Hukuk Muhakemeleri Kanunu 12. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
MADDE 12- (1) Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
(2) İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
(3) Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir.
Karşı davada yetki
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
35 karar eşleşti
19. Hukuk Dairesi, 2016/15425 E., 2018/5323 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
HMK’nın 12. maddesinde taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoymaya ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunun düzenlendiği,
19. Hukuk Dairesi 2016/15425 E. , 2018/5323 K.
"İçtihat Metni"
19. HUKUK DAİRESİ
YARGITAY KARARI
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 06.12.2012 tarihli finansal kiralama sözleşmesi gereğince; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 23580 ada, 3 parselde bulunan Akaryakıt ve LPG Satış ve Servis Arsası niteliğindeki taşınmazın kiralandığını, sözleşmede belirlenen ödeme planındaki kira bedellerinin zamanında ödenmemesi sonucu davalıya ihtarname keşide edilerek 60 günlük süre içinde ödenmesini, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, verilen süre içerisinde bedellerin ödenmediğini ve sözleşmeyi fesih hakkının doğduğunu, sözleşmenin 27.10.2014 tarihinde gönderilen ihtarname ile feshedilerek gayrımenkulun ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç gün içinde davacıya iade ve teslim etmesi ve finansal kiralama şerhini fek etmesi ve borçlarını ödemesinin davalıya ihtar edildiğini fakat davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek söz konusu malın davalıdan alınarak davacı şirkete iade edilmesini ve gayrimenkulun kaydına konulan finansal kiralama şerhinin fek edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sözleşme gereğince davacı tarafın taşınmazın finansmanını sağlayarak edimini yerine getirdiği, davalının kira bedelini ödemekte temerrüde düştüğü, bedeli ödemesi gerektiği, aksi halde malların iadesinin talep edileceği ve akdin feshedilebileceği konusunun davalıya tebliğ edildiği, buna rağmen paranın ödenmediği, davacının sözleşme gereğince sözleşmeyi feshettiği, davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği, davacının sözleşmenin devamını beklemekte bir yararının olmadığı dolayısıyla davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun hükümlerine dayalı olarak açılmış olup finansal kiralama konusu olan taşınmazın davalı kiracıdan alınarak davacı kiralayana verilmesi ve beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması istemine ilişkindir. HMK’nın 12. maddesinde taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoymaya ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunun düzenlendiği, davacının ileri sürdüğü gayrimenkulün tamamının aynen teslimine ve gayrimenkulün beyanlar hanesine düşülen sözleşme şerhinin tapudan terkinine ilişkin talebinin ayni hakkın kullanılması niteliğinde olduğu, bu taleplerin gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek mahkemenin taşınmazların bulunduğu yer mahkemesi olan ... Asliye Ticaret Mahkemesine yetkisizlik kararı vermesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 30/10/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava taraflar arasında düzenlenen 06.12.2012 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca finansal kiralamaya konu taşınmazın boş olarak iade ve teslimi ile taşınmaz kayıtlarına işlenmiş bulunan kira sözleşmesi şerhinin terki istemine ilişkindir.
Sayın çoğunluğun görüşüne göre davacının taşınmazın teslimi ve taşınmazın beyanlar hanesine işlenmiş bulunan sözleşme şerhinin terkinine ilişkin istemleri ayni hakkın kullanılması niteliğinde olduğundan bu istemlere ilişkin davanın HMK 12. maddesi uyarınca taşınmazların bulunduğu yer mahkemesinin bulunduğu yerde açılması gerektiği, bu yetki kuralının kesin olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın özel Yasa olan 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (FKFFŞK) hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir.
Finansal Kiralama Sözleşmesinin tanımı Yasanın 3. ve 18. maddelerinde yapılmıştır.
Yasanın 3/ç maddesinde; “Finansal Kiralama: Bir finansal kiralama sözleşmesine dayalı olmak koşuluyla, bu Kanun veya ilgili mevzuatı uyarınca yetkilendirilen kiralayan tarafından finansman sağlamaya yönelik olarak bir malın mülkiyetinin kira süresi sonunda kiracıya devredilmesi; kiracıya kira süresi sonunda malın rayiç bedelinden düşük bir bedelle satın alma hakkı tanınması; kiralama süresinin malın ekonomik ömrünün yüzde sekseninden daha büyük bir bölümünü kapsaması veya finansal kiralama sözleşmesine göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerlerinin toplamının malın rayiç bedelinin yüzde doksanından daha büyük bir değeri oluşturması hallerinden herhangi birini sağlayan kiralama işlemini, ifade eder.”
Yine aynı Kanunun 18. maddesinde ise şöyle tanımlanmaktadır.
“ Finansal kiralama sözleşmesi
Finansal kiralama sözleşmesi; kiralayanın, kiracının talebi ve seçimi üzerine üçüncü bir kişiden veya bizzat kiracıdan satın aldığı veya başka suretle temin ettiği veya daha önce mülkiyetine geçirmiş bulunduğu bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere kira bedeli karşılığında, kiracıya bırakmasını öngören sözleşmedir.” hükmüne yer verilmiştir.
Finansal kiralama sözleşmesinin ana amacı kiracıya kredi kullandırmaktır. Bu ana unsur dışında kiracının kiralama dönemi sonunda finansal kiralamaya konu malı satın alma hakkı gibi bazı unsurları da bünyesinde bulunduran kendine özgü yapısı ve unsurları bulunan bu tür sözleşmelerin kullandırma amacı taşıyan sözleşmelerden sayılması gerektiği kabul edilmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükümleri uyarınca finansal kiralama ilişkisinde kiracı malın zilyetliğini ve ekonomik mülkiyetini elinde bulundurmakla birlikte malın hukuken maliki sözleşme süresi içerisinde halen kiralayan finansal kiralama şirketidir.
Sözleşme davacı kiralayan tarafından Yasanın 31/1. maddesi hükmü uyarınca kiracının finansal kiralama bedelini ödemede temerrüde düşmesi nedeniyle fesih edilmiştir.
Yasanın 32. maddesinde sözleşmenin sona ermesinin sonuçları düzenlenmiş olup bu madde hükmüne göre sözleşme sona erdiğinde kiracının finansal kiralama konusu malı derhal geri vermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Somut olayımızda sözleşmenin kiralayan tarafından feshedilmiş olması, taşınmazın mülkiyetinin halen kiralayana ait olması nedeniyle kiralayan tarafından taşınmazın geri verilmesine yönelik istemi taşınmazın ayni etkisine yönelik, ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek türde bir istem olmadığından, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğundan söz edilmesi mümkün olmadığından 6100 sayılı HMK'nın 12/1. maddesinin olayımızda uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Yasanın sözleşmenin şekli ve tescili başlıklı 22/1. madde hükmüne göre taşınmaz mallara ilişkin sözleşmeler taşınmazın bulunduğu tapu kütüğünün şerhler hanesine şerh olunur.
Bu şerhin nedeni madde gerekçesinde de açıklandığı üzere sistemin düzenli işleyebilmesi, Türk Medeni Kanunu'ndaki iyiniyetli üçüncü kişilerin mülkiyet ve sınırlı ayni hak kazanmalarının önlenmesi o taşınmazla ilgili mal üzerinde finansal kiralama sözleşmenin bulunduğunun belirtilmesine ilişkindir.
Taşınmaza ilişkin bu tür şahsi hakka dayalı isteme yönelik dava taşınmazın aynına ilişkin olmadığından, şahsi talep hakkı doğuran sözleşmeye dayanarak ayni bir hak değişikliği istenemeyeceğinden, bu tür şahsi hakka ilişkin şerhin terkinine ilişkin davalar da HMK 12./1. madde kapsamına girmeyeceğinden kesin yetkiden de söz edilemez.
Bu husus Finansal Kiralama Sözleşmesinin özgün yapısı ruhuna ve usul yasalarına açıkça aykırıdır. ...'da ve ...'te ikamet eden sözleşmenin tarafı olan şirketleri ...'da bulunan bir taşınmaza yönelik olarak ayni hakka ilişkin olmayan bir istem yönünden kesin yetkiden söz edilerek ... ilinde dava açılmasının zorlanması yönündeki görüşün hukuken kabulü mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı somut olayda taşınmazın ayni etkisine yönelik, ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek şekilde istem bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nın 12/1. maddesinde öngörülen kesin yetkiden söz edilemeyeceğinden sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.
Diğer kararlar (4)
20. Hukuk Dairesi, 2016/5963 E., 2016/7161 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Korkuteli Sulh Hukuk Mahkemesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 12. maddesinde ise "İrtifak haklarına ilişkin davaların, üzerinde irtifak bulunan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğinin" düzenleme altına alınarak kesin yetki kuralı öngördüğü, irtifak hakkının terkini ile yeniden dava dilekçesinde belirtil
20. Hukuk Dairesi 2016/5963 E. , 2016/7161 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Vesayet hukukuna ilişkin davada Korkuteli Sulh Hukuk ve ... 5. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kısıtlının hissedar olduğu taşınmazlardaki kat itifakının terkini ile yeniden tesisine, olmadığı takdirde yeniden kat irtifakı tesisi için vasiye izin ve yetki verilmesi istemine ilişkindir.
Korkuteli Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı kararı ile ... kısıtlanarak kendisine ... vasi olarak atanmıştır.
Vasi vekili, 22.05.2015 havale tarihli dilekçeleri ile, daha önce ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ... sayılı kararıyla verilen kat irtifakı tesisine izin verilmesi sonucu yapılan kat irtifakının hatalı olduğu gerekçesiyle kat irtifakının terkini ile yeniden kat irtifakı tesis edilmesini, olmadığı takdirde yeniden kat irtifakı tesisi için vasiye izin ve yetki verilmesini talep etmiştir.
Korkuteli Sulh Hukuk Mahkemesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 12. maddesinde ise "İrtifak haklarına ilişkin davaların, üzerinde irtifak bulunan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğinin" düzenleme altına alınarak kesin yetki kuralı öngördüğü, irtifak hakkının terkini ile yeniden dava dilekçesinde belirtilen şekilde irtifak hakkı tesisi talep edilen taşınmazın ise ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
... 5. Sulh Hukuk Mahkemesince ise talepçi vasinin isteminin TMK'nın 462/ilk-1. maddesine dayalı olarak yapılan kısıtlının hissedar olduğu taşınmaza ilişkin daha önce oluşturulan kat irtifakının iptali ile yeni kat irtifakı oluşturulması ve yüklenici ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince ilgili bağımsız bölümlerin tapusunun kısıtlı adına ve vasiye intikali için ilgili Tapu Müdürlüğünde yapılması gereken devir işlemleri yönünden kendisine yetki verilmesine yönelik olduğu, bu yöndeki iznin ancak vesayet makamı tarafından verilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
6100 sayılı Kanunun 12/2. maddesinde "İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... sayılı kararı ile vesayet altına alınan kısıtlıya ait taşınmazların üzerindeki irtifak hakkının terkini ile yeniden tesisine, olmadığı takdirde yeniden kat irtifakı tesisi için vasiye izin ve yetki verilmesi talep edilmektedir. Daha önce ... Sulh Hukuk Mahkemesince .... sayılı kararıyla kat irtifakı tesisine izin verilmiştir. Verilen izin sonucu kat irtifakı tesis edilmiş, ancak davacı vekili kat irtifakının hatalı olduğunu belirterek, mevcut kat irtifakının terkini ve yeniden kat irtifakı tesisini talep etmiştir. Davacının ilk ve öncelikli talebi kat irtifakının terkini ve yeniden tesisidir. Terditli talebi ise kat irtifakı kurulması için vasiye izin verilmesidir. 6100 sayılı Kanunun 12/2. maddesinde düzenlendiği üzere kat irtifakına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Dava konusu taşınmazlar ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunmaktadır. Her ne kadar vasiye izin verilmesi hususunda vesayet makamı yetkili ise de davacının ilk ve öncelikli talebi hakkında karar verme yetkisinin taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan ... Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 17.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
5. Hukuk Dairesi, 2024/11416 E., 2025/5624 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) “Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki ” başlıklı 12 nci maddesi şöyledir:
5. Hukuk Dairesi 2024/11416 E. , 2025/5624 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/210 Esas, 2023/261 Karar
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.08.2021 Tarihli ve 2021/468 Esas, 2021/384 Karar Sayılı Kararı
Taşınmazların aynına ilişkin davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılacağı, somut olayda taşınmazın Yatağan'da bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. Yatağan Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin 29.12.2022 Tarihli ve 2021/495 Esas, 2022/583 Karar Sayılı Kararı
Dava konusu uyuşmazlığın mutlak ticari dava olduğundan mahkemece davaya Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla bakılmasına karar verildiği ve genel yetkili mahkemenin davalının, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, davalının da davanın açıldığı tarihteki adresinin Karamürsel/Kocaeli olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
C. Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.03.2023 Tarihli ve 2023/68 Esas, 2023/87 Karar Sayılı Kararı
Davanın mutlak ticari davalardan olduğu, davaya bakmakla Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişkinin iş bölümü ilişkisinden çıkarılıp görev ilişkisi olarak düzenlendiğinden davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakması gerektiği, ticaret mahkemesi görevi içinde kalan davalarda görevli mahkemenin Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan mahkememizin ticaret mahkemesi sıfatıyla davalara bakma yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
D. Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.05.2023 Tarihli ve 2023/210 Esas, 2023/261 Karar Sayılı Kararı
Davanın mutlak ticari davalardan olduğu, söz konusu taşınmazın davanın açıldığı tarihteki adresinin Muğla İli, Yatağan İlçesi olduğu anlaşıldığından davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin Yatağan Asliye Hukuk Mahkemelerinin (Asliye Ticaret Sıfatıyla) olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklı ticari işletmenin devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili bu talebin kabul olmaması durumunda bu sözleşme kapsamında davacının uğradığını iddia ettiği zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresinde kalan İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Kanunu’nun 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) “Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki ” başlıklı 12 nci maddesi şöyledir:
" Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir."
C. Değerlendirme
Somut olayda, kesin yetki kuralının bulunduğu ve 6100 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince uyuşmazlık konusu taşınmaz Muğla İli Yatağan İlçesinde bulunduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın, Yatağan Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Yatağan Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2014/2085 E., 2014/19531 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Bilindiği üzere; taşınmazın aynından doğan davalarda yetki başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 12. maddesinin 1.
8. Hukuk Dairesi 2014/2085 E. , 2014/19531 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/09/2013
NUMARASI : 2013/320-2013/464
N.. B.. ile P.. B.. ve Muhammet N.. B.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasında mahkemenin yetkisizliğine dair İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.09.2013 gün ve 320/464 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edeninin davalıların miras bırakanı ve dava konusu taşınmazların tapu kayıt maliki olan E.. B..'ın babası olduğunu, vekil edeninin I.. Kumaşçılık Kollektif Şirketi olarak ticari faaliyette bulunduğunu, yatırımlarını gayrimenkul alanında değerlendirdiğini, dava konusu taşınmazların alımında ortakları ile kendi aralarında sözleşme yaptıklarını, ancak tapuların E.. B.. adına yapıldığını, her bir taşınmazda ortakların ödediği paralar ve hisselerin sözleşme ile belirlendiğini, E.. B..'ın hiç bir ödeme yapmadığını açıklayarak; dava konusu taşınmazların E.. B.. adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı müvekkil N.. B.. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olarak mülkiyet hakkını miras bırakan E.. B.. vefat ettikten sonra yargıya taşıdığını, miras bırakan E.. B..'ın da ticari faaliyette bulunan, gelir elde eden tacir olduğunu, vekil edenlerine kalacak olan taşınmazların tasarruflarını engellemek amacıyla davanın açıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davaya konu taşınmazlardan Çanakkale İli, Ezine İlçesi, A.. köyü 992 parsel yönünden Mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Ezine Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, harç, yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine ve davalı vekili için avukatlık ücret tarifesinin 7/1 maddesi uyarınca takdir olunan 660,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı vekiline verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; davacı vekilinin dava dilekçesinde dava konusu taşınmazlar olarak İstanbul, Tuzla, T.., 2 pafta, 1518 sayılı parsel, İstanbul, Tuzla, O.., 3 pafta 313 sayılı parsel, İstanbul, Pendik, K.., 1 pafta 1559 sayılı parsel, Kocaeli, Gebze, S.. Mahallesi, 75 ada 13 parsel, Kocaeli, Gebze, A.. Köyü, 19 pafta, 297 sayılı parsel, Çanakkale, Ezine, A.. Köyü, 992 sayılı parsel, Çanakkale, A.., K.. Köyü, 11 pafta, 1941 sayılı parsel, Çanakkale, Ayvacık, T.. Köyü, 61 sayılı parsel, Çankkale, Ayvacık, A.. Köyü, 1 pafta, 12 sayılı parsel olarak açıkladığı, Mahkemece davaya konu taşınmazlardan Çanakkale İli, Ezine İlçesi, A.. Köyü 992 parsel yönünden dosyanın tefrik edildiği ve yetkisizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; taşınmazın aynından doğan davalarda yetki başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 12. maddesinin 1. fıkrasında "Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir", 3. fıkrasında "bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkin ise, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da dava açılabilir" hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan ve birden fazla taşınmaz ile birlikte açıldığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 12. maddesinin 3. fıkrasına göre taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesi olarak yetkili olduğu gözetilmeksizin mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda, Mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın talep halinde görevli ve yetkili Ayvacık Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen 660,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yargılama gideri ve harç hususunun görevli ve yetkili mahkemece karar altına alınmasına karar verilmiştir.
Hüküm tarihi itibari ile 6100 sayılı HMK'nun 448. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK.nun 331/2. maddesinde “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum eder” biçiminde düzenleme yapılmıştır. "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlığı altında düzenlenen 323/1. maddesinin (ğ) bendinde "Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin" yargılama giderleri arasında bulunduğu vurgulanmıştır. Bu durumda, yetkisizlik kararı veren mahkemenin bu kararla birlikte 6100 sayılı HMK'nun 323/1 maddesinde tanımlanan avukatlık ücretine hükmetmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi uyarınca uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2014/2086 E., 2014/19532 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Bilindiği üzere; taşınmazın aynından doğan davalarda yetki başlıklı 6100 sayılı HMK'nun 12. maddesinin 1.
8. Hukuk Dairesi 2014/2086 E. , 2014/19532 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/09/2013
NUMARASI : 2013/321-2013/465
N.. B.. ile P.. B.. ve Muhammed N.. B.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının yetkisizliğine dair İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.09.2013 gün ve 321/465 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edeninin davalıların miras bırakanı ve dava konusu taşınmazların tapu kayıt maliki olan E..B..'ın babası olduğunu, vekil edeninin I.. Kumaşçılık Kollektif Şirketi olarak ticari faaliyette bulunduğunu, yatırımlarını gayrimenkul alanında değerlendirdiğini, dava konusu taşınmazların alımında ortakları ile kendi aralarında sözleşme yaptıklarını, ancak tapuların E..B.. adına yapıldığını, her bir taşınmazda ortakların ödediği paralar ve hisselerin sözleşme ile belirlendiğini, E..B..'ın hiç bir ödeme yapmadığını açıklayarak; dava konusu taşınmazların E..B.. adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı müvekkil N.. B.. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olarak mülkiyet hakkını miras bırakan E..B.. vefat ettikten sonra yargıya taşıdığını, miras bırakan E..B..'ın da ticari faaliyette bulunan, gelir elde eden tacir olduğunu, vekil edenlerine kalacak olan taşınmazların tasarruflarını engellemek amacıyla davanın açıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davaya konu taşınmazlardan Çanakkale İli, Ayvacık İlçesi, K.. Köyü 11 pafta 1941-1942 parseller, Tuzla K.. 1 pafta 61-72 parsel ve A.. Köyü 1 pafta 12 parsel yönünden Mahkeme'nin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Ayvacık Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, harç, yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine ve davalı vekili için avukatlık ücret tarifesinin 7/1 maddesi uyarınca takdir olunan 660,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı vekiline verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu taşınmazlar olarak İstanbul, Tuzla, Tepeören, 2 pafta, 1518 sayılı parsel, İstanbul, Tuzla, Orhanlı, 3 pafta 313 sayılı parsel, İstanbul, Pendik, K.., 1 pafta 1559 sayılı parsel, Kocaeli, Gebze, S.. Mahallesi, 75 ada 13 parsel, Kocaeli, Gebze, A.. Köyü, 19 pafta, 297 sayılı parsel, Çanakkale, Ezine, A.. Köyü, 992 sayılı parsel, Çanakkale, Ayvacık, K.. Köyü, 11 pafta, 1941 sayılı parsel, Çanakkale, Ayvacık, T.. Köyü, 61 sayılı parsel, Çankkale, Ayvacık, A.. Köyü, 1 pafta, 12 sayılı parsel olarak açıkladığı, Mahkeme'ce Çanakkale İli, Ayvacık İlçesi, K.. Köyü 11 pafta 1941 -1942 parseller, Tuzla K..1 pafta 61-72 parsel ve A.. Köyü 1 pafta 12 parsel yönünden dosyanın tefrik edildiği ve yetkisizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; taşınmazın aynından doğan davalarda yetki başlıklı 6100 sayılı HMK'nun 12. maddesinin 1. fıkrasında "Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir", 3. fıkrasında "bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkin ise, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da dava açılabilir" hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan ve birden fazla taşınmaz ile birlikte açıldığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK 'nun 12. maddesinin 3. fıkrasına göre taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesi olarak yetkili olduğu gözetilmeksizin mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda, Mahkeme'nin yetkisizliğine, dosyanın talep halinde görevli ve yetkili Ayvacık Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen 660,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yargılama gideri ve harç hususunun görevli ve yetkili mahkemece karar altına alınmasına karar verilmiştir.
Hüküm tarihi itibari ile 6100 sayılı HMK'nun 448. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 331/2. maddesinde “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum eder” biçiminde düzenleme yapılmıştır. "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlığı altında düzenlenen 323/1. maddesinin (ğ) bendinde "Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin" yargılama giderleri arasında bulunduğu vurgulanmıştır. Bu durumda, yetkisizlik kararı veren mahkemenin bu kararla birlikte 6100 sayılı HMK. 323/1 maddesinde tanımlanan avukatlık ücretine hükmetmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi uyarınca uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Medeni Usul Hukuku
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, taşınmazın zilyetliğinin korunmasına veya iadesine ilişkin davalarda yetkili mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?
A) Davacının yerleşim yeri mahkemesi
B) Davalının yerleşim yeri mahkemesi
C) Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi
D) Haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesi
E) Davacının yerleşim yeri mahkemesi veya taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi
Bu maddeyle ilgili 12 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.