TTK Madde 1327VII- Zamanaşımı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun deniz ticareti bölümündeki 1326. maddede yazılı sürenin, alacaklının borçluya yönelik kişisel istem hakları bakımından da uygulanacağını düzenler; bu uygulama, Kanun'daki ve diğer kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla yapılır. Hüküm, deniz ticaretinden doğan ve 1326. maddenin kapsadığı kişisel istem haklarını, yani alacaklının borçluya yönelik talep haklarını ilgilendirir. Madde, süreyi kendisi belirlemez; süre 1326. maddede yer alır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Bu Kanundaki ve diğer kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, 1326 ncı maddede yazılı süre, alacaklının, borçluya yönelik kişisel istem haklarına da uygulanır.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

"Bu kanundaki" ibaresiyle, eşya ve yolcu taşıma ve çatma, kurtarma bölümle rinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süreleri ve müşterek avarya bölümünde öngörülen bir yıllık süre; "ilgili kanunlardaki" ibaresiyle ise deniz iş ve sosyal güvenlik mevzuatı ile amme alacakları nın tahsili mevzuatı gibi alanlarda kabul edilmiş özel hükümler saklı tutulmuştur. Dolayısıyla bu madde, tamamlayıcı bir hüküm niteliğindedir. Eğer mevzuatta özel bir hüküm yoksa, Tasarının 1326 ncı maddesinde öngörülen süre, alacaklının, borçluya yönelik şahsi talep haklarına da uygu lanacaktır. 6762 sayılı Kanunun 1260 mcı maddesinden mülhem olan bu hüküm çok daha ayrıntılı bir düzenlemeyi içermektedir. - 3 9 5 - YEDİNCİ KISIM Sorumluluğun Sınırlanması ve Petrol Kirliliği Zararının Tazmini 1328 ilâ 1349 uncu Maddelere İlişkin Genel Açıklamalar 1) 19/11/1976 tarihinde Londra'da "Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hak kında Milletlerarası Sözleşme" (kısaca "1976 tarihli Sözleşme") olarak tercüme edilen "Conventi- on on Limitation of Liability for Maritime Claims" (kısaca "LLMC") kabul edilmiştir. 1976 tarihli Sözleşmenin hazırlık çalışmaları, 1-19/10/1976 tarihlerinde Londra'da yürütülen müzakereleri ve kabul edilen nihai metni, Türkiye'nin üyesi olduğu Milletlerarası Denizcilik Teşkilatı (International Maritime Organization) tarafından yayınlanmıştır (Offıcial Records of the International Conferen- ce on the Limitation of Liability for Maritime Claims, London 1983 - kısaca "LLMC Tutanakları"). Bu Sözleşme, 1924 ve 1957 yıllarında Brüksel'de akdedilmiş olan aynı nitelikteki iki Sözleşmenin (25/8/1924 tarihli "Gemi Sahiplerinin Sorumluluklarının Tahdidi ile ilgili Bazı Kaidelerin Tevhidi Hakkında Milletlerarası Sözleşme" ve 10/10/1957 tarihli "Deniz Gemileri Maliklerinin Sorumlu luklarının Sınırlandırılması Hakkında Uluslararası Konvansiyon") yerine geçmek üzere hazırlan mıştır. Türkiye, 1924 tarihli Sözleşmeye taraf olmuştu; 1976 tarihli Sözleşmenin 17 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Türkiye'nin âkid statüsü sona ermiştir. Nitekim 28/2/1980 tarihli ve 8/495 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, 1976 tarihli Sözleşmeye katılma yoluyla taraf olunması kararlaş tırılmıştır (Resmi Gazete tarihi 04/6/1980, sayısı: 17007). Katılma işlemleri 06/3/1998 tarihinde ta mamlanmıştır; dolayısıyla 1976 tarihli Sözleşme, 01/7/1998 tarihinde Türkiye açısından yürürlüğe girmiştir. Böylece, 6762 sayılı Kanunun 948 inci maddesi zımnen yürürlükten kalkmıştır. 2) 29/11/1969 tarihinde, Brüksel'de, "Petrol Kirliliğinden Doğan Zararın Hukuki Sorumluluğu ile ilgili Uluslararası Sözleşme" ("1969 tarihli Sorumluluk Sözleşmesi") akdedilmiştir. Bu sözleş meyi tamamlamak üzere de 18/12/1971 tarihinde, yine Brüksel'de, "Petrol Kirliliği Zararının Taz mini İçin Bir Uluslararası Fonun Kurulması ile ilgili Uluslararası Sözleşme" kabul edilmiştir. Uy gulamada ortaya çıkan ihtiyaçlar ve Sözleşmelerin öngördüğü sınırların düşük kalması sebepleriy le, her iki Sözleşmede değişiklik yapılması yoluna gidilmiştir. 1984 yılında yapılan ilk değişiklik lerden sonra, 27/11/1992 tarihinde, Londra'da, yeni (tadil edilmiş) metinler "1992 tarihli, Petrol Kirliliğinden Doğan Zararın Hukuki Sorumluluğu ile ilgili Uluslararası Sözleşme" ve "1992 tarih li, Petrol Kirliliği Zararının Tazmini İçin Bir Uluslararası Fonun Kurulması ile ilgili Uluslararası Sözleşme" başlıklarıyla kabul edilmiştir ("1992 tarihli Sorumluluk Sözleşmesi" ve "1992 tarihli Fon Sözleşmesi"). Türkiye'nin 1992 tarihli Sözleşmelere katılması, 27/01/2000 tarihli ve 4507 ile 4508 sayılı Kanunlarla uygun bulunmuş; bu Kanunlarda da 26/04/2001 tarihinde kabul edilen 4658 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmıştır. Bu Kanunlara istinaden, Türkiye'nin katılma belgesi 15/08/2001 tarihinde tevdi edilmiştir. Dolayısıyla her iki Sözleşme, 17/08/2002 tarihinde Türkiye bakımından yürürlüğe girmiştir. 3) Hem 1976 tarihli Sözleşme, hem de 1992 tarihli Sözleşmeler, millî hukuk olarak doğrudan uygulanacaktır. Bu Sözleşmelerin uygulanması için, 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 1 inci maddesi anlamında "yabancılık unsuru" aranmaz. Dolayısıyla mahkemeler, herhangi başka bir yasama tasarrufu gerekmeksizin, bu Sözleşmeleri Resmi Gazetede yayımlanan metinlere göre uygulamak zorundadır. Eğer yayımlanan tercüme ile Sözleşmenin resmi dili arasında bir çelişki saptanırsa, resmi dil esas alınacaktır. Ancak Sözleşmeler, bu alandaki her hususu düzenlemedikleri gibi, birçok konuda da âkid devletlere ulusal hukuklarında düzenleme yapmak üzere seçenekler sunmuştur. Bu seçeneklerden hangilerinin tercih edildiğini açıklamak üze- re millî kanunlarda hükümler sevk edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, 1976 ve 1992 tarihli Söz leşmelerin dışında kalan borçlular ve talepler vardır. Bu kişiler ve talepler hakkında, çeşitli ülkele rin ulusal hukukunda özel düzenlemeler kabul edilmiştir. Doğrudan Sözleşmelerde düzenlenen ta lepler kadar önemli ve yaygın olan bu hallere ilişkin olarak da kanuni düzenleme yapılması gerek miştir. Tasarının bu Kısmı, 1976 ve 1992 tarihli Sözleşmelerde açık bırakılan veya âkid Devletlere millî kanunlarında düzenleme yapma hakkı yahut yükümlülüğü getiren özel hukuka ilişkin husus larda tamamlayıcı düzenlemeler sevk etmek amacıyla hazırlanmıştır. Buna karşılık, özellikle 1992 tarihli Sözleşmeler bakımından yapılması gereken idare hukukuna ilişkin düzenlemeler, Tasarının dışında bırakılmıştır. Bu Kısım kendi içinde, üç bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümde 1976 tarihli Sözleşmeye ilişkin hükümlere, ikinci bölümde de 1992 tarihli Sözleşmelerle ilgili hükümlere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise, hem 1976 hem de 1992 tarihli Sözleşmelere ilişkin ortak hükümler düzenlenmiştir. Hükümler hazırlanırken, âkid Devletlerde benimsenmiş olan çözümlerden en geniş şekilde yararla nılmıştır. 1976 tarihli Sözleşmenin, taraf ülkelerde nasıl yürürlüğe konduğu, Milletlerarası Denizci lik Komitesi ("Comite Maritime International"-"CMI") tarafından 30/10/2000 tarihinde tamamla nan bir çalışmada açıklanmıştır. Sonuçlar, kapsamlı ve karşılaştırmalı bir rapor halinde CMI'nin 2000 yılında Singapur'da yapılan Kongresinde bir rapor halinde sunulmuştur (CMI (yayınlayan), Implementation and Interpretation of the 1976 LLMC Convention, Draft Report with VII Annexes, in: CMI Yearbook 2000, Singapore I: Documents for the Conference, sayfa 435-664 - kısaca "CMI Raporu"). Tasarının, 1976 tarihli Sözleşmeye ilişkin hükümleri hazırlanırken, CMI Raporundaki bilgilerden yararlanılmış ve böylece milletlerarası birliğin sağlanmasına katkıda bulunulmuştur. 1992 tarihli Sözleşmeler bakımından da karşılaştırmalı hukukun verilerinden, özellikle de İngiltere ve Almanya'daki düzenlemelerden istifade olunmuştur. Tasanda, terim birliğinin sağlanması için, 1976 ve 1992 tarihli Sözleşmelerin Resmi Gazetede yayımlanan tercümelerinde geçen terimler kullanılmıştır. Bu nedenle, örneğin, maddeler Türk hu kukunda "fıkra"lara ayrılırken, Sözleşmelerde "paragraf terimi tercih edildiği için, Sözleşmelerin hükümlerine atıf yapılan yerlerde Tasarıda da aynı terim kullanılmıştır. Madde 1328. - Bu maddenin birinci fıkrasında, deniz alacaklarından doğan sorumluluğun, 19/11/1976 tarihinde Londra'da kabul edilen "Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hakkında Milletlerarası Sözleşme" ile 02/5/1996 tarihinde Londra'da kabul edilen "1976 Sözleş mesinin Değiştirilmesi Hakkında Protokol" ("1996 tarihli Protokol") hükümlerine göre sınırlandı rılabileceği tasrih olunmuştur. Böylece, 1976 tarihli Sözleşmenin Resmi Gazetede yayımlanan haliyle doğrudan uygulama alanı bulduğu açıklığa kavuşturulmuştur. Maddenin ikinci fıkrasında yerverilen ilke, daha önce 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanu nunun 124 üncü maddesinde de kabul edilmişti. Buna göre, doğrudan uygulanan bir Sözleşmede ya pılan değişiklik Türkiye tarafından kabul edilip yürürlüğe girdiğinde, o sözleşmeye atıf yapan ka nunda bir değişiklik yapılmasına gerek olmadan, sözleşmenin yeni metnine atıf yapılmış sayılmak tadır. Bu çözüm, 1976 tarihli Sözleşmede yapılacak değişiklikler için de kabul edilmiştir. Sözleşme nin tercümesinde "revizyon ve tadil" kavramları kullanıldığı için, hükümde de aynı terimlere yer- verilmiştir. Buna karşılık, 1976 tarihli Sözleşmenin yerine geçmek üzere yeni bir sözleşme hazırla nır ve Türkiye bu sözleşmeye taraf olursa, bu hüküm uygulama alanı bulmaz, yeni bir sözleşmenin kabulü halinde, bu yeni sözleşmenin milli hukukta nasıl uygulanacağı hususu, ayrı bir kanunla ye niden ele alınacaktır.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Atıflar(1)

Bu maddenin atıf yaptıkları

Bu maddedeki kavramlar

  • Kişisel istem hakkı
  • Özel hükümler saklı kalması

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.