TBK Madde 617II. Önel verilmeksizin fesih

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

TBK m.617, sözleşmeden doğan borca aykırılık nedeniyle sözleşmenin devamının çekilmez hâle gelmesi veya başka önemli sebeplerle devamının imkânsız ya da aşırı ölçüde güçleşmesi hâllerinde tarafların sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilmesini düzenler. Fesih sonrası kusurlu tarafın aldığı edimi geri vermesi ve kusursuz tarafın uğradığı zararı tazmin etmesi kuralını koyar.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelir veya başkaca önemli sebepler sözleşmenin devamını imkânsız hâle getirir ya da aşırı ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir. Sözleşme bu sebeplerden birine dayanılarak feshedildiği takdirde kusurlu taraf, aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafa, bu yüzden uğradığı zarara karşılık uygun bir tazminat ödemekle yükümlü olur.

Hâkim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek, bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir.

Kanun metninde bu maddeHam metin

Bu maddeyi uygulayan kararlar

39 karar arasından seçildi
  1. Hukuk Genel Kurulu E.2013/2400 K.2014/68 T.2014-02-05
    Hukuk Genel KuruluOnama
    Ölünceye kadar bakma sözleşmelerinde, sözleşmenin feshi hususu mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 517.maddesi ve yeni 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 617.maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre, sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hale gelir veya başkaca önemli sebepler sözleşmenin devamını imkânsız hale getirir ya da aşırı ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir.
  2. 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/819 · K. 2025/5179 · T. 04.12.2025
    Daire kararıBozma
    tarafların bir araya gelip birlikte yaşama olanaklarının bulunmadığı ve bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilmesi imkanının kalmadığı kanaatiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 617/2. maddesi uyarınca yapılan değerlendirme ile davacı yararına tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun bir irat bağlanması gerektiği değerlendirilerek davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine,
  3. 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/722 · K. 2025/153 · T. 09.01.2025
    Daire kararıOnama
    davalının davacıya fiziksel şiddet uyguladığı, boşanmaya sebebiyet verecek şekilde kusurlu olduğunun tespit edildiği, verilen kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek onandığı, tüm dosya kapsamından, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının Türk Borçlar Kanunu'nun 617. maddesi gereğince sözleşmeden dönme hakkının doğduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Yaşı ilerlemiş ve özel bakıma muhtaç olan (A), tek yasal mirasçısı olan yeğeni (B) ile noterde usulüne uygun bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi akdetmiştir. Bu sözleşme uyarınca (A), mülkiyetindeki değerli bir taşınmazı (B)’ye devretmiş, (B) ise (A)’ya ömrünün sonuna kadar kendi evinde bakmayı, iaşe ve ibatesini sağlamayı, ayrıca hastalığında gerekli tedaviyi yaptırmayı taahhüt etmiştir. Sözleşmenin ifası sırasında (B), (A)’nın temel gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılamakla birlikte, kronik hastalığının gerektirdiği özel tıbbi kontrolleri ve ilaçları temin etmekten sürekli olarak kaçınmış, bu durumun (A)’nın sağlığını ciddi şekilde tehlikeye soktuğunu bilmesine rağmen tutumunu değiştirmemiştir. (A)’nın tüm uyarılarına rağmen (B)’nin bu yükümlülüğünü esaslı surette ihlal etmesi üzerine (A), sözleşmesel ilişkiyi sonlandırmak istemektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ölünceye kadar bakma sözleşmesine ilişkin hükümleri dikkate alındığında, bakım alacaklısı (A)’nın başvurabileceği en etkili hukuki yol aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) (B)’nin borca aykırılığının varlığını mahkemede tespit ettirerek sözleşmenin hâkim tarafından ileriye etkili olarak feshine karar verilmesini istemek.
  2. B) Sözleşmenin sürdürülmesi dürüstlük kuralları gereğince çekilmez hâle geldiği için, herhangi bir önel vermeksizin sözleşmeyi feshedebilir ve devrettiği taşınmazın mülkiyetinin kendisine geri verilmesini talep edebilir.
  3. C) Borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uyarınca (B)’ye uygun bir mehil tayin ederek bu süre içerisinde borcunu ifa etmesini ihtar etmek, aksi takdirde sözleşmeden döndüğünü bildirmek.
  4. D) Yalnızca ifa edilmeyen tıbbi bakım yükümlülüğünün parasal karşılığını talep edebilir; ancak sözleşmenin kişisel ve sürekli edimli yapısı gereği taşınmazın iadesini isteyemez.
  5. E) Sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini talep edebilir, fakat sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirme yetkisi bulunmamaktadır.