TBK Madde 71III. Tehlike sorumluluğu ve denkleştirme

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden doğan zararlardan işletme sahibi ve varsa işletenin kusursuz ve müteselsil sorumluluğunu düzenler. Ayrıca işletmenin önemli ölçüde tehlike arzeden sayılmasına ilişkin ölçütleri (sık veya ağır zarar doğurma elverişliliği ve özel kanunlardaki benzer tehlike sorumluluğu) belirler, özel tehlike sorumluluğu hallerinin saklı kalmasını öngörür ve zarar görenin uygun bir bedelle denkleştirme isteyebilmesini kabul eder.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur.

Bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu kabul edilir. Özellikle, herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arzeden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, bu işletme de önemli ölçüde tehlike arzeden işletme sayılır.

Belirli bir tehlike hâli için öngörülen özel sorumluluk hükümleri saklıdır.

Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile, zarar görenler, bu işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilirler.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, "III. Tehlike sorumluluğu ve denkleştirme" kenar başlıklı yeni bir maddedir. Tasarının dört fıkradan oluşan 70 inci maddesinde, kusursuz sorumluluk türlerinden biri olan tehlike sorumluluğunun genel ilkesi düzenlenmektedir. Borçlar Kanunumuzun kaynağını oluşturan İsviçre hukukunda, tehlike sorumluluğunun öngörüldüğü birçok özel kanun bulunduğu hâlde, Hukukumuzda bu konuya ilişkin yeterli sayılabilecek yasal düzenlemelerin olmaması karşısında, söz konusu maddede tehlike sorumluluğunun genel ilkesinin belirtilmesi uygun görülmüştür. Maddenin birinci fıkrasında belirtilen ilkeye göre: "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen so rumludur." Bu nedenle, önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetlerini yürüten kişiler, bu faaliyetlerin gerektirdiği izni veya ruhsatı almış olsalar bile, tipik tehlike olgusunun doğurduğu tipik zarardan sorumlu olmaktan kurtulamazlar. Maddenin ikinci fıkrasının ilk cümlesinde, bir işletmenin, hangi durum ve koşullarda, "önemli ölçüde tehlike arzettiği"nin kabul edileceği düzenlenmiştir. Buna göre: "Bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu kabul edilir." Bu hüküm uyarınca, önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin beklenmedik hâl sonucunda, sık olarak ya da zaman zaman ağır zararlar doğurmaya elverişli ise, söz konusu işletmeyi işleten kişiler hakkında, maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanabilir. Aynı fıkranın son cümlesinde de, özellikle herhangi bir kanunda, benzeri tehlikeler arzeden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğunun öngörülmüş olması durumunda, bu işletmenin de önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme sayıla cağı belirtilmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasında, tehlike sorumluluğu öngören özel kanun hükümlerinin saklı olduğu belirtilmektedir. Maddenin son fıkrasında ise, hukuk düzenince, önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetine izin verilmiş olsa bile, zarar görenlerin, bu işletmenin faaliyetinden doğan zararlarının, uy gun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilecekleri kabul edilmiştir. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Atıflar(1)

Bu maddeye atıf yapanlar

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

116 karar arasından seçildi
  1. 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/2059 · K. 2024/4668 · T. 04.06.2024
    Daire kararıOnama
    davacının ebeveynlerin çocuklarının korunması ve gözetim yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemeleri nedeniyle kusurlu oldukları, ayrıca çocukları davacı ...'ın da olayın gerçekleşmesinde asli kusurlu olduğu, davalı işletmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 71 inci maddesi gereğince tehlike arzeden faaliyet nedeniyle kusursuz sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 108.491,63 TL'lik maddi tazminatın ve 10.000,
  2. 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/7315 · K. 2024/1289 · T. 20.02.2024
    Daire kararıOnama
    ancak 6098 sayılı Kanun'un 71 inci maddesine göre tehlike sorumluluğunun bulunduğu ve kanun koyucunun bu nitelikte büyük tehlike ortaya çıkaran araçların veya tesislerin kullanılmasında, işletilmesinde işletenlerin sorumluluğunun bulunduğunu kabul ettiği, aynı Kanun'un 71/4 maddesine göre zararın denkleştirilmesinde davacının ispata göre bazı zararlarının ispatlandığı, bazılarının da ispatlanamadığı gerekçesi ile 31.872,
  3. 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/747 · K. 2025/4304 · T. 24.09.2025
    Daire kararıRet
    "..Mahkemece her ne kadar 3'lü heyet raporu dikkate alınarak davalı ... şirketinin meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı ... şirketinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69 ve 71. maddeleri gereği kusursuz sorumluluk ilkesi (tehlike sorumluluğu) gereği meydana gelen olaydan dolayı sorumlu olduğu, Mahkemece alanında uzman ayrı bir 3'lü bilirkişi heyetinden kusur oranlarının tespiti yönünden yeniden bilirkişi raporu alınması, kusur oranları belirlendikten sonra ise,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddenin ders anlatımı

  • Kusursuz Sorumluluk Halleri
    Borclar Hukuku · 2.2 Borcun Kaynakları - Haksız Fiil · 13:49
  • Tehlike Sorumluluğu
    Borclar Hukuku · 2.2 Borcun Kaynakları - Haksız Fiil · 19:44
Ders videosunu platformda izle

Bu maddeye özel soru

Borçlar Hukuku Genel Hükümler

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, "Tehlike Sorumluluğu"nun doğması için aranan temel koşul aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) İşletme sahibinin ağır kusurlu olması
  2. B) Zararın, önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden doğması
  3. C) İşletme sahibinin kurtuluş kanıtı getirememiş olması
  4. D) Zarar görenin ortak kusurunun bulunmaması
  5. E) Zararın, bir sözleşme ilişkisinden doğması

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl