6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 111

Türk Ticaret Kanunu 111. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 111- (1) Acente, müvekkili hesabına teslim aldığı eşyanın taşınma sırasında hasara uğradığına dair belirtiler varsa, müvekkilinin taşıyıcıya karşı dava hakkını teminat altına almak üzere, hasarı belirlettirmek ve gereken diğer önlemleri almak, eşyayı mümkün olduğu kadar korumak veya tamamen telef olması tehlikesi varsa, Türk Borçlar Kanununun 108 inci maddesi gereğince yetkili mahkemenin izniyle sattırmak ve gecikmeksizin durumu müvekkiline haber vermekle yükümlüdür. Aksi takdirde, ihmali yüzünden doğacak zararı tazmin eder. (2) Satılmak üzere acenteye gönderilen mallar çabuk bozulacak cinsten ise veya değerini düşürecek değişikliklere uğrayacak nitelikteyse ve müvekkilden talimat almaya zaman uygun değilse veya müvekkil izin vermede gecikirse, acente yetkili mahkemenin izniyle Türk Borçlar Kanununun 108 inci maddesi gereğince eşyayı sattırmaya yetkili ve müvekkilin menfaatleri bunu gerektiriyorsa zorunludur. IV - Ödeme borcu

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2015/14873 E., 2016/9283 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
1100/2b ve 3b gereği kaptanın yükün miktarını ölçmesi mümkün olmadığından konşimentoya ihtirazi kayıt olarak yükün miktarı belli değildir kaydını dercettiği, bu ihtirazi kayıtla eTTK m. 1110/2 uyarınca aleyhine karine doğmasına engel olduğu, böylece eTTK m. 1098/8b ve 1114. maddede yer alan taşıyanın malları belirtilen miktarda teslim aldığına ilişkin karinenin aksinin ispatlandığı, taşımaya konu
11. Hukuk Dairesi         2015/14873 E.  ,  2016/9283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2015 tarih ve 2014/419-2015/429 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.11.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin demirçelik fabrikası sahip ve işleticisi olduğunu, fabrikanın hammaddesi olmak üzere toplam 19.500 metrik ton değişik ebatta hurda demir satın alarak Rusya'nın Petersburg limanından konişmento tahtında ... körfezindeki İDÇ iskelelerine taşınmak üzere davalıya ait gemiye konşimento ile yüklendiğini, gemiye yüklenen yük miktarının 19.500 metrik ton olduğunu, varma yeri olan... limanında tahliye işlemine başlandığını, tahliye sonunda toplam yük miktarında 800 metrik ton eksiklik olduğunun anlaşıldığını, davalı acentanın da bu eksikliği yazılı beyan ile kabul ettiğini, eksik tahliye edilen 800 metrik ton yükün toplam değerinin 336.000 Amerikan doları olduğunu, dava konusu eksikliğin davalı acente tarafından kabul edilmesine rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını, TTK'nın 1235 ve 1236. maddelerine göre bu eksikliğin müvekkili lehine gemi alacaklısı hakkı doğurduğunu ve kanuni rehin hakkı bahşettiğini, davalıya ait gemi ile ilgili olarak yapılan müracaat üzerine Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 2011/8 D.İş sayılı dosya ile seferden men kararı verildiğini ileri sürerek tedbir kararının devamı ile 336.000 ABD dolarının 3095 sayılı Yasa gereği işbu döviz türünün 1 yıl vadeli hesabına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek oranındaki faizi ile davalıdan tahsili ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkının tanınmasını talep ve dava etmiştir. Davalı gemi donatanı adına gemi kaptanı vekili, taşımaya konu konişmentonun 10.12.2010 tarihli çarter sözleşmesine atıf yaptığını, burada ise taraflar arasında taşımadan kaynaklanacak uyuşmazlıkların Londra'da oluşturulacak hakem heyetinde karara bağlanacağının kararlaştırıldığını, bu itibarla mahkemenin işbu davada görevli olmadığını, dava konusu uyuşmazlıkta 4686 sayılı Milletlararası Tahkim Kanunu'nun 2. maddesinde söz konusu edilen yabancılık unsurunun mevcut olduğunu, olayın meydana geldiği yerin... ilçesi olduğunu, işbu davanın ... 'da görülmesi gerektiğini, davalı asilin Kıbrıs'ta mukim olup bu davanın da Kıbrıs'ta açılması gerektiğini, esas yönünden ise konşimento incelendiğinde alıcının ... A.Ş. ... Şubesi olduğunu, davacının konşimentonun yetkili hamili olduğunu kanıtlayamadığını, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, acenteye izafeten husumet tevcih edilmesinin yerinde olmadığını, kaptanın konişmentoda yer alan ihtirazi kayıtları çerçevesinde iddia edilen eksikliğe ilişkin gemiye atfı kabil herhangi bir nedenin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; eTTK m. 1100/2b ve 3b gereği kaptanın yükün miktarını ölçmesi mümkün olmadığından konşimentoya ihtirazi kayıt olarak yükün miktarı belli değildir kaydını dercettiği, bu ihtirazi kayıtla eTTK m. 1110/2 uyarınca aleyhine karine doğmasına engel olduğu, böylece eTTK m. 1098/8b ve 1114. maddede yer alan taşıyanın malları belirtilen miktarda teslim aldığına ilişkin karinenin aksinin ispatlandığı, taşımaya konu olan dökme demir yükün 26.06.2014 tarihinde St.Petersburg Limanı’nda ... yöntemine göre 19.500 Mton olarak yüklendiği ve taşıyıcıya bu şekilde teslim edildiği, ayrıca aynı tarihli Survey raporunda ambar kapaklarının ... inspektörü ve gemi kaptanı tarafından 31.12.2010 tarihinde mühürlenip onayladığı ve kapatıldığı, yükleme sırasında ... ’e göre yüklenmiş olan malın tahliye sırasında da aynı yöntem ile ölçülmesi gerektiği, yüklemede ... yönteminin tahliyede ise tartı yönteminin kullanılmasının aynı sonucu vermediği, yüklemenin yapıldığı St.Petersburg limanında yapıldığı tarih itibariyle gemiye yakın çevrede 0,5 metreye kadar buz bulunduğunun tespit edildiği ve makul koşullarda DBT3P ile DBT3S ve DBT5P dabıl batım tanklarının donduklarının draft surveyde şerh edildiği, bu tanklardaki suyun boşaltılması/tahliye edilmesinde en fazla 9,779-Mton suyun tahliye edilebileceği, 3 tankta toplam 878,786-Mton donmuş su bulunması nedeniyle geriye kalan 869,007-Mton balast suyunun draft surveyde yük olarak hesaplandığı, bu miktardan biraz önce belirtilen 70-Mton (yağış nedeniyle ambarda bulunan su miktarı) suyun mahsup edilmesi durumunda geriye 869,007-70 Mton = 799,007-Mton donmuş suyun draft surveyde fazla hesaplama nedeniyle yer aldığı, buna göre dava konusu olan yük hatasının draft survey hatasından kaynaklandığı, davacının 800-Mton eksik yük bulunduğu iddiasının dayanaksız olduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, deniz taşımasından kaynaklanan noksan mal teslimi nedeniyle, mal bedelinin tahsili ve taşımayı yapan gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemlerine ilişkindir. Mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi görüşüne başvurulmuş; son bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyaya ibraz edilen ilk bilirkişi raporunda; sonuç olarak donatanın kimliği yargılamada ortaya çıkar ve devamında bu gerçek veya tüzel kişiye hukuki dinlenilme hakkı tanınır, ancak buna rağmen dosya içeriğindeki delil durumunda değişiklik olmaz ise, ancak bu süreçten sonra hesaplanan 144.480-USD’lik miktarın dava konusu gemi alacağı için hükme esas alınabileceği, ayrıca bu miktar üzerinden M/V Sakhalin gemisi üzerinde gemi alacaklısı hakkından kaynaklanan kanuni rehin hakkının varlığının da kabul edileceği, söz konusu usuli eksiklikler giderilmez ise, huzurdaki davanın taraf sıfatı yokluğundan usulden reddinin gerekeceği kanaati bildirilmiştir. Yargılama sırasında alınan ikinci bilirkişi raporunda ise, somut olayda konişmentoda mevcut olan şerh nedeniyle yükün ağırlığına ilişkin ibarenin TTK.nın 1110/2 maddesi uyarınca taşıyan aleyhine karine teşkil etmediği, bahse konu eksik yük malın miktarı 19500 metrik ton kabul edildiğinde tahliye limanı draft sörvey değeri 775.398 metrik ton, kantara göre 809.750 metrik ton olup, gerçek değer yaklaşık 800 metrik ton olup, 799.007 metrik ton bulunarak, ilk draft sörveyde yapılan hata sonucu konşimentoya yük değerinin 18700 metrik yazılması gerekirken 19500 metrik yazılmış olduğu, gemiye gerçek yüklenen değerin 18700 metrik ton olduğu, yaklaşık 800 metrik ton donmuş balast suyunun draft sörveyin hatası sonucu yük değerlerine dahil edildiği ve bu sonuca draft sörvey raporundan ulaşıldığı, kalkış draft sörveyinde üç adet donmuş balast tankını boş kabul edilerek yapılan bir hatadan yanlış yükleme değeri elde edildiği, bu sebeple davalının sorumlu olmadığı açıklanmıştır. Bu itibarla; mahkemece, alınan bilirkişi raporlarındaki aynı konuda yapılan farklı değerlendirmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren, sorumluluğu yeniden değerlendiren, bilirkişi raporlarındaki tespitlere aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılayan yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

11. Hukuk Dairesi, 2014/14375 E., 2015/2599 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
hine kadar hiçbir işlem yapmadan bekleyerek tedbiren mahkemeden seferden men edilmesi talebinde bulunduklarını, verilen tedbir kararının müvekkilinin teminat yatırarak kaldırdığını, ancak bu arada üç gün fazla beklemek zorunda kaldığını, E-TTK'nın 1110/1 maddesi gereği;
11. Hukuk Dairesi         2014/14375 E.  ,  2015/2599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 gün ve 2012/272-2013/306 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/06/2014 gün ve 2014/6165-2014/12052 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin donatanı olduğu ....’nin Rusya’nın .... Limanı’ndan İzmir’e “dökme buğday kepeği” yükü taşımak üzere taşıtan ... arasında 30.01.2008 tarihinde yapılan Charter Party gereğince bir sefer için taşıtanın kullanımına tahsis edildiğini, .... Limanı'ndan 17.02.2008 tarihinde yüklemenin tamamlanmasından sonra, geminin 26.02.2008 tarihinde İzmir’e vardığını ve yükünü tahliyeye hazır olduğunu bildirdiğini, 03.03.2008 günü saat:12.35’te yükü tahliyeye başladığını, ancak gönderilen davalı ....’nin 03.03.2008 günü saat 23.30’dan itibaren yükün eksik olduğunu iddia ederek yükün çok az bir kısmını gemide bırakarak tahliye işlemini durdurduğunu, daha sonra da 05.03.2008 tarihine kadar hiçbir işlem yapmadan bekleyerek tedbiren mahkemeden seferden men edilmesi talebinde bulunduklarını, verilen tedbir kararının müvekkilinin teminat yatırarak kaldırdığını, ancak bu arada üç gün fazla beklemek zorunda kaldığını, E-TTK'nın 1110/1 maddesi gereği; taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ilişkilerde konşimentonun esas tutulacağını, konşimentonun 30.01.2008 tarihli Charter Party’e atıf yaptığını, Charter Party hükümlerine göre yapılan ölçümlere göre eksik mal teslim edilmediğini, eksikli olduğu kabul edilse bile eksik çıktığı idda edilen miktarın yüke oranının %1,89 olup, Yargıtay kararlarına göre kabul edilen %2 fire oranından dahi az olduğunu, açıklanan nedenlerle seferden men kararının haksız olduğunu ileri sürerek 3.03.2008 tarihinden 06.03.2008 tarihine kadar 8.588,00 USD tutarında surastarya, yine aynı süre için Charter Party hükümlerine göre günlük surastarya ücreti olan 3.300,00 USD üzerinden hesaplanan 3.689,73 USD tutarında kayıp zaman alacağı, yine bu sürede acente tayin edilmesi zorunda kalınması nedeniyle; acenteye ödenen 1.625,00 USD olmak üzere toplam 13.902,73 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tahkim itirazında bulunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur. Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 26/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.