5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 283

Ceza Muhakemesi Kanunu 283. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 283 – (1) İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.[129] Direnme yasağı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

113 karar eşleşti
4. Ceza Dairesi, 2023/10955 E., 2023/21618 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinde;
4. Ceza Dairesi         2023/10955 E.  ,  2023/21618 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/447 E., 2022/338 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci cümlesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2019 tarihli kararının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulması üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemece yapılan yeniden yargılama neticesinde sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.04.2023 tarih ve 94660652-105-16-32805-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46352 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "...Dosya kapsamına göre sanığın İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2019 tarihli kararı ile anılan Kanun'un 106/1-2.cümle ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 22/06/2021 tarihli kararı ile bozulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, aleyhe istinaf yoluna başvurulmaması karşısında, istinaf bozma kararından önce tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği ve yeniden kurulan hükümde neticeten sanığın 2 ay 15 gün hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinde; "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklinde hükme yer verilmiştir. Buna göre, sanık aleyhine istinaf talebinde bulunulmaması halinde, bozma üzerine ilk derece mahkemesince yeniden kurulacak hükmün, ilk hükümden daha ağır cezayı içermemesi gerekmektedir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2019 tarihli kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın bozulduğu ve yeniden yapılan yargılama neticesinde sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü nci maddesi gereğince sonuç ceza 2 ay 15 gün hapis cezası yerine 5 ay hapis cezası olarak belirlenmişse de, tehdit suçundan kurulan bozma öncesi hükme yönelik aleyhe istinafın bulunmaması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, cezanın aleyhe değiştirilme yasağı gözetilmeyerek, 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesine aykırı davranıldığı anlaşıldığından kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Karardaki hukuka aykırılık aynı Kanun maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle; a. Yerel Mahkemece yapılan uygulama da gözetilerek, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, b. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, c. 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca cezanın aleyhe değiştirilme yasağı gözetilerek 2 ay 15 gün hapis cezası ile CEZALANDIRILMASINA, d. İnfazın bu miktar üzerinden yapılmasına, kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

12. Ceza Dairesi, 2019/3592 E., 2020/1107 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
gereğince 1 yıl 21 ay 10 gün hapis cezası hükmedilip, mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurmuş olması nedeniyle CMK’nın 283. maddesi uyarınca sonuç cezanın ilk derece mahkemesince verilen 20 ay 50 gün hapis cezası olarak tayini suretiyle CMK’nın 231/5.
12. Ceza Dairesi         2019/3592 E.  ,  2020/1107 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Suç Tarihleri : 14/12/2015, 17/01/2016 Hüküm : Sanığa TCK’nın 134/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-3-4. maddeleri gereğince ayrı ayrı hükmedilen 10 ay 25 gün hapis cezalarının adli para cezalarına çevrilerek sanığın iki kez 6.500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli, 2016/89-2016/279 sayılı hükümlerine yönelik istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi hükümlerinin CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında TCK’nın 134/2, 43/1, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 21 ay 10 gün hapis cezası hükmedilip, mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurmuş olması nedeniyle CMK’nın 283. maddesi uyarınca sonuç cezanın ilk derece mahkemesince verilen 20 ay 50 gün hapis cezası olarak tayini suretiyle CMK’nın 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 24.05.2017 tarihli, 2016/51-2017/1128 sayılı kararına yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının itirazının aynı mahkemenin 10.10.2017 tarihli ve 2017/1128 sayılı ek kararı ile kabul edilerek ve 24.05.2017 tarihli, 2016/51-2017/1128 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak, CMK’nın 280/1-c maddesi uyarınca tekrar yapılan duruşmalı inceleme sonunda, sanık hakkında TCK’nın 134/2, 43/1, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası hükmedilip, CMK’nın 283. maddesi uyarınca sonuç cezanın ilk derece mahkemesince verilen 20 ay 50 gün hapis cezası olarak tayini suretiyle sanığın mahkumiyetine dair hüküm Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen 07.02.2018 tarihli, 2017/3034-2018/264 sayılı “istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesi hükümlerinin kaldırılmasından sonra yeniden kurulan mahkumiyet hükmüne” ilişkin karar, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: CMK'nın 286/2-b madde, fıkra ve bendi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmayıp,... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince cezanın artırılmasından dolayı kazanılmış hak nedeniyle aynı cezaya hükmedilse dahi hükmün temyiz edilebileceği kabul edilerek yapılan incelemede: Sanık ...’in, kendisinden ayrılan kız arkadaşı mağdur ...’ye tepki olarak, mağdurla beraberken çektirdikleri birlikteliklerini gösteren özel fotoğrafları, 14.12.2015 ve 17.01.2016 tarihlerinde, mağdurun çalıştığı rehabilitasyon merkezinin bahçesine saçtığı iddialarına dayalı olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.03.2016 tarihli ve 10.03.2016 tarihli iddianamelerin düzenlendiği, sanığın mağdura yönelik en son eylemini 17.01.2016 tarihinde gerçekleştirdiği ve bu tarihin ise 09.03.2016 olan ilk iddianame tarihinden önce olması nedeniyle hukuki kesinti oluşmamasından dolayı zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilerek, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulmasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin suç vasfına ve ek savunma verilmeden hüküm kurulduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; İlk derece mahkemesince özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı sanık hakkında ayrı ayrı hükmedilen ve 10 ay 25 gün hapis cezalarından çevrilen sanığın iki kez 6.500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin ilk hükümlere yönelik mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından yalnız sanık lehine istinaf yoluna başvurulmuş olması nedeniyle sonuç ceza miktarlarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, CMK’nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın ayrı ayrı hükmedilen ve 10 ay 25 gün hapis cezalarından çevrilen 6.500,00 TL adli para cezaları üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 20 ay 50 gün hapis cezası olarak tayin edilmesi suretiyle cezanın türü ve miktarı açısından kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nın 303/1. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı madde uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının B harfiyle gösterilen bölümünün kazanılmış hakka ilişkin 4. paragrafındaki; “İstinaf kanun yoluna yerel cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine müracaat edildiğinden, yeniden verilen hüküm, önceki hüküm ile belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağından, CMK'nın 283 madde gereğince sanığın cezasının daha önce yerel mahkemece verilmiş olan 20 AY 50 GÜN HAPİS CEZASI OLARAK BELİRLENMESİNE,” ibarelerinin, “İlk derece mahkemesince özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı sanık hakkında ayrı ayrı hükmedilen ve 10 ay 25 gün hapis cezalarından çevrilen sanığın iki kez 6.500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin ilk hükümlere yönelik mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından yalnız sanık lehine istinaf yoluna başvurulmuş olması nedeniyle sonuç ceza miktarları sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden, CMK’nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın ayrı ayrı hükmedilen ve 10 ay 25 gün hapis cezalarından çevrilen 6.500,00 TL adli para cezaları üzerinden yapılmasına,” ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK,... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 07.02.2018 tarihli, 2017/3034-2018/264 sayılı “istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesi hükümlerinin kaldırılmasından sonra yeniden kurulan mahkumiyet hükmüne” ilişkin kararına karşı yapılan temyiz isteminin isteme uygun olarak CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için ... Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 05.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2024/12231 E., 2025/1969 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
cümle uyarınca 3 yıl 4 ay hapis, 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca sanığın neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2024/12231 E.  ,  2025/1969 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1702 E., 2020/2505 K. SUÇ : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5-2. cümle uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2020 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 25.11.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5-1. cümle uyarınca 3 yıl 4 ay hapis, 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca sanığın neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde sanık hakkında lehe hükümlerin ve gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde ... isimli kişinin kolluk görevlilerine gelip Kavuklar köyünde hint keneviri ekili olduğunu beyan etmesi üzerine, belirtilen yere kolluk görevlileri tarafından gidildiğinde ekili halde hint kenevirlerinin görüldüğü, kim tarafından ekildiği araştırılırken sanığın motosikletle hint kenevirlerinin olduğu alanın yakınında, elleri ve kolları topraklı bir şekilde görülmesi üzerine yanına gidildiğinde sanığın suça konu hint kenevirlerini kendisinin ektiğini beyan ettiği, böylece sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda; 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 1. Olayın intikal şekli, kolluk araştırma tutanağı, sanığın aşamalardaki tevilli ikrara dönük savunmaları, ele geçirilen hint keneviri bitki sayısı, ekspertiz raporu, hint kenevirlerinin ele geçirilmesine ilişkin arama tutanağı, sanığın biyolojik örneklerinde uyuşturucu maddeye rastlanmadığına ilişkin Karaman Devlet Hastanesi raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında takdiren lehe hükümlerin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, temyiz incelemesine konu olay ve suç bakımından gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulama olanağının bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümde, sonuç ceza yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 10 ay cezası olarak belirlenmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.11.2020 tarih, 2020/1702 Esas, 2020/2505 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasından kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı paragrafın çıkartılarak yerine "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle; Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2024/12745 E., 2024/7025 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
ında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca aleyhe istinaf talebi bulunmadığından kazanılmış hakkı korunarak, sanığın cezasının 6.000,00 T
8. Ceza Dairesi         2024/12745 E.  ,  2024/7025 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1068 E., 2018/2610 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.10.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan hapis cezasından çevrilmek suretiyle 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 08.11.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca aleyhe istinaf talebi bulunmadığından kazanılmış hakkı korunarak, sanığın cezasının 6.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın askerlik görevini ifa ederken bölüğün koğuşlar kısmında tuvaletler içinde uyuşturucu madde bulundurduğu, bu şekilde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, "eylem askeri birlik içerisinde gerçekleştirildiğinden sanık hakkında TCK 191/10 maddesindeki arttırımın yapılmasının gerektiği ve sanığın askeri birlik içerisinde maddeyi kullanırken yakalanmış olması karşısında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmamasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından uygulanması ve cezasının indirilmesi de isabetsiz olmakla, hükmün kaldırılması gerektiği, bu haliyle sanığın TCK 191/1, 191/10 maddeleri uyarınca cezalandırılması ve kesinleşen Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasındaki suç ve iddianame tarihleri dikkate alındığında, dosyamızdaki eylemin iddianame tanzim tarihinden önce gerçekleşmesinden dolayı zincirleme suç hükümlerinin de uygulanması gerektiği anlaşıldığından, sanık hakkında TCK 43/1. Maddesinin de uygulanması gerekmiş, TCK 62. Maddesinin de tatbiki ile sanığın neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, zincire dahil kesinleşen kararda 1 yıl 8 ay hapis cezası alması nedeniyle bu iki ceza arasındaki fark olan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasının sonuç ceza olarak uygulanması gerektiği" belirtilerek, sanığın kazanılmış hakkı korunarak sanığın cezası neticeten 6.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmek suretiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan yeniden mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalardaki savunmaları, ekspertiz raporları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekçelerinde ve lehe hüküm değerlendirmelerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda aşağıda belirtilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık hakkında kurulan hükümde 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 6.000,00 TL adli para cezası olduğuna karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususun 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 08.11.2018 tarihli 2018/1068 Esas, 2018/2610 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği hüküm fıkrasında kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı (7) numaralı paragraf çıkartılarak yerine "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2022/10137 E., 2024/4528 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283/1 maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 3 ay hapis cezası olarak infazına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
1. Ceza Dairesi         2022/10137 E.  ,  2024/4528 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3823 E., 2020/2675 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme, olası kastla yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında mağdurlar ... ve Ferman'a yönelik olası kastla yaralama suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanıklar hakkında mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, ilk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dileklerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2019 tarihli ve 2018/237 Esas, 2019/340 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 35/2, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b. Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik kasten yaralamaya teşebbüse yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 35/2, 39/2, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, c. Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik kasten yaralamaya teşebbüse yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 35/2, 39/2, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/3823 Esas, 2020/2675 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanıklar müdafilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının (lehe) istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; a. Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283/1 maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 3 ay hapis cezası olarak infazına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b. Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 1 ay 15 gün hapis cezası olarak infazına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, c. Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 1 ay 15 gün hapis cezası olarak infazına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sabit olmadığına, sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sabit olmadığına, suç vasfına, sanık ... ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sabit olmadığına, eksik incelemeye, suç vasfına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Suça konu olaydan iki gün evvel yaşanan bir tartışma esnasında mağdur ...'in sanığa küfür ettiği ve bu nedenle aralarında husumet oluştuğu, olay tarihi olan 06.05.2015 tarihinde sanığın, Doğayı Sevenler Derneğinde olduğunu öğrendiği mağdur ...'i tüfekle vurmaya karar verip diğer sanıklarla bir araya geldiği, sanık ... dernek binası çevresinde gözcülük yaparken sanık ...'in başına kar maskesi takarak elindeki av tüfeğiyle dernek binasına girdiği, kendisini gören mağdur ...'in dernek içerisine doğru kaçtığı, bunun üzerine sanığın ele geçmeyen av tüfeği ile iki el ateş ettiği ancak isabet ettirememesi sebebiyle mağdur ...'in yaralanmadığı, sanıklar ... ve ...'un, kendilerini beklemekte olan sanık ...'in kullanımında olan araca binerek hep birlikte olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin ve sanıklar ... ile ...'in yardım ederek eyleme iştirak ettiklerinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ... ve tüm sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR 1. Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve Ferman'a yönelik olası kastla yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; Hükmolunan cezaların türü ve miktarları gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanıklar ..., ..., ... haklarında mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs ve kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden: Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/3823 Esas, 2020/2675 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.