6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 321

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 321. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 321- (1) Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. (2) Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Uygulanacak hükümler

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

1.544 karar eşleşti
6. Hukuk Dairesi, 2022/1657 E., 2022/4599 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 321. maddesinin 2.
6. Hukuk Dairesi         2022/1657 E.  ,  2022/4599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi - K A R A R - Davacı vekilince açılan, sıra cetvelindeki sıraya şikayet davası sonucunda mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, verilen kararı şikayetçi ve şikayet olunan ... ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. ve ... Hazır Beton Taah. İnş. Mad. Nak. Pet. San. Ve Ltd. Şti. vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 2021/4146 Esas, 2021/2438 Karar sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Bu kez Dairemiz kararına karşı şikayet olunan SGK vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. K A R A R Şikayetçi vekili, müvekkilinin borçlu ...'dan olan alacağının tahsili için Elazığ 4. İcra Müdürlüğünün 2013/2429 E. sayılı dosyası ile başlattıkları icra takibi sırasında takibin kesinleşmesi üzerine borçlunun haczedilen taşınmazlarından bir kısmının satılarak paraya çevrildiğini, satışı yapılan taşınmaz üzerinde başka hacizler bulunması nedeniyle sıra cetveli düzenlendiğini, ancak hazırlanan bu sıra cetvelinde müvekkilinin haciz tarihi olan 03.06.2013 tarihi ile aynı tarihli Elazığ 2. İcra Müdürlüğünün 2013/ 2171 Esas sayılı dosya alacağına 3. sırada yer verilerek garameye iştirak ettirildiği halde müvekkilinin aynı tarihli alacağına sıra cetvelinde hiç yer verilmediğini, haciz tarihi itibariyle en azından 4. sırada yer alarak garameye iştirak ettirilmesinin gerektiğini ileri sürerek, Elazığ 2. İcra Müdürlüğünün 2013/2171 Esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan ... Hazır Beton Taah. İnş. Mad. Nak. Pet. San. ve Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin ihtiyati haciz tarihinin şikayetçi tarafın haciz tarihinden önce olduğunu savunarak şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunanlar SGK ve Defterdarlık Gelir İdaresi vekilleri, şikayetin reddini istemişlerdir. Mahkemece, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline dair verilen karar, şikayet olunanlardan ... Hazır Beton Taah. İnş. Mad. Nak. Pet. San. ve Ltd. Şti., SGK ve Defterdarlık Gelir İdaresi vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 28.12.2015 tarih ve 2015/2651 E., 2015/8515 K. sayılı ilamıyla, ihtiyati haczin kesinleşme tarihinin dikkate alınması gerektiği ve bu duruma göre şikayet olunan ... Hazır Beton Taah. İnş. Mad. Nak. Pet. San. ve Ltd. Şti.'nin haczinin kesinleşme tarihinin şikayetçinin ihtiyati haczinin kesinleşme tarihinden önce olduğu, şikayetçinin SGK ve Vergi Dairesi'nin garameye iştirak etmesine bir itirazı bulunmadığı gerekçede tespit edildiğine göre adı geçenler yönünden şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, ... Hazır Beton Taah. İnş. Mad. Nak. Pet. San. Ltd. Şti., SGK ve Harput Vergi Dairesi yönünden şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili ve katılma yoluyla şikayet olunanlar ... Hazır Beton Taah. İnş. Mad. Nak. Pet. San. Ltd. Şti. ve ... ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin temyiz etmesi üzerine, Dairemizin 21.12.2021 tarih, 4146-2438 E.-K. sayılı ilamıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Bu kez, şikayet olunan SGK vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 1-Basit yargılama usulünde tarafların tüm delilleri toplanıp, incelendikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, HMK'nın 312/2. maddesi uyarınca kararı, gerekçesi ile birlikte yazması ve hükme ilişkin tüm hususları gerekçesi ile birlikte tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada aynı hükme dayanılarak zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu (çoğu kez anılan madde hükmüne uygun olarak hazırlanmadan) tutanağa geçirilip, tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. YHGK'nın 03.12.2014 tarih ve 2013/221441 E., 2014/1000 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 321. maddesinin 2. fıkrasına göre; kararın tefhimi için hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanamadığı ve bu nedenle zorunlu olarak hüküm özetinin tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu hüküm doğrultusunda, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği hallerde gerekçeli kararın taraflara tebliği zorunludur (Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (İkinci Bölüm) 20.03.2014 gün ve 2012/1034 Başvuru sayılı kararı da aynı yöndedir). Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda (hüküm özeti) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nın 321/2. maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar. İİK'nın 363. maddesinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının "hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal" olarak anlaşılması zorunludur. Tarafların, gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce, temyiz süre tutum dilekçesi veya gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak suretiyle kararı temyiz ettikleri hallerde, kararın gerekçesini dikkate alarak yeni temyiz gerekçelerine dayanması mümkün olduğundan, gerekçeli kararın taraflara tebliği gerekir. Dosyanın yapılan incelemesinde; 21.03.2018 yazılma tarihli gerekçeli kararın şikayet olunan SGK vekiline tebliğ edilmediği, adı geçen vekilin yüzüne karşı verilen kısa kararın ise, HMK'nın 321/2. maddesi uyarınca yazılıp, gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği anlaşılmıştır. Gerekçeli karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemiş olan şikayet olunan SGK vekilince ibraz edilen karar düzeltme dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak değerlendirilmesi gerektiği tartışmasızdır. 2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre şikayetçi vekilinin tüm, şikayet olunanlar ... Hazır Beton Taah. İnş. Mad. Nak. Pet. San. Ltd. Şti. ve ... ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 3- Mahkemece şikayet olunanlardan ... ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. ile ... hakkında bozma öncesi verilen kararın anılan şikayet olunanlar tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleşmiş olduğu gözetilerek, bu şikayet olunanlar yönünden şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ayrıca aleyhindeki şikayet reddedilen SGK lehine, aşamalarda vekil ile temsil edildiği hususu dikkate alınarak, vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu hususlara riayet edilmeksizin hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayet olunan SGK vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 21/12/2021 tarihli, 4146-2438 E.-K. sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılmasına, (2) numaralı bentte sayılan nedenlerle, şikayetçi vekilinin tüm, şikayet olunanlar ... Hazır Beton Taah. İnş. Mad. Nak. Pet. San. Ltd. Şti. ve ... ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine 3. bent olarak " Şikayet olunanlar ... ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. ile ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına" ibarelerinin ve hüküm fıkrasına 7. paragraf olarak 'Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 725,00 TL maktu vekalet ücretinin şikayetçiden alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren şikayet olunan SGK'ya verilmesine,' ibarelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, şikayet olunan SGK bakımından karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

22. Hukuk Dairesi, 2016/5427 E., 2019/5647 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
Basit yargılama usulüne tabi yargılamalara ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hüküm” başlıklı 321. maddesinde aynen;
22. Hukuk Dairesi         2016/5427 E.  ,  2019/5647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı; ücretlerinin ödenmemesi ve çalışma koşullarının sağlığını olumsuz etkilemesi nedenleriyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini beyanla kıdem tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı; davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararının Özeti: Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının; a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini, b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini, c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Basit yargılama usulüne tabi yargılamalara ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hüküm” başlıklı 321. maddesinde aynen; (1) Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. (2) Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir” hükmü düzenlenmiştir. 321. maddedeki “hükme ilişkin tüm hususlar”dan kastedilen Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesindeki unsurlardır. Madde gerekçesinde tefhimin hüküm özetinin yazdırılması olduğu açıklanmıştır. Bu nedenlerle basit yargılamada da tefhim edilecek hüküm Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesindeki unsurları taşımakla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca gerekçeli olmak zorundadır. Ancak Mahkemelerin iş yoğunluğu ve buna bağlı olarak duruşma dosyalarının çokluğu nedeni ile gerekçenin duruşmada yazdırılamaması halinde gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu yasal şekil yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K,). Halen yürürlükte olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8. maddesine göre, iş mahkemelerince verilen nihaî kararlara karşı kanun yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür. Taraflar hükmün tefhiminin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde sayılan unsurları taşımaması halinde hak ve borçlarını bilemeyeceklerinden temyiz süresini kaçırmamak, hak kaybına uğramamak için kararı gereksiz yere temyiz etmek zorunda kaldıkları bir gerçektir. Bu nedenlerle hükmün tefhimi sırasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde belirtildiği üzere “taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli ve zorunludur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince bozma nedenidir. Somut uyuşmazlıkta ; mahkemece verilen kısa kararda brüt 17.607,21 TL fazla mesai alacağına hükmedilmiş, ancak yazılan gerekçeli kararda zamanaşımı def'i dikkate alındığında davacının 12.607,21 TL ( brüt) fazla mesai ücreti alacağının bulunuduğu, ancak maddi hata sonucu kısa kararda fazla mesai ücreti alacağı tutarının 17.607,21 TL ( brüt ) olarak kayıtlara geçirildiği belirtilmiştir. Yerel mahkemece kısa karar gerekçeli karar çelişkisi yaratılmıştır. Böylece belirtilen Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297, 298 ve 321. maddelerine aykırı davranılmış olmakla kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
22. Hukuk Dairesi, 2016/16489 E., 2019/14114 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
Basit yargılama usulüne tabi yargılamalara ilişkin olarak 6100 sayılı HMK’nın “Hüküm” başlıklı 321. maddesinde aynen;
22. Hukuk Dairesi         2016/16489 E.  ,  2019/14114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı isteminin özeti: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevabının özeti: Davalı, davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Temyiz: Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının; a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini, b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini, c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Basit yargılama usulüne tabi yargılamalara ilişkin olarak 6100 sayılı HMK’nın “Hüküm” başlıklı 321. maddesinde aynen; (1) Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. (2) Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir” hükmü düzenlenmiştir. 321. maddedeki “hükme ilişkin tüm hususlar”dan kastedilen HMK’nın 297. maddesindeki unsurlardır. Madde gerekçesinde tefhimin hüküm özetinin yazdırılması olduğu açıklanmıştır. Bu nedenlerle basit yargılamada da tefhim edilecek hüküm HMK’nın 297/2. maddesindeki unsurları taşımakla birlikte HMK’nın 321. maddesi uyarınca gerekçeli olmak zorundadır. Ancak Mahkemelerin iş yoğunluğu ve buna bağlı olarak duruşma dosyalarının çokluğu nedeni ile gerekçenin duruşmada yazdırılamaması halinde gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu yasal şekil yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K,). Dava ve karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8'inci maddesine göre, iş mahkemelerince verilen nihaî kararlara karşı kanun yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür. Taraflar hükmün tefhiminin HMK’nın 297/2. maddesinde sayılan unsurları taşımaması halinde hak ve borçlarını bilemeyeceklerinden temyiz süresini kaçırmamak, hak kaybına uğramamak için kararı gereksiz yere temyiz etmek zorunda kaldıkları bir gerçektir. Bu nedenlerle hükmün tefhimi sırasında HMK’nın 297/2. maddesinde belirtildiği üzere “taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli ve zorunludur. HMK.’nın 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince bozma nedenidir. Somut olayda, Mahkemece 03/03/2016 tarihli celsede davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kısa kararda 1.842,69 TL brüt yıllık izin ücreti alacağına ilişkin hüküm kurulmuşken, gerekçeli kararda 570,36TL brüt yıllık izin ücreti alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece kısa karar gerekçeli karar çelişkisi yaratılmıştır. Böylece belirtilen HMK’nın 297., 298. ve 321. maddelerine aykırı davranılmıştır. Kararın salt bu sebeple sair yönleri incelenmeksizin bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
22. Hukuk Dairesi, 2016/16490 E., 2019/14115 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
Basit yargılama usulüne tabi yargılamalara ilişkin olarak 6100 sayılı HMK’nın “Hüküm” başlıklı 321. maddesinde aynen;
22. Hukuk Dairesi         2016/16490 E.  ,  2019/14115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı isteminin özeti: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevabının özeti: Davalı, davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Temyiz: Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının; a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini, b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini, c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Basit yargılama usulüne tabi yargılamalara ilişkin olarak 6100 sayılı HMK’nın “Hüküm” başlıklı 321. maddesinde aynen; (1) Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. (2) Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir” hükmü düzenlenmiştir. 321. maddedeki “hükme ilişkin tüm hususlar”dan kastedilen HMK’nın 297. maddesindeki unsurlardır. Madde gerekçesinde tefhimin hüküm özetinin yazdırılması olduğu açıklanmıştır. Bu nedenlerle basit yargılamada da tefhim edilecek hüküm HMK’nın 297/2. maddesindeki unsurları taşımakla birlikte HMK’nın 321. maddesi uyarınca gerekçeli olmak zorundadır. Ancak Mahkemelerin iş yoğunluğu ve buna bağlı olarak duruşma dosyalarının çokluğu nedeni ile gerekçenin duruşmada yazdırılamaması halinde gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu yasal şekil yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K,). Dava ve karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8'inci maddesine göre, iş mahkemelerince verilen nihaî kararlara karşı kanun yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür. Taraflar hükmün tefhiminin HMK’nın 297/2. maddesinde sayılan unsurları taşımaması halinde hak ve borçlarını bilemeyeceklerinden temyiz süresini kaçırmamak, hak kaybına uğramamak için kararı gereksiz yere temyiz etmek zorunda kaldıkları bir gerçektir. Bu nedenlerle hükmün tefhimi sırasında HMK’nın 297/2. maddesinde belirtildiği üzere “taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli ve zorunludur. HMK.’nın 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince bozma nedenidir. Somut olayda, Mahkemece 03/03/2016 tarihli celsede taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kısa kararda 1.096,20 TL brüt yıllık izin ücreti alacağına ilişkin hüküm kurulmuşken, gerekçeli kararda 491,40 TL brüt yıllık izin ücreti alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece kısa karar gerekçeli karar çelişkisi yaratılmıştır. Böylece belirtilen HMK’nın 297., 298. ve 321. maddelerine aykırı davranılmıştır. Kararın salt bu sebeple sair yönleri incelenmeksizin bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
22. Hukuk Dairesi, 2017/19484 E., 2019/1737 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
Basit yargılama usulüne tabi yargılamalara ilişkin olarak 6100 sayılı HMK.’un “Hüküm” başlıklı 321. maddesinde aynen;
22. Hukuk Dairesi         2017/19484 E.  ,  2019/1737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK 6100 sayılı HMK.’un 298/2. maddesi gereğince; sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince bozma nedenidir. Bu çelişki giderilmeksizin dosyanın esasına yönelik inceleme yapılamayacağından, davalı temyizinin kesinlikte kaldığı yönünde mahkemenin verdiği temyiz isteminin reddine ilişkin 04.12.2015 tarihli ek kararının kaldırılmasına, karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin iş akdine davalı tarafından haksız son verildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı her iki taraf vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının; a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini, b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini, c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Basit yargılama usulüne tabi yargılamalara ilişkin olarak 6100 sayılı HMK.’un “Hüküm” başlıklı 321. maddesinde aynen; (1) Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. (2) Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir” hükmü düzenlenmiştir. 321. maddedeki “hükme ilişkin tüm hususlar”dan kastedilen HMK.’un 297. maddesindeki unsurlardır. Madde gerekçesinde tefhimin, hüküm özetinin yazdırılması olduğu açıklanmıştır. Bu nedenlerle basit yargılamada da tefhim edilecek hüküm HMK.’un 297/2. maddesindeki unsurları taşımakla birlikte HMK.’un 321. maddesi uyarınca gerekçeli olmak zorundadır. Ancak Mahkemelerin iş yoğunluğu ve buna bağlı olarak duruşma dosyalarının çokluğu nedeni ile gerekçenin duruşmada yazdırılamaması halinde gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu yasal şekil, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K. sayılı ilamı). Dava ve karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8 inci maddesine göre, iş mahkemelerince verilen nihaî kararlara karşı kanun yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür. Taraflar hükmün tefhiminin HMK.’un 297/2. maddesinde sayılan unsurları taşımaması halinde hak ve borçlarını bilemeyeceklerinden temyiz süresini kaçırmamak, hak kaybına uğramamak için kararı gereksiz yere temyiz etmek zorunda kaldıkları bir gerçektir. Bu nedenlerle hükmün tefhimi sırasında HMK.’un 297/2. maddesinde belirtildiği üzere “taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli ve zorunludur. HMK.’un 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan, tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince bozma nedenidir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece 20.10.2015 tarihinde tefhim edilen kısa kararda davanın reddine karar verilmiş, gerekçeli kararda ise davanın kısmen kabulü yönünde yeni hüküm oluşturulmuştur. Bu itibarla kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili olup HMK.’un 297,298 ve 321. maddelerine aykırı davranılmıştır. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 23.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen bir alacak davasında, tahkikat aşaması tamamlanmış ve mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca tarafların son beyanlarını almıştır. Duruşma sonunda hâkim, yargılamanın sona erdiğini bildirerek, sadece hüküm sonucunu (kısa kararı) duruşma tutanağına geçirerek hazır bulunan taraflara okumuştur. Hâkim, bu durumun sebebini tutanağa geçirmiş ve gerekçeli kararın daha sonra yazılacağını belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, hüküm sonucunun duruşmada hazır bulunanlara sözlü olarak bildirilmesi şeklindeki bu usuli işleme verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hükmün tebliği
B) Hükmün tebellüğü
C) Hükmün alenen müzakeresi
D) Tefhim
E) Hükmün gerekçelendirilmesi

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol