6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 372

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 372. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 372- (1) Yargıtayın bozma kararları ile onama kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara tebliğ edilir. (2) Tebliğ giderleri, temyiz dilekçesiyle birlikte, temyiz talebinde bulunandan peşin olarak alınır. Bu giderlerin ödenmemesi hâlinde 344 üncü madde hükmü uygulanır. Bozmaya uyma veya direnme[61]

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

811 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2024/2910 E., 2025/1913 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
11. Hukuk Dairesi         2024/2910 E.  ,  2025/1913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2028 Esas, 2024/287 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/82 E., 2021/338 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2017/72293 sayılı, 18,25 ve 35. sınıflarda ''...'' ibareli marka başvurusuna yapmış oldukları kısmen kabul kısmen reddedilerek anılan markanın 25. sınıf ''giysiler, kemerler, eşarplar, tek parmaklı eldivenler, ayak giyecekleri'' bakımından ilana çıkarıldığını, müvekkili tarafından bu ilana yapılan itirazın nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin “...” markasını 2001/16567 sayısı ile 18, 25 ve 35. sınıflarda tescil ettirdiğini, 25. sınıf mallar özellikle kemer emtiasında eskiye dayalı kullanıma bağlı gerçek hak sahibi olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevabında özetle; davacı iddialarının yerinde olmadığı ve kurum kararının yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevabında özetle; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki hukuki süreçlerden bağımsız bir şekilde YİDK karar tarihi itibariyle, davacı yana ait olan ve tescil koruması devam etmekte olan markalar kapsamında yer alan mallar ile dava konusu marka kapsamında yer alan 25. sınıftaki“Baş giyecekleri; şapkalar. Giysiler; kemerler; tek parmaklı eldivenler; eldivenler; Ayak giyecekleri” malları arasında var olan benzerlik hali ile taraf markalarını oluşturan işaretlerin ayniyet düzeyindeki benzerliği bir arada ele alındığında, ilgili tüketicinin, taraf markalarını taşıyan bu ürünlerin her birinin aynı iktisadi kaynağa ait oldukları yanılgısını yaşamalarının kuvvetle muhtemel olacağı, tüketicinin farklı markalar karşısında olduğunu algılamasının mümkün olmayacağı, buna bağlı olarak markalar arasında doğrudan bir yanılgı yaşayacağı, zira söz konusu ürünlerin her birinin aynı satış noktaları aracılığıyla tüketiciye ulaşımının yaygın olduğu, nihai olarak tüm bu hususlar değerlendirildiğinde, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olacağı, davacı yanın “FOSSIL” markalarını, hangi ürün grubunda aktif ve yoğun bir biçimde kullandığına kanaat getirilemediği, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2019/M-9758 sayılı kararının "baş giysileri, şapkalar. Giysiler, kemerler; tek parmaklı eldivenler; eldivenler; ayak giyecekleri" malları bakımından iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, ayrı ayrı davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 18.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

11. Hukuk Dairesi, 2024/3268 E., 2025/181 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
tam metni aç
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı h
11. Hukuk Dairesi         2024/3268 E.  ,  2025/181 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2193 Esas, 2024/457 Kanun HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Acıpayam 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/429 E., 2020/10 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında davalının uhdesinde bulunan krom sahasının müvekkiline devrine yönelik 16.03.2016 tarihli sözleşme yapıldığını, sözleşme gereği kararlaştırılan meblağın davalıya ödenmesine rağmen ruhsatın müvekkili adına devir ve tescil edilmediğini ileri sürerek işletme ruhsatının davacı müvekkili adına devir ve tesciline, mümkün olmadığı takdirde davacı şirket tarafından davalıya ödenen 450.000,00 TL'nin 24.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ödeme iddiasını ispatlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Yargıtay bozma ilamının 50.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin olduğu hususu da gözetilerek, davacı tarafın 16.03.2016 tarihli Ruhsat Sahası Satış Sözleşmesi'nin 5. maddesi gereğince sözleşme tarihi itibariyle 50.000,00 TL'lik peşin ödemeye dair belgeyi sunamadığı, elden ödeme iddiasının da davalı tarafça kabul edilmediği, böylece davacının devir öncesi üstlendiği edimlerini yerine getirdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, işletme ruhsatının davacı adına devir ve tescil talebinin reddine, davacı tarafından davalıya ödenen toplam 265.616,00 TL bedelin, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, maden sahasının ruhsatının devrine ilişkin sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı ruhsatın devir ve tescili, bu talebin kabul edilmemesi halinde devir kapsamında ödendiği iddia edilen paranın iadesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme ve Gerekçe A. Davacı Temyizi Bakımından Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. B. Davalı Temyizi Bakımından Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK'nın 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 265.616,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.300,00 TL’nin altında kalmaktadır. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davacıya iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.01.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2025/261 E., 2025/2924 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2025 t
11. Hukuk Dairesi         2025/261 E.  ,  2025/2924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı tarafça temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının kendisine mal temin edebileceğini belirtmesi üzerine davalıya teminat senedi verdiğini ancak mal teslimi yapılmadığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine 250.000,00 USD'lik senede dayalı olarak icra takibi başlatıldığını belirterek takibe konu senedin iadesini ve yapılan ödemelerin istirdadını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya borç para verdiğini, nakden kaydı bulunan bononun bu sebeple alındığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde her ne kadar davalı davacıya borç para verdiğini ve nakden kaydı bulunan bononun bu sebeple alındığını savunmuş ise de, soruşturma aşamasında alınan beyanında, davalının kendisini ecza deposu müdürü olarak beyan ettiği, 250.000,00 USD'lik senet borcunun doğuş sebebinin sorulması üzerine ''ilaç teslim edilmesi, satılması dolayısıyla teminat olarak alınmıştır'' şeklinde beyanda bulunduğu, tarafların dava konusu senedin davacıya mal temininin sağlanması için avans olarak davalıya verildiği noktasında mutabık kaldıkları, bu senet karşılığında davacıya mal teslim edildiğini ispat yükünün davalıda olduğu, ispat yükü üzerinde bulunan davalının mal teslimine dair delillerini sunmak üzere süre verilmiş ise de mal teslimi hususunun kabul etmediği, uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmayacak deliller bildirdiği, davalı üzerindeki ispat yükünü yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu teminat senedi olarak verildiği ileri sürülen 250.000,00 USD bedelli senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen para ve bononun istirdatı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2024/1041 E., 2025/164 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
tam metni aç
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.01.2025 tarihi
11. Hukuk Dairesi         2024/1041 E.  ,  2025/164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1938 Esas, 2023/1502 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/131 E., 2019/365 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin profesyonel ve ev içi kullanım için kozmetik ürünleri üretimi, pazarlanması ve geniş yelpazeli dağıtım ağı ile dağıtılması işi ile iştigal ettiğini, "JUVERDERM" markasını da 1999 yılından bu yana uluslararası alanda estetik merkezleri, güzellik salonları ve eczanelerde başarılı bir şekilde kullandığını, söz konusu markayı Gürcistan, Makedonya, Avrupa Birliği, İsviçre, Norveç, WIPO nezdinde adına tescil ettirdiğini, müvekkili şirketin markayı Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde de tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunda davalı adına tescilli olan ancak kullanılmayan markalar nedeniyle tescil işlemini gerçekleştiremediğini, davalının "JUVEDERM" esas unsurlu markaları kesintisiz ve ciddi olarak kullandığını ispatla yükümlü olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2007/71081 numaralı "JUVEDERM FORMA", 2007/71083 numaralı "JUVEDERM VOLUMA", 2007/71086 numaralı "JUVEDERM REFINE" ve 2007/51195 numaralı "JUVEDERM ULTRA" ibareli markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 9 ve 26. maddeleri gereğince iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı markasının tanınmış olduğunu, çeşitli ürünlerini 1995 yılından 2010 yılına kadar Türkiye'de distribütörleri aracılığıyla satışa sunduğunu, 2010 yılından bu yana ise bağlı şirketi olan ... İlaçları Tic. A.Ş. aracılığıyla satışlarını yaptığını, taraflar arasında davacının davalının markasını gasp etmeye çalışması sebebiyle dünyanın pek çok yerinde hukuki ihtilaflar yaşandığını, Türkiye'de ve başka ülkelerde açılan davalar sonucunda davalının lehine kararlar verildiğini, davacının bu davayı kötüniyetli olarak açtığını, markaların tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından ciddi bir şekilde kullanıldığını, www.juvederm.com.tr alan adlı internet sitesinin de davalı adına 29.08.2014 tarihinden bu yana kayıtlı olduğunu savunarak davanın reddini, istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı adına 2007/71081 numaralı "JUVEDERM FORMA" ibareli markanın 25.12.2008 tarihinde, 2007/71083 numaralı "JUVEDERM VOLUMA" ibareli markanın 02.02.2009 tarihinde, 2007/71086 numaralı "JUVEDERM REFINE" ibareli markanın 25.12.2008 tarihinde, 2007/51195 numaralı "JUVEDERM ULTRA" ibareli markanın 30.03.2010 tarihinde 5. ve 10. sınıflarda tescil edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kullanıma ilişkin ispat yükü üzerinde olan davalının delil olarak sunduğu belgelerin, markanın ciddi şekilde kullanıldığını ispat noktasında yetersiz olduğunun mütalaa edildiği, davalının markalarının ciddi şekilde kullanıldığını yöntemince ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalı markalarının iptalini istemek konusunda SMK'nın 26/2 hükmü gereğince ilgili kişi konumunda bulunduğu ve hukuki yararının söz konusu olduğu, yasal hak kapsamında dava açmanın kötü niyetli davranış olarak kabul edilemeyeceği, kullanımın ispat edilemediği, marka başvuruları, davalının markaları nedeniyle reddedilen davacının iptal davası açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli markaların kullanılmadığı iddiasıyla iptali ve sicilden terkini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-(b)hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2024/5296 E., 2025/3410 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
tam metni aç
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2025
11. Hukuk Dairesi         2024/5296 E.  ,  2025/3410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/578 Esas, 2024/912 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/184 E., 2020/368 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/104646 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca "Kuru yemişler" malları yönünden başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu(YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın hatalı olduğunu, dava konusu marka başvurusunun başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden ayırt edici bulunduğunu, tanımlayıcı bir yanının da olmadığını, "..." markasının müvekkilinin tanınır ... getirdiği "kara şimşek" markasının devamı niteliğinde bir seri marka olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2020/M-3524 sayılı kararının iptali ile markanın tescil başvurusu kapsamındaki tüm sınıf ve alt sınıflar yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden ayırt edicilik taşımadığı gibi tanımlayıcı nitelikte bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun salt "..." ibaresinden oluştuğu, siyah ay çekirdeği olarak ülkemizde tüketilen kuru yemiş cinsinin yaygın olarak tüketildiği, bu tip ay çekirdeğinin hitap ettiği genel halk kitlesi nezdinde "Siyah çekirdek, ..., siyah kıbrıs ay çekirdeği, japon ay çekirdeği" gibi isimlerle tanımlandığı, bu ... göre davaya konu kuru yemiş emtiaları üzerinde "..." ibaresini gören makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı tüketici kitlesinin, bu ibareye markasal bir ayırt edicilik atfetmeyeceği, bu ibareyi marka olarak algılamayacağı, bir kuru yemiş türü olarak siyah ay çekirdeği emtiası olarak algılayacağı, başvuru konusu ibarenin, ürünün içinde bulunan emtianın cinsini belirten tanımlayıcı bir ibare olduğu, salt "..." ibaresinin, kuru yemiş emtiaları bakımından, markanın en temel fonksiyonu olan bir mal ya da hizmeti diğerlerinden ayırmaya dönük ayırt edicilik işlevini yerine getirmekten yoksun olduğu, tanımlayıcı-tasvir edici bir işaret niteliğinde bulunduğu, SMK'nın 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri koşullarının oluştuğu, önceki tarihli tescilli markalardan kaynaklı müktesep hak iddiasının mutlak tescil engellerini bertaraf etme kabiliyetinin bulunmadığı, dava konusu başvurunun kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığı iddiasının ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli başvurunun, bir kuru yemiş türünün adı olduğu, başvuru kapsamından çıkarılan kuru yemiş malları yönünden anılan ibarenin, tanımlayıcı ve bu nedenle de herkesin kullanıma açık, bir kişinin tekeline verilmesi mümkün olmayan bir ibare niteliğinde bulunduğu, dava konusu ibarenin bu özelliği itibariyle tescil için gerekli asgari ayırt edicilik kriterini de sağlamadığı, başvuru konusu ibareye kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığının ispat edilemediği, bunun dışında seri marka gerekçesiyle SMK'nın 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendleri kapsamındaki tescil engelinin aşılamayacağı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 2019/104646 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusunun, SMK'nın 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca "kuruyemişler" emtiası yönünden kısmen reddi üzerine, davacı tarafından yapılan itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in 2020/M-3524 sayılı kararının iptali ile markanın tescil başvurusu kapsamındaki tüm sınıf ve alt sınıflar yönünden tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.