5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 256

Ceza Muhakemesi Kanunu 256. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 256 – (1) Müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir. (2) Kamu davası açılmış olup da iade edilmesi gereken eşya veya malvarlığı değerleri ile ilgili olarak esasla birlikte bir karar verilmemiş olması durumunda, mahkemece re'sen veya ilgililerin istemi üzerine bunların iadesine karar verilir. Duruşma ve karar

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

14 karar eşleşti
11. Ceza Dairesi, 2021/36132 E., 2021/12620 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
2) 20/07/2016 tarihi ve sonrasında bağımsız olarak verilen müsadere (veya iade) kararları, 5271 sayılı CMK’nin 256 ve 258. maddeleri uyarınca, istinaf kanun yoluna tabi olacaktır.
11. Ceza Dairesi         2021/36132 E.  ,  2021/12620 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık Sanık hakkında dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 20.03.2017 tarih, 2017/731-7814 sayılı bozma ilamından sonra, Mahkemesince 13/07/2017 tarih, 2017/77-294 sayılı ilamı ile dolandırıcılık suçundan uzlaşmanın sağlandığından bahisle sanık hakkında düşme kararı kesinleştikten sonra 01/09/2020 tarihli ek karar ile suçta kullanılan 5 adet altın renginde diş kalıbının müsaderesine karar verildiği ve sanığın talebinin 01/09/2020 tarihli, müsadereye ilişkin ek karara yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nin 54. ve 55. maddelerinde düzenlenen müsadere bir güvenlik tedbiri olup, müsadere kararları yönünden kural olarak asıl hükmün tabi olduğu kanun yoluna başvurabileceği ancak bağımsız olarak verilen müsadere kararlarında ise karar tarihine göre ikili bir ayırım yapmanın gerektiği; 1)Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçmeden yani 20/07/2016 tarihinden önce bağımsız olarak verilen müsadere (veya iade) kararları yönünden 04.06.1936 gün ve 12-14 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca karar tarihindeki miktara ve 5219 sayılı Kanun ile değişik 1086 sayılı HMUK'nın 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırına göre kararın kesin olup olmadığı belirlenecektir. Buna göre, 20/07/2016 tarihinden önce bağımsız olarak verilen ve kesin olmayan kararlar temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. 2) 20/07/2016 tarihi ve sonrasında bağımsız olarak verilen müsadere (veya iade) kararları, 5271 sayılı CMK’nin 256 ve 258. maddeleri uyarınca, istinaf kanun yoluna tabi olacaktır. Açıklanan nedenlerle; 5271 sayılı CMK'nin 256/1. ve 258. maddeleri uyarınca verilen 01/09/2020 tarihli bağımsız olarak verilen müsadereye dair ek kararın CMK’nin 258/1. maddesine göre temyiz kanun yoluna değil, istinaf kanun yoluna tabi olduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK'nin 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanığın dilekçesi istinaf dilekçesi niteliğinde kabul edilerek, aynı maddenin 2. fıkrasına göre istemi incelemeye yetkili ve görevli merciye iletilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 15.12.2021 tarihinde, üye ...'ın muhalefeti ile oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan önce mahkumiyet kararı verilmiştir. Bu mahkumiyet kararı temyiz yoluyla Yargıtay 15. Ceza Dairesine gelmiş olup Daire uzlaşma nedeniyle bozmuştur. Bozma sonrası gerçekleşen uzlaşma nedeniyle düşme kararı verilmiştir. Suçta kullanılan diş kalıbı hakkında bir karar verilmemiş olup daha sonra 01.09.2020 tarihli ek karar ile müsadere kararı verilmiştir. Sanığın talebi müsadereye ilişkindir. Müsadere: hem fer’i bir ceza hem de bir güvenlik tedbiridir. Somut olayda “suçta kullanılan eşya” olup feri bir cezadır. Feri ceza aslı olmadan verilemez. Asıl ceza hangi usul ve maddi hükümlere tabi ise feri cezadan aynı hükümlere tabidir. Özellikle suçta kullanılan eşyanın müsaderesi ancak suçun işlenmesi durumunda söz konusu olabilir. Dolayısıyla asıl suç ve ceza hangi yargısal denetime sahipse onun feri niteliğindeki müsaderede aynı denetime sahip olacaktır. Aksi takdirde asıl cezayı Yargıtay bunun feri olan müsadereyi ise istinaf mahkemesi verecektir. Yargısal denetimler arasında astlık üstlük ilişkisi bulunan ve istinafın kararını denetleyen Yargıtay’ın arasında çelişki çıkarabilecektir. Asıl suçun denetimini Yargıtay yapmıştır. Asıl suça bağlı ve asıl suçun işlenip işlenmediğini belirleyen Yargıtaydan sonra feri cezayı istinaf mahkemelerinin denetimine sokmak içtihat birliğini de bozacaktır. Bu nedenle müsadere kararınının Dairemizin incelemesi gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Diğer kararlar (4)

16. Ceza Dairesi, 2021/603 E., 2021/2597 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
dair bir delilin bulunmadığı, 15.07.2016 tarihinden sonra silahlı terör örgütüne müzahir yayınlara yönelik toplatılma kararlarının verildiği, bu kapsamda metruk vaziyette bulunan kitapların suç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi olduğu, CMK'nun 259. maddesince müsadereye tabi eşyalar hakkında Sulh Ceza Hakimliklerince duruşma yapılmaksızın karar verilmesi gerektiği, CMK'nın 256. maddesinde yer
16. Ceza Dairesi         2021/603 E.  ,  2021/2597 K. "İçtihat Metni" I- TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2021 tarih ve 2020/107873 sayılı yazısı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheliler Emine Sündür ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/11/2019 tarihli ve 2017/143916 soruşturma, 2019/106250 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı müteakip, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının adli emanetin 2018/2551 sırasına kayıtlı kitap ve dergilerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesi gereğince müsadere edilmesi talebinin, müsadere talebine konu eşyaların nelerden ibaret olduğunun tespiti yapılmadan müsadere talebinde bulunulduğundan bahisle reddine dair Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/12/2019 tarihli ve 2019/8884 değişik iş sayılı kararına karşı Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/9618 değişik iş sayılı kararını müteakip, ikinci kez Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının adli emanetin 2018/2551 sırasına kayıtlı kitap ve dergilerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesi gereğince müsadere edilmesi talebinin reddine dair Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/9983 değişik iş sayılı kararına karşı Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/12/2019 tarihli ve 2019/10551 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, her ne kadar soruşturma konusu eşyaların suçta kullanıldığına dair somut delilin bulunduğu gerekçesiyle müsaderesinin görevli mahkemece yapılması gerektiğinden bahisle ret kararı verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 259. maddesinde "(1) Suç konusu olmayıp sadece müsadereye tâbi bulunan eşyanın müsaderesine sulh ceza hâkimi tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir." şeklindeki düzenlemeye nazaran, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/11/2019 tarihli ve 2017/143916 soruşturma, 2019/106250 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara konu müsaderesi talep edilen eşyaların şüphelilerden veya şüphelilerin evlerinden elde edilmeyip, 10/08/2016 tarihli ihbar üzerine Derbent Mah. 1262 Sok. TOKİ'ye giden yol ile Samsun yoluna çıkış yeri arasında kalan ağaçlık alanda atılmış vaziyette bulundukları, suçta kullanıldıklarına dair bir delil bulunmadığı, metruk vaziyette bulunan suç teşkil etmeyen ve sahibi hakkında bir dava açılmayıp sadece müsaderesi söz konusu olan kitap ve dergilerin sulh ceza hakimliği tarafından müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, mercii tarafından itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 23/11/2020 gün ve 94660652-105-06-10236-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Dairemize gönderilmiştir. II-OLAY; 10.08.2016 tarihinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü haber merkezine; Mamak, Derbent Mahallesinde çalışan işçilerce örgütsel doküman bulunduğunun bildirilmesi üzerine olay yerine intikal eden güvenlik güçlerince Derbent mahallesi, 1262 sokak, Toki'ye giden yol ile Samsun Yoluna çıkış yeri arasında kaldığı belirtilen yerde bulunan ağaçların altında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir 45 adet dergi ve kitap bulunmuş ve muhafaza altına alınmıştır. İnşaat işçisi olduğunu ve olay günü inşaat alanının dışında içerisinde F...n'e ait kitaplar ve Zaman gazetelerinin bulunduğunu görmesi üzerine polisi aradığını beyan eden ...ın 10.08.2016 tarihinde kollukta bilgisine başvurulmuştur. Cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda, "suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme" olayı ile ilgili olarak ele geçen materyallerde yapılan parmak izi araştırmasında, 30.05.2017 tarihli uzmanlık raporunda da belirtildiği üzere 373 adet vücut izi bulunduğu tespit edilmiştir. 06.06.2017 tarihli uzmanlık raporuyla da materyallerde tespiti yapılan parmak ve avuç izlerine yönelik AFİS sisteminde yapılan sorgulamada, idari sınırlar dahilinde ikamet etmedikleri belirtilen ve dokümanlarda parmak izleri tespit edilen on şüpheli şahsın kimlik bilgileri tespit edilmiştir. Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünün 06.06.2017 tarihli uzmanlık raporuna göre özetle, -Küçük Sözler, İffet Yahu, Bir Kırık Dilekçe, Sonsuz Nur, Yakaran Gönüller, adlı kitaplardaki eşya bulgularında ...k'ın, -Küçük Sözler adlı kitaptaki eşya bulgusunda...'ın, -Küçük Sözler, Mefkure Yolculuğu, Sonsuz Nur, Yakaran Gönüller, Lemalar adlı kitaplardaki eşya bulgusunda ...'ın, -Mu-rizatı Ahmediye adlı kitapta bulunan eşya bulgusunda ... ve ...'ın, -Bir Kırık Dilekçe adlı kitapta bulunan eşya bulgusunda ...ün, -Sonsur Nur adlı kitapta bulunan eşya bulgusunda ...'in, -Yakaran Gönüller adlı kitapta bulunan eşya bulgusunda N... ve ...'ın -Lemalar adlı kitapta bulunan eşya bulgusunda ...'ın, -Sızıntı dergilerinin bir kısmında bulunan eşya bulgularında ise ...'nün, Parmak izleri ile aynı olan vücut izlerinin tespit edildiği ancak bulgularda tespitinin yapıldığı anlaşılan çok sayıda parmak ve avuç izlerinin ise AFİS veri tabanında karşılığı bulunmadığından, araştırmasının yapılamadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda "suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme" suçundan yürütülen tahkikat neticesinde düzenlenen kolluk fezlekesi kapsamında, materyallerde vücut izleri tespit edilen, ...,...,...,...,...,...,....in, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı oldukları tespit edildiklerinden, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/14316 sayılı soruşturma evrakına kayden haklarında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatılmıştır. UYAP sisteminden SGK Bilgi kayıtlarında yapılan araştırmada; Zeytinburnu ilçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Din Öğretimi Okulunda ve dershanede çalıştığına dair kaydı bulunan şüpheli ...'ın KHK ile kamu görevinden çıkarıldığına, şüpheli ...nün Adana İl Emniyet Müdürlüğü'nde aktif çalıştığına, şüpheli ...'ın SGK kaydının bulunmadığına, şüpheli...ın Çukurova Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesinde stajer olarak 2014 yılında çalıştığına, şüpheli ...'ın sandalye, koltuk, kanepe imalatı ve alım satımı üzerine bir şirkette, şüpheli...'nın tuhafiyecilik, şüpheli ...'ın ise Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığında komiser muavini iken KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı ve mobilya imalatı üzerine çalıştığına dair kayıtlarının bulunduğu, tespit edilmiştir. KOM Daire Başkanlığının 29.08.2017 tarihli raporunda özetle; - Şüphelilerden, ..., ...,...,....,...,...,...,...,...,..., ve ...'in bylock kullanıcısı oldukları, diğer şüphelilerin ise bylock kaydının bulunmadığı, - ...,...,... ve ... hakkında 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında adli işlem yapıldığı, - ... ve ...'in firari oldukları, ...'ın ise yakalandığı, - ...'ın Bank Asya hesabının bulunduğu, 31.12.2013-24.12.2014 tarihleri arasında hesabında artışın olduğu, - 672 sayılı Kanun Hükmünde kararname ile ...'ın Zeytinburnu Kız Anadolu İmam Hatip Lisesindeki kamu görevinden, Mustafa Satılmış ve...'ın Emniyet Genel Müdürlüğündeki görevlerinden ihraç edildikleri,...mir'in 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğünden, 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de...'ın Karakusunlar İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesindeki görevinden ihraç edildikleri, FETÖ/PDY Ana Dava Soruşturması kapsamında örgütün tepe yöneticisi içerisinde yer alan ve HTS kayıtları alınan 72 şahsa ait 336 numara arasında bulunan, ... ile 2007 yılının 10 ve 11 aylarında 4 kez Mustafa Ünlü'nün, 2013 yılı 6-7-8 ve 2014 yılı 10 ayında bir kısmı "0" saniye olmak üzere 11 kez ...'ın irtibatının bulunduğu, ...'ın örgütle iltisaklı, kapatılan ...Eğitim Turizm Sa.Dış.Tic.A.ş ... Fen Lisesinde SGK kaydının bulunduğu, belirtilmiştir. Süreçte Cumhuriyet Başsavcılığınca, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunmadığı belirtilen şüpheliler ... ve ... hakkındaki soruşturma evrakının tefrik edilerek 2017/144741 sayılı soruşturma evrakına kaydına; 11.09.2017 tarih 2017/143916 soruşturma, 2017/12436 sayılı ayırma kararı ile de şüpheli ...hakkındaki soruşturma evrakının tefrik edilerek 2017/144775 sayılı soruşturma evrakına kaydına 11.09.2017 tarih 2017/12440 sayılı ayırma kararı ile karar verilmiştir. Şüpheliler ..., ...,... ve ... 'in tespit edilen gsm hatlarına yönelik olarak, bylock programını kullandıkları tarihlerden 27.10.2017 tarihine kadar olan süreyi kapsar HTS kayıtları, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan değişik iş kararına istinaden, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan istenilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2017 ve 12.01.2018 tarihli yazıları ve eki belgelerde, şüpheliler ..., ...,...ve...'in bylock kullanıcısı olduklarının tespit edildiği, şüphelilerden ...ın "713223 user id" ve...'ın ise "70069 user id" numarası ile tespit ve değerlendirme tutanaklarının gönderildiği, diğer iki şüpheliye yönelik olarak henüz bylock çözüm içeriklerinin tespit edilmediği belirtilmiştir. KOM Daire Başkanlığının 16.01.2018 tarihli şüpheliler hakkında, FETÖ/PDY veri havuzunda yapılan sorgulama sonuçlarını içerir raporlarda ise özetle, şüpheliler...,... ve ...r'ün veri kayıtlarına rastlanmadığı, şüpheli...'ın örgütün tepe yönetiminde tespit edilen 72 şahıstan birisi olan Ali Çelik ile 2013-2014 yılları arasında 11 irtibatının olduğu, bylock kaydının bulunduğu, şüpheli Ümüt Yılmaz'ın 13.09.2011 tarihinde açılan Bank Asya hesabının bulunduğu ve hesaplarında 31.12.2013- 24.12.2014 tarihleri arasında artışın olduğu, ByLock kaydına rastlanıldığı, kamudan ihraç edilen personel ve Emniyet Mahrem imamları modülünde evrak kaydının bulunduğu, şüpheli ...'nün örgütün tepe yönetiminde tespit edilen 72 şahıstan birisi olan ... ile 2007 yılında 4 irtibatının olduğuna dair kayıtlara rastlanıldığı belirtilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2018 tarihli dağıtımlı yazısı ile şüpheli ... hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/69068 ve şüpheli ...hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/66814 üst dosya numaralarına kayıtlı soruşturmalarının bulunması nedeni ile tahkikat evrakları UYAP sisteminden ayrıca fiziken gönderilmeyeceği belirtilerek dosyalarına eklenmek üzere gönderilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2018 tarihli yazısıyla tahkikat evrakları ile olay yeri inceleme bulgu poşeti, şüpheliler .......ür, Selim Aydın, ..., ..., ...,...,... ve... açısından 2017/14396 sayılı soruşturma dosyasında değerlendirmek üzere gönderilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca süreçte; - Bila tarihli, 2017/143916 soruşturma, 2018/6371 karar sayılı, ayırma kararı ile şüpheli...hakkında, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturma evrakının tefrik edilerek, 2018/64234 sayılı soruşturma evrakına kaydına, - Bila tarihli, 2017/143916 soruşturma, 2018/6377 karar sayılı, ayırma kararı ile şüpheli ... hakkında, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturma evrakının tefrik edilerek, 2018/64266 sayılı soruşturma evrakına kaydına, -Bila tarihli, 2017/143916 soruşturma, 2018/6376 karar sayılı, ayırma kararı ile şüpheli ... hakkında, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturma evrakının tefrik edilerek, 2018/64255 sayılı soruşturma evrakına kaydına karar verilmiştir. - Şüpheli ... hakkında ise silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davasının bulunması nedeni ile mükerrer soruşturma yürütülemeyeceğinden, 23.03.2018 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek dosyanın bir suretinin Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/48 esasına gönderilmesine karar verilmiştir. Cumhuriyet savcısının 23.03.2018 tarihli yazısı ile şüphelilerin yakalanarak gözaltına alınıp avukat nezaretinde savunmalarının alınmalarına dair talimatını içerir 07.12.2017 tarihli yazısının şüpheliler..., ... ve... yönünden tekid edilerek, diğer şüpheliler yönünden ise işlemsiz iadesi kolluktan istenilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2018 tarih, 2016/140569 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının şüpheli Nevzat Yılmaz yönünden dosya içerisine alındığı, karar başlığında açık kimlik bilgileri belirtilen diğer şüpheliler olarak, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ...'ın adlarının belirtildiği görülen iş bu kararda özetle, şüpheli ... hakkında ilgili kısımda, Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/48 esas sayılı dosyasında aynı suçtan hakkında kamu davasının açıldığı belirtilerek, mükerrer soruşturma yürütülemeyeceğinden kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına kararının verildiğinin belirtildiği görülmüştür. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2019 tarih 2017/143916 soruşturma ve 2019/106250 karar sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheliler,..., ...., ... hakkında özetle, 10.08.2016 tarihinde yapılan ihbar kapsamında ele geçen 45 adet atılmış . vaziyetteki kitap ve dergide yapılan inceleme neticesinde parmak izleri ile uyumlu bulguya rastlanıldığı ancak; 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra örgüte ait kitaplar ile alakalı yasaklama ve toplatılma kararlarının verildiği, bundan dolayı kitap ve dergilerin çöpe atıldığının değerlendirildiği, bizahiti kitap bulundurmanın ve toplatılma kararı üzerine bunların çöpe atılmasının suçu oluşturmayacağı, şüpheliler hakkında yapılan araştırmada örgütle iltisak veya irtibatlarının bulunduğuna dair bir delil elde edilemediğinden, haklarında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek, adli emanetin 2018/2551 sırasında kayıtlı emanet eşyalar hakkında, TCK'nın 54. maddesince müsadere kararı verilmesi hususunda Sulh Ceza Hakimliğine talepte bulunulmasına karar verilmiştir. 07.02.2018 tarih, 2018/2551 suç eşyası esas defter no'suna kayıtlı emanet eşya makbuzunda ilgili kısımda, "1 adet delil poşeti" içerisinde, "Mamak Kayat Polis Merkezi Amirliğinin 20.04.2017 tarih ve 2016/1130 sayılı delil poşeti içerisinde yer alan incelemesi yapılan kitap ve dergiler (delil torbası hiç açılmadan geldiği şekliyle evraka göre yazılmıştır.)" ibaresi ile müsaderesi istenilen eşyaların "ayrıntısının" belirtildiği görülmüştür. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2019 tarih 2017/143916 soruşturma numaralı yazısı ile Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden özetle, yapılan soruşturma neticesinde şüpheliler hakkında delil yetersizliği nedeni ile takipsizlik kararı verildiği, emanet eşyanın müsaderesi için soruşturma evrakınında ekte gönderildiği belirtilerek emanet makbuzunda yazılı suç eşyasının müsaderesine karar verilmesi istenilmiştir. Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.12.2019 tarih, 2019/8884 değişik iş sayılı kararı ile özetle, Cumhuriyet Başsavcılığının yazısında hangi suç eşyasının müsadere edileceğinin belirtilmediği gibi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2018 tarih 2018/2551 sayılı "1 adet delil poşeti, Mamak Kayat Polis Merkezi Amirliğinin 20.04.2017 tarih 2016/1130 sayılı delil poşeti içerisinde yer alan incelemesi yapılan kitap ve dergiler (delil torbası hiç açılmadan geldiği şekliyle evraka göre yazılmıştır.) şeklinde emanet makbuzu düzenlendiği, müsadere talebine konu eşyaların nelerden ibaret olduğunun tespiti yapılmadan müsadere talebinde bulunulduğundan, talebin itirazı kabil olmak üzere, "bu aşamada reddine " karar verilmiştir. 06.12.2019 tarihinde Cumhuriyet savcısınca özetle, 10.08.2016 tarihli, olay ve geçici muhafaza altına alma tutanağında, suç eşyalarının nelerden ibaret olduğunun detaylı bir şekilde yazıldığından, kararın kaldırılarak eşyaların müsaderesine karar verilmesi itirazında bulunulmuştur. Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.12.2019 tarih, 2019/8884 değişik iş sayılı kararı ile özetle, Cumhuriyet Başsavcılığınca hakimlik kararında belirtilen eksiklikler giderilmeden itirazda bulunulduğu, verilen kararda düzeltilmesi gerekir bir husus bulunmadığından, yerinde görülmeyen itirazın reddi ile soruşturma dosyasının incelenmek üzere Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmesine, karar verilmiştir. Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.12.2019 tarih, 2019/9618 değişik iş nolu kararı ile özetle, Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.12.2019 tarih, 2019/8884 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik bulunmadığından itirazın reddine, kesin olarak karar verilmiştir. 19.12.2019 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığınca, bu kez kitapların yazar adları veya yayınevleri, Sızıntı dergisinin ise yayım tarihi içerir bilgilerin belirtilmesi sureti ile adli emanetin 2018/2551 sırasına kayıtlı eşyaların müsaderesi, Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden talep edilmiştir. Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.12.2019 tarih, 2019/9983 değişik iş sayılı kararı ile özetle; müsadere talebine konu eşyanın konusunun münhasıran suç teşkil etmesi ve suçta kullanılmaması halinde Sulh Ceza Hakimliklerinin görevli olacağı, şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, emanet eşya makbuzundaki eşyaların suçta kullanıldığına dair somut delilin bulunması nedeniyle, müsadere muhakemesinde görevli mercii hangi mahkeme ise söz konusu mahkemeden müsadere talebinde bulunulması gerektiğinden, talep konusunun Sulh Ceza Hakimliklerinin görev alanı dışında olduğu gerekçesi ile talebin "görev yönünden reddine", itiraz kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2019 tarihli yazısı ile özetle, emanete kayıtlı müsaderesi talep edilen eşyaların, haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen şüphelilerden veya bu şahısların evlerinden elde edilmediği, 10.08.2016 tarihli ihbar üzerine ağaçlık bir alanda, atılmış halde bulundukları, suçta kullanıldıklarına dair bir delilin bulunmadığı, 15.07.2016 tarihinden sonra silahlı terör örgütüne müzahir yayınlara yönelik toplatılma kararlarının verildiği, bu kapsamda metruk vaziyette bulunan kitapların suç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi olduğu, CMK'nun 259. maddesince müsadereye tabi eşyalar hakkında Sulh Ceza Hakimliklerince duruşma yapılmaksızın karar verilmesi gerektiği, CMK'nın 256. maddesinde yer alan kamu davasının açılmamış olduğu hal olarak belirtilen durumun ise CMK'nun 172. maddesinde kovuşturma olanağının bulunmadığı şüphelinin ölümü, af ve zaman aşımı gibi sınırlı sayıdaki durumlara münhasır olduğu ve uyuşmazlık kapsamında uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, "Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 09.01.2019 tarih 2018/13507 esas sayılı" kararınında bu yönde olduğu belirtilerek, kararın kaldırılarak eşyaların müsaderesine karar verilmesi hususunda itirazda bulunulmuştur. Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.12.2019 tarih, 2019/9983 değişik iş sayılı kararı ile yerinde görülmeyen itirazın reddine karar verilerek, soruşturma dosyası, itiraz incelemesi yapılmak üzere, Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmiştir. Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.12.2019 tarih, 2019/105551 değişik iş sayılı kararı ile özetle, kararda belirtilen gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu, isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Bu kez, Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.01.2020 tarihinde Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesinden, adli emanetin 2018/2551 sırasına kayıtlı eşyalar hakkında TCK'nın 54. maddesince müsadere kararı verilmesi hususunda istemde bulunulmuştur. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan Cumhuriyet savcısı mütalaasında, Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin kararının kesin karar olması nedeni ile talebin reddine karar verilmesi istenilmiştir. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2020 tarih, 2020/79 değişik iş sayılı kararı ile Ankara 7.Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.12.2019 tarih 2019/9618 değişik iş sayılı kararının, kesin karar olması nedeni ile talebin reddine oy birliği ile karar verilmiştir. Kararda kanun yolu belirtilmemiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2020 tarihli yazısı ile Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/10551 değişik iş sayılı kararının özetle, şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verilerek süreçte, sahipsiz halde bulunan kitaplar yönünden müsadere talebinde bulunulduğu, Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.12.2019 tarih 2019/9983 değişik iş sayılı kararı ile CMK'nın 256. maddesindeki düzenlemeye göre görevli mahkemenin davayı görmeye yetkili mahkeme olduğu belirtilerek talebin reddine karar verildiği, ret kararına karşı itirazda bulunulduğu, Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.12.2019 tarih, 2019/10551 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, fakat müsaderesi talep edilen eşyaların süreçte haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen şüphelilerden veya evlerinden elde edilmediği, ihbar üzerine ağaçlık alanda atılmış vaziyette bulunduğu, suçta kullanıldıklarına dair delilin ise bulunmadığı, 15.07.2016 tarihi sonrasında silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı şahıs veya yayın evlerince çıkarılan kitap ve dergiler ile ilgili değişik mahkemelerden toplatılma kararlarının verildiği, metruk vaziyette bulunan kitapların bu nedenle suç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi olduğu, CMK'nın 259. maddesi uyarınca sadece müsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine, sulh ceza hakimince duruşma yapmaksızın karar verilmesi gerektiği, CMK'nın 256. maddesinde yer alan kamu davasının açılmamış olduğu hal olarak nitelendirilen halin CMK'nın 172. maddesinde kovuşturma olanağının bulunmadığı hallere özgü olduğu, dolayısıyla talep açısından uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 09.01.2019 tarih 2018/13507 esas sayılı kararınında aynı yönde olduğu belirtilerek, kesin kararın kanun yararına bozulması hususunda, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne ihbarda bulunulmuştur. III-KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNE İLİŞKİN UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI: Sulh Ceza Hakimliğinin, müsadere isteminin "görev yönünden reddine" dair kararı ile iş bu karara Cumhuriyet savcısınca yapılan itirazın, "reddine" yönelik verilen mercii kararında, isabet bulunup bulunmadığına ilişkin ise de aynı talep yönünden Ağır Ceza Mahkemesince de red kararı verildiği anlaşılmakla uyuşmazlığı inceleme görevinin iş bölümü esaslarına göre Dairemizin görevine girip girmediği noktasındadır. IV-HUKUKSAL DEĞERLENDİRME: Konu ile ilgili yasal düzenleme ve İş Bölümü hükümleri şöyledir: 2797 sayılı Yargıtay Kanunu Dairelerin görevleri: Madde 14 –(Değişik: 9/2/2011-6110/8 md.) ... Ceza dairelerinde: a) (Değişik: 18/6/2014-6545/31 md.) Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkumiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 23.01.2020 tarihli ve 1 sayılı kararı II) YARGITAY CEZA DAİRELERİ İŞ BÖLÜMÜ A) ORTAK HÜKÜMLER 1) Bu iş bölümü, Resmî Gazete’de yayımlanmasını izleyen ay başından itibaren yürürlüğe girer. 2) Bu iş bölümündeki düzenlemeler, yürürlüğe girdiği tarih dâhil olmak üzere tebliğnamesi bu tarihten sonra tanzim olunan işler için geçerli olup temyiz incelemesi bu iş bölümüne göre görevli bulunan ceza dairesi tarafından yapılır. ... 6) Ceza Dairelerinin görevlerinin belirlenmesinde, mahkûmiyet kararlarında mahkeme hükmündeki, mahkumiyet dışındaki kararların temyiz incelemesinde ise iddianame, varsa görevsizlik kararı ya da diğer dava açan belgedeki nitelenen suç esas alınır. ... 9) Tek başına temyiz edilen müsadere veya diğer güvenlik tedbirlerine ilişkin kararların incelemesi, söz konusu kararın ilgili olduğu suçu incelemekle görevli dairece yapılır. B) CEZA DAİRELERİNİN GÖREVLERİ BEŞİNCİ CEZA DAİRESİ ...Yargı yeri belirlemeleri ve dava nakli, Yukarıda yer verilen hukuki düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturma sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararları müteakip ihbar üzerine kamuya açık metruk arazide bulunan kitap ve dergilerin müsaderesine dair Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan istemin, Sulh Ceza Hakimliklerinin görevine girmediği gerekçesi ile reddine dair verilen değişik iş kararının ve iş bu karara vaki itirazın reddine dair merciin kesin kararından sonra, bu kez Cumhuriyet savcısınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinden müsadere talebinde bulunulduğunun ve iş bu istemin de Sulh Ceza Hakimliğinin kararına atıfla reddine karar verildiğinin görülmesi karşısında kanun yararına bozma ihbarında bahsedilen Yargıtay 5. Ceza Dairesinin ilamı da nazara alınarak, uyuşmazlığa konu kararların müsadere istemine yönelik görevli merciin tayinine ilişkin olduğunun anlaşılması nedeni ile kararın kanun yararına bozma yasa yoluna konu olup olamayacağının takdiri ile görevli merciin belirlenmesinin, Resmi Gazete'de yayımlanan Yargıtay Büyük Genel Kurulunun İş Bölümüne ilişkin 30.01.2019 tarihli ve 2019/1 sayılı kararı uyarınca, görevli Yüksek 5. Ceza Dairesine ait bulunması gözetilerek Dairemizin görevsizliğine karar verilmiştir. V-SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2021 tarih ve 2020/107873 sayılı istemi ile ilgili incelemenin, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 07.07.2020 tarihli kararı ile 28.01.2020 tarih ve 31022 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 23.01.2020 tarih ve 2020/1 sayılı kararına göre Yüksek 5. Ceza Dairesinin görevine girdiğinden, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, Dosyanın Yüksek Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine 08.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- MÜSADERE USULÜ**- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 256 ]
11. Ceza Dairesi 2009/6706 E., 2009/8436 K. 11. Ceza Dairesi 2009/6706 E., 2009/8436 K. - DURUŞMA VE KARAR - KANUN YOLU - MÜSADERE USULÜ- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 256 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 257 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 258 ] "İçtihat Metni" Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık ve Güveni Kötüye Kullanmak suçlarından sanıklar F........ Ç........, İ........ E........, İ....... Ş....... ve A....... S...... B...’ın yapılan yargılamaları sonunda; beraatlerine, adli emanetin 2001/1971 esasında kayıtlı suç konusu senetlerin kararın kesinleşmesinden sonra hak sahibine iadesine ilişkin 16.05.2006 gün ve 2001/110 Esas, 2006/169 Karar sayılı hükmün kesinleşmesinden sonra, A........ C.Başsavcılığı Emanet Müdürlüğünce 15.09.2006 gün ve 2001/1971 sayılı yazı ile “ “..iadesine karar verilen emanet eşyalarının birden fazla olması ve iki eşyanın da sahibinin açıkça belirtilmediğinden..” ” iadenin kime yapılacağının açıklanmasının talep edildiği, mahkemece evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; 02.10.2006 gün ve 2006/579 D.İş sayılı ile “ “istemin reddine” ” karar verildiği, C.Savcılığınca bu karara karşı süresi içersinde itirazda bulunulduğu, itiraz mercii olan A........ 4.Ağır Ceza Mahkemesince 27.10.2006 gün ve 2006/606 Müteferrik sayı ile CMK.nun 258.maddesi gereğince kararın temyize tabi olduğu belirtilerek her hangi bir karar verilmediğinden, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığının “ “incelemesiz iade” ” isteyen 13.03.2009 günlü tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle gereği görüşüldü: CMK.nun 258.maddesinin, aynı kanunun 256 ve 257.maddeleri uyarınca karar verilmesi hallerinde uygulanabileceği buna göre; kamu davası açılmamış ya da kamu davası açılmasına rağmen adli emanette bulunan eşya hakkında esas hükümle birlikte bir karar verilmemiş ise, mahkemece duruşma açılarak ve ilgililer duruşmadan haberdar edilerek emanet eşyası hakkında CMK.nun 256 ve 257.maddeleri hükümleri gereğince bir karar verilmesi halinde bu kararın aynı kanunun 258.maddesi uyarınca temyize tabi olacağı, somut olayda; hükümle birlikte adli emanette bulunan senetlerin hak sahiplerine iadesine karar verildiği, infaz aşamasında senetlerin hak sahibi/sahiplerinin kim olduğu hususunda oluşan tereddüt üzerine mahkemesine başvuruda bulunulmakla iade kararının ne şekilde yerine getirileceğine ilişkin başvuru ve dosya üzerinde verilen karar hüküm niteliğinde olmayıp temyize tabi bulunmadığından gereğinin mahallinde takdir ve ifası için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
5. Ceza Dairesi, 2023/12483 E., 2024/2893 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
iplerince herhangi bir işlem yapılmadığından adli makamlara teslim edilmesi gereken silahları para karşılığında üçüncü kişilere ruhsatlandırarak devrini sağladığından cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 256 ve 257 nci maddelerine göre duruşma açılıp söz konusu silahları idareye teslim edilmesine karar verilmesi gerektiği h
5. Ceza Dairesi         2023/12483 E.  ,  2024/2893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2004/323 Esas, 2007/296 SUÇ : Zimmet İNCELEME KONUSU KARAR : Emanette kayıtlı eşyaların sahiplerine teslim edilmek üzere idareye teslimine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2004/323 Esas, 2007/296 sayılı ek Kararı ile Adli Emanetin 2004/445 sırasında kayıtlı tabancalar ile şarjörlerin ilgili mevzuat uyarınca ruhsatlandırma işlemlerinin yaptırılarak sahiplerine tesliminin sağlanmak üzere Tekirdağ Valiliğine gönderilmesine karar verilmiş, verilen kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 06.11.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/118433 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/118433 sayılı kanun yararına bozma isteminin “Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin 17.07.2017 tarihli ve 2017/10643 karar sayılı yönetmelik ile değiştirilmeden önceki halinde yer alan, "Madde 3-(Değişik:02.12.1999-99/13749\*\*29.12.1999 tarih ve 23921 Say.R.G.) Taşıma ve bulundurma ruhsatları onay tarihinden itibaren 5 yıl için geçerli olup, yenileme harcı alınmak şartıyla her beş yılda bir yenilenir. Sürenin sona ermesinden bir ay önce tebligat için gerekli işlemler başlatılır. Zabıtaca doğrudan veya 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak yazılı tebligattan itibaren 6 ay içinde ruhsatlarını mevcut durumlarına göre taşıma veya bulundurma olarak yeniletmeyenlerin o silaha ait ruhsatı iptal edilerek bu yönetmelik hükümlerine göre silahın devri sağlanır." şeklindeki ve değişiklik sonrası 3. maddesinde yer alan, "(Değişik fıkra: 17.7.2017 - 2017/10643 K.) Taşıma ve bulundurma ruhsatları onay tarihinden itibaren 5 yıl için geçerli olup gerekli şartların varlığı halinde her 5 yılda bir yenilenir. Ruhsatlar verilirken ruhsatın geçerlilik süresi ve süre bitiminden itibaren en geç 6 ay içinde yenilenmesi gerektiği, kişiye tebliğ edilir. 6 ay içinde ruhsatın yenilenmemesi halinde o silaha ait ruhsat ... iptal edilerek bu Yönetmelik hükümlerine göre devri sağlanır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Somut olayda, sanığa ait olmayan ancak sanıktan ele geçirilen Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanetin 2004/445 sırasında kayıtlı 6 adet tabanca ve şarjörün, ruhsata bağlanması mümkün olmayan, ruhsatı yenilenmediği, süresinde devir de yapılmadığı için Jandarmaca el konulması gereken silahlardan olduğu, sanığın Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığında silah ruhsat kısım amirliğinde uzman çavuş olarak çalışması sebebiyle zimmetinde bulunan ve ilgili mevzuat gereği mülkiyeti devlete ait olan silahların para karşılığında üçüncü kişilere ruhsatlandırma işlemini yaparak devrini sağladığı anlaşılmakla, söz konusu silahların idareye teslimine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sahiplerine iadesine dair karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığında silah ruhsat kısım amiri olarak görev yapan hükümlünün, süresi içerisinde ruhsat sahiplerince ruhsatları yenilenmemiş ve başkalarına devredilmemiş olan Adli Emanetin 2004/445 Esas sırasında kayıtlı silahlar ile şarjörleri adli makamlara teslim etmek üzere aldığı halde başkalarına satıp ruhsata bağlayarak devlete ait silahı satmak ve satış parasının bir kısmını kendisine bir kısmını silahın önceki sahibine vermek suretiyle zincirleme olarak zimmet suçunu işlediği kabul edilerek Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2007 tarihli ve 2004/323 Esas, 2007/296 sayılı Kararı ile zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 249 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün Dairemizin 02.05.2013 tarihli ve 2013/1975 Esas, 2013/4373 sayılı Kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 2.Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.04.2022 tarihli ve 2004/445 Emanet numaralı yazısı ile Adli Emanette kayıtlı silahlar ve şarjörler ile ilgili ek karar verilmesi talep edilmiş, Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2004/323 Esas, 2007/296 sayılı ek Kararı ile Adli Emanetin 2004/445 sırasında kayıtlı tabancalar ile şarjörlerin ilgili mevzuat uyarınca ruhsatlandırma işlemlerinin yaptırılarak sahiplerine tesliminin sağlanmak üzere Tekirdağ Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir. 3.29.12.1999 tarihli ve 23922 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası 17.07.2017 tarihli değişiklik öncesinde; "Taşıma ve bulundurma ruhsatları onay tarihinden itibaren 5 yıl için geçerli olup, yenileme harcı alınmak şartıyla her beş yılda bir yenilenir. Sürenin sona ermesinden bir ay önce tebligat için gerekli işlemler başlatılır. Zabıtaca doğrudan veya 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak yazılı tebligattan itibaren 6 ay içinde ruhsatlarını mevcut durumlarına göre taşıma veya bulundurma olarak yeniletmeyenlerin o silaha ait ruhsatı iptal edilerek bu yönetmelik hükümlerine göre silahın devri sağlanır. Bu şekilde ruhsatı iptal edilen silah, hiçbir şekilde aynı şahıs adına yeniden ruhsata bağlanamaz" şeklinde olup, aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesi ise "Taşıma veya bulundurma ruhsatı verilen kişilerden sonradan 16 ncı maddede belirtilen hallerden birine girmesi nedeniyle silah taşıma ve bulundurma şartlarını kaybedenlerin, yeni ruhsat talepleri kabul edilemeyeceği gibi, mevcut silah ruhsatları iptal edilerek, silahlar zapt edilir. Bu silahların, zapt edildiği tarihten itibaren altı ay içinde silah sahibinin isteği dikkate alınarak, silah satın almaya hak kazanmış kişilere devri sağlanır. Bu süre içinde devri sağlanamayan silahlar ilgili Kanun'lara göre işlem yapılmak üzere adli makamlara intikal ettirilir. Bu Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümlerine göre ruhsatı iptal edilen silahlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır" hükümlerini içermektedir. 4.Bu düzenlemeler dikkate alınarak yapılan incelemede, Tekirdağ İl Adli Jandarma Komutanlığı silah ruhsat kısım amirliğinde J. Asb. Bçvş. olarak görev yapan hükümlünün Adli Emanetin 2004/445 Esas sırasında kayıtlı olup hak sahiplerince herhangi bir işlem yapılmadığından adli makamlara teslim edilmesi gereken silahları para karşılığında üçüncü kişilere ruhsatlandırarak devrini sağladığından cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 256 ve 257 nci maddelerine göre duruşma açılıp söz konusu silahları idareye teslim edilmesine karar verilmesi gerektiği halde sahiplerine iadesine dair karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2004/323 Esas, 2007/296 sayılı ek Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.
2. Ceza Dairesi, 2023/16270 E., 2024/16549 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Dairemizin 23.01.2024 tarihli ve 2023/7603 Esas, 2024/1249 Karar sayılı ilâmında, 20.07.2016 tarihi ve sonrasında bağımsız olarak verilen müsadere (veya iade) kararlarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 256 ve 258. maddeleri uyarınca, istinaf kanun yoluna tabi olduğuna dair içtihadındaki ilkeler ışığında;
2. Ceza Dairesi         2023/16270 E.  ,  2024/16549 K. "İçtihat Metni" H Ü K Ü M L Ü MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 12.01.2023 SAYISI : 2015/126 E., 2015/170 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM :Adlî Emanette kayıtlı eşyanın dosyasında delil olarak saklanması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükümlü hakkında İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2015 tarihli ve 2015/126 Esas, 2015/170 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, hükümlünün cezayı infaz etmesinden sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Suç Eşyası Emanet Bürosunun 16.12.2022 tarihli talebi üzerine, Mahkemenin 12.01.2023 tarihli ek kararıyla, Adlî Emanetin 2014/9125 sırasında kayıtlı 1 adet CD'nin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği, ek kararın hükümlüye tebliği üzerine, hükümlünün ek kararı temyiz ettiği ve ek kararın bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verildiği belirlenmekle; Dairemizin 23.01.2024 tarihli ve 2023/7603 Esas, 2024/1249 Karar sayılı ilâmında, 20.07.2016 tarihi ve sonrasında bağımsız olarak verilen müsadere (veya iade) kararlarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 256 ve 258. maddeleri uyarınca, istinaf kanun yoluna tabi olduğuna dair içtihadındaki ilkeler ışığında; 12.01.2023 tarihinde bağımsız olarak verilen adlî emanette kayıtlı eşyanın dosyasında delil olarak saklanmasına dair 12.01.2023 tarihli ek kararın temyiz kanun yoluna değil, istinaf kanun yoluna tabi olduğunun anlaşılması karşısında; aynı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, hükümlünün talebi, istinaf talebi niteliğinde kabul edilerek, aynı maddenin 2. fıkrasına göre istemi incelemeye yetkili ve görevli mercie iletilmek üzere Tebliğname'ye aykırı olarak dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Muhakemesi Hukuku

Müsadere usulü ile ilgili olarak, kamu davası açılmış ancak müsadere konusunda bir karar verilmemişse, bu konuda karar verilmesi için kim başvurabilir?

A) Kolluk amiri
B) Cumhuriyet savcısı veya katılan
C) Adalet Bakanlığı
D) Baro temsilcisi
E) Vali

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol