlamak amacıyla..." şeklindeki açıklama ile ikinci fıkranın maddeye eklendiği vurgulanmış olup kanun koyucu sahte kartların üretilmesi ve dolaşıma girmesine yönelik eylemleri de suç hâline getirip ayrıca cezalandırmak istemiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasında düzenlenen suçun oluşabilmesi için; a- Başkasına ait banka veya kredi kartının her ne suretle olursa olsun ele geçirilmesi veya elde bulundurulması, b- Kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın kartın kullanılması veya kullandırılması, c- Kişinin kendisine veya başkasına yarar sağlaması, Koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. TCK’nın 245/1. maddesinde yer alan “her ne suretle olursa olsun” ifadesi ile de banka veya kredi kartının yasalarda suç oluşturmayan eylemlerle ele geçirilmesi kastedilmektedir. Bu düzenleme ile yasa koyucu, banka ya da kredi kartının failin eline hukuka uygun yollardan geçmesi hâlinde doğabilecek duraksamaları gidermek istemiş ve bu ele geçirme hukuka uygun olsa bile banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılmasını yaptırıma bağlamıştır (Fahri Gökçen Taner, “Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Bir Bileşik Suç mudur?”, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl: 2007, Cilt 56, Sayı 2, s. 80.). Bu suçun mağduru kredi veya banka kartı hamilidir. Ayrıca birinci fıkrada; “kartın kendisine verilmesi gereken kişi”den söz edilmekte olup bu kişi de esasen kart hamilidir. Banka veya kredi kurumları ise “suçtan zarar gören” konumundadır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen suç seçimlik hareketli bir suç olup buna göre; sahte banka veya kredi kartının üretilmesi, sahte üretilmiş banka veya kredi kartının sahte olduğu bilinerek satılması, devredilmesi, satın alınması ya da kabul edilmesi şeklinde belirlenen seçimlik hareketlerden en az birisinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.Bir banka veya kredi kartının üretilmesi, tamamen yeni bir sahte kart oluşturulması veya gerçek bir kart üzerinde değişiklik yapılması şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. Satmak, banka veya kredi kartını belli bir bedel veya değer karşılığı alıcıya vermek; satın almak, belli bir bedel karşılığı banka veya kredi kartını almak; devretmek, banka veya kredi kartını belli bir bedel almaksızın başkasına vermek; kabul etmek ise banka veya kredi kartını belli bir bedel ödemeksizin almak anlamlarına gelir. Dolayısıyla satma, satın almanın; devretme de kabul etmenin karşılığı olarak düzenlenmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için ayrıca sahte banka veya kredi kartının başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek üretilmesi veya bu şekilde üretilen kartın satılması, devredilmesi, satın alınması ya da kabul edilmesi gerekmektedir. Hiçbir banka hesabıyla ilişkilendirilmeyen bir kartın üretilmesi veya kendisine kart verilmeyen kişinin kendi hesabıyla irtibatlandırarak kart üretmesi hâllerinde bu suç oluşmayacaktır. Anılan fıkrada sayılan hareketlerin gerçekleştirilmesiyle birlikte, herhangi bir zararın oluşup oluşmadığına bakılmaksızın salt zarar tehlikesi dikkate alınarak suçun oluştuğu kabul edilecektir. Bu bakımdan bahse konu suçun mağduru kart çıkaran banka veya diğer finansal kuruluştur (... Emre Yıldız, Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu, ... Yayınevi, ... 2015, Birinci Baskı, s. 247-248; Veli ... Özbek-Koray Doğan-Pınar Bacaksız-İlker ..., Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 12. Baskı, Seçkin, Eylül 2017, s. 993.). Yargıtayın istikrar bulunan ve süregelen kararlarında da TCK’nın 245/2. maddesinde düzenlenen suçun mağdurunun kartı düzenleyen banka veya diğer finansal kuruluş olduğu kabul edilmiştir. Öte yandan TCK'nın 245. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun maddi konusu sahte banka veya kredi kartıdır. Fıkrada sahte banka veya kredi kartının meydana getirilmesi bakımından iki durumun düzenlendiği görülmektedir. Bunlardan ilki "sahte oluşturulan" banka veya kredi kartıdır. Sahte banka veya kredi kartı oluşturulması, başkalarına ait kimlik bilgilerini içeren sahte belgelerle kart çıkaran kuruluşa başvuru sonucu, boş plastiklere başkasına ait kart bilgilerinin kabartma cihazı ile basılması sonucu ya da manyetik şeride sahip mağaza kartlarına başkasına ait kart bilgilerinin encoder cihazı vasıtasıyla yüklenmesi sonucu gerçekleştirilebilir. Bir başka deyişle sahte kart oluşturma gerçek kart üzerinde yapılanlar dışındaki sahtecilik fiillerini anlatmaktadır. "Üzerinde sahtecilik yapılan" banka veya kredi kartı ise değişik şekillerde meydana getirilebilir. Örneğin, gerçek bir banka veya kredi kartının manyetik şeridinin silinip üzerine başka karta ait bilgilerin yüklenmesi, gerçek kart üzerindeki unsurların (kart hamilinin ismi, fotoğrafı, imzası ya da kart numarası) değiştirilmesi halinde üzerinde sahtecilik yapılmış bir karttan söz edilecektir (... Emre Yıldız, Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu, ... Yayınevi, ..., 2015, s. 289.). Bu suçun faili sahte kartı kullanarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişidir. Bu anlamda herkes anılan suçun faili olabilir. Diğer bir anlatımla suçun failinin mutlaka bilişim alanında uzman olması gerekli değildir. Suçun mağduru ise kredi ya da banka kartını üreten banka veya finans kuruluşudur. Nitekim Yargıtayın istikrar bulunan ve süregelen kararlarında da TCK’nın 245/3. maddesinde düzenlenen suçun mağdurunun kartı düzenleyen banka veya diğer finansal kuruluş olduğu kabul edilmiştir. Suçun tamamlanması için failin sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlamış olması gerekmektedir. Yararın mutlaka fiilen elde edilmiş olmasına gerek yoktur. Yarar, üzerinde tasarruf edilebilir duruma gelmiş ise suç tamamlanmış olacaktır. Örneğin, bir kişinin kendi adına hesap açıp, daha sonra bu hesaba sahte banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle para transferi yapması durumunda suç tamamlanmış olacaktır. Diğer bir ifade ile suçun tamamlanması için hesabından söz konusu parayı çekmesi gerekli değildir (Berrin Akbulut, Bilişim Alanında Suçlar, 2. Baskı, ... Yayınevi, ..., 2017, s. 337.).TCK'nın 245/3. maddesinde düzenlenen suç kasten işlenebilen bir suçtur. Kast için suçun kanuni tanımında yer alan unsurların bilinmesi gerektiğinden, failin bu suçtan sorumlu olması için kullandığı kartın banka veya kredi kartı olduğunu, bu kartların sahte olduğunu, banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya bir başkasına yarar sağladığını bilmelidir. Suçun olası kastla işlenmesi mümkündür. Suç tipinde hukuka aykırılığa işaret eden veya bilmeye ilişkin veya amaç saike yönelik herhangi bir kavrama yer verilmemiştir. Taksirle işlenmesi söz konusu değildir (Berrin Akbulut, Bilişim Alanında Suçlar, 2. Baskı, ... Yayınevi, ..., 2017, s. 337.). Bu suç teşebbüse elverişli bir suçtur. Sahte banka veya kredi kartının kullanılmasına rağmen yarar elde edilememiş ise bu durumda suçun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmelidir. Bu durumlara kart borcunun ödenmemesi nedeniyle kartın kullanıma kapalı olması, ATM'de işlem yaparken görevlilerin gelmesi, kartın limitinin yetersiz olması, satıcının kartın kullanımı esnasında kimlik istemesi ya da bankanın işleme onay vermemesi örnek olarak gösterilebilir. Suça teşebbüsten söz edilebilmesi için işlenmek istenilen suçun icrasına elverişli hareketlerle başlanılmalıdır. Hareketin elverişliliği konusunda işlenemez suça değinmekte fayda vardır. İşlenemez suç bir suç tipini ihlale yönelmiş olmasına rağmen, ya vasıtanın ihlal edilmek istenen suçu oluşturan zarar veya tehlikeyi meydana getirmeye elverişli olmaması, ya da suçun maddi konusunun bulunmaması nedeniyle başarısız kalmak durumda olan davranıştır. TCK'nın 245/3. maddesi açısından bakılacak olursa limitin yetersiz olması, kartın daha önce kart hamili tarafından iptal edilmiş olması ya da banka hesabında para olmadığı için herhangi bir yarar sağlanamayan hâllerde teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı sorunu ortaya çıkmaktadır. Eğer failin kullandığı ... ile hiçbir koşul altında neticenin meydana gelme imkânı yoksa ... mutlak elverişsizdir ve suça teşebbüs nedeniyle cezalandırma söz konusu olmaz. Buna karşılık aracın kullanılış biçimi ya da suç konusundan doğan nedenlerden dolayı netice meydana gelmemişse nispi elverişsizlik söz konusudur ve suça teşebbüsten dolayı cezalandırma yapılabilir. Bu kritere göre, kredi kartının limitinin dolmuş olması, banka hesabında para olmaması, kartın borcu nedeniyle geçici olarak bloke olması gibi hâllerde nispi elverişsizlik söz konusu olduğundan bu hâllerde teşebbüs hükümleri uygulanacaktır. Zira bu durumlarda kartın borcunun ödenmesi ile ya da hesaba para yatırılması ile birlikte söz konusu kart elverişli hâle geleceğinden teşebbüs hükümleri uygulanabilecektir. Banka veya kredi kartının daha önceden kart hamili tarafından iptal edilmiş olması durumunda ise bu kart ile hiçbir koşul altında yarar sağlama imkânı olmaması nedeniyle mutlak elverişsizlik söz konusudur ve teşebbüs hükümleri uygulanamaz. Ayrıca bu durumda söz konusu kart TCK'nın 245/3'teki suçun maddi konusu olamayacağından "maddi konunun" yokluğundan da söz edilebilecektir.Uyuşmazlık konusu ile ilgisi bakımından oluşturulmasını sağladığı sahte banka veya kredi kartını aynı zamanda kullanan fail hakkında TCK'nın 245/2 ve 245/3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı uygulama yapılmasının mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. TCK’nın 245. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen eylemlerin, aynı maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen eylemin hazırlık hareketleri niteliğinde olduğu ve kanun koyucu tarafından bağımsız suç olarak düzenlenmek suretiyle ayrıca cezalandırılmak istendiği, ortada tek bir fiil bulunmadığından fikri içtimadan söz edilemeyeceği gibi anılan suçların biri diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olmadığından bileşik suçtan da bahsedilemeyeceği, failin her zaman üçüncü fıkrada düzenlenen suçu işlemek amacıyla hareket etmeyebileceği, diğer bir anlatımla 5377 sayılı Kanun'un 27. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere failin sahte kartları ticari amaçla piyasaya sürme saikiyle de hareket etmiş olabileceği gibi üçüncü fıkradaki suçun işlenebilmesi için her koşulda ikinci fıkrada düzenlenen suçun işlenmesi zorunlu olmadığından her iki suç arasında “geçitli suç” ilişkisinin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; oluşturulmasını sağladığı sahte kredi kartını ayrıca kullanmak suretiyle yarar sağlayan fail hakkında mağdur banka sayısınca TCK’nın 245/2 ve 245/3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı uygulama yapılması gerekmektedir. Nitekim Yargıtayın uygulamaları da bu yönde gelişmiştir.Bu aşamada zincirleme suç hükümlerine değinilmesinde fayda bulunmaktadır. Zincirleme suç, 765 sayılı Kanun'un 80. maddesinde; "Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün bir kaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır. Fakat bundan dolayı terettüp edecek ceza altıda birden yarıya kadar artırılır." şeklinde hüküm altına alınmıştır. Buna karşın 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin ilk fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır." biçiminde düzenlenmiş, ikinci fıkrasında; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır." denilmek suretiyle aynı neviden fikri içtima kurumu hüküm altına alınmış, üçüncü fıkrasında ise "Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz." düzenlemesi ile zincirleme suç ve aynı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanamayacağı suçlar belirtilmiştir. TCK'nın 43/1. maddesi düzenlemesinden anlaşılacağı üzere, zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı hâllerde aslında işlenmiş birden fazla suç olmasına karşın, fail bu suçların her birinden ayrı ayrı cezalandırılmamakta, buna karşın bir suçtan verilen ceza belirli bir miktarda arttırılmaktadır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için; a- Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, b- İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması, c- Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir. 765 sayılı TCK’da yer alan “muhtelif zamanlarda vaki olsa bile” ifadesi karşısında, aynı suç işleme kararı altında birden fazla suçun aynı zamanda işlenmesi durumunda diğer şartların da varlığı hâlinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi mümkündür. Nitekim, 765 sayılı TCK’nın yürürlüğü zamanında bu husus yargısal kararlarla kabul edilmiş ve uygulama bu doğrultuda yerleşmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde bulunan, “değişik zamanlarda” ifadesinin açıklığı karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için suçların farklı zamanlarda işlenmesi gerektiği konusunda öğreti ve uygulamada tam bir görüş birliği bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, aynı mağdura, aynı zamanda, aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda tek suçun oluşacağı kabul edilmiştir. Bu hâlde zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırım yapılamayacak, ancak bu husus TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde gözönüne alınabilecektir. Ayrıca, Kanun'da “aynı zaman” ve “değişik zaman” kavramları konusunda bir açıklık bulunmadığından ve önceden kesin saptamaların yapılması da mümkün olmadığından, bu husus her somut olayın özelliği göz önüne alınarak değerlendirilmeli ve eylemlerin “değişik zamanlarda” işlenip işlenmediği belirlenmelidir. Aynı suç 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinde; “Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır.” denilmek suretiyle açıklığa kavuşturulmuştur. Öğretide de “aynı suçtan anlaşılması gerekenin, aynı suç tipi olduğu”, kanunda düzenlenen suçların ismi aynı ise aynı suçtan söz edileceği, suçun ismi farklı ise artık aynı suçtan bahsedilemeyeceği kabul edilmektedir. Buna göre suçların ismi aynı ise aynı suçtan söz etmek mümkün iken, suçun ismi değiştiğinde artık aynı suçtan bahsetmek mümkün değildir. Örneğin dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık eylemleri aynı suç sayılır iken, dolandırıcılık ile güveni kötüye kullanma, hırsızlık ile dolandırıcılık, hırsızlık ile suç eşyasını satın alma aynı suç kavramı içerisinde değerlendirilemeyecektir. Aynı suç kavramına, suçun teşebbüs aşamasında kalmış hâli de dahildir. Zincirleme suç oluşturan eylemlerden bir kısmı tamamlanmış, bir kısmı da teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, işlenen suçların isimleri değişmediği sürece, aynı suç sayılacaktır (Nevzat Toroslu, Ceza Hukuku Genel Kısım, Savaş Yayınevi 18. Baskı, ..., 2012. s. 339; ... Yaşar-... Tahsin Gökcan-... Artuç, Türk Ceza Kanunu, 1. Cilt, ..., 2014, s. 1241-1242; Mahmut Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümleri, 8. bası, ..., 2015, s. 492-493; Türkan Sancar Yalçın-Yeni Türk Ceza Kanunun da “Zincirleme Suç”, TBB Dergisi, sayı 70, Mayıs/Haziran 2007, s. 253.). Diğer taraftan, ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK, adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir değişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Sanık ... tarafından işletilen Barto Ekonomik ... Pazarı isimli ... yerinde yurt dışı bankalara ait 3 adet kredi kartının 28.01.2010, 02.02.2010 ve 28.02.2010 tarihlerinde toplam 4 kez, inceleme dışı sanık ... ... tarafından işletilen ... Kuyumculuk isimli ... yerinde yurt dışı bankaya ait 2 adet kredi kartının 01.03.2010 ve 01.04.2010 tarihlerinde toplam 3 kez, inceleme dışı ... tarafından işletilen ...Takı ve Mücevher isimli ... yerinde yurt dışı bankaya ait 5 adet kredi kartının 19.04.2010, 25.04.2010, 26.04.2010 ve 16.05.2010 tarihlerinde toplam 6 kez, inceleme dışı sanık Yücel Kaskat tarafından işletilen aynı isimli ... yerinde yurt dışı bankaya ait 1 adet kredi kartının 25.04.2010 tarihinde toplam 2 kez, sanık ... tarafından işletilen ... Elektronik isimli ... yerinde yurt dışı bankalara ait 7 adet kredi kartının 05.05.2010, 09.05.2010, 10.05.2010, 11.05.2010 ve 13.05.2010 tarihlerinde toplam 7 kez, inceleme dışı sanık ... tarafından işletilen... Kuyumculuk isimli ... yerinde yurt dışı bankaya ait 1 adet kredi kartının 05.05.2010 tarihinde toplam 1 kez, inceleme dışı sanık Mahmut...tarafından işletilen...Turizm isimli ... yerinde yurt dışı bankaya ait 2 adet kredi kartının 17.05.2010 tarihinde toplam 3 kez, inceleme dışı sanık ... ... tarafından işletilen ... Optik isimli ... yerinde yurt dışı bankaya ait 2 adet kredi kartının 31.05.2010 tarihinde toplam 2 kez, inceleme dışı sanık ... tarafından işletilen...Hediyelik Eşya isimli ... yerinde yurt dışı bankalara ait 2 adet kredi kartının 31.05.2010 tarihinde toplam 2 kez kullanıldığı anlaşılan olayda; 1- ... TAŞ'nin 21.06.2010 tarihli yazısına göre; ele geçirilemeyen 5471 33 6581 numaralı kart ile 01.03.2010 tarihinde ... Kuyumculuk isimli ... yerinde gerçekleştirilen 3.250 TL'lik işleme ilişkin itirazda bulunulduğunun belirtilmesi karşısında bahse konu itirazın içeriğinin belirlenebilmesi için ilgili belgelerin dosyasına getirtilmesi, ele geçirilemeyen ve iddianameye konu olan diğer kartlar ile yapılan onaylı işlemlere ilişkin olarak da kart hamillerince daha sonraki bir tarihte itiraz edilebilme ihtimaline binaen söz konusu kartlarla yapılan işlemlere itiraz edilip edilmediği, onaylanmayan işlemler bakımından söz konusu kredi kartlarının işlem anında kullanıma açık olup olmadıklarının belirlenebilmesi için bu işlemlerin neden onaylanmadığı ve bu kartların sahte olarak düzenlenip düzenlenmedikleri hususlarının Bankalararası Kart Merkezinden ve işlemlerin yapıldığı POS cihazlarının ait olduğu bankalardan sorularak araştırılıp sonucuna göre başkasına ait gerçek kredi kartlarının rıza dışı olarak değişik zamanlarda kullanımı söz konusu olması hâlinde mağdur kart hamili sayısınca TCK'nın 245/1, 43/1; aynı bankaya ait birden fazla sahte kredi kartının üretilip bu kartların değişik zamanlarda kullanılması hâlinde ise mağdur banka sayısınca TCK'nın 245/2, 43/1 ve 245/3, 43/1. maddeleri uyarınca uygulama yapılması, 2- ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2010 tarihli ve 2010/9961 sayılı yazısında; suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin olarak sanık ...'ın kullandığı 0 535 * 48 62 numaralı telefonun CMK'nın 135. maddesi gereğince ilk kez üç ay süre ile iletişiminin dinlenilip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına ve sinyal bilgilerinin elde edilmesine karar verilmesi talep edildiği ancak bu talebe ilişkin verilen kararın dosya kapsamında yer almadığı anlaşılmakla bahse konu kararın akıbeti araştırılıp varsa dosya arasına getirtilmesi, 3- 5550 00 8863 numaralı kredi kartı ile 02.02.2010 tarihinde . Ekonomik ... Pazarı isimli ... yerinde 3.425 TL'lik; 5471 33 4775 numaralı kredi kartı ile 10.05.2010 tarihinde ... Elektronik isimli ... yerinde 4.250 TL'lik; 5471 33 4882 numaralı kredi kartı ile 11.05.2010 tarihinde ... Elektronik isimli ... yerinde 4.375 TL'lik işlem yapıldığı iddia edilse de bahse konu işlemlerin yapıldığına ilişkin banka yazısına dosya kapsamında rastlanılmadığının anlaşılması karşısında söz konusu işlemlerin anılan ... yerlerinde yapılıp yapılmadığının Bankalararası Kart Merkezinden sorulması, 4- Açık kaynaktan yapılan araştırmaya göre BIN (Bank Identification Number) olarak ifade edilen ve kredi kartlarının ön yüzünde yer alan kart numarasının ilk 6 hanesinin kartın ait olduğu bankayı gösterdiği anlaşılmakla; iddianameye konu kartların kullanıldığı POS cihazlarının ait olduğu Finansbank ve Fortis Bank'a ait değişik tarihli müzekkere cevaplarında "547133" ile başlayan kredi kartlarının Danske Bank'a, Yapı ve Kredi Bankası, ... ve Bankalararası Kart Merkezinin değişik tarihli müzekkere cevaplarında ise söz konusu BIN'ın ... A.S. isimli bankaya ait olduğunu belirtilmesi karşısında her iki bankanın aynı banka olup olmadığının Bankalararası Kart Merkezinden sorularak araştırılması, Gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile karar verildiği kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükümlerinin bozulmasına karar verilmelidir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, I- ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2017 tarihli ve 197-10 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükümlerinin; 1- Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde kanuni ve yeterli gerekçe içermemesi, 2- Tüm sanıklar bakımından iletişim tespiti tutanakları ile sanık ... bakımından teknik takip tutanaklarının ilgili kısımlarının uygulama tarihi itibarıyla sanıklara okunarak bunlara ilişkin savunmaları alınmayıp CMK’nın 209, 215 ve 217. maddelerine aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 3- Sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçu ve bu suça teşebbüsten kurulan hükümler bakımından sanıklar hakkında eksik araştırma ile karar verilmesi, İsabetsizliklerinden BOZULMASINA,II- Dosyanın, mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 08.06.2022 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

Ceza Genel Kurulu, 2017/1190 E., 2021/302 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza
tam metni aç
a- Sanık hakkındaki iletişimin tespiti tutanaklarının duruşmaya getirtilerek okunup bunlara karşı sanığın savunması alınmaksızın hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 209 ve 217. maddelerine aykırı davranılıp davranılmadığının,
Ceza Genel Kurulu         2017/1190 E.  ,  2021/302 K. "İçtihat Metni" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza . Sanık ...’in nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine ilişkin Adana (Kapatılan) 6. Ağır Ceza Mahkemesince (CMK'nın 250. maddesi ile görevli) verilen 18.11.2008 tarihli ve 220-231 sayılı hükümlerin, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 07.06.2012 tarih ve 18689-12967 sayı ile; "Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik yağma, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik yağma ve özgürlüğü kısıtlama, sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik yağma ve özgürlüğü kısıtlama eylemlerine azmettirme suçları bakımından: Katılan ...'in Aksaray'da faaliyet gösteren Özeller Turistik Tesislerinin sahibi ve Aksaray Birlik Otobüs Firmasının yüzde bir ortağı olduğu, ..., ... ve ...'in Aksaray Birlik ve Yüksel Turizmin sahipleri ve katılan ...'e yüklü miktarda borçları olup ve bu borçtan dolayı katılan tarafından Yüksellere ait otobüslere haciz konulduğu, 07.12.2005 günü katılan ...'in sahibi olduğu tesiste iken, Nevşehir Seyahat adlı otobüs firmasının ortaklarından ...'ın firmada huzursuzluk çıktığını gelip kendilerini anlaştırmasını istediği, katılanın sanık ...'ü aradığı, birlikte yola çıktıkları, Nevşehir'e sanık ...'e ait onun kullandığı araçla gittikleri, saat 23.20 sıralarında Aksaray'a dönmek üzere yola çıktıkları, yolda ...'in tuvalet ihtiyacı için aracı durdurup inerek araçtan uzaklaştığı sırada bir aracın aniden gelip aracın yanında durduğu, araçtan inen maskeli ve silahlı üç kişinin silahlarını katılana doğrultup, birisinin 'Silah var mı?' diye sorduğu, diğerinin üzerini aradığı, bu kişilerden uzakta duran ve elinde silah olan sanık ...'ın 'En ufak hareketinde vururum' diyerek katılanı tehdit edip katılanın kravatını ve cep telefonunu aldığı, katılanın üzerinde 7.000 TL olmasına karşın bu parayı almadığı, sanık ...'ün de üzerini arayıp cep telefonunu aldıkları, Mevlüt'e ait araca katılan, sanık ..., Neşet ve kar maskeli kişinin bindiği, kar maskeli kişinin aracı kullandığı, Neşet'in yolda cep telefonlarını attığı ve arkadaki arabalar takip ediyor mu diye arabayı kullanan kişiye birkaç defa sorduğu, katılanı önce Ekecik Gökdeler Köyünde bulunan kullanılmayan çoban kulübesine götürdükleri, bir süre burada tuttukları, buradan ...'ın çiftlik evine götürdükleri, çiftlik evinde ... ve ... tarafından katılan tehdit edilerek zorla iki adet senet imzalattıkları, sonra katılan ve sanık ...'ü sanık ...'ın kendisine ait kamyonetle eski Tatlıses tesisine getirip bıraktığı somut olayda, sanık ... tüm aşamalarda kaçırmadıklarını olay gecesi Nevşehir dönüşü katılanı evine bıraktığını katılanın olayları uydurup iftira attığını diğer sanıklarda olayın katılanın senaryosu olup uydurduğunu savunmuş iseler de; 11.12.2005 tarihli katılan ...'in evinin dört köşesinde bulunan kamera kayıtları incelendiğinde sanık ...'ün katılanı evine getirdiğine dair hiçbir kaydın bulunmadığı gibi savunmasının aksine 17.02.2006 tarihli ekspertiz raporuna göre katılanın yer göstermesi sonucu düzenlenen 10.12.2005 tarihli olay yeri inceleme raporunda Ekecik Gökdeler Köyündeki çoban kulübesinden elde edilen sigara izmaritlerinden 2d ve 2m nolu sigara izmaritleri üzerine bulaşmış tükürük örneklerinin ...'den alınan kan örneği ile genotip olarak uyumlu olduğu, ...'ın çiftlik evinin bahçesi ve Ekecik Gökdeler Köyündeki çoban kulübesinden elde edilen sigara izmaritlerinden 1 ve 2h nolu sigara izmaritleri üzerine bulaşmış tükürük örneklerinin ...'den alınan kan örneği ile genotip olarak uyumlu olduğu, Ekecik Gökdeler Köyündeki çoban kulübesinden elde edilen sigara izmaritlerinden 2f ve 2k nolu sigara izmaritleri üzerine bulaşmış tükürük örneklerinin ...'dan alınan kan örneği ile genotip olarak uyumlu olduğu, 21.12.2005 tarihli ekspertiz raporunda ...'a ait çiftliğindeki, giriş kapısı kilit aynası üzerinden alınan parmak izinin katılan ...'nin sol el işaret parmak iziyle aynı olduğunun saptanması ile katılanın anlatımlarının somut ve maddi delillerle kanıtladığı, Aksaray Sulh Ceza Mahkemesince verilen usulüne uygun dinleme kararlarına dayanılarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın kullandığı telefonlara ilişkin telefon dinleme tutanakları kapsamında sanıkların olay öncesi ve sonrası konuşma içeriklerinin de katılanın anlatımlarını doğruladığı, 21.01.2006 tarihli katılan ...'in sanıkları teşhisine ilişkin 'Teşhis Tutanağı' kapsamına göre; 'Katılana yüklü miktarda borçlu olan' sanıklar ... ve ...'in sanık ...'le birlikte diğer sanıkları katılanın özgürlüğünü kısıtlamak suretiyle yağmalanması için azmettirdikleri ve sanık ...'ün eyleme asli maddi fail olarak, diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ında asli maddi fail olarak katıldığının anlaşılması karşısında: sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın yağma; sanıklar ... ve ...'in yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçuna azmettirme; sanık ...'in yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçundan; hükümlülükleri yerine yazılı biçimde beraatlerine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Yerel Mahkemece 21.11.2014 tarih ve 104-295 sayı ile, sanığın nitelikli yağma suçundan TCK’nın 38/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 148/2, 149/1-a-b-c-h-g ve 62. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK’nın 38/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 109/2, 109/3-a-b, 110/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve her iki suç yönünden de TCK’nın 53 ve 63. maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiş, bu hükümlerin de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 10.10.2017 tarih ve 2657-3250 sayı ile, nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün ise "Katılan ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından şu anda temyizin konusu olmayan sanıklar ..., ..., ..., ..., Ziya Boz, ..., ... hakkında TCK 109/2. maddesi uyarınca temel ceza 2 yıl olarak belirlenen cezanın Dairemizin 07.06.2012 gün 2009/18689 esas ve 2012/12967 karar sayılı ilamı ile Onama kararı verilerek kesinleştiği, aynı anda eylem bütünlüğü içerisinde el ve işbirliği ile hareket etmek suretiyle hemfiil olan sanık ... ve olayın başından itibaren suç işleme kasıt ve iradesi ile hareket ederek bu suçu azmettiren sanıklar ... ve ... hakkında cezanın bireyselleştirilmesi ilkesine aykırı olacak şekilde yerinde yeterli olmayan gerekçe gösterilmeden TCK'nın 109/2. maddesi uyarınca temel cezanın fazla tayini," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 20.11.2017 tarih ve 395006 sayı ile; "Sanık ...'in aynı dosyada sanık olarak yargılanan kendisinden iki yaş büyük Fahri ve dokuz yaş büyük ağabeyi Mevlüt ile birlikte Aksaray Birlik isimli seyahat firmasının işlerini takip etmekte olduğu ancak asıl işleri yapan ve malik olarak görünen büyük ağabeyleri ... olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, aynı ilde ticari faaliyetleri bulunan katılan ...'in yargılamaya konu olaydan hemen sonra alınan 09.12.2005 tarihli kolluk ifadesinde belirttiği şekilde, 2002 yılı Aralık ayında ... ile birlikte 2 adet Mercedes otobüs aldıkları, her biri 229.000 Euro olan otobüslerin 90.000 Euro peşinat bedellerini kendisinin verdiğini, taksitleri ise ...'in ödeyeceğini, taksitlerin bitiminde kendisinin peşinat olarak verdiği parayı ödeyeceğini, buna dair senet yaptıklarını ancak vadesi geldiğinde parasını ödemediğini bu sebeple kendisini icraya verip otobüslere haciz koydurması nedeniyle aralarının iyi olmadığını kendisine kırgın olduklarını fakat sonradan sulh anlaşması yaptıklarını beyan ettiği, olay günü olan 07.12.2005 tarihinde de bir iş için Nevşehir ilinden çağrıldığında kendisinin ...'e haber verip birlikte gittiklerini akşam 18.00 sularında yola çıkıp geceleyin 23.00 sularında dönüşe geçtiklerinde, ...'in Acıgöl mevkisinde tuvalet ihtiyacı gerekçesiyle aracı durdurup indikten sonra arkadan gelen bir araçtan inen silahlı ve maskeli üç kişinin kendilerine silah doğrultup araca bindirerek önce Ekecik Köyü civarındaki terkedilmiş bir ağıla, 08.12.2005 tarihinde sabah 05.00 sularında da buradan alıp sanıklardan ...'a ait Kazıcıktolu Köyü'ndeki besi çiftliğine götürerek burada aynı gün saat 15.30'a kadar tehdit ve baskı altında tutup iki adet senet imzalattıklarını, sonra da sanık ...'nin refakatinde Aksaray-Ankara karayolundaki Hanefi Yılmaz tesislerine getirerek serbest bıraktıklarını iddia ve beyan ettiği görülmektedir. Bu iddia ve beyanlar doğrultusunda yapılan soruşturma ve yargılamalar sonucunda da sanıkların büyük çoğunluğunun mahkûm edildiği ve hükümlerin onandığı anlaşılmaktadır. Katılanın bu yağma ve hürriyeti tahdit fiiline azmettiren olarak sanıklar Ayhan, Mevlüt ve ...'in isimlerini vermesi üzerine derinleştirilen soruşturmada iletişimin tesbiti yoluna da gidilmiş ve yapılan telefon dinlemeleri de dosyada yer almış bulunmaktadır. Sanıklardan ...'in kayda ve sonra da hükme esas alındığı anlaşılan 29 telefon görüşmesinin 4 ünün sanıklar arasında yer almayan Hacı Mehmet Akpınar ile, 3 ünün Köse isimli, 1 inin Murat isimli şahısla geri kalan büyük çoğunluğunun ise ağabeyi ... ile yapıldığı, ağabeyi ... haricindeki bir kez Murat isimli, üç kez Köse isimli, 4 kez de Hacı Mehmet Akpınar isimli şahısla görüşmelerin hiçbirinde sanığın bu suça diğer sanıkları azmettirdiğine dair bir bulguya rastlanmadığı, Hacı Mehmet Akpınar isimli şahsın asli faillerden ... isimli sanığın babası olduğu ve adliyedeki sorgu olayının takibini içeren görüşmenin bu olaya ilişkin olduğunun belirlenemediği gibi, konuşma tarihinin 20.01.2006 olup 07.12.2005 olan suç tarihinden çok sonraya tekabül ettiği, yine hakkında aynı suç sebebiyle yargılama yapılıp mahkûmiyet kararı verilen diğer sanıklar ..., ..., ... ve diğer sanıklarla hiç bir irtibatının ve tanışıklığının belirlenemediği, bu sanıkların ifadelerinde ya da aralarında yaptıkları görüşmelerde sanık ...'ın isminin geçmediği, sanıklardan ... ile sanık ... arasında geçen suç tarihinden önceki 06.12.2005 tarihli saat 20.20 ibareli konuşma ve tesbit tutanağında adının geçmediği, yine suç tarihinden sonra olay yerindeki iz ve emarelerin yok edilmesi amacıyla yapılan telefon görüşmelerinde doğrudan veya dolaylı olarak adının geçmediği, katılan ile suç tarihinden önce 05.12.2005 tarihli 17.40 ibareli görüşmede tehdit veya başkaca suç emaresini gösteren bir bulguya rastlanmadığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki belgelerden de, katılanın alacağının sanıklardan ...'den olup 2005 yılı Mayıs ayında katılanın sanık ... hakkında Aksaray İcra Müdürlüğünde takip başlattığı ve keza borç yapılandırma (sulh) belgesinin de katılan ile ... arasında yapılmış olduğu görülmektedir. Bu durumda sanık ...'in yargılamaya konu suçlara diğer sanıkları azmettirdiğine dair katılanın soyut şüphesinden öte bir delil elde edilememiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümler bölümünde yer alan 'suça azmettirme' başlıklı 38. maddesi metnine bakıldığında; 'MADDE 38. - (1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır. (2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme hâlinde, azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi hâlinde, bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz. (3) Azmettirenin belli olmaması hâlinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hâllerde verilecek cezada, üçte bir oranında indirim yapılabilir.' düzenlemesi yer almakta olup azmettirme; Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.05.2016 tarih, 2016/329 esas, 2016/251 karar sayılı içtihadında da vurgulandığı şekilde; '...Azmettirme, belli bir suç işleme hususunda henüz bir düşüncesi olmayan kişide, bir başkası tarafından suç işleme kararının oluşmasının sağlanmasıdır. Eğer kişi daha önceden suçu işlemeye karar vermiş ise, bu takdirde azmettirme değil, artık aynı Kanun'un 39/2. maddesi kapsamında manevi yardım söz konusu olacaktır. Azmettiren konumundaki kişinin kasten hareket etmesi gerekir. Bu kastın, failde belli bir suçu işleme konusunda karar oluşturmayı, suçun bu kişi tarafından işlenmesi hususunu ve azmettirilen suçun kanuni tanımındaki unsurlarını kapsaması gerekli olmasına karşın, eylemin yer ve zamanı ile işleniş tarzına ilişkin ayrıntıların belirlenmesine gerek yoktur. Öte yandan, latince 'in dubio pro reo' olarak ifade edilen ve masumiyet (suçsuzluk) karinesinin bir uzantısı olan 'şüpheden sanık yararlanır ilkesi' ceza yargılaması hukukunun evrensel nitelikteki önemli ilkelerinden biridir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel şartı, suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez. Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, teorik de olsa hiçbir şüphe ve başka türlü bir oluşa imkan vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir...' Somut olayımızda ise, sanık ... yönünden azmettirme olgusu somut delillerle ispatlanamamıştır. Bu sebeplerle; sanıklardan ... yönünden katılan ...'e yönelik 07.12.2005 tarihli yağma ve hürriyeti tahdit suçlarına azmettirdiğine ilişkin delil bulunmadığı," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 05.12.2017 tarih ve 3502-5620 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI İtirazın kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık ...’e atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yağma suçlarının sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; a- Sanık hakkındaki iletişimin tespiti tutanaklarının duruşmaya getirtilerek okunup bunlara karşı sanığın savunması alınmaksızın hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 209 ve 217. maddelerine aykırı davranılıp davranılmadığının, b- Yerel Mahkeme hükümlerinin Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediğinin, Belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; Katılanın 07.12.2005 tarihinde saat 18.00 sıralarında tesiste bulunduğu sırada daha önceden tanıdığı Nevşehir Seyahat isimli otobüs firmasının ortaklarından ... tarafından arandığı, Muharrem'in katılana hitaben firmada aralarında huzursuzluk çıktığını, Nevşehir’e gelerek kendilerini anlaştırmasını söylediği, katılanın teklifi kabul ederek kendisi gibi otobüs firması sahibi olan inceleme dışı sanık ...’ü arayarak bu yere beraber gitmeyi teklif ettiği, Mevlüt’ün kabul ederek "Yarım saat sonra tesise senin yanına geliyorum." dediği ve yarım saat kadar sonra da kendi kullandığı gri renkli Renault Clio marka aracıyla yalnız olarak katılanın bulunduğu tesise geldiği, katılanın ön yolcu koltuğuna bindiği ve bu şekilde Nevşehir iline doğru yola çıktıkları, saat 23.30 sularında Nevşehir’e ulaştıkları, Nevşehir’de bulundukları sırada Mevlüt’ün katılana "Ben çorba içeceğim." diyerek yanından ayrılmak istediği, katılanın ise "Yemek yedin ne çorbası?" diye sormasına rağmen Mevlüt'ün oradan ayrıldığı, yarım saat kadar sonra da geri döndüğü, katılanın arkadaşlarıyla oynadığı okey oyununun bitmesi üzerine de saat 23.20 sıralarında katılan ile Aksaray’a doğru yola çıktıkları, saat 23.30 sıralarında Aksaray il sınırında bulunan Acıgöl diye bilinen bir yere vardıkları sırada Mevlüt'ün tuvaletinin geldiğini söyleyerek arabayı yolun kenarında durdurup araçtan inerek uzaklaştığı, bu esnada arabanın yanına hızla gelen bir aracın aniden durduğu, araçtan inen üç kişinin silahlarını katılana doğrulttuğu ve içlerinden birinin "Üzerinde silah var mı?" diye sorduğu, yüzünde kar maskesi olan bir diğerinin ise katılanın üzerini aradığı, bu kişilerden biraz uzak duran elinde iki silah olan inceleme dışı sanık ...’in devamlı olarak "En ufak hareketinde vururum." diyerek katılanı tehdit ettiği, katılanın kravatını ve cep telefonunu aldıkları, cebinde çok miktarda para olmasına rağmen bu paraları almadıkları, üzerini aradıktan sonra katılanı Mevlüt’ün arabasının ön yolcu koltuğuna oturttukları, Mevlüt’ü ise aynı aracın arka koltuğuna oturttukları, kar maskeli kişinin direksiyona geçtiği, Mevlüt’ün yanına Neşet’in binerek bir elindeki silahı Mevlüt’ün başına, diğer elindeki silahı ise katılanın başına dayadığı, katılanın başındaki kasketi gözüne kadar indirip üzerine de kar maskesi taktığı ve bu şekilde yaklaşık 20 km kadar Aksaray istikametine doğru gittikleri, bu sırada Neşet’in katılana hitaben "Bu şerefsizin polis dostu neyi çoktur, telefonlarından bizi bulabilirler." diyerek katılana ait cep telefonunu arabanın camından dışarı attığı, yolda indirerek verici var mı diye katılanın üzerini aradığı, üzerinde bulduğu 7.000 TL civarındaki parayı tekrar cebine koyduğu, katılanı silah zoru ile Ekecik Dağı eteklerindeki kullanılmayan bir ağıla götürdükleri, burada katılanı köyden getirilen ipler ile bağlandıkları, bir süre sonra katılanın ve yanında bulunan Mevlüt’ün buradan çiftlik evine nakledildikleri, burada Mevlüt ve katılana silah zoru ile ikişer adet boş senet imzalattırıldığı, senetler alındıktan bir süre sonra jandarmaya şikâyetçi olmamaları hususunda tehdit edilerek serbest bırakıldıkları, ardından katılan ile Mevlüt'ün yazıhaneye gittikleri, Mevlüt’ün teklifi ile Neşet’in babasını bulup senetleri kurtardıktan sonra şikâyetçi olmaya karar verdikleri, bu nedenle Mevlüt’ün Neşet’in babası olan Mehmet Akpınar’ı arayarak olayı anlattığı, birkaç dakika içinde yazıhaneye gelen Mehmet Akpınar’a senetleri verdiği takdirde şikâyetçi olmayacakları konusunda güvence verdikleri, teklifi kabul eden Mehmet Akpınar’ın katılandan süre istediği, senetlerin getirilmemesi üzerine de katılanın şikâyetçi olduğu, katılandan alınan senetlerin ele geçirilemediği, katılanın şikâyetçi olması nedeniyle de bunların tahsil edilemediği, bu nedenle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanık ... ile inceleme dışı sanık ...’nin katılanın kaçırılmasından bir gün önce Neşet’i arayarak acil işlerinin olduğunu bildirmeleri, bu sırada şehir dışında olan Neşet ile eylemi gerçekleştiren diğer inceleme dışı sanıkların toplanarak katılanın bulunduğu Nevşehir iline yönelmeleri, Mevlüt’ün yemek yediği hâlde çorba içme bahanesi ile katılanın yanından ayrılması, yolda arabayı durdurması, daha sonra inceleme dışı sanıklarla aralarında geçen katılanın oyalanması talepleri, Neşet'e para verilmesini içeren görüşmeler birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...’ın eylemi gerçekleştirmeleri için inceleme dışı sanıkları azmettirdiği iddiası ile kamu davası açıldığı, Aksaray (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 08.12.2005 tarihli ve 2005/857 değişik iş sayılı kararı ile, sanık ...’in kullandığı 05445633535 numaralı telefon hattı için iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararı verildiği, ayrıca inceleme dışı sanıklar hakkında da iletişimin tespiti kararları verildiği ve bu kararlara istinaden iletişim tespit tutanakları düzenlendiği, Duruşmalar sırasında Yerel Mahkemece söz konusu iletişim tespit tutanakları sanığa okunarak bunlara ilişkin savunmasının alınmadığı, Yerel Mahkemece "...Sanık ... tüm aşamalarda kaçırmadıklarını, olay gecesi Nevşehir dönüşü katılanı evine bıraktığını, katılanın olayları uydurup iftira attığını, diğer sanıklarda olayın katılanın senaryosu olup uydurduğunu savunmuş iseler de; 11.12.2005 tarihli katılan ...'in evinin dört köşesinde bulunan kamera kayıtları incelendiğinde sanık ...'ün katılanı evine getirdiğine dair hiçbir kaydın bulunmadığı gibi savunmasının aksine 17.02.2006 tarihli ekspertiz raporuna göre katılanın yer göstermesi sonucu düzenlenen 10.12.2005 tarihli olay yeri inceleme raporunda Ekecik Gökdeler Köyü'ndeki çoban kulübesinden elde edilen sigara izmaritlerinden 2d ve 2m nolu sigara izmaritleri üzerine bulaşmış tükürük örneklerinin ...'den alınan kan örneği ile genotip olarak uyumlu olduğu, ...'ın çiftlik evinin bahçesi ve Ekecik Gökdeler Köyü'ndeki çoban kulübesinden elde edilen sigara izmaritlerinden 1 ve 2h nolu sigara izmaritleri üzerine bulaşmış tükürük örneklerinin ...'den alınan kan örneği ile genotip olarak uyumlu olduğu, Ekecik Gökdeler Köyü'ndeki çoban kulübesinden elde edilen sigara izmaritlerinden 2f ve 2k nolu sigara izmaritleri üzerine bulaşmış tükürük örneklerinin ...'dan alınan kan örneği ile genotip olarak uyumlu olduğu, 21.12.2005 tarihli ekspertiz raporunda ...'a ait çiftliğindeki, giriş kapısı kilit aynası üzerinden alınan parmak izinin katılan ...'nin sol el işaret parmak iziyle aynı olduğunun saptanması ile katılanın anlatımlarının somut ve maddi delillerle kanıtlandığı, Aksaray Sulh Ceza Mahkemesince verilen usulüne uygun dinleme kararlarına dayanılarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın kullandığı telefonlara ilişkin telefon dinleme tutanakları kapsamında, sanıkların olay öncesi ve sonrası konuşma içeriklerinin de katılanın anlatımlarını doğruladığı, 21.01.2006 tarihli katılan ...'in sanıkları teşhisine ilişkin ‘Teşhis Tutanağı' kapsamına göre; 'katılana yüklü miktarda borçlu olan' sanıklar ... ve ...'in sanık ...'le birlikte diğer sanıkları katılanın özgürlüğünü kısıtlamak suretiyle yağmalanması için azmettirdikleri ve sanık ...'ün eyleme asli maddi fail yani doğrudan fail olarak, diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın da asli maddi fail yani doğrudan fail olarak katıldıkları, bu şekilde sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın nitelikli yağma suçunu; sanıklar ... ve ...'in nitelikli yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçuna azmettirme suçlarını; sanık ...'in ise yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçlarını işlediklerinin sabit olduğu," şeklindeki gerekçeyle sanık ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, Anlaşılmaktadır. Ön sorunların birlikte değerlendirilmesinde yarar bulunmaktadır. Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bu amaca ulaşılmasını olanaklı kılmak için de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu delil serbestisi dolayısıyla da bu delillerin hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edileceği esasını benimsemiş, ancak duruşmanın ve delillerin doğrudan doğruyalığı ile duruşmaların sözlülüğü ilkelerinin zorunlu sonucu olarak da hâkimin kararını, ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırılabileceği diğer bir anlatımla duruşmada okunmamış ve tartışılmamış belge ve delillerin hükme esas alınamayacağını belirtilmek suretiyle de bir bakıma bu ilkeye sınırlama getirmiştir. Bu nedenle duruşma sırasında, kanıt aracı olan belge okunmalı, tarafların belge içeriği hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanmalı ve söz konusu belgeye karşı bir diyecekleri olup olmadığı sorulmalıdır. Bu konuya ilişkin olarak CMK'nın "Duruşmada Okunması Zorunlu Belge ve Tutanaklar" başlıklı 209/1. maddesinde; "Naip veya istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanığa ait sorgu tutanakları, naip veya istinabe yoluyla dinlenen tanığın ifade tutanakları ile muayene ve keşif tutanakları gibi delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazılar, adlî sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı belgeler, duruşmada okunur.", "Delilleri Takdir Yetkisi" başlıklı 217/1. maddesinde; "Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir." şeklinde düzenlemeler yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinin üçüncü fıkrası; "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." şeklinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Kararların gerekçeli olması" başlıklı 34. maddesinin birinci fıkrasında; "Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230. madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.", "Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230. maddesinde de; "(1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir: a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler. b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi. c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanunu'nun 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanun'un 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi. d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar. (2) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hâllerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir. (3) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hâllerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir. (4) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar veya hükmün verilmesi hâlinde bunun nedenleri gerekçede gösterilir.", "Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" başlıklı 232. maddesinde ise; "(1) Hükmün başına, 'Türk Milleti adına' verildiği yazılır. (2) Hükmün başında; a) Hükmü veren mahkemenin adı, b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği, c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığı, Yazılır. (3) Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur. (4) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır. (5) Hâkimlerden biri hükmü imza edemeyecek hâle gelirse, bunun nedeni mahkeme başkanı veya hükümde bulunan hâkimlerin en kıdemlisi tarafından hükmün altına yazılır. (6) Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. (7) Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir.", Hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının karşı oy da dâhil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunlu olup hüküm; başlık, sorun, gerekçe ve sonuç (hüküm) bölümlerinden oluşmalıdır. "Başlık" bölümünde; hükmü veren mahkemenin adı, mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının, zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, varsa vekilinin ve kanuni temsilcisinin adı ve soyadı, sanığın açık kimliği ile varsa müdafisinin adı ve soyadı, beraat kararı dışında suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile hâlen tutuklu olup olmadığı belirtilmeli, "sorun" bölümünde; iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ortaya konulmalı, "gerekçe" kısmında; mevcut deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra, hükme esas alınan ve reddedilen deliller belirlenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ üzerinde durularak, niçin bu sonuca ulaşıldığı anlatılmak suretiyle hukuki nitelendirmeye yer verilmeli ve sonuç bölümünde açıklanan uygulamaların dayanaklarına değinilmeli, "sonuç (hüküm)" kısmında ise CMK’nın 230 ve 232. maddeleri uyarınca aynı Kanun'un 223. maddesine göre verilen kararın ne olduğu, TCK’nın 61. ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre uygulanan kanun maddeleri ve hükmolunan ceza miktarı, yine aynı Kanun'un 53. ve devamı maddelerine göre, mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbiri, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanaklar, kanun yollarına başvurma ve tazminat talep etme imkânının bulunup bulunmadığı, kanun yoluna başvurma mümkün ise kanun yolunun ne olduğu, şekli, süresi ve mercisi tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir. Uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi açısından mahkeme kararlarının "gerekçe" bölümü üzerinde ayrıca durulması gerekmektedir. CMK'nın 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçe bölümünde, suç oluşturduğu kabul edilen fiilin gösterilmesi, ni
7. Ceza Dairesi, 2013/5127 E., 2013/17549 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu sistematiğine göre “Birinci Kısım” “Dördüncü Bölümde” 206-218. maddelerinde “Delillerin Ortaya Konulması ve Tartışılması” konuları hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
7. Ceza Dairesi         2013/5127 E.  ,  2013/17549 K. "İçtihat Metni" Kaçak eşyayı bilerek ticari amaçlı satışa arz etmek suçundan sanıklar ... ve ...'in, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52.maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51.maddesi gereğince ertelenmesine 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a-b-d-e maddesindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya, anılan Kanun'un 53/1-c maddesindeki haklardan ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına, 5237 sayılı Kanun'un 54.maddesi gereğince suça konu eşyanın müsaderesine dair ANTALYA 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2012 tarihli ve 2012/215-696 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 15.02.2013 gün ve 11130 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2013 gün ve KYB. 2013-59330 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 1-Suç tarihi olan 28.01.2012 günü, şüphe üzerine durdurulan sanıkların kullanımındaki ... plakalı araçtan ele geçen 202 parça muhtelif markalardaki kaçak parfümlere el konularak atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; usulüne uygun arama ve el koyma kararı olmadan, sahipleri tarafından rızaları ile teslim edildiğine dair dosyada bildirim bulunmayan eşyalar yönünden, hukuka aykırı elde edilmiş delile dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulmasında, 2-Sanıklara hükmedilen hapis cezalarının ertelenmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4.maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz" hükmüne aykırı olacak şekilde, kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar haklarında aynı Kanun'un 53/1.maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Tebliğname içeriğindeki bozma nedeninin yerinde olup olmadığı konusunda esastan incelemeye geçilmeden önce, Sayın Üyeler ... ve Turgut Emiroğlunun, “Tebliğnamedeki bozma nedeninin Mahkemenin delil takdiri kapsamında kaldığı ve mahkemenin delil takdirine karşı Kanun Yararına Bozma Yasa Yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay Başsavcılığı talebinin, esastan incelenmeden bu nedenle reddi gerektiği” görüşünü ileri sürmeleri üzerine Heyet tarafından öncelikle bu ön meselenin karara bağlanması gerekmiştir. Sorunun sağlıklı bir çözüme kavuşturulması için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun konu ile ilgili hükümlerinin incelenmesinde yarar bulunmaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Delillerin ortaya konulması ve reddi” başlıklıklı 206. maddesinde; “(1) Sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 - 5353/29 md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz. Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir. (2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde reddolunur: a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse. b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa. c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa. (3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya konulmasından vazgeçilebilir.” Hükmünün yer aldığı, Aynı Kanunun 207.maddesinde, delillerin ve olayın geç bildirilmesinin, 208. maddesinde, Tanığın duruşma salonundan ayrılması, 209. maddesinde, duruşmada okunması zorunlu belge ve tutanakların neler olduğu, 210. maddesinde, duruşmada okunmayacak belgelerin neler olduğu, 211. maddesinde, duruşmada okunmasıyla yetinilebilecek belgelerin neler olduğu, 212. maddesinde, tanığın önceki ifadesinin okunması, 213. maddesinde sanığın önceki ifadesinin okunması, 214. maddesinde, rapor, belge ve diğer yazıların okunması, 215. maddesinde, dinleme ve okumadan sonra diyeceklerinin taraflara sorulması, 216. maddesinde delillerin tartışılması konularının düzenlendiği, 309. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise, “(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.” Hükümlerine yer verildiği, Yine CMK nun, çözümü gereken konumuzla ilgili “Delilleri takdir yetkisi” başlıklı 217.. maddesinde; “(1) Hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hakimin vicdani kanaatiyle serbestce takdir edilir. (2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.” Hükmü yer almaktadır. Bu yasa hükümleri birlikte değerlendirildiğinde görülmektedir ki; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu sistematiğine göre “Birinci Kısım” “Dördüncü Bölümde” 206-218. maddelerinde “Delillerin Ortaya Konulması ve Tartışılması” konuları hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Bu bölümde yer alan ilk hüküm olan 206. maddesine göre, delillerin ortaya konulmasına sanığın sorgusundan hemen sonra başlanmaktadır. Yine aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise ortaya konan delillerin hangi hallerde mahkemece reddedileceği belirtilmektedir. Bu fıkranın (a) bendine göre delil kanuna aykırı olarak elde edilmiş ise reddedilmesi gerekmektedir. Delillerin ortaya konulması ve reddi aşamasından sonra ise CMK nun 207-216. maddelerine göre delillerin taraflarca tartışılması diye adlandırabileceğimiz aşamaya geçilmektedir. Bu aşamadan sonra ise 217. madde hükmüne göre delillerin takdiri aşamasına geçilmektedir. Bu aşamada maddenin 1. fıkrasına göre “Hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hakimin vicdani kanaatiyle serbestce takdir edilir.”Bu hükmün 2.cümlesi Hakimin takdir yetkisini düzenlemektedir. Yargıtayın istikrar bulmuş uygulamalarına göre bu takdir yetkisine karşı Kanun Yararına Bozma Yasa Yoluna başvurulamayacaktır. Maddenin 2. fıkrasına göre ise yüklenen suçun ancak hukuka uygun delillerle ispatı gerekmektedir. Aynı Kanunun 309. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre, Adalet Bakanlığı, temyiz edilmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde hukuka aykırılıklar bulunduğunu öğrendiği takdirde nedenlerini belirterek kararın bozulması için durumu Yargıtay Başsavcılığına bildirecektir. Yargıtay Başsavcılığı ise, Bakanlığın bildirdiği nedenleri değiştirmeden aynen yazarak bozma istemi yazısını Yargıtayın ilgili dairesine gönderecektir. Bu tespit ve değerlendirmeler ışığında çözülmesi gerekli ön sorunu ele aldığımızda; İhbarnamede 1.bozma nedeni olarak gösterilen “...usulüne uygun arama ve el koyma kararı olmadan, sahipleri tarafından rızaları ile teslim edildiğine dair dosyada bildirim bulunmayan eşyalar yönünden hukuka aykırı elde edilmiş delile dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulmasında....” şeklindeki gerekçe, “delilleri takdir yetkisini” düzenleyen 217. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi hükmü kapsamına girmemektedir. Yukarıda açıklanan gerekçelere göre, temyiz edilmeksizin kesinleşmiş bulunan hükme ilişkin ihbarnamenin 1 nolu bendine konu hususa karşı, belirtilen nedenlerle, CMK nun 309. maddesi hükmü gereğince Kanun Yararına Bozma Yasa Yoluna başvurulabileceği, Sayın Üyeler ... ve ... karşı oylarıyla ve oy çokluğu ile kabul edilerek yapılan incelemede: Arama kararı olmadan sanığın bagajında kaçak parfümler ele geçmiş olması karşısında, bu aramanın hukuka aykırı olması nedeniyle delil olarak kullanılamayacağı görüşüyle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de, sanık araç bagajını kendi rızası ile açmış olup, sanığın haklarının ihlal edilmesi halinde, suçun topluma verdiği zarar ile devlet görevlilerinin sanığa ait hakları ihlal etmelerinden doğan kişisel ve toplumsal zarar karşılaştırılarak sanığın topluma verdiği zarar daha fazla ise hukuka aykırı olarak elde edilen deliller yargılamada delil olarak kullanılmalı, aksi takdirde değerlendirme dışı bırakılmalıdır. İnsan haklarını korumak amacıyla yasaya konulan hukuka aykırı elde edilen delillerin, delil olarak kabul edilemeyeceği hükmü hukuk devleti ilkesinin diğer iki unsuru olan adaleti ve hukuki güvenliği gerçekleştirmeyi engellememelidir. Doktrin (Bahri Öztürk, Yenisey delil yasakları sh.44-45) ve Yargıtay Genel Kurul Kararları (15.02.2005 gün ve 2005/10-15/29, 26.06.2007 gün ve 2007/7-147/159 sayılı kararları) ve insan hakları mahkemesi kararları da bu doğrultuda görüşümüz yönünde olup; İnsan hakları mahkemesi kararlarına uyma zorunluluğu milletlerarası anlaşmalarla kabul edildiğinden Anayasanın 90/son fıkrası uyarınca da bu kurallar en üstün kural olduğundan insan hakları mahkemesinin kabul ettiği ölçülülük ilkesi gözetilmek zorundadır. Somut olayımızda da sahte ve kaçak parfüm insan sağlığına zararlı olduğu cihetle, yaşam hakkı diğer hakların üzerinde olup, arama ile ele geçen kaçak eşyanın delil olarak değerlendirilmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığına üyeler ... ve Dr. ...'ın karşı oyu ve oyçokluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan talebinin 1 no'lu bendi yönünden REDDİNE, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamenin 2 nolu bendinde belirtilen husus ise yerinde görüldüğünden, Antalya 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2012 gün ve 2012/215 esas, 2012/696 karar sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, hüküm fıkrasından “sanık hakkında TCK.nun 53.mad. Uygulanmasına TCK 53.maddesinin a, b, d, e bentlerinde gösterilen hakları mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin c bendindeki hakları koşullu salıvermeye kadar kullanılamayacağına” ibarelerinin çıkarılmasına, 03.07.2013 gününde, ihbarnamenin 1 numaralı bendinde belirtilen hususla ilgili olarak oyçokluğuyla, ihbarnamenin 2 numaralı bendinde belirtilen hususla ilgili olarak ise oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2013 gün ve 2013/59330 sayılı Kanun Yararına Bozma Talebinde belirtilen 1 nolu bozma nedenin reddine karar veren Sayın Çoğunluk, karar gerekçesinde de belirtildiği gibi aramanın rıza ile yapıldığını, sanığın hakkı ihlal edilerek arama yapılmış olsa dahi elde edilen bu delilin ölçülülük ilkesi gereğince mahkumiyet kararında ispat aracı olarak değerlendirilebileceğini kabul etmektedir. Sayın Çoğunluğun bu kararının gerekçesine göre aramızda oluşan görüş ayrılığı, mahkeme kararı ya da yetkili mercilerin yazılı izni olmadan rıza ile yapılan aramanın hukuka aykırı olup olmadığı, arama hukuka aykırı olsa dahi elde edilen delilin yargılamada ispat aracı olarak kullanılıp kullanılamayacağı noktalarında toplanmaktadır. Bu nedenle karşı görüşümüzü, önce somut olaydaki aramanın hukuka uygun olup olmadığı sonrada bu aramada elde edilen delilin kullanılıp kullanılmayacağını açıklayarak ortaya koymaya çalışacağız. Somut olayda, mahkumiyet kararına dayanak yapılan delilin elde edildiği aramanın hukuka aykırı olup olmadığı sorununun değerlendirmesi: Somut olaydaki arama işlemi 5936 kod nolu ekipde görev yapan polis memurlarının düzenlediği 29.01.2012 tarihli olay- yakalama tutanağına göre şu şekilde gerçekleşmiştir: 28.01.2012 günü saat 23.15 sıralarında Antalya Emniyet Müdürlüğü Haber Merkezinden 16 TA 979 plaka sayılı Kartal marka bir aracın kaçak eşya taşıdığı anons edilmiştir. Antalya-Mersin Karayolu üzerinde görev yapan 5936 kod nolu üç kişilik polis ekibi saat 23.40 civarında Aksu kavşağında söz konusu aracı durdurmuşlardır. Görevli polisler, araçta bulunan sanıklar üzerinde kaba bir üst araması yaptıktan sonra otellere parfüm sattıklarını söyleyen sanıklardan aracın bagajını açmasını istemişlerdir. Sanıkların bagaj kapağını açmaları üzerine görevli polislerce yapılan bagaj kontrolünde üç koli bulunmuştur. Bu kolileri inceleyen görevli polisler kolilerin içerlerinde toplam 201 adet muhtelif marka ve ebatlarda parfüm bulunduğunu tespit etmişlerdir. Bu tespitten sonra aracı, tespit edilen parfümleri ve sanıkları Aksu Polis Merkezine götürerek teslim etmişlerdir. Bu olaydaki arama faaliyet ve işlemi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenen koruma tedbirleri kapsamında bir adli aramadır. Somut olaydaki aramanın hukuka uygun olup olmadığını belirlemek için konuya ilişkin uluslararası sözleşme ile anayasal ve yasal düzenlemelere kısaca değinmek yararlı olacaktır: Arama tedbiri, kişinin, temel ve vazgeçilmez haklarından olan özel hayatın gizliliği hakkına sınırlama getiren ağır bir müdahaledir. Bu nedenle söz konusu hakka yapılacak müdahalelerin şartları ve sınırları Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8. maddesi ile Anayasanın 20 ve 21. maddelerinde açık şekilde gösterilmiştir. Bu hükümler şöyledir: AİHS.nin 8. maddesi; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda, zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir.” Anayasanın 20. maddesi: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga cümle: 3/10/2001-4709/5 md.) (Değişik: 3/10/2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.” Anayasanın 21. maddesi: "Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar." Bu hükümlerden de anlaşılacağı gibi insanın, devredilmez, vazgeçilmez temel haklarından biri olan”özel hayatın gizliliği” ve konut dokunulmazlığı hakkına kamu otoritesinin hangi amaçlarla müdahale edilebileceği belirtilmiş ve bu müdahalenin kanunla öngörülmesi zorunlu kılınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında, söz konusu müdahalenin sadece kanunla düzenlenmesini de yeterli görmemiş, hangi amaç için olursa olsun, sözleşme maddelerinde yer alan haklara kanunla getirilen müdahalenin demokratik bir toplumun gereklerine uygun olması ve kamu otoritesine tanınan bu müdahale hakkının kötüye kullanılmasının da güvence altına alınması gerektiğini belirtmiştir.(Klass ve diğerleri-Almanya kararı) Kanun Koyucu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihatlarına ve Anayasanın 20. ve 21. maddelerine uygun olarak kişinin özel hayatının gizliliğine kamu otoritesinin müdahale etme hakkı olan arama tedbirini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlemiştir. Anılan Kanunun 116. maddesinde hangi amaçla arama yapılabileceği belirtilmiştir. Bu hükme göre yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilecektir.118. maddesinde aramanın ne zaman yapılacağı konusu düzenlenmiştir. 119. maddesinin 1. fıkrasında ise arama kararını kimlerin vereceği belirtilmiştir. Bu hüküm şöyledir: “Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.” 2. fıkrada, arama karar veya emrinin neleri kapsayacağı, 3. fıkrada, aramayı yapanların tutanağa isimlerinin yazılacağı, 4. fıkrada aramada bulunması zorunlu kişilerin kimler olduğu ve 5. fıkrada askeri mahallerde aramanın nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır. Yine aynı Kanunun 120. maddesinde aramada hazır bulmaya hakkı olan kişiler, 121.maddesinde ise arama sonucu verilecek belge ile ilgili hükümlere yer verilmiştir. Arama bakımından araç, CMK nun 119. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen eşya kapsamındadır. (Prf. Dr.Veli Özer Özbek - Yeni Ceza Muhakemesi Kanunun Anlamı 2005 baskı-s.417) AİHM’ nin 15.07.2003 günlü ERNST ve diğerleri - Belçika kararına göre de araç araması Sözleşmenin 8. maddesi ile güvence altına alınan haklara müdahale kapsamına girmektedir. Bu nedenle arama kararı bakımından CMK nun 119. maddesindeki hükümlere tabidir. Araç (otomobil) araması için hakim kararı alınmamıştır. Somut olayın özelliği ve zaman itibariyle gecikmesinde sakınca olduğu kabul edilmesi mümkün ise de böyle bir durumda CMK nun 119. maddesinde öngörüldüğü şekilde Cumhuriyet Savcısından arama için alınması gereken yazılı emir de alınmamıştır. Dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmamakla birlikte Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı kabul edilse dahi bu durumda yine 119. madde hükmü gereği kolluk amirinden arama için yazılı emir alınması gerekmekte olup, böyle bir yazılı emir de alınmamıştır. Öte yandan 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunun 4/A maddesinin 6.fıkrası hükmüne göre Polis, durdurduğu aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılmasını isteyemez. Somut olayda polisler sanıklardan bagajın kapağını açmasını istemişlerdir. Bu talep üzerine sanıklar bagaj kapağını açmak zorunda kalmışlardır. Bu durumu Sayın Çoğunluk, aramanın hukuka uygun olduğu anlamına gelecek şekilde, rıza ile yapıldığını kabul etmektedir. Bu kabule aşağıda açıklayacağımız nedenler ile katılmıyoruz: Gerek mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanununda, gerekse 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda muvafakatlı arama yapılabileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna karşılık 01.06.2005 gün ve 25832 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 8. maddesinin (f) bendinde “ilgilinin rızası ile” yapılacak aramalarda hakim kararı veya yazılı emir alınmasına gerek olmadığına ilişkin bir düzenleme yer alıyordu. Ancak bu düzenleme Danıştayın 13.03.2007 gün ve 2005/6392 esas, 2007/948 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Öte yandan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.11.2005 gün ve 2005/144 - 150 sayılı kararında rıza ile yapılan aramayı hukuka aykırı olarak kabul etmiştir. Yüksek Kurul bu kabulünü 17.112009 gün ve 2009/160 - 264 sayılı kararıyla tekrar etmiştir. Yüksek Kurulun bu kararları Yargıtay Ceza Dairelerince de benimsenerek uygulama halen bu yönde sürdürülmektedir. (örnk: 13.Ceza Dairesi 27.03.2013 gün ve 2012/456 E.2013/8436 K., 5.Ceza Dairesi 21.03.2013 gün ve 2012/3352 E., 2013/2126 K. sayılı kararlar) Bu gün için pozitif hukuk normlarında hakim kararı veya yetkili merciinin yazılı emri olmadan rıza ile arama yapılabileceğine ilişkin bir düzenleme yoktur. Öğretide de rıza ile yapılan aramanın hukuka uygun olacağını kabul eden bir görüş olmadığı gibi bu yönde bir yargısal kararda bulunmamaktadır. Öğretide arama hukuku ihlal edilerek elde edilen deliller hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller arasında gösterilmektedir.( Kunter-Yenisey-Nuhoğlu-Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku İkinci Kitap 17. Baskı 2010 s. 404-405 prg.78.3 ) Açıklanan bu nedenlerle somut olayda rıza olsa dahi arama, Anayasanın 20. maddesi ve CMK nun 119/1. maddesi hükümlerine aykırıdır. Kaldı ki somut olayda rıza da sözkonusu değildir. Görevli polisler sanıklardan aracın bagajını açmalarını istemişlerdir. Kolluğun bu istediği üzerine sanıklar bagaj kapağını açmak zorunda kalmışlardır. Görevli üç polisin bu talebine karşı çıkmamaları sanıkların rıza gösterdikleri anlamına gelmez. Sanıklar el konulan eşyaları da kendi rızalarıyla teslim etmemişlerdir. Görevli polisler, araçta el koydukları eşyaları Aksu Polis Merkezine kendileri teslim etmişlerdir. El koyma işlemi de CMK nun 127. maddesine aykırıdır. Hakim kararı veya yetkili merciin yazılı emrine dayanmamaktadır. El koyma işlemi hakim onayına da sunulmamıştır. Bu yönüyle de arama ve el koyma kanuna aykırıdır. Somut olaydaki aramanın kanuna aykırı olduğunu bu şekilde belirledikten sonra kanuna aykırı biçimde yapılan aramada elde edilen bu delilin yargılamada değerlendirilip değerlendirilmeyeceği sorununa gelince: Bu konudaki görüşümüzüde, önce öğretideki görüşlere, sonra mukayeseli hukuka, ardından iç hukuk düzenlemeleri ile yargısal kararlara ve AİHM si uygulamalarına kısaca değinerek açıklamaya çalışacağız. Öğreti: Hukuka aykırı elde edilen delilin belli şartlar altında kullanılabileceğini kabul eden görüşler: Bu görüşü kabul eden yazarların bazılarına göre, temel hakları ihlal etmeyen hukuka aykırılıklarda delil kullanılabilir. Temel hakları ihlal eden hukuka aykırılıklarda ilke olarak delil kullanılamaz. Ancak ağır suçlarda istisnai olarak bu şekilde elde edilen delil sanık hakları teorisi (ihlal edilen hak ile kamu yararı) çerçevesinde değerlendirme yapılarak kullanılabilir. (Kunter-Yenisey-Nuhoğlu-Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku İkinci Kitap 17. Baskı 2010 s.420) Bu görüş oranlılık (ölçülülük) ilkesine dayanmaktadır. Yazarlar, bu eserinde delil elde etmedeki aykırılık adil yargılanma hakkını ihlal etmiyorsa kullanılabileceğini de belirtmektedir. Bu yönde görüşe sahip bazı başka yazarlara göre ise delil elde edilirken yapılan ve hak ihlaline yol açmayan basit aykırılıklar delilin kullanılmasına engel olmamalıdır. Bu şekilde elde edilen delil oranlılık (ölçülülük) ilkesine göre mahkemece değerlendirilebilmelidir.(Prof.Dr. Bahri Öztürk - Doç.Dr. Mustafa Ruhan Erdem - Doç. Dr. Veli Özer Özbek “Uygulamalı Ceza Muhakemesi” isimli eser) Yargıtay Ceza Genel Kurulu da bu esere atıf yaparak 2012/96 K. sayılı ve 2007/159 K. sayılı kararlarında hakim kararıyla yapılan aramada iki kişinin hazır bulunmamasını basit aykırılık olarak kabul edip bu aramada elde edilen delilin kullanılabileceğine karar vermiştir. Buna karşılık Ceza Genel Kurulunun atıf yaptığı eserin yazarı sayın Prof. Dr. Bahri Öztürk'ün editörlüğünü yaptığı ve yazarları arasında yer aldığı “Ceza Muhakemesi Hukuku” isimli eserin Şubat 2013 tarihli 5. baskısının 396. sahifesinde mutlak delil yasağı ve nisbi delil yasağının bizim hukukumuz bakımından geçerli olmadığı, Anayasa ve CMK da geçerli olan delil yasağı Anglo-Amerikan hukukunda olduğu gibi mutlak delil yasağı olduğu belirtilmektedir. Yine aynı eserin 513. sahifesinde CMK nun 120. maddesine göre hazır bulundurulması gereken kişilerin arama kararının yerine getirilmesi sırasında hazır bulundurulmamaları halinde aramanın hukuka aykırı olacağı ve bu aramada elde edilen delillerin de kullanılamayacağı ifade edilmektedir. Hukuka aykırı elde edilen delilin kesinlikle kullanılamayacağı görüşü: Öğretide bir çok yazar tarafından ileri sürülen bu görüşe göre özetle, Türk ceza siyaseti 18.11.1992 gün ve 3842 sayılı Kanunla mülga CMUK nun 135/A ve 254/2 maddelerinde yaptığı düzenleme ile çağdaş ceza yargılaması sistemini benimsemiştir. Ne pahasına olursa olsun suçluyu cezalandırma yerine suçun ispat aracı olarak kullanılacak delillerin toplanmasında kamu otoritesine sınırlamalar getirilmiştir. Kamu otoritesi suçu ispat etmek için hukukun belirlediği sınırlar içersinde kalarak delil toplamak zorundadır. Anaysanın 38. maddesinin 6. fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 206 ve 217. madde hükümleri yoruma ihtiyaç göstermeyecek şekilde açık ve nettir. Bu hükümlere göre delil elde etmede önemsiz, basit, sonuca etkili olmayan şekli aykırılık, nisbi-mutlak aykırılık ayırımı yapılamaz. Keza İhlal edilen hak ile kamu yararı karşılaştırılması (oranlılık-ölçülülük) yapılması da söz konusu değildir. Delil elde etme kurallarına aykırı olarak elde edilen delil aykırılığının, önemli-önemsiz olmasına bakılmaksızın yargılamanın hiç bir aşamasında kullanılamaz.Bu görüşün öğretide baskın olduğunu söyleyebiliriz. Bu görüşü benimseyen yazarlardan bazıları şunlardır: Prof. Dr. Nevzat Toroslu - “Hukuka Aykırı Deliller Sorunu” Ankara Üniversitesi Hukuk FakültesiYayınları No.498 Ankara, 1995 Sayfa: 55-58, Prof. Erdener Yurtcan - Nurullah Kunter’e Armağan İ.Ü.H.F. Eğ. Öğr. ve Yardımlaşma Vakfı Yayını N0:716 İst. 1998, Prof. Duygun Yarsuvat - Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanuna Aykırı Elde Edilen Delillerin Geçerliliği “yarsuvat-law.com.tr/articles/article 2 pdf” (erişim-11.07.2013 22.48), Centel Nur - Zafer Hamide - Ceza Muhakemesi Hukuku 6. Bası sh. 697 vd. CGK. nun 17.11.2009 gün ve 2009/160 - 264 sayılı kararına yapılan atıf, Prof. Dr. Ersan Şen- Türk Hukukunda Telefon Dinleme Gizli Soruşturmacı X Muhbir 6. baskı shf. 49-58, Yargıtay ve Hukuka Aykırı Deliller:Üç Yanlış Bir Doğruyu Götürür mü? Yargı Dünyası Dergisi Şubat 2013 sayı 206, Prof. Dr. Yener Ünver - Prof. Dr. Hakan Hakeri - Ceza Muhakemesi Hukuku 2. Cilt 7. Baskı 2013 shf. 181, Yrd. Doç. Dr. Mahmut Koca - Ceza Muhakemesinde Hukuka Aykırı Delilleri Değerlendirme Yasağı. “erzincan edu.tr/birim/Hukuk Dergi/makale/2000_1_8 pdf” (erişim, 11.07.2013 22.31). Bu görüşü biz de benimsiyoruz.. Mukayeseli Hukuk: Fransa hukuk sisteminde, kanunla getirilen yasaklara aykırı olarak elde edilen deliler geçersiz kabul edilmektedir. Buna karşılık kanunda yer almayan aykırılıklarla elde edilen delilillerin kullanılıp kullanılmayacağına her olayda hakim karar vermektedir. (Prof.Dr. Duygun Yarsuvat - Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanuna Aykırı Elde Edilen Delillerin Geçerliliği“ başlıklı makale) İsviçre hukuk sisteminde, şekil kuralına aykırılık (düzensizlik) suretiyle elde edilen delilin kullanılacağı kabul edilmektedir. Buna karşılık kanuna aykırılık halinde önemli bir hak ihlal edilmiş demektir ve bu suretle elde edilen delil kullanılması kabul edilmemektedir. (Prof.Dr. Duygun Yarsuvat ) İtalya hukuk sisteminde, kanuna aykırı olarak elde edilen delillerin kullanılamayacağına ilişkin hükümler bulunmaktadır. Bu yönüyle İtalyan Ceza Usul Kanunu ile Türk Ceza Muhakemesi Kanunu arasında paralellik bulunmaktadır. (Prof.Dr. Duygun Yarsuvat) Alman Hukuk sisteminde, oranlılık (ölçülülük) ilkesi benimsenmiştir. Her olayda mahkeme, delil elde etmeyi kısıtlayan hükmün koruduğu hukuki menfaat ile suçun ortaya çıkarılması ve sanığın cezalandırılmasındaki kamu yararının hangisinin üstün olduğuna karar verdikten sonra delili kullanmakta veya kullanmamaktadır. İngiltere hukuk sisteminde, hukuka aykırı delillerin kabul edilip edilmeyeceği konusunda esnek teori benimsenmektedir. Buna göre hukuka aykırı delilleri değerlendirme dışında tutmak hakimin takdirindedir. Hukuka aykırı delilin kabul edilmesi mahkemenin dürüstlüğüne etki edecek bir sonuç doğuracaksa bu delil kabul edilmemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Mahmut Koca - Ceza Muhakemesinde Hukuka Aykırı Delilleri Değerlendirme Yasağı. “erzincan edu.tr/birim/Hukuk Dergi/makale/2000_1_8 pdf”) Amerikan hukuk sisteminde, mutlak delil yasağı benimsenmiştir. Anglo Amerikan hukuk sistemi kolluğu disipline etmek amacıyla mutlak delil yasağı teorisini benimsemiştir. Herhangi bir ihlal suretiyle elde edilen delil mutlak surette değerlendirme dışı bırakılmaktadır. İç hukukumuzdaki düzenlemeler ve yargı kararları: Türk hukuk sisteminin benimsediği çağdaş ceza yargılaması hukukunda İtalya ve Amerika gibi mutlak delil yasakları teorisi kabul edilmiştir. Bu konudaki ilk yasal düzenleme mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 18.11.1992 gün ve 3842 sayılı Kanunla eklenen 135/A ve 254/2. maddelerinde yapılmıştır. Kanun Koyucu bununla da yetinmeyerek 03.11.2001 tarihinde 4709 sayılı Kanunun 15. maddesiyle Anayasanın 38. maddesine delil yasakları konusunda 6. fıkra hükmü eklemiştir. 1412 sayılı CMUK nun yürürlükten kaldıran ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda da benzer düzenlemelere yer verildiğini görmekteyiz. Bu noktada mevzuatımızdaki hukuka aykırı delilerin kullanılması yasağına ilişkin düzenlemeleri somut olayımızın konusu olan hukuka aykırı arama ile sınırlı olarak değerlendireceğiz. Konumuzla ilgili hukukumuzdaki düzenlemeleri şöyle sıralayabiliriz: Anayasanın 38.maddesinin 6. fıkrası “(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/15 md.) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.” Ceza Muhakemesi Kanunun 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi; Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde reddolunur: a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse. Aynı Kanunun 217. maddesinin 2. fıkrası: “Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir." CMK nun 230. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi; “Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir: b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.” Anayasanın 38. maddesinin 6. fıkrasındaki düzenlemeyle Türk ceza, siyaseti hukuka aykırı elde edilen delillerin yargılamada değerlendirme dışı bırakılmasını Anayasa hükmü haline getirmiştir. Fıkrada belirtilen “kanuna aykırı” ifadesini “hukuka aykırı” olarak değerlendirmek gerekmektedir. Fıkra hükmündeki “bulgular” ifadesi “delilleri” de kapsamaktadır. “Bulgu” kavramının içersinde “delil” kavramı da bulunmaktadır. Yasa koyucu Anayasanın bu hükmü gereği olarak Ceza Muhakemesi Kanunun 206/2-a, 217/2 ve 230/1-b maddelerinde hukuka aykırı deliller konusunda düzenlemeler yapmıştır. CMK nun tasarısında, 226. maddesinin son fıkrası olarak düzenlenen ancak 217/2. maddesi olarak yasalaşan hükmün gerekçesinde de bu husus belirtilmektedir. Sözünü ettiğimiz gerekçe şöyledir: “Maddenin son fıkrası, usul hukuku yönünden olağanüstü önem taşıyan ve adil yargılama ile bağlantılı bir ilkeyi belirtmektedir. İlke, delilin doğruluğunu, haklılığını hakkaniyete uygunluğunu sağlamak amacını gütmektedir. Böylece ister soruşturma ister kovuşturma evrelerinde olsun, hukuka aykırı olarak, örneğin, işkence, narko analiz, hataya sürükleyici eylemler, sorgulamalar, baskılar, kişinin fizik ve moral bütünlüğüne saldırılar yolu ile elde edilmiş deliller hükme esas alınamayacaktır. Böylece son fıkra soruşturma ve kovuşturma ile görevli olanların hukuka aykırı şekilde elde ettikleri delillerin hükme esas alınamayacağını belirterek bunlara ilişkin usul yaptırımını düzenlemiş olmaktadır. Son fıkra ayrıca, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla Anayasanın 38 inci maddesinde yapılan değişikliğin Tasarıya yansıtılması niteliğindedir. Delili böylece elde etmiş olanlar hakkında ceza ve disiplin soruşturması da yapılması gerekeceği ise açıktır.” CMK nun 206. maddesinin 2.fıkrasının(a) bendine göre ortaya konan delilin kanuna aykırı olarak elde edilmesi halinde mahkemece reddedilmesi gerekmektedir. 217. maddenin 2. fıkrası hükmüne göre ise yüklenen suçun ancak hukuka uygun delilerle ispat edilmesi zorunludur. Bu hükümden açıkça anlaşıldığı gibi hukuka uygun olarak elde edilmeyen deliller yeni ceza yargılama sistemimizde ispat aracı olarak kullanılamayacaktır. Ayrıca CMK nun 230. maddesinin 1. fıkrası ile de mahkumiyet hükmünün gerekçesinde hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Yerel mahkeme kararında, yukarıda belirttiğimiz hükümlere uymamıştır. Anayasadaki ve CMK daki sözünü ettiğimiz bu düzenlemeler farklı hiç bir değerlendirmeye ihtiyaç göstermeyecek kadar açık ve nettir. Anayasanın 38/6, CMK nun 206/2-a ve 217/2 maddeleri, nispi-mutlak, önemli, önemsiz, şekli-esas, hakların ihlali-toplum yararı ayırımı yapmadan hukuka aykırı elde edilen delillerin yargılamada kullanılamayacağını emretmektedir. Aksi yorum ve kabul CMK nun 206/2-a ve 217/2 maddelerini ihlal eder. Dolayısıyla da Anayasanın 38. maddesinin 6. fıkrasını ihlal eder. Anayasa kendisini ihlale izin vermez. Aksini kabul hukuk devletinin gerekleriyle bağdaşmaz. Sayın Çoğunluğun karar gerekçesininde yukarıda belirttiğimiz kurallara uygun olmadığı görüşündeyiz.Sayın Çoğunluk, arama kararı olmadan hukuka aykırı olarak elde edilen delilin oranlılık ilkesi uyarınca yargılamada kullanılabileceğine karar vermiştir. Bu karar AİHS ve Anayasa ile teminat altına alınan özel hayatın gizliliği ve konut dokunulmazlığı hakları bakımından geleceğe yönelik endişe verici sonuçlara yol açabilecektir. Şöyleki; Hakim kararı veya koşulları oluştuğunda Cumhuriyet Savcısı, bulunamadığı takdirde kolluk amirinin yazılı emri gereken bir olayda karar veya yazılı emir alınmadan yapılan aramada elde edilen bir delilin hukuka aykırı olduğu konusunda öğreti ve uygulamada görüş birliği bulunmaktadır. Bu şekilde elde edilen hukuka aykırı bir delilin kullanılıp kullanılmayacağı hususunda ihlal edilen hak ile suçu işleyenin cezalandırılmasındaki kamu yararı karşılaştırılarak kullanılabileceği kabul edilirse, hemen hemen her olayda bu delilin kullanılma ihtimali çok yüksektir. Zira delil kullanılmadığında (feda edildiğinde) sanığın cezasız kalacağı endişesi gündeme gelecek ve delili kullanarak sanığı cezalandırmak için gerekçeler yaratılması yoluna gidilebilecektir. Örneğin işlenen suçun, kamu güvenliğini veya kamu düzenini ya da kamu sağlığını veyahut ülke ekonomisini tehlikeye attığı gerekçesi ileri sürülerek hukuka aykırı delili kullanmanın, kişinin ihlal edilen hakkından daha üstün tutulması ihtimali yüksektir. Bu durumda Anayasanın 20., 21. maddeleri ve CMK. nın arama ile ilgili madde hükümleri işlevsiz kalacak ve özel hayatın gizliliği ile konut dokunulmazlığı hakkına hakim kararı olmadan kamu otoritesinin hukuka aykırı olarak müdahale etmesinin önü açılacaktır. Nitekim somut olayda da mahkeme hukuka aykırı delili kullanmıştır. Bunu yaparken de delilin hukuka aykırı olup olmadığı konusunu tartışmamış ve delili kullanma gerekçesini de göstermemiştir. Sayın Çoğunluk mahkemenin göstermesi gereken gerekçeyi, mahkeme yerine geçerek kendisi göstermiştir. Sayın Çoğunluk, bu gerekçede hukuka aykırı arama ile elde edilen parfümler sahte olduğu için kamunun yaşam hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle elde edilen delili ihlal edilen haktan daha üstün tutmuş ve kullanılabileceğini kabul etmiştir. Sayın Çoğunluğun bu gerekçesi hukuka aykırı delil konusundaki düzenlemelere aykırı olduğu gibi oluşa ve dosya kapsamına da uygun değildir. Zira işlendiği iddia edilen suç kaçakçılık suçudur. Kaçakçılık suçuna konu eşyanın kamunun yaşam hakkı ile bir ilişkisi yoktur. Zira sahte parfümlerin vücuda sıkıldığında ağır sağlık sorunlarına veya ölüme neden olabileceklerine ilişkin dosyada bir bilgi ya da belge bulunmamaktadır. Yerel mahkemece de böyle bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Kaldı ki söz konusu parfümlerin hukuka aykırı elde edildiği kabul edilse dahi sahiplerine iade edilmeyecek 5325 sayılı kanunun 6. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere yetkili mercilere gönderilmesi gerekecektir. Sahte üretilen parfümler hakkında Daire uygulamalarımız da bu yöndedir. Sonuç olarak; Türkiye, “ne pahasına olursa olsun suçlu cezalandırılmalıdır” anlayışını terk ederek bireyin hak ve özgürlüklerine saygı duyan, delil toplama faaliyetlerinde kamu otoritesine hukuki sınırlamalar getiren çağdaş ceza yargılaması anlayışını kabul etmiştir. Bu amaca uygun olarak Anayasasında ve Ceza Muhakemesi Kanununda hukuki düzenlemeler yapmıştır. Bu anlayışın uygulamaya da yansıdığını ve bu konudaki uygulamaların istikrara kavuşmakta olduğunu aşağıda gün ve sayısını vereceğimiz Yargısal kararlarından anlamaktayız. Açıklanan bu nedenlerle Sayın Çoğunluğun kararı, Anayasal ve yasal düzenlemelere aykırılık oluşturmaktadır. Söz konusu karar ile Yasa Koyucunun terk ettiği “ne pahasına olursa olsun suçlu cezalandırılmalıdır” anlayışına dönülmekle birlikte bu konudaki yargısal kararlardan da dönülmüş olacaktır. Konuya ilişkin Yargısal kararlar: Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı bir parti kapatma davasında, 22.06.2001 gün ve 1999/2 E. 2001/2 K. sayı ile verdiği kararda, “Delilin elde ediliş biçimi kişilerin Anayasa ile tanınmış haklarını ihlal ediyorsa onun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin kabulü gerekir” şeklindeki tespitinden sonra konuşma bandının Anayasanın 22. maddesinde belirtilen biçimde kaydedilmediğinden haberleşme özgürlüğünü ihlal ettiği ve bu nedenle hukuka uygun elde edilmediği gerekçesiyle delilin hükme esas alınamayacağına karar vermiştir. Yine Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı rüşvet alma-verme suçlarıyla ilgili bir davada, 19.12.2012 gün ve 2011/1 E. 2012/2 K. sayılı kararda, Adalet müfettişinin yetkisiz olarak kendisinin verdiği ve yine müfettişin talebi üzerine hakim tarafından verilen iletişimin denetlenmesi ve teknik takip kararları vermelerini basit bir hukuka aykırılık olarak kabul edilemeyeceğine ve bu yolla elde edilen delilin kullanılamayacağına karar vermiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, izinsiz hint keneviri ekme suçuyla ilgili bir davada verdiği, 29.11.2005 gün ve 2005/144-150 sayılı kararında hukuka aykırı elde edilen delillerin yargılamada kullanılamayacağına ilişkin olarak şu ifadelere yer verilmiştir: “Açıklanan pozitif hukuk normları ve uygulamayı yansıtan yargısal kararlar karşısında belirtmek gerekir ki “hukuka aykırı biçimde” elde edilen deliller, Türk Ceza Yargılaması hukuku sisteminde dikkate alınmaz. Bu itibarla; sanığın konutunda hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen arama işleminde elde edilen maddi delil ile buna ilişkin düzenlenen ekspetiz raporlarının Yerel mahkemece hükme esas alınmasında isabet bulunmamaktadır” Y.C.G.K. lu bu kabulünü, sahte rakı üretimi suçuyla ilgili verdiği, 17.11.2009 gün ve 2009-264 sayılı kararında aynı ifadelerle tekrar etmiştir. Y.C.G.K. nun görevi kötüye kullanma suçu ile ilgili bir davada, 13.06.2006 gün ve 2006/122-162 sayılı kararında, haklarında dinleme kararı bulunmayan üçüncü şahısların arasında geçen konuşmanın tespit edildiği tutanağın hukuka aykırı olduğu ve yargılamada kullanılamayacağına ilişkin olarak şu ifadelere yer vermiştir: “Yasa dışı elde edilen bir kanıtın ise soruşturma ve kovuşturma aşamalarında kullanılmasına olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle dosyada yer alan telefon görüşme tutanağının yasa dışı elde edilen kanıt niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Yasaya aykırılığı saptanan işbu kanıt dışlandığında dosyada isnat edilmiş suçu sübuta erdirecek başkaca kanıt bulunmadığı görülmekle bunun sonucu olarak Özel Dairenin, sanığın beraatine ilişkin hükmünün isabetli olduğu açıklık kazanmaktadır.” Yine Y.C.G.K.nun görevi kötüye kullanma suçları ile ilgili bir davada, 21.01.2008 gün ve 2007/101 E. 2008/3 K. sayılı kararında, 01.06.2005 tarihinden önce yürürlükte bulunan 4422 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca hakim kararıyla yapılan dinlemede tesadüfen elde edilen delilin kullanılabileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından bu dinleme tutanaklarının delil olarak kullanılmasına hukuken olanak bulunmadığı belirtilmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, iftira suçuyla ilgili bir davada, 22.12.2009 gün ve 2007/11957 E. 2009/21077 K. sayılı kararıyla, hukuka aykırı olduğu saptanan kamera çekimine ilişkin kayıtların delil olarak kullanılamayacağına karar verilmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, ihaleye fesat karıştırma suçu ile ilgili bir davada, 21.03.2013 gün ve 2012/3352 E. 2013/2126 K. sayılı kararıyla, hakim kararı olmadan yapılan aramada düzenlenen tutanakta gecikmede sakınca bulunduğuna ve Cumhuriyet Savcılığına ulaşılamadığına dair hiç bir belirlemeye yer verilmeden ve hakim kararı alınmasının gecikme yaratacağına ilişkin dosyada hiç bir bilgi ve belge de bulunmadığı halde kolluğun arama yapmasının hukuka aykırı olduğuna ve bu suretle elde edilen delilin de yasal delil sayılamayacağına karar verilmiştir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçuyla ilgili bir davada, 27.03.2013 gün E.2012/456, K.2013/8436 sayılı kararında, “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.11.2005 gün ve 2009/144-150 sayılı kararında da belirtildiği üzere. arama kararı alınmadan hukuka aykırı biçimde yapılan arama sonucunda elde edilen delillerin Türk Ceza Yargılaması hukukunda dikkate alınamayacağı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de,” şeklindeki ifadeyle Y.C.G.K. kararına atıf yapılmak suretiyle hukuka aykırı olarak yapılan aramada elde edilen delillerin Ceza Yargılamasında kullanılamayacağını kabul etmektedir. Yukarıda belirtilen yargısal kararlarda hukuka aykırı delillerin ceza yargılamasında kullanılamayacağına karar verilirken, delil elde etmede ihlal edilen hak ile suçlunun cezalandırılmasındaki kamu yararının karşılaştırılması ilkesi (oranlılık-ölçülülük ilkesi) gözetilmemiş ve bu ilkeye göre bir değerlendirme yapılmamıştır. Başka bir ifadeyle oranlılık-ölçülülük ilkesi Türk Ceza Yargılaması hukukunda uygulanmamaktadır. Tarih ve sayısını verdiğimiz kararlara konu suçların bir çoğu, somut olayımıza konu kaçakçılık suçuna göre kamu sağlığı, kamu düzeni ve kamu güvenliği tehlikesi bakımından çok daha ağır suçlar olduğu açıktır. (Örneğin, rüşvet alma-verme, sahte rakı üretimi ve izinsiz hint keneviri ekme suçları gibi.) Buna rağmen Türk ceza yargılaması hukukunda yer verilmediği için söz konusu Anayasa ve Yargıtay kararlarında oranlılık (ölçülülük) ilkesine göre bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu nedenlerle de Sayın Çoğunluğun kararı, istikrar bulmuş yargısal kararlara aykrıdır. AİHM kararları: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 15.07.2003 günlü ERNTS-BELÇIKA kararında, arama kararlarının geniş terimlerle ifade edilmesinin soruşturmacıya geniş yetkiler verdiğini belirterek, bu