TBK Madde 62

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Bu madde, aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkiyi düzenler; iç paylaşımda gözetilecek ölçütleri (kusurun ağırlığı, yaratılan tehlikenin yoğunluğu ve diğer durum ve koşullar) ve kendi payından fazlasını ödeyen borçlunun rücu hakkı ile halefiyetini kapsar.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.

Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 51 inci maddesinin ikinci fıkrasını kısmen karşılamaktadır. Tasarının iki fıkradan oluşan 61 inci maddesinde, müteselsil sorumluluğun iç ilişki bakımından hükümleri düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 51 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan "2. Muhtelif se beplerin içtimai hâlinde" şeklindeki ibare, Tasarının 61 inci maddesinde, "b. îç ilişkide" şeklinde değiştirilmiştir. Tasannın 61 inci maddesinin birinci fıkrasında, tazminatın aynı zarardan sorumlu olan müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşulların, özellikle onlardan her birine yük lenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulması öngörülmektedir. Maddenin ikinci fıkrasında, aynı zarardan sorumlu olan bir müteselsil borçlunun, tazminatın birinci fıkraya göre belirlenecek olan kendi payına düşeninden fazlasını ödemesi durumunda, bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı, zarar görenin haklarına halef olan kişi sıfatıyla rücu hakkının bulunduğu belirtilmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 51 inci maddesinin birinci fıkrasında, aynı zarardan değişik hukukî sebeplerle (haksız fiil, sözleşme, kanun) sorumlu tutulan kişilerin sorumluluklannın, aynı zarara birden çok kişinin birlikte sebep olmasına ilişkin hükümlere göre belirleneceği düzenlenmiştir. An cak, aynı düzenleme, Tasarının 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yapıldığı için, söz konusu fıkra, Tasarının 61 inci maddesine alınmamıştır. 818 sayılı Borçlar Kanununun 51 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise, aynı zarardan değişik hukukî sebeplerle sorumlu olan kişilerin, birbirlerine hangi sıraya göre rücu edebilecekleri düzen- - 5 0 - lenmiştir. Tasarının 61 inci maddesinin birinci fıkrasında, aynı zarara birlikte sebep olanlar veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu bulunanlar arasında, tazminatın nasıl ve hangi esaslara göre paylaştırılacağı; müteselsil sorumluların birbirlerine ne zaman ve hangi ölçüde başvurma hakkına sahip olacakları düzenlendiği için, rücu sırasına ilişkin 818 sayılı Borçlar Kanununun 51 inci maddesinin ikinci fıkrası da, Tasarının 61 inci maddesine aynen alınmamıştır.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

737 karar arasından seçildi
  1. Hukuk Genel Kurulu E.2021/299 K.2022/1166 T.2022-09-27
    Hukuk Genel KuruluBozma
    Bu hali ile davaya konu uyuşmazlık 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve 62. maddeleri) uyarınca müteselsil sorumluluk esasına dayanmaktadır.
  2. 10. Hukuk Dairesi · E. 2022/10290 · K. 2022/12946 · T. 24.10.2022
    Daire kararıBozma
    Bu halde, Türk Borçlar Kanunu’nun 62’inci maddesi uyarınca kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkı baki kalmak koşuluyla, her bir sorumlu yönünden kusurlarına düşen miktar ayrılmaksızın teselsül kurallarına göre sorumluluklarına hükmedilebilecektir.
  3. 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/470 · K. 2024/5579 · T. 04.07.2024
    Daire kararıOnama
    başvuranın tazminat talebini kusur oranına dayandırmaması nedeniyle zararın tazmini hakkının hem taşıma sözleşmesine aykırılık hem de haksız fiilden doğduğu dikkate alınarak tazminat hesabının müteselsil sorumluluk hükümleri uyarınca yapılmasında bir isabetsizlik görülmediği, somut olayda 6098 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği müteselsil sorumluluğun Kanun’dan doğduğu, tazminatın kendi payından fazlasını ödeyenin halef sıfatıyla diğer müteselsil sorumlulara rücu edebileceği,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Borçlar Hukuku Genel Hükümler

Üç arkadaş (Ali, Veli, Selami), bir bankadan müştereken kredi çekmişler ve borcun tamamından bankaya karşı "müteselsilen" sorumlu olduklarını taahhüt etmişlerdir. Borcun vadesi geldiğinde Ali, borcun tamamını bankaya ödemiştir. Müteselsil borçlulukta "iç ilişki" ve "rücu" prensipleri gereği, Ali'nin diğer borçlulara başvurma hakkı ile ilgili hangisi doğrudur?

  1. A) Ali borcu ödediği için artık alacaklı sıfatını kazanamaz, sadece sebepsiz zenginleşme davası açabilir.
  2. B) Ali, ödediği miktarın tamamını dilediği diğer borçludan (örneğin Veli'den) isteyebilir.
  3. C) Ali, kendi payı dışındaki miktarı, diğer borçlulardan payları oranında isteyebilir; bu oranda alacaklının haklarına halef olur.
  4. D) Banka Ali'yi ibra etseydi, diğer borçluların borcu devam ederdi.
  5. E) İç ilişkide her borçlu borcun tamamından sorumludur.

Bu maddeyle ilgili 6 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl