6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 54

Türk Borçlar Kanunu 54. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. c. Belirlenmesi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

305 karar eşleşti
4. Hukuk Dairesi, 2023/11311 E., 2024/1375 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı TBK'nın 54 üncü maddesi, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ıncı ve 97 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
4. Hukuk Dairesi         2023/11311 E.  ,  2024/1375 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/760 D.İş, 2021/759 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-30250 DAVA TARİHİ : 04.02.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü - İtirazın kabulü ile davanın usulden reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/89467 Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara, davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı 30.06.2019 tarihli trafik kazasında davacının yaralandığını olayda davalıya ZMSS ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, yaralanma sonucu davacıda maluliyet oluştuğunu, başvuruya rağmen sigorta şirketinin ödeme yapmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak şimdilik HMK 107 nci maddesi kapsamında 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 30.06.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 102.677,28 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun yetersiz olduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; "...başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 102,677,28 TL sürekli maluliyet tazminatının, aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, tazminata 06.01.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine...” karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına dayanak oluşturan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmediğini ve yetersiz olduğunu ileri sürerek, itiraz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve eksik evrakla başvuru yapıldığı ve maluliyet raporunun yetersiz olduğu gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya ibraz edilen Sakarya Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 12.10.2020 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda sürekli maluliyet oluştuğunun tespit edildiğini, raporun yönetmeliğe uygun ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğunu, eksik incelemeye dayalı İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı TBK'nın 54 üncü maddesi, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ıncı ve 97 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi, çocuklar için de 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik gereği belirtilen tarihten itibare bu yönetmelik ve atıflarına göre belirlenmesi gerekir. Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde; Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, TBK'nın 54 üncü maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik bu yönetmelikte eklerin bulunmaması halinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin başvurunun kabulü kararına dayanak alınan maluliyet raporu incelendiğinde; T.C. Sağlık Bakanlığı Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 12.10.2020 tarihli Çocuklar İçin Terör, Kaza ve Yaralanma Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu'nun yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda düzenlendiği ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde İtiraz Hakem Heyetince yanılgılı gerekçe ile başvurunun usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, itiraz hakem heyeti kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 12.02.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenen sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edildiği, aynı zamanda yönetmeliğin EK 2 ve EK 3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20’nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararı için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının tespiti ve buna bağlı olarak bedensel zararların belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in uygulanma imkanının olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosya içerisindeki maluliyet raporunda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre çocuğun sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği belirtilmiş ise de, bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu nedenle somut olayda maluliyetin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre belirlenmesi gereklidir. Buna göre dosya içerisinde mevcut olan, kaza neticesinde davacı çocuğun maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak T.C. Sağlık Bakanlığı Sakarya Eğitim Ve Araştırma Hastanesi tarafından 30.06.2019 tarihli kaza nedeniyle düzenlenen 12.10.2020 tarihli raporda, davacı çocuğun kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 5 olarak belirlenmiş olup anılan bu raporun tanziminde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmamış olup yukarıdaki açıklamalar ışığında raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerekmektedir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının temyiz itirazı kabul edilerek davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu şeklindeki bozma gerekçesine katılmıyorum.

Diğer kararlar (4)

4. Hukuk Dairesi, 2022/506 E., 2024/7851 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAdana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri.
4. Hukuk Dairesi         2022/506 E.  ,  2024/7851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1759 Değişik İş, 2021/1918 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacı ...'ün sürücü, davacı ... ve İlkenin yolcu olarak bulundukları araç ile davalı ...'nin işleten ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın 06.05.2016 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacı ...'in yüzünden yaralandığı ve olay tarihinden itibaren 7 ay geçmesine rağmen yüzündeki izlerin geçmediğini, yüzünde sabit iz kalan Zeynep için ileride yapılacak estetik ameliyat masraflarını talep etme zarureti hasıl olduğunu, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada davacı ... için şimdilik 3.000,00 TL tedavi giderini, davacı ...'e velayeten davacı ... ve ... için 40.000,00 TL, davacı ...'ye velayeten davacı ... ve Kenan için 1.000,00 TL, davacı ... ve Kenan için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili; davacı ... Sögüt'ün sürücü, davacı ... ve İlke'nin yolcu olarak bulundukları araç ile davalı ...'nin işleten ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın 06.05.2016 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacı ...'in yüzünden yaralandığı ve davacının yüzünde 4 cm çapında sabit iz mevcut olduğu, ameliyat dahi olsa davacının yüzündeki izin geçmeyeceği ve bu durumun ekonomik geleceğini sarsacağını, ekonomik gelecekte oluşacak zararın bilirkişi marifeti ile belirlenmesi gerektiğini belirterek sonradan artırılmak üzere asgari 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalılar vekili; kazada müvekkillerinin kusuru olmadığını, davacının tam kusurlu olduğunu, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davacı ...'in kaza nedeni ile yüzünde sabit eser kalmadığını, zira buna dair rapor sunulmadığını, ayrıca davacı ...'in emniyet kemeri takmadan ön koltukta oturmasına izin verilmesi nedeni ile de davacı ... Sögüt'ün kusurlu olduğunu, talep edilen masrafların kendilerinden istenmesinin hakkaniyetli olmadığını, ayrıca manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalılar vekili; kazada davacı ...'ün kusurlu olduğu, davacı ...'in ön koltukta oturmasına izin vererek kusurlu davranışta bulunduğu, davacı ...'in yüzünde sabit iz olmadığı, sabit iz meydana gelse dahi bunun ekonomik geleceği sarsacak nitelikte olmadığı, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava bakımından, davacıların kızları Zeynep için tedavi gideri ve ameliyat masrafı talebinde bulundukları, ancak tedavi giderlerinin tümünün öğretim görevlisi olduğu anlaşılan anne ve babanın sosyal güvencelerinden karşılandığının bildirildiği, davacının estetik ameliyat masraflarını talep edebileceği ancak Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığının düzenlediği tarihsiz yazısında, ameliyatın zaruri olmadığı, olayın üzerinden 2 yıl geçtiği, estetik ameliyat halinde skar revizyonu SUT tarafından karşılandığı ve ücretinin 220,00 TL olduğu bu durumda yaranın yani skar revizyonu olduğundan Zeynep'in ameliyatının hiçbir ücret ödenmeden gerçekleştirebileceğinin belirtildiği bu nedenle asıl dava dosyasında maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, ancak meydana gelen haksız eylem gereğince şahsi hakları haleldar olan davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği, birleşen dosya yönünden ise davacı ...'in yüzündeki sabit iz nedeni ile ekonomik geleceğin sarsılacağı gerekçesi ile maddi tazminat isteminde bulunulduğu, ancak davacının henüz 10 yaşında olduğu, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu tarihinde ise 13 yaşında olan davacının herhangi bir gelecek planı veya özel eğitim halinden söz edilmediği, sonuç olarak bu aşamada davacının sabit izden dolayı ekonomik geleceğinin zarar göreceği tespit edilmeyeceğinden talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile asıl dava dosyası bakımından davacı yanın maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...'nin 09.03.2015 doğumlu olup, olay tarihinde henüz birbuçuk yaşında olup olanları anlayacak idrakte dahi olmadığından İlke için manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... bakımından tayin ve takdir olunan 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; asıl dava yönünden maddi tazminatın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, her ne kadar davacının anne ve babasının öğretim görevlisi olduğu için sosyal güvenceleri kapsamında şu ana kadar yapılan tedavi için bir masraf ödemedikleri düşünülse dahi ileride yapılacak estetik ameliyatların sayısı ve hangi kurum ve hekime yaptırılacağı hususunun belirli olmadığını, bu nedenle ileride doğacak muhtemel tedavi masraflarının dikkate alınmasıyla maddi tazminat tutarının hesaplanması gerektiğini, mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, davalı tarafın %100 kusuru neticesinde yol açtığı trafik kazası sonrasında müvekkillerinin yaralandığını, ancak söz konusu yaralanmadan bahisle çok düşük miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, davacı ... bakımından yaşı küçük olduğu gerekçesi ile manevi istemin reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bu kararın hatalı olduğunu, davalının %100 kusurlu şekilde hareket ederek henüz 1,5 yaşında olan müvekkili İlke Sögüt'ün yaralanmasına yol açtığı hususuna dikkat edilmediğini, birleşen dosya bakımından ise; trafik kazası neticesinde müvekkili Zeynep'in yüzündeki yara izinin ameliyet olsa dahi kaybolmayacak nitelikte olduğunu, söz konusu sabit yara izinin yaşı, işi ve kariyer planı fark etmeksizin her insanın ekonomik geleceğini sarsacağının, evlenme şansını azaltacağını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, müvekkili ...'a atfedilecek hiçbir kusur olmamasına rağmen söz konusu olayda yeterince araştırma yapılmadan kaza tespit tutanağında kusurlu gösterilmiş olmasının ve ayrıca olay yerinden kaçtığının söylenmesinin hatalı olduğunu, kusur bilirkişi tarafından dosyaya sunmuş oldukları delillerin, olay ile ilgili fotoğrafların hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, meydana gelen kazada davacı sürücü ...'ün ağır kusurlu davrandığını, ön koltukta emniyet kemeri dahi takmadan ...'ün oturmasına izin vermesiyle Zeynep'in yaralanmasına sebep olduğunu, bu nedenle davacı ...'in yüzündeki izden kendisinin sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkilleri aleyhine manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, ayrıca mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tüm tedavi giderlerinin öğretim görevlisi olan anne ve babanın sosyal güvenceleri itibari ile hastane tarafından karşılandığı gibi, tedavi giderleri talebine yönelik iddiaların da ispatlanmadığı bu nedenle asıl davada maddi tazminat talebinin reddinin yerinde olduğu, davacı vekilinin birleşen dava yönünden istinaf talebine gelince davacı ...'in kaza tarihinde 10 yaşında olduğu, yaşı itibarı ile herhangi bir gelecek planı veya özel eğitim halinden söz edilemeyeceği, sonuç olarak bu aşamada davacının yüzünde meydana gelen sabit izden dolayı ekonomik geleceğinin zarar göreceği tespit edilemeyeceğinden birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, kusur raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, tarafların manevi tazminata yönelik istinaf taleplerine gelince, davalı sürücünün kazada %100 oranında kusurlu olması, davacı ...'in yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralanması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınınca manevi tazminat miktarının az miktar artırılmasına karar verildiği, davacı ... bakımından manevi tazminat talebi reddedilmiş ise de, davacı ...'in yüzünde sabit iz kaldığı bu noktada davacı küçüğün ilerleyen yaşında sürekli olarak davacı ablasının yüzündeki sabit izi göreceği ve bu durumdan üzüntü duyacağı bu nedenle davacı ... bakımından manevi tazminatın kısmen kabulü gerektiği, ayrıca ilk derece mahkemesi karar içeriğinde davacı ... için manevi tazminatın reddine karar verilmişse de hüküm kısmında davacı ... için hüküm kurulmadığı, gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluştuğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava bakımından davacı yanın maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, davacı ... için tedavi gideri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı maddi tazminat taleplerinin reddinini hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı işletene ait ve diğer davalı sürücünün kullandığı araç ile davacılara ait aracın 06.05.2016 tarihinde yaptığı kaza sonucu davacı ...'in yaralanması nedeniyle tedavi gideri ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde 06.05.2016 tarihinde meydana gelen kazada davacı ...'in yüzünde sabit iz kaldığını, yapılacak olan estetik ameliyat giderlerine hükmedilmesi gerektiğini, birleşen davada ise davacı ...'in yüzündeki sabit iz nedeni ile ekonomik geleceğinin sarsıldığı buna dayalı olarak da maddi tazminata karar verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi asıl davada Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesinden gelen yazı cevabı doğrultusunda davacı ... için olabilecek tedavi giderlerinin ücret ödemeden gerçekleştirilebileceği, birleşen dava yönünden ise Adli Tıp Kurumu rapor tarihinde henüz 13 yaşında olan davacı ...'in gelecek planı ya da özel eğitim planından bahsedilemeyeceği bu aşamada ekonomik geleceğinin zarar görüp göremeyeceğinin tespitinin mümkün olmadığı gerekçesi ile maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir. Dosyanın incelenmesinde, davacı ...'in kazaya bağlı olarak frontal bölge ile sol kaş hizasında 4 cm skar dokusunun mevcut olduğunun anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin verdiği 21.01.2020 tarihli rapor ile yara izinin belirli bir mesafeden belirgin bir dikkat sarf etmeden bakıldığında görülebildiği, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu yönünde rapor verilmiştir. Bedensel zararlara yönelik olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesine ve ondan önceki 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 46 ncı maddesine göre, tazminat istemeyi gerektirecek bir olay sonucu yaralanan kişinin maddi zararları; geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır. Davacı ..., kaza nedeni ile yaralanmış olup dosya kapsamında aldırılan raporlarda davacıda bulunan yara izlerinin estetik ameliyatla bir miktar düzeltilebileceği belirtilmiştir. Davacı ...'in asıl ve birleşen dava ile talep ettiği ekonomik geleceğinin sarsılmasına ve estetik ameliyat giderine ilişkin alacak kalemlerine yönelik taleplerinin değerlendirilmesi maksadı ile kaza sonucu oluştuğu ileri sürülen yara izi nedeniyle estetik müdahalenin gerekli olup olmadığı ve gerekli ise ne kadar masrafla karşılanabileceği dair ve ayrıca ekonomik geleceğin sarsılmasına yönelik tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla içinde plastik cerrah, aktüerya bilirkişisi ve adli tıp uzmanından oluşacak heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken asıl ve birleşen davada maddi tazimat taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2022/12329 E., 2024/9653 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avuka
4. Hukuk Dairesi         2022/12329 E.  ,  2024/9653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/664 D. İş, 2022/664 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/ İtirazın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.03.2018 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacıya çarpması neticesinde davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 5.000,00 TL talep etmiş, talebini 44.386,61 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının olmadığını ve, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne 44.186,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.08.2021 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta kuruluşundan tahsili ile başvurana ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, kazanın oluşunda plakası tespit edilmeyen aracın kusurlu olduğunun ispatı gerektiğini, davacı tarafın tek ve asli kusurlu olduğunu, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin nazara alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından sigorta şirketinin temerrüde düşmüş sayılmayacağını ve bu sebeple faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, vekaletname çıkarma bedeline hükmedilmemesi gerektiğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vekalet çıkarma ücretinin yargılama giderinden sayılmayacağı ve davacıya verilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın oluşunda plakası tespit edilmeyen aracın kusurlu olduğunun ispatı gerektiğini, davacının tarafın tek ve asli kusurlu olduğunu, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin nazara alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından sigorta şirketinin temerrüde düşmüş sayılmayacağını ve bu sebeple faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yaya olan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20/2/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda yönetmeliğin EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosya içindeki maluliyet raporunda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu nedenle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre sürekli iş göremezlik oranın belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış yönetmeliğe göre hazırlanan rapora göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2022/9042 E., 2024/3264 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nu
4. Hukuk Dairesi         2022/9042 E.  ,  2024/3264 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/304 D. İş, 2022/311 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/11553 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/191192 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı aracın davacıya çarpması neticesinde davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 120.374,95 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporunu dikkate almak suretiyle davanın kabulüne, 120.374,95 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 08.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde maluliyet oranının %20 olarak talep edilmesine rağmen %24 maluliyet oranından hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yaya olan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelikle düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8 inci maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda yönetmeliğin EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu oysa Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Eldeki davada kaza, 11.05.2020 tarihinde meydana gelmiştir. Hükme esas alıan Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 15.09.2021 tarihli maluliyet raporunda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranı Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre belirlenmiş olup, rapor kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmemiştir. Davacının kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olup, aynı raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre de maluliyet oranı tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre tespit edilen oran üzerinden hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5 oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2022/10672 E., 2024/7751 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun
4. Hukuk Dairesi         2022/10672 E.  ,  2024/7751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/112 Değişik İş, 2022/103 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-190 DAVA TARİHİ : 31.05.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/169851 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.03.2019 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza neticesinde yolcu konumunda bulunan davacının malul kaldığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 5.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 115.767,91 TL'yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını ve sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne, 115.767,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini ve davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini ve davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yolcu olan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20/2/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmelik'in 4 üncü maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmelik'in 8 inci maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda yönetmeliğin EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmelik'in amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu oysa TBK'nın 54 üncü maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosya içinde ki bilirkişi raporunda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 14 üncü maddesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 18 inci maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu nedenle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre sürekli iş göremezlik oranın belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış yönetmeliğe göre hazırlanan rapora göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

Kaya, sürücü Deniz’in kusurlu bir trafik kazası yapması sonucu sol bacağını kaybetmiş ve uzun süre çalışamamıştır. Kaya, Deniz aleyhine açtığı maddi tazminat davasında çeşitli kalemler talep etmiştir. Türk Borçlar Kanunu uyarınca "bedensel zarar" kapsamında aşağıdaki kalemlerden hangisinin istenmesi mümkün değildir?

A) Hastane ve protez bacak masrafları (Tedavi giderleri).
B) Kaya’nın kaza nedeniyle işe gidemediği sürede alamadığı maaş (Kazanç kaybı).
C) Kaya’nın profesyonel sporculuk kariyerinin bitmesi nedeniyle uğradığı kayıp (Ekonomik geleceğin sarsılması).
D) Kaya’nın bu olay nedeniyle duyduğu derin üzüntü ve psikolojik çöküntü (Manevi zarar).
E) Kaya'nın tek bacağıyla yapacağı işlerdeki verim kaybı (Çalışma gücünün azalması).

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol