Hukuk Muhakemeleri Kanunu 36. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
MADDE 36- (1) Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir:
a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması.
b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması.
c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması; uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunması.[5]
ç) Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması.
d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması.
Hâkimin bizzat çekilmemesi hâli
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
150 karar eşleşti
20. Hukuk Dairesi, 2015/12408 E., 2015/11416 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında + kararın kendi atfıİstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Buna karşılık, hâkimin reddi halleri kanunda belirtilmiş (HMK m.36) ise de, bu belirtme (sayma) tahdidi değildir.
20. Hukuk Dairesi 2015/12408 E. , 2015/11416 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/07/2015
NUMARASI : 2015/33-2015/31
Taraflar arasında görülen dava sırasında alacağı temlik alan davalı tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Red talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi alacağı temlik alan davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında, alacağı temlik alan davalı vekili tarafından sunulan 09.07.2015 tarihli dilekçe ile özetle; "...hâkimin, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinde temyiz incelemesi yapılmakta olan dosyaya sunduğu 19.06.2015 tarihli dilekçesinde yazdığı "...hâkimin yanlı davrandığını, taraf tuttuğunu, kasten aleyhe karar verdiğini iddia etmek şahsım açısından çok büyük hakarettir. Bu hakaret hukukî bazda karşılığını görecektir. Üzücü olan durum yargıya bu kadar dil uzatılması ve sataşılmasıdır..." sözlerini kullanarak ve 15.06.2015 tarihli mütalaası ile ihsası reyde bulunduğu, davadaki sıfatlarının fer'i müdahil olması nedeni ile redd-i hâkim talebinde bulunamayacaklarını bu görüşünde açıkladığı, hâkimin bu tutum ve davranışları ile davacı yanı tutarak, "...nasılsa feri müdahilin temyiz hakkı yok...davalı vekilini de azletti..feri müdahilin dava sebebi ile bağımsız hareketleri kısıtlı...davacı lehine karar versem dahi feri müdahil bir şey yapamaz..." diyerek davanın kabulüne ait alt yapıyı hazırlama yönündeki yansızlığını ortaya koyduğu..." belirtilerek reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Alacağı temlik alan davalı vekili tarafından yapılan bu red talebi ile ilgili merci kararı verilmeden önce davalı fer'i müdahil 14.07.2015 tarihinde sunduğu ikinci dilekçede özetle; "...hâkimin reddine ilişkin yapılan 09.07.2015 tarihli dilekçeden sonra, hâkimin aynı gün yapılan duruşmada tarafsızlığını şüpheye düşüren eylemlerde bulunduğunu, bu tarihli duruşmada hâkimin reddi talebinden dolayı ancak gecikmesinde sakınca olan işleri yapabileceği halde; hâkimin bu hükmü kötüye kullanarak 2 nolu ara kararda, 'Davacının dava sebebi olan hile ve bedelsizlik iddiasının ispatlandığı ve bu doğrultuda delil toplanmasına yer olmadığı..."şeklinde ara karar verdiğini, hâkimin kanunen gerekmemesine rağmen davadaki görüşünü açıkladığını, red süreci sonuçlanmamışken ihtiyati tedbirin devamına karar verdiğini, davacı lehine olan işlemlerin hâkim tarafından re'sen yapıldığını, red süreci nedeni ile hâkimin Adalet Komisyonu
Başkanlığına durumu bildirerek yeni hâkim görevlendirilmesinin istenmesine yönelik taleplerinin hâkim tarafından duruşma tutanağına geçirilmediğini, buna ilişkin baro tarafından görevlendirilen avukatlarca tutulan gözlem tutanağı olduğunu..." belirterek redd-i hâkim talebinde bulunmuştur.
Reddedilen Hâkim tarafından, feri müdahil tarafından sunulan 09.07.2015 tarihli red talebi hakkında red yönünde görüş bildirilmiş, ancak alacağı temlik alan davalı tarafından sunulan 14.07.2015 tarihli hâkimin reddi istemli dilekçe üzerine reddi istenen hâkim tarafından aynı gün çekilme kararı verilmiştir.
15.07.2015 günlü üst yazı ile dosya red isteminin incelenmesi için nöbetçi asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, dosyayı inceleyen merci tarafından reddi hâkim talebinin reddine, red talebinde bulunanın HMK 42/4. maddesi uyarınca 1500.-TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, feri müdahil vekili tarafından, merci tarafından incelenmesi gereken talebin 09.07.2015 tarihli red dilekçesi olduğu halde; 14.07.2015 tarihli red talebinin değerlendirildiğinin belirtilmesi üzerine, dosyayı inceleyen merci tarafından 28.07.2015 tarihli tavzih kararıyla; mahkemece maddi hata yapılmış olduğu belirtilerek, mahkemenin 21.07.2015 tarih ve 2015/33 D.İş sayılı kararında geçen “14.07.2015 tarihli hâkimin reddi dilekçesi” ibaresinin “09.07.2015 tarihli hâkimin reddi dilekçesi” olarak düzeltilmesine karar verilmiş, alacağı temlik alan davalı tarafından her iki karar da temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; H.. S.. tarafından, borçlu olmadığının tesbiti ve takibin iptaline karar verilmesi istemli davanın 10/11/2014 tarihinde açıldığı, İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünün 2014/14323 E. sayılı dosyasında yer alan 23.07.2014 tarihli alacağın temliki sözleşmesiyle H.. B..'nin borçlu H.. S..'den olan alacağını E.. Ö..'a devrettiği, alacağı temlik alan E.. Ö..'un, vekili aracılığıyla, 30.04.2015 tarihinde yapılan "ön inceleme duruşması"ndan itibaren "mahkemenin kabulüyle fer'i müdahil olarak" davada yer aldığı anlaşılmaktadır.
Alacağın temliki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 183 ve 194. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Alacağın temliki ile alacak hakkı bunu devralan 3. kişiye geçer. Böylece devralan daha önce temlik edene ait olan alacak hakkını kesin olarak iktisap eder; bunun üzerinde “tasarruf etme” yetkisini kazanır. Temlik eden alacaklının da bu aşamadan sonra artık tasarruf hak ve yetkisi bulunmadığından (kalmadığından) bu alacağa dayalı olarak herhangi bir hukuki işlem yapması mümkün değildir. Bu durumda temlik işlemi ile temlik eden, borç ilişkisinden çıkar ve onun yerine alacaklı sıfatıyla alacağı devralan 3. kişi geçer. Alacakla ilgili her türlü (dava açma, takip yapma, temlik etme... gibi) hukukî işlemler bu 3. kişi tarafından yapılır.
Somut olayda; alacak üzerindeki tasarruf yetkisi, takibe başlandıktan sonra dosya alacağını temlik alan E.. Ö..'a geçmiş olup, temlik eden H.. B..'nin alacak üzerinde artık tasarruf hak ve yetkisi kalmadığından, davada husumetin E.. Ö..'a tevcih edilerek devam edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, E.. Ö..'un davada fer'i müdahilliğine karar verilmesi, taraf sıfatı bakımından önem taşımayıp, E.. Ö..'un, vekili aracılığıyla, 30.04.2015 tarihinde yapılan "ön inceleme duruşması"ndan itibaren davada yer aldığı da gözetilerek, davadaki taraf sıfatı durumunun mahkemece (HMK m. 124 hükümleri de nazara alınarak) yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Bilindiği üzere, hâkimin tarafsız kalamayacağı varsayılan veya tarafsızlığından kuşku duyulabilecek hallerde, hâkimin kendi mahkemesinin yetki ve görevine giren belli bir dayaya bakamayacağı (bakmasının yasak olduğu) (HMK m.34) kabul edilmiştir. Buna karşılık, hâkimin reddi halleri kanunda belirtilmiş (HMK m.36) ise de, bu belirtme (sayma) tahdidi değildir. Bu ve buna benzer hallerde, hâkimin tarafsızlığından kuşku duyulmaktadır; fakat, burada hâkimin
davaya bakması yasak olmayıp, hâkim davaya bakmaktan çekilmek zorunda değildir. İleri sürülen ret sebebinin başka bir hâkim veya mahkeme tarafından incelenip kabul edilmesinden sonra, hâkimin o davaya bakamayacağı belli olur.
İncelenen dosya kapsamına göre, alacağın temliki ve davada yer alması itibariyle davanın tarafı durumuna gelen E.. Ö.. vekilinin dilekçesinde hâkimin reddi için ileri sürülen hususlar, HMK’nın 36. maddesi kapsamında, hâkimin tarafsızlığından kuşku duyulmasını gerektirecek hâller olarak değerlendirilemez. Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/11/2015 günü oy birliği ile karar verildi.
Diğer kararlar (4)
20. Hukuk Dairesi, 2015/15796 E., 2015/12843 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında + kararın kendi atfıBakırköy 6. İş Mahkemesi
tam metni aç
Hâkimin reddi için ileri sürülen sebepler işin esası yönünden temyiz sebebi olup, HMK’nın 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir.
20. Hukuk Dairesi 2015/15796 E. , 2015/12843 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 6. İş Mahkemesi
TARİHİ : 14/10/2015
NUMARASI : 2015/4 D.iş - 2015/4
DAVACI : H.. A..
DAVALI : S.. A..
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı şirket adına mesul müdür tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı şirket adına mesul müdür tarafından sunulan 28.08.2015 tarihli dilekçe ile özetle "...davacının işçilik alacağı nedeni ile açtığı davanın 11.05.2015 tarihli duruşmasında rapora karşı itirazlarının mahkemece nazara alınmadığı, dosyanın Adli Tıp İhtisas Dairesine gönderilmesi yönündeki taleplerinin mahkeme hâkimince hiç bir gerekçe olmaksızın reddedildiği, hâkimin yargılamanın başından beri önyargılı davrandığı, savunma olarak ileri sürdükleri delillerin toplanmadığı, tüm taleplerinin reddedildiği, hâkimin tarafsızlığından şüphe duyduğu...” gerekçesi ile reddi hâkim talebinde bulunmuştur.
Reddedilen hâkim tarafından, istemin reddinin gerektiği yönünde görüş belirtilmesi üzerine, dosyayı inceleyen merci tarafından ret isteminin reddine, davalı şirket mesul müdürü M.. I..'ın 1000,00.-TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hâkimin reddi için ileri sürülen sebepler işin esası yönünden temyiz sebebi olup, HMK’nın 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalıya yükletilmesine 17/12/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.
20. Hukuk Dairesi, 2013/1037 E., 2013/3173 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç
20. Hukuk Dairesi 2013/1037 E. , 2013/3173 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalılar vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Taraflar arasında görülen kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan tahliye davası sırasında davalılar vekili tarafından 30/10/2012 havale tarihli dilekçe ile "...Hâkimin aynı konu hakkında görülen 2011/958 Esas sayılı davanın gerekçeli kararı ile görüşünü açıkladığı, keşifin belirlenen saatte yapılmadığı, lehlerine sundukları delillerin toplanmadığı...” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hâkim .... (38381)'in, talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine talebi inceleyen merci tarafından "...Hâkimin bir dava dosyasında ulaştığı kanaate göre vermiş olduğu bir kararın ihsas-ı rey sayılamayacağı, yargılama sırasında usûl ve esasa aykırı durumlara karşı kanun yolunun açık olduğu..." gerekçesiyle reddi hâkim talebinin REDDİNE ve red talebinde bulunan tarafın H.M.K. 42/4 uyarınca 4.000.- TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hakimin reddi için ileri sürülen sebepler işin esası yönünden temyiz sebebi olup, H.M.K.'nun 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 25/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.
20. Hukuk Dairesi, 2013/1692 E., 2013/3526 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç
20. Hukuk Dairesi 2013/1692 E. , 2013/3526 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen markaya yönelik tecavüzün tespiti ve refi davası sırasında davacı vekili tarafından 06.07.2012 havale tarihli dilekçe ile [...Hâkimin davacıya ilişkin baktığı davalarda yanlı davarandığı, maddi vakıalara ve gerçeklere ve de hukuka aykırı bilirkişi raporunu kabul ettiği, delil süresi geçtikten çok sonra karşı tarafa delil sürme imkanı vermesi, yeni bilirkişi incelemesi taleplerini reddetmesi, ret gerekçesinde "ben yeterli fikir edindim" diyerek ihsası reyde bulunması, hâkimin davacı şirkete ilişkin oluşan ön yargısı nedeniyle tarafsız davranamayacağı...] gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hâkim ... (26011)'nin, talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine talebi inceleyen merci tarafından, "...Bilirkişi raporunun hâkimi bağlayıcı nitelekte olmadığı, rapora aykırı da karar verilebileceği, sebepsiz yere hâkimin reddedilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve kötü niyetli yapıldığı..." gerekçesiyle reddi hâkim talebinin REDDİNE ve reddi hâkim talebinde bulunan tarafın 3.000.- TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, hakimin reddi için ileri sürülen hususlar H.M.K.’nun 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.
20. Hukuk Dairesi, 2013/2022 E., 2013/3522 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/2022 E. , 2013/3522 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sırasında davacı tarafından 31/01/2013 tarihli dilekçe ile [...Hâkimin 23.12.2012 tarihli keşifte "adam utanmasaymış Midyat'a kadar çevirecekmiş" şeklinde söz sarfetiğinden ihsası reyde bulunduğu ve görüş açıkladığı...] gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hâkim ... (120892)'in, talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine talebi inceleyen merci tarafından, "...İddia edilen sözün davanın esasına ilişkin olmadığı..." gerekçesiyle reddi hâkim talebinin REDDİNE ve reddi hâkim talebinde bulunan taraf hakkında H.M.K. 42/4. maddesi uyarınca 2000.- TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, hakimin reddi için ileri sürülen hususlar H.M.K.’nun 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Medeni Usul Hukuku
I. Davanın hakimin kendisine ait olması II. Davanın hakimin düşmanının davası olması III. Davanın hakimin eşinin davası olması Yukarıdakilerden hangileri "Yasaklılık" halidir? (Ret sebebi değildir)
A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Bu maddeyle ilgili 14 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.