TBK Madde 637I. Temsil
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
TBK m.637, adi ortaklıkta ortakların üçüncü kişilerle ilişkisini üç fıkrada düzenler: ortağın kendi adına ama ortaklık hesabına yaptığı işlem (dolaylı temsil), ortağın ortaklık veya tüm ortaklar adına yaptığı işlem (doğrudan temsil) ve yönetici ortağın temsil yetkisi karinesi ile önemli tasarruf işlemleri için aranan yetki şartı. Hüküm adi ortaklıklar hakkında uygulanır. Maddede ticari şirketlerin (kollektif şirket dahil) temsili, sicil ve ilan rejimi düzenlenmez (TTK m.210 vd.).
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Kendi adına ve ortaklık hesabına bir üçüncü kişi ile işlemde bulunan ortak, bu kişiye karşı bizzat kendisi alacaklı ve borçlu olur.
Ortaklardan biri, ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yaparsa, diğer ortaklar ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca, bu kişinin alacaklısı veya borçlusu olurlar.
Kendisine yönetim görevi verilen ortağın, ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi var sayılır. Ancak, temsil yetkisine sahip yönetici ortağın yapacağı önemli tasarruf işlemlerine ilişkin yetkinin, bütün ortakların oybirliğiyle verilmiş olması ve yetki belgesinde bu hususun açıkça belirtilmiş olması şarttır.
Madde gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 533 üncü maddesini karşılamaktadır. Tasarının üç fıkradan oluşan 637 nci maddesinde, âdi ortaklıkta temsil konusu düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 533 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan "C. Şeriklerin üçüncü şahıslara karşı münasebeti / 1 . Temsil" şeklindeki ibareler, Tasarıda "C. Ortakların üçüncü kişilerle ilişkisi / I. Temsil" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun tek fıkradan oluşan 533 üncü maddesinin her üç cümlesi de, ayrı konulara ilişkin oldukları göz önünde tutularak, Tasanda üç fıkra hâlinde kaleme alınmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında, ortaklardan birinin, ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yapması dummunda, diğer ortakların, ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca, bu kişinin alacaklısı veya borçlusu olacakları hükme bağlanmıştır. Kendisine yönetim görevi verilen or tağın, üçüncü kişi ile yaptığı hukukî işlemde ortaklık adını veya kaşesini ya da bütün ortakların isim lerini kullanmış olması, bu hukukî sonucu değiştirmeyecektir. Çünkü, âdi ortaklığın tüzel kişiliği bu lunmadığı için, yönetici ortak olsa bile, ortaklardan birinin organ sıfatıyla hareket etmesi mümkün değildir. Maddenin son fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 533 üncü maddesinden farklı olarak, temsil yetkisine sahip yönetici ortağın yapacağı önemli tasarruf işlemlerine ilişkin yetkinin geçerliliği, bu yetkinin, bütün ortakların oybirliğiyle verilmiş ve yetki belgesinde bu hususun açıkça belirtilmiş olması koşullarına bağlanmıştır.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Doğrudan temsil
- Dolaylı temsil
- İcazet
- Yetki belgesi
- Önemli tasarruf işlemleri
- Temsil yetkisi karinesi
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
52 karar arasından seçildi- 11. Hukuk Dairesi · E. 2021/8807 · K. 2023/2507 · T. 27.04.2023Daire kararıOnama
adi ortaklığın davalı ile olan sözleşmesi kapsamında akaryakıt alımına ilişkin ödeme mahiyetindeki senetlerin temsil yetkisine haiz dava dışı ortak tarafından düzenlenmesinin 6098 sayılı Kanun'un 637 nci maddesine aykırılık oluşturmayacağı, adi ortaklığın takip konusu senetlerden dolayı böyle bir borcunun bulunmadığının dosya kapsamı itibarıyla kanıtlanamaması sebebiyle davacının da bu borçtan sorumluluktan kaçınamayacağı,
- 15. Hukuk Dairesi · E. 2015/2646 · K. 2015/4564 · T. 28.09.2015Daire kararıBozma
Bununla birlikte, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 625/1 ve 637/3. maddeleri gereği kendisine yönetim hakkı tanınan ortağın, ortaklığı ve diğer ortakları temsil yetkisi vardır.
- 3. Hukuk Dairesi · E. 2014/442 · K. 2014/6530 · T. 29.04.2014Daire kararıBozma
Türk Borçlar Kanunu'nun 637. maddesi uyarınca, kendi adına ve ortaklık hesabına bir üçüncü kişi ile işlemde bulunan ortak, bu kişiye karşı bizzat kendisi alacaklı ve borçlu olur.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Mimar (A), mühendis (B) ve iç mimar (C), bir butik otel işletmek amacıyla adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde, otelin günlük işletmesi ve 50.000 TL'yi aşmayan alımlar için (A)'nın tek başına yönetici ve temsilci olarak yetkilendirildiği, ancak bu meblağı aşan işlemlerde tüm ortakların oybirliğinin gerektiği kararlaştırılmıştır. (A), diğer ortaklara haber vermeden, otelin lobisi için mobilya tedarikçisi (S) ile 70.000 TL bedelli bir alım sözleşmesi imzalamıştır. Tedarikçi (S), ortaklık sözleşmesindeki bu yetki sınırlamasından haberdar değildir. Durumu öğrenen (B) ve (C), (A)'nın yetkisini aştığını ileri sürerek işleme şiddetle karşı çıkmışlardır. Bu hukuki duruma ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesindeki en doğru tespit aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yönetici ortak (A)'nın yetkisini aşan bu işlem, ortaklık sözleşmesindeki açık hüküm nedeniyle ortaklığı bağlamaz; bu borçtan dolayı (S)'ye karşı sadece (A) şahsen sorumludur.
- B) Ortaklar arasındaki elbirliğiyle yönetim esası geçerli olduğundan ve oybirliği şartı yerine getirilmediğinden, işlem (S)’nin iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın kesin hükümsüzdür.
- C) Tedarikçi (S), ortaklık sözleşmesindeki sınırlamayı bilmediği için iyiniyetli kabul edilir ve yönetici ortağın yaptığı bu işlem, yetki aşımına rağmen adi ortaklığı bağlar.
- D) (B) ve (C)’nin işlemi onaylamaması sebebiyle (S), alacağı için yalnızca (A)’nın ortaklıktaki tasfiye payına başvurma hakkına sahiptir.
- E) Ortaklık sözleşmesinde (A)’ya verilen yönetim görevi, temsil yetkisini kapsamadığından, (S) ile yapılan sözleşmenin ortaklığı bağlaması için tüm ortakların ayrıca temsil yetkisi vermesi gerekirdi.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl