Kabahatler K. Madde 9Kast veya taksir

5326 sayılı Kabahatler Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 9. maddesi, kabahatlerin manevi unsur bakımından kasten ve taksirle işlenebilmesine ilişkin genel kuralı düzenler. Madde, kabahatlerin hangi manevi unsurla işlenebileceğini belirler ve taksirin cezalandırılabilirliğini kanunda açıkça hüküm bulunmasına bağlamaz. Madde, kabahatlerin ceza hukukundaki suç kavramına ya da bu suçların taksirle cezalandırılabilirliğine ilişkin TCK düzenlemesine bağlı değildir.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten hem de taksirle işlenebilir.

Kanun metninde bu maddeHam metin

Bu maddedeki kavramlar

  • Kabahat
  • Kanunda açıkça hüküm bulunmayan hal
  • Kasten işleme
  • Taksirle işleme

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

16 karar arasından seçildi
  1. 19. Ceza Dairesi · E. 2015/8951 · K. 2015/6023 · T. 22.10.2015
    Daire kararıRet
    5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kast ve Taksir" başlıklı 9. maddesinde yer alan "Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten hem de taksirle işlenebilir" hükmü uyarınca kabahatin taksirle işlenmesi mümkün bulunduğundan,
  2. 4. Daire · E. 2023/11813 · K. 2025/2160 · T. 08.04.2025
    Daire kararıBozma
    dava konusu işlemin kabahat fiili nedeniyle tesis edildiği, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 9.maddesi uyarınca kabahatlerin kast ya da taksirle işlenebileceği, 2872 sayılı Çevre Kanununun 28. maddesi uyarınca çevreyi kirletenlerin ve çevreye zarar verenlerin sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan kusur şartı aranmaksızın sorumlu oldukları, taşıma işi ile ilgili olarak faaliyet gösteren davacının taşıdığı atığın ne olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
  3. 16. Hukuk Dairesi · E. 2006/6099 · K. 2006/7670 · T. 01.12.2006
    Daire kararıBozma
    Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi göz önünde tutulduğundan 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1. fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 9/3. maddelerine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.