6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 260

Türk Borçlar Kanunu 260. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 260- Satıcı, alıcının taksitleri ödemede temerrüde düşmesi sebebiyle satılanın alıcıya devrinden sonra sözleşmeden dönerse, her iki taraf aldığını geri vermekle yükümlüdür. Satıcı, ayrıca hakkaniyete uygun bir kullanım bedeli ve satılanın olağandışı kullanılması sebebiyle değerinin azalması hâlinde tazminat da isteyebilir. Ancak satıcı, sözleşme zamanında ifa edilmiş olsaydı elde edecek olduğundan fazlasını isteyemez. Satıcı, alıcının peşinatı ödemede temerrüde düşmesi yüzünden satılanın devrinden önce sözleşmeden dönerse, alıcıdan sadece ödenmeyen peşinat üzerinden, sözleşmeden döndüğü tarihe kadar işleyecek yasal faiz ile sözleşmenin kurulmasından sonra, satılanın uğramış olduğu değer kaybı sebebiyle tazminat isteyebilir. Ceza koşulu kararlaştırılmışsa, peşin satış bedelinin yüzde onunu aşamaz. c. Hâkimin müdahalesi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
6. Hukuk Dairesi, 2014/12910 E., 2015/100 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBergama İcra Hukuk Mahkemesi
İcra İflas Kanunu’nun 269 / 1 maddesinin göndermesi ile 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesindeki ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi) otuz günlük süre beklenmeden 12.03.2014 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulmuştur.
6. Hukuk Dairesi         2014/12910 E.  ,  2015/100 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bergama İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/06/2014 NUMARASI : 2014/43-2014/94 İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira parasının tahsiline yönelik tahliye istemli olarak yapılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra hukuk mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı, kiralananın tahliyesi ve davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi isteminde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile kira borcunun otuz günlük süre içinde ödenmesi nedeniyle tahliye isteminin reddine, itirazın kaldırılmasına, davalı borçlunun % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi üzerine, karar davacı alacaklı vekili ve davalı borçlu tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı borçlunun temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi olmamakla birlikte, kiracılık ilişkisi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı Bergama 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014 / 522 sayılı dosyasında 11.02.2014 tarihinde tahliye istekli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 360 TL'den Ağustos 2013- Ocak 2014 arası aylar kirasının tahsilini talep etmiştir. Örnek 13 ihtarlı ödeme emrinin davalı borçluya 19.02.2014 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, davalı borçlu yasal süresi içinde yaptığı itirazında, davacı alacaklıya takip konusu edilen borcunun bulunmadığını belirterek, icra takibini durdurmuştur. İtiraz üzerine 12.03.2014 tarihinde açılan işbu davada dosyaya celp edilen ödeme belgelerinden de, davalı borçlunun hakkında daha önce Bergama 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012 / 1151 sayılı dosyasında yapılan takip nedeniyle icra tahsilatı olarak davada dayanılan icra takibinden önce 26.09.2013 tarihinde Mayıs- Ekim 2013 ayları kirası olarak 2.125 TL ve otuz günlük ödeme süresi içinde ancak dava açıldıktan sonra 19.03.2014 tarihinde Kasım 2013- Şubat 2014 arası aylar kirası olarak 1.855 TL ödediği anlaşılmaktadır. Takipten önce ödenen alacak yönünden istemin reddine,davadan sonra ödendiği anlaşılan alacak yönünden yapılan ödemelerin infazda nazara alınmasına, dava tarihindeki bakiye alacak üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tüm alacak üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan, yapılan icra takibinde davalı borçluya Örnek 13 ihtarlı ödeme emri 19.02.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarlı ödeme emrinde otuz günlük süre verilmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 269 / 1 maddesinin göndermesi ile 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesindeki ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi) otuz günlük süre beklenmeden 12.03.2014 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulmuştur. Bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, takip konusu edilen kira borcunun otuz günlük ödeme süresi içinde ödendiğinden ve temerrüt oluşmadığından söz edilerek tahliye isteminin reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Davalı borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 13/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

6. Hukuk Dairesi, 2014/2163 E., 2014/3220 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSilivri 1. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İcra İflas Kanunu’nun 269 / 1 maddesinin göndermesi ile 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesindeki ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi ) otuz günlük süre beklenmeden 05.11.2013 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulmuştur.
6. Hukuk Dairesi         2014/2163 E.  ,  2014/3220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Silivri 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/01/2014 NUMARASI : 2013/379-2014/4 İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı kiraya veren tarafından davalı kiracı hakkında kira parasının tahsili için tahliye istemli olarak yapılan icra takibine davalı kiracının itiraz etmesi üzerine icra mahkemesinden itirazın kaldırılması,kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunulmuş, icra mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davacı kiraya veren vekili tarafından ödemelerin gerçekleştiği beyan edildiğinden itirazın kaldırılması istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine, karar davalı kiracı tarafından tahliyeye ilişkin olarak temyiz edilmiştir. Davacı kiraya veren vekili, kiralananda kiracı olan davalının 01.03.2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi gereğince Ağustos 2013 ayı bakiye kirası 131.50 TL'yi ödemediğinden bahisle davalı kiracı hakkında icra takibi yapmış, davalı kiracıya Örnek 13 ihtarlı ödeme emri 25.10.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarlı ödeme emrinde otuz günlük süre verilmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 269 / 1 maddesinin göndermesi ile 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesindeki ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi ) otuz günlük süre beklenmeden 05.11.2013 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulmuştur. Bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi, 2013/7643 E., 2013/10590 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Ancak, davacı kiraya veren tarafından İcra ve İflas Kanunu’nun 269/1.maddesinin göndermesi ile 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesindeki ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi ) otuz günlük süre beklenmeden 26.6.2012 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulmuştur.
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2013/7643 E.  ,  2013/10590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı kiraya veren tarafından davalı kiracı hakkında kira parasının tahsili için tahliye istemli olarak yapılan icra takibine davalı kiracının itiraz etmesi üzerine icra mahkemesinden itirazın kaldırılması,kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunulmuş, icra mahkemesince davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine ve davalı kiracının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi üzerine, karar davalı kiracı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre temyiz eden davalı kiracı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı kiracı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı kiraya veren vekili, kiralananda kiracı olan davalının 5.4.2011 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi gereğince ikinci yıl kirası 23.000 TL'yi ödemediğinden söz ederek davalı kiracı hakkında icra takibi yapmış, davalı kiracıya Örnek 13 ihtarlı ödeme emri 7.6.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarlı ödeme emrinde otuz günlük süre verilmiştir. Ancak, davacı kiraya veren tarafından İcra ve İflas Kanunu’nun 269/1.maddesinin göndermesi ile 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesindeki ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi ) otuz günlük süre beklenmeden 26.6.2012 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulmuştur. Bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda ( 1 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle alacağa ilişkin kararın ONANMASINA, yukarıda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle davalı kiracının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın tahliyeye ilişkin kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.