Ceza Muhakemesi Kanunu 296. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 296 – (1) Temyiz istemi, kanunî sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.
(2) Temyiz eden, ret kararının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtaydan bu hususta bir karar vermesini isteyebilir. Bu takdirde dosya Yargıtaya gönderilir. Ancak, bu nedenden dolayı hükmün infazı ertelenemez.[135]
Temyiz dilekçesinin tebliği ve cevabı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görevi
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
199 karar eşleşti
8. Ceza Dairesi, 2024/12397 E., 2024/2194 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2021/1517 Esas, 2022/759 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 29
8. Ceza Dairesi 2024/12397 E. , 2024/2194 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 13.06.2022
EK KARAR SAYISI : 2021/1517 E, 2022/759 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma
EK KARAR : Temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanması
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2021/1517 Esas, 2022/759 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2019/1123 Esas, 2021/583 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında, Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.04.2022 tarihli ve 2021/1517 Esas, 2022/759 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.04.2022 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli ek kararıyla; kararın kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir.
4. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli ek kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ek kararıyla; ek kararın 30.05.2022 tarihinden itibaren 7 günlük yasal süre dolduktan sonra temyiz edilmesi nedeniyle temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince süre yönünden reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği;
1-Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2-Lehe olan kanun hükümleri uygulanarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi sebeplerine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık müdafinin 20.06.2022 tarihli dilekçesinde; sanık hakkında Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2019/1123 Esas, 2021/583 Karar sayılı kararı, Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ek kararı ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.04.2022 tarihli ve 2021/1517 Esas, 2022/759 Karar sayılı kararını temyiz ettiğini belirtmiş ise de; bu taleplerinin hukuki süreç kısmında sırasıyla değerlendirildiği görülmüştür.
Ayrıca sanık müdafiinin 20.06.2022 tarihli dilekçesinde yer alan ve temyiz ettiğini belirttiği Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.04.2022 tarihli ve 2021/1517 Esas, 2022/759 Karar sayılı kararının;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteminin Dairemizce Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli ek kararına ilişkin olduğu değerlendirilmiş ve yapılan incelemede;
Sanık müdafinin elektronik tebligat adresine gönderilen, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.05.2022 tarihli ek kararının 25.05.2022 tarihinde elektronik posta adresine ulaşmış olduğu görülmektedir. Bu itibarla 7201 sayılı Kanun’un 7/a maddesinin dördüncü fıkrası gereği bu tarihten beş gün sonra ilgili evrak tebliğ edilmiş sayılacaktır.Ancak sanık müdafinin 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 7 günlük süre dolduktan sonra ek kararı temyiz ettiği anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2021/1517 Esas, 2022/759 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince, Tebliğnameye gerekçe yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2024 tarihinde karar verildi.
Diğer kararlar (4)
11. Ceza Dairesi, 2023/6057 E., 2023/10346 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 16.05.2023 tarihli ve 2022/2029 Esas, 2023/298 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir ve karara yönelik temyiz isteminin süresinde olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü
11. Ceza Dairesi 2023/6057 E. , 2023/10346 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
ASIL VE EK KARAR SAYISI: 2022/2029 E., 2023/298 K.
SUÇLAR : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek, görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER: Esastan ret
EK KARAR : Temyiz talebinin reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz talebinin reddiyle ek kararın onanması
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 16.05.2023 tarihli ve 2022/2029 Esas, 2023/298 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir ve karara yönelik temyiz isteminin süresinde olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2022 tarihli ve 2022/244 Esas, 2022/340 Karar sayılı kararı ile sanığın resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek ile görevi kötüye kullanma suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Anılan ilk Derece Mahkemesince 15.11.2022 tarihli ek karar ile şikâyetçi vekilinin istinaf talebinin sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.
3.... Bölge Adliye Mahkemesince 10.04.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ek karara yönelik şikâyetçi vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Anılan Mahkeme tarafından 16.05.2023 tarihli ek karar ile şikâyetçi vekilinin temyiz başvurusu hakkında 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikâyetçi vekilinin istinaf dairesinin verdiği ek karara yönelik temyizi; şikâyetçinin katılma hak ve yetkisi bulunmasına rağmen hukuka aykırı olarak sıfat yokluğundan temyiz yolunun kapatıldığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
... Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 276 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen 10.04.2023 tarihli esastan ret kararının kesin nitelikte olduğu, bu hususun inceleme konusu ek kararda da gerekçelendirildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm dikkate alındığında şikâyetçi vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.
12. Ceza Dairesi, 2023/5659 E., 2025/1618 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
reddine karar verilmiş, davacının 13.04.2023 tarihli dilekçesiyle temyiz talebinde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin 15 günlük kanuni süresi geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle CMK'nın 296/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz başvurusunun yasal süresi içinde olduğu ve
12. Ceza Dairesi 2023/5659 E. , 2025/1618 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3872 E., 2023/1034 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 18.04.2023 tarihli ve 2022/3872 Esas, 2023/1034 Karar sayılı ek karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 40.000 USD maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulüyle, 07.12.2011 - 08.02.2012 tarihleri arasında el konulan gemiye ilişkin kazanç kaybı olarak 87.400 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden, geminin teminat yatırılması suretiyle iade edildiği ve teminat bedelinin yatırıldığı tarih ile davacıya iade edildiği tarih arasındaki 70.802 TL faiz tutarının iadenin gerçekleştiği 23.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı vekili ve davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacının 13.04.2023 tarihli dilekçesiyle temyiz talebinde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin 15 günlük kanuni süresi geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle CMK'nın 296/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz başvurusunun yasal süresi içinde olduğu ve ek kararın kaldırılması gerektiği kabulüyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararına karşı temyiz başvuru süresinin 06 Şubat depreminin meydana geldiği tarihe denk geldiği, Hatay Barosuna kayıtlı davacı vekili olarak deprem şartları nedeniyle temyiz dilekçesinin olağan süresinde verilemediğini, OHAL Kararı ile uzayan süreler içinde yapılan temyiz başvurusunun kabulü gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/684 Esas, 2016/68 Karar sayılı dosyasında, davacı şirkete ait Mutlu-3 isimli akaryakıt gemisine Pendik 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1124 D.İş sayılı kararı ile 07.12.2011 tarihinde el konulduğu, yargılama devam ederken ara karar ile söz konusu geminin 120.000 TL teminat karşılığında davacı şirkete yediemin olarak 08.02.2012 tarihinde iade edildiği, yapılan yargılama sonunda geminin müsaderesine yer olmadığına ve yatırılan teminat bedelinin davacıya iadesi yönünde karar verildiği, hükmün 10.03.2021 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı şirkete ait gemiye 07.12.2011 - 08.02.2012 tarihleri arasında fiili olarak el konulması sebebiyle mahrum kalınan kazanç kaybı ile 08.02.2012 tarihinde teminat olarak ödenen 120.000 TL'nin, davacı şirkete iade edildiği 23.10.2021 tarihleri arasındaki döneme ilişkin faiz getirisinin ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararı davacı vekiline 20.03.2023 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, davacı vekilince 13.04.2023 tarihinde temyiz başvurusunda bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli ek kararı ile CMK'nın 296/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin yasal süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davacı vekilince Hatay Barosuna kayıtlı olduğu ve 06 şubat depremi dolayısıyla OHAL Kararnamesi ile yargısal alanda uzayan süreler kapsamında temyiz başvurusunun kabulü gerektiği belirtilmişse de; dosya kapsamında yapılan incelemede, Kadıköy 24. Noterliğinin 4174 yevmiye No'lu ve 05.03.2021 tarihli vekaletnamesinde davacı vekilinin İstanbul 1 No'lu Barosuna kayıtlı ve adres bilgilerinin Kadıköy/İstanbul olduğunun tespit edildiği, Hatay Barosuna kayıtlı olduğuna ve orada bulunduğuna dair herhangi bir belge de sunulmadığı dikkate alınarak, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 18.04.2023 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.02.2025 tarihinde karar verildi.
2. Ceza Dairesi, 2024/13091 E., 2024/20472 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1.
2. Ceza Dairesi 2024/13091 E. , 2024/20472 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 15.05.2024
SAYISI : 2022/3592 E. 2024/1006 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın yokluğunda verilen kararın, usulüne uygun olarak 17.04.2024 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın söz konusu karara 15 günlük yasal süresinden sonra 06.05.2024 tarihinde temyiz etmesi üzerine sanığın temyiz talebinin Bölge Adliye Mahkemesi'nce 5271 sayılı Yasa'nın 296/1. maddesi uyarınca 15.05.2024 tarihli ek karar ile reddedildiği, akabinde sanığın yasal süresi içinde ek kararı temyiz ettiği anlaşılmakla; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin vermiş olduğu 15.05.2024 tarihli ek kararda hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği tebliğnameye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
12. Ceza Dairesi, 2021/6474 E., 2023/1129 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında, katılan sanık ...'ye karşı, taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düşme kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatı bulunmayan sanık ...
12. Ceza Dairesi 2021/6474 E. , 2023/1129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında, katılan sanık ...'ye karşı, taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düşme kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatı bulunmayan sanık ... müdafiinin hükmü temyiz hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında, katılan sanık ... ve katılan ...'a karşı, taksirle yaralama suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 25.Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2017 tarih, 2017/167 Esas, 2017/728 Karar sayılı kararı ile sanık Mohammed Tawfig Fawzi hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine,
Sanık ... hakkında, taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 ncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 51 nci maddesi gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine,
Sanık ... hakkında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açılan kamu davasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179 ncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 nci maddesi gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, verilen hükümlere karşı katılan vekilinin ve katılan sanık müdafiilerinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Dairesinin, 19.02.2019 tarih ve 2017/4427 E., 2019/582 K sayılı kararında; her iki sanık yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanık Mohammed Tawfig Fawzi yönünden taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 ncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 51 nci maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine, sanık ... yönünden taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 73 ncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.09.2021 tarihli ve 2019/32305 sayılı, ret ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık .Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... hakkındaki düşme kararının hatalı olup bozulması gerektiği,
2. Sanık Mohammed’in taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararının hatalı olduğu kusuru bulunmadığı, bilinçli taksir sözkonusu olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tarihinde.plakalı motosikleti kullanan ... ile .plakalı aracı kullanan ...'nin araçlarının çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, olayda sanık ...'nın motosikletin arka tarafında bulunan ...'un vücudunda kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı, olayda müşteki sanık ...’un tamamen kusurlu olduğu anlaşıldığından üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına, her ne kadar sanık ...' hakkında taksirle ve trafik kazası sebebiyle birden çok kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın alınan bilirkişi raporuna göre olayda kusuru bulunmadığından kusur unsuru oluşmayan müsnet eylemden 5237 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Kaza tespit tutanağında, katılan sanık ...'un asli, katılan sanık ...'in tali kusurlu olduklarını belirtildiği, kovuşturma aşamasında alınan 20/07/2017 tarihli raporda ise, Mohammad'in kusursuz, Ziyan'ın ise tamamen kusurlu olduğunun açıklandığı anlaşılmıştır.
3. Sanıkların adlî sicil kaydı ve nüfus kaydı, dosyada bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Olay günü Sürücü ...'in kullandığı araçla olay yeri kavşakta sarı fasılalı yanan ışığı dikkate alarak dikkatli ve kavşağa uygun hızla yaklaşması gerekirken ifadesinden anlaşılmakla aksine hareketle kavşağa uygun hızla yaklaşmadığı, orta şeritten önüne doğrultu değiştiren sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile çarpışması sonucu ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, katılan ...'un vücutta kemik kırığına neden olacak, kırıkların yaşam fonksiyonlarına etkisinin 5. (AĞIR) derecede etkileyecek derece yaralandıkları, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen sanık ...'in tali kusurlu olduğu, Sanık ...'in 00:56'da meydana gelen kazadan sonra saat 02:57'de hastahanede yapılan kan tetkikinde 0.83 promil alkollü olduğunun belirlendiği, yerleşik Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte vücuttaki alkol düzeyinin geçen her saatte 0.15 promil azaldığı bilindiğine göre, sanık Mohammat'in olay anında yaklaşık 1.13 promil alkollü olacağının kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2.... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 09/01/2019 tarihli raporunda; "Sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile alkollü vaziyette seyrederken yola gereken dikkatini vermediği, kaza anını gösteren CD görüntülerinden anlaşılmakla orta şeridi takiben geldiği olay yeri kavşakta orta şeritten sola manevrada bulunduğu, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yaparak bu esnada sol şeridi takiben gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle asli kusurlu, Sürücü ..., kaza anını gösteren CD görüntüleri ve ifadesinden anlaşılmakla, sol şeridi takiben geldiği olay yeri kavşakta sarı fasılalı yanan ışığı dikkate alarak dikkatli ve kavşağa uygun hızla yaklaşması gerekirken ifadesinden anlaşılmakla aksine hareketle kavşağa uygun hızla yaklaşmadığı, orta şeritten önüne doğrultu değiştiren sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle alt düzeyde tali kusurlu" olduklarının rapor edildiği anlaşılmıştır.
3. Sanık ... hakkında ilk derece mahkemesince taksirli bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de, .'in trafik kazasında yaralanmadığı, kazadan sonra .'nın kendisine yumrukla vurarak kasten yaraladığı, kasten yaralama suçunun dava konusu edilmediği gibi, taksirle yaralama suçunun kasten yaralama suçuna dönüşmesinin de mümkün bulunmadığı, kaldı ki Mohammad'ın soruşturma aşamasındaki kolluk beyanında sanık ...'dan şikayetçi de olmadığı, Anlaşılmıştır.
4. Sanık ...'nın kolluk tarafından yapılan ölçümde saat 02:22 itibariyle 1.44 promil, hastahanede 03:06 itibariyle 1.08 promil alkollü olduğunun anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı sübut açısından doğru ise de, daha önce hapis cezası ile mahkum olmaması ve trafik güvenliğinin tehlikeye sokulması suçundan sonuç olarak tayin edilen 25 gün süreli hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesinin emredici hükmü nedeni ile TCK'nın 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilerek uygulama yapılması yoluna gidilmiştir.
Sanık ... hakkında suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanığın kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında TaksirleYaralama Suçundan Verilen Düşme Kararı Yönünden;
Sanık ...'ın soruşturma aşamasındaki kolluk beyanında sanık ...'dan şikayetçi olmadığı, mahkeme aşamasında şikayetçi olmuş ise de şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmadığı dikkate alındığında, sanık ... hakkında, katılan sanık ...'ye karşı, taksirle yaralama suçundan hükmedilen düşme kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatı bulunmayan sanık ... müdafiinin hükmü temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık .Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararı Yönünden;
1.Tebliğnamenin Sanığın Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin Bozma Görüşü Yönünden;
Sanık .nin 5271 sayılı Kanun'un 282 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca savunma hakkının kısıtlandığı bu nedenle hükmün bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de söz konusu hükmün karar tarihinde yürürlükte olmadığı, hükmün 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe 7188 sayılı Yasanın 28 inci maddesiyle maddenin birinci fıkrasına eklendiği anlaşılmakla Tebliğname'de açıklanan görüşe iştirak olunmamıştır.
2.Sanık . Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Kaza tespit tutanağı ve İstinaf aşamasında Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alına raporla, sanığın tali kusurlu olduğu, kaza anında 113 promil alkollü olduğu anlaşılmış olup kusura ve bilinçli taksire ilişkin temyiz istemleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık .Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Dairesi'nin, 19.02.2019 tarih ve 2017/4427 E., 2019/582 K Sayılı kararında; sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Genel
Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile ilgili olarak "Temyiz" isteminde bulunma süresi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
A) Hükmün tefhiminden itibaren 1 hafta.
B) Hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta.
C) Hükmün tebliğinden itibaren 15 gün.
D) Kararın öğrenilmesinden itibaren 1 ay.
E) Hükmün tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.