6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 367

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 367. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 367- (1) Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kötüniyetle temyiz

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2022/854 E., 2022/7272 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HMK’nın 367/1 maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz.
12. Hukuk Dairesi         2022/854 E.  ,  2022/7272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklılar tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde borçlunun takibe dayanak ilamın kesinleşmeden icraya konulamayacağı şikayeti ile mahkemeye başvurduğu, mahkemece ilamın kesinleşmeden takibe konulabileceğinden bahisle şikayetin reddine karar verildiği, borçlu şirketin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, limited şirkette hisse bedelinin ödenmesi ve hissenin şirkete devrine dair ilamın kişiler hukukuna ilişkin, kayıt ve sicillerde değişiklik yaratan ilam niteliğinde olduğu dolayısıyla kesinleşmeden takibe konu edilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak takibin iptaline karar verildiği görülmüştür. HMK’nın 367/1 maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir. Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4 m.). Mahkûmiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 4.maddesi), Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar ( İİK 72. madde). Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar ( MÖHUK. 41/2 ), Sayıştay Kararları (6085 sayılı Sayıştay Kanunu 53. madde), İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK28/1) kesinleşmeden takibe konu edilemezler. Takip konusu ilamın incelenmesinde Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/30 E. 2020/61 K. 11/02/2020 tarihli ilamında, davacıların ..., ... davalının ise ... Özel Eğitim Rehabilitasyon Gıda Tekstil İnşaat Taşımacılık Medikal Ürünler Basın Yayın Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı ...'ın %3 hisse bedeli olan 118.684,64 TL ile diğer davacı ... ...’nun %7 hisse bedeli olan 276.930,82 TL'nin davalı şirketten alınarak davacılara ödenmesi ile davacılara ait olan davalı şirketin %10 luk hissesinin davalı şirkete devrine, ilişkin hüküm kurulmuştur. Uyuşmazlık ticari şirketlerde hissenin el değiştirmesi ve payda mülkiyet değişikliklerine ilişkin ilamların kesinleşmeden icra takibine konulup konulamayacağı hususunda toplanmaktadır. Gerek öğretide gerek Yargıtay uygulamalarında ilamların kesinleşmeden icraya konulması kural olup keşinleşmeden icra takibi yapılamaması ise istisnadır. Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul edilen ticari şirketlere ilişkin ilamların kesinleşmeden takibe konu olmaması gerekçesi olarak HMK 367/2 fıkrası uyarınca kişiler hukukuna dayandırılmıştır. Bu uygulamada kişiler hukuku cümlesi geniş yorumlanarak tüzel kişilerin organlarına ilişkin verilen kararlar olup, bu sonuca da geniş yorum yapılarak ulaşılmıştır. Dairemizin bazı kararlarında da ticari şirketlere ilişkin ilamlarda sicil değişikliği yaptığı gerekçesiyle kesinleşme aranmıştır. Takibe dayanak ilama konu şirket Türk Ticaret Kanununda sayılan ticaret şirketlerinden limited şirkettir. Takibe konu ilam eda hükmü içermekte olup, mamelek hukukuna ilişkindir. Ticaret şirketlerinde ortaklıktan çıkmaya ilişkin ilamların kesinleşmesi sadece 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 16/son maddesi gereği aranmıştır. Bunun dışında ortaklıktan çıkma, pay bedelinin ödenmesi ve pay mülkiyet değişikliği sonucu doğuran ilamlarda kesinleşmeye ilişkin kanun hükmü bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan gerekçelerde yer verildiği üzere, davaya konu ilamın kesinleşmeden takibe konulmasında yasaya uymayan bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. O halde, yukarıda açıklanan gerekçeyle, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir . SONUÇ : Takip alacaklısı ... ‘nun temyiz itirazlarının kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10 Hukuk Dairesi'nin 08/12/2021 tarih ve 2020/1195 E. - 2021/2996 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 15/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

11. Hukuk Dairesi, 2016/13587 E., 2018/6684 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
(HMK şerhi. Prof. Dr. Ejder Yılmaz. Sh.972) Somut uyuşmazlıkta, davacı bankada icracı müdür olan davalılardan ... sorumluluğunun 6102 sayılı ... 367. maddesinden kaynaklandığı, ...
11. Hukuk Dairesi         2016/13587 E.  ,  2018/6684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/06/2016 tarih ve 2014/1422-2016/586 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 23/10/2018 günü hazır bulunan asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili Av. ... ile asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı banka vekili, davalı ...'ın müvekkili bankanın ... Şube Müdürü, davalı ...'nun ise ikinci müdür yardımcısı olduğunu, yapılan teftişte davalıların ağır kusurlu ve suç teşkil eden işlemleri sonucu kasa açığının çıkması üzerine görevlerine son verildiğini, davalıların müşteri hesaplarındaki paraların usulsüz işlemlerle çekilmesi ve devri nedeniyle bankayı zarara uğratıklarını ileri sürerek, fazla talepleri saklı tutularak 2.500.000,00 TL'nin ödeme/zarar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davacı vekili, iş akdinin sona ermesinden sonra davalı banka nezdindeki hesabında bulunan para için davalı bankaya müracaat ettiğinde hesabının bloke edildiğini öğrendiğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalı banka tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, asıl davanın kısmen kabulü ile 2.047.396,23 TL asıl alacak, 1.605.737,61 TL işlemiş faiz ile 2.047.396,23 TL asıl alacağa 14/10/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, davacı banka çalışanları olan davalıların, davacı bankaya vermiş oldukları zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalılardan ... banka şube müdürü, davalı ... ise bu şubede ikinci müdür yardımcısı olup, davalılardan ...'ın icracı müdür olduğu tartışmasız ise de, davalı ...'nun icracı müdür niteliğinde olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Mahkemece davalı ...'nun icracı müdür olup olmadığı araştırılarak, icracı müdür olması durumunda anılan her iki davalı hakkında banka zararından dolayı genel kurulun sorumluluk davası açılması yönünde karar alması gerektiğinden, bu konuda alınan kararın ibrazı eğer genel kurulca bir karar verilmemiş ise bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği göz önüne alınarak, genel kurulun bu yönde karar alması için mehil verilmesi neticesine göre hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Davalı ...'nun icracı müdür olmadığı sonucuna ulaşılması halinde ise, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi gereğince, İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemeleri görevlidir. Davalılardan ... şube müdürü olup, 6762 sayılı ...'nın 342. maddesi (6102 sayılı ...'nın 367) gereğince icracı müdür olmakla, sorumluluğunun aynı Yasa'nın yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerekir ise de, iş mahkemelerinin, ticaret mahkemelerine göre daha özel yetkili mahkemeler olması davalı ... hakkındaki davanın da, diğer davalıya bağlı olarak özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiği ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğu, uyuşmazlığın çözümünde ihtisas mahkemesi olan iş mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, davalı ... hakkındaki dava tefrik edilmeksizin her iki davalı yönünden açılan davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, açıklanan şekilde bir değerlendirme yapılmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün resen bozulması gerekmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25/10/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Uyuşmazlık, mutlak ticari dava niteliğinde bulunan, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gereken, banka icracı müdürünün hukuki sorumluluğuna ilişkin davanın irtibat nedeniyle iş mahkemesinde görülüp görülemeyeceğine ilişkindir. 6100 sayılı HMK 166/1. maddesinde "Aynı yargı çerçevesinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği.....", Yasa'nın 167/1 maddesinde de "yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden mahkemece karar verilebileceği...." düzenlenmiştir. HMK 166/1 maddesinde aranan "aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler"den kasıt, her iki davanın görüldüğü mahkemenin, kendi aralarında, asliye hukuk mahkemeleri veya sulh hukuk mahkemeleri yahut iş mahkemeleri veyahut aile mahkemeleri olmalarıdır. Aynı düzey ve aynı sıfatta olmayan mahkemelerde görülen davaların birleştirilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle örneğin asliye hukuk mahkemesinde görülen dava ile sulh hukuk mahkemesinde görülen dava birleştirilemez. Çünkü anılan mahkemelerde uygulanan yargılama usulleri birbirinden farklıdır. (HMK şerhi. Prof. Dr. Ejder Yılmaz. Sh.972) Somut uyuşmazlıkta, davacı bankada icracı müdür olan davalılardan ... sorumluluğunun 6102 sayılı ... 367. maddesinden kaynaklandığı, ... 4/a maddesi gereğince uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesi gereğince de adı geçen davalı yönünden asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Asliye Ticaret mahkemesi ile İş mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi bulunması, adı geçen mahkemelerin HMK 166/1 maddesindeki "aynı düzey ve sıfatta" hukuk mahkemesi niteliğini taşımaması nedeniyle davalı ... hakkındaki davanın irtibat nedeniyle birleştirilerek iş mahkemesinde görülmesi mümkün değildir. Sayın çoğunluk, davaların tefrik edilmemesinde hukuki yarar kriterine dayanmış ise de, HMK 114 maddesinde düzenlenen dava şartları içerisinde mahkemenin görevli olması (HMK 114/1-c) hususu, hukuki yarar (HMK 114/1-h) kriterinden daha önce gözönünde bulundurulması gereken dava şartıdır. Bu halde davalı ... yönünden uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunduğundan, Asliye Ticaret Mahkemesi ile İş Mahkemesinin HMK 166/1 maddesinde ifade edilen "aynı düzey ve sıfatta" hukuk mahkemeleri olmamaları nedeniyle adı geçen davalı yönünden mutlak ticari davanın iş mahkemesindeki dava ile birleştirilmesi mümkün olmadığından davalı ... temyiz itirazlarının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde davalı ... hakkındaki davanın irtibat nedeniyle iş mahkemesinde birleştirilmesi gerektiğine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Temyiz kanun yolu, kararın icrasını durdurur mu?

A) Evet, kendiliğinden durdurur.
B) Hayır, durdurmaz (İİK m.36 saklıdır).
C) Sadece taşınır mallarda durdurur.
D) Sadece kamu alacaklarında durdurur.
E) Hakimin takdirine bağlıdır.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol