HMK Madde 52Davada kanuni temsil
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Madde, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayan kişilerin davada kanuni temsilcileri, tüzel kişilerin ise yetkili organları tarafından temsil edilmesini düzenler. Hangi kişilerin kanuni temsilci tarafından temsil edileceği ve tüzel kişilerde organın kim olduğu Türk Medeni Kanunu'na göre belirlenir. Madde, dava ehliyeti bulunmayan gerçek kişiler ile tüzel kişilere uygulanır.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Medenî hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri, tüzel kişiler ise yetkili organları tarafından temsil edilir.
Madde gerekçesi
Bu maddede, medenî hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmayanların, davada temsil esası düzenlenmiştir. Medenî hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmayanlar bakımından kanunî temsilci eliyle, tüzel kişiler bakımından da yetkili organları aracılığıyla davanın yürütülmesi taraflara ilişkin bir dava şartıdır. Bu nedenle, davada, medenî hakları kullanma ehliyetine sahip olmayan gerçek kişiler kanunî temsilcileri, tüzel kişiler ise yetkili organları tarafından temsil edilir.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Dava ehliyeti
- Kanuni temsilci
- Medeni hakları kullanma ehliyeti
- Tüzel kişinin yetkili organı
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
63 karar arasından seçildi- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi · E. 2023/1866 · K. 2025/921 · T. 02.07.2025İstinafGönderme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun davada kanuni temsili düzenleyen 52. maddesi uyarınca, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri, tüzel kişiler ise yetkili organları tarafından temsil edilir.
- 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/9727 · K. 2025/4402 · T. 18.03.2025Daire kararıBozma
Ayırt etme gücüne sahip ... ile kısıtlıların kural olarak dava ehliyetine sahip olmadıkları; Türk Medeni Kanunu’nun 16 ncı maddesi ve 6100 sayılı Kanun’un 52. maddesi uyarınca bu kişilerin davalarda kanuni temsilcileri aracılığıyla temsil edilmeleri gerektiği açıktır.
- 14. Hukuk Dairesi · E. 2016/12877 · K. 2020/609 · T. 20.01.2020Daire kararıBozma
Tüzel kişilerin de dava ehliyeti, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 49. ve 50. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 52. maddesine göre bulunmakta olup, tüzel kişilerin fiil ehliyetine sahip olmaları sebebiyle dava ehliyetine de sahip oldukları anlaşılmaktadır.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Ayırt etme gücüne sahip 16 yaşındaki lise öğrencisi (A), kendi birikimleriyle aldığı değerli bir koleksiyon pulunu, ailesinin haberi olmaksızın koleksiyoner (B)'ye satmıştır. Bir süre sonra bu satıştan pişmanlık duyan (A), satım sözleşmesinin kendi ehliyetsizliği nedeniyle geçersiz olduğunun tespiti ve pulun iadesi talebiyle bizzat asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır. Bu durum karşısında mahkemenin, (A)'nın dava ehliyeti yönünden yapması gereken değerlendirme Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Ayırt etme gücüne sahip küçüğün, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarının kullanılmasına benzer nitelikteki kendi malvarlığı üzerindeki tasarruflara ilişkin davaları bizzat açabileceği kabul edilmeli ve davanın esasına girilmelidir.
- B) Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan her gerçek kişinin aynı zamanda dava ehliyetine de sahip olduğu kabul edildiğinden, (A)’nın dava açmasında usule aykırı bir yön bulunmamaktadır.
- C) Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlendiğinden ve (A) tam ehliyetli olmadığından, davayı bizzat takip etme ehliyetine sahip değildir; davanın kanuni temsilcisi aracılığıyla yürütülmesi gerekir.
- D) Mahkeme, dava ehliyeti yokluğunu re'sen tespit ederek, bu eksikliğin giderilmesi için kanuni temsilciye süre vermeksizin davayı derhal usulden reddetmelidir.
- E) Onbeş yaşını doldurmuş olan (A)'nın, kendi isteğiyle mahkemeye başvurarak ergin kılınma potansiyeli taşıması nedeniyle dava ehliyetinin var olduğu kabul edilmelidir.
Bu maddeyle ilgili 5 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl