CMK Madde 210Duruşmada okunmayacak belgeler
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
CMK m.210, duruşmada okunmayacak belgeleri düzenler. Birinci fıkra, olayın delilinin bir tanığın açıklamalarından ibaret olduğu hallerde o tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesini ve önceki dinleme tutanağının ya da yazılı açıklamasının dinleme yerine okunamayacağını öngörür. İkinci fıkra, tanıklıktan çekinebilecek kişinin duruşmada çekinmesi halinde önceki ifadesine ilişkin tutanağın okunamayacağını hükme bağlar.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.
(2)Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.
Bu maddedeki kavramlar
- Doğrudanlık ilkesi
- Tanıklıktan çekinme hakkı
- Olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaret olma hali
- Önceki dinleme tutanağı
- Yazılı açıklama
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
312 karar arasından seçildi- Ceza Genel Kurulu E.2017/1087 K.2018/211 T.2018-05-15Ceza Genel KuruluRet
Böylece 5271 sayılı Kanunun 210. maddesi uyarınca tanıklıktan çekinme hakkı olmasına karşın daha önce bu hakkını kullanmayan bir tanık duruşmada tanıklıktan çekindiğinde önceki ifadesine ilişkin tutanaklar da okunamayacak, 217. maddenin birinci fıkrasındaki hüküm uyarınca, hâkim kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceği için tanığın daha önceki aşamada tanıklıktan çekinme hakkını kullanmayarak verdiği beyanlar hükme esas alınamayacaktır.
- 6. Ceza Dairesi · E. 2023/14442 · K. 2025/4794 · T. 30.04.2025Daire kararıBozma
Sanığın üzerine atılı tehdit suçunu kabul etmemesi karşısında; baştan itibaren savunmalarında olayın tanığı olarak belirttiği ...'un tanık sıfatıyla beyanı alınması gerektiği gözetilmeden 5271 sayılı Kanun'un 210/1. maddesine aykırı davranılması ve eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
- 6. Ceza Dairesi · E. 2023/12292 · K. 2025/788 · T. 20.01.2025Daire kararıBozma
Sanığın suçlamayı kabul etmediği ve olayın tek tanığı olan tanık ...'ın sanık ve mağdurun müşterek çocukları olması sebebiyle kovuşturma aşamasında tanıklıktan çekinme hakkını kullandığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 210/2. madde uyarınca önceki ifadeleri okunamayacağı ve bu durum karşısında mağduru soyut iddiasından başka delil bulunmadığı gözetildiğinde, sanığın tehdit suçunu işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil olmaması sebebiyle beraat hükmü verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesi,
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Gasp suçundan yargılanan sanık (S) hakkındaki kamu davasında, iddia makamının elindeki tek delil, görgü tanığı (T)’nin soruşturma evresinde savcılıkta vermiş olduğu ayrıntılı beyanlardır. Kovuşturma evresinde yapılan tüm araştırmalara rağmen (T)’ye ulaşılamamış ve tanığın yurt dışına yerleştiği anlaşılmıştır. İddia makamı, ceza muhakemesinin doğrudan doğruyalık ilkesi uyarınca (T)’nin mutlaka dinlenmesi gerektiğini belirten sanık müdafiinin itirazına rağmen, (T)’nin soruşturma beyanını içeren tutanağın duruşmada okunarak hükme esas alınmasını talep etmiştir. Bu durum ve ceza muhakemesine hakim olan ilkeler göz önüne alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Olayın delilinin yalnızca bir tanığın açıklamalarından ibaret olması nedeniyle, bu tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesi zorunludur ve daha önce düzenlenen tutanağın okunması dinleme yerine geçemez.
- B) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafiinin birlikte rıza göstermesi halinde, tanığın önceki ifadesini içeren tutanağın okunmasıyla yetinilerek dinlenmesinden vazgeçilebilir.
- C) Tanığın duruşmaya getirilmesi mümkün olmadığından ve tanıklığı maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunlu olduğundan, daha önce düzenlenmiş tutanağın okunmasıyla yetinilebilir.
- D) Tanık, tanıklıktan çekinme hakkına sahip bir kişi olsaydı ve duruşmada bu hakkını kullansaydı, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunarak delil olarak değerlendirilebilirdi.
- E) Tanığın yurt dışında bulunması nedeniyle istinabe yoluyla ifadesinin alınması ve buna ilişkin tutanağın duruşmada okunması, doğrudan dinleme zorunluluğunu ortadan kaldırır.
Bu maddeyle ilgili 5 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl