6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 380

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 380. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 380- (1) İnceleme sonunda, dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir. Ancak, davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması yahut 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendine dayalı olarak yargılamanın iadesi dilekçesi kabul olunursa, başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir. (2) Bu husus, iade yoluyla incelenmesi istenen hükmün bütün nüshalarında gösterilir. İcranın durdurulması

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

9 karar eşleşti
10. Hukuk Dairesi, 2021/128 E., 2021/9380 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yeniden yargılama veya hükmün iptali" başlıklı 380. maddesinde;
10. Hukuk Dairesi         2021/128 E.  ,  2021/9380 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmün, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hukuk yargılamasında kural olarak kesin hükme bağlanmış bir davaya yeniden bakılamaz ise de, bunun en önemli istisnasını yargılamanın iadesi oluşturmaktadır. Bazı ağır yargılama hatalarından ve eksikliklerinden dolayı, maddi anlamda kesin hükmün ortadan kaldırılmasını ve daha önce kesin hükme bağlanmış bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir yasa yolu niteliğindeki yargılamanın iadesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 374–381 (dâhil) maddelerinde düzenlenmiş olup yeniden yargılama, önceki yargılamadan bağımsız yeni bir davadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yeniden yargılama veya hükmün iptali" başlıklı 380. maddesinde; "(1) İnceleme sonunda, dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir. Ancak, davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması yahut 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendine dayalı olarak yargılamanın iadesi dilekçesi kabul olunursa, başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir. (2) Bu husus, iade yoluyla incelenmesi istenen hükmün bütün nüshalarında gösterilir. " hükmü yer almaktadır. Eldeki davada, yargılamanın yenilenmesinin kabulü kararı karşısında, kesinleşen ... İş Mahkemesi'nin 14.09.2017 tarih ve E.2017/118, K.2017/389 sayılı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının ortadan kaldırılması ile yargılama esnasında dava dışı kooperatifin ödeme emrine konu tüm borcu ödemiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, önceki hükümle ilgili karar tesis edilmeksizin yalnızca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ : Hüküm fıkrasının "Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile" ibaresinden sonra gelmek üzere hükme "... İş Mahkemesi'nin 14.09.2017 tarih ve E.2017/118, K.2017/389 sayılı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının ortadan kaldırılması" ibarelerinin eklenmesine, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

13. Hukuk Dairesi, 2018/6173 E., 2019/1631 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTüketici Mahkemesi
tam metni aç
maddesine göre hak ihlali yapıldığına dair belirlemesine göre mahkemece yeniden yapılan yargılamada uygulama yeri olmayan HMK 380. maddesine dayanılarak mahkeme kararının " onanmasına " şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
13. Hukuk Dairesi         2018/6173 E.  ,  2019/1631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak-yeniden yargılama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye geldiğini, Devlet bakanlığınca hazırlanan göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın aldığını, bu bağlamda 10.000.000 TL (eski para) peşinat ödediğini, bu ödemenin konut maliyetinden düşülmesi gerekirken düşülmediğini ileri sürerek, bu ödemenin güncelleştirilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 8.000,00 TL’nın yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, ıslah ile talebini 17.539,13 TL.ye yükseltmiştir. Davalı, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemenin davanın kabulüne dair kararının temyizi üzerine Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının davacı tarafından temyizi üzerine kararın onanmasına karar verilmiş, bu kez davacı hak ihlali yapıldığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. T.C. Anayasa Mahkemesi, 07.01.2016 tarih, 2013/6613 başvuru numaralı kararı ile; başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermiş, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılanma yapılmak üzere dosyayı mahkemesine göndermiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda; Yargılamanın iadesi davasının Reddi ile Mahkemenin 29/11/2012 tarih 2012/451 esas 2012/1317 karar sayılı ilamının Onanmasına, karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Anayasa’nın, Anayasa Mahkeme­sinin “Görev ve yetkileri” başlıklı 148. maddesinin 3. fıkrasında “Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İn­san Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır." şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu düzenleme gereğince Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru üzerine yapılan inceleme sonucunda, başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilerek, ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı mahalli mahkemesine göndermiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkemece, "Yargılamanın iadesi davasının Reddi ile Mahkememizin 29/11/2012 tarih 2012/451 esas 2012/1317 karar sayılı ilamının Onanmasına" şeklinde karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin, Anayasanın 36. maddesine göre hak ihlali yapıldığına dair belirlemesine göre mahkemece yeniden yapılan yargılamada uygulama yeri olmayan HMK 380. maddesine dayanılarak mahkeme kararının " onanmasına " şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki; mahkeme kararının doğru olması ve bu hususun sonuca etkili olmaması nedeniyle bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün ve gerekçenin düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 1. bendindeki “reddi ile Mahkememizin 29/11/2012 tarih 2012/451 esas 2012/1317 karar sayılı ilamının Onanmasına” söz ve rakamlarının karardan çıkartılmasına, yerine “reddine” sözünün yazılmasına, hükmün gerekçe kısmında ki " reddi ile mahkememizin 29/11/2012 tarih ve 2012/451 esas 2012/ 1317 karar sayılı kararının onanmasına" söz ve rakamların çıkartılmasına, yerine "reddine" sözünün yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
13. Hukuk Dairesi, 2018/6177 E., 2019/1632 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTüketici Mahkemesi
tam metni aç
maddesine göre hak ihlali yapıldığına dair belirlemesine göre mahkemece yeniden yapılan yargılamada uygulama yeri olmayan HMK 380. maddesine dayanılarak mahkeme kararının "onanmasına" şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
13. Hukuk Dairesi         2018/6177 E.  ,  2019/1632 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak-yeniden yargılama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye geldiğini, Devlet Bakanlığınca hazırlanan göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın aldığını, bu bağlamda 8.000.000 TL (eski para) peşinat ödediğini, bu ödemenin konut maliyetinden düşülmesi gerekirken düşülmediğini ileri sürerek, bu ödemenin güncelleştirilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL’nın yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemenin davanın kabulüne dair kararının temyizi üzerine Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının davacı tarafından temyizi üzerine kararın onanmasına karar verilmiş, bu kez davacı hak ihlali yapıldığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. T.C. Anayasa Mahkemesi, 07.01.2016 tarih, 2013/6613 başvuru numaralı kararı ile; başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermiş, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılanma yapılmak üzere dosyayı mahkemesine göndermiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda; Yargılamanın iadesi davasının reddi ile mahkemenin 29/11/2012 tarih 2012/476 esas 2012/1334 karar sayılı ilamının Onanmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyizo edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Anayasa’nın, Anayasa Mahkeme­sinin “Görev ve yetkileri” başlıklı 148. maddesinin 3. fıkrasında “Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İn­san Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır. "şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu düzenleme gereğince Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru üzerine yapılan inceleme sonucunda, başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilerek, ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı mahalli mahkemesine göndermiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkemece, "Yargılamanın iadesi davasının Reddi ile Mahkememizin 29/11/2012 tarih 2012/476 esas 2012/1334 karar sayılı ilamının Onanmasına" şeklinde karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin, Anayasanın 36. maddesine göre hak ihlali yapıldığına dair belirlemesine göre mahkemece yeniden yapılan yargılamada uygulama yeri olmayan HMK 380. maddesine dayanılarak mahkeme kararının "onanmasına" şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki; mahkeme kararının doğru olması ve bu hususun sonuca etkili olmaması nedeniyle bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün ve gerekçenin düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir. 3-Davacıya teslim edilen konut .../Kestel konut projesi kapsamında yer almakta olup Devlet Bakanlığınca konutun kesin maliyeti her bir daire için 90.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Davacı dava dışı bankadan borçlandırma sözleşmesi ile 72.893.433, borçlandırma senedi ile 11.622.360 TL olmak üzere toplam 84.515.793 TL kredi kullanıp ödeme yapmıştır. Mahkemece konutun kesin maliyet hesabının her bir daire için 100.000.000 TL olarak belirlendiği şeklinde belirtilmiş ise de bu husus sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 1. bendindeki “ reddi ile Mahkememizin 29/11/2012 tarih 2012/476 esas 2012/1334 karar sayılı ilamının Onanmasına” söz ve rakamlarının karardan çıkartılmasına, yerine “ reddine ” sözünün yazılmasına, hükmün gerekçe kısmında ki " reddi ile mahkememizin 29/11/2012 tarih ve 2012/476 esas 2012/ 1334 karar sayılı kararının onanmasına" söz ve rakamların çıkartılmasına, yerine "reddine" sözünün yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2019/2346 E., 2019/4982 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı HMK’nun “Yeniden yargılama veya hükmün iptali” başlıklı 380. maddesi;
4. Hukuk Dairesi         2019/2346 E.  ,  2019/4982 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi YARGILAMANININ YENİLENMESİNİ İSTEYEN ALEYHİNE YARGILAMININ YENİLENMESİ İSTENEN Davacı (asıl davanın davalısı) ... vekili Avukat ... tarafından davalı (asıl davanın davacısı) ... aleyhine 11/04/2016 gününde verilen dilekçe ile yargılamanın yenilenmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargılamanın iadesi isteminin kabulü ile önceki hükmün kaldırılmasına dair verilen 28/03/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yargılamanın iadesi isteminin kabulü ile 2012/43 esas, 2013/344 karar sayılı ve 16/04/2013 günlü önceki kararın kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı (asıl davanın davalısı) vekili, mahkemenin önceki 2012/43 esas, 2013/344 karar sayılı ve 16/04/2013 günlü kararı ile Anayasa Mahkemesinin 11/12/2009 tarihli kararıyla kapatılmasına karar verilen Demokratik Toplum Partisinin 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca malvarlığının Hazineye intikali nedeniyle 12.880,51 TL alacağın davacıdan tahsiline karar verildiğini, kapatılan Demokratik Toplum Partisinin eş başkanları, parti yöneticileri ve üyeleri tarafından hak ihlali nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulduğunu ve sözleşmenin 11. maddesinin ve 1 nolu protokolün 3. maddesinin ihlal edildiğine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle HMK’nun 375/1-i maddesinde düzenlenen sebebin gerçekleştiğini belirterek, yargılamanın iadesi isteminde bulunmuştur. Davalı (asıl davanın davacısı), istemin reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece somut olayda yargılamanın iadesi sebeplerinin oluşmadığı gerekçesi ile verilen davanın reddine dair 19/04/2016 günlü ilk karar, Dairemizin 29/03/2018 gün ve 2017/5034 esas, 2018/2463 karar sayılı ilamı ile “..davacının dava dilekçesinde Demokratik Toplum Partisi (DTP) nin başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nin 12/01/2016 tarihli "Demokratik Toplum Partisi ve Diğerleri Türkiye'ye Karşı" kararının sonuç kısmının 2. ve 3. fıkralarında hak ihlalinin bulunduğuna dair kararın yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak belirtilmesine rağmen mahkemece bu kapsamında bir değerlendirme yapılmamıştır. O halde, mahkemece Demokratik Toplum Partisi (DTP) nin başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nin 12/01/2016 tarihli "Demokratik Toplum Partisi ve Diğerleri Türkiye'ye Karşı" kararının sonuç kısmının 2. ve 3. fıkralarında hak ihlalinin bulunduğuna dair kararın HMK’nun 375. maddesi kapsamında yer alan koşulların somut olayda oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekir. Anılan yön gözetilmeden yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir..” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 28/03/2019 günlü ikinci kararda; HMK’nun 375. maddesi kapsamında yargılamanın iadesi koşulunun oluştuğu gerekçesiyle, davacının yargılamanın iadesi isteminin kabulü ile mahkemenin önceki 2012/43 esas, 2013/344 karar sayılı kararında belirtilen 12.880,51 TL alacağın temerrüt tarihi olan 12/08/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin kararının kaldırılmasına şeklinde karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nun “Yeniden yargılama veya hükmün iptali” başlıklı 380. maddesi; (1) İnceleme sonunda, dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir. Ancak, davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması yahut 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendine dayalı olarak yargılamanın iadesi dilekçesi kabul olunursa, başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir. (2) Bu husus, iade yoluyla incelenmesi istenen hükmün bütün nüshalarında gösterilir” hükmünü içermektedir. Aynı Kanun’un “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesinin 2. fıkrası ise; “hükmün sonuc kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmünü içermektedir. Fıkrada açıklanan yön, kamu düzenine ilişkindir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca; mahkemece ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkacak duruma göre ilk kararın doğru olduğu sonucuna varılması halinde bu kararın onanmasına karar verilir. Verilmiş olan ilk kararın kısmen veya tamamen değiştirilmesi gerektiği sonucuna varılır ise, önceki kararı kısmen veya tamamen değiştirerek yeni bir karar verilmesi, yargılamanın iadesi talebinin kabul edilmesi halinde verilecek yeni hükmün de önceki kararın bütün nüshalarında belirtilmesi gerekir. Bu şekilde verilecek mahkemenin yeni kararı, daha önceki kararın bütün nüshalarında şerh olarak gösterilmek suretiyle, önceki kararın kullanılmaması sağlanmış olur. Yargılamanın iadesi davası sonucunda eski hükmün kısmen veya tamamen değiştirilmesine karar verilir ise bu karar, eski (asıl) hükmün yerine geçer, yani geçmişe etkilidir. Eski hüküm daha önce icra edilmişse, icra eski haline iade olunur (İİK m. 40 kıyasen) Somut uyuşmazlığa gelince; mahkeme bozmaya uyarak yaptığı yargılama sonucunda dayanılan yargılamanın iadesi sebebini yerinde görerek istemi kabul etmiş ve yargılamanın iadesi istemine konu önceki kararın kaldırılmasına karar vermiş, ancak önceki davadaki istem hakkında yeni bir hüküm kurmamıştır. Şu halde mahkemece; yukarıdaki açıklamalar ve HMK’nun 380 ve 297/2. maddelerindeki düzenlemelere aykırı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 04/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
13. Hukuk Dairesi, 2018/6174 E., 2019/1158 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTüketici Mahkemesi
tam metni aç
maddesine göre hak ihlali yapıldığına dair belirlemesine göre mahkemece yeniden yapılan yargılamada uygulama yeri olmayan HMK 380. maddesine dayanılarak mahkeme kararının "onanmasına" şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
13. Hukuk Dairesi         2018/6174 E.  ,  2019/1158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak-yargılamanın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye geldiğini, Devlet Bakanlığı'nca hazırlanan göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın aldığını, bu bağlamda 10.000.000 TL (eski para) peşinat ödediğini, bu ödemenin konut maliyetinden düşülmesi gerekirken düşülmediğini ileri sürerek, bu ödemenin güncelleştirilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.000,00 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, ıslah ile talebini 17.117,87 TL.ye yükseltmiştir. Davalı, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemenin davanın kabulüne dair kararının temyizi üzerine Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının davacı tarafından temyizi üzerine kararın onanmasına ve davacının karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiş, bu kez davacı hak ihlali yapıldığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. T.C. Anayasa Mahkemesi, 07.01.2016 tarih, 2013/6613 başvuru numaralı kararı ile; başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermiş, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılanma yapılmak üzere dosyayı mahkemesine göndermiştir. Mahkemece, yeniden yapılan yargılama sonunda; Yargılamanın iadesi davasının Reddine Mahkemenin 29/11/2012 tarih 2012/380 esas 1293 karar sayılı ilamının Onanmasına, karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Anayasa’nın, Anayasa Mahkemesi'nin “Görev ve yetkileri” başlıklı 148. maddesinin 3. fıkrasında “Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İn­san Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır." şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu düzenleme gereğince Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru üzerine yapılan inceleme sonucunda, başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilerek, ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı mahalli mahkemesine göndermiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkemece, "Yargılamanın iadesi davasının reddine, mahkememizin 29/11/2012 tarih 2012/380 esas 1293 karar sayılı ilamının Onanmasına" şeklinde karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin, Anayasanın 36. maddesine göre hak ihlali yapıldığına dair belirlemesine göre mahkemece yeniden yapılan yargılamada uygulama yeri olmayan HMK 380. maddesine dayanılarak mahkeme kararının "onanmasına" şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki; mahkeme kararının doğru olması ve bu hususun sonuca etkili olmaması nedeniyle bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün ve gerekçenin düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 1. bendindeki “Mahkememizin 29/11/2012 tarih 2012/380 esas 1293 karar sayılı ilamının Onanmasına” söz ve rakamlarının karardan çıkartılmasına, hükmün gerekçe kısmının son paragrafındaki" reddi ile mahkememizin 29/11/2012 tarih ve 2012/380 esas 1293 karar sayılı kararının onanmasına" söz ve rakamların çıkartılmasına, yerine "reddine" sözünün yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Yargılamanın iadesi sonunda verilecek kararlarla ilgili hangisi yanlıştır?

A) Karar onanabilir.
B) Karar kısmen değiştirilebilir.
C) Karar tamamen değiştirilebilir.
D) Eski hüküm iptal edilir.
E) Perjury (Yalan yere yemin) halinde başka inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol