6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 406

Türk Borçlar Kanunu 406. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 406- Aksine âdet olmadıkça, işçiye ücreti her ayın sonunda ödenir. Ancak, hizmet sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle daha kısa ödeme süreleri belirlenebilir. Daha kısa bir ödeme süresi kararlaştırılmamışsa veya aksine âdet yoksa, aracılık ücreti her ayın sonunda ödenir. Ancak, işlemlerin yapılması altı aydan daha uzun bir süre gerektirdiği takdirde, aracılık ücreti asıl ücrete ek olarak kararlaştırılmışsa, yazılı anlaşmayla ödeme daha ileri bir tarihe bırakılabilir. Asıl ücrete ek olarak üretilenden pay verilmesi öngörülen hâllerde, ürün payı belirlenir belirlenmez, cirodan veya kârdan pay verilmesi kararlaştırılan hâllerde ise payın, hesap dönemini izleyen en geç üç ay içinde belirlenerek ödenmesi şarttır. İşveren, işçiye zorunlu ihtiyacının ortaya çıkması hâlinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı olarak avans vermekle yükümlüdür. b. Ücretin korunması

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

7 karar eşleşti
9. Hukuk Dairesi, 2024/8648 E., 2024/15296 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTrabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 406 ncı maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
9. Hukuk Dairesi         2024/8648 E.  ,  2024/15296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekili tarafından temyize cevap dilekçesinde temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı ... ... Belediyespor Kulübü ile arasında imzalanan sözleşme gereğince 2017-2018 basketbol sezonunda Kulübün sözleşmeli sporcusu olarak görev aldığını, davacı sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmişse de dava dışı Kulübün sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, her ne kadar dava konusu sözleşme davacı ve dava dışı ... ... Belediyespor Kulübü arasında imzalanmış olsa da Spor Kulübü ile davalı ... arasında hukuki ve organik bağ bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının borçtan sorumlu olduğunun tespiti ile itirazın iptaline ve %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı ... çalışanı olmadığını, davacının iddiasının aksine dava dışı ... ... Belediyespor Kulübü ile müvekkili Belediye arasında hukuki veyahut organik bir bağ bulunmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, dava dışı ... ... Belediyespor Kulübünün bir dernek olup farklı bir tüzel kişiliğe tâbi olduğunu, dava dilekçesinde Spor Kulübünün başkanının Belediye başkanı olduğunun belirtildiğini, belediye başkanı sıfatı dışında hak ve fiilî ehliyetine sahip olması nedeniyle belediye başkanının istediği derneğe üye olma hak ve yetkisi bulunduğunu, belediye başkanının bir derneğe üye olmasının belediye açısından bir hüküm ve sonuç doğurmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Kulübün başkanlığını yapan kişinin aynı zamanda ... Belediye Başkanlığını da yürüttüğü, gelen cevabi yazılarda ve tanık anlatımlarında Dernek yönetiminde belediye personeline yer verildiği, ... Belediyesi tarafından sunulan muhasebe işlem fişlerinde ve ödeme emri belgelerinde ... ... Belediyespor Kulübüne aktarılan paralar olduğu, ... Tüzüğü'nün 3 üncü maddesinde "Derneğin amblemi, ... Belediyesi amblemi, rengi yeşilbeyaz'dır." denildiği, Belediyeye ait "... Sos. Tesisleri/..." adresinin yerleşim yeri olarak kararlaştırıldığı, Dernek kuruluş bildirgesinde adres olarak ... Belediye Başkanlığının gösterildiği, Kurumdan gelen işyeri sicil dosyasında da adres olarak Belediye Başkanlığının bildirildiği, sporcu özel sözleşmesi dava dışı Dernek ile imzalanmışsa da Kulübün işletilmesi ve yönetiminin Belediye Başkanlığının tasarrufunda olduğu, ... ile Dernek arasında organik bağ olduğu, ödenmeyen ücret alacağından sorumlu olduğu anlaşılmakla husumet itirazına itibar edilmediği, davacının 2017-2018 sezonu sonuna kadar sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirdiği ve sözleşmede yer alan ücrete hak kazandığı, ücret ve eklerinin ödendiğinin ispatının davalı işverene ait olduğu, işveren tarafından ödemenin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; Mahkemece kabul edilenin aksine ... ... Belediyespor Kulübü ile Belediye arasında hukuki veyahut organik bir bağ bulunmadığını, diğer davalı Spor Kulübünün Belediyeye ait olmadığını, belediyelerin spor kulübü kurmalarının mümkün olmadığını, Derneğin Yönetim Kurulunun belediye görevlilerinden oluşmadığını, Belediyenin amatör spor kulüplerine nakdi yardım yaptığını, spor karşılaşmalarını düzenlediğini ve amatör spor kulüplerine gerekli desteği sağladığını, davacının dava dilekçesinde Belediye tarafından yapıldığını beyan ettiği tüm bu eylemlerin de sporu teşvik etmek amacıyla yapılmış eylemler olduğunu, Belediyece amatör spor kulübü statüsünde olması nedeniyle yapılan maddi ve ayni yardımların diğer davalı Kulübün giderlerinin çok az bir kısmı olduğunu, giderlerin tamamının davalı Derneğin Yönetim Kurulu üyelerince karşılandığını, davalı ... bir dernek olup farklı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, mevzuatta derneklerin tüzel kişiliklerinde "Belediye" ibaresi bulunmasını yasaklayan bir hüküm bulunmadığını, belediyenin izni olmadan da dernek adlarında "Belediye" sözcüğünün kullanılmasının mümkün olduğunu, bu kapsamda yaptıkları araştırmada "... Mahallesi İdilli Sokak No:3 .../..." adresinde ... Belediye Gençlik Spor Kulübü Derneği adında bir Derneğin faaliyet yürüttüğünün anlaşıldığını, bu Derneğin de Belediye ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, kararda dönemin Belediye Başkanı'nın açıklamalarına atıfta bulunulduğunu, takdir olunacağı üzere seçimle gelmesi ve bir siyasi parti mensubu olması nedeniyle belediye başkanının ayrıca siyasi bir kimliğinin de bulunduğunu ve elbetteki yeniden belediye başkanı seçilme isteğiyle hareket ettiğini, dolayısıyla belediye başkanının her açıklamasını Belediye tüzel kişiliği adına yaptığının kabulünün mümkün olmadığını, bir kamu kurumu olan Belediyenin tüzel kişilik kavramının arkasına saklanması, bu şekilde dürüstlük kuralına aykırı davranması, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını, tüzel kişilikler arasındaki irtibatın sağlanabilmesi için hem mali hem de yönetimsel anlamda geçirgenlik bulunmasının zorunlu olduğunu, Mahkemece ihbar olunan Derneğin mali yapısı incelenmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, oysa ... ... Belediyespor Kulübü Derneğinin mali yapısı incelendiğinde davalı ... ile bu bağış dışında hiçbir bağının olmadığının görüleceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin kurulması sırasında davacı sporcunun alacaklarının davalı ... yetkililerince karşılanacağı hususunda söz ve davranışlarla davacı tarafta güven oluşturulduğu, sonuç olarak alacaklardan davalının sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davalı tarafça alacak miktarına veya işlemiş faizlere ilişkin istinaf istemi ileri sürülmediği, itirazın iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu, davalının ne kadar borçlu olduğunu tek başına tespit edebilecek durumda bulunduğu için alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğu, alacağın miktarına veya niteliğine ilişkin itirazda bulunulmadığı, Mahkemece alacak likit nitelikte kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmolunmasının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyetinin olup olmadığı ve bu bağlamda dava konusu yapılan ücret alacağından sorumlu olup olmayacağı ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 406 ncı maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Dairemizin 06.06.2023 tarihli 2023/5659 Esas, 2023/8674 Karar sayılı ilâmı. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 28,000.00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

9. Hukuk Dairesi, 2024/9504 E., 2024/15298 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTrabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 406 ncı maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
9. Hukuk Dairesi         2024/9504 E.  ,  2024/15298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekili tarafından temyize cevap dilekçesinde temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı ... ... Belediyespor Kulübü ile arasında imzalanan sözleşme gereğince 2017-2018 basketbol sezonunda Kulübün sözleşmeli sporcusu olarak görev aldığını, davacı sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmişse de dava dışı Kulübün sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, her ne kadar dava konusu sözleşme davacı ve dava dışı ... ... Belediyespor Kulübü arasında imzalanmış olsa da Spor Kulübü ile davalı ... arasında hukuki ve organik bağ bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının borçtan sorumlu olduğunun tespiti ile itirazın iptaline ve %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı ... çalışanı olmadığını, davacının iddiasının aksine dava dışı ... ... Belediyespor Kulübü ile müvekkili Belediye arasında hukuki veyahut organik bir bağ bulunmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, dava dışı ... ... Belediyespor Kulübünün bir dernek olup farklı bir tüzel kişiliğe tâbi olduğunu, dava dilekçesinde Spor Kulübünün başkanının Belediye başkanı olduğunun belirtildiğini, belediye başkanı sıfatı dışında hak ve fiilî ehliyetine sahip olması nedeniyle belediye başkanının istediği derneğe üye olma hak ve yetkisi bulunduğunu, belediye başkanının bir derneğe üye olmasının belediye açısından bir hüküm ve sonuç doğurmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Kulübün başkanlığını yapan kişinin aynı zamanda ... Belediye Başkanlığını da yürüttüğü, gelen cevabi yazılarda ve tanık anlatımlarında Dernek yönetiminde belediye personeline yer verildiği, ... Belediyesi tarafından sunulan muhasebe işlem fişlerinde ve ödeme emri belgelerinde ... ... Belediyespor Kulübüne aktarılan paralar olduğu, ... Tüzüğü'nün 3 üncü maddesinde "Derneğin amblemi, ... Belediyesi amblemi, rengi yeşilbeyaz'dır." denildiği, Belediyeye ait "... . Tesisleri/..." adresinin yerleşim yeri olarak kararlaştırıldığı, Dernek kuruluş bildirgesinde adres olarak ... Belediye Başkanlığının gösterildiği, Kurumdan gelen işyeri sicil dosyasında da adres olarak Belediye Başkanlığının bildirildiği, sporcu özel sözleşmesi dava dışı Dernek ile imzalanmışsa da Kulübün işletilmesi ve yönetiminin Belediye Başkanlığının tasarrufunda olduğu, ... ile Dernek arasında organik bağ olduğu, ödenmeyen ücret alacağından sorumlu olduğu anlaşılmakla husumet itirazına itibar edilmediği, davacının 2017-2018 sezonu sonuna kadar sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirdiği ve sözleşmede yer alan ücrete hak kazandığı, ücret ve eklerinin ödendiğinin ispatının davalı işverene ait olduğu, işveren tarafından ödemenin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; Mahkemece kabul edilenin aksine ... ... Belediyespor Kulübü ile Belediye arasında hukuki veyahut organik bir bağ bulunmadığını, diğer davalı Spor Kulübünün Belediyeye ait olmadığını, belediyelerin spor kulübü kurmalarının mümkün olmadığını, Derneğin Yönetim Kurulunun belediye görevlilerinden oluşmadığını, Belediyenin amatör spor kulüplerine nakdi yardım yaptığını, spor karşılaşmalarını düzenlediğini ve amatör spor kulüplerine gerekli desteği sağladığını, davacının dava dilekçesinde Belediye tarafından yapıldığını beyan ettiği tüm bu eylemlerin de sporu teşvik etmek amacıyla yapılmış eylemler olduğunu, Belediyece amatör spor kulübü statüsünde olması nedeniyle yapılan maddi ve ayni yardımların diğer davalı Kulübün giderlerinin çok az bir kısmı olduğunu, giderlerin tamamının davalı Derneğin Yönetim Kurulu üyelerince karşılandığını, davalı ... bir dernek olup farklı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, mevzuatta derneklerin tüzel kişiliklerinde "Belediye" ibaresi bulunmasını yasaklayan bir hüküm bulunmadığını, belediyenin izni olmadan da dernek adlarında "Belediye" sözcüğünün kullanılmasının mümkün olduğunu, bu kapsamda yaptıkları araştırmada "Çınarlar Mahallesi ... Sokak No:3 Merkez/..." adresinde ... Belediye Gençlik Spor Kulübü Derneği adında bir Derneğin faaliyet yürüttüğünün anlaşıldığını, bu Derneğin de Belediye ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, kararda dönemin Belediye Başkanı'nın açıklamalarına atıfta bulunulduğunu, takdir olunacağı üzere seçimle gelmesi ve bir siyasi parti mensubu olması nedeniyle belediye başkanının ayrıca siyasi bir kimliğinin de bulunduğunu ve elbetteki yeniden belediye başkanı seçilme isteğiyle hareket ettiğini, dolayısıyla belediye başkanının her açıklamasını Belediye tüzel kişiliği adına yaptığının kabulünün mümkün olmadığını, bir kamu kurumu olan Belediyenin tüzel kişilik kavramının arkasına saklanması, bu şekilde dürüstlük kuralına aykırı davranması, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını, tüzel kişilikler arasındaki irtibatın sağlanabilmesi için hem mali hem de yönetimsel anlamda geçirgenlik bulunmasının zorunlu olduğunu, Mahkemece ihbar olunan Derneğin mali yapısı incelenmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, oysa ... ... Belediyespor Kulübü Derneğinin mali yapısı incelendiğinde davalı ... ile bu bağış dışında hiçbir bağının olmadığının görüleceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin kurulması sırasında davacı sporcunun alacaklarının davalı ... yetkililerince karşılanacağı hususunda söz ve davranışlarla davacı tarafta güven oluşturulduğu, sonuç olarak alacaklardan davalının sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davalı tarafça alacak miktarına veya işlemiş faizlere ilişkin istinaf istemi ileri sürülmediği, itirazın iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu, davalının ne kadar borçlu olduğunu tek başına tespit edebilecek durumda bulunduğu için alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğu, alacağın miktarına veya niteliğine ilişkin itirazda bulunulmadığı, Mahkemece alacak likit nitelikte kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmolunmasının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyetinin olup olmadığı ve bu bağlamda dava konusu yapılan ücret alacağından sorumlu olup olmayacağı ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 406 ncı maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Dairemizin 06.06.2023 tarihli 2023/5659 Esas, 2023/8674 Karar sayılı ilâmı. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 28,000.00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
9. Hukuk Dairesi, 2024/9503 E., 2024/15297 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTrabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 406 ncı maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
9. Hukuk Dairesi         2024/9503 E.  ,  2024/15297 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekili tarafından temyize cevap dilekçesinde temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı ... ... Belediyespor Kulübü ile arasında imzalanan sözleşme gereğince 2017-2018 basketbol sezonunda Kulübün sözleşmeli sporcusu olarak görev aldığını, davacı sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmişse de dava dışı Kulübün sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, her ne kadar dava konusu sözleşme davacı ve dava dışı ... ... Belediyespor Kulübü arasında imzalanmış olsa da Spor Kulübü ile davalı ... arasında hukuki ve organik bağ bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının borçtan sorumlu olduğunun tespiti ile itirazın iptaline ve %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı ... çalışanı olmadığını, davacının iddiasının aksine dava dışı ... ... Belediyespor Kulübü ile müvekkili Belediye arasında hukuki veyahut organik bir bağ bulunmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, dava dışı ... ... Belediyespor Kulübünün bir dernek olup farklı bir tüzel kişiliğe tâbi olduğunu, dava dilekçesinde Spor Kulübünün başkanının Belediye başkanı olduğunun belirtildiğini, belediye başkanı sıfatı dışında hak ve fiilî ehliyetine sahip olması nedeniyle belediye başkanının istediği derneğe üye olma hak ve yetkisi bulunduğunu, belediye başkanının bir derneğe üye olmasının belediye açısından bir hüküm ve sonuç doğurmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Kulübün başkanlığını yapan kişinin aynı zamanda ... Belediye Başkanlığını da yürüttüğü, gelen cevabi yazılarda ve tanık anlatımlarında Dernek yönetiminde belediye personeline yer verildiği, ... Belediyesi tarafından sunulan muhasebe işlem fişlerinde ve ödeme emri belgelerinde ... ... Belediyespor Kulübüne aktarılan paralar olduğu, ... ... Belediyespor Kulübü Derneği Tüzüğü'nün 3 üncü maddesinde "Derneğin amblemi, ... Belediyesi amblemi, rengi yeşilbeyaz'dır." denildiği, Belediyeye ait "Taşbaşı Sos. Tesisleri/..." adresinin yerleşim yeri olarak kararlaştırıldığı, Dernek kuruluş bildirgesinde adres olarak ... Belediye Başkanlığının gösterildiği, Kurumdan gelen işyeri sicil dosyasında da adres olarak Belediye Başkanlığının bildirildiği, sporcu özel sözleşmesi dava dışı Dernek ile imzalanmışsa da Kulübün işletilmesi ve yönetiminin Belediye Başkanlığının tasarrufunda olduğu, ... ile Dernek arasında organik bağ olduğu, ödenmeyen ücret alacağından sorumlu olduğu anlaşılmakla husumet itirazına itibar edilmediği, davacının 2017-2018 sezonu sonuna kadar sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirdiği ve sözleşmede yer alan ücrete hak kazandığı, ücret ve eklerinin ödendiğinin ispatının davalı işverene ait olduğu, işveren tarafından ödemenin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. . İstinaf Sebepleri Davalı vekili; Mahkemece kabul edilenin aksine ... ... Belediyespor Kulübü ile Belediye arasında hukuki veyahut organik bir bağ bulunmadığını, diğer davalı Spor Kulübünün Belediyeye ait olmadığını, belediyelerin spor kulübü kurmalarının mümkün olmadığını, Derneğin Yönetim Kurulunun belediye görevlilerinden oluşmadığını, Belediyenin amatör spor kulüplerine nakdi yardım yaptığını, spor karşılaşmalarını düzenlediğini ve amatör spor kulüplerine gerekli desteği sağladığını, davacının dava dilekçesinde Belediye tarafından yapıldığını beyan ettiği tüm bu eylemlerin de sporu teşvik etmek amacıyla yapılmış eylemler olduğunu, Belediyece amatör spor kulübü statüsünde olması nedeniyle yapılan maddi ve ayni yardımların diğer davalı Kulübün giderlerinin çok az bir kısmı olduğunu, giderlerin tamamının davalı Derneğin Yönetim Kurulu üyelerince karşılandığını, davalı ... ... Belediyespor Kulübü bir dernek olup farklı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, mevzuatta derneklerin tüzel kişiliklerinde "Belediye" ibaresi bulunmasını yasaklayan bir hüküm bulunmadığını, belediyenin izni olmadan da dernek adlarında "Belediye" sözcüğünün kullanılmasının mümkün olduğunu, bu kapsamda yaptıkları araştırmada "Çınarlar Mahallesi ... Sokak No:3 Merkez/..." adresinde ... Belediye Gençlik Spor Kulübü Derneği adında bir Derneğin faaliyet yürüttüğünün anlaşıldığını, bu Derneğin de Belediye ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, kararda dönemin Belediye Başkanı'nın açıklamalarına atıfta bulunulduğunu, takdir olunacağı üzere seçimle gelmesi ve bir siyasi parti mensubu olması nedeniyle belediye başkanının ayrıca siyasi bir kimliğinin de bulunduğunu ve elbetteki yeniden belediye başkanı seçilme isteğiyle hareket ettiğini, dolayısıyla belediye başkanının her açıklamasını Belediye tüzel kişiliği adına yaptığının kabulünün mümkün olmadığını, bir kamu kurumu olan Belediyenin tüzel kişilik kavramının arkasına saklanması, bu şekilde dürüstlük kuralına aykırı davranması, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını, tüzel kişilikler arasındaki irtibatın sağlanabilmesi için hem mali hem de yönetimsel anlamda geçirgenlik bulunmasının zorunlu olduğunu, Mahkemece ihbar olunan Derneğin mali yapısı incelenmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, oysa ... ... Belediyespor Kulübü Derneğinin mali yapısı incelendiğinde davalı ... ile bu bağış dışında hiçbir bağının olmadığının görüleceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin kurulması sırasında davacı sporcunun alacaklarının davalı ... yetkililerince karşılanacağı hususunda söz ve davranışlarla davacı tarafta güven oluşturulduğu, sonuç olarak alacaklardan davalının sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davalı tarafça alacak miktarına veya işlemiş faizlere ilişkin istinaf istemi ileri sürülmediği, itirazın iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu, davalının ne kadar borçlu olduğunu tek başına tespit edebilecek durumda bulunduğu için alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğu, alacağın miktarına veya niteliğine ilişkin itirazda bulunulmadığı, Mahkemece alacak likit nitelikte kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmolunmasının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyetinin olup olmadığı ve bu bağlamda dava konusu yapılan ücret alacağından sorumlu olup olmayacağı ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 406 ncı maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Dairemizin 06.06.2023 tarihli 2023/5659 Esas, 2023/8674 Karar sayılı ilâmı. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 28,000.00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
9. Hukuk Dairesi, 2024/8649 E., 2024/12818 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTrabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 406 ncı maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
9. Hukuk Dairesi         2024/8649 E.  ,  2024/12818 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyize cevap dilekçesinde temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.10.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... geldi, davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı ... ... Belediye Spor Kulübü ile arasında imzalanan sözleşme gereğince 2016-2017 basketbol sezonunda kulübün sözleşmeli sporcusu olarak görev aldığını, davacı sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmişse de, dava dışı Kulübün sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, her ne kadar dava konusu sözleşmenin davacı ve dava dışı ... ... Belediye Spor Kulübü arasında imzalanmış olsa dahi Spor Kulübü ile davalı ... arasında hukuki ve organik bağ bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının borçtan sorumlu olduğunun tespiti ile itirazın iptaline, %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı ... çalışanı olmadığını, davacının iddiasının aksine dava dışı ... ... Belediye Spor Kulübü ile müvekkili Belediye arasında hukuki veyahut organik bir bağ bulunmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, dava dışı ... ... Belediye Spor Kulübünün bir dernek olup farklı bir tüzel kişiliğe tâbi olduğunu, dava dilekçesinde spor kulübünün başkanının belediye başkanı olduğunun belirtildiğini, belediye başkanı sıfatı dışında hak ve fiilî ehliyetine sahip olması nedeniyle belediye başkanının istediği derneğe üye olma hak ve yetkisi bulunduğunu, belediye başkanının bir derneğe üye olmasının belediye açısından bir hüküm ve sonuç doğurmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Kulübün başkanlığını yapan kişinin aynı zamanda ... Belediye Başkanlığını da yürüttüğü, gelen cevabi yazılarda ve tanık anlatımlarında Dernek yönetiminde belediye personeline yer verildiği, ... Belediyesi tarafından sunulan muhasebe işlem fişlerinde ve ödeme emri belgelerinde ... ... Belediye Spor Kulübüne aktarılan paralar olduğu, ... ... Belediyespor Külübü Derneği Tüzüğü'nün 3 üncü maddesinde "Derneğin amblemi, ... Belediyesi amblemi, rengi yeşilbeyaz'dır." denildiği, Belediyeye ait "... Sos. Tesisleri/..." adresinin yerleşim yeri olarak kararlaştırıldığı, Dernek kuruluş bildirgesinde adres olarak ... Belediye Başkanlığının gösterildiği, Kurumdan gelen işyeri sicil dosyasında da adres olarak Belediye Başkanlığının bildirildiği, sporcu özel sözleşmesi dava dışı dernek ile imzalanmışsa da Kulübün işletilmesi ve yönetiminin Belediye Başkanlığının tasarrufunda olduğu, ... ile Dernek arasında organik bağ olduğu, ödenmeyen ücret alacağından sorumlu olduğu anlaşılmakla husumet itirazına itibar edilmediği, davacının 2016-2017 sezonu sonuna kadar sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirdiği ve sözleşmede yer alan ücrete hak kazandığı, ücret ve eklerinin ödendiğinin ispatının davalı işverene ait olduğu, işveren tarafından ödemenin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; Mahkemece kabul edilenin aksine ... ... Belediye Spor Kulübü ile Belediye arasında hukuki ve yahut organik bir bağ bulunmadığını, diğer davalı Spor Kulübünün Belediyeye ait olmadığını, belediyelerin spor kulübü kurmalarının mümkün olmadığını, Derneğin Yönetim Kurulunun belediye görevlilerinden oluşmadığını, Belediyenin amatör spor kulüplerine nakdi yardım yaptığını, spor karşılaşmalarını düzenlediğini ve amatör spor kulüplerine gerekli desteği sağladığını, davacının dava dilekçesinde Belediye tarafından yapıldığını beyan ettiği tüm bu eylemlerin de sporu teşvik etmek amacıyla yapılmış eylemler olduğunu, Belediyece amatör spor kulübü statüsünde olması nedeniyle yapılan maddi ve ayni yardımların diğer davalı Kulübün giderlerinin çok az bir kısmı olduğunu, giderlerin tamamının davalı Derneğin Yönetim Kurulu üyelerince karşılandığını, davalı ... Belediye Spor Kulübü bir dernek olup farklı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, mevzuatta derneklerin tüzel kişiliklerinde “Belediye” ibaresi bulunmasını yasaklayan bir hüküm bulunmadığını, Belediyenin izni olmadan da dernek adlarında “belediye” sözcüğünün kullanılmasının mümkün olduğunu, bu kapsamda yaptıkları araştırmada "... Mahallesi ... Sokak No:3 Merkez/..." adresinde ... Belediye Gençlik Spor Kulübü Derneği adında bir Derneğin faaliyet yürüttüğünün anlaşıldığını, bu Derneğin de Belediye ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, kararda dönemin Belediye Başkanının açıklamalarına atıfta bulunulduğunu, takdir olunacağı üzere seçimle gelmesi ve bir siyasi parti mensubu olması nedeniyle belediye başkanının ayrıca siyasi bir kimliğinin de bulunduğunu ve elbetteki yeniden belediye başkanı seçilme isteğiyle hareket ettiğini, dolayısıyla belediye başkanının her açıklamasını Belediye tüzel kişiliği adına yaptığının kabulunun mümkün olmadığını, bir kamu kurumu olan Belediyenin tüzel kişilik kavramının arkasına saklanması, bu şekilde dürüstlük kuralına aykırı davranması, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını, tüzel kişilikler arasındaki irtibatın sağlanabilmesi için hem mali hem de yönetimsel anlamda geçirgenlik bulunmasının zorunlu olduğunu, Mahkemece ihbar olunan Derneğin mali yapısı incelenmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, oysa ... ... Belediye Spor Kulübü Derneğinin mali yapısı incelendiğinde davalı ... ile bu bağış dışında hiçbir bağının olmadığının görüleceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin kurulması sırasında davacı sporcunun alacaklarının davalı ... yetkililerince karşılanacağı hususunda söz ve davranışlarla davacı tarafta güven oluşturulduğu, sonuç olarak alacaklardan davalının sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davalı tarafça alacak miktarına veya işlemiş faizlere ilişkin istinaf istemi ileri sürülmediği, itirazın iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu, davalının ne kadar borçlu olduğunu tek başına tespit edebilecek durumda bulunduğu için alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğu, alacağın miktarına veya niteliğine ilişkin itirazda bulunulmadığı, Mahkemece alacak likit nitelikte kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmolunmasının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyetinin olup olmadığı ve bu bağlamda dava konusu yapılan ücret alacağından sorumlu olup olmayacağı ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 406 ncı maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Dairemizin 06.06.2023 tarihli 2023/5659 Esas, 2023/8674 Karar sayılı ilâmı. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
9. Hukuk Dairesi, 2024/1326 E., 2024/6945 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTrabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 406 ncı maddesi.
9. Hukuk Dairesi         2024/1326 E.  ,  2024/6945 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyize cevap dilekçesinde temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.04.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı ... Belediye Spor Kulübü ile arasında imzalanan sözleşme gereğince 2017-2018 basketbol sezonunda kulübün sözleşmeli sporcusu olarak görev aldığını, davacı sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmişse de, dava dışı Kulübün sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının 52.400,00 USD ücret alacağı bulunduğunu, her ne kadar dava konusu sözleşmenin davacı ve dava dışı ... Belediye Spor Kulübü arasında imzalanmış olsa dahi spor kulübü ile davalı ... arasında hukuki ve organik bağ bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının borçtan sorumlu olduğunun tespiti ile itirazın iptaline, %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı ... çalışanı olmadığını, davacının iddiasının aksine dava dışı ... Belediye Spor Kulübü ile müvekkili Belediye arasında hukuki veyahut organik bir bağ bulunmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, dava dışı ... Belediye Spor Kulübünün bir dernek olup farklı bir tüzel kişiliğe tâbi olduğunu, dava dilekçesinde spor kulübünün başkanının belediye başkanı olduğunun belirtildiğini, belediye başkanı sıfatı dışında hak ve fiilî ehliyetine sahip olması nedeniyle belediye başkanının istediği derneğe üye olma hak ve yetkisi bulunduğunu, belediye başkanının bir derneğe üye olmasının belediye açısından bir hüküm ve sonuç doğurmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın itirazın iptali davası olarak açıldığı, davacı vekilinin 13.05.2022 tarihli tam ıslah dilekçesiyle alacak davasına ıslah edilmiş olduğu, davaya alacak davası olarak devam edildiğini, davalı Kulüp başkanlığını yapan kişinin aynı zamanda Giresun Belediye Başkanlığını da yürüttüğü, gelen cevabi yazılarda ve tanık anlatımlarında Dernek yönetiminde belediye personeline yer verildiği, Giresun Belediyesi tarafından sunulan muhasebe işlem fişlerinde ve ödeme emri belgelerinde ... Belediye Spor Kulübüne aktarılan paralar olduğu, ... Belediyespor Külübü Derneği Tüzüğü'nün 3 üncü maddesinde "Derneğin amblemi, Giresun Belediyesi amblemi, rengi yeşilbeyaz'dır." denildiği, Belediyeye ait "Taşbaşı Sos. Tesisleri/GİRESUN" adresinin yerleşim yeri olarak kararlaştırıldığı, Dernek kuruluş bildirgesinde adres olarak Giresun Belediye Başkanlığının gösterildiği, Kurumdan gelen işyeri sicil dosyasında da adres olarak Belediye Başkanlığının bildirildiği, sporcu özel sözleşmesi dava dışı dernek ile imzalanmışsa da Kulübün işletilmesi ve yönetiminin Belediye Başkanlığının tasarrufunda olduğu, ... ile Dernek arasında organik bağ olduğu, ödenmeyen ücret alacağından sorumlu olduğu anlaşılmakla husumet itirazına itibar edilmediği, davacının 2017-2018 sezonu sonuna kadar sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirdiği ve sözleşmede yer alan ücrete hak kazandığı, ücret ve eklerinin ödendiğinin ispatının davalı işverene ait olduğu, banka kayıtlarında davacıya yapılmış herhangi bir ödemeye rastlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; Mahkemece kabul edilenin aksine ... Belediye Spor Kulübü ile Belediye arasında hukuki ve yahut organik bir bağ bulunmadığını, diğer davalı Spor Kulübünün Belediyeye ait olmadığını, belediyelerin spor kulübü kurmalarının mümkün olmadığını, Derneğin Yönetim Kurulunun belediye görevlilerinden oluşmadığını, Belediyenin amatör spor kulüplerine nakdi yardım yaptığını, spor karşılaşmalarını düzenlediğini ve amatör spor kulüplerine gerekli desteği sağladığını, davacının dava dilekçesinde Belediye tarafından yapıldığını beyan ettiği tüm bu eylemlerin de sporu teşvik etmek amacıyla yapılmış eylemler olduğunu, Belediyece amatör spor kulübü statüsünde olması nedeniyle yapılan maddi ve ayni yardımların diğer davalı Kulübün giderlerinin çok az bir kısmı olduğunu, giderlerin tamamının davalı Derneğin Yönetim Kurulu üyelerince karşılandığını, davalı ... Belediye Spor Kulübü bir dernek olup farklı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, mevzuatta derneklerin tüzel kişiliklerinde “Belediye” ibaresi bulunmasını yasaklayan bir hüküm bulunmadığını, Belediyenin izni olmadan da dernek adlarında “belediye” sözcüğünün kullanılmasının mümkün olduğunu, bu kapsamda yaptıkları araştırmada "Çınarlar Mahallesi İdilli Sokak No:3 Merkez/Giresun" adresinde Giresun Belediye Gençlik Spor Kulübü Derneği adında bir Derneğin faaliyet yürüttüğünün anlaşıldığını, bu Derneğin de Belediye ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, kararda dönemin Belediye Başkanının açıklamalarına atıfta bulunulduğunu, takdir olunacağı üzere seçimle gelmesi ve bir siyasi parti mensubu olması nedeniyle belediye başkanının ayrıca siyasi bir kimliğinin de bulunduğunu ve elbetteki yeniden belediye başkanı seçilme isteğiyle hareket ettiğini, dolayısıyla Belediye Başkanının her açıklamasını Belediye tüzel kişiliği adına yaptığının kabulunun mümkün olmadığını, bir kamu kurumu olan Belediyenin tüzel kişilik kavramının arkasına saklanması, bu şekilde dürüstlük kuralına aykırı davranması, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını, tüzel kişilikler arasındaki irtibatın sağlanabilmesi için hem mali hem de yönetimsel anlamda geçirgenlik bulunmasının zorunlu olduğunu, Mahkemece ihbar olunan Derneğin mali yapısı incelenmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, oysa ... Belediye Spor Kulübü Derneğinin mali yapısı incelendiğinde davalı ... ile bu bağış dışında hiçbir bağının olmadığının görüleceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin kurulması sırasında davacı sporcunun alacaklarının davalı ... yetkililerince karşılanacağı hususunda söz ve davranışlarla davacı tarafta güven oluşturulduğu, sonuç olarak alacaklardan davalının sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davacı tarafça itirazın iptali davası alacak davası olarak tam ıslah edildiğinden ve ıslahın dava dilekçesinin baştan itibaren düzeltilmesine yönelik bir taraf usul işlemi olduğundan bu niteliği itibarıyla ilk davanın devamı olup yeni bir dava olmadığından hükmedilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hata görülmediği, Mahkemece uygulanan faiz türünün yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyetinin olup olmadığı ve bu bağlamda dava konusu yapılan ücret alacağından sorumlu olup olmayacağı noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 406 ncı maddesi. 4. Dairemizin 06.06.2023 tarihli 2023/5659 Esas, 2023/8674 Karar sayılı ilâmı. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Davacı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Pazarlama müdürü (M), (Ş) şirketi ile imzaladığı hizmet sözleşmesi uyarınca aylık sabit bir ücrete ek olarak, o ay içerisinde gerçekleştirdiği satışlar üzerinden aracılık ücreti (komisyon) de alacaktır. Sözleşmede, ücretin ve komisyonun ne zaman ödeneceğine dair özel bir hüküm bulunmamaktadır. Şirket, Mart ayına ilişkin sabit ücreti 30 Nisan'da ödemiş, ancak Mart ayı komisyonunun hesaplamalarının uzun süreceğini belirterek bu ödemeyi Mayıs ayının sonuna ertelediğini (M)'ye bildirmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri dikkate alındığında, ücretin ödenme zamanı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Komisyon, niteliği itibarıyla kârdan pay olarak kabul edildiğinden, ilgili hesap dönemini izleyen en geç üç ay içinde ödenmesi yeterlidir; bu nedenle şirketin erteleme kararı hukuka uygundur.
B) İşlemlerin tamamlanması altı aydan kısa sürse bile, aracılık ücreti asıl ücrete ek olarak kararlaştırıldığı için, işveren ödemeyi hakkaniyete uygun bir süre sonraya yazılı bir anlaşma olmaksızın bırakabilir.
C) Türk Borçlar Kanunu’na göre ücretin en geç ay sonunda ödenmesi gerektiğinden, şirketin sabit ücreti 30 Nisan’da ödemesi temerrüde düşmesine yol açmaz.
D) Aksine âdet olmadıkça veya taraflarca daha kısa bir ödeme süresi kararlaştırılmadıkça, hem sabit ücretin hem de aracılık ücretinin ilgili ayın, yani Mart ayının, sonunda ödenmesi asıldır.
E) Parça başına ücret ödenen evde hizmet sözleşmelerine kıyasen, komisyonun muacceliyeti, pazarlama faaliyeti sonucunda yapılan satış bedellerinin şirket tarafından tam olarak tahsil edilmesine bağlıdır.