6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 109

Türk Ticaret Kanunu 109. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 109- (1) Acente, sözleşme uyarınca kendisine bırakılan bölge ve ticaret dalı içinde, müvekkilinin işlerini görmekle ve menfaatlerini korumakla yükümlüdür. (2) Acente, kusursuz olduğunu ispat etmediği takdirde özellikle, müvekkili hesabına saklamakta olduğu malın veya eşyanın uğradığı hasarlardan sorumludur. II - Haber verme yükümlülüğü

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2009/4547 E., 2011/3341 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
getirdiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, zira konşimento örnekleri incelendiğinde taşıyanın adının bulunmadığının görüldüğünü, TTK'nun 1099. maddesi hükmü gereğince taşıyanın adı gösterilmediğinden donatanın taşıyan sayılması gerektiğini, müvekkili veya kaptan tarafından düzenlenen bir konşimento bulunmadığını, konşimentoların kiracı tarafından düzenlendiğini, konşimentonun arka yüzünd
11. Hukuk Dairesi         2009/4547 E.  ,  2011/3341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2007/24 - 2008/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalılardan M/V Seewind Gemisi Donatanı Chirfahrts Gmbh Co Kg. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.03.2011 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkile ait toplam 141.920 kg.narenciye yükünün Ukrayna Ilıcıvsky Limanına gönderilmek üzere Derince Limanına getirilip 24.11.2006 tarihinde Seewınd isimli gemiye yüklendiğini, geminin 25.11.2006 tarihinde sefere başlamasına rağmen makinalarında arıza olduğu iddiası ile 08.12.2006 tarihinde tekrar Derince Limanına çekildiğini, dava konusu taşımanın 1 nolu davalının gemisi ile 2 nolu davalının işletmeciliği ve taşıyan sıfatı ile yürütüldüğünü, narenciye yükünün doğası itibarı ile bozulacak mal niteliğinde olduğundan 10 günlük ihraç süresinin bulunduğunu, yüklenildiği 24.11.2006 tarihinden itibaren 21 gün geçtikten sonra hala geminin sefere çıkmadığını öğrenmeleri üzerine 15.12.2006 tarihinde tespit yaptırdıklarını, tespit tarihi itibari ile narenciye yükünün satış imkanı olmadığından ekonomik değerinin kalmadığının belirlendiğini ileri sürerek, müvekkilinin uğramış olduğu 100.000,00 YTL tazminat ile 5.000,00 YTL navlun ücreti toplamı olan 105.000,00 YTL'nın avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili ile diğer davalı arasında "Time Charter" sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin bu sözleşmeden doğan bütün borçlarını yerine getirdiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, zira konşimento örnekleri incelendiğinde taşıyanın adının bulunmadığının görüldüğünü, TTK'nun 1099. maddesi hükmü gereğince taşıyanın adı gösterilmediğinden donatanın taşıyan sayılması gerektiğini, müvekkili veya kaptan tarafından düzenlenen bir konşimento bulunmadığını, konşimentoların kiracı tarafından düzenlendiğini, konşimentonun arka yüzündeki 5.maddesinde yetki şartı bulunduğunu, yetkili mahkemenin taşıyanın ticari kaydının bulunduğu yer mahkemesi olarak belirtildiğini, "Tıme Charter" sözleşmesine göre husumetin Ukrferrye tevcih edilmesi gerektiğini, ihraç konusu malların Fob satış olarak satıldığını, Fob satışta malların araca yüklendiği andan itibaren hasar ve yararın alıcıya geçtiğini, navlun anlaşmasının kiracı ve yükleyen veya alıcısı arasında olduğunu, davacıların varsa zararlarını navlun bedelini kime ödemişler ise bu kimselerden tazminat istemeleri gerektiğini savunarak, davanın yetki, husumet ve esas yöünden reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı ile dava dışı alıcılar arasında düzenlenen sözleşmelerde malın ton başına Fob fiyatının belirtildiği, taraflarca açıkça Fob teslim şeklinden söz edilmediği, aksine malların Ukrayna Limanına varmazsa veya varmış olmakla birlikte malların durumu iyi değilse alıcının mallar ve taşıma için hiçbir bedel ödemeyeceği, alıcının sorumluluğunun malların Ukrayna limanına varmasından sonra başlayacağının belirtildiği, taraflar arasında ödeme yöntemi olarak mal mukabili ödeme yönteminin kararlaştırıldığı, bu hususun hem satım sözleşmesi hemde gümrük beyannamesi ile sabit olduğu, sözleşmedeki satışın TTK'nun 1133. maddesinde bahsi geçen mal mukabili satış sayılmasının gerektiği, dava konusu edilen malın Ukrayna limanına varmaması sonucu davacının mal bedelini alamadığı, mal bedelinin satıcı tarafından alındığını gösteren bir belgenin dosya içerisinde bulunmadığı, mal bedelini alamayan davacının malı yükleten sıfatı ile davayı açmakta hukuki yararının ve davacı sıfatının bulunduğu, dava konusu edilen malın taşınması ile ilgili 25.11.2006 tarihli konişmento da taşıyanın adının belirtilmediğ,i konişmentonun kaptan tarafından imzalandığı, konişmento da taşıyanın kim olduğunun belirtilmemesi ve konişmentonun kaptan tarafından imzalanmış olması sebebi ile TTK'nun 1099. maddesi gereğince donatanın taşıyan sayılması gerektiği, bu sebeple de MV Seewınd gemisi maliki Schıffahrts GmbH ye davalı sıfatı ile husumet yöneltilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 105.000,00 YTL alacağın davalı donatan/malikden tahsiline, davalı Batı Gemi İşletmeciliği ve Ticaret A.Ş.'ne yönelik davanın ise reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalılardan M/V Seewınd gemisi donatanı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan M/V Seewınd gemisi donatanı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Mahkemece, davalılardan M/V Seewınd gemisi işleteni Batı Gemi Acenteliği Tic A.Ş. hakkındaki dava esasen husumet yönünden reddine karar verilmiş olup, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. madde hükmüne göre, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur. Bu madde uyarınca anılan davalı yararına hükmedilen nispi vekalet ücretinin 500,00 YTL olarak takdiri gerekirken, 9.200,00 YTL nispi vekalet ücreti takdiri doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan M/V Seewınd Gemisi donatanı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile (HÜKÜM) fıkrasının dört nolu bendi tümüyle hükümden çıkarılarak yerine “.. davalılardan Batı Gemi Acenteliği Tic A.Ş kendisini vekile temsil ettirdiğinden “ 500,00 YTL” vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile anılan bu davalıya verilmesine” ibaresinin konulmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı M/V Seewind Gemisi Donatanı Chiffahrts Gmbh Co Kg.'dan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.819,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı M/V Seewind Gemisi Donatanı Chirfahrts Gmbh Co Kg.'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

11. Hukuk Dairesi, 2015/14873 E., 2016/9283 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
1100/2b ve 3b gereği kaptanın yükün miktarını ölçmesi mümkün olmadığından konşimentoya ihtirazi kayıt olarak yükün miktarı belli değildir kaydını dercettiği, bu ihtirazi kayıtla eTTK m. 1110/2 uyarınca aleyhine karine doğmasına engel olduğu, böylece eTTK m. 1098/8b ve 1114. maddede yer alan taşıyanın malları belirtilen miktarda teslim aldığına ilişkin karinenin aksinin ispatlandığı, taşımaya konu
11. Hukuk Dairesi         2015/14873 E.  ,  2016/9283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2015 tarih ve 2014/419-2015/429 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.11.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin demirçelik fabrikası sahip ve işleticisi olduğunu, fabrikanın hammaddesi olmak üzere toplam 19.500 metrik ton değişik ebatta hurda demir satın alarak Rusya'nın Petersburg limanından konişmento tahtında ... körfezindeki İDÇ iskelelerine taşınmak üzere davalıya ait gemiye konşimento ile yüklendiğini, gemiye yüklenen yük miktarının 19.500 metrik ton olduğunu, varma yeri olan... limanında tahliye işlemine başlandığını, tahliye sonunda toplam yük miktarında 800 metrik ton eksiklik olduğunun anlaşıldığını, davalı acentanın da bu eksikliği yazılı beyan ile kabul ettiğini, eksik tahliye edilen 800 metrik ton yükün toplam değerinin 336.000 Amerikan doları olduğunu, dava konusu eksikliğin davalı acente tarafından kabul edilmesine rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını, TTK'nın 1235 ve 1236. maddelerine göre bu eksikliğin müvekkili lehine gemi alacaklısı hakkı doğurduğunu ve kanuni rehin hakkı bahşettiğini, davalıya ait gemi ile ilgili olarak yapılan müracaat üzerine Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 2011/8 D.İş sayılı dosya ile seferden men kararı verildiğini ileri sürerek tedbir kararının devamı ile 336.000 ABD dolarının 3095 sayılı Yasa gereği işbu döviz türünün 1 yıl vadeli hesabına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek oranındaki faizi ile davalıdan tahsili ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkının tanınmasını talep ve dava etmiştir. Davalı gemi donatanı adına gemi kaptanı vekili, taşımaya konu konişmentonun 10.12.2010 tarihli çarter sözleşmesine atıf yaptığını, burada ise taraflar arasında taşımadan kaynaklanacak uyuşmazlıkların Londra'da oluşturulacak hakem heyetinde karara bağlanacağının kararlaştırıldığını, bu itibarla mahkemenin işbu davada görevli olmadığını, dava konusu uyuşmazlıkta 4686 sayılı Milletlararası Tahkim Kanunu'nun 2. maddesinde söz konusu edilen yabancılık unsurunun mevcut olduğunu, olayın meydana geldiği yerin... ilçesi olduğunu, işbu davanın ... 'da görülmesi gerektiğini, davalı asilin Kıbrıs'ta mukim olup bu davanın da Kıbrıs'ta açılması gerektiğini, esas yönünden ise konşimento incelendiğinde alıcının ... A.Ş. ... Şubesi olduğunu, davacının konşimentonun yetkili hamili olduğunu kanıtlayamadığını, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, acenteye izafeten husumet tevcih edilmesinin yerinde olmadığını, kaptanın konişmentoda yer alan ihtirazi kayıtları çerçevesinde iddia edilen eksikliğe ilişkin gemiye atfı kabil herhangi bir nedenin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; eTTK m. 1100/2b ve 3b gereği kaptanın yükün miktarını ölçmesi mümkün olmadığından konşimentoya ihtirazi kayıt olarak yükün miktarı belli değildir kaydını dercettiği, bu ihtirazi kayıtla eTTK m. 1110/2 uyarınca aleyhine karine doğmasına engel olduğu, böylece eTTK m. 1098/8b ve 1114. maddede yer alan taşıyanın malları belirtilen miktarda teslim aldığına ilişkin karinenin aksinin ispatlandığı, taşımaya konu olan dökme demir yükün 26.06.2014 tarihinde St.Petersburg Limanı’nda ... yöntemine göre 19.500 Mton olarak yüklendiği ve taşıyıcıya bu şekilde teslim edildiği, ayrıca aynı tarihli Survey raporunda ambar kapaklarının ... inspektörü ve gemi kaptanı tarafından 31.12.2010 tarihinde mühürlenip onayladığı ve kapatıldığı, yükleme sırasında ... ’e göre yüklenmiş olan malın tahliye sırasında da aynı yöntem ile ölçülmesi gerektiği, yüklemede ... yönteminin tahliyede ise tartı yönteminin kullanılmasının aynı sonucu vermediği, yüklemenin yapıldığı St.Petersburg limanında yapıldığı tarih itibariyle gemiye yakın çevrede 0,5 metreye kadar buz bulunduğunun tespit edildiği ve makul koşullarda DBT3P ile DBT3S ve DBT5P dabıl batım tanklarının donduklarının draft surveyde şerh edildiği, bu tanklardaki suyun boşaltılması/tahliye edilmesinde en fazla 9,779-Mton suyun tahliye edilebileceği, 3 tankta toplam 878,786-Mton donmuş su bulunması nedeniyle geriye kalan 869,007-Mton balast suyunun draft surveyde yük olarak hesaplandığı, bu miktardan biraz önce belirtilen 70-Mton (yağış nedeniyle ambarda bulunan su miktarı) suyun mahsup edilmesi durumunda geriye 869,007-70 Mton = 799,007-Mton donmuş suyun draft surveyde fazla hesaplama nedeniyle yer aldığı, buna göre dava konusu olan yük hatasının draft survey hatasından kaynaklandığı, davacının 800-Mton eksik yük bulunduğu iddiasının dayanaksız olduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, deniz taşımasından kaynaklanan noksan mal teslimi nedeniyle, mal bedelinin tahsili ve taşımayı yapan gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemlerine ilişkindir. Mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi görüşüne başvurulmuş; son bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyaya ibraz edilen ilk bilirkişi raporunda; sonuç olarak donatanın kimliği yargılamada ortaya çıkar ve devamında bu gerçek veya tüzel kişiye hukuki dinlenilme hakkı tanınır, ancak buna rağmen dosya içeriğindeki delil durumunda değişiklik olmaz ise, ancak bu süreçten sonra hesaplanan 144.480-USD’lik miktarın dava konusu gemi alacağı için hükme esas alınabileceği, ayrıca bu miktar üzerinden M/V Sakhalin gemisi üzerinde gemi alacaklısı hakkından kaynaklanan kanuni rehin hakkının varlığının da kabul edileceği, söz konusu usuli eksiklikler giderilmez ise, huzurdaki davanın taraf sıfatı yokluğundan usulden reddinin gerekeceği kanaati bildirilmiştir. Yargılama sırasında alınan ikinci bilirkişi raporunda ise, somut olayda konişmentoda mevcut olan şerh nedeniyle yükün ağırlığına ilişkin ibarenin TTK.nın 1110/2 maddesi uyarınca taşıyan aleyhine karine teşkil etmediği, bahse konu eksik yük malın miktarı 19500 metrik ton kabul edildiğinde tahliye limanı draft sörvey değeri 775.398 metrik ton, kantara göre 809.750 metrik ton olup, gerçek değer yaklaşık 800 metrik ton olup, 799.007 metrik ton bulunarak, ilk draft sörveyde yapılan hata sonucu konşimentoya yük değerinin 18700 metrik yazılması gerekirken 19500 metrik yazılmış olduğu, gemiye gerçek yüklenen değerin 18700 metrik ton olduğu, yaklaşık 800 metrik ton donmuş balast suyunun draft sörveyin hatası sonucu yük değerlerine dahil edildiği ve bu sonuca draft sörvey raporundan ulaşıldığı, kalkış draft sörveyinde üç adet donmuş balast tankını boş kabul edilerek yapılan bir hatadan yanlış yükleme değeri elde edildiği, bu sebeple davalının sorumlu olmadığı açıklanmıştır. Bu itibarla; mahkemece, alınan bilirkişi raporlarındaki aynı konuda yapılan farklı değerlendirmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren, sorumluluğu yeniden değerlendiren, bilirkişi raporlarındaki tespitlere aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılayan yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2014/13476 E., 2014/14963 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİZMİR (KAPATILAN) 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
İhtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili, müvekkilinin satın aldığı çelik hurda yükünün Aliağa Limanı'na üç ayrı konşimento ile taşındığını, her üç konşimentoda da Clean On Board (Temiz) kaydının yer aldığını, TTK'nın 1091. maddesi uyarınca gemi kaptanının yükleme/boşaltma sırasında nezaret borcu olduğunu ve konşimentolarda gemi donatanı veya kaptan tarafından konulmuş herhangi bir şerh bulunma
11. Hukuk Dairesi         2014/13476 E.  ,  2014/14963 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İZMİR (KAPATILAN) 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/07/2014 NUMARASI : 2014/33-2014/33 D. İŞ İ İzmir (Kapatılan) 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/07/2014 tarih ve 2014/33-2014/33 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili, müvekkilinin satın aldığı çelik hurda yükünün Aliağa Limanı'na üç ayrı konşimento ile taşındığını, her üç konşimentoda da Clean On Board (Temiz) kaydının yer aldığını, TTK'nın 1091. maddesi uyarınca gemi kaptanının yükleme/boşaltma sırasında nezaret borcu olduğunu ve konşimentolarda gemi donatanı veya kaptan tarafından konulmuş herhangi bir şerh bulunmadığını ancak limana gelen yükün %60'ının taş, beton ve cüruf olduğunun tespit edildiğini, satın alınan üründen başkaca ürün geldiği için müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin alacağının TTK'nın 1351. maddesi gereği deniz alacağı olduğunu ileri sürerek 9147875 Imo numaralı Antigua&Barbuda bayraklı M/V Sembria isimli gemi üzerine 1.009.892,00 USD üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca ihtiyati haciz istenen gemi ile ilgili olarak taşıma senetlerinin şartlar bölümünde "Weight, measure, quality, quantity, condition, contents and value unknown" (ağırlık, ölçü, nitelik, miktar, hal, şartlar ve değer bilinmemektedir) ibaresinin yer aldığı, taşıyanın zarar miktarından sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise ne miktarda sorumlu olacağının belirlenemediği, konişmentoda yer alan "Clean On Board" ibaresinin gemiye malların temiz ve kapalı olarak yüklendiği anlamına geldiği ancak malların sayısı ve niteliği hakkında bir hüküm ifade etmeyeceği var ise sorumluluk miktarının yargılamayla belirlenebileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir. Dava, deniz alacağına dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK 1362. maddesi "Alacaklının, alacağının 1352 nci maddede sayılan deniz alacaklarından olduğu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermesi yeterlidir." hükmünü haiz olmakla, deniz alacağı nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanaat verici kuvvetli emarelerin bulunmasını yeterli görmüştür. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça bu alacak miktarına yönelik olarak konişmentolar, M/V Sembria isimli geminin klas sertifikası, sörvey raporları, gemi acentesinin 14.07.2014 tarihli yazısı, mahkemenin 2014/32 D. İş sayılı dosyasında mevcut bilirkişi raporu, konişmento muhteviyatlarına ilişkin faturalar dosyaya sunulduğunu göre bu delillerin değerlendirilerek istem hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2011/14471 E., 2012/916 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
, müvekkilleri Özlem'in % 20.2, Aziz'in % 5 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiğini, daha önce açtıkları kısmi davada verilen açılmamış sayılma kararının 28.06.2007 günü kesinleşmesi üzerine iş bu davayı 27.07.2007 günü açtıklarını, TTK'nın 767/5 ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2'nci maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminatın 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğunu, o davada sürekli sakatlık ka
11. Hukuk Dairesi         2011/14471 E.  ,  2012/916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACILAR :1-Ö....... 2-... VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.07.2011 tarih ve 2010/1002-2011/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin 27.07.2000 günü davalı taşıma şirketine ait otobüse bilet alıp bindiklerini, seyahat sırasında sürücünün uyuması sonucunda otobüsün önündeki araca çarparak şarampole yuvarlanması ile müvekkillerinin ağır yaralandıklarını ve uzun tedavi süreci yaşadıklarını, müvekkilleri Özlem'in % 20.2, Aziz'in % 5 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiğini, daha önce açtıkları kısmi davada verilen açılmamış sayılma kararının 28.06.2007 günü kesinleşmesi üzerine iş bu davayı 27.07.2007 günü açtıklarını, TTK'nın 767/5 ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2'nci maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminatın 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğunu, o davada sürekli sakatlık kapsamında talep ettikleri tazminat miktarlarının belirlendiğini ileri sürerek, Özlem için şimdilik 106.623.839.947 TL maddi ve 5.000.000.000 TL manevi, diğer davacı için şimdilik 9.002.180.026 TL maddi ve 2.000.00.000 TL manevi tazminat ile kaza nedeniyle çalıştıramadıkları işyeri kirası olarak ödemek zorunda kaldıkları şimdilik 9.900.000.000 TL kira bedelinin olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile Özlem için 39.043,43 TL daha maddi tazminat istediklerini bildirmiştir. Davalı vekili, derdestlik zamanaşımı ve sakatlık oranı, tazminat miktarları bakımından davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'in %20.2 oranında diğer davacının %5 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettikleri, davacıların bu olay nedeniyle maddi ve manevi üzüntü çektikleri, elem ve ızdırap duymalarının hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, bozmadan sonra bozma çerçevesinde yeniden bilirkişi raporu alınmış ise de, davacı taraf bozmadan önce davasını ıslah etmiş olduğundan bozmadan sonra bilirkişi raporunda bildirilen miktar üzerinden ıslah etme hakkı bulunmadığı, ancak bilirkişi raporuyla Yargıtay ./... 2011/14471 2012/916 S-2 bozma ilamındaki müphem konuların açıklığa kavuşmuş olduğu gerekçesi ile, Özlem Parlakçı için 142.667,43 TL ve ... için 6.529,63 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, Özlem Parlakçı için 5.000 TL, ... için 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6.958,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 9.278,05 H 2.320,00 PH 6.958,05 BK 30.01.2012-RK

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.