TBK Madde 417IV. İşçinin kişiliğinin korunması — 1. Genel olarak

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, işverenin işçinin kişiliğini koruma ve işçiye saygı gösterme borcunu; işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun düzen sağlama yükümlülüğünü; psikolojik ve cinsel tacizi önleme ile tacize uğrayanın daha fazla zarar görmemesi için önlem alma yükümlülüğünü; iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini ve bu önlemlere uyma yükümlülüğünü düzenler.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.

İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 332 nci maddesini karşılamaktadır Tasarının üç fıkradan oluşan 416 ncı maddesinde, işçinin kişiliğinin genel olarak korunması düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 332 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan "4. Tedbirler ve mesai mahalleri" ibaresi, Tasarıda "IV. İşçinin kişiliğinin komnması / 1. Genel olarak" şekline dönüştürülmüştür. Maddenin birinci fıkrasında, işverenin işçinin kişiliğini koruması, kişiliğine saygı göstermesi, sağlığını gözetmesi, işyerinde ahlâka uygun bir düzenin gerçekleşmesini sağlama yükümlülüğü öngörülmektedir. Gerçekten, işverenin, işçinin sağlığını korumak amacıyla hastalandığında onu çalış- - 1 8 0 - maya zorlamama, tedavisi için gerekli izinleri verme, gerektiğinde işyerinde acil tedavi imkânlarını sağlama gibi yükümlülükleri söz konusudur. Böylece, işçilerin rahat ve huzur içinde çalışabilecek leri bir ortamın sağlanması amaçlanmıştır. Bunun bir ölçüsü olarak işverenin işyerinde "ahlâka uy gun bir düzeni gerçekleştirmekle" yükümlü olduğu kabul edilmiştir. Bu yükümlülüğünün diğer bir görünümünü ise, işverenin, işçilerin cinsel tacize uğramamaları için gerekli önlemleri alması oluş turmaktadır. İşveren, bu amaçla, işçilerin derhâl yardım isteyebilecekleri bir güvenlik sistemi kurma, güvenlik personeli bulundurma gibi, cinsel tacizle karşılaşma tehlikesini ortadan kaldırmaya yöne lik uygun önlemleri almakla yükümlüdür. Maddenin ikinci fıkrasında, işverenin, işçinin yaşam, sağlık ve bedensel bütünlüğünü kommak için gerekli' önlemleri alma yükümlülüğü öngörülmektedir. Fıkraya göre, işverenin özellikle iş kazalanna karşı gerekli önlemleri alma yükümlülüğü söz konusudur. "Buna göre işveren, hizmet iliş kisinin ve yapılan işin niteliği göz önünde tutulduğunda, hakkaniyet gereği kendisinden beklenen; deneyimlerin zomnlu kıldığı, teknik açıdan uygulanabilir ve işyerinin özelliklerine uygun olan ön lemleri almakla yükümlüdür." Nitekim, 4857 sayılı İş Kanununun "İş verenlerin ve işçilerin yüküm lülükleri" kenar başlıklı 77 nci maddesinin birinci fıkrasında da benzer bir düzenlemeye yer verilmiştir. Maddenin son fıkrasında, işverenin bu önlemleri almaması nedeniyle işçinin ölmesi dummun da işçinin desteğinden yoksun kalanların tazminat alacaklarının, sözleşmeye aykırılıktan doğan so mmluluk hükümlerine tâbi olduğu belirtilmektedir. Fıkrada, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazmi nat sommluluğuna ilişkin hükümlere yollama yapılmıştır. Bunun bir sonucu olarak, bu tür zararların giderilmesinde, haksız fiillere ilişkin zamanaşımı süreleri değil, sözleşmeye aykırılık nedeniyle za manaşımına ilişkin hükümler uygulanacaktır. Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 328 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

  • Dürüstlük ilkesi ile işyeri düzeni
  • Gözetme borcu
  • Kişilik değerleri
  • Ortak kusur
  • Psikolojik taciz

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

1.845 karar arasından seçildi
  1. Hukuk Genel Kurulu E.2018/907 K.2024/271 T.2024-05-22
    Hukuk Genel KuruluGöndermeYerleşik içtihat
    19. Mülga Borçlar Kanunu’nun 332 nci maddesinin karşılığı olarak çağdaş bir yaklaşımla düzenlenen 6098 sayılı Kanun’un 417 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm ile 4857 sayılı Kanun'un mülga 77/1 inci maddesiyle bütünlük sağlandığı gibi üçüncü fıkrasındaki düzenlemesi ile de hizmet sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğun hukuki niteliği konusunda tartışmalar sona erdirilmiş, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan ölüme ve vücut bütünlüğünün zedelenmesine veya kişilik haklarının ihlâline bağlı zararların tazmininde sözleşmeden doğan sorumluluk hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
  2. Hukuk Genel Kurulu E.2023/226 K.2024/234 T.2024-05-15
    Hukuk Genel KuruluBozmaYerleşik içtihat
    Ancak Türk Borçlar Kanununun 417/2. maddesi, Anayasa ve 6331 sayılı Kanun hükümleri objektifleştirilmiş kusur sorumluluğu ilkesi gereğince işverenin sorumluluğunu oldukça genişletmiştir.
  3. 9. Hukuk Dairesi · E. 2022/14587 · K. 2022/16048 · T. 06.12.2022
    Daire kararıBozma
    " kenar başlıklı 417 nci maddesi şöyledir:

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Bir teknoloji şirketinde on yıldır başarılı bir proje yöneticisi olarak çalışan (M), şirketin yeni bir yatırımcı grubu tarafından devralınmasının ardından atanan yeni birim müdürü (Ü) ile çalışmaya başlamıştır. (Ü), göreve başladıktan sonra (M)'nin yönettiği projeleri gerekçesiz bir şekilde başkalarına devretmiş, kendisini tecrübesi ve pozisyonuyla ilgisiz, veri girişi gibi basit görevlere atamıştır. Ayrıca, (M)'nin önceki yıllardaki yüksek performans değerlendirmelerine rağmen, (Ü) tarafından yapılan ilk değerlendirmede 'iletişim problemleri olduğu ve takım çalışmasına yatkın olmadığı' şeklinde olumsuz ve soyut gerekçelerle düşük not verilmiştir. (M), bu süreçte diğer çalışanlardan izole edilmiş ve toplantılara çağrılmamaya başlanmıştır. (M)'nin insan kaynakları departmanına yaptığı yazılı başvuruya rağmen, işverence herhangi bir inceleme başlatılmamıştır. Bu olayda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri çerçevesinde işverenin sorumluluğuna dair aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi en doğrudur?

  1. A) İşverenin yönetim hakkı, çalışanın pozisyonunu ve görev tanımını değiştirmeyi kapsadığından, (Ü)'nün eylemleri hukuka uygundur ve işverene bir sorumluluk yüklenemez.
  2. B) İşverenin sorumluluğunun doğması için psikolojik tacizin, işyerindeki diğer çalışanlar tarafından da açıkça gözlemlenebilir ve ispatlanabilir nitelikte olması gerekir; (M)'nin soyut iddiaları tazminat talebi için yeterli değildir.
  3. C) İşveren, işveren vekili olan (Ü)'nün eylemlerinden doğrudan sorumlu değildir; (M), kişilik haklarına saldırı nedeniyle ancak (Ü)'ye karşı haksız fiil hükümlerine göre dava açabilir.
  4. D) İşveren, işçinin kişiliğini koruma borcu kapsamında, (Ü) tarafından gerçekleştirilen ve sistematik bir hal alan yıldırma ve pasifize etme amaçlı eylemleri önlemekle yükümlü olup, bu borcun ihlali sözleşmeye aykırılık teşkil eder ve tazminat sorumluluğu doğurur.
  5. E) İşçinin kişilik haklarının ihlali, hizmet sözleşmesinden bağımsız bir haksız fiil teşkil ettiğinden, işverenin sorumluluğu ancak Türk Medeni Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde değerlendirilebilir, Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesine ilişkin özel hükümleri uygulanamaz.