6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 110

Türk Ticaret Kanunu 110. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 110- (1) Acente, üçüncü kişilerin kabule yetkili olduğu beyanlarını, bölgesindeki piyasanın ve müşterilerin finansal durumunu, şartlarını, bunlarda meydana gelen değişiklikleri ve yapılan işlemlere ilişkin olarak müvekkilini ilgilendiren bütün hususları ona zamanında bildirmek zorundadır. (2) Acente, müvekkilin açık talimatı olmayan konularda, emir alıncaya kadar işlemi geciktirebilir. Ancak, işin acele nitelik taşıması nedeniyle durum müvekkilinden talimat almaya müsait olmazsa veya acente en yararlı şartlar çerçevesinde harekete yetkiliyse, basiretli bir tacir gibi kendi görüşüne göre işlemi yapar. III - Önlemler

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2016/12963 E., 2016/8999 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
A.Ş olması sebebiyle davacının aktif dava ehliyetine haiz olmadığını, kaptanın 160 promil alkollü olarak gemiyi kullanımı sırasında hasarın meydana geldiğini, ilgili hükümler (TTK m.1109, 1088, 1089, 1093 ve ayrıca ...
11. Hukuk Dairesi         2016/12963 E.  ,  2016/8999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki davada ... ....i'nce verilen ....02.2016 tarih ve 2016/3806 sayılı karar, davalı ...Ş. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği ... ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak, müvekkilinin "... .... .." ile "...." isimli teknesini sigorta ettirdiğini, 29.06.2015 tarihinde teknenin kaptan yönetiminde yol almakta iken çok kuvvetli bir akıntıya kapılması nedeniyle Hekimbaşı Yalısının duvarına çarptığını, gemide pert hale gelecek derecede hasar meydana geldiğini, davalıdan hasar bedelinin istenildiğini ancak, davalı tarafından hasarın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 201.970 TL'nin 29.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sigortalı tarafın ... ..... A.Ş olması sebebiyle davacının aktif dava ehliyetine haiz olmadığını, kaptanın 160 promil alkollü olarak gemiyi kullanımı sırasında hasarın meydana geldiğini, ilgili hükümler (TTK m.1109, 1088, 1089, 1093 ve ayrıca ... .... ...) uyarınca; kaptanın özen borcunu yerine getirmediği için hasarın kendisinin sorumluluğunda olduğunu bu sebeple kaynaklanan hasarların istisna kapsamında olduğu, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğu ve ancak yasal faiz istenebileceğini savunarak talebin usulden ve esastan reddini istemiştir. Sigorta Tahkim Komisyonunca 193.700 TL hasar bedelinin sigortalıya ödenmesine dair verdiği karar, davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta Tahkim Komisyonu kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 6102 sayılı TTK’nın 1429/... maddesi koşullarının somut uyuşmazlık bakımından gerçekleşmemiş bulunmasına göre, davalı vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye ....923,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, .../.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

11. Hukuk Dairesi, 2009/533 E., 2010/10842 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varDenizcilik İhtisas Mahkemesi
tam metni aç
Bu durumda TTK’nun 1108/1. maddesinde yer alan düzenlemeye rağmen davalı gönderilenin konişmentonun bütün nüshalarını ibraz etmeden, nasıl BNP Paribas SA.’nın muvafakati ve kendi garantisi karşılığında yükü teslim alabileceği, diğer bir deyişle aynı maddenin 3.
11. Hukuk Dairesi         2009/533 E.  ,  2010/10842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 23.09.2008 tarih ve 2007/132 - 2008/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının orijinal konişmentoyu veya garanti mektubunu vermeme- sinden dolayı geminin tahliye limanında 12 gün beklemek zorunda kaldığını, bu arada 3. kişiye ait yüklerin boşaltılamadığını, daha sonra ihtiyati tedbir kararı ile yükün gümrüklü depoya tahliye edildiğini ileri sürerek, şimdilik (53.000) USD zararın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemize ait 17.10.2006 tarihli ilama dayanılarak, dava konusu yükü teslim alacak olan davalının teslimde gecikmesinin sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, TTK’nun 1059/3. maddesine dayalı zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemize ait bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de bozma ilamında belirtilen konularda yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Gerçekten de mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, konişmentonun emrine düzenlendiği BNP Paribas Bankası’nın davacının acentesi ... Shipping Ltd.Şti.’ne gönderdiği 07.08.2002 tarihli yazıya ve konişmentonun tüm nüshalarının gönderen ... Ltd.’in elinde olduğu varsayımına dayanılarak, davalı gönderilenin 07.08.2002 tarihinden sonra konişmento aslını ibraz etmeden ve kendi garanti mektubu karşılığında yükü tesellüme yetkili olduğu, davacının da bu tarihten itibaren yükü davalıya teslimden imtina edemeyeceği, ordinonun ise davacının acentesi tarafından anılan tarihten önce düzenlendiğinden davalıya tesellüm hakkı vermeyeceği, kaldı ki geminin limana 16.08.2002 tarihinde yanaştığı, davalı gönderilenden kaynaklanan bir sebep de bulunmadığından boşaltmanın bu tarihten önce başlayamayacağı bildirilmiştir. Ancak dava konusu konişmentonun alıcı (konsinye) BNP Paribas SA. emrine düzenlendiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda TTK’nun 1108/1. maddesinde yer alan düzenlemeye rağmen davalı gönderilenin konişmentonun bütün nüshalarını ibraz etmeden, nasıl BNP Paribas SA.’nın muvafakati ve kendi garantisi karşılığında yükü teslim alabileceği, diğer bir deyişle aynı maddenin 3. fıkrasında emre yazılı olmayan konişmentolar için tanınan bu haktan nasıl yararlanabileceği de açıklanmalıdır. Yine TTK’nun 1108/1. maddesindeki düzenlemeye rağmen davacı şirketin acentesi olduğu anlaşılan ... Shipping Ltd.Şti.’nin, konişmentonun tüm nüshaları kendisine ibraz edilmeden 05.08.2002 tarihli ordinoyu düzenleyip davalıya vermesinin (gümrük müdürlüğünün 22.04.2003 tarihli yazısından davalıya ordinonun aslının verildiği anlaşılmaktadır) davacıyı da bağlayıp bağlamayacağı, diğer bir deyişle davacının kendi acentesinin bu davranışına rağmen konişmentonun aslının kendisine ibrazını istemekte haklı olup olmadığı da tartışılmalıdır. Ayrıca bozma ilamında da belirtildiği üzere, yükün kırkambar esasıyla ve FIOS şartıyla taşınmasının da tüm bu hususları etkileyip etkilemeyeceği değerlendirilmeli ve olaylar çizelgesine göre yükün sonradan tahliyesinin kapladığı zaman da gözetilerek, en azından hazırlık mektubunun verildiği tarihten, konişmentonun aslının ibrazı ile gümrük beyannamesinin tescil ettirildiği 09.08.2002 tarihine kadar geçen sürede davacının iddia ettiği alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı da belirlenmelidir. Bu durum karşısında mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan ve Dairemizin 17.10.2006 tarihli bozma ilamında belirtilen şekilde incelenip değerlendirilmesi, davacı vekilinin bilirkişi raporlarına karşı yaptığı esaslı itirazlarının ayrı ayrı cevaplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.