6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 383

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 383. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 383- (1) Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir. Çekişmesiz yargı işlerinde yetki

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

28 karar eşleşti
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
- 6100 S. HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU [ Madde 383 ]
11. Hukuk Dairesi 2012/3489 E., 2012/4595 K. 11. Hukuk Dairesi 2012/3489 E., 2012/4595 K. - GÖREVLİ MAHKEME - KAMBİYO SENEDİNİN ZAYİİ NEDENİYLE İPTAL DAVASI - MUTLAK TİCARİ DAVA- 6102 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 757 ] - 6100 S. HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU [ Madde 382 ] - 6100 S. HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU [ Madde 383 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 5 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 669 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 4 ] "İçtihat Metni" Hasımsız olarak görülen davada (Adana İkinci Asliye Ticaret Mahkemesi)'nce verilen 05.03.2012 tarih ve 2012/103-2012/61 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin lehdarı olup keşidecisi Z… … Alüminyum Plastik San. Tic. Ltd. Şti. olan 29.02.2012 tarihli, H… … Bankası A… … Şubesine ait 102… …65 numaralı hesaptan keşide olunan, 495… … nolu, 19.234,53 TL bedelli çekin kaybolduğunu, çekin iptalini ve ödenmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı, HMK'nın 383, 382/e-6 maddeleri gereğince çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. İstem, kambiyo senedinin zayii nedeniyle iptaline ilişkindir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Kıymetli evrak iptali davalarının çekişmesiz yargı koluna dahil olduğu kuşkusuzdur. Ancak, halen yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu anlamda, mahkemenin davanın mutlak anlamda ticari dava olmadığına ilişen gerekçesinde isabet yoktur. Öte yandan, yine aynı Yasa'nın 5/2. maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve TTK'nın 4. maddesinde tanımlanan ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılır. Bu nedenle TTK'nın 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin zayi nedeniyle iptaline ilişkin davalarda HMK'nın 383. maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, görevin tayininde değer esasının benimsenmediği HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra, bu nitelikteki davalarda sulh hukuk mahkemeleri değil asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. maddesinde de bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu da yasa koyucunun iradesinin bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği yolunda olduğunu göstermektedir. Açıklanan bu nedenle istemle ilgili işe bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olmasına rağmen görevsizlik ve dosyanın görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine dair verilen mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S o n u ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

20. Hukuk Dairesi, 2015/6012 E., 2015/8133 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSinop Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın, davacının adının düzeltilmesi istemine ilişkin olmayıp, davacının adının değiştirilmesi istemini içerdiği, asliye hukuk mahkemelerinin ise yalnızca ad değiştirme davalarında görevli olduğu, 6100 sayılı Kanunun 382/2-a ve 383. maddeleri doğrultusunda bu tür davalara bakma görevinin sulh hukuk mahkemelerinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
20. Hukuk Dairesi         2015/6012 E.  ,  2015/8133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sinop Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/02/2015 NUMARASI : 2015/141-2015/160 Taraflar arasındaki isim tashihine ilişkin davada Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Sinop Sulh Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davacının nüfus kaydında "İlknur" olan adının "Ceren" olacak şekilde düzeltilmesi istemine ilişkindir Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın, davacının adının düzeltilmesi istemine ilişkin olmayıp, davacının adının değiştirilmesi istemini içerdiği, asliye hukuk mahkemelerinin ise yalnızca ad değiştirme davalarında görevli olduğu, 6100 sayılı Kanunun 382/2-a ve 383. maddeleri doğrultusunda bu tür davalara bakma görevinin sulh hukuk mahkemelerinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinin 1/a bendi uyarınca görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu hususta özel kanunda açık düzenleme bulunduğundan bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. İsmin değiştirilmesi istemi, 6100 sayılı HMK'nın 382/2-a-2 maddesinde çekişmesiz yargı işi olarak düzenlenmiştir. HMK 383. maddeye göre çekişmesiz yargı işinde görevli mahkeme aksine bir düzenleme olmadığı surette sulh hukuk mahkemesidir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 27. maddesi uyarınca, haklı bir sebebe dayanmak kaydıyla, adın değiştirilmesi hâkimden istenebilir. Diğer yandan 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahısların yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun b fıkrasında ise ad ve soyada ilişkin düzenleme bulunmaktadır. Davacının talebinin çekişmesiz yargı kapsamında olmadığı, adı geçen Kanun maddeleri uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görüleceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/12/2013 gün ve 2013/18 - 464 - 2013/1698 sayılı ilâmıyla da benimsenmiş olup; bu nedenle, 5490 sayılı Kanunun 36/1-a ve b maddesi kapsamında olan uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Sinop 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 01/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2012/10747 E., 2013/8360 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSULH HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 383. maddesinde, çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür.
11. Hukuk Dairesi         2012/10747 E.  ,  2013/8360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Hasımsız olarak görülen davada ... ... .... Sulh Hukuk (Pendik .... Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen ....05.2012 tarih ve 2012/425-2012/685 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı taraf, kendisine ait ... adet çek yaprağının evinden çalındığını ileri sürerek, anılan çeklerin iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, dava konusu çek yapraklarının boş olduğu ve ...'nın 692 vd. maddeleri hükmüne göre çek vasfını taşımadıklarından haklarında iptal kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. İstem, kambiyo senedinin zayii nedeniyle iptaline ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 383. maddesinde, çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (...)'nın .... maddesine göre Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan ... hukuk davaları ticari dava sayılır. Yine aynı Kanun'un .../.... maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve ...'nın .... maddesinde ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılır. Bu nedenle ...'nın 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin zayi nedeniyle iptaline ilişkin davalarda HMK'nın 383. maddesinde öngörülen aksine düzenleme bulunduğundan sulh hukuk mahkemeleri değil ticaret mahkemeleri görevlidir. Kaldı ki 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/.... maddesinde de bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu da yasa koyucunun iradesinin bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği yolunda olduğunu göstermektedir. Açıklanan bu nedenle, istemle ilgili işe bakma görevi asliye ticaret mahkemelerine ait olmasına rağmen mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
20. Hukuk Dairesi, 2016/14668 E., 2017/665 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
maddesinde sayılan ölçütlere göre çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup, 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/k maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 383. maddesi gereğince de derneğin defter ve belgeleri için zayi belgesi verilmesi hususunda hangi mahkemenin görevli olduğuna ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmakla, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.
20. Hukuk Dairesi         2016/14668 E.  ,  2017/665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada ... Sulh Hukuk ve .... 1. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. ... Sulh Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın TTK'nın 82. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince ise dernek defterlerinin kaybolması halinde görevli mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından, HMK'nın 382. maddesi uyarınca davaya bakmakla sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/k maddesinde "Tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin, gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir nedenle okunamayacak hale gelmesi veya kaybolması halinde, öğrenme tarihinden itibaren onbeş gün içinde dernek merkezinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesine zayi belgesi almak için başvurmayan veya bu belgeyi denetim sırasında ibraz edemeyenler üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılacağı" açıklanmıştır. Anılan kanunda genel zayi belgesinin alınması konusunda hangi mahkemenin görevli olduğu gösterilmemiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 382. maddesinde, "çekişmesiz yargı işleri" düzenlenmiş, aynı Kanunun 383. maddesinde de çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir. Maddede çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu önce genel çerçevesi belirlenerek daha sonra da mümkün olduğunca sayılarak belirtilmiştir. Somut olayda, davacı ... tarafından tutulan 19.01.2010 tarih ve 50 sayılı karar defterinin kaybolduğunu ileri sürerek zayi belgesi verilmesini talep etmiş olup, zayi belgesi istemine ilişkin uyuşmazlık, 6100 sayılı Kanunun 382/2-e maddesinde sayılmamakla birlikte, Kanunun 382/1. maddesinde sayılan ölçütlere göre çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup, 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/k maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 383. maddesi gereğince de derneğin defter ve belgeleri için zayi belgesi verilmesi hususunda hangi mahkemenin görevli olduğuna ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmakla, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 31/01/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
20. Hukuk Dairesi, 2016/12899 E., 2017/61 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. maddesine göre de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemeleridir.
20. Hukuk Dairesi         2016/12899 E.  ,  2017/61 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada ... 16. Asliye Hukuk ve ... 7. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ... ve...'in ölümün tespiti istemine ilişkindir. ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesince; "Davanın hasımsız açıldığından çekişmesiz yargı işlerinden olduğu, davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait bulunduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi ise ölümün tespitine ilişkin davalarında 1587 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanuna göre asliye hukuk mahkemesinde görülen nüfus davalarından olduğu, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait bulunduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382/1. maddesinde; “Çekişmesiz yargı, hukukun mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır” hükmüne yer verilmiştir. Bu ölçütler ise ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkın bulunmadığı haller ve hakimin re’sen harekete geçtiği haller olarak ifade edilmiştir. 382. maddenin 2-ç/1 fıkrasında “Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması” çekişmesiz yargı işi sayılmıştır. Bilindiği üzere tespit davaları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382. maddesinde belirtilen çekişmesiz yargı işlerindendir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. maddesine göre de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemeleridir. Somut olayda davacı vekili; müvekkili ile birlikte mirasçısı olan....'in mirasçısının tespiti için dava açtığını, dava sırasında ...'nın kardeşi ... ve yine kardeşi .. ...'in eşi ... ... kaydının kapatıldığı, ölüm kaydının Şişli Nüfus Müdürlüğüne bildirildiğini, böylece idare tarafından kişinin ölmüş olduğunun bilindiği, ancak belge olmadığından tescil edilemediği, kendisini uzaktan tanıyanlarca kişinin öldüğü duyumunun alındığı, ... ve....'in ölümünün tespit ve tesciline karar verilmesi talep ve dava etmiş olduğunun tespiti istemiyle hasımsız dava açılmıştır, bu itibarla, çekişmesiz yargı işi olan tespit talebinde sulh hukuk mahkemeleri görevlidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 16/01/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenen çekişmesiz yargının temel nitelikleri ve bu yargılamada geçerli olan usul ilkeleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi bu yargı türünün hukuki mahiyetiyle bağdaşmaz?

A) Kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olarak belirlenmesi genel kuraldır.
B) Çekişmesiz yargı işlerinde, niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulünün uygulanması esastır.
C) Çekişmesiz yargı sonucunda verilen kararlar, bir uyuşmazlığı nihai olarak çözmediğinden, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm gücünden yoksundur ve şartların değişmesi hâlinde yeniden ele alınabilir.
D) Aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesinin geçerli olması, hâkimin ilgililerin bildirdikleriyle sınırlı kalmadan gerçeği tespit etme yükümlülüğü altına girmesi anlamına gelir.
E) Yargılamanın temelini talepte bulunanın dilekçesi oluşturduğundan, hâkimin karar verebilmesi için gerekli olan tüm vakıa ve delillerin yalnızca talepte bulunan tarafından dosyaya sunulması zorunludur ve hâkim bu sunumla bağlıdır.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol