Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
MADDE 89- Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde,
ifa edilir.
Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir.
C. İfa zamanı
I. Süreye bağlanmamış borç
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
27 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2016/30243 E., 2018/3866 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
Ancak sözleşmeden, açık ve zımni olarak sözleşmenin ifa edileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesine göre belirlenir.
12. Hukuk Dairesi 2016/30243 E. , 2018/3866 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, borcun sebebi “01.01.2015-31.08.2015 dönemi açık hesap borcu” gösterilerek başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun yasal sürede icra dairesine yaptığı başvuruda, yetkili icra dairesinin, yerleşim yerinin bulunduğu ... İcra Dairesi olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunması üzerine takibin durdurulduğu, alacaklı tarafından icra mahkemesine müracaatla yetkiye vaki itirazın kaldırılmasının talep edildiği, mahkemece davanın kabulü ile borçlunun yetki itirazının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrasına göre; HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri, para ve teminat alacaklarına dayalı takiplerde kıyas yolu ile uygulanır. Konusu mal varlığı olan borçlar hukukuna ilişkin sözleşmelerden doğan davalarda yetki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 10. maddesinde belirtilen kurallara göre çözümlenir. Anılan madde, sözleşmeden doğan davalar için sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin yetkili olacağı yönünde özel yetki kuralı koymuştur.
Sözleşmenin ifa edileceği yer, öncelikle tarafların açık veya zımni isteğine göre tespit edilir. Sözleşmede, karşılıklı olarak değişik yerlerde yerine getirilecek borçlar varsa (malın teslim edileceği yer - borcun ödeneceği yer), mal teslimi için açılacak dava, teslim yeri mahkemesinde, borcun ödenmesi için açılacak dava ise, borcun ödeneceği yer mahkemesinde açılabilir. Ancak sözleşmeden, açık ve zımni olarak sözleşmenin ifa edileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesine göre belirlenir. Yani, davanın konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, borç, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. Ancak, aranacak ya da aldırılacak borçlarda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89.maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi uygulanmaz. Ne var ki, HMK.nun 10. maddesi hükmü, yalnız hukuken geçerli olan sözleşmelerden doğan davalar hakkında uygulanacağından, geçersiz olan sözleşmelerden kaynaklanan davalar, sözleşmenin ifa yerinde açılamayıp genel yetkili yer olan davalının yerleşim yerinde açılabilir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 2001/12-1162-1191 sayılı kararında da yukarıda açıklanan kurallar benimsenerek “HUMK.'nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda tarafların sözleşmenin yerine getirileceği yer hakkında açık veya zımni isteklerinin anlaşılamadığı hallerde, sözleşmenin yerine getirileceği yerin Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesine göre belirleneceği” açıklanmıştır. Ancak, bu gibi hallerde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulanabilmesi için, akdi ilişkinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, borçlu, takibe itiraz dilekçesinde, yetki itirazı yanında, açıkça borca itirazını belirtmemiş, akdi ilişkiyi kabul ettiği yada reddettiği yönünde beyanda bulunmamış olup, bu hali ile borçlunun akdi ilişkiyi kabul ettiği sonucuna varılması mümkün olmadığından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulanması imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda, HMK'nun 6. maddesi uyarınca borçlunun yerleşim yerinde takibin yapılması gerekip, borçlunun yerleşim yeri Kırklareli olduğuna göre ... İcra Müdürlüğü yetkisizdir.
O halde mahkemece, borçlunun yetki itirazı yerinde olduğundan, alacaklının yetki itirazının kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
12. Hukuk Dairesi, 2016/27101 E., 2017/4195 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Ancak sözleşmeden, açık ve zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesine göre belirlenir.
12. Hukuk Dairesi 2016/27101 E. , 2017/4195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından, faturaya dayalı olarak genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takipte, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun yasal sürede icra dairesine yaptığı başvuruda, yetkili icra dairesinin, yerleşim yerinin bulunduğu Ödemiş İcra Dairesi olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunması üzerine takibin durdurulduğu, alacaklı tarafından icra mahkemesine müracaatla yetkiye vaki itirazın kaldırılmasının talep edildiği, mahkemece davanın kabulü ile borçlunun yetki itirazının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 50. maddesinin birinci fıkrasına göre; HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri, para ve teminat alacaklarına dayalı takiplerde kıyas yolu ile uygulanır. Konusu mal varlığı olan borçlar hukukuna ilişkin sözleşmelerden doğan davalarda yetki, HMK.'nun 10. maddesinde belirtilen kurallara göre çözümlenir. Anılan madde, sözleşmeden doğan davalar için sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesinin yetkili olacağı yönünde özel yetki kuralı koymuştur.
Sözleşmenin yerine getirileceği yer, öncelikle tarafların açık veya zımni isteğine göre tespit edilir. Sözleşmede, karşılıklı olarak değişik yerlerde yerine getirilecek borçlar varsa (malın teslim edileceği yer-borcun ödeneceği yer), mal teslimi için açılacak dava, teslim yeri mahkemesinde, borcun ödenmesi için açılacak dava ise, borcun ödeneceği yer mahkemesinde açılabilir. Ancak sözleşmeden, açık ve zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesine göre belirlenir. Yani, davanın konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, borç, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. Ancak, aranacak ya da aldırılacak borçlarda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89.maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi uygulanmaz. Ne var ki, HMK.nun 10. maddesi hükmü, yalnız hukuken geçerli olan sözleşmelerden doğan davalar hakkında uygulanacağından, geçersiz olan sözleşmelerden kaynaklanan davalar, sözleşmenin ifa yerinde açılamayıp genel yetkili yer olan davalının ikametgahında açılabilir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 2001/12-1162-1191 sayılı kararında da yukarıda açıklanan kurallar benimsenerek “HUMK.'nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda tarafların sözleşmenin yerine getirileceği yer hakkında açık veya zımni isteklerinin anlaşılamadığı hallerde, sözleşmenin yerine getirileceği yerin Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesine göre belirleneceği” açıklanmıştır. Ancak, bu gibi hallerde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulanabilmesi için, akdi ilişkinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, borçlu, takibe itiraz dilekçesinde, yetki itirazı yanında, açıkca borca itirazını belirtmemiş, akdi ilişkiyi kabul ettiği yada reddettiği yönünde beyanda bulunmamış olup, bu hali ile borçlunun akdi ilişkiyi kabul ettiği sonucuna varılması mümkün olmadığından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulanması imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda, HMK'nun 7. maddesi uyarınca borçlunun ikametgah adresinde takibin yapılması gerekip, borçlunun ikametgahı ... olduğuna göre ... İcra Müdürlüğü yetkisizdir.
O halde mahkemece, borçlunun yetki itirazı yerinde olduğundan, alacaklının yetki itirazının kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2015/5249 E., 2015/15266 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Ancak sözleşmede, açık veya zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer, 6098 sayılı TBK'nun 89. maddesine göre belirlenir.
12. Hukuk Dairesi 2015/5249 E. , 2015/15266 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, örnek (7) numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile yetkiye ve borca itiraz ettiği, alacaklının yetkiye ve borca itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin reddedildiği görülmektedir.
İİK'nun 50. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için yapılan takiplerde HMK'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. Ancak takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.
6100 sayılı HMK’nun 10. maddesine göre ise, sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer, öncelikle tarafların açık veya zımni isteğine göre tesbit edilir. Sözleşmede karşılıklı olarak değişik yerlerde yerine getirilecek borçlar varsa (malın teslim edileceği yer-borcun ödeneceği yer), mal teslimi için açılacak dava teslim yeri mahkemesinde- borcun ödenmesi için açılacak dava ise borcun ödeneceği yer mahkemesinde açılabilir. Ancak sözleşmede, açık veya zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer, 6098 sayılı TBK'nun 89. maddesine göre belirlenir. Yani davanın konusu, sözleşmeden doğan bir para borcu olup da sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, borç alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. Ancak aranacak ya da aldırılacak borçlarda TBK'nun 89/l. maddesi uygulanmaz. Ne var ki HMK. nun 10. maddesi hükmü yalnız hukuken geçerli olan sözleşmelerden doğan davalar hakkında uygulanacağından, geçersiz olan sözleşmelerden doğan davalarda, sözleşmenin ifa yerinde dava açılamaz (sebepsiz iktisap gibi). Ancak genel yetkili yer olan davalının ikametgahında dava açılabilir.
Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 2001/12–1162–1191 sayılı kararında da yukarıda açıklanan kurallar benimsenerek, “HUMK'nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda, tarafların sözleşmenin yerine getirileceği yer hakkında açık veya zımni isteklerinin anlaşılamadığı hallerde, sözleşmenin yerine getirileceği yerin Borçlar Kanununun 73. maddesine göre belirleneceği” açıklanmıştır.
Ancak bu gibi hallerde TBK'nun 89. maddesinin uygulanabilmesi için de akdi ilişkinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, takip dayanağı olan alacağın temliki sözleşmesinin icra olunacağı yer yazılı olmadığından ve akdi ilişki de borçlu tarafından reddedilmediğinden, TBK’nun 89/1 ve H.M.K’nun 10. maddesi gereğince, alacaklı, anılan para borcu için kendi ikametgâhında takip başlatabilir.
O halde, mahkemece borçlunun yetki itirazı yerinde olmadığından esasa ilişkin itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2014/27209 E., 2015/1594 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Ancak sözleşmede, açık veya zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer, 6098 sayılı TBK'nun 89. maddesine göre belirlenir.
12. Hukuk Dairesi 2014/27209 E. , 2015/1594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, örnek (7) numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile yetkiye ve faize itiraz ettiği, alacaklının yetkiye ve faize itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin reddedildiği görülmektedir.
İİK'nun 50. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için yapılan takiplerde HMK'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. Ancak takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.
6100 sayılı HMK’nun 10. maddesine göre ise sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer, öncelikle tarafların açık veya zımni isteğine göre tesbit edilir. Sözleşmede karşılıklı olarak değişik yerlerde yerine getirilecek borçlar varsa (malın teslim edileceği yer-borcun ödeneceği yer), mal teslimi için açılacak dava teslim yeri mahkemesinde, borcun ödenmesi için açılacak dava ise borcun ödeneceği yer mahkemesinde açılabilir. Ancak sözleşmede, açık veya zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer, 6098 sayılı TBK'nun 89. maddesine göre belirlenir. Yani davanın konusu, sözleşmeden doğan bir para borcu olup da sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, borç alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. Ancak aranacak ya da aldırılacak borçlar da TBK'nun 89/l. maddesi uygulanmaz. Ne var ki HMK.nun 10. maddesi hükmü yalnız hukuken geçerli olan sözleşmelerden doğan davalar hakkında uygulanacağından, geçersiz olan sözleşmelerden doğan davalarda, sözleşmenin ifa yerinde dava açılamaz (sebepsiz iktisap gibi). Bu durumda ancak genel yetkili yer olan davalının ikametgahında dava açılabilir.
Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 2001/12–1162–1191 sayılı kararında da yukarıda açıklanan kurallar benimsenerek “HUMK'nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda tarafların sözleşmenin yerine getirileceği yer hakkında açık veya zımni isteklerinin anlaşılamadığı hallerde, sözleşmenin yerine getirileceği yerin (818 sayılı) Borçlar Kanununun 73. maddesine göre belirleneceği” açıklanmıştır.
Ancak bu gibi hallerde TBK'nun 89. maddesinin uygulanabilmesi için de akdi ilişkinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Bu kurallar ışığında somut olayın incelenmesinde; takip konusu para alacağı olup, gerek borca itirazında ve gerekse cevap dilekçesinde akdi ilişki borçlu tarafından reddedilmediğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 89/1. ve HMK.’nun 10. maddesi gereğince, alacaklı, anılan para borcu için kendi ikametgâhında takip başlatabilir.
O halde mahkemece borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla alacaklının, diğer itirazların kaldırılması talebinin incelenmesine geçilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2014/22576 E., 2014/28600 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGölbaşı(Ankara) İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Ancak sözleşmede, açık veya zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer, 6098 sayılı TBK'nun 89. maddesine göre belirlenir.
12. Hukuk Dairesi 2014/22576 E. , 2014/28600 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2014
NUMARASI : 2014/52-2014/41
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından faturaya dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, örnek (7) numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile yetkiye, borca ve faize itiraz ettiği, alacaklının yetkiye itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin reddedildiği görülmektedir.
İİK'nun 50. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için yapılan takiplerde HMK'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. Ancak takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de yetkilidir.
6100 sayılı HMK’nun 10. maddesine göre ise sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer, öncelikle tarafların açık veya zımni isteğine göre tesbit edilir. Sözleşmede karşılıklı olarak değişik yerlerde yerine getirilecek borçlar varsa (malın teslim edileceği yer-borcun ödeneceği yer) mal teslimi için açılacak dava teslim yeri mahkemesinde- borcun ödenmesi için açılacak dava ise borcun ödeneceği yer mahkemesinde açılabilir. Ancak sözleşmede, açık veya zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer, 6098 sayılı TBK'nun 89. maddesine göre belirlenir. Yani davanın konusu, sözleşmeden doğan bir para borcu olup da sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, borç alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. Ancak aranacak ya da aldırılacak borçlar da TBK'nun 89/l. maddesi uygulanmaz. Ne var ki HMK. nun 10. maddesi hükmü yalnız hukuken geçerli olan sözleşmelerden doğan davalar hakkında uygulanacağından, geçersiz olan sözleşmelerden doğan davalarda, sözleşmenin ifa yerinde dava açılamaz (sebepsiz iktisap gibi). Ancak genel yetkili yer olan davalının ikametgahında dava açılabilir.
Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 2001/12–1162–1191 sayılı kararında da yukarıda açıklanan kurallar benimsenerek “HUMK'nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda tarafların sözleşmenin yerine getirileceği yer hakkında açık veya zımni isteklerinin anlaşılamadığı hallerde, sözleşmenin yerine getirileceği yerin Borçlar Kanununun 73. maddesine göre belirleneceği” açıklanmıştır.
Ancak bu gibi hallerde TBK'nun 89. maddesinin uygulanabilmesi için de akdi ilişkinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, takip dayanağı faturada sözleşmenin icra olunacağı yer yazılı olmadığından ve akdi ilişki de borçlu tarafından reddedilmediğinden, TBK’nun 89/1 ve H.M.K’nun 10. maddesi gereğince, alacaklı, anılan para borcu için kendi ikametgâhında takip başlatabilir.
O halde, mahkemece borçlunun yetki itirazının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Borçlar Hukuku Genel Hükümler
Ankara'da yaşayan (A), İzmir'de yaşayan (B)'den, sözleşme kurulduğu sırada Bursa'daki bir müzede sergilenen antika bir heykeli (parça borcu) satın almıştır. Taraflar ifa yerini kararlaştırmamışlardır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, bu heykel nerede teslim edilmelidir?
A) Borçlunun (B'nin) yerleşim yeri olan İzmir'de
B) Alacaklının (A'nın) yerleşim yeri olan Ankara'da
C) Sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun (heykelin) bulunduğu yer olan Bursa'da
D) Sözleşmenin kurulduğu yer olan Ankara'da
E) Heykelin imal edildiği yerde
Bu maddeyle ilgili 8 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.