TBK Madde 288I. Bağışlama sözü verme

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 288. maddesi, bağışlama sözü verme (bağışlama taahhüdü) sözleşmesinin geçerlilik şeklini, bu sözleşmenin şekle uyulmaması hâlindeki sonucunu ve geçerlilik şekli resmî şekil olan bağışlamalarda bu sonucun uygulanmayacağını düzenler. Madde, bağışlayan ile bağışlanan arasında kurulan bağışlama sözü verme sözleşmeleri bakımından uygulanır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Bağışlama sözü vermenin geçerliliği, bu sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.

Bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması sözü vermenin geçerliliği, ancak resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

Şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olan bağışlama sözü verme, bağışlayan tarafından yerine getirildiğinde, elden bağışlama hükmündedir. Ancak, geçerliliği resmî şekle bağlanmış olan bağışlamalarda bu hüküm uygulanmaz.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 238 inci maddesini karşılamaktadır. Tasarının üç fıkradan oluşan 287 nci maddesinde, bağışlama sözü verme düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 238 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan "II. Bağışlama vaadi" şeklindeki ibare, Tasannın 287 nci maddesinde, "C. Kurulması /1. Bağışlama sözü verme" şek linde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 238 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan "Bağışlama taah hüdü tenfız edilince" şeklindeki ibare, Tasarıda "Şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olan bağışla ma sözü verme, bağışlayan tarafından yerine getirildiğinde" şeklinde; "elden yapılmış bağışlama gibi olur." şeklindeki ibare de "elden bağışlama hükmündedir." şeklinde değiştirilmiştir. Aynı fıkranın son cümlesi olarak, Tasarı metnine eklenen hüküm şöyledir: "Ancak, geçerliliği resmî şekle bağlan mış olan bağışlamalarda bu hüküm uygulanmaz."

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

18 karar arasından seçildi
  1. 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/4917 · K. 2025/4419 · T. 17.10.2025
    Daire kararıGönderme
    2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 288. maddesinden kaynaklanan bağışlama sözü verme niteliğindeki hukuki işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemli, şahsi hakka dayalı olmayan davaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
  2. 1. Hukuk Dairesi · E. 2023/4532 · K. 2024/4893 · T. 12.09.2024
    Daire kararıOnama
    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 288/2. maddesi uyarınca bir taşınmazın bağışlanmasının ancak resmi şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğu, dava konusu taşınmaza ait satış akit tablosuna göre taşınmazın davacıdan davalıya yarı hissesinin devredildiği, hal böyle iken davacıdan davalıya bağış yoluyla devredilen bir taşınmazdan söz edilemeyeceği, tarafların tapudaki satış işleminin tarafları olmakla "kişi, kendi muvazaasına dayanamaz" ilkesi gereği,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Borçlar Hukuku Genel Hükümler

Mirasbırakan Ali Bey, taşınmazını kızı Ayşe’ye bağışlamak istemektedir. Ancak diğer mirasçılarından tepki almamak için tapuda işlemi "satış" gibi göstermiş ve resmi senette bir satış bedeli belirlemiştir. Gerçekte Ayşe, babasına herhangi bir bedel ödememiştir. Bu olaydaki "Nispi Muvazaa" işleminin hukuki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Satış işlemi geçerlidir, çünkü tapu memuru huzurunda yapılmıştır.
  2. B) Satış işlemi muvazaa nedeniyle kesin hükümsüzdür; bağışlama işlemi de resmi şekil şartına (tapuda bağışlama şeklinde yapılmadığı için) uyulmadığından geçersizdir.
  3. C) Görünürdeki satış işlemi geçersizdir, ancak gizli işlem olan bağışlama tarafların gerçek iradesine uyduğu için geçerlidir.
  4. D) Her iki işlem de geçerlidir, ancak mirasçılar tenkis davası açabilir.
  5. E) Satış işlemi geçersizdir, ancak bağışlama işlemi "tahvil" yoluyla ayakta tutulur.

Bu maddeyle ilgili 5 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl