5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 52

Ceza Muhakemesi Kanunu 52. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 52 – (1) Her tanık, ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenir. (2) Tanıklar, kovuşturma evresine kadar ancak gecikmesinde sakınca bulunan veya kimliğin belirlenmesine ilişkin hâllerde birbirleri ile ve şüpheli ile yüzleştirilebilirler. (3) Tanıkların dinlenmesi sırasındaki görüntü veya sesler kayda alınabilir. Ancak; a) Mağdur çocukların, b) Duruşmaya getirilmesi mümkün olmayan ve tanıklığı maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunlu olan kişilerin, Tanıklığında bu kayıt zorunludur. (4) Üçüncü fıkra hükmünün uygulanması suretiyle elde edilen ses ve görüntü kayıtları, sadece ceza muhakemesinde kullanılır. Tanığa görevinin önemini anlatma

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

22 karar eşleşti
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 52 ]
4. Ceza Dairesi 2009/26494 E., 2012/3767 K. 4. Ceza Dairesi 2009/26494 E., 2012/3767 K. - DELİLLERİN ORTAYA KONULMASI VE REDDİ - KAYIN HISIMLIĞI - YEMİNSİZ DİNLEME- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 45 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 52 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 54 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 206 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 217 ] "İçtihat Metni" Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanıkla, tanıklığa engel olacak kayın hısımlığı bulunmayan katılanın halası olan tanık E… … E… …'na çekinme hakkı hatırlatılarak yeminsiz dinlenmesi suretiyle CMK'nun 45, 52, 54 maddelerine aykırı davranılması, 2- CMK.nın 217/2. maddesi gereğince sanığa yüklenen suçun, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delille ispatının mümkün olduğu ceza yargılamasında, bir delilin reddedilmesi için CMK.nın 206/2. maddesinde sayılan durumların dışında delilin, akla, mantığa, bilimsel verilere, fizik kurallarına, herkesce bilinen somut duruma, hayatın olağan akışı içinde gündelik yaşamdan edinilen karine niteliğindeki bilgilere aykırı olması ya da tanığın yalan söylediğinin ortaya çıkması gibi reddi için haklı, makul ve kabul edilebilir hukuki gerekçelerin gösterilmesinin zorunlu olduğu, tanıkların, katılanın babası ve halası olmasının, anlatımlarının reddedilmesinin tek haklı ve yasal gerekçesi olamayacağı gözetilmeden, "katılanın yakınları olması dikkate alınarak beyanlarına itibar edilmemiştir" şeklindeki yasaya ve hukuka uygun olmayan gerekçelerle savunmaya itibarla hüküm kurulması, Yasaya aykırı ve katılan H… … G… … İ… … vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 52 ]
Ceza Genel Kurulu 2009/2-53 E., 2009/121 K. Ceza Genel Kurulu 2009/2-53 E., 2009/121 K. - HAKARET VE SÖVME- 5252 S. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ ... [ Madde 9 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 52 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 53 ] - 647 S. CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN (MÜLGA) [ Madde 6 ] - 647 S. CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN (MÜLGA) [ Madde 4 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 482 ] "İçtihat Metni" Sanık S...S...’in, 765 sayılı TCY’nın 482/3, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri uyarınca sonuç olarak 770 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine, ilişkin İ....1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 29.03.2006 gün ve 300-136 sayılı hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 27.11.2007 gün ve 8763-15843 sayı ile; lehe olan yasanın belirlenmesi sırasında 5252 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca usulüne uygun bir karşılaştırmanın yapılmamış olması, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda yargılama giderlerinin miktarının ve dökümünün gösterilmemesi, tanıkların ifadelerinin alınması sırasında 5271 sayılı CYY’nın 52/1 ve 53. maddelerinde yazılı yönteme aykırı hareket edilmesi isabetsizlikleri ile hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CYY’nın 231. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması zorunluluğundan bozulmuş, Yerel Mahkemece de 01.04.2008 gün ve 89-232 sayı ile bu karara karşı direnilmiştir. Taraflarca temyiz edilmeyen hükme ait dosyanın Yargıtay’a gönderilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca “ “temyiz istemi bulunmadığından incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi” ” istemli 31.12.2008 gün ve 209692 sayılı tebliğname ile Yargıtay 2. Ceza Dairesine, Özel Dairece de 26.01.2009 gün ve 2093-1480 sayılı karar ile Birinci Başkanlığa gönderilen dosya, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Taraflarca temyiz edilmeyen, ancak karar metninde “ “Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine” ” ibaresi bulunduğu için, Ceza Genel Kuruluna gönderilmiş bulunan hükümle ilgili olarak yapılan incelemede; Hükmün sonunda yer alan “ “sanık, sanıklar vekili ve katılanın yüzüne karşı, yasa yolları açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı” ” şeklindeki yasa yolu bildiriminde, başvurulabilecek yasa yolunun hangisi olduğu ile bu yasa yolunun süresinin ve şeklinin gösterilmemiş olduğu görülmektedir. Nitekim; hüküm, tefhimde hazır bulunan sanık veya katılan tarafından temyiz edilmemiştir. İlkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hükümlerde yasa yolunun, süresinin, merciin ve şeklinin belirtilmesi ve bu hususların karara yazılması zorunludur. Somut olayda; yasa yolu bildiriminde yasa yolu başvuru süresi ve başvuru şeklinin gösterilmemiş olması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “ “Adil Yargılanma Hakkını” ” düzenleyen 6. maddesi ile bu hakkın kapsamına yeni bir yorum getiren Sözleşmeye Ek 7 Nolu Protokolün 2. maddesine, 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 40/2. maddesine ve 5271 sayılı Yasanın 34/2, 231/2. ile 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturduğundan, belirtilen durumun 5271 sayılı Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni sayılması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Bu durumda, 5271 sayılı Yasanın 40. maddesindeki düzenleme uyarınca eski hale getirme nedeninin varlığı kabul edilmekle birlikte, tarafların bu yola başvurabilmeleri açısından eksikliği gidermeye yeterli meşruhatlı duyuru ile bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Bu itibarla; Ceza Genel Kurulunun duraksamasız kararlarında da kabul edildiği gibi, gerekçeli kararın yasa yolu bildirimini de içeren meşruhatla birlikte taraflara tebliği ile taraflardan herhangi birisi tarafından temyiz dilekçesi verilmesi halinde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi, aksi halde ise temyiz incelemesine gönderilmeksizin kesinleştirilmesi gerekmektedir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, İ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.04.2008 gün ve 89-232 sayılı hükmünün yasa yolu bildirimini içeren meşruhatla birlikte taraflara tebliğinin sağlanması için dosyanın İ... 1. Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2009 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.
9. Ceza Dairesi, 2024/6579 E., 2025/631 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/819 Esas., 2022/947 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesi uyarınca 100 gün karşılığı 200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edi
9. Ceza Dairesi         2024/6579 E.  ,  2025/631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/819 E., 2022/947 K. SUÇ : Cinsel taciz KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/819 Esas., 2022/947 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesi uyarınca 100 gün karşılığı 200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 14.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 94660652-105-42-1686-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve 2024/75440 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve 2024/75440 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin; “(...) sanığın mahkûmiyetine esas cinsel taciz suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 105/1-1. cümlesinin uygulanması neticesinde tayin olunan 120 gün adlî para cezası üzerinden, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapıldığında, 90 gün adlî para cezası belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 100 gün adlî para cezasına hükmedilmesi ve sonuç olarak hükmedilen gün para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden paraya çevrilmesi sonucu 1.800,00 Türk lirası adlî para cezası yerine, 2.000,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinin ilgili bölümünün “... daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. İnceleme konusu hükümde, hükümlünün yargılama konusu cinsel taciz eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 105/1. maddesine göre temel cezanın “120 gün karşılığı adlî para cezası” olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 3. 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanan yargılamalarda mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç cezanın dörtte bir oranında indirileceği belirlenmiştir. 4. Hükümlü hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105/1. maddesi gereği belirlenen 120 gün karşılığı adlî para cezası üzerinden 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca dörtte biri oranında indirim uygulanırken hesap hatası yapılarak sonuç cezanın “90 gün karşılığı adlî para cezası” yerine “100 gün karşılığı adlî para cezası” olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 5. 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi gereği günlüğü takdîren 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilen adlî para cezası miktarının, “1.800,00 TL adlî para cezası” yerine “2.000,00 TL adlî para cezası” olarak tespiti Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/819 Esas., 2022/947 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “Sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105/1. maddesi gereği 120 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Duruşma yapılmayarak basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildiğinden sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 90 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 1.800,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2024/12252 E., 2025/2564 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Ceza Dairesinin hüküm fıkralarında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümlerin çıkarılarak yerine "5271 sayılı Kanun’un 52/4. maddesi uyarınca sanığa verilen adli para cezasının birer aylık eşit aralıklar ile 24 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin i
8. Ceza Dairesi         2024/12252 E.  ,  2025/2564 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/209 E., 2020/240 K. SUÇ : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2018/122 Esas, 2018/244 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'a (2313 sayılı Kanun) aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesinin ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2020/209 Esas, 2020/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak, 2313 sayılı Kanun’un 23. maddesinin birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 8.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemleri Kurutulmaya bırakılan esrarın, önceki dönemlerden kalan ve yere dökülenlerle birlikte 200 gram olduğuna, 38 kök kenevirden 114 gram esrar elde edilebileceğine, kişisel kullanım miktarında kaldığından suç vasfında hataya düşüldüğüne ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, ilçe genelinde yapılan istihbari çalışmalarda, sanığın muz seraları içerisinde kenevir ektiğine ilişkin duyumlar üzerine, bahsi geçen serada yapılan aramada muz ağaçlarının bittiği yerde, özel bölüm yapılarak kenevir ekildiği, sulama sistemi kurulup sulama ve bakımının yapıldığının görüldüğü, ekili alanın üst kısmında hasadı yapılıp kurutulmaya bırakılmış bir miktar kenevir bitkisi ile 38 kök dikili kenevir ele geçirildiği, bu bitkilerin sonradan alınan uzmanlık raporuna göre net 570 gram gelen THC ihtiva eden hint keneviri bitkisi olup elde edilebilecek esrar miktarının 114 gram olduğunun tespit edildiği, kurutulmaya bırakılan kenevirlerden net 200 gram gelen THC ihtiva eden hint keneviri bitkisi olup elde edilebilecek esrar miktarının 120 gram olduğunun tespit edildiği bu şekilde alınan numunelere el konulduğu, haricindeki hint kenevirlerinin imha edildiğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık müdafiinin suç vasfına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, "ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği" ihtarı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2020/209 Esas, 2020/240 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin hüküm fıkralarında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümlerin çıkarılarak yerine "5271 sayılı Kanun’un 52/4. maddesi uyarınca sanığa verilen adli para cezasının birer aylık eşit aralıklar ile 24 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına," ibaresi eklenmek suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2024/6347 E., 2024/6512 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
23 tarihli ve 2023/387 Esas, 2023/579 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, e, 35/2, 62, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca 2.940,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasın
1. Ceza Dairesi         2024/6347 E.  ,  2024/6512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/387 E., 2023/579 K. SUÇ : Kasten yaralamaya teşebbüs KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Didim(Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2023 tarihli ve 2023/387 Esas, 2023/579 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, e, 35/2, 62, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca 2.940,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 22.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2023/25954 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.09.2024 tarihli ve KYB-2024/95120 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.09.2024 tarihli ve KYB-2024/95120 sayılı kanun yararına bozma isteminin; hükümlü hakkında belirlenen cezada hesaplama hatası yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi ve koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 86/3-a maddesinin uygulanmasında isabet görülmediği şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. İnceleme konusu dava dosyasında; kasten yaralamaya teşebbüs eylemini silahtan sayılan bir cisim ile damadına karşı gerçekleştiren hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/3-a maddesinin uygulanamayacağı ve mağdurun kadın olmadığı dikkate alınmadan 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesine 7406 sayılı Kanun ile eklenen cümle nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın tayin edildiği belirlenmiştir. 2. Bununla birlikte inceleme konusu hükümde, hükümlünün kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a, e maddelerine göre belirlenen 315 gün adlî para cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesine göre (1/2) oranında indirim yapılırken 157 gün adlî para cezası yerine hesaplama hatası yapılarak 236 gün adlî para cezasına, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapılırken 130 gün adlî para cezası yerine 196 gün adlî para cezasına, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesine göre (¼) oranında indirim yapılırken 97 gün adlî para cezası yerine 147 gün adlî para cezasına, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereği günlüğü 20,00 TL’den çevrilirken 1.940,00 TL adlî para cezası yerine 2.940,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza belirlendiği anlaşılmıştır. 3. Hükümlü hakkında fazla ceza belirlenmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinde yer alan; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Didim(Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2023 tarihli ve 2023/387 Esas, 2023/579 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “Sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi gereği 120 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın eylemini silahtan sayılan cisimle gerçekleştirmesi nedeniyle sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 86/3-e maddesi gereği (1/2) oranında artırım uygulanarak 180 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından teşebbüsün derecesine göre sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 35/2. maddesi gereği (1/2) oranında indirim uygulanarak 90 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın lehine takdiri indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 75 adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 56 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi gereği günlüğü suç tarihi itibariyle lehine olan 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 1.120,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Muhakemesi Hukuku

Tanıkların dinlenmesi usulü ile ilgili "yüzleştirme" yetkisi hangi hallerde kullanılabilir?

A) Sadece kovuşturma evresinde.
B) Her aşamada serbestçe.
C) Kovuşturma evresine kadar ancak gecikmesinde sakınca bulunan veya kimliğin belirlenmesine ilişkin hallerde.
D) Sadece sanığın talebi üzerine.
E) Sadece suçüstü hallerinde.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol