6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 233

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 233. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 233- (1) Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur. (2) Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. (3) Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir. (4) Sonra "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. O kimse de "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." demekle yemin eda edilmiş sayılır. (5) Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkar. Sağır ve dilsizlerin yemini

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

7 karar eşleşti
13. Hukuk Dairesi, 2016/27450 E., 2019/2905 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
ahsi geçen borcun dava konusu borç ile aynı olup olmadığı, belge altındaki imzanın davacıya ait olup, olmadığı" konusunda isticvabı hususunda ihtaratlı davetiye tebliğine karar verilmişse de, bilahare davacıya 21.04.2015 tarihli duruşmada, HMK 233/2 maddesi gereğince davacıya hangi konuda yemin edeceği açıklanıp, yeminin anlam ve önemini anlatılıp, yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı
13. Hukuk Dairesi         2016/27450 E.  ,  2019/2905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalının kendisinden toplam 25.000,00 TL borç aldığını ve bu borcun bakiyesini ödemediğini, bunun üzerine aralarında düzenlemiş oldukları bonoyo dayalı olarak ... İcra Müdürlüğünün 2012/130 esas sayılı takip dosyası ile genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının borca ve imzaya itiraz edip takibi durdurduğunu belirterek; borçlunun borca ve imzaya itirazlarının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacıya vermiş olduğu 2.500,00 TL bedelli senet üzerinde tahrifat yapılıp senet bedelinin 25.000,00 TL yapıldığından bahisle davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, senet üzerindeki imzaların davalının eli ürünü olduğunun adli tıp raporu ile anlaşılması, bu raporda senet üzerinde tahrifat yapılmadığının belirtilmesi, yine davalı tarafından üzerinde tahrifat yapıldığı iddia edilen 2.500,00 TL senet aslının davacı tarafça dosyaya ibrazı dikkate alındığında; davalının öncelikle imzaya, bilahare kendisi tarafından verilen senet üzerinde tahrifat yapıldığı şeklindeki çelişkili beyanlarının yerinde olmadığından davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-20.11.2014 tarihli duruşmada verilen ara kararla davacı asilin "davalı tarafça cevap dilekçe ekinde ibraz edilen belgede bahsi geçen borcun dava konusu borç ile aynı olup olmadığı, belge altındaki imzanın davacıya ait olup, olmadığı" konusunda isticvabı hususunda ihtaratlı davetiye tebliğine karar verilmişse de, bilahare davacıya 21.04.2015 tarihli duruşmada, HMK 233/2 maddesi gereğince davacıya hangi konuda yemin edeceği açıklanıp, yeminin anlam ve önemini anlatılıp, yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususu ihtar edilip HMK 233/4 maddesi gereğince yemin eda ettirildiği görülmüştür. Böylece davacının, çelişkili ara kararlarla dinlendiği görülmüştür; bu durumun usulsüz olduğu ise çok açıktır. Öncelikle davada ispat yükünün hangi tarafta olduğunun belirlenmesi, varılacak sonuca göre ispat yükü üzerine düşen tarafın delillerinin toplanması ve sonucuna uygun değerlendirme yapılması gerekirken, ispat yükü belirlenmeden davacıya mahkemece yemin ettirilmesi hukuki sonuç doğurmaz. Davacıya 20.11.2014 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği gönderilen isticvap davetiyesinden sonra bu tebliğin sonraki duruşmalarda yemin gibi değerlendirilip, 21.04.2015 tarihli duruşmada da H.M.K.'nun 233/4 maddesi gereğince davacıya yemin eda ettirilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Kabule göre; davalı, mazeret beyanını içerir dilekçe vermiş ve mahkemece 23.06.2015 tarihli duruşmada, davalı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verildiği açıklanmış; sözlü yargılama ve hüküm için ayrıca gün tayin edilmesine yer olmadığına, davacı tarafın hazır olması davalı tarafın mazeretli olması dikkate alınarak sözlü yargılama ve hüküm duruşmasının hemen icrasına yazılı şekilde karar verilmiştir. Mahkemece, davalı vekilinin mazereti kabul edildiğine göre, duruşma gününü bildirir tebligat yapılmadan davalının yokluğunda karar verilerek savunma hakkı kısıtlanıp, hukuki dinlenilme hakkını ihlaline neden olacak şekilde davanın sonuçlandırılması eleştiri konusu yapılmıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

3. Hukuk Dairesi, 2015/10934 E., 2015/19535 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSANDIKLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
Sözkonusu bozma ilamı üzerine dosyanın gönderildiği Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulmuş; ancak davalıya yemin yaptırılması esnasında HMK 233 ve 238 maddesinde öngörülen şekil kurallarına riayet edilmemiştir.
3. Hukuk Dairesi         2015/10934 E.  ,  2015/19535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : SANDIKLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2015 NUMARASI : 2014/612-2015/92 Taraflar arasındaki adi ortaklıktan kaynaklanan alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; adi ortaklık iddiasına dayalı olarak davalılardan 68 adet koyun, 1 koç, 40 adet kuzunun alınarak müvekkiline verilmesine, koyunların kaybolması veya bulunamaması durumunda değeri olan 40.100,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak müvekkiline verilmesine, ihtiyadi tedbirin devamının sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisi bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; sözkonusu kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 08.05.2014 tarih, 2014/3136 Esas- 2014/7084 Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda; davacı, davalı taraf ile adi ortaklık sözleşmesi yaptıklarını yasal delillerle ispatlayamamıştır. Ancak, davacının davada yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacıya, davalı tarafa yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılmadan karar verilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece, davacıya savunmasını ispat zımnında davalı tarafa yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiş," gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Sözkonusu bozma ilamı üzerine dosyanın gönderildiği Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulmuş; ancak davalıya yemin yaptırılması esnasında HMK 233 ve 238 maddesinde öngörülen şekil kurallarına riayet edilmemiştir. Yeminin şekline ilişkin 6100 sayılı HMK 233 maddesi : MADDE 233- (1) Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur. (2) Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. (3) Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir. (4) Sonra "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. O kimse de "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." demekle yemin eda edilmiş sayılır. (5) Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkar. Yasal ifadesini içermektedir . Bu doğrultuda davalılar tarafından yemin yaptırılmadan önce hakimin yeminin anlam ve önemini anlatıp ve yalan yere yemin edilmesi hâlinde yemin edenin cezalandırılacağı hususunda tarafların dikkatini çekmesi gerekirken bu noktada bir şerh celse zaptında yer almamıştır. Yine, davalıların yemin beyanlarında(Ben yemin metnini anladım. Hazırlanmak için süre talebim yoktur. Biz davacı ile koyun ortakçılığı sözleşmesi yapmadık. Hayvanların bakımı için 1.500-TL davacıdan para almadık. Ayrıca biz 68 adet koyun ve 51 adet kuzuyu sattık. Davacı ile koyun ortakçılığına ilişkin veya başkaca bir alacak verecek ilişkimiz bulunmamaktadır. Biz tespiti yapılan koyun ve kuzuları karardan sonra satmıştık. Zaten bu hususa ilişkin zarara uğrayıp tazminat davası açtık... ifadelerinin yer aldığı) yemin zaptında yer alması gereken "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklindeki ibare yer almamıştır. Yine 6100 Sayılı HMK 238 maddesinde yer alan; "Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder." yasal düzenleme uyarnca hakimin; yemin eden davalıların beyanını alıp tutanağa geçirdikten sonra davalılara yeminlerinde ısrar edip etmediğini sorup aldığı cevabı tutanağa geçirmesi gerekirken bu yönde bir usul işleminin de yapılmamış olması HMK 238 maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
22. Hukuk Dairesi, 2015/11399 E., 2016/1128 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
3- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 233. maddesi uyarınca;
22. Hukuk Dairesi         2015/11399 E.  ,  2016/1128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, hafta tatili, fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, 23.09.2000-05.03.2013 tarihleri arasında çalıştığını bu tarihte haklı bir neden olmaksızın iş akdine son verildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta sonu ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ubgt ücreti, agi ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında davacının fazla mesai yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur. Somut olayda, mahkemece davacı tanıklarının beyanına itibar edildiği belirtilmesine rağmen, davacı tanıklarınca beyan edilen haftanın 6 günün 20:00-8:00 arasında yapılan çalışma ile haftalık 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmesi gerekirken, 20:00-6:00 saatleri arasında çalışma olmasına göre hesaplama yapılması hatalı olup bozma sebebidir. Davalı temyizi yönünden ise yıllık izin kullanılan dönemlerin fazla çalışma hesabında dışlanmaması hatalı olup bozma sebebidir. 3- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 233. maddesi uyarınca; a)Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur. b)Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. c)Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir. d)Sonra "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. O kimse de "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." demekle yemin eda edilmiş sayılır. e)Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkacağı belirtilerek yeminin şekli anlatılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 238. maddesi uyarınca yemin tutanağı düzenlenir. Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yemin, davadaki bir olayın ispatı için tarafın teklif ettiği bir doğrulatma beyanıdır. Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yemin teklif edilen kimse yemini eda etmeye hazır olduğunu bildirdikten sonra diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil gösteremez. Yemin mahkeme huzurunda eda olunur ve yemin eda edilirken hakim dahil hazır bulunan herkes ayağa kalkar. Hakim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır, yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. Hakim yemin edecek kimseye,"size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. Yemin edecek kimse "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde beyanda bulunduğu takdirde yemin eda edilmiş olur. Yemin şekli yöreye, taraflara, örf ve adete göre değiştirilemez. Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yemin eden sebat ettiğini bildirirse yemin metni kendisine imzalattırılır ve yemin işlemi tamamlanmış olur. Sebat etmediğini bildirirse yalan yere yemin etme suçu oluşmaz. Somut olayda, davacıya kullandığı yıllık izinler yönünden yaptırılan , tutanağa yansıyan yemin şeklinin kanunda yer alan usule uygun olmadığı anlaşılmakla usule aykırı olarak yemin ettirilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Usulüne uygun yemin yaptırılmalı sonucuna göre karar verilmelidir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
22. Hukuk Dairesi, 2015/628 E., 2015/15626 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 233. maddesi uyarınca;
22. Hukuk Dairesi         2015/628 E.  ,  2015/15626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi ... DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, yıllık izin ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ücret,yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, haksız davanın reddini karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 233. maddesi uyarınca; a)Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur. b)Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. c)Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir. d)Sonra "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. O kimse de "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." demekle yemin eda edilmiş sayılır. e)Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkacağı belirtilerek yeminin şekli anlatılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 238. maddesi uyarınca yemin tutanağı düzenlenir. Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yemin, davadaki bir olayın ispatı için tarafın teklif ettiği bir doğrulatma beyanıdır. Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yemin teklif edilen kimse yemini eda etmeye hazır olduğunu bildirdikten sonra diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil gösteremez. Yemin mahkeme huzurunda eda olunur ve yemin eda edilirken hakim dahil hazır bulunan herkes ayağa kalkar. Hakim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır, yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. Hakim yemin edecek kimseye,"size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. Yemin edecek kimse "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde beyanda bulunduğu takdirde yemin eda edilmiş olur. Yemin şekli yöreye, taraflara, örf ve adete göre değiştirilemez. Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yemin eden sebat ettiğini bildirirse yemin metni kendisine imzalattırılır ve yemin işlemi tamamlanmış olur. Sebat etmediğini bildirirse yalan yere yemin etme suçu oluşmaz. Somut olayda; mahkeme 07.06.2013 tarihli celsede davacı asile yemin eda ettirilerek dinlenmiştir. Davacı asil yemin teklifi içeriğine göre yemin ettirilmemiş, bilirkişi raporunda belirtilen kalemlere ilişkin rapordaki kadar alacağı mevcut olduğuna dair yemin ettirilmiştir. Yeminin konusunu davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar oluşturur. Yerel mahkemece yemin teklifi içeriğine göre vakıalar hususunda usulüne uygun yemin ettirilmeli, sonucuna göre göre sözleşmenin feshi, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti ve asgari geçim indirimi alacağı yeniden değerlendirilmelidir. Usule aykırı olarak yemin ettirilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2015/2620 E., 2015/2845 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varDidim(Yenihisar) Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
HMK 233. maddesinde '' Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur.
6. Hukuk Dairesi         2015/2620 E.  ,  2015/2845 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Didim(Yenihisar) Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/01/2015 NUMARASI : 2014/332-2015/16 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağı ile elektrik ve su bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde, davalı ile arasında sözlü kira sözleşmesi olduğunu, davalının 2.024 TL alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı, davacının talebi ile kiralananda yaptırdığı imalatların bedelinin, kiradan mahsup edilmesinin kararlaştırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 13.11.2013 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacının temyizi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli ilamı ile '' Davacının, bilirkişi raporuna karşı beyanında, davalının imalatları eksik yaptığını, eksik imalatların kendisi tarafından yaptırıldığını beyan ettiği, davacının bu iddiasını kanıtlayamadığı ancak dava dilekçesinde "her türlü delil" ibaresiyle yemin deliline de dayandığı, davacıya kendisinin yaptığını ileri sürdüğü imalatların bedeli yönünden yemin teklif hakkının hatırlatılması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacının, bilirkişi raporuna itirazları ile birlikte, elektrik ve su bedellerine ilişkin belgeleri de sunduğu, bilirkişiden bu konuda ek rapor alınmasını talep ettiği, bu durumda mahkemece davacının takibe konu edilen ve bilirkişi tarafından değerlendirilmesi yapılmayan su ve elektrik borcu nedeniyle ibraz ettiği belgeler değerlendirilmeden elektrik ve su borcuna yönelik istemin reddine karar verilmesinin de doğru olmadığın gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de; ilamın gerekleri yerine getirilmemiştir. HMK 233. maddesinde '' Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur. Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir. Sonra "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. O kimse de "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." demekle yemin eda edilmiş sayılır. Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkar düzenlemesi bulunmakta olup, yine aynı yasanın 238. maddesinde '' Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder '' düzenlemesi bulunmaktadır. Mahkemece davacının sorduğu sorular davalıya tebliğ edilmiş, yeminle ilgili 14.01.2015 tarihli celsede davalıya usulüne uygun yemini yaptırıldı, yemininde sebat ettiğini beyan etti demekle yetinilmiştir. Bu durumda yukarıda belirtilen yasa hükmünde açıkça ve sırasıyla düzenlediği üzere yeminin taraf üzerinde etkili olabilmesi için öncelikle yemin edecek tarafın bu konuda dikkatinin çekilmesi, daha sonra maddenin 4. fıkrasında geçen yemin formülünün aynen mahkemece hakimince okunup, davalıya tekrar ettirilmesi, bundan sonra yemin teklif eden tarafın sorduğu sorulara ilişkin yemin eden tarafın hakim tarafından ayrıntılı sorgusunun yapılması, varsa mahkeme hakimi tarafından başka sorular da sorulup, yemin eden tarafa beyanının okunup, imzalatılması, ondan sonra yeminin de sebat edip etmeyeceğinin sorulması gerekir. Bu sıra ve düzen ile ettirilmeyen yemin HMK'da açıklanan ilkelere uygun bir yemin sayılmaz. Bu durumda mahkemece davalıya yukarı da belirtilen şekilde yeminin eda ettirilmesi, bundan ayrı bozma ilamında belirtildiği üzere davacının bozmadan önce sunduğu elektrikle ilgili 2012 yılına ait 5 ve 9. ay faturaları ile atık su bedeli ile ilgili 15.05.2012 ve 26.09.2012 tarihli faturalarla ilgili bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmesi iken davalıya usulü aykırı şekilde yemin ettirilip, elektrik ve su bedeliyle ilgili dosyaya yeni bir belge sunulmadığı gerekçesiyle bozma ilamına yanlış anlam verilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Hâkimin, yemin edecek kimseye "yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağı" hususunu hatırlatması işlemin hangi aşamasında gerçekleşir?

A) Yemin teklifinden önce.
B) Yemin davetiyesi çıkarılırken.
C) Yeminin icrasından hemen önce.
D) Yemin eda edildikten sonra tutanağa geçirilirken.
E) Karar aşamasında.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol