6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 341

Türk Borçlar Kanunu 341. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 341- Kiracı, konut ve çatılı işyeri kiralarında, sözleşmede aksi öngörülmemişse veya aksine yerel âdet yoksa, ısıtma, aydınlatma ve su gibi kullanma giderlerine katlanmakla yükümlüdür. Giderlere katlanan taraf, bu giderleri ispat edici belgelerin birer örneğini, istem üzerine diğer tarafa vermek zorundadır. D. Kiracının güvence vermesi2

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Tacir (A), bir iş merkezinde ofis olarak kullanmak üzere (K)'dan bir taşınmaz kiralamıştır. 10 yıl süreli kira sözleşmesinin "Giderler" başlıklı maddesinde, "Kiracı, kiralananın ısıtma, soğutma, aydınlatma ve su gibi kullanımından doğan tüm işletim giderlerini ve ortak alan gider payını ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmü bulunmaktadır. Sözleşmede başkaca bir düzenleme olmamasına rağmen, kiraya veren (K), binanın Emlak Vergisi ile Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) priminin kiralanana isabet eden kısmını, bunların "kiralananın kullanıma elverişli halde bulundurulması için katlanılması gereken zorunlu masraflar" olduğu gerekçesiyle (A)'dan talep etmiştir. (A) ise bu talebi reddetmiştir. Bu uyuşmazlıkla ilgili 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümleri ve Yargıtay'ın yerleşik uygulaması dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Kiracı (A), tacir olması sebebiyle basiretli davranma yükümlülüğü altındadır ve bu nedenle ticari faaliyetini sürdürdüğü taşınmazın tüm vergi ve sigorta gibi kamusal yükümlülüklerini üstlenmek zorundadır.
B) Kiraya veren (K), kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masrafların vekâletsiz iş görme hükümlerine göre istenebileceği ilkesinden hareketle, taşınmazın değerini koruyan bu gibi zorunlu ödemeleri de kiracıdan talep etme hakkına sahiptir.
C) Emlak Vergisi ve DASK primi gibi giderler, mülkiyet hakkı ile doğrudan ilgili olup, kiralananın kullanımıyla doğan yan gider niteliği taşımazlar; bu nedenle sözleşmede aksine açık ve özel bir hüküm bulunmadıkça kiraya verenin sorumluluğundadır.
D) Sözleşmede "işletim giderleri" ifadesinin kullanılmış olması, kiralananın ticari bir işletme olarak faaliyetini sürdürebilmesi için gerekli olan tüm mali yükümlülükleri kapsar; bu sebeple (K)'nın talebi sözleşmeye uygun ve hukuken geçerlidir.
E) Kiracı (A), talep edilen giderleri ödemeyi reddederse, kiralananın kullanıma elverişli tutulmasından kaynaklanan zenginleşmesi nedeniyle, kiraya veren (K) sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak bu bedellerin tahsilini dava edebilir.