TBK Madde 169B. Müteselsil alacaklılık

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

TBK m.169, alacaklılar arasında müteselsilliğin (alacaklı teselsülünün) ne zaman doğduğunu, borçlunun hangi alacaklıya ifa ile borçtan kurtulacağını, icra veya dava yoluyla başvuru halinde borçlunun seçme hakkının sona ermesini ve alacaklılar arasındaki iç ilişkide payların eşitliğini ve fazla tahsilatın geri ödenmesini düzenler. Hüküm, birden fazla alacaklının borcun tamamını tek başına isteyebildiği ilişkilerde uygulanır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Müteselsil alacaklılık, borçlunun, alacaklılardan her birine borcun tamamını isteme hakkını tanıdığı veya kanunun belirlediği durumlarda doğar.

Borçlu, alacaklılardan birine yaptığı ifayla, bütün alacaklılara karşı borcundan kurtulmuş olur.

Alacaklılardan birinin icraya veya mahkemeye başvurmuş olduğu kendisine bildirilmedikçe, borçlu onlardan dilediği birine ifada bulunabilir.

Aksi kararlaştırılmadıkça veya alacaklılar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, alacaklılardan her birinin edim üzerindeki hakları eşittir.

Kendisine düşen paydan fazlasını elde eden alacaklı, bu fazlalığı payını alamamış olan diğer alacaklılara ödemekle yükümlüdür.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 148 inci maddesini karşılamaktadır. Tasarının beş fıkradan oluşan 168 inci maddesinde, müteselsil alacaklılık düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 148 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan "B. Alacaklıların Arasında Teselsül" şeklindeki ibare, Tasarıda "B. Müteselsil alacaklılık" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 148 inci maddesi üç fıkradan oluştuğu hâlde, Tasarının 168 inci maddesi beş fıkra hâlinde kaleme alınmıştır. Maddenin dördüncü fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 148 inci maddesinde yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Bu hükme göre, "aksi kararlaştırılmadıkça veya alacaklılar arasındaki hukukî ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça," alacaklılardan her biri edim üzerinde eşit hak sahibidir. Buna benzer bir düzenleme, Alman Medenî Kanununun (BGB) 430 uncu maddesinde de bulunmaktadır. Maddenin son fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 148 inci maddesinde yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Bu hüküm uyarınca, müteselsil alacaklılardan biri, kendisine düşen paydan fazlasını elde ettiği takdirde, bu fazlalığı, payını alamamış olan diğer müteselsil alacaklılara ödemekle yükümlü olacaktır. - 8 7 - İKİNCİ AYIRIM Koşullar 818 sayılı Borçlar Kanununun 149 uncu maddesiyle başlayan "İkinci Fasıl / Şarta bağlı borçlar" şeklindeki alt başlık, Tasarıda "İkinci Ayırım / Koşullar" şeklinde değiştirilmiştir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

10 karar arasından seçildi
  1. 11. Hukuk Dairesi · E. 2021/438 · K. 2022/4575 · T. 07.06.2022
    Daire kararıOnama
    ... ve ...'ın iç ilişkilerinde yapmış oldukları şirketin %55 hissesinin ...'e emaneten dava dışı ... ve ... üzerine kayıt ve tescil edileceği yönündeki anlaşma kapsamında böyle bir yol izlendiği, bu doğrultuda dava dışı ... ve ...'ın 03/08/2011 tarihli sözleşme kapsamında davalıya ait şirketi hissesinin devri açısından müteselsil alacaklı sıfatına haiz oldukları, sonuç itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 169.maddesi gereğince davalı ...'nin şirket ortaklar kurulunun 25/08/2011 tarih ve 19 numaralı kararı ile 03/08/2011 tarihli sözleşmeden doğan Özel ...
  2. 11. Hukuk Dairesi · E. 2020/5977 · K. 2021/6330 · T. 17.11.2021
    Daire kararıOnama
    davalı alacaklı tarafından, davacıların başvuru borçlusu olduğu tek bir bonoya dayalı olarak her iki davacı hakkında tek bir icra takibine geçilmiş olduğu, bu durumda, isabetli olarak birleştirilip görülen işbu davada, 6102 sayılı Kanun’un 701/3 ve 724/1. maddeleri gözetildiğinde müteselsil takip borçluları olan davacılar lehine 6098 sayılı Kanun’un 169. maddesi çerçevesinde tek bir kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken, her bir davacı için ayrı ayrı tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu yönden bozulması gerekmekte ise de,
  3. 17. Hukuk Dairesi · E. 2014/25185 · K. 2015/5959 · T. 16.04.2015
    Daire kararıBozma
    6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 169/3 maddesinde "alacaklılardan birinin icraya veya mahkemeye başvurmuş olduğu kendisine bildirilmedikçe borçlu onlardan dilediği birine ifada bulunabilir." hükmü düzenlenmiştir.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Genel

Alacaklılar Sinem, Aras ve Kaya, borçlu Mert'ten 300.000 TL "müteselsil alacaklı" olarak alacaklıdırlar. Sinem, Mert ile bir araya gelerek Mert'in kendisine olan 100.000 TL'lik payını Mert'ten tahsil etmiş ve Mert'i bu miktar için ibra etmiştir. Türk Borçlar Kanunu uyarınca "müteselsil alacaklılıkta bir alacaklının yaptığı işlem" ile ilgili hangisi doğrudur?

  1. A) Sinem'in yaptığı bu işlem sonucunda Mert tüm alacaklılara karşı borcundan kurtulur.
  2. B) Alacaklılardan birinin yaptığı ibra (vazgeçme), ancak o alacaklının payı oranında borçluya fayda sağlar; Mert diğer alacaklılara kalan 200.000 TL'yi ödemek zorundadır.
  3. C) Müteselsil alacaklılıkta bir alacaklı tek başına hiçbir işlem yapamaz; tüm kararlar ortak alınmalıdır.
  4. D) Mert, Sinem'e ödeme yaptığı için Aras ve Kaya artık Mert'e başvuramaz, sadece Sinem'e rücu edebilirler.
  5. E) Alacaklılardan biri icra takibi başlattıysa dahi Mert dilediği alacaklıya ödeme yapabilir.

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl