5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 242

Ceza Muhakemesi Kanunu 242. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 242 – (1) Katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilir. (2) Karar, katılanın başvurusu üzerine bozulursa, Cumhuriyet savcısı işi yeniden takip eder. Katılmanın hükümsüz kalması

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

12 karar eşleşti
3. Ceza Dairesi, 2018/9057 E., 2019/3049 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
...'den şikayetçiyim, diğerlerinden şikayetçi değilim” şeklindeki beyanı karşısında, temyiz istemine konu hükümler yönünden ...’ın katılan sıfatının ortadan kalkması nedeniyle; vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nin 242/1. ve 260/1. maddeleri gereğince, 1412 sayılı CMUK'un 317.
3. Ceza Dairesi         2018/9057 E.  ,  2019/3049 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat ve düşmeye dair Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Katılan ... vekilinin sanık ... hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan düşme, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Katılan ...’ın 06.02.2014 tarihli celsede “... direk bana yumruk vurdu. Bunun dışında hiç kimsenin bana karşı bir eylemi olmamıştır. ...'den şikayetçiyim, diğerlerinden şikayetçi değilim” şeklindeki beyanı karşısında, temyiz istemine konu hükümler yönünden ...’ın katılan sıfatının ortadan kalkması nedeniyle; vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nin 242/1. ve 260/1. maddeleri gereğince, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2) Katılan ... vekilinin sanık ... hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Katılan ...’ın 06.02.2014 tarihli celsede “Babam ...'a vurmaya çalışan ... bana da vurdu. ... ise bizi ayırdıklarından bana vuramadı. Bunun dışında bana karşı hiç kimsenin başkaca bir eylemi olmadı. Ancak ... bize hitaben "Şerefsizler sizin ananızı avradınızı sinkaf ederim şeklinde küfür etti" Beni ise ... ve ...'e kesinlikle vurmadım. ... bana vurduğunda yere düşmüştüm. ... ve ...'den şikayetçiyim, diğerlerinden şikayetçimden vazgeçiyorum” şeklindeki beyanı karşısında, temyiz istemine konu hükümler yönünden ...’ın katılan sıfatının ortadan kalkması nedeniyle; vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nin 242/1. ve 260/1. maddeleri gereğince, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 3) Katılan ... vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümleri ile ... hakkında hakaret suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a) Katılan ... vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Katılan ...’ın 06.02.2014 tarihli celsede “Bana karşı ... direk taşla burnuma vurmak suretiyle burnumda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmama sebep oldu, ayrıca ..., ... ve ... bana karşı "şerefsizler, pezevenkler, sizin ananızı avradınızı sinkaf ederim" diyerek hakaret ettiler. tüm sanıklardan şikayetçiyim” şeklindeki anlatımı karşısında; Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan ... vekilinin temyiz itirazının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, b) Katılan ... vekilinin sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Katılan ...’ın 06.02.2014 tarihli celsede “Bana karşı ... direk taşla burnuma vurmak suretiyle burnumda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmama sebep oldu, ayrıca ..., ... ve ... bana karşı "şerefsizler, pezevenkler, sizin ananızı avradınızı sinkaf ederim" diyerek hakaret ettiler. tüm sanıklardan şikayetçiyim” şeklindeki anlatımı karşısında; katılan ...’ın sanık hakkındaki şikayetinin devam ettiği, yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

3. Ceza Dairesi, 2019/1343 E., 2019/9509 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
sliye Ceza Mahkemesinde istinabe suretiyle alınan 10.07.2015 tarihli beyanında davaya katılmak istemediğini belirtmesi karşısında, katılma kararının hükümsüz olduğu anlaşılmakla, "katılan" sıfatı bulunmayan müşteki ...'nın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nin 242/1. ve 260/1. maddeleri gereğince hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından 6723 sayılı Kanun'un 33.
3. Ceza Dairesi         2019/1343 E.  ,  2019/9509 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Katılan sanık ...'nin 19.10.2015 havale tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden, katılan sıfatıyla temyiz isteminde bulunmadığı, sanık sıfatıyla kendisi hakkında basit kasten yaralama, basit kasten yaralamaya teşebbüs ve basit tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği; müşteki sanık ...'nın ise, müşteki sıfatıyla sanık ... hakkında müşteki ...'ya yönelik basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü ve sanık sıfatıyla kendisi hakkında katılan ...'ye yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan temyiz incelemesinde; 1) Müşteki ...'nın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Her ne kadar 07.09.2015 tarihli celsede müşteki ...'nın katılma talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, müşteki ...'nın Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinde istinabe suretiyle alınan 10.07.2015 tarihli beyanında davaya katılmak istemediğini belirtmesi karşısında, katılma kararının hükümsüz olduğu anlaşılmakla, "katılan" sıfatı bulunmayan müşteki ...'nın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nin 242/1. ve 260/1. maddeleri gereğince hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2) Sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, sanık ... hakkında müşteki ...'ya yönelik basit kasten yaralama, katılan ...'a yönelik basit tehdit ve basit kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; a) Sanık ... hakkında Bakırköy Prof. Dr. ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13.05.2015 tarih, 3173 numaralı heyet raporunda sanığın işlediği iddia edilen suçlar yönünden cezai sorumluluğunun tam olduğu belirtildiği halde, sanığın temyiz dilekçesi ekinde sunduğu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından düzenlenen 10.09.2015 tarih, 2015/26936 numaralı iddianame suretinde sanık hakkında aynı hastanece düzenlenen 13.05.2015 tarih, 3171 numaralı heyet raporunda "cezai ehliyetinin bulunmadığının" bildirildiğinin belirtilmesi karşısında, sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda tereddüt oluşmakla, sanığın suç tarihi itibariyle ve halen 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden rapor aldırılarak sonucuna göre sanık ...'nın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b) Tarafların ve tanıkların olayın başlangıç anına ilişkin farklı beyanlarda bulunmaları karşısında, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilememesi nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih, Esas 2002/4-238 - Karar 2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, c) Sanık ...'nin tekerrüre esas alınan Karaman (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.02.2010 tarih, 2009/1220 Esas - 2010/156 Karar sayılı kararının infaz tarihi "31.03.2011" olup, bu tarihten itibaren 3 yıllık sürenin geçmesi nedeniyle sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Kabule göre de; ç) Sanıklar hakkında TCK'nin 58. maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ile birlikte TCK'nin 58/6-7. maddesi uyarınca cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin de uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2017/1314 E., 2018/2337 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
unda bulunan annesi ...'un 01.04.2015 tarihli duruşmada alınan beyanında suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 237/238 maddeleri uyarınca katılan sıfatı almadığı, bu nedenle mağdurun 5271 sayılı CMK'nun 242/1 maddesi uyarınca hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından mağdur vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 317.
1. Ceza Dairesi         2017/1314 E.  ,  2018/2337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi S.S.ÇOCUK : ... SUÇ : Çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs etmek HÜKÜM : TCK'nun 31/2-1. maddesi uyarınca; ceza verilmesine yer olmadığına, 5395 sayılı Kanunun 11, 5/1-d maddeleri uyarınca; sağlık tedbirine hükmedilmesine ilişkin. TÜRK MİLLETİ ADINA 1)Kovuşturma evresi itibariyle 15 yaşından küçük olan mağdurun temsilcisi konumunda bulunan annesi ...'un 01.04.2015 tarihli duruşmada alınan beyanında suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 237/238 maddeleri uyarınca katılan sıfatı almadığı, bu nedenle mağdurun 5271 sayılı CMK'nun 242/1 maddesi uyarınca hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından mağdur vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur çocuk ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçu iddiasıyla açılan kamu davasında 6284 sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nun 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMUK'nun mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, 3)Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 11/06/2015 tarihli raporda suça sürüklenen çocuğun davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olarak gelişmediğinin belirtildiği, Adli Tıp Mersin Şube Müdürlüğünden alınan 31/12/2014 tarihli raporda ise suça sürüklenen çocuğun bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun belirtilmiş olması karşısında, raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun, çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden, işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığının tespiti yönünden Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor aldırılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4)Mağdur çocuğun yaralanması hakkında Mersin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk Cerrahi Uzmanı tarafından düzenlenen 08.01.2015 tarihli raporda mağdurun hayati tehlike geçirdiği belirtilmesine rağmen Mersin Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 21/05/2015 tarihli raporda ise mağdurun hayati tehlike geçirmediğinin bildirilmesi karşısında Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor aldırılarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesine çalışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 16.05.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.
3. Ceza Dairesi, 2016/5824 E., 2016/19757 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
hakkındaki beraat hükmünü aleyhe temyiz ederek katılma iradesini ortaya koymaması sebebiyle katılan sıfatı bulunmayan mağdur vekilinin 5271 sayılı CMK'nin 242/1 ve 260/1 maddeleri gereğince hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin CMUK 317.
3. Ceza Dairesi         2016/5824 E.  ,  2016/19757 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın beraatine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1)Mağdur vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 15 yaşından küçük mağdur ...'nın annesi olan ve yasal temsilci konumunda bulunan ...'ın sanık olması nedeniyle baba ...'nın mağdur ...'nın fiili temsilcisi konumunda bulunduğu, dosya safahatı boyunca ifadesine başvurulmayan baba ...'ya gerekçeli kararın 06.01.2016 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, ancak baba...'nın sanık anne ... hakkındaki beraat hükmünü aleyhe temyiz ederek katılma iradesini ortaya koymaması sebebiyle katılan sıfatı bulunmayan mağdur vekilinin 5271 sayılı CMK'nin 242/1 ve 260/1 maddeleri gereğince hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin CMUK 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2)Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ... il Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca, sanık hakkında mağdur ...'yı kasten yaralama suçundan açılan kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın yokluğunda verilen hükmün tebliği üzerine, vekilinin temyiz dilekçesiyle sanığın cezalandırılmasını isteyerek katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını temsilen ... İl Müdürlüğü'nün kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. .
3. Ceza Dairesi, 2015/32569 E., 2016/12731 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
'ın 'sanık ...'den şikayetçi olmadığını' beyan etmesine göre, 'katılan' sıfatı bulunmayan mağdurun 5271 sayılı CMK'nun 242/1 ve 260/1 maddeleri gereğince hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 317.
3. Ceza Dairesi         2015/32569 E.  ,  2016/12731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Sanık ...'ın mahkumiyetine, sanık ... hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının düşürülmesine dair hükme yönelik mağdur ... 'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; 03/10/2013 tarihli oturumda mağdur ... 'ın 'sanık ...'den şikayetçi olmadığını' beyan etmesine göre, 'katılan' sıfatı bulunmayan mağdurun 5271 sayılı CMK'nun 242/1 ve 260/1 maddeleri gereğince hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mağdur ... hakkındaki ... Devlet Hastanesi Cildiye uzmanınca düzenlenen 03/11/2008 günlü raporda yaralanmasının çehrede sabit ize neden olduğu belirtilmesine rağmen ;31/12/2013 günlü ... Devlet Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanınca düzenlenen raporda yaralanmasından dolayı sabit eser niteliğinde yara izi oluşmadığının belirtilmesine göre ,raporlar arasında gözüken açık çelişki karşısında,mağdurun Adli Tıp Kurumundan yeniden aldırılacak adli rapor sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 26/05/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.