Türk Ticaret Kanunu 123. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
MADDE 123- (1) Acentenin, işletmesine ilişkin faaliyetlerini, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonrası için sınırlandıran anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve anlaşma hükümlerini içeren ve müvekkil tarafından imzalanmış bulunan bir belgenin acenteye verilmesi gerekir. Anlaşma en çok, ilişkinin bitiminden itibaren iki yıllık süre için yapılabilir ve yalnızca acenteye bırakılmış olan bölgeye veya müşteri çevresine ve kurulmasına aracılık ettiği sözleşmelerin taalluk ettiği konulara ilişkin olabilir. Müvekkilin, rekabet sınırlaması dolayısıyla, acenteye uygun bir tazminat ödemesi şarttır.
(2) Müvekkil, sözleşme ilişkisinin sona ermesine kadar, rekabet sınırlamasının uygulanmasından yazılı olarak vazgeçebilir. Bu hâlde müvekkil, vazgeçme beyanından itibaren altı ayın geçmesiyle tazminat ödeme borcundan kurtulur.
(3) Taraflardan biri, diğer tarafın kusurlu davranışı nedeniyle haklı sebeplerle sözleşme ilişkisini feshederse, fesihten itibaren bir ay içinde rekabet sözleşmesiyle bağlı olmadığını diğer tarafa yazılı olarak bildirebilir.
(4) Bu maddeye aykırı şartlar, acentenin aleyhine olduğu ölçüde geçersizdir.
İKİNCİ KİTAP
Ticaret Şirketleri
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
A) Türleri
Şti.'ne satıldığını öğrendiklerini, yakıt alacağının TTK'nın 1235 ve 1236. maddeleri uyarınca gemi alacaklısı hakkı ve kanuni rehin hakkı verdiğini, davalı L.
11. Hukuk Dairesi 2014/15680 E. , 2015/11247 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/03/2014
NUMARASI : 2012/389-2014/68
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/03/2014 tarih ve 2012/389-2014/68 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/10/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. T. S. ve davalı L. Enerji Gemi Acen. Akar. Ltd. Şti. vekili Av. O.A. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gemilere yakıt tedarik eden bir şirket olduğunu, Murat Hacıbekiroğlu-III adlı geminin donatanı-işleteni davalı H. İ. H. Den. AŞ. tarafından verilen siparişe uygun olarak 15.10.2011 tarihinde fatura karşılığı 20.571 TL'lik yakıt tedarik edildiğini, anılan davalı tarafından yakıt bedeli karşılığı 11.278 USD bedelli çek verilmesine rağmen çek bedelinin ödenmediğini, çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi aşamasında dava konusu geminin davalı L. Enerji Gemi Acentalığı Ltd. Şti.'ne satıldığını öğrendiklerini, yakıt alacağının TTK'nın 1235 ve 1236. maddeleri uyarınca gemi alacaklısı hakkı ve kanuni rehin hakkı verdiğini, davalı L. ltd.Şti'nin ise müvekkilinin yakıt alacağı olduğunu bile bile gemiyi satın aldığını, TTK'nın 1236/2. fıkrası uyarınca rehin hakkı gemiyi takip ettiğinden zilyet olan 3. kişiye karşı da ileri sürülebildiğini ileri sürerek, gemi üzerine kanuni rehin hakkı tesisini ve 11.287 USD'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı L. Enerji Gemi Acenteliği Ltd. Şti. vekili, müvekkili ile diğer davalı arasında imzalanan 31/10/2011 tarihli satış sözleşmesine istinaden M. H. III gemisinin tüm takyidatlardan ve borçlarından ari olarak müvekkili tarafından satın alındığını ve geminin isminin Slipknot olarak değiştirildiğini, yakıt tedariki geminin bağlama limanı dışında bulunduğu sırada bir zaruret halinde gerçekleştirilmediğinden alacağın gemi alacaklısı ve kanuni rehin hakkı bahşetmediğini, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, fatura tarihi olan 15/10/2011 tarihinde geminin malikinin davalı H. İ. H. Den. ve Tic. AŞ. ve bağlama limanının İstanbul olduğu, dava konusu yakıtın TTK'nın 1235/6 maddesi kapsamında bağlama limanı dışında, kaptan tarafından zaruret hallinde ve yolculuğun tamamlanabilmesi için alınmış olduğunun ispatlanmadığı, dava konusu alacak TTK'nın 1235. maddesi kapsamında gemi alacaklı hakkı veren bir alacak olmadığından yakıt alacağına ilişkin kanuni rehin hakkı talebinin yerinde görülmediği, dava konusu geminin 12/01/2012 tarihinde davalı L. Enerji Gemi Acenteliği Ltd. Şti. tarafından satın alındığı, yakıtın teslim tarihi ve fatura tarihi 15/10/2011 tarihi itibariyle davalı L. Enerji Gemi Acenteliği Ltd. Şti.'nin geminin maliki ve borcun borçlusu durumunda bulunmadığı, dava konusu alacak da 6762 sayılı TTK'nın 1235 maddesinde belirtilen gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan olmayıp, kanuni rehin hakkı vermediğinden gemi mülkiyetini devralan davalı L. Enerji Gemi Acenteliği Ltd. Şti'nin kanuni rehin hakkı borçlusu olmadığı, dava tarihindeki malik olarak kendisine dava yöneltilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı H. İ. H. Den.ve Tic. AŞ. hakkındaki alacak davasının kabulü ile 11.287 USD'nin faizi ile birlikte anılan davalından tahsiline, kanuni rehin hakkı tesisi talebinin reddine, davalı L. Enerji Gemi Acenteliği Ltd. Şti. hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunun 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı L. Enerji Gemi Acenteliği Akar. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
23. Hukuk Dairesi, 2012/6023 E., 2013/2548 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
vekili, sıra cetvelinde birinci ve ikinci sırada yer alan alacaklara bir itirazlarının olmadığını, ancak müvekkil alacağının TTK'nın 1235. maddesinden kaynaklandığını, bu nedenle sıra cetvelinde satış parasının müvekkili ile ....'nin takip dosyaları arasında garameten taksim
23. Hukuk Dairesi 2012/6023 E. , 2013/2548 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen sıra cetvelindeki sıraya itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde birleşen davada davacı Idiyllic Investment Inc., asıl davada davacı ... Ltd. Şti. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl davada davacı vekili, dava dışı borçluya ait geminin satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, müvekkili alacağı ile garameye alınan davalı Idiyllic Investment Inc.'in ilamsız takip başlattığını, alacağın muvazalı olduğunu; diğer davalıların takiplerinin ise, gemide çalışılan döneme ait işçi alacağı nitelendirilmesi ile sıra cetvelinde ikinci sırada yer aldığını, ancak bu takiplerin muvazaalı olduğunu,gemi mürettebatının alacaklarını gösterir listenin kaptan tarafından hazırlanmadığını, hizmet sözleşmelerinin bulunmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile yeniden düzenlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalılar ..., ...., Vajan Kamkamizade, Vıtali Kobuladze Zurab Chkaıdze, George Mkhideze, ..., Oleg Sıradze, Sergo Shalva Jalan vekili, davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı Idiyllic Investment Inc. vekili, sıra cetvelinde birinci ve ikinci sırada yer alan alacaklara bir itirazlarının olmadığını, ancak müvekkil alacağının TTK'nın 1235. maddesinden kaynaklandığını, bu nedenle sıra cetvelinde satış parasının müvekkili ile ....'nin takip dosyaları arasında garameten taksim
yapılmasının doğru olmadığını, birinci ve ikinci sırada yer alan alacaklardan sonra müvekkil alacağının yer alması gerektiğini ileri sürerek,sıra cetvelinin düzeltilmesini talep ve dava etmiş,asıl davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı, .... Donatanı Amarige Shipholding Company'e izafeten Türkiye Temsilcisi ... Gemi İnşaa Donatım Ltd. Şti. yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ...-... no'lu davalı olarak dava edilen gemi adamlarının alacaklarının gemi alacaklısı niteliğinde olduğundan Beyoğlu .... ... Müdürlüğü'nün 2009/10439 E. sayılı dosyasında hazırlanan ....08.2010 tarihli sıra cetvelinde ...-a) - ...-k) bentlerinde yer alan sıranın doğru olduğu, davalı Idiyllic Investment Inc.'nin alacağının TTK'nın 1235. maddesinde sayılı alacaklardan olmadığından gemi alacaklısı hakkı vermediği, davalı Idiyllic Investment Inc. alacağının gemi alacaklısı hakkı verdiği kabul edilse bile davacının alacağının geminin son yolculuğuna ait gemi alacaklısı veren bir alacak olduğundan daha önce doğmuş olan gemi alacaklarından önce geldiği, buna göre, davacının dokuz gemi adamının sırasına yönelik itirazlarının hukuksal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davada ...-... No'lu davalılar aleyhine açılan davanın reddine, davalı Idiyllic Investment Inc.'in sırasına yönelik itirazının kabulü ile sıra cetvelinde ...-b) kısmında bulunan davacının ...-a) bendine alınmasına, birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı ... Ltd. Şti. vekili ile birleşen davada davacı Idiyllic Investment Inc. vekili temyiz etmiştir.
...) İİK'nın 142/.... hükmüne göre, cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin ... edildiği ... mahkemesinde alakadarlar aleyhine onların sırasına şikayet etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir. Anılan hükümde yer alan "alakadarlar" ifadesi, kural olarak borçluyu değil, davacı alacaklıdan sıra itibariyle önce olan alacaklıları ifade eder. İtiraz davası kural olarak davacıya göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara yöneltilmelidir. Sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve dava sonucundan etkilenecek olan alacaklılar da yargılamaya dahil edilmeli, onlar hakkında da hüküm kurulmalıdır. Borçlunun pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır.
Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle birleşen davada davac.... tarafından, dava dilekçesindeki iddianın ileri sürülüş biçimine göre aynı iştirak derecesi içinde bulunan asıl davanın davacısına husumet yöneltilerek onun sırasına yönelik şikayette bulunması gerekirken, borçlu hasım gösterilerek dava açıldığından birleşen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken ve esasen aynı iddia asıl davada davacı tarafından, aynı birleşen davanın davacısına husumet yöneltilerek ileri sürülüp karara bağlandığından, birleşen davanın esasa ilişkin gerekçelerle reddi doğru olmayıp kararın sonucu itibariyle doğru olmasına göre, birleşen davada davacı Idiyllic Investment İnc. vekilinin tüm; asıl davada davacı ....Şti vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
...) Asıl dava, sıra cetveline itiraza ilişkindir.
a) Asıl davada davacı .... Şti. vekilinin davalı gemi adamlarına ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Davacı tarafça, sıra cetvelinin ...) a-k sıralarında bulunan gemi adamı alacaklarının fahiş olduğu, gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmadığı iddia edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda gemi adamlarının alacağını ispat edecek delil bulunmadığı ancak ... takipleri kesinleştiğinden, kesinleşen ... takibindeki alacakları dikkate alınarak sıra yapılması gerektiği görüşü bildirilmiştir. İİK' nın 142/.... maddesi hükmüne göre açılan sıra
cetveline itiraz davalarında, mahkemece, alacağın esas ve miktarına itiraz edilmesi halinde, takip, tarafları yönünden daha önce kesinleşse dahi alacağın esas ve miktarına yönelik itiraz incelenmelidir. Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir. Muvazaa hukuki nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıda olup, mahkemece, gemi adamlarının alacaklarının fahiş olduğu ve gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmadığı iddiası yönünden, yukarıda anılan ilke doğrultusunda muvazaanın olmadığına dair anılan davalı alacaklıların savunma ve delilleri çerçevesinde alacağın gerçek olup olmadığının tartışılması, anılan davalılar ile borçlu arasındaki hukuki ilişkinin kuruluşu, davalıların alacağının doğum tarihinin, yukarıdaki ilke de gözönünde tutularak değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
b) Asıl davada davacı .... Şti. vekilinin, davalı .....'e yönelik temyiz itirazları yönünden;
Sıra cetvelinde, davacı .... Şti. ile davalı...., sıra cetvelinin ...-a sırasındaki açıklama ile garameten iştirak etmişlerdir. Mahkemece, davalı Idiyllic Investment Inc. alacağının TTK 'nın 1235. maddesinde sayılı alacaklardan olmadığı, davalı alacağının gemi alacaklısı hakkı verdiği kabul edilse dahi davacının alacağının geminin son yolculuğuna ait gemi alacaklısı hakkı veren alacaklılardan olduğu ve daha önce doğmuş olan gemi alacaklısı haklarından önce geldiği kabul edildiği halde, ...-b kısmında bulunan davacının, ...-a kısmına alınmasına karar verilmiş, garameye ilişkin hüküm kurulmamıştır.Her iki alacaklı arasında iştirak kaldırılmadan sıranın değiştirilmesi sonuca etkili olmayacağından mahkemece, sıranın değiştirilmesiyle yetinilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ :Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı Idiyllic Investment Inc. vekilinin tüm, asıl davada davacı .... Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı .... Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçen davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden birleşen davada davacı ... Invstment Inc'den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde asıl davada davacı .... Ltd. Şti.'ye iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ....04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2009/3593 E., 2011/2187 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
gereç kirası adı altında bu gemiye ilişkin oluşan 22.435,00 YTL tutarındaki Derince Liman giderini 12.01.2007 tarih 0016281 nolu Liman Hizmetleri faturası ile gemi adına ödediğini ileri sürerek, 22.435 YTL tutarındaki alacak ve ferilerinin TTK 1235/2 maddesi gereğince Seewınd gemisi üzerine tanınacak kanuni rehin hakkı ile ilgili olarak fatura tarihi olan 12.01.2007 tarihinden itibaren uygulanacak
11. Hukuk Dairesi 2009/3593 E. , 2011/2187 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2008 tarih ve 2007/44-2008/334 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı gemi donatanı Schiffahrts GmbH vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2011 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı donatanın geminin denize elverişsizliğini bilmesine ve liman başkanlığının seferden alıkoyma kararına rağmen Derince-İlyıchevsk seferini yüklü olarak gerçekleştirmek üzere yola çıktığını, geminin başlangıçta denize elverişsizliğini ve donatanın gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olmasına bağlı olarak geminin İstanbul boğazı açıklarında arızalandığını, arızanın giderilmemesi sonucu genel avarya ilan edildiğini, davalı tarafın kiracısı aracılığı ile müvekkiline başvurarak Seewınd gemisinin Derince Limanına Limbo/aktarma işlemi yapılmasını temin için römorkörle çekilerek yanaştırılma talebinde bulunulduğunu ve 08.12.2006 tarihinde Seewınd gemisinin Derince Limanına yanaştığını, gemi yanaştırılana değin yanaştırıldıktan sonra pilotaj, römorkaj, barınma/işgaliye fuzuli işgal, tatlı su temini, palamar demirleri hizmeti aldığını ve boşaltma için de araç gereç kiralandığını, donatanın tutum ve davranışları sonucu müvekkili şirketin 12.12.2006 tarihinde gemi ile olan acentelik sözleşmesini sona erdirdiğini, donatanın 08.12.2006 tarihinden bu yana kusurlu olarak gemi ile ilgili hiçbir tamirat ve tahliye işlemi yapmadığını, gemideki narenciye yükünün zayi olduğunu, müvekkili ve TCDD Derince işletme müdürlüğünün sayısız başvurularına rağmen donatan tarafından Derince limanındaki harcamalarla ilgili bir ödemenin yapılmadığını, müvekkili Batı Vagon A.Ş.'nin TCDD Liman İşletmesi müdürlüğü ile ilişkilerini bozmamak amacı ile borçlu olmadığı halde iyi niyetli olarak geminin 12.12.2006 tarihine kadar olan pilotaj, römorkaj, barınma, fuzuli işgal ,tatlı su temini-atık su tahliyesi, araç gereç kirası adı altında bu gemiye ilişkin oluşan 22.435,00 YTL tutarındaki Derince Liman giderini 12.01.2007 tarih 0016281 nolu Liman Hizmetleri faturası ile gemi adına ödediğini ileri sürerek, 22.435 YTL tutarındaki alacak ve ferilerinin TTK 1235/2 maddesi gereğince Seewınd gemisi üzerine tanınacak kanuni rehin hakkı ile ilgili olarak fatura tarihi olan 12.01.2007 tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek yasal faiz ile birlikte masraf ve ferileri de dahil olmak üzere davalılardan alacağın ferileri ile birlikte rehnin paraya çevrilmesi suretiyle rehinli maldan müteselsilen tahsiline, talep konusu alacakların TTK'nın 1235/2 maddesine göre gemi alacaklısı hakkı ve TTK 1236 maddesine göre gemi ve teferruatı üzerinde kanundan doğan rehin hakkı verdiği ve alacağın rehnin paraya çevrilmesi yolu ile rehinli maldan tahsil edilebileceği hususunun tespitine ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Seewınd gemisi maliki Schiffahrts GmbH vekili, davalının ikametgahının Almanya olduğunu, yetkili mahkemenin de Nübbel/Almanya mahkemeleri olduğunu, Derince’den Ukrayna’ya yapılan sefer sırasında müvekkil şirket gemisinin arızalandığını ve durumdan kiracı İmpala şirketinin haberdar edildiğini, müvekkili ile İmpala arasında 25.10.2006 tarihinde Time Charter sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin gemisini kiracıya tahsis ve teslim ettiğini, sözleşmenin 7.maddesine göre liman masraflarının kiracı İmpala ve garantörü Ukrferry tarafından ödenmesi gerektiğini, açılan davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davalının geminin acentası olmadığını dolayısı ile gemi ve şirket adına hareket etmesinin mümkün olmadığını, sadece impala adına hareket edebileceğini, ayrıca bahsi geçen sözleşmenin 6.maddesi gereğince müvekkiline gemiyi sefere elverişli bir şekilde bulundurma yükümlülüğü getirildiğini, müvekkilinin de gerekli tamir ve bakımları yaptığını, geminin denize ve yola elverişli olduğunu, denetimden geçtiği için de Derince Limanından gemiye çıkış izninin verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dosya içerisinde mevcut olan sözleşmeye göre M/V Seewınd gemisi donatanı ile İmpa Navigation Lt arasında time charter sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşmeye göre geminin donatanının geminin belirli bir süre İmpala Navigation’un bulacağı yüklerin taşınmasına tahsis edildiği, geminin zilyetliği ve teknik yönetiminin Seewınd Schiffahrts’de kaldığı, bu bağlamda geminin elverişli halde bulundurulmasına yönelik tedbirleri almanın gemi sahibinin edimleri arasında yer aldığı, tarafların akdettikleri sözleşmede baz aldıkları NYPE-93 madde-7 ve 8 maddeleri hükümlerinin aynı şekilde olduğu, geminin elverişsiz olması sebebi ile davacının yaptığı masrafların gerçekleştiği, bu çerçevede yapılan masraflardan Seewınd gemisi donatanı olan SCHİFFAHRTS GmbH&Co.KG’nın sorumlu olduğu, yapılan masrafların gemi yararına olduğu ve esasen donatanın yapması gerektiği, masrafların davacı tarafından karşılandığı, davacının yaptığı masrafları sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilinin talep etmekte haklı olduğu, davacı vekilinin başlangıçta verdiği dilekçesinde 2 numaralı davalıyı ve/veya asaleten gemi işleteni olarak dava ettiği, daha sonra bu davalının donatanın temsilcisi olduğunu bildirdiği, 30.04.2007 tarihli dilekçelerinde yine bu davalıyı işleten olarak gösterdiği, dolayısı ile bu davalının donatanın temsilcisi ve ayrıca geminin işleteni olarak temsilen ve asaleten dava edildiği kanaatine varıldığı, bu durumda asıl olarak donatanın kabul edildiği, işleten olarak yine adına asaleten dava açılan NGT'nin işleten olduğuna ilişkin iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, 22.435,00 YTL alacağın 12.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı donatandan tahsiline, fazlaya ilişkin istem ile diğer davalı NGT Ltd’e yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı gemi donatanı SCHİFFAHRTS GmbH vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı gemi donatanı SCHİFFAHRTS GmbH vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı gemi donatanı SCHİFFAHRTS GmbH vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.029.70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
Gemi alacaklısı kenar başlığını taşıyan TTK'nın 1235/3. maddesinde "Gemi adamlarının hizmet ve iş mukavelelerinden doğan alacakları" gemi alacağı olarak kabul edilmiş, müruruzaman başlığını taşıyan 1259.
9. Hukuk Dairesi 2007/93 E., 2007/633 K.
9. Hukuk Dairesi 2007/93 E., 2007/633 K.
- GEMİ ADAMI
- HİZMET AKDİNDEN DOĞAN ALACAKLAR
- ZAMANAŞIMI- 4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 32 ]
- 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1235 ]
- 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1236 ]
- 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1253 ]
- 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1259 ]
- 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1261 ]
"İçtihat Metni"
Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği zamanaşımı nedeniyle red etmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı; davalı işverene ait gemide gemi adamı olarak çalıştığını, işine son verilmesine rağmen tazminat ve alacaklarının ödenmediğini belirtmiştir.
Davalı; Deniz İş Hukukunda zamanaşımı ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle gemi adamları hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, yasada öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava dilekçesinde belirtilen diğer iddiaların da gerçeği yansıtmadığını öne sürerek davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, gemi adamları hakkında, 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nda zamanaşımına ilişkin özel bir hüküm bulunmadığı,
Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Yasa'nın 1253/3, 1259 ve 1261. maddelerinde gemi adamlarının hizmet ve iş sözleşmelerinden doğan alacaklarının bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun öngörüldüğü, akdin fesih tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında bu sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Gemi alacaklısı kenar başlığını taşıyan TTK'nın 1235/3. maddesinde "Gemi adamlarının hizmet ve iş mukavelelerinden doğan alacakları" gemi alacağı olarak kabul edilmiş, müruruzaman başlığını taşıyan 1259. maddesinde ise, gemi alacaklarının bir yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.
Davacının somut uyuşmazlığa konu. hizmet akdinden kaynaklanan tazminat ve işçilik alacaklarının gemi alacağı olduğu yolunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
TTK'nın 1235. maddesinde belirlenen alacaklara tanınan hakka "gemi alacağı hakkı" bu hakkın sağladığı rehin hakkına da kanuni rehin hakkı denilmektedir. Gemi alacağı niteliğinde olan bu alacaklar, TTK'nın 1236. maddesi uyarınca deniz serveti üzerinde rehin ile temin edilmiş alacaklardır. Rehin hakkı alacaklıya, takipte bulunarak alacağını rehin olunandan cebren almak hakkını vermektedir. Rehin hakkının bahşettiği talep hakkı aynî bir talep hakkıdır. TTK'nın 1259. maddesinde gemi alacaklarının bir yılda zamanaşımına uğrayacağı hükmüne yer verilmiş ise de, sözü edilen zamanaşımı gemi ve yük alacakları sahibinin anılan aynî talep haklarıdır.
Davacı, gemi alacağı hakkının bahşettiği rehin ve benzeri hakları bir tarafa bırakarak, iş mahkemesinde açtığı dava ile hizmet akdinden kaynaklanan tazminat ve alacaklarını tahsil yolunu seçtiğine göre, davacı ile davalı arasındaki temel ilişkinin (hizmet akdinin) tabi olduğu genel zamanaşımı sürelerinin gözönünde bulundurulması suretiyle zamanaşımı def'iinin değerlendirilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan TTK'nın 1253/3, 1259 ve 1261. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı yönünden ret olunması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.01.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2014/19225 E., 2015/13124 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var......ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin maliki bulunduğu M/Y Lady Alexandra isimli yatta kaptan olarak çalıştığını, bu dönemde hak ettiği ücretlerin kendisine ödenmediğini, TTK'nın 1235/2. maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkının doğduğunu, bu hakkın TTK'nın 1236.
11. Hukuk Dairesi 2014/19225 E. , 2015/13124 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ......ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/09/2014
NUMARASI : 2014/718-2014/288
Taraflar arasında görülen davada .......Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.09.2014 tarih ve 2014/718-2014/288 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı A.. S.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.12.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. İ.. Y.. E.., davalı A.. S.. vekilleri Av. M.. H.. A.. ile Av. C.. D.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin maliki bulunduğu M/Y Lady Alexandra isimli yatta kaptan olarak çalıştığını, bu dönemde hak ettiği ücretlerin kendisine ödenmediğini, TTK'nın 1235/2. maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkının doğduğunu, bu hakkın TTK'nın 1236. maddesine göre gemi üzerindeki kanuni rehin verdiğinden geminin yeni maliki olan diğer davalıya karşı da kullanılabileceğini, müvekkilinin 12.600 USD ücret alacağı, 368 USD 01.09.2003 tarihinden itibaren işlemiş faiz alacağı ve 5.000 USD TTK'nın 1008. maddesinde belirtilen tazminat alacağı olmak üzere toplam 17.968 USD alacağının bulunduğunu ileri sürerek, 20.12.2004 havale tarihli dilekçesiyle 12.600 USD maaş alacağı için yapılan takibe itirazın iptalini, diğer kalemler için oluşan alacağın tahsilini ve kanuni rehin hakkı tesisini talep ve dava etmiş, 16.02.2010 havale tarihli dilekçesiyle de davalı şirket hakkında açılan davayı müracaata bıraktıklarını bildirmiştir.
Davalı A.. S.. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirket hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı aleyhine açılan davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, davacının Haziran 2000-Ağustos 2002 dönemi için 12.600 USD ücret alacağının bulunduğunu ve 6762 sayılı TTK'nın 1008. maddesi uyarınca 5.000 USD tazminata hak kazandığını ispatladığı, davacının iddiası dosyaya sunulan delillerle sabit olduğuna göre, ödemeyi ispat yükümlülüğünün davalı A.. S..'a ait bulunduğu, anılan davalının bu konuda dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, mahkemece, somut uyuşmazlığın açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de davalı şirket aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalıya karşı açılan itirazın iptali davasının kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatı ile 5.000 USD'nin faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı A.. S.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı A.. S.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmemiş olmasına rağmen mahkemece, HMK'nın 26. maddesine aykırı olacak biçimde istek aşılarak davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı A.. S.. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının icra inkar tazminatına ilişkin 1-B-a bendinin üçüncü cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, kararın bu şekilde mümeyyiz davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı A.. S..'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ticaret Hukuku
Acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra geçerli olacak bir rekabet yasağı anlaşmasının geçerlilik şartları ile ilgili hangisi yanlıştır?
A) Anlaşma yazılı şekilde yapılmalıdır.
B) Anlaşma en çok 2 yıl süreyle yapılabilir.
C) Müvekkilin acenteye uygun bir tazminat ödemesi gerekir.
D) Anlaşma, acentelik ilişkisi sona erdikten sonra yapılmalıdır.
E) Müvekkilin imzası olan belgelerin acenteye verilmiş olması gerekir.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.