6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 11

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 11. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 11- (1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir: a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar. b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar. (2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir. (3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

39 karar eşleşti
14. Hukuk Dairesi, 2015/4924 E., 2016/7102 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış

Bu kararın tam metni kütüphanemizde yok; şerhte künyesiyle anılıyor.

Diğer kararlar (4)

17. Hukuk Dairesi, 2013/8360 E., 2013/10675 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç

Bu kararın tam metni kütüphanemizde yok; şerhte künyesiyle anılıyor.

Hukuk Genel Kurulu, 2006/2 E., 2006/619 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç

Bu kararın tam metni kütüphanemizde yok; şerhte künyesiyle anılıyor.

20. Hukuk Dairesi, 2018/4129 E., 2018/5472 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Asliye Hukuk Mahkemesince, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 11/1-a maddesinde, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine ilişkin davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğu düzenlenmiştir.
20. Hukuk Dairesi         2018/4129 E.  ,  2018/5472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Vasiyetnamenin iptali mümkün olmazsa tenkis istemine ilişkin olarak açılan davada ...... Asliye Hukuk ve ...... 5. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar ...... Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı ...... Adliye Mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince ...... Adliye Mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, vasiyetnamenin iptali mümkün olmazsa tenkis talebine ilişkindir. ...... Asliye Hukuk Mahkemesince, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 11/1-a maddesinde, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine ilişkin davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğu düzenlenmiştir. Kesin yetki Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-ç maddesi gereğince dava şartı olduğundan, hakim tarafından yargılamanın her aşamasında resen gözetilecektir. Somut olayda miras bırakan......'nın nüfus kayıt örneğinden son yerleşim yerinin "...... Mah. ...... Cad. No:70 İç Kapı No:1 ....../......" olduğu gerekçesiyle, yetkisizlik kararı verilmiştir. ...... 5. Asliye Hukuk Mahkemesince ise her ne kadar ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/11/2015 tarih, 2015/875 esas ve 2015/915 karar sayılı yetkisizlik kararı ile müteveffa ...'ın son yerleşim adresinin "...... Mah. ...... Cad. No:70 İç Kapı No:1 ....../......" olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilerek dosya Mahkememize gönderilmiş ise de, vasiyetnamenin ...... 2. Noterliği tarafından tanzim edildiği ve ...... İlçe ...... Komutanlığı tarafından yapılan araştırma neticesinde müteveffa ...'ın ölmeden önceki ikamet adresinin ...... Köyü ....../...... olduğu gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur. 1086 sayılı HUMK'nın 11. maddesinde, terekenin taksimi, katisine kadar, tereke aleyhine ikame olunan davaların, müteveffanın ikametgâhı mahkemesinde görüleceği belirtilmiş, 6100 sayılı HMK'nın 11. maddesinde ise terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Miras hukukuna ilişkin bu düzenlemeler, taşınmazların aynına ilişkin davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğine ilişkin kesin yetki kuralının bir istisnası mahiyetindedir. Somut olayda; davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan ...'ın 04/02/2015 tarihinde vefat ettiğini, vefatından önce ...... 2. Noterliğinin 03/09/2012 tarih ve 3183 yevmiye işlemi ile vasiyetname düzenleyerek ...... İli, ...... İlçesi, ...... Kasabası 285 parsel sayılı taşınmazı ve üzerindeki istasyonu davalıya vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin ...... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/542 Esas sayılı dosyasında açılarak okunduğunu ancak müvekkillerinin bazılarına vasiyetin açılıp okunduğuna dair evrak tebliğ edilmediğini, verilen bu vasiyetnamenin murisin gerçek iradesine aykırı olduğunu, lehtar ve murisin müvekkillerinden mal kaçırmak ve miras haklarına zarar vermek amacı ile muvazaalı olarak düzenlendiği gibi murisin sağlık sorunları nedeniyle vasiyetname yapma ehliyetinin olmadığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini aksi takdirde miras üzerinden davacılara ait saklı payların ayrı ayrı tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nın 11. maddesinde mirastan doğan davalarda yetki; ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkili mahkeme olarak düzenlenmiştir. Türk Medenî Kanununun 22. maddesi uyarınca bakım ve sağlık kurumuna konulmanın yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmayacağı hüküm altına alınmış ise de, müteveffanın sürekli kalmak amacıyla ...... ............ Rehabilitasyon Merkezine yerleştiği ve ölüm tarihine kadar ...... ............ Rehabilitasyon Merkezinde yaşadığı anlaşılmaktadır. Müteveffanın nüfus kaydında gösterilen yerleşim yeri adresinin "...... Mah. ...... Cad. No:70 İç Kapı No:1 ....../......" adresi olduğu, bu adresin de ...... Işık ...... Merkezinin adresi olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın, ...... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ...... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10/09/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
21. Hukuk Dairesi, 2013/16540 E., 2013/22362 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı HMK'nın 11.04.2013 tarih ve 6450 sayılı Yasanın 23.maddesi ile değişik 337/2 maddesinde "Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir.
21. Hukuk Dairesi         2013/16540 E.  ,  2013/22362 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu işten çıkarılması nedeniyle doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, 26.10.2011 tarihindeki iş kazası nedeniyle yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, ıspatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişsede varılan bu netice aşağıda açıklanacak nedenlerle hatalıdır. 6100 sayılı HMK'nın 11.04.2013 tarih ve 6450 sayılı Yasanın 23.maddesi ile değişik 337/2 maddesinde "Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir.” hükmü düzenlenmiştir. Dosya kapsamından, 29.12.2011 tarihli davanın davacı yanca Adli Müzaharet talepli olarak açıldığı, dava dilekçesine derkenar olarak dilekçeyi havale eden hakimce adli müzaheret talebinin kabulü notunun düşülüp bu kararın neticesi olarak da dava harçlarının alınmadığı, 10.12.2012 tarihli oturumda davacı vekiline bilirkişi ücreti ödemesi için iki hafta kesin süre verildiği, 25.04.2013 tarihli karar oturumunda ise davacı vekilinin adli yardım talebini tekrar ettiği, Mahkeme tarafından aynı oturumda alınan ara karar ile bu talebin reddine karar verilip devamla davanın da esası bakımında da red kararı verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, 25.04.2013 tarihli karar oturumunda davacının adli yardım talebinin reddine karar verilmekle birlikte 6100 sayılı HMK'nın 11.04.2013 tarih ve 6450 sayılı Yasanın 23.maddesi ile değişik 337/2 maddesinde belirtilen kanun yolu tüketilmeden yazılı gerekçe ile red karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yapılaçak iş,6100 sayılı HMK'nın 11.04.2013 tarih ve 6450 sayılı Yasanın 23.maddesi ile değişik 337/2 maddesindeki prosedürü işletmek ve neticesine göre tüm delilleri bir arada değerlendirip karar vermekten ibarettir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, yetki ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.
B) Terekenin paylaşılmasına ilişkin davalarda mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
C) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.
D) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, mal nerede bulunuyorsa orada da açılabilir.
E) Mirasçılık belgesinin iptali davalarında, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

Bu maddeyle ilgili 8 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol