TTK Madde 3752. Devredilemez görev ve yetkiler
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 375. maddesi, anonim şirkette yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkilerini sınırlı sayıda (numerus clausus) düzenler.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri şunlardır:
a)Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi.
b)Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi.
c)Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması.
d)(Değişik:23/5/2024-7511/14 md.) Şube müdürleri hariç olmak üzere müdürlerin ve aynı işleve sahip kişilerin atanmaları ve görevden alınmaları.
e)Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi.
f)Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi.
g)Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması.
Madde gerekçesi
Bu gerekçe kanunun ilk metnine aittir; madde o tarihten sonra 1 kez değişti. Bugünkü metni birebir açıklamayabilir.
Yönetim kurulunun devredilemez yetkilerini gösteren 375 inci madde yenidir. Bu hüküm ile, Ticaret Kanununda, organlar arasında işlev ayrımı yapılmış, organlar arasında işlev bağ lamında güç yönünden denklik kabul edilmiş, buna karşılık genel kurulun herşeye kadir olduğuna ve bütün kararları alabilme yetkisi ile donatıldığına ilişkin salt yetki teorisi reddedilmiştir. Genel ku rulun bir üst organ olduğu anlayışı Ticaret Kanununa yabancıdır. Ancak, bu hükme rağmen 374 ün cü maddenin gerekçesinde işaret edilen sorunların kanunî bir boşluk oluşturduğu şüphesizdir. Nite kim aynı hükme sahip İsviçre'de bu konular tartışmalı olup öğreti ve mahkeme kararlan sorunları farklı çözümlere bağlamıştır. Yönetim kurulu, Kanunun 375 inci maddesinde gösterilen bu yetkileri ne esas sözleşmeyle ne de bir kararla genel kurula veya kurulacak kurullara ve komitelere devredebilir. Yönetim kurulu, bu yetkilerden feragat da edemez. (a) bendi: "Üst düzeyde yönetim" ile kastedilen, genel işletme politikası başta olmak üzere, yatırım, finansman, temettü gibi politikaların hedeflerinin karara bağlanması, bunlara ulaşılması için seçilen araçların gösterilmesi, hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının veya ulaşılıp ulaşamayacağı nın belirlenmesi, bütçe uygulamasının kontrolü ve stratejilerin tespitidir. Politikalara ve hedeflere ulaşılmasına ilişkin kararlar ve stratejilerin uygulanması ile ilgili tali matlar da yönetim kurulu tarafından verilebilir. Talimatlar sözlü veya yazılı olabileceği gibi bir iç yönetmelik, sirküler veya genelge ile de şekillenebilir. Bağlı şirketlerde, üst düzeyde yönetim yetkisinin kime ait olduğu sorusu özellik gösterir. Baş ka bir deyişle, bağlı şirketlerin yönetim kurulları üst düzeyde yönetim yetkisini haiz midir? Yoksa bu yetki ana şirketin yönetim kuruluna mı aittir? Hükmün münferit şirketler için ön görüldüğü ne kadar açıksa, bağımsız yönetim kurullarının düşünülmüş olduğu da o kadar doğaldır. Bu hüküm, Ta sarının 195 ve devamı madde hükümleri ile birlikte değerlendirilmeli, değerlendirmede 202 ilâ 204 üncü maddeler dikkate alınmalıdır. Bağlı şirketin üst yönetimi, hâkim şirketin ve tepe şirketin üst yönetimi ile uyumlu olmalıdır. Bu ilke şirketler topluluğunun kanun tarafından tanınan gerçeğidir. Başka bir deyişle, hâkim ve özellikle tepe şirketin üst yönetimi bağlı şirketleri de kapsar ve bağlar. Ancak bu sınırlamalara rağmen bağlı şirketlerde de üst yönetim devredilemez. (b) bendi: Örgüt şeması, yönetimde yer alan herkesin, altlık-üstlük ilişkilerini, görev tanımları nı; bölümleri ve aralarındaki ilişkileri gösteren şemadır. Bu hükümle, yönetim kurulunun, yönetimin bir bütün halinde işleyişini görmesi, politikaların ve stratejilerin gerçekleştirilmesinde görevlilerin rolünü değerlendirmesi; insan kaynaklarının kullanılmasını izlemesi amaçlanmıştır. Şema, sistemin işleyişindeki aksaklıkların ve aksayan yerin belirlenmesine yardımcı olur. Kurul yönetimi devreder ken de zaten örgüt şemasını tayin eder. Şemada yer almayan ayrıntıyı, diğer yetkililer belirleyebilir. (c) bendi: Muhasebenