6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 304

Türk Borçlar Kanunu 304. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 304- Kiralananın önemli ayıplarla teslimi hâlinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. Kiralananın önemli olmayan ayıplarla tesliminde ise kiracı, kiralananda sonradan ortaya çıkan ayıplardan dolayı kiraya verenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. 2. Kiralananın sonradan ayıplı hâle gelmesinden sorumluluk a. Genel olarak

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
3. Hukuk Dairesi, 2022/131 E., 2022/1724 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
Kiraya verenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde; kiracı, TBK'nın 304. maddesi gereğince borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir.
3. Hukuk Dairesi         2022/131 E.  ,  2022/1724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : BANDIRMA SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; yurtdışından ithal ettiği dökme çeltik emtiasının 24/09/2014 başlangıç tarihli sözleşme ile davalıya ait çelik siloya depolandığını, ancak çelik siloya depolanan çeltikte kızışmaya bağlı bozulmalar meydana geldiğini, bunun üzerine Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/54 D. İş sayılı dosyasında mahallinde yapılan keşif neticesinde bilirkişiler tarafından depolarda yeterli havalandırmanın yapılmamasına bağlı olarak çeltik ürününün kızışma yaparak sıcaklık ve neminin yükseldiğinin ve üründe sararma (lekelenme) meydana geldiğinin, küf kokusunun oluştuğunun, ürünün değerinin piyasa fiyatından daha aşağı bir değere düştüğünün tespit edildiğini ileri sürerek; şu an için miktarı belirsiz olan zararının tespiti ile şimdilik 100.000 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında dava değerini 576.307,20 TL olarak belirtmiştir. Davalı; davacı ile 24/09/2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin 6. maddesi gereğince kiracının malın evsafından kaynaklı sorunlar karşısında önlem almakla yükümlü olduğunu, kiralama süresinin 1 ay olmasına rağmen depolanan çeltiğin bir aydan fazla süre depoda tutulduğunu ve davacı tarafından gerekli kontrollerin yapılmadığını, davacının koruyucu önlemleri almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; taraflar arasında geçerli kira sözleşmesinin 6. maddesine göre; kiraya verenin siloya konulan malın evsafından ve yapısından kaynaklanan bozulmalardan, böceklenmelerden ve sair hasar ve ziyandan sorumlu tutulamayacağının, kiracının malın evsafından kaynaklı sorunlar karşısında önlem almakla mükellef olduğunun, siloya konulan malın fire miktarından kiraya verenin sorumlu olmadığının, kiracının depolayacağı malı sigortalatmakla mükellef olduğunun, deprem, sel, yağmur, yangın, fırtına, kar ve benzeri tabii afetlerden dolayı silo içerisindeki mala gelecek zararlardan kiraya verenin sorumlu olmadığının kararlaştırılmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- 6098 sayılı TBK'nın 301. maddesine göre; kiraya veren, kiralananı kullanım amacına uygun tam ve eksiksiz bir şekilde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti boyunca bu halde bulundurmakla mükelleftir. Kiraya verenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde; kiracı, TBK'nın 304. maddesi gereğince borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. Aynı Kanun'un 308. maddesine göre ise kiraya veren, kusuru olmadığını ispat etmedikçe, kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları kiracıya ödemekle yükümlüdür. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 24/09/2014 başlangıç tarihli ve bir ay süreli (bir ay arttırım öngören) kira sözleşmesinin 1. maddesinde; kiralanan yerin çeltik depolamak amacıyla kiralandığı, 6. maddesinde ise; sevkiyatın kiracı firmanın elemanı tarafından yapılacağı, kiraya verenin siloya konulan malın evsafından ve yapısından kaynaklanan bozulmalardan, böceklenmelerden ve sair hasar ve ziyanlardan sorumlu tutulamayacağı, kiracının malın evsafından kaynaklı sorunlar karşısında önlem almakla mükellef olacağı, siloya konulan malın fire miktarından kiraya verenin sorumluluğunun olmayacağı, deprem, sel, yağmur, yangın, fırtına, kar ve benzeri tabii afetlerden dolayı silo içerisindeki mala gelecek zararlardan kiraya verenin sorumlu olmayacağı hususları düzenlenmiştir. Dosyada yer alan bilirkişi raporlarında; depolanan üründe meydana gelen zararın kaynağına yönelik olarak yapılan tespitlere göre, depolama şartlarının uygun özellikler taşımadığı, depolamanın yapıldığı tarihler itibariyle oluşacak nemi engelleyecek şekilde havalandırma yapılmadığı, depoda iklimlendirme ünitesinin bulunmadığı, iklimlendirme ünitesinin bulunması halinde silonun fanının çalıştırılması ve gerekli havalandırmanın yapılması suretiyle sıcaklık artışının önlenebileceği ve kızışma nedeniyle bozulmaların meydana gelmeyeceği belirtilmiştir. Bahsi geçen bilirkişi raporlarına göre; depoya konulan üründe meydana gelen zararın, malın evsafından kaynaklanmadığı, depodaki yetersiz havalandırmadan ve havalandırma sistemi hatalarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davalı kiraya veren; kira sözleşmesinde de belirtildiği üzere, kiralanana çeltik ürününün depolanacağını bilmektedir ve TBK'nın 301. maddesi uyarınca da kiralananı saklama koşullarına uygun hâlde bulundurmakla mükelleftir. Nitekim yargılama sırasında dinlenen davalı tanıkları da depo ısılarının kendileri tarafından ölçüldüğünü, depolarda ısınma tespit edildiğinde transfer yöntemiyle siloların havalandırılmasının sağlandığını belirterek, depolardaki havalandırma işleminin kiraya veren tarafından üstlenildiğine işaret edecek şekilde beyanlarda bulunmuşlardır. Buna göre, ilk derece mahkemesince, kiralanandaki havalandırma sistemi hatalarından ve eksikliklerinden kaynaklı, davacının uğradığı zararın tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. İlk derece mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 02/03/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Diğer kararlar (3)

3. Hukuk Dairesi, 2021/3665 E., 2021/9580 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİSTANBUL 8. SULH HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
Kiraya verenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde, kiracı TBK.nun 304, 305 ve 306 maddeleri gereğince akdi feshedebileceği gibi aynı Kanunun 307.
3. Hukuk Dairesi         2021/3665 E.  ,  2021/9580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen istirdat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; davalı ile imzalattıkları, 05/07/2006 başlangıç tarihli ve 17 yıl süreli gayrimenkul kiralama ve akaryakıt satış istasyonu inşaat sözleşmesi gereğince; ... İlçesi, ... Mevkiinde bulunan 791 ada 10 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmazın 17 yıl süreyle kiralanarak üzerinde akaryakıt istasyonu inşaatı yapılacağının, kiralanan gayrimenkulün üzerinde akaryakıt istasyonu yapılabilmesi için yan parsel olan 17 parselin satın alınarak her iki parselin tevhit edilmesi gerektiğini, satın alma ve tevhid işleminin, gerçekleştirilmesi için vekalet vermenin davalı kiraya veren tarafından gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığını kiraya veren davalının sözleşme tarihinden sonra üzerine düşen hiçbir yükümlülüğü yerine getirmediğini, kira sözleşmesinin kiraya verene yüklediği asli edim olan kiralanan gayrimenkulü davacılara teslim etme yükümünü yerine getirmediğini, kira ilişkileri devam ederken davalının 01/07/2007 tarihinde dava dışı ... ... Peyzaj Bakım Organizasyon Tic Ltd Şti isimli şirkete söz konusu yeri oğlu Ahmet Aydın üzerinden kiraya verdiğini, bu arada da haklarında kira alacağı için icra takipleri başlattığını, söz konusu takiplere itiraz ettikleri gibi, İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2011/81 E.sayılı dosya ile menfi tespit davası açtıklarını, takip edilmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalının, kiralanmış olan arsa ve üzerindeki binayı defalarca ikaz edilmesine rağmen sözleşmenin imzalandığı tarih olan 05/07/2006 tarihi itibariyle boşaltarak teslim etmediğini, sözleşme gereği satın alması gereken yan parsel ile ilgili işlemleri yapmadığını ileri sürerek, borçlu olmamalarına rağmen icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldıkları 118.102,00TL'nin son kısmının icra veznesine yatırıldığı tarihten itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmişlerdir. Davalı; derdestlik itirazlarının olduğunu, davacılar tarafından açılmış İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/81 esas sayılı menfi tespit ve istirdat davasının mevcut olduğunu, bu dava dosyası ile birleştirilen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/276 Esas sayılı, dava değeri 63.602 TL olan istirdat davasının da bulunduğunu, açılmamış sayılmasına ilişkin kararın temyiz aşamasında olduğunu, mahkemenin görevli olmadığını, davacıların talep ettiği 118.102 TL'nin açıklamasını yapmadıkları, davacıların bu davadaki talepleri ile diğer davalardaki talepleri arasında bir uyuşmazlık ve çelişki olduğunu, davacıların aleyhine yürütülen icra takiplerine itiraz ettiklerini ancak bu itirazların kaldırılması yönünde kararlar verildiğini, davacılar ile imzaladığı sözleşmenin tarihinin 05/07/2006 olduğunu, sözleşmenin tüm hükümleriyle iptal edildiğini, sözleşmenin 4.6 maddesine göre davacının 20 ay içinde inşaat ruhsatı alamazsa sözleşme tüm maddeleriyle şartsız olarak iptal edilmiş sayılacağını, bu konuda davacılara ihtarname keşide edildiğini ve 05/03/2008 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacılar ile arasındaki akdin kendiliğinden sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davacıların davalıya İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2007/16184 sayılı, İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün (2007/18904 eski) 2009/6199 sayılı, İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2008/19579 sayılı takipleri nedeniyle toplam 112.905 TL borlu olmadığının tespitine, bu icra takip dosyalarına ödedikleri toplam 112.905 TL'nin 06/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6098 Sayılı TBK'nın 301. maddesine göre; kiraya veren kiralananı kullanım amacına uygun tam ve eksiksiz bir şekilde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti boyunca bu halde bulundurmakla mükelleftir. Kiraya verenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde, kiracı TBK.nun 304, 305 ve 306 maddeleri gereğince akdi feshedebileceği gibi aynı Kanunun 307. maddesi gereğince kira bedelinin indirilmesini de isteyebilir. Ancak kiracının kiralanandaki ayıbı veya eksikliği, TBK'nın 123 ve 125. maddeleri gereğince uygun bir sürede kiraya verene ihbar etmesi gerekir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 05/07/2006 başlangıç tarihli ve 17 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 2.1. maddesinde; işbu sözleşmenin konusunun satın alınacak İstanbul İli ... İlçesi ... mevkiinde kain 791 ada, 17 parsel sayılı arsa ile İstanbul İli ... İlçesi ... mevkiinde kain tapuda 791 ada, 10 parselde kiralayan adına kayıtlı arsaları birleştirecek olan mal sahibi ...'ın arsaları kiracıya kiraya vermesi ve bu tevhid edilen arsa üzerine kiracı tarafından statü ve teknik şartnamelere uygun akaryakıt istasyonu inşaatının yapılarak çalışma ruhsatı alınıp işletmeye açılmasını kapsadığı, satın alınacak 17 parseldeki arsayı, kiraya veren ...'ın alacağı, bu işle ilgili satın alma ve tapunun intikaline dair vekaletnamenin ... A.Ş. veya gösterdiği kişi adına verileceği, 4.1 maddesinde; kiracının sözleşme konusu gayrimenkulde tüm masraf ve giderleri kendisine ait olmak üzere standartlara uygun bir akaryakıt satış istasyonu inşa edeceği, kiracının akaryakıt istasyonu inşası için gerekli ön çalışmaları yaparak ilgili yerlerden gerekli plân değişikliklerini yaptırarak, gerekli tüm ruhsatları alacağı, akaryakıt ve servis istasyonu için müracaatları yapacağı, bu işlemlerin icrası için gerekli olacak her türlü vekâletnamenin işbu sözleşmenin imzalanmasından sonra kiraya veren tarafından kiracıya verileceği; 4.5 maddesinde; kiracının, inşaat ruhsatını sözleşmenin imzalanmasından itibaren azami yirmi ay içinde alacağı, bu sürenin kesin olup, mücbir sebepler de dahil olmak üzere ek süre talep edilemeyeceği, plân değişiklikleri, ruhsat alınması gibi işlemlerde meydana gelebilecek değişikliklerin, gecikmelerin, akaryakıt ve servis istasyonunun müracaatıyla ilgili teknik ve bürokrasiden kaynaklanan gecikmelerin kiracının sorumluluğunda olup, bu işlemlerin gecikmesi, gerekli değişikliklerin yapılmaması veya ruhsatların alınmaması durumunda kiracının, kiraya verenden hiçbir talepte bulunamayacağı ve kira bedelinden indirim talep edemeyeceği; 5.1 maddesinde; işbu sözleşmedeki 17 yıllık kiralama akdinin 15 ayının kirasız olup, 189 ayı için kira bedeli ödeneceği, kira ödemelerinin 01/10/2007 tarihinde başlayacağı, arsanın tevhid edilmemesi halinde, kiracının kira bedelinden indirim talep edemeyeceği, 5.3 maddesinde; kiracının bu sözleşmeyi Opet'e devredebileceği, bu çerçevede Opet, kira sözleşmesi ile yetinmeyip intifa hakkını istediğinden, kiracının isteği ile kiralayan tarafından Opet'e 100.000YTL bedel karşılığında intifa hakkı verileceği, 7.1 maddesinde; kiracının fesih tarihine kadar arsaya ait aylık kiraları ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Kira sözleşmesi karşılıklı anlaşma veya bir mahkeme kararı ile feshedilmediği sürece tüm hükümleri ile geçerli olup tarafları bağlar. Ayakta olan sözleşme gereğince kiracı, kiralanın kiralama amacına uygun kullanılamadığından bahisle kira bedelini ödemekten kaçınamaz. Taraflar arasında 05/07/2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğu, yapılan kira sözleşmesi gereğince kiraya veren tarafından bahse konu vekaletnamenin verildiği gibi yine sözleşmede kararlaştırılan intifa hakkı tesisisinin de sağlandığı, öte yandan, davalı kiraya verenin oğlu tarafından dava dışı üçüncü şahısla kira sözleşmesi düzenlendiği yönündeki iddianın, dava konusu taşınmazda oluştuğu iddia edilen ayıbın giderilmesine ilişkin davacı kiracılar tarafından davalı kiraya verene herhangi bir ihtar gönderilmediği, bu nedenle iddianın bu davada ileri sürülemeyeceği de nazara alındığında, kira sözleşmesinin; işbu istirdat davasına dayanak icra takiplerine konu kira bedellerinin ilişkin olduğu dönem itibariyle, ayakta olup taraflar arasında geçerli bulunduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının isabetli olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, bölge adliye mahkemesince; davacıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve gerekçeyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK'nın 371 inci maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HMK'nın 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 05/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi
6. Hukuk Dairesi, 2015/6863 E., 2016/2522 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
TBK.nun 304.maddesinde kiralananın önemli ayıplarla teslimi halinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir.
6. Hukuk Dairesi         2015/6863 E.  ,  2016/2522 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira sözleşmesinin feshi ile ödenen kira ve aidat bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenen 04/09/2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalıya ait taşınmazın güzellik salonu olarak işletilmek üzere kiralandığını, işletme ruhsatının alınabilmesi için yapılan başvuru sonucunda, dava konusu taşınmazın mesken olarak kayıtlı olup, kat maliklerinden işyeri açılması için izin alınması gerektiğinin belirtildiğini, kat maliklerinden muvafakat alınamaması neticesinde işyerinin mühürlenmesine karar verildiğini, 02/12/2013 tarihli ihtarname ile kiralananın TBK'nın 301 maddesine gereğince teslim edilmesinin davalıdan talep edildiğini, müvekkilinin kira sözleşmesinin geçerli olduğu düşünülerek Eylül 2012 ile Haziran 2013 tarihleri arasında 10 aylık kira bedeli olarak toplam 17.500 TL kira ödemesi ve aynı dönem için 2.500 TL aidat ödemesi yaptığını, sözleşmenin feshi halinde, sözleşme başlangıçtan bu yana geçersiz olduğundan kira ve aidat ödemelerinin müvekkiline iadesi gerektiğini belirterek sözleşmenin feshi ile müvekkilinin ödediği 20.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 301.maddesi (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanununun 249/1 maddesi) hükmü gereği kiraya veren kiralananı kararlaştırılan tarihte sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Kira, sürekli bir akit olduğundan hem sözleşmenin kurulmasından önce var olan, hem de akdin devamı süresince kiracının bir kusuru olmaksızın ortaya çıkan ayıplar kiralayanın tekeffülü altındadır. Diğer bir anlatımla kiraya veren sözleşme süresince kiralananın kullanmaya elverişli halde bulunması için gerekli önlemleri almak durumundadır. TBK.nun 304.maddesinde kiralananın önemli ayıplarla teslimi halinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. TBK.nun 305.maddesine göre kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını isteyebilir. Olayımıza gelince, davada dayanılan ve hükme esas alınan 04/09/2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kiracı, kiralananın TBK 301. maddesine uygun teslim edilmediğini belirterek sözleşmenin başlagıcından itibaren ödediği kira ve aidat bedellerinin iadesini talep etmekte ise de kendisine tanınan seçimlik haklarından hiçbirisini kullanmamış, sözleşmeyi feshetmemiş, kira indirimi davası açmamış, kiralanan taşınmazı dava tarihinden sonra 04/02/2014 tarihinde teslim etmiştir. Bu durumda, davacı kiracının tahliye tarihine kadar kira ve aidat ödeme yükümlülüğü devam ettiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2014/7118 E., 2015/3622 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Ltd.Şti.'nin ana giriş kapısının karşısına ruhsatsız olarak inşa edilen yapıya taşındığını, bu işletmenin de dışarıya masa koyarak faaliyette bulunduğunu, döner, çorba, satışı paket servisi yaptığını bu durumun 6098 sayılı B.K. 301,304, 307 maddelerine açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin seçimlik hakkını akdin feshi değil, kiranın tenzili yolunda kullanıldığını belirterek, 26.250,00 TL olarak öde
6. Hukuk Dairesi         2014/7118 E.  ,  2015/3622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09/04/2014 NUMARASI : 2012/1343-2014/533 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira parasının tenzili ve istirdat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,kiralananda sonradan çıkan ayıp nedeniyle kira parasının tenzili ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, kira parasının 13/11/2012 tarihinden itibaren 6.562,50 TL olarak tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 27/01/2012 tarihli kira sözleşmesi uyarınca, Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yer alan "C... A...Kafeterya ve Lokanta'nın kiracısı olduğunu, üçer aylık dönemler halinde 26.250,00 TL kira ödenen taşınmazın, 06/03/2012 tarihli "İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı" ile faaliyetini sürdürdüğünü, kira akdinin yapılmasının hemen sonrasında hastaneye ait Bekleme Salonunda Kantin Ruhsatı ile faaliyet gösteren işyerinde, davalının göz yumması ile önce köfte, döner, çorba satışı yapılmasının, dışarıya masa konulmasının, ardından da paket servisi verilecek şekilde ruhsat verilmesinin sağlandığını, ayrıca hastane içinde kantin ruhsatı ile çalışma gerçekleştiren A..... Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd.Şti.'nin ana giriş kapısının karşısına ruhsatsız olarak inşa edilen yapıya taşındığını, bu işletmenin de dışarıya masa koyarak faaliyette bulunduğunu, döner, çorba, satışı paket servisi yaptığını bu durumun 6098 sayılı B.K. 301,304, 307 maddelerine açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin seçimlik hakkını akdin feshi değil, kiranın tenzili yolunda kullanıldığını belirterek, 26.250,00 TL olarak ödenen kiranın akde aykırı davranılması nedeniyle 8.750,00 TL 'ye tenziline fazladan ödenen 52.500,00 TL'nin ödeme tarihlerinden geçerli avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece,Davanın kısmen kabülü ile, kira sözleşmesinde davalının yakın çevrede aynı faaliyette yer işletilmemesine ilişkin taahhüdünün bulunmadığı, sözleşmenin 8. Maddesinde sözleşmeden sonra ortaya çıkan kamudan kaynaklanan hakkın kullanımını engelleyen sebepler hariç kira bedelinin indirilmesinin istenemeyeceği kararlaştırılmış ise de ; sözleşme sonrasında baştaki koşulların değişmiş olduğu, yakın çevrede benzer faaliyette bulunan işletmelerin olması sebebiyle davacının kar kaybının oluştuğu durumun davalıya 30/10/2012 tarihli yazı ile bildirildiği, 7/11/2012 tarihli cevabi yazı ile davalı tarafça aykırılık bulunmadığının ileri sürüldüğü BK 305 maddesi uyarınca kiralananla ilgili koşulların değişmiş olduğu gözetilerek 13/11/2012 tarihinden itibaren 6.562,50 TL olarak tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazın davacı tarafından 27/01/2012 tarihli ve yer tesliminden itibaren üç yıl süreli kira sözleşmesi ile yıllık 105.000,00 TL bedelle kafeterya-lokanta olarak kullanılmak üzere kiralandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı vekili dava dilekçesinde ,dava dışı A... Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd.Şti. İle V... Eğitim Öğretim Turizm Kırtasiye Ltd.Şti. tarafından işletilen işyerlerinin kendi kira sözleşmelerinde belirlenen amaca aykırı olarak kullanıldığını ve bu duruma kiraya verenin müdahale etmemesinin müvekkilinin zararına neden olduğunu belirterek kira parasının tenzil edilerek belirlenmesini talep etmiştir. Dava tarihi itibarı ile geçerli olan ve TBK 301. maddesine göre kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür.TBK 305. maddesine göre davacı, kiralanan sonradan ayıplı olması durumunda kiraya verenden ayıpların giderilmesini ve ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını yada zararının giderilmesini isteyebilir. Aynı madeninin son fıkrasında ise önemli ayıp durumunda kira sözleşmesinin feshini isteyebileceği düzenlenmiştir. Davacı kira sözleşmesinin feshini istememiştir. Davacının dava tarihinden itibaren kiralananda sonradan meydana gelen ayıp oranında indirim istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece dava dışı A....Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd.Şti. İle V... Eğitim Öğretim Turizm Kırtasiye Ltd.Şti.lerine ait bilanço ve gelir tabloları bilirkişi aracılığıyla incelenerek dava dışı şirketlerin karında meydana gelen artışların her iki şirketin kiralanan alan dışında faaliyete başlamaları ile faaliyetlerinin kantin dışına çıkması ve paket servisine başlanmış olmasından kaynaklandığı ve A.... Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd.Şti.nin 2012 yılında brüt ve net satışlarının yedi kat arttığı bunun davacının kar kaybına neden olduğu belirtilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulü ile kira parasının tenziline karar verilmiştir.Sadece anılan şirketlerin bilanço ve gelir tablolarında inceleme yapılarak davacı kiracının kâr kaybının olduğu sonucuna ulaşmak mümkün değildir.Mahkemece dava dışı şirketlerin belirlendiği aynı usulle davacı kiracının da kira sözleşmesinin başlangıç tarihi olan 27/01/2012 tarihinden dava tarihine kadar olan kâr değişikliği de belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulü ile kira parasının tenziline karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.