6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 179

Türk Ticaret Kanunu 179. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 179- (1) Bölünme onaylanınca, yönetim organı bölünmenin tescilini ister. (2) Kısmi bölünme sebebiyle devreden şirketin sermayesinin azaltılması gerekiyorsa buna ilişkin esas sözleşme değişikliği de tescil ettirilir. (3) Tam bölünme hâlinde devreden şirket ticaret siciline tescil ile birlikte infisah eder. (4) Bölünme ticaret siciline tescille geçerlilik kazanır. Tescil ile tescil anında envanterde yer alan bütün aktifler ve pasifler devralan şirketlere geçer. IV - Tür değiştirme 1. Genel hükümler a) İlke

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2013/8028 E., 2014/1695 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının sıra cetveline itiraz davasında aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, müflis şirket alacaklılarının, şirketin tür değiştirmesinden önce yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu'nun 179. maddesine dayanarak davalı S..
23. Hukuk Dairesi         2013/8028 E.  ,  2014/1695 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/05/2013 NUMARASI : 2012/215-2013/183 Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı iflas idaresi vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. . -K A R A R- Davacı vekili, müflis şirketin daha evvel kollektif şirket olduğunu ve tür değiştirmek suretiyle anonim şirket haline geldiğini, davalılardan S.. V..'un kollektif şirket olduğu dönemde de şirket ortağı sıfatıyla şirket borçlarından sorumlu bulunduğunu, bu sorumluluğunun anonim şirkete karşı da devam ettiğini; sıra cetvelinde alacaklı görünen kimselerle bu davalı arasındaki tasarrufların iptale tabi olduğunu ileri sürerek davalı bankalar ile davalı S.. V.. arasındaki işlemlerin iptaline ve sıra cetveline konu paranın iflas masasına aidiyetinin tesbiti ile paranın masaya gönderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı T. Ekonomi Bankası A.Ş. vekili ve davalı L... Varlık Yönetimi A.Ş. vekili özetle davacının bu davayı açmakta aktif, davalı S.. V..'un da pasif dava ehliyetinin bulunmadığını, bedeli paylaşıma konu taşınmazın üçüncü kişiye ait olduğunu, hukuki işlemlerin de iptale tabi tasarruf niteliğinde olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının sıra cetveline itiraz davasında aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, müflis şirket alacaklılarının, şirketin tür değiştirmesinden önce yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu'nun 179. maddesine dayanarak davalı S.. V..' a dava ve takip açma haklarının, şirkete ait bir hak olmadığı ve bu sebeple iflas masasına dahil olmadığı; davacının taraf sıfatı bulunduğu kabul edilse bile kefalet sözleşmesi gereğince davalı bankaların S.. V..' dan kişisel alacaklı oldukları, şirket ortağına başvurulabilen hallerde şirket alacaklılarının borçlunun kişisel alacaklılarına oranla bir öncelikleri bulunmadığı, davacının kefalet sözleşmelerinin ve buna dayalı olarak davacı bankalarca yapılan takibin muvazaalı olduğunun tespitini talep etmekte hukuki yararın bulunmadığı, kaldı ki davacının bu hususta somut bir delil de sunamadığı, davalı bankaların davalı S.. V.. aleyhine takip yaptıktan sonra, ayrıca tasarrufun iptali davası açmak zorunda kaldıkları, S.. V..' un müflis şirketçe kullanılan krediye şahsen kefil olduğu, şirketin aldığı kredi tarihi dikkate alındığında alacaklılardan mal kaçırma kastından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı iflas idaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı iflas idaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

12. Hukuk Dairesi, 2008/2316 E., 2008/5437 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir 3. İcra Mahkemesi
tam metni aç
H.'a kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılmış, Kollektif şirketin hacze kabil malı bulunamayınca alacaklı vekilinin talebiyle şirket ortaklarına TTK'nun 179.maddesi uyarınca ödeme emri gönderilmiş, ortaklardan F.
12. Hukuk Dairesi         2008/2316 E.  ,  2008/5437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir 3. İcra Mahkemesi TARİHİ : 22/11/2007 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından F. H. Ve Oğlu Koll.Şti. A. N. H.'a kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılmış, Kollektif şirketin hacze kabil malı bulunamayınca alacaklı vekilinin talebiyle şirket ortaklarına TTK'nun 179.maddesi uyarınca ödeme emri gönderilmiş, ortaklardan F. H.'ın mirasçısı M. F. H. ödeme emrine itiraz etmiştir. Somut olayda takip konusu çeklerin keşide tarihlerinin 30.11.2005 ile 30.05.2006 tarihleri arasında olduğu ve bu tarih itibariyle 07.02.2005 tarih ve 6234 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilanla F. H.'ın şirketten ayrıldığı bildirildiğine göre bu borçlu yönünden itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, 09.08.2007 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre kollektif şirkete yapılan ödeme emri tebligatının borçlu F. H.'a yapılmış gibi kabul edilerek borçlu muris için takip kesinleştiğinden bahisle mirasçının itirazının reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ  : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 20.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
Kooperatifler Kanununda TTK.nun 179.maddesinden farklı bir hüküm getirilmiştir.
12. Hukuk Dairesi 2008/5996 E., 2008/8327 K. 12. Hukuk Dairesi 2008/5996 E., 2008/8327 K. - KOOPERATİFTE SORUMLULUK- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 366 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 428 ] - 1163 S. KOOPERATİFLER KANUNU [ Madde 28 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 179 ] "İçtihat Metni" Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklının SS. Bengi Konut Yapı Kooperatifi aleyhine, Tekirdağ 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden almış bulunduğu 2004/479 E. - 2006/284 K. sayılı ilama istinaden 62.703.59.YTL. alacak için icra takibine geçtiği, ancak, takipten önce kooperatifin tasfiye edilip Ticaret Sicilinden silindiğinin tesbiti üzerine üyeleri olan şikayetçilere bu takibin yönlendirildiği adı geçenler İcra Mahkemesine başvurarak kendileri hakkında takip yapılamayacağını öne sürerek takibin iptalini istemişlerdir. Mahkemece, tasfiyesine karar verilen kooperatifin tasfiye tarihinden itibaren dış borçlarından dolayı 2 yıl içerisinde tüm ortaklarının ve yönetim kurulunun sorumluluklarının devam edileceğinden bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir. Konuyla ilgili 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 28.maddesi aynen; "ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif, alacaklılarına karşı yanlız mamelekleri ile sorumludur." hükmünü içermektedir. Dairemizin yerleşik kararlarında ve HGK.nun 14.4.1999 tarih, 1999/12-210 esas - 1999/206 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere kooperatifin sorumlu olduğu hususlarda ortaklara gidilebilmesi için, kooperatifin tasfiye edilmiş, sicilden silinmiş olması yeterli değildir. Kooperatifler Kanununda TTK.nun 179.maddesinden farklı bir hüküm getirilmiştir. Ancak kooperatif aleyhine gerekli takibat yapılıp sonuç alınamaz ise sorumluluk durumlarına göre ortaklarına müracaat edilebilir. ifadesine yer verilmiştir. Somut olayda yukarıda açıklandığı üzere, kooperatif hakkındaki takibin semeresiz kaldığı tesbit edilmemiştir. Tasfiye edilip, Ticaret Sicilinden silindiğinin belirlenmesi üzerine ortaklarına yönelinmiştir. Mahkemece bu durum ana sözleşmede gözetilerek şikayetin sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ :Şikayetçiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21/04/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2011/592 E., 2011/740 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
Bunun yanı sıra, iflas erteleme davasının kanuni dayanağı olan TTK'nun 324. ve İİK.'nun 179/b maddesinde ilan hususuna yer verilmemiş ve iflas erteleme davaları hasımsız olarak açılmakta ise de, davanın mahiyeti itibariyle alacaklıların menfaatini yakından ilgilendirdiğinden davacının kötü niyetli olduğu, borca batık olmadığı veya iyileştirme
23. Hukuk Dairesi         2011/592 E.  ,  2011/740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi İFLASIN ERTELENMESİ TALEBİNDE BULUNANLAR : MÜDAHİLLER : - KARAR - Mahkeme kararı, davacılardan ..... Tic. Ltd. Şti. vekili olarak Av. ...'a tebliğ edilmiş ise de, anılan vekile bu davacı tarafından verilmiş olan vekaletnameye dosya içerisinde rastlanmamıştır. Bunun yanı sıra, iflas erteleme davasının kanuni dayanağı olan TTK'nun 324. ve İİK.'nun 179/b maddesinde ilan hususuna yer verilmemiş ve iflas erteleme davaları hasımsız olarak açılmakta ise de, davanın mahiyeti itibariyle alacaklıların menfaatini yakından ilgilendirdiğinden davacının kötü niyetli olduğu, borca batık olmadığı veya iyileştirme projesinin hayata geçirilmesinin mümkün olmadığı yönünde beyanda bulunmaları ve delil sunmaları için olanak tanınması bakımından, alacaklıların davadan haberdar edilmesi gerekmektedir. Dosya içerisinde İİK'nun 166/2 maddesine uygun şekilde Ticaret Sicili Gazetesinde yapılmış ilana ve iyileştirme projesine rastlanmamıştır. Bu durumda, adı geçen avukat, iflas erteleme davası açma yetkisini veren bir vekaletnamenin varsa dosyaya sunulması, yok ise .... Şti.'ne mahkeme ilamının tebliğ edilmesi, Ticaret Sicili Gazetesinde ilan yapılmış ise dosyaya eklenmesi, iyileştirme projesinin bir örneğinin de dava dosyasına konulması için dava dosyasının mahkemesine çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 03.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.