kararlara göre yapılan aramanın Sözleşmenin 8. maddesini ihlal ettiğini tespit etmiştir. Yine AİHM, 25.02.1993 günlü CREIEUX - FFRANSA kararında, aynı günlü FUNKE - FRANSA kararında, 16.04.2002 günlü STES COLAS EST ve Diğerleri - FRANSA kararında, “yargısal bir arama müzekkeresi” olmadan yapılan aramanın, Sözleşmenin 8. maddesini ihlal ettiğine karar vermiştir. Somut olayımızdaki aramada da hakim kararı veya yetkili merciinin yazılı bir emrini içeren müzekkeresi yoktur.Bu nedenle söz konusu arama ile sözleşmenin 8.maddesi ihlal edilmiştir. AİHM, 8. maddenin ihlali veya başka nedenle hukuka aykırı olarak elde edilen delilin yargılamada kullanılıp kullanılamayacağı konusunu 1998 yılında verdiği SCHENK - İSVİÇRE ve 2000 yılında verdiği KHAN - İNGİLTERE kararlarında incelemiştir. [Dr.Güçlü Akyürek - Ceza Muhakemesinde Hukuka Aykırı Delillerin Değerlendirilmesi Sorunu - TBB Dergisi 2012 (101)] Mahkeme bu kararlarında, başvurucular tarafından hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin kullanılarak Sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal iddialarını reddetmiştir. Gerekçe olarak da adil yargılanma hakkını güvence altına alan 6. maddede hukuka aykırı delillerin kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, bu konuda ulusal mahkemelerin yetkili olduğunu göstermiştir. Mahkeme, bu konudaki görüşünü sonraki kararlarında da devam ettirmiş, ancak hukuka aykırı delil kullanılsa dahi yargılamanın bütününde, adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediğini denetlemekle yetkili olduğunu söylemektedir. Adil yargılanma hakkının ihlal edilmediğini tespit ettiği takdirde hukuka aykırı olarak kullanılan delil konusunda değerlendirme yapmaya kendisini yetkili görmemiştir. Buna karşı Mahkeme, Sözleşmenin 3. maddesi ile güvence altına alınan işkence ve kötü muamele görmeme hakkının ihlali suretiyle elde edilen delillerin yargılamada kullanılmasını adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul etmiştir.(2006 - Jalloh - Almanya kararı) Yine Mahkemeye göre soruşturmacı organların aktif davranışı olmadığı takdirde işlenmeyecek biri suç, provoke ile işlenmişse bu durumun adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini kabul etmiştir. (Pysgiotakis - Yunanistan, Prof.Dr. Öztürk, Prof.Dr.Tezcan, Prof. Dr. Erdem, Yrd.Doç.Dr. Sırma – Kırtıt - Ceza Muhakemesi Hukuku 5.bası s. 430, 431) Mahkeme bu kararını Hun - Türkiye davasında da tekrarlamıştır. Yukarıdaki kararlar ışığında, hukuka aykırı elde edilen delillere ilişkin AİHM in yaklaşımını özetlersek; AİHM kural olarak yargılamanın bütününde adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediğine bakmaktadır. Adil yargılanma hakkı ihlali tespit etmediği bir davada, hukuka aykırı delil kullanılmış olsa da AİHM bu delil konusunda değerlendirme yapma yetkisinin bulunmadığını kabul etmektedir. Bu konunun çözümünü ulusal hukuka ve ulusal yargı organlarına bırakmaktadır. Buna karşılık Sözleşmenin 3. maddesinin ihlali ve kolluk provakasyonu ile elde edilen hukuka aykırı delillerin adil yargılanma hakkını ihlal edeceğine karar vermektedir. Bu belirlemeye göre, somut olayımızdaki iç hukuk kurallarına aykırı arama ile elde edilen hukuka aykırı delilin kullanılıp kullanılmayacağı işini tespit de Türk yargı organlarına ait olacaktır. Çağdaş ceza yargılama sistemini benimseyen iç hukukumuzda Anayasal ve yasal kurallar ile hukuka aykırı elde edilen delillerin kullanılması yasağı getirilmiştir. Bu kuralları yukarıda açıklamış idik. Hukuka aykırı delillerin kullanılıp kullanılmayacağı konusunda AİHS de bir düzenleme bulunmamaktadır. Sayın Çoğunluk kararında, konumuzla ilgili AİHM si kararlarının bağlayıcılığına ve Anayasanın 90/son maddesi hükmüne yanlış anlam vererek, kişilere, Sözleşmede tanınan haklardan başka, bir hakkın tanınamayacağı şeklinde anlaşılabilecek bir gerekçeye yer vermiştir. Sözleşme ve AİHM kararları kamu otoritesine karşı bireylerin insan hakları ve temel özgürlüklerinin asgari sınırını belirler. Kamu otoritesinin bu asgari sınıra uymasını öngörür. Sözleşmenin 53. maddesine göre, Sözleşmeci Devletler tarafından Sözleşmedeki asgari sınırın üstünde tanınan insan hak ve temel özgürlüklerini AİHS ve AİHM aleyhe yorumlayamaz ve sınırlayamaz. Bu nedenle Sayın Çoğunluğun kanun yararına bozma talebini red gerekçesinde yer alan bu husus da isabetli değildir görüşündeyiz. Yukarıdaki açıklama ve tespitlerimizi birlikte değerlendirdiğimizde sonuç olarak: Somut olayda araçta yapılan arama için hakimden karar alınmamıştır. Gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Savcıya başvurularak arama emri talep edilmemiştir. Savcıya ulaşılamadığı gerekçesiyle kolluk amirinden de yazılı emir alınmamıştır. Bu şekilde aramada elde edilen delil hukuka aykırıdır. Bu hukuka aykırı delili yerel mahkeme, Anayasanın 38/6.,CMK nun 206/2-a ve 217/2. maddeleri hükümlerine aykırı olarak kullanmıştır. Mahkumiyet hükmüne dayanak yapmıştır. Karar gerekçesinde bu hukuka aykırı delil ile ilgili bir değerlendirme ve tartışma yapmamıştır. Karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Yargıtay Başsavcılığı ise 2 nolu bozma nedeniyle birlikte hukuka aykırı elde edilen söz konusu delilin kullanılamayacağı gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunmuştur. Kanun yararına bozma talebinde belirtilen (1) nolu bozma nedeni açıkladığımız gerekçelerle yerinde olduğundan kabulüne, dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetini gerektirecek başkaca şüpheden uzak bir delil bulunmadığından sanık hakkında verilen cezanın CMK. nun 309/4-d maddeleri uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun kararına ve gerekçesine katılmıyoruz. KARŞI OY Her ne kadar usulüne uygun arama ve el koyma kararı olmaksızın, sahipleri tarafından rızaları ile tespit edildiğine dair dosyada bildirim bulunmayan eşyalar yönünden, hukuka aykırı delil ile mahkumiyet hükmü kurulması iddia olunmuş ise de; Kovuşturma aşamasında, delil reddi veya kabulü hususunda, mahkemece bir karar verilmemesi, artık geri dönülemeyen bir durum olduğundan ve mahkemenin bu şekilde elde edilmiş delile dayanarak, mahkumiyet hükmü vermesi karşısında, söz konusu delilin niteliğini tartışmak, delil tartışması vasfında (niteliğinde) olduğundan ve bu hususta kanun yararına bozma, yasa yoluna gelinmesi isabetli görülmediğinden, talebin reddi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 209 ]
1. Ceza Dairesi 2005/4813 E., 2006/6045 K. 1. Ceza Dairesi 2005/4813 E., 2006/6045 K. - BELGELERİN DURUŞMADA OKUNMASI - ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS - YARALAMA- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 35 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 82 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 209 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 449 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 62 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 242 ] "İçtihat Metni" Karısı Halime'yi öldürmeye tam derecede teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Mustafa'nın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 06.10.2005 gün ve 117/150 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayr azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, tahrikin derecesine, para cezasının hatalı olduğuna, 5237 sayılı TCK'nın lehe bulunduğuna vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, 1-Nüfus ve evlilik kaydının duruşmada okunup sanığa diyecekleri sorulmamak suretiyle CMUK'nın 242. (CMK'nın 209.) maddelerine muhalefet edilmesi, 2-Oluşa ve delillere göre, sanığın hamile olduğunu bildiği eşinin batın bölgesine bıçağını sokarak hayati tehlikeye maruz kılıp, 20 gün iş ve gücüne engel olacak şekilde yaraladığı olayda, suçta kullanılan aletin niteliği, hedef alınan vücut bölgesi, meydana gelen yaranın niteliği dikkate alındığında öldürme kastıyla hareket edildiği anlaşıldığı halde, öldürmeye teşebbüs yerine yaralama suçundan hüküm kurulması, Yasaya aykırı olup, hükümlerin (BOZULMASINA), ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunmasına 27.12.2006 günü oybirliği ile karar verildi.
10. Ceza Dairesi, 2021/19048 E., 2023/9834 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Adlî sicil kaydı, 5271 sayılı Kanun'un 209 uncu maddesi gereğince duruşmada okunması zorunlu belgelerdendir.
10. Ceza Dairesi         2021/19048 E.  ,  2023/9834 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi HÜKÜM : Esastan ret TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2019/494 Esas, 2021/461 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2021/1854 Esas, 2021/1271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesinde öngörülen tedbirin uygulandığı, 01.12.2018 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Mehmet ile sanığın yaptıkları telefon görüşmesinden sonra buluştukları, fiziki takip sonucunda Mehmet'in sanıktan aldığı esrar ile 16 adet ekstaziyi rızaen görevlilere teslim ettiği; 04.01.2019 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Volkan ile sanığın telefonla görüştükleri, akabinde sanığın aracıyla beklemekte olan Volkan'ın bulunduğu yere gittiği, bir süre araçta kaldıktan sonra yapılan fiziki takip sonucunda durdurulan Volkan'ın üzerindeki metamfetamini rızaen görevlilere teslim ettiği olayda; kriminal raporlar, Adli Tıp Kurumu Görüntü ve Ses İnceleme İhtisas Dairesi raporu, tanık beyanları, olay, yakalama, fiziki takip tutanaklarıyla, 01.12.2018 ve 04.01.2019 tarihli eylemlerde uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli ve çeşidi itibariyle sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu zincirleme şekilde işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca mahallinde işlem yapılmasının mümkün görüldüğü ve sanığa ait Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/339 Esas, 2014/226 Karar sayılı 17.04.2018 tarihinde kesinleşen ilamda 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında hükmedilen cezanın ikinci kez mükerrir olduğu belirtilmeksizin mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından eleştirilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2021/1854 Esas, 2021/1271 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ... ile Üye ...'in sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına yönelik karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226 ıncı maddesine göre; suçun hukukî niteliği değiştiğinde ya da cezanın artırılması veya cezaya ek olarak güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde, durum sanığa veya varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınmadan, sanık hakkında iddianamede gösterilen dışında bir kanun hükmü uygulanamaz. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek durumunun, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkmadığı, dava açıldığında da mevcut olduğu ileri sürülerek, bu konuda ek savunma hakkına gerek bulunmadığına ilişkin görüş kabul edilemez. 5271 sayılı Kanun'un 226 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır" ifadesi, "iddianamede gösterilmeyen bir kanun hükmü gereğince, sanığın cezasının artırılması veya sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde de birinci fıkrada olduğu gibi durum sanığa veya varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınması gerekir" anlamındadır. Adli sicil kayıtlarında birden fazla hüküm bulunduğunda, bu hükümlerden hangisinin tekerrüre esas olduğu konusunda mahkemelerin bile zaman zaman yanıldığı, tekerrüre esas olmayan hükmün tekerrüre esas alındığı dikkate alındığında, hakim ve Cumhuriyet savcılarının bile uygulamada yanıldıkları bir konuda sanıklardan adli sicil kayıtlarındaki hükümlerden hangisinin tekerrüre esas olduğunu bilmesini beklemenin doğru olmayacağı kanaatindeyiz. Adlî sicil kaydı, 5271 sayılı Kanun'un 209 uncu maddesi gereğince duruşmada okunması zorunlu belgelerdendir. Tekerrür oluşturan mahkûmiyet hükmünün yer aldığı adlî sicil kaydının duruşmada okunması üzerine sanığın okunan kaydın kendisine ait olduğunu veya bu belgeye karşı bir diyeceğinin bulunmadığını söylemesinin ek savunma yerine geçmesi mümkün değildir. Emredici nitelikte olan 5271 sayılı Kanun'un 226 ıncı maddesi gözardı edilerek, sanık ...'e ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması için ek savunma verilmesi görüşünde olduğumuzdan hükmün bozulması gerektiği kanısını taşıdığımızdan bu sanık yönünden çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz. 20.11.2023

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Muhakemesi Hukuku

Sanığa veya mağdura ait kişisel verilerin yer aldığı belgelerin, istem üzerine kapalı oturumda anlatılabilmesi kimin kararına bağlıdır?

A) Cumhuriyet Savcısı
B) Mahkeme
C) Müdafi
D) Adalet Bakanlığı
E) Kolluk