5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 251

Ceza Muhakemesi Kanunu 251. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 251 – (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.) (Başlığı ile Birlikte Yeniden Düzenleme:17/10/2019-7188/24 md.) (1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/23 md.) 175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.[97] (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, (…)[98] hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz. Basit yargılama usulünde itiraz

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

873 karar eşleşti
9. Ceza Dairesi, 2024/6579 E., 2025/631 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/819 Esas., 2022/947 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesi uyarınca 100 gün karşılığı 200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edi
9. Ceza Dairesi         2024/6579 E.  ,  2025/631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/819 E., 2022/947 K. SUÇ : Cinsel taciz KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/819 Esas., 2022/947 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesi uyarınca 100 gün karşılığı 200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 14.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 94660652-105-42-1686-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve 2024/75440 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve 2024/75440 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin; “(...) sanığın mahkûmiyetine esas cinsel taciz suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 105/1-1. cümlesinin uygulanması neticesinde tayin olunan 120 gün adlî para cezası üzerinden, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapıldığında, 90 gün adlî para cezası belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 100 gün adlî para cezasına hükmedilmesi ve sonuç olarak hükmedilen gün para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden paraya çevrilmesi sonucu 1.800,00 Türk lirası adlî para cezası yerine, 2.000,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinin ilgili bölümünün “... daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. İnceleme konusu hükümde, hükümlünün yargılama konusu cinsel taciz eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 105/1. maddesine göre temel cezanın “120 gün karşılığı adlî para cezası” olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 3. 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanan yargılamalarda mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç cezanın dörtte bir oranında indirileceği belirlenmiştir. 4. Hükümlü hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105/1. maddesi gereği belirlenen 120 gün karşılığı adlî para cezası üzerinden 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca dörtte biri oranında indirim uygulanırken hesap hatası yapılarak sonuç cezanın “90 gün karşılığı adlî para cezası” yerine “100 gün karşılığı adlî para cezası” olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 5. 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi gereği günlüğü takdîren 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilen adlî para cezası miktarının, “1.800,00 TL adlî para cezası” yerine “2.000,00 TL adlî para cezası” olarak tespiti Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/819 Esas., 2022/947 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “Sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105/1. maddesi gereği 120 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Duruşma yapılmayarak basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildiğinden sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 90 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 1.800,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

10. Ceza Dairesi, 2024/3084 E., 2024/20290 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre;
10. Ceza Dairesi         2024/3084 E.  ,  2024/20290 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/447 E., 2023/735 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine, Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ve bir yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna kararı temyiz ettiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemişse, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik kararı veren ilgili mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, b) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin sabit görülmesi halinde hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Kanunla ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. Basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun, "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesi gerekirken "CMK'nun 251. maddesinde düzenlenen Basit yargılama usulünün uygulanmasının, eksik soruşturma ve kovuşturmaya yol açarak ceza adaleti sistemini bozacağı, ihsası rey sonucunu doğuracak nitelikte karar verilmesinden ötürü Hakimlerin bağımsızlığı ile tarafsızlığına aykırı sonuçlar doğuracağı, tebligat ve uygulama yapan personele bağlı olarak hukuka aykırı sonuçlar doğuracağı, itiraz düzenlemesinden ötürü aynı işi iki kez yapmaya yol açarak yargılamayı gereksiz uzatacağı ve bu şekilde başta adil yargılanma hakkı olmak üzere hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu kanaatine varıldığından ve basit yargılama usulünün uygulanmasını mahkeme hakiminin takdirine bıraktığı gözetilerek iddia ve savunma hakkının kısıtlanmaması bakımından bu yargılama usulünün uygulanmamıştır" şeklindeki hatalı gerekçe ile sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmaması, 3. Denetimli serbestlik tedbiri kararının infazına başlanması için Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısını alan sanığın denetime başladığı ve hastaneye sevk edildiği, başvurmadığının bildirilmesi üzerine uyarılmasının ardından başvurarak sanığın görüşmelere katıldığı ancak; tekrar hastane randevusuna katılmadığından bahisle ikinci bir uyarı yapılmaksızın dosyasının kapatıldığı anlaşılmakla, olayda ısrar şartı gerçekleşmediğinden denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar vermek gerektiği gözetilmeyerek mahkûmiyet kararı verilmesi, Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.06.2024 tarihinde karar verildi.
9. Ceza Dairesi, 2023/14073 E., 2024/1685 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
nmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 2.800,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Fethiye
9. Ceza Dairesi         2023/14073 E.  ,  2024/1685 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/4 E., 2023/78 K. SUÇ : Cinsel taciz İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Cinsel taciz suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 3.740,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Fethiye 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve 2015/575 Esas, 2017/160 Karar sayılı kararının 25.04.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 01.07.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 2.800,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Fethiye 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2023 tarihli ve 2023/4 Esas, 2023/78 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.11.2023 gün ve 94660652-105-48-14763-2023-Kyb sayılı yazılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 gün ve KYB-2023/124192 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 gün ve KYB-2023/124192 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında cinsel taciz suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105/1. maddesi gereğince 90 gün karşılığı adlî para cezası olarak belirlenmesini müteakip, anılan Kanun'un 105/2-d maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılması gerekirken bir kat artırım yapılarak 135 gün yerine, 180 gün karşılığı adlî para cezasına karar verilmesini takiben, aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım ile 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri uyarınca yapılan indirimler sonucunda 105 gün karşılığı adlî para cezası yerine, 140 gün adlî para cezasına hükmedilmesi sonrasında, günlüğü 20,00 Türk Lirası üzerinden 2.100,00 Türk lirası adlî para cezası yerine, 2.800,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2.İnceleme konusu hükümde, sanığın yargılama konusu cinsel taciz eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince temel cezanın "90 gün adli para cezası" olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 3.Mahkeme tarafından belirlenen temel ceza miktarı üzerinden, Türk Ceza Kanunu'nun 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca yarı oranında artırım uygulanması gerekirken bir kat artırım yapılarak "135 gün adli para cezası" yerine "180 gün adli para cezası" olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 4.Mahkeme tarafından belirlenen bu ceza miktarı üzerinden, Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında artırım yapılması üzerine "168 gün adli para cezası" yerine, "225 gün adli para cezasına" hükmedildiği, 5.Mahkeme tarafından belirlenen bu ceza üzerinden de Türk Ceza Kanunu'nun 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında takdiri indirim oranı uygulanırken "140 gün adli para cezası" yerine, "187 gün adli para cezası" olarak belirlendiği, 6.Mahkeme tarafından belirlenen bu ceza üzerinden de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/4) oranında takdiri indirim oranı uygulanırken "105 gün adli para cezası" yerine, "140 gün adli para cezası" olarak belirlendiği, 7. Türk Ceza Kanunu'nun 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdiren 20,00 TL den olmak üzere, neticeten sanığın "105 gün karşılığı 2.100 TL adli para cezası" yerine "140 gün karşılığı 2.800,00 TL adli para cezası" olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 8. Sonuç cezanın "2.100 TL adli para cezası" yerine, "2800 TL adli para cezası" olarak tespiti Kanun'a aykırı olup itiraz talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Fethiye 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2023 tarihli ve 2023/4 Esas, 2023/78 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasının ikinci parağrafında Türk Ceza Kanunu'nun 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulandığı kısımdan "sanığa verilen cezanın bir kat artırılarak sanığın 180 gün adli para cezası" ibaresi çıkartılarak yerine "sanığa verilen cezanın yarı oranında artırılarak sanığın 135 gün adli para cezası" ibaresinin, Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin uygulandığı kısımdan "225 gün adli para cezası" ibaresi çıkartılarak yerine "168 gün adli para cezası" ibaresinin, 62 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı kısımdan "187 gün adli para cezası" ibaresi çıkartılarak yerine "140 gün adli para cezası" ibaresinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulandığı kısımdan "140 gün adli para cezası" ibaresi çıkartılarak yerine, "105 gün adli para cezası" ibaresinin, Türk Ceza Kanunu'nun 52 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı kısımdan "2.800 TL adli para cezası" ibaresi çıkartılarak yerine "2.100 TL adli para cezası" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına," Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.
12. Ceza Dairesi, 2022/8693 E., 2024/340 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3.
12. Ceza Dairesi         2022/8693 E.  ,  2024/340 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/99 Esas, 2015/788 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına; katılan sanık ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddenin altıncı fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince 3.000,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, katılan sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar 21.01.2016 tarihinde itirazın reddi ile kesinleşmiştir. 2.İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/99 Esas, 2015/788 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli, 2019/6888 Esas, 2020/4941 Karar sayılı kararı ile; " ...kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/553 Esas, 2021/50 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddenin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 3.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 4. İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/553 Esas, 2021/50 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli, 2021/4778 Esas, 2022/1052 Karar sayılı kararı ile; "...Olay günü saat 00:15 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti aydınlatma bulunan orta ayırıcı ile bölünmüş asfalt kaplama kuru yolda seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde, istikametine göre sağ taraftan kavşağa giren katılanın sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu, katılanın vücudunda 3.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın katılan ile eşit derecede kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece usulünce basit yargılama usulü uygulanması yönünde bir karar verilmediği halde, sanık hakkında tayin edilen temel cezadan 5271 sayılı CMK'nın 251/3 maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak, aynı Yasanın 251/1-2 ve devamı maddelerine aykırı şekilde eksik ceza tayin edilmesi..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 5.İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/295 Esas, 2022/606 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.10.2022 tarihli ve 2022/128970 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; tayin edilen cezaya, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1.Olay günü saat 00:15 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti aydınlatma bulunan orta ayırıcı ile bölünmüş asfalt kaplama kuru yolda seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde, istikametine göre sağ taraftan kavşağa giren katılanın sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu, katılanın vücudunda 3.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın katılan ile eşit derecede kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılmıştır. 2. Trafik kazası tespit tutanağında, sürücü ... 'ın asli kusurlu olduğu, sürücü ...'nin tali kusurlu olduğu belirtilmiş olup, soruşturma aşamasında alınan 28.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda da, " sanık ...'ın "kavşakta kırmızı ışıkta geçme, şeride tecavüz etme, kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" kusurlarını işlediğinden asli kusurlu olduğu, sanık ...'nin kırmızı ışıkta geçiş yapan sürücüyü ışıkla ve klakson çalarak uyarması gerekirken uyarmadığından anı oranda kusurlu olduğu " şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu görülmektedir. 3. Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12/11/2013 günlü rapora göre, ...'ta olay sonucunda meydana gelen "Sol pelvik hassasiyet, sağ kulak çevresinde 3-4 cm avülsiyon, sağ diz kapağında abrazyon, sol ramus pubiste fraktür, sol sucroiliak bileşkede nondeplase fraktür" şeklindeki kırığın hayati tehlike yaratmadığı, hayat fonksiyonlarına etkisinin Orta (3) derecede olduğunun bildirildiği; Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12/11/2013 günlü raporda da, ...'de "Sol el de 1x1 cm ve 1x2 cm yüzeyel sıyrık şeklindeki" yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilir ölçüde hafif olduğu bildirilmiştir. 4. Kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı Trafik Müdürlüğü'nün cevabi yazısı, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin alkolmetre sonucu, tanık R.H.F.' nin anlatımı, genel adli muayene raporları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 5. Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 25.06.2015 tarihli raporunda; "...Mevcut verilere göre; 1. Olayın müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki otomobil ile yeşil trafik lambasında kavşakta seyrini sürdürdüğü sırada meydana geldiğinin kabulü halinde; A- Müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki 34 FB 6141 plaka sayılı otomobil ile yerleşim yerinde gece vakti aydınlatma bulunan mahalde orta ayırıcı ile bölünmüş Yunus Emre Caddesini takiben Yenişehir istikametinden Pendik istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde kendisine hitaben yanan yeşil trafik lambasında kavşakta seyrini sürdürdüğü sırada diğer sanık sürücü ... yönetimindeki ... ile çarpışması sonucu karıştığı olayda kusursuzdur. B- Müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki 34 AT 6728 plaka sayılı otomobil ile Mevlana Caddesini takiben seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde mahal şartlarını ve kendisine hitaben yanan kırmızı trafik lambasını dikkate almadığı, ışık ihlalinde bulunarak yeşil ışıkta kavşağa giren müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki ... ile çarpışarak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda asli kusurludur. 2. Olayın müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki otomobil ile kendisine hitaben yanan sarı trafik lambasında kavşaktan geçiş yaptığı sırada meydana geldiğinin kabulü halinde; A- Müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki 34 FB 6141 plaka sayılı otomobil ile yerleşim yerinde gece vakti aydınlatma bulunan mahalde orta ayırıcı ile bölünmüş Yunus Emre Caddesini takiben Yenişehir istikametinden Pendik istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde mahal şartlarını, trafik lambalarının konumunu ve kırmızı trafik lambasını dikkate almadığı, ışık ihlalinde bulunarak sarı trafik lambasında kavşaktan geçiş yapan müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki ... ile çarpışıp olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda asli kusurludur. B- Müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki 34 AT 6728 plaka sayılı otomobil ile Mevlana Caddesini takiben seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde her ne kadar kendisine hitaben yanan yeşil trafik lambasında kavşağa girmiş ve sarı trafik lambasında kavşakta seyrini sürdürmüş ise de , hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda tali kusurludur..." şeklinde görüş bildirilmiştir. 6. Yargılama aşamasında alınan 06.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda; "1. 34 AT 6728 plakalı ... müşteki sanık ...'a hitaben yeşil ışığın yandığının kabulü kabulü halinde; A- Müşteki sanık sürücü ... 'nin asli kusurlu olduğu, B- Müşteki sanık sürücü ... 'ın tali kusurlu olduğu, 2. 34 FB 6141 plakalı ... müşteki sanık ...'ye hitaben yeşil ışığın yandığının kabulü kabulü halinde; A- Müşteki sanık sürücü ... 'nin tali kusurlu olduğu, B- Müşteki sanık sürücü ... 'ın asli kusurlu olduğu" şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu görülmüştür. 7.Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 07.05.2015 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği, duruşmadaki beyanında; "olay tarihinde sevk ve idaremdeki 34 FB 6141 plakalı ... ile Yunus Emre Caddesi üzerinde seyir halindeydim, rampa yukarı çıkıyordum, bu caddenin Mevlana Caddesi ile kesiştiği ışıklı kavşağa geldiğimde bana yeşil ışık yandığını görünce yola devam ettim, ancak bir anda karşıma sağ taraftaki Mevlana Caddesinden gelen bir ... çıktı, frene bastım ancak duramadım, bu şekilde çarpma meydana geldi" şeklinde beyanı olduğu anlaşılmaktadır. 8. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, duruşmada alınan savunmasında, "...Olay tarihinde sevk ve idaremdeki 34 FB 6141 plakalı ... ile Yunus Emre Caddesi üzerinde seyir halindeydim, rampa yukarı çıkıyordum, bu caddenin Mevlana Caddesi ile kesiştiği ışıklı kavşağa geldiğimde bana yeşil ışık yandığını görünce yola devam ettim, ancak bir anda karşıma sağ taraftaki Mevlana Caddesinden gelen bir ... çıktı, frene bastım ancak duramadım, bu şekilde çarpma meydana geldi. Olay gece saat 24:00'dan önce meydana geldiği için trafik ışıkları fasılalı değil normal şekilde yanıyordu, belirttiğim gibi benim geçiş istikametimde yanan ışık yeşildi..." şeklinde savunma yaptığı, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür. 9.Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. 10.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli, 2021/4778 Esas, 2022/1052 Karar sayılı ilamının sanık aleyhine olmasına rağmen sanığın duruşmaya katılımı sağlanıp, bozma kararına karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulduğu anlaşılmakla birlikte, bozma ilamından sonra yapılan yargılamada herhangi bir ceza infaz kurumunda bulunmayan sanığın bozma ilamına karşı savunmasının alınması için 5271 sayılı Kanunun 307 nci maddesine göre çıkarılan tebligatta ''taraf ve vekiline tebligatın tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları alınamadığından duruşmaya devam edilerek davanın yokluklarında bitirilebileceği CMK 307/2 maddesi gereği ihtar olunur''şerhinin bulunduğu, ayrıca sanık müdafinin 07.07.2022 tarihli duruşmada esas hakkındaki savunmasının alındığı ve karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden: 1.Olay günü saat 00:15 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti aydınlatma bulunan orta ayırıcı ile bölünmüş asfalt kaplama kuru yolda seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde, istikametine göre sağ taraftan kavşağa giren katılanın sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu, katılanın vücudunda 3.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın katılan ile eşit derecede kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, eşit kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde tayin edildiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/295 Esas, 2022/606 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2024/3448 E., 2024/4080 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
2) Sanıklar hakkında yapılan yargılamada basit yargılama usulü uygulanmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesinde 'Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine
1. Ceza Dairesi         2024/3448 E.  ,  2024/4080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/559 E., 2023/454 K. SUÇ : Kasten yaralamaya teşebbüs İKARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2023 tarihli ve 2023/559 Esas, 2023/454 Karar sayılı kararı ile şikâyetçi hükümlüler ... ve ... hakkında ... karşı, şikâyetçi hükümlü ... hakkında ... ve ... karşı basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 35/2, 86/3-e, 29, 62. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin, itiraz edilmeksizin 07.11.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştikleri belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2024/1058 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35787 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35787 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61/4. maddesinde yer alan 'Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hâllerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.' hükmü ile aynı Kanun'un 61/5. maddesinde belirtilen '...belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.' şeklindeki düzenlemeler uyarınca sanıklar hakkında, kasten yaralama suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 86/2 ve 86/3-e maddeleri gereğince temel cezanın belirlenmesini müteakip, önce teşebbüs, ardından haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanun'un 61. maddesi kapsamında sıralama hatası yapılarak karar verilmesinde, 2) Sanıklar hakkında yapılan yargılamada basit yargılama usulü uygulanmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesinde 'Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.' şeklindeki düzenlemede öngörülen ve takdiri olmayan indirim oranının uygulanmamasında, 3) Kabule göre de, sanıkların mahkûmiyetine esas kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinin uygulanması neticesinde tayin olunan 120 gün adli para cezası üzerinden, aynı Kanun'un 35/2, 86/3-e, 29/1 ve 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 1/4 oranında indirim, 1/2 oranında artırım, 1/4 oranında indirim ve 1/6 oranında indirim yapıldığında neticeten 84 gün adli para cezası belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 75 gün adli para cezasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin beşinci fıkrası; "Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir." şeklinde düzenlenmekle, inceleme konusu dava dosyasında şikâyetçi hükümlüler hakkında hatalı uygulama yapılarak 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesine göre belirlenen temel cezadan önce teşebbüs nedeniyle indirim yapılması, sonra silah nedeniyle artırım yapılması, hukuka aykırıdır. 2. 5271 sayılı Kanun'un, Basit yargılama usulü başlıklı 251. maddesinin inceleme konusu ile ilgili üçüncü fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; "...Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme uyarınca Mahkemece şikâyetçi hükümlüler hakkındaki yargılamanın basit yargılama usûlüne göre yürütülmesine karar verildiği hâlde, belirlenen cezalardan 5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/4) oranında basit yargılama usûlü uygulanması nedeniyle yapılması gereken kanunî indirim oranının uygulanmadığı anlaşılmıştır. 3. Bununla birlikte, Mahkemece yapılan uygulamaya göre 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 35/2, 86/3-e, 29. maddelerine göre belirlenen 101 gün adlî para cezasından, aynı Kanun'un 62. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapılırken 84 gün adlî para cezası yerine hesaplama hatası yapılarak 75 gün adlî para cezasına ve günlüğü 20,00 TL'den adlî para cezasına çevrililirken 1.680,00 TL adlî para cezası yerine 1.500,00 TL adlî para cezasına hükmedilmiştir. 4. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmekle, şikâyetçi hükümlüler hakkında uygulama sırasında hata yapılması, basit yargılama usûlü uygulanması sebebine dayalı indirim yapılmadan ve hesaplama hatası yapılarak karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2023 tarihli ve 2023/559 Esas, 2023/454 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “1) Şikâyetçi sanık ...'in Bülent'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinin birinci cümlesi gereği 120 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın eylemini silahtan sayılan cisimle gerçekleştirmesi nedeniyle şikâyetçi sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 86/3-e maddesi gereği (1/2) oranında artırım uygulanarak 180 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından teşebbüsün derecesine göre şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 35/2. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 135 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın eylemi tahrik altında gerçekleştirmesi nedeniyle haksız tahrik indirim sebebi uygulanarak şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 29. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 101 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın lehine takdiri indirim sebebi uygulanarak şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 84 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Basit yargılama usulü uygulanarak şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 63 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 1.260,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 2) Şikâyetçi sanık ...'ın Bülent'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinin birinci cümlesi gereği 120 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın eylemini silahtan sayılan cisimle gerçekleştirmesi nedeniyle şikâyetçi sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 86/3-e maddesi gereği (1/2) oranında artırım uygulanarak 180 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından teşebbüsün derecesine göre şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 35/2. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 135 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın eylemi tahrik altında gerçekleştirmesi nedeniyle haksız tahrik indirim sebebi uygulanarak şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 29. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 101 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın lehine takdiri indirim sebebi uygulanarak şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 84 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Basit yargılama usulü uygulanarak şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 63 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 1.260,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 3) Şikâyetçi sanık ...'in Selahattin'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinin birinci cümlesi gereği 120 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın eylemini silahtan sayılan cisimle gerçekleştirmesi nedeniyle şikâyetçi sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 86/3-e maddesi gereği (1/2) oranında artırım uygulanarak 180 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından teşebbüsün derecesine göre şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 35/2. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 135 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın eylemi tahrik altında gerçekleştirmesi nedeniyle haksız tahrik indirim sebebi uygulanarak şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 29. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 101 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın lehine takdiri indirim sebebi uygulanarak şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 84 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Basit yargılama usulü uygulanarak şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 63 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 1.260,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 4) Şikâyetçi sanık ...'in Gökhan'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinin birinci cümlesi gereği 120 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın eylemini silahtan sayılan cisimle gerçekleştirmesi nedeniyle şikâyetçi sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 86/3-e maddesi gereği (1/2) oranında artırım uygulanarak 180 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından teşebbüsün derecesine göre şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 35/2. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 135 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın eylemi tahrik altında gerçekleştirmesi nedeniyle haksız tahrik indirim sebebi uygulanarak şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 29. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 101 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanığın lehine takdiri indirim sebebi uygulanarak şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 84 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Basit yargılama usulü uygulanarak şikâyetçi sanık hakkında belirlenen cezadan 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 63 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Şikâyetçi sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 1.260,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Muhakemesi Hukuku

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre basit yargılama usulüyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Basit yargılama usulünde duruşma yapılmaksızın hüküm verilebilir.
B) Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın hüküm verilebilir.
C) Mahkumiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza 1/4 oranında indirilir.
D) Mahkemece kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilemez.
E) Koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.

Bu maddeyle ilgili 11 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol