TBK Madde 72I. Kural
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Bu madde, haksız fiilden doğan tazminat istemlerinin zamanaşımı sürelerini ve başlangıç anlarını düzenler. Kısa (iki yıllık) ve uzun (on yıllık) süreler ile ceza zamanaşımının uzatıcı etkisi bu kapsamdadır. Ayrıca zamanaşımına uğramış tazminat borcunun ifadan kaçınma (daimi def'i) hakkını düzenler. Tazminat isteminin dayanağı olan maddi ve manevi tazminat ayrımı gözetilmeksizin, kusur sorumluluğu ve hakkaniyet sorumluluğu gibi haksız fiil nitelikli taleplere uygulanır.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.
Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.
Madde gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 60 ıncı maddesini karşılamaktadır. Tasarının iki fıkradan oluşan 71 inci maddesinde, haksız fiilden doğan tazminat isteminin za manaşımı süresi düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun söz konusu maddesinin kenar başlığında kullanılan "F. Müruruza man" şeklindeki ibare, Tasannın 71 inci maddesinde, "C. Zamanaşımı / I. Kural" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 60 ıncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü, Tasarının 71 inci mad desinin birinci fıkrasıyla birleştirildiği için, 818 sayılı Borçlar Kanununda üç fıkradan oluşan madde, Tasarıda iki fıkraya dönüştürülmüştür. - 5 5 - 818 sayılı Borçlar Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasında kullanılan "Zarar ve ziyan yahut manevî zarar namiyle nakdî bir meblâğ tediyesine müteallik dava" şeklindeki ibare yerine, Tasarının 71 inci maddesinin birinci fıkrasında, kısaca "Tazminat istemi" ibaresi kullanılmıştır. Gerçekten, tazminat isteminin mutlaka bir dava açılarak ileri sürülmesi şart olmayıp, bu istem dava dışında da ileri sürülebilir. Haksız fiil tazminatı için, 818 sayılı Borçlar Kanununda öngörülen bir yıl lık kısa zamanaşımı süresinin, yetersiz bulunması nedeniyle, Tasarıda iki yıla çıkarılması öngörülmüştür. Nitekim, motorlu taşıt işletenlerin sebep oldukları maddî zararlar da, niteliği itibanyla bir haksız fiil oluşturduğu hâlde, bu tür zararlardan doğan sorumluluk, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda iki yıllık zamanaşımı süresine tâbi tutulmuştur. Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanununda on yıllık uzun zamanaşımı süresi için kullanılan "zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren" şeklindeki ibarenin, haksız fiilin "zarar" unsuru gerçek leşmedikçe, fiilin işlendiği tarihten itibaren kaç yıl geçerse geçsin, haksız fiil nedeniyle tazminat is teminin zamanaşımına uğramayacağı şeklinde yorumlanmasını önlemek amacıyla, bu ibare "her hâlde, fiilin işlendiği tarihten başlayarak" şeklinde değiştirilmiş ve 818 sayılı Borçlar Kanunundaki on yıl lık uzun zamanaşımı süresinin de, bu değişiklik göz önünde tutularak yirmi yıla çıkarılması öngörülmüştür. Nitekim, haksız fiil zamanaşımı süreleri olarak Alman Medenî Kanununun (BGB) 852 nci maddesinde on ve otuz yıllık süreler öngörülmüştür. 818 sayılı Borçlar Kanununun 60 mcı maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan "Eğer haksız bir fiil, mutazamr olan taraf aleyhinde bir alacak tevlit etmiş olursa" şeklindeki ibare, "Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 60 mcı maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan "mutazarnr kendisinin tazminat talebi müruru zaman ile sakıt olsa bile o alacağı vermekten imtina edebilir" şeklindeki hüküm ise, Tasarının 71 inci maddesinde "zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir." şeklinde ifade edilmiştir.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Ceza zamanaşımı
- Tazminat istemi
- Daimi def'i
- Fiilin işlendiği tarih
- Zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
967 karar arasından seçildi- Hukuk Genel Kurulu E.2018/143 K.2018/1460 T.2018-10-18Hukuk Genel KuruluOnamaYerleşik içtihat
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, Özel Dairenin kararının gerekçesinde belirtilen ve “HUMK döneminde olduğu gibi HMK'nın 46. maddesine göre açılan tazminat davalarında da ilgisine göre haksız fiiller için öngörülen 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesindeki zamanaşımı sürelerinin veya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesindeki 'Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.' hükmünün uygulanması gerektiğini k
- Hukuk Genel Kurulu E.2015/437 K.2015/1471 T.2015-05-29Hukuk Genel KuruluBozma
Haksız fiil sorumluluğu ile ilgili zamanaşımı ise Türk Borçlar Kanunu'nun 72.maddesinde düzenlenmiş, maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde eylemin cezayı gerektirmesi durumunda uzatılmış zamanaşımı süresinin uygulanacağı kabul edilmiştir.
- 10. Hukuk Dairesi · E. 2025/11162 · K. 2025/18068 · T. 25.12.2025Daire kararıOnama
6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde haksız fiil zamanaşımı zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten 2 yıl fiilin işlenme tarihinden itibaren 10 yıl olup tazminat suç teşkil eden eylemden doğmuş ise ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği düzenlenmiştir.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Müteahhit (M), inşaat çalışması sırasında yaptığı bir hata nedeniyle komşu parseldeki Arsa Sahibi (A)'nın mülküne 01.03.2010 tarihinde zarar vermiştir. (A), bu zararı ve sorumlusunu aynı gün öğrenmiş olmasına rağmen, haksız fiilden doğan 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde tazminat davası açmamıştır. Zamanaşımı süresinin dolduğunu anlayan (A), 15.06.2020 tarihinde, asıl tazminat alacağından ayrı olarak, zararın meydana geldiği tarihten itibaren işlemiş olan faizi talep etmek üzere bir dava açmıştır. Davalı (M), süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde asıl alacağın zamanaşımına uğradığı defini ileri sürmüştür. Bu olayda mahkemenin (A)’nın faiz talebi hakkında vermesi gereken karar aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Faiz alacağı, asıl alacaktan bağımsız bir alacak niteliğinde olduğundan, asıl alacağın zamanaşımına uğraması faiz alacağının talep edilmesine engel teşkil etmez.
- B) Asıl alacak zamanaşımına uğrayınca, ona bağlı olan faiz ve diğer fer’i haklar da zamanaşımına uğrayacağından, (A)’nın faiz talebi reddedilmelidir.
- C) Faiz alacağı, zaman geçtikçe doğan bir alacak olduğundan, asıl alacağın kaderinden bağımsız olarak, dava tarihinden geriye doğru hesaplanacak zamanaşımı süresi içinde kalan kısmı talep edilebilir.
- D) Faiz talep hakkı, ancak asıl borcun faiz hakkı saklı tutulmaksızın ifa edilmesiyle sona erer; somut olayda asıl borç ifa edilmediğinden faiz alacağı varlığını korumaktadır.
- E) Haksız fiillerde faiz, zararın meydana geldiği anda işlemeye başladığından ve ayrı bir davaya konu edilebildiğinden, asıl borcun zamanaşımına uğraması bu hakkı ortadan kaldırmaz.
Bu maddeyle ilgili 6 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl