6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 1

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 1- (1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. Asliye hukuk mahkemelerinin görevi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

514 karar eşleşti
20. Hukuk Dairesi, 2015/15271 E., 2016/25 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
20. Hukuk Dairesi         2015/15271 E.  ,  2016/25 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/10/2015 NUMARASI : 2015/196-2015/356 DAVACI : M.. M.. DAVALI : V.. Z.. Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasında Akhisar İcra Hukuk ile Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, sıra cetvelinde sıraya itiraza ilişkindir. Akhisar İcra Hukuk Mahkemesince, davacının itirazının sıra cetveline şikayet kapsamında değerlendirilemeyeceği ve alacağa da itiraz edildiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise, davacının sıra cetvelinde sırasına itiraz ettiği, alacağın esas ve miktarına itiraz etmediği gerekçesi ile görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. İcra ve İflas Kanununun 142. maddesine göre sıra cetveline itiraz davaları, kural olarak genel mahkemede görülür; itiraz sadece sıraya ve icra müdürünün icra hukuku kurallarına uygun davranmadığına ilişkin ise görev icra mahkemesindedir. (İİK m. 142/son) Somut olayda davacı, kendi alacağı olan motorlu taşıtlar vergisi alacağının 1. sırada yer alması gerektiği halde 2. sırada yer aldığını belirterek Akhisar 2. İcra Müdürlüğünün 24.003.2015 tarihli 2014/2490 Esas sayılı sıra cetveli kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davacının alacağın sadece sırasına ilişkin itirazda bulunduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığın icra hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Akhisar İcra Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 11/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

11. Hukuk Dairesi, 2016/6516 E., 2016/7657 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç
11. Hukuk Dairesi         2016/6516 E.  ,  2016/7657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 01/02/2016 tarih ve 2015/348-2016/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın özel bankacılık birimindeki çalışanlarla görüştüğünü ve akabinde türev işlem yapılarak hesap açıldığını, hesapta yapılan işlemler ve banka temsilcisinin yanlış yönlendirmesiyle zarara uğradığını, sözleşme görüşmelerindeki usulden doğan sorumluluğun söz konusu olduğunu ileri sürerek fazlaya dair talep hakkının saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; görev itirazında bulunmuş ve davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının eczane işlettiği, davalı bankada yatırım işlemleri yaptığı ve kar amacı güttüğü, bu haliyle davacının tüketici sıfatını haiz olmadığı gerekçesiyle 6102 sayılı Yasa'nın 4. ve 5. maddeleri ile 6502 sayılı Yasa'nın 3. ve 73/1. maddelerine göre mahkemenin görevsizliğine, 6100 sayılı Yasa'nın 20. maddesine göre yasal süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı banka çalışanlarının işlemlerde yanlış yönlendirmelerinden kaynaklı uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır. Yasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmelerini tüketici işlemi olarak kabul etmiştir. Aynı Yasa'nın 73. maddesinde, bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinin görevine girdiği düzenlenmiş, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Somut olayda, davacı bankada türev işlemler yapmak üzere opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri çerçeve sözleşmesi imzalamış, özel bankacılık hizmetinden faydalanmıştır. Davacı bu yatırım işlemlerini yaparken tüketici olarak hareket etmiş olup, aksini kanıtlayan bir savunma veya delil de dosyada mevcut değildir. Bu durumda tüketici işleminden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlıkta, tüketici mahkemesi görevli olduğundan mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı kararın davacı yararına BOZULMASINA, 03/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
14. Hukuk Dairesi, 2016/5904 E., 2016/9858 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç
14. Hukuk Dairesi         2016/5904 E.  ,  2016/9858 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.11.2012 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, taşınmazın tahliyesi ve ecrimisil, birleştirilen dava-davacılar vekili tarafından 30.05.2013 gününde verilen dilekçe ile ipotek şerhinin terkini ve intifa hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-davalı vekili ve davalı-davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29.11.2016 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı-davalı vekili vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KA R A R Asıl dava elatmanın önlenmesi, taşınmazın tahliyesi ve ecrimil, birleştirilen dava ipotek şerhinin ve intifa hakkının terkini istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın ve birleştirlen davanın kısmen kabulune karar verilmiştir. Hükmü, davalı davacı- davalı ... ve davalı- davacı .... vekili temyiz etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Yukarıda açıklandığı üzere, davacı- davalı ... davalı- davacı ... ve davalı ... Tacir olup tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olan bu dava 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce nisbi ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması gerekirken çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 1350 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya 1.350 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya karşılıklı olarak verilmesine, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2014/12074 E., 2014/13992 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç
11. Hukuk Dairesi         2014/12074 E.  ,  2014/13992 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2014 NUMARASI : 2014/121-2014/79 Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/04/2014 tarih ve 2014/121-2014/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye kıyılarında kurulmuş ve kurulacak olan fenerlerin, radyofarların, deniz işaretlerinin ve sis düdükleri gibi kıyı emniyeti cihazların işletilmesinden sorumlu olduğunu, bu tip cihazlar ve cihazların kullanımı hususunda 1 aylık yangın sigortası alımı için ihale açıldığını ve davalının bu ihaleyi kazandığını, hazırlanan poliçe kapsamında Mersinde bulunan Taşucu İncekumburnu Kazıklı Fenerinin sigortalanan yerlerden biri olduğunu, fenerin yerinden sökülerek deniz dibine düşmek suretiyle hasarlandığını, sigorta şirketinin sigorta bedelini ödemekten kaçındığını ileri sürerek, 250.235,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, uyuşmazlığın 6102.sayılı TTK'nın 5. Kitabında düzenlendiği, 6102 sayılı TTK.5/2. Maddesi kapsamında bu kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarının İstanbul 51.ve 52. Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği belirtilerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde, talep halinde görevli İstanbul 51 Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, 1 aylık varlıklar yangın sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan deniz fenerinde oluşan hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ise de; uyuşmazlığın deniz sigortasından kaynaklanmadığı, bu sebeple ihtisas mahkemeleri tarafından değil, genel mahkemelerce çözüme kavuşturulması gerektiği hususu gözetilerek, işin esasına girilerek bir akrar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bnette açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2013/1174 E., 2013/1433 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç
23. Hukuk Dairesi         2013/1174 E.  ,  2013/1433 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, bedeli paylaşıma konu mahcuz malın satışına ilişkin tüm masrafların müvekkilinin alacaklı olduğu takip dosyasından yapılmış olmasına ve satış bedelinden öncelikle ödenmesinin gerekmesine rağmen masraflar gözetilmeden sıra cetvelinin yapılarak paranın paylaştırıldığını, ayrıca takip borçlusunun takibe konu borç için davalıya yaptığı ....000,00 TL ödemenin davalının alacaklı olduğu takip dosyasına yansıtılmadığını, sıra cetvelindeki paylaşımda bu ödeme dikkate alınmadığından müvekkilinin mağdur olduğunu ileri sürerek, itirazları doğrultusunda sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin takip borçlusundan ....000,00 TL tahsilatta bulunduğu ancak bu ödemenin takip dosyasına yansıtılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sıra cetveline ilişkin itirazların ... hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, istek halinde dosyanın ... hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. ... ve İflas Kanunu'nun 142. maddesine göre sıra cetveline yönelik itiraz alacağın esas ve miktarına yönelikse yargılama görevi genel mahkemelere aittir. Davacı, takip borçlusunun davalıya takip dosyasına yansıtılmayan ....000,00 TL’lik tahsilatın sıra cetveli hazırlanırken dikkate alınmadığını yani davalıya sıra cetvelinde ayrılan payın bu miktar kadar daha az olması gerektiğini ileri sürdüğünden, itirazın alacağın miktarına ilişkin olduğu ve işbu dava açısından talep konusu miktar da dikkate alındığında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

Türkiye'deki yargı örgütü ve mahkemelerin görevlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir.
B) Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.
C) Sulh hukuk mahkemeleri, değer veya tutara bakılmaksızın sadece kira alacağı davalarında görevlidir.
D) İlk derece mahkemeleri, genel ve özel mahkemeler olmak üzere ikiye ayrılır.
E) Asliye hukuk mahkemesi, diğer mahkemelerin görevli kılınmadığı davalarda genel görevli mahkemedir.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol