Türk Borçlar Kanunu 352. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
MADDE 352- Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.
Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir.
Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir.
3. Dava süresinin uzaması
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
12 karar eşleşti
Hukuk Genel Kurulu, 2017/1289 E., 2021/1314 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
ni, davalının Haziran ayının kira bedelini 14.08.2013 tarihinde, Temmuz ayının kira bedelini ise ancak kira sözleşmesinin bittiği tarihten sonra 26.08.2013 tarihinde ödediğini, davalının kiralanan taşınmazı hâlen kullandığını ileri sürerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 352/2. maddesi gereğince kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuk Genel Kurulu 2017/1289 E. , 2021/1314 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki “iki haklı ihtar nedeniyle tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 24.08.2012 tarihli ve aylık 1.500TL kira bedelli bir yıllık kira sözleşmesi imzalandığını, kira sözleşmesi ile taşınmazın aylık kira bedelinin davalı tarafından her ayın yirmibeşinci günü müvekkilinin banka hesabına yatırılacağının kararlaştırıldığını, davalının 2012 yılının (doğrusu 2013 yılı) Haziran ve Temmuz ayları kira bedellerini ödemediğini ve kendisine iki haklı ihtar çekilmesine sebebiyet verdiğini, Haziran ayına ait kira bedelinin ödenmemesi üzerine 10 Temmuz 2013 tarihinde Konya 6. Noterliğinin 12916 yevmiye numaralı ve Temmuz ayına ait kira bedelinin ödenmemesi üzerine 02 Ağustos 2013 tarihinde Konya 6. Noterliğinin 14147 yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, davalının Haziran ayının kira bedelini 14.08.2013 tarihinde, Temmuz ayının kira bedelini ise ancak kira sözleşmesinin bittiği tarihten sonra 26.08.2013 tarihinde ödediğini, davalının kiralanan taşınmazı hâlen kullandığını ileri sürerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 352/2. maddesi gereğince kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ihtara konu ettiği kira bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini, davacının dayandığı TBK’nın 352/2. maddesinin aynı Kanun’un 315. maddesi ile birlikte değerlendirilmesinin gerektiğini, kiracının kira bedelini belirlenen vadeden sonra fakat otuz günlük mehil süresi içerisinde yatırması hâlinde kiraya verenin kira sözleşmesini feshedemeyeceğini, TBK’nın 352. maddesine göre verilen ihtarlar neticesinde kira sözleşmesinin kendiliğinden sona ermeyeceğini, davacı tarafın müvekkilinden kaynaklanan herhangi bir zararı bulunmadığı gibi dava açılmasında hukukî yararın da bulunmadığını, Konya 3. Noterliğinin 09.07.2013 tarihli ve 13454 yevmiye numaralı ihtarnamesinde açıklandığı üzere davacının, müvekkilinin Selçuklu Belediyesinden alacağı ruhsat başvurusunun olumsuz sonuçlanması için verdiği dilekçe nedeniyle müvekkiline ruhsat verilmediğini, müvekkilinin kiralananda mesleki faaliyetini yapmasının davacı tarafından engellendiğini, müvekkilinin işyerini çalıştıramadığından yapmış olduğu masraflar ile davacıya aksatmadan ödediği kiralar nedeniyle mağdur olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararı:
6. Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli ve 2013/1166 E., 2013/1548 K. sayılı kararı ile; tarafların iddialarının ve ibraz ettikleri delillerin değerlendirildiği, bir kira dönemi içerisinde davalı tarafın iki haklı ihtar çekilmesine sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 06.03.2014 tarihli ve 2014/2484 E., 2014/2629 K. sayılı kararı ile; “…Dava, iki haklı ihtar sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346. maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2. maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7. maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346. maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinde değişiklik yapan 6353 sayılı Yasanın 53. maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunu’nda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi 24.3.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. Kiralanan davalı tarafından S.P.A. Terapi Güzellik Şifa Merkezi olarak işyeri amaçlı kullanılmak üzere kiralanmıştır. Kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 3. maddesinde kira ödemelerinden herhangi bir zamanında ödenmediği takdirde o yıla ait kalan kira paralarının tamamının muaccel hale geleceği kararlaştırılmıştır. Dosya içeriğinden kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346. maddesinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin buna göre yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
9. Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2015/134 E., 2015/306 K. sayılı kararı ile; Özel Daire, davalının tacir olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiş ise de, davalı tarafın dava dilekçesinin tebliğ edilmesinden itibaren yargılama aşamasında kendisinin tacir olduğu yönünde herhangi bir iddia ve savunmada bulunmadığı, kira sözleşmesindeki iki haklı ihtarın kendisi açısından geçerli olmadığı yönünde bir itirazının da bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na (HMK) göre hukuk mahkemesinin ceza yargılamasında olduğu gibi re’sen araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, ayrıca davalının tacir olup olmadığını araştırmayı gerektirecek kanuni bir zorunluluğun da olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda mahkemece, davalı kiracının tacir olup olmadığının araştırılmasının gerekip gerekmediği buradan varılacak sonuca göre iki haklı ihtar nedeniyle tahliyeye karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
III. GEREKÇE
12. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle kira sözleşmesinin hukuksal niteliğinin açıklanmasında yarar vardır.
13. Kira sözleşmesi kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanılmasıyla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere kira sözleşmesi karşılıklı edimleri içeren bir sözleşmedir.
14. Başka bir anlatımla kira sözleşmesi, bir bedel karşılığında geçici bir süre için tarafa veya başkasına ait taşınır veya taşınmaz malın veya bir hakkın kullanımını sağlayan sözleşmedir. Kira sözleşmesi karşılıklı iradelerin birleşmesi suretiyle oluşur. Kira sözleşmesinin tarafları, kiraya verilen maldan bedel karşılığı yararlanan kiracı ile yararlanmaya razı olan kiralayandır.
15. Kira sözleşmesinde kiracının asli edim yükümü, kira bedelini ödemesi; kiraya verenin asli edim yükümü ise, kiralananı kira süresince kiracının kullanımına hazır bulundurmasıdır. TBK’nın 301. maddesine göre “Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür.” Kiraya verenin teslim borcunu yerine getirmesi tek başına asli edim yükümlülüğünü yerine getirmesi anlamına gelmemekte olup sözleşme süresince de kiralananı kullanıma elverişli bir şekilde bulundurmakla yükümlüdür.
16. Bu aşamada “iki haklı ihtar nedeniyle tahliye" davaları hakkında açıklama yapılmasında fayda bulunmaktadır.
17. İki haklı ihtar nedeniyle tahliye davaları 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun’un (6570 sayılı Kanun) 7. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde düzenlenmekte iken TBK’nın 352. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre: “Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir.” Görüldüğü üzere TBK’nın 352/1. maddesinde “yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olma” kavramına yer verilmiştir.
18. Daha önce de belirtildiği gibi kira sözleşmesinde kiracının esas edimi kiralananın kullanımı karşılığında ödemeyi üstlendiği kira bedelidir. Kiracı, aksine sözleşme ve yerel âdet olmadıkça, kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri, her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür (TBK m. 314). Ödeme günü geçmesine rağmen kira bedelinin ödenmemesi hâlinde, kiraya verene TBK’nın 315. maddesi uyarınca temerrüt ihtarında bulunarak verilecek sürede ödeme yapılmadığı takdirde sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmıştır. Kiracının bu temerrüt ihtarıyla verilen sürede ödemeyi yapması hâlinde, TBK’nın 315. maddesi gereğince kiraya verenin kira sözleşmesini fesih yetkisi yoksa da kanun koyucu, TBK’nın 352/2. maddesindeki düzenleme ile kiracının kira bedelini her defasında temerrüt ihtarıyla ödemesi durumuna karşı kiraya vereni koruyarak bu “ihtar ile ödeme” nin suistimal edilmesini önlemek istemiştir. Genel itibariyle her iki düzenlemenin (TBK m. 315 ve m. 352/2) kiracının sözleşmeyle ödemeyi üstlendiği kira parasını ödememe ya da (ihtarın tebliğinden sonra olmak üzere) geç ödeme sebebine dayandığını söyleyebiliriz.
19. İhtarın kira bedelinin belirli bir ifa zamanında ödenmemesi nedeniyle gönderilmiş olmasıyla kiraya verenin haklı sayılması gerekir. İki haklı ihtarın aynı kira süresi içinde yapılması bir ön şart olarak sayılmaktadır. Aynı kira süresinden anlaşılması gereken ise, kira sözleşmesi bir yıldan kısa süreli olduğunda taraflarca kararlaştırılmış olan bu süre, kira sözleşmesi bir yıl ise bu ilk bir yıl ve TBK’nın 347/1. maddesi uyarınca birer yıl yenilemelerde uzayan birer yıllarda, bir yıldan daha uzun süreli kiralarda ise kiranın başlangıç tarihine göre hesaplanabilecek olan birer kira yılı veya bir kira yılını aşan sürenin anlaşılması gerekir (Kanık, Hikmet: Yargıtay Uygulamasında Kira Hukuku Davaları, Ankara 2021, s. 1304-1305).
20. İki haklı ihtar nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için, aynı süre içinde kiracının muaccel olduğu hâlde iki ayın kira bedelini ödememesi, kiraya verenin de ödenmeyen her bir ay kira bedeli için kiracıya ayrı ayrı ödeme ihtarında bulunmuş olması gerekmektedir. İhtarların kira bedellerinin muaccel olması sonrasında yapılması gerekir. Ödenmeyen aylar üst üste gelen iki ay bile olsa kiraya verenin her ay kira bedeli için ayrı ihtar çekmiş olması aranır. İhtar ile hangi ayın kira bedelinin ödenmediği ve kira bedelinin otuz gün içerisinde ödenmesi gerektiği, ödenmediği takdirde tahliye davasının açılacağı ikazlarını içermelidir. İki haklı ihtarın bir kira döneminde ve bir yıl içindeki aylarla ilgili olması ve o yıl içinde kiracıya tebliğ edilmesi zorunludur. İhtar kiracıya tebliğ edildikten sonra ödeme yapılması kiraya verenin haklılığını ortadan kaldırmaz (Kanık, 1306).
21. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında 24.08.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi imzalanmıştır. Kira sözleşmesi ile taşınmazın aylık kira bedelinin davalı tarafından her ayın yirmibeşinci günü davacı kiraya verenin banka hesabına yatırılacağı kararlaştırılmıştır. Davalının 2013 yılının Haziran ve Temmuz ayları kira bedellerini ödememesi üzerine, davacı tarafından Haziran ayına ait kira bedeli için 10.07.2013 tarihinde Konya 6. Noterliğinin 12916 yevmiye numaralı ihtarname, Temmuz ayına ait kira bedeli için ise 02.08.2013 tarihinde Konya 6. Noterliğinin 14147 yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiştir. Davalının, Haziran ayının kira bedelini 14.08.2013 tarihinde, Temmuz ayının kira bedelini ise 26.08.2013 tarihinde ödediği anlaşılmaktadır. Bu durumda kiracının, kira bedellerini sözleşmede kararlaştırılan sürede ödemediği, kendisine iki haklı ihtar keşide edilmesine sebebiyet verdiği ve keşide edilen ihtarların yukarıda belirtilen şartları taşıdığı sonucuna varılmış olup, mahkemece iki haklı ihtar nedeniyle kiracının kiralanandan tahliyesine ilişkin direnme kararı usul ve yasaya uygun olup, yerindedir.
22. Ne var ki, Özel Dairece bozma nedenine göre davanın esasına yönelik diğer temyiz itirazları incelenmediğinden, bu yönde inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
IV. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Direnme uygun olup davalı vekilinin sair yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince Hukuk Genel Kurulu kararının taraflara tebliği ile karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise mahkemesince doğrudan YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Diğer kararlar (4)
6. Hukuk Dairesi, 2015/9285 E., 2016/2215 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Türk Borçlar Kanununun 352/2.maddesinde düzenlenen iki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracının bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olması gerekir.
6. Hukuk Dairesi 2015/9285 E. , 2016/2215 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kiracının 2012 yılı Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ayları kira bedelini ödememesi üzerine davalıya 18.10.2012 tarihli ihtar gönderildiğini, bu ihtara rağmen davalının ihtara konu kira paralarının tamamını ödemediğini, yine davalının 2012 yılı Kasım ayı kira bedelini ödememesi üzerine davalı aleyhine 16.11.2012 tarihli ikinci bir ihtar gönderildiğini, davalının ise bu ihtara konu kira bedelini ihtarnamenin tebliğinden sonra 23.11.2012 tarihinde eksik olarak ödediğini, davalının bu şekilde bir kira dönemi içerisinde iki haklı ihtara sebep olduğunu ileri sürerek davalının iki haklı ihtar nedeniyle kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf, kira sözleşmesinin işletme hakkının devrine ilişkin olduğunu, bu nedenle 60 günlük yasal süre verilmesi gerekirken 30 günlük süre verilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kira konusunun hasılat kiralarına ilişkin olduğu, hasılat kiraları açısından temerrüt için yasal koşul olan 60 günlük ödeme süresinin davalı tarafa gönderilen ihtarnamelerde verilmediği, bu nedenle davalı açısında temerrüt koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 352/2.maddesinde düzenlenen iki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracının bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.10.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl altı ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. İşletme sözleşmesidir başlıklı bu sözleşmenin özel hükümlerinden Yeşilyurt Spor Kulübü tesislerinde bulunan bar ve büyük restoranın işletme hakkı ve demirbaşlarıyla birlikte davalıya kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Bu niteliği itibariyle kiralanan Türk Borçlar Kanunun hasılat kirası hükümlerine tabi olup hakkında Borçlar Kanunun Konut ve Çatılı İş yeri Kiraları hükümleri uygulanamaz. Olayda Türk Borçlar Kanununun 352/2 maddesi uygulanma olanağı bulunmadığından davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise karar sonucu itibariyle redde ilişkin olduğundan hükmün HUMK.nın 438/son maddesi gereğince değiştirilmiş bu gerekçe ile düzeltilerek ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyliz edenden alınmasına 21/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2023/1762 E., 2023/2773 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Noterliği tarafından onaylanmış olduğu, imzaya ve borca itiraz edilmediği, borçlu tarafından kiranın yenilendiği veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette belge sunulmadığı, tahliye taahhütnamesinin 6098 sayılı TBK'nun 352/1 maddesi uyarınca geçerlilik şartlarına haiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, itirazın kaldırılarak takibin devamına, mecurun tahliyesine karar verilmiştir.
12. Hukuk Dairesi 2023/1762 E. , 2023/2773 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Alacaklı tarafından düzenleme şeklinde tahliye taahhütnamesine dayalı olarak başlatılan (ör 14) takipte tahliye emrinin tebliğ üzerine borçlu tarafından tahliye taahhütnamesinin yasal şartları taşımadığı, kiralanan taşınmazın nev'i ve adresinin doğru belirtilmediği, tahliye taahhütnamesinin dayanağı olan sözleşmenin de takip talebine eklenmediği ileri sürülerek itiraz edilmiştir. Daha sonra taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kiracı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kiracı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kiralayan vekili dava dilekçesinde; davacının ... 11. Noterliği'nin 13.09.2019 tarihli ve 15395 yevmiye numaralı tahliye taahhütnamesi ile müvekkiline ait kiralananı tahliye etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı günü geldiği halde kiralananı tahliye etmediği için aleyhine tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, itirazında tahliye emrindeki adresin açık olmadığını ileri sürdüğünü, ancak aralarında tek bir kira sözleşmesi mevcut olduğunu ve kira sözleşmesindeki adresin tahliye taahhüdünde de aynen yer aldığını belirterek davalının itirazının kaldırılmasına, mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kiralayan cevap dilekçesinde; her ne kadar davacı tarafın dava dilekçesinde ... 1. İcra Müdürlüğü 2021/6549 Esas sayılı dosyasında kira sözleşmesi ve ikale sözleşmesinin ifade etse de, mevcut icra dosyasında kira sözleşmesi ve ikale sözleşmesinin yer almadığını, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6549 E. sayılı dosyasına sundukları itiraz dilekçesinde açıkça dayanak belgelerin icra dosyasında olmadığını belirttiklerini, taraflar arasında 07.01.2022 tarihli kira sözleşmesi akdedilmiş olup, buna ilişkin ihtiyati tedbir talepli kiracılık sıfatının tespiti ve muarazanın giderilmesi davasının ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/95 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, bu sebeple tahliyeye ilişkin değerlendirmenin genel yetkili Mahkemelerce yapılması gerektiğini, tahliye emrinin konusunu oluşturan tahliye taahhütnamesinde kiralanan taşınmazın nevi ve adresinin doğru olarak belirtilmediğini, bu sebeple geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı tahliye taahhütnamesinin ... 11. Noterliği tarafından onaylanmış olduğu, imzaya ve borca itiraz edilmediği, borçlu tarafından kiranın yenilendiği veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette belge sunulmadığı, tahliye taahhütnamesinin 6098 sayılı TBK'nun 352/1 maddesi uyarınca geçerlilik şartlarına haiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, itirazın kaldırılarak takibin devamına, mecurun tahliyesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kiralayan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinin tekrar edildiği, takip dayanağı tahliye taahhütnamesinin taşınmazın nevi ve adresini açık ve net olarak belirtmediğini, bu sebeple yasal şartları taşımadığını ve geçersiz olduğunu, icra dosyasında bulunmayan ve sunulmayan delillere muvafakatleri olmadığını, kira sözleşmesi ve ikale sözleşmesinin takip dosyasında olmadığını, ihtiyati tedbir talepli kiracılık sıfatının tespiti ve muarazanın giderilmesi davasının ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/95 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, bu sebeple tahliyeye ilişkin değerlendirmenin genel yetkili Mahkemelerce yapılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kiralayan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesinin tekrar edildiği görülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 272 inci ve 275 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kiralayan vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanunun 364/2 inci fıkrası göndermesiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi, 2016/9546 E., 2016/6214 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
Türk Borçlar Kanununun 352/2. maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının kira süresinin, bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması zorunludur.
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2016/9546 E. , 2016/6214 K.
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iki haklı ihtar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin, davalının 01.10.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı bulunduğu taşınmazı satın aldığını, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran 2013 ayları kira bedelini ödenmediğinden sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını , davalının kira bedelini icra dosyasına ödediğini; Temmuz 2013 ayı kira bedeli ödenmediğinden 2013/17046 E sayılı takip dosyasıyla icra takibine başladıklarını, davalının davacı müvekkilinin banka hesabına takipten sonra ödeme yapıp asıl borca itiraz ederek takip dosyasındaki feri alacakları icra dosyasına ödediğini, Ağustos 2013 ayı kira bedeli ödemediğinden 2013/21058 E. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının davacı müvekkilinin banka hesabına takipten sonra 02.09.2013 tarihinde ödeme yaptığını, takibe ve borca itirazda bulunmadığını ve dosya borcunun ferilerini ödemediğini, davalı borçlunun icra dosyalarında talep edilen kira bedellerini ödemediğinden aleyhine başlatılan icra takipleri nedeniyle kira dönemi içerisinde davacının iki haklı ihtarına sebebiyet verdiğini belirterek iki haklı ihtar sebebiyle davalının davaya konu kiralanandan tahliyesini ve akdin feshini talep etmiştir. Davalı vekili, önceki kiralayan ile müvekkilinin sözlü anlaşması gereği kira paralarının ödeme tarihinin her ayın 25'i olarak belirlendiğini, ödemeler her ayın 25'inde yapıldığından icra takiplerinin yerinde olmadığını, müvekkilinin davacı tarafa her hangi bir kira borcunun bulunmadığını ayrıca kira sözleşmesinde bulunan imzanın davalıya ait olmadığını ve kira başlangıcının eski malikle sözlü olarak daha eskilere dayandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 352/2. maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının kira süresinin, bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması zorunludur.
İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracıya bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz.
Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulunun bulunması halinde muaccel hale gelen kira parasının tek ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklı ihtara konu yapılması mümkün değildir.
Olayımıza gelince ; Davaya dayanak olan 01.10.2011 başlangıç tarihli bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 5.maddesinde kira paralarının her ayın ilk 5 gününde peşin ödeneceği 19.maddesinde “Bir kira ödenmediği taktirde gelecek kiralar muacceliyet kesbeder.” düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı, davacı tarafından ibraz edilen kira sözleşmesinde yer alan imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Mahkemece öncelikle yapılacak iş, davalıya ait tatbike medar olan imzaları alındıktan ve ilgili resmi kuruluşlar ile davalının beyan ettiği diğer mercilerdeki imza örnekleri getirtildikten sonra imza incelemesi için konusunda uzman bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre davaya dayanak yazılı sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olduğunun anlaşılması halinde; Kira sözleşmesinde muacceliyet koşuluna yer verildiğinden mahkemece davalının tacir sıfatına sahip olup olmadığı araştırılarak TBK'nun 346.maddesine göre muacceliyet hükmünün değerlendirilmesi, sonucuna göre iki haklı ihtar koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi; İmzanın davalıya ait olmadığı geçerli sözleşmenin davalının iddia ettiği şekilde sözlü olduğunun anlaşılması halinde ise; 2013/21058 E. sayılı 3.icra takibinde düzenlenen ödeme emrinin tebliğ tarihi de tespit edilmek suretiyle iki haklı ihtarın oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken noksan araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2015/4749 E., 2015/6382 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul(Kapatılan) 17. Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz.Türk Borçlar Kanununun 352/2. maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının kira süresinin, bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması zorunludur.
6. Hukuk Dairesi 2015/4749 E. , 2015/6382 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) 17. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/10/2014
NUMARASI : 2014/129-2014/532
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iki haklı ihtar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracıya bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz.Türk Borçlar Kanununun 352/2. maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının kira süresinin, bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması zorunludur.
Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.02.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kira paralarının her ay peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklının 2013 yılı Şubat Mart, Nisan ayları kira parasının tahsili amacıyla 15.04.2013 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi üzerine düzenlenen ödeme emri davalıya 17.04.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, icra dosyasına alacaklıya verilmek üzere 15.05.2013 tarihinde 1.354,11-TL yatırılmıştır. Yine 2013 Mayıs ve Haziran ayları kira parasının tahsili amacıyla 19.06.2013 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi üzerine düzenlenen ödeme emri davalıya 01.07.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu 08.07.2013 tarihinde Mayıs ayı kira parasını 27.06.2013 tarihli dekontla ödediğini belirterek itiraz etmiş ve 30.07.2013 tarihinde de Haziran ayı kira parasını icra dosyasına yatırmıştır. Mahkemece yasal 30 günlük ödeme süresinde ödeme yapıldığı, icra takibindeki ihtarın davacıya iki haklı ihtar nedeniyle tahliye hakkı vermeyeceği düşünülerek davanın reddine karar verilmiştir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmeyecektir. İlk takibe konu Şubat, Mart, Nisan ayları kira bedelleri ile ikinci takibe konu Haziran ayı kirası ihtarların tebliğinden sonra ödenmiş olmakla, açıklanan ilkeler doğrultusunda iki haklı ihtar oluştuğundan kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Genel
Kiracı Caner, ev sahibi Leyla'ya 01.01.2024 tarihinde noter onaylı bir tahliye taahhüdü vererek, kiralanan taşınmazı 01.03.2024 tarihinde boşaltacağını beyan etmiştir. Caner taahhüt ettiği tarihte evi tahliye etmemiştir.
Ev sahibi Leyla'nın kira süresinin bitmesi ve tahliye taahhüdüne dayanarak "İlamsız Tahliye Takibi" başlatabilmesi için uyması gereken yasal süre ve şartlar hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Leyla, taahhüt edilen tarihten itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinde tahliye davası açmalıdır.
B) Tahliye takibi, kira süresinin sona ermesinden itibaren 1 ay içinde icra dairesinde başlatılmalıdır.
C) Konut kirası söz konusu olduğunda sadece yazılı kira sözleşmesinin varlığı tahliye takibi için yeterlidir; tahliye taahhüdüne gerek yoktur.
D) Caner ödeme emrine 7 gün içinde itiraz ederse, tahliye takibi durmaz; sadece tahliye işlemi ertelenir.
E) Tahliye emrini alan Caner, itiraz etmezse evi 7 gün içinde boşaltmak zorundadır.
Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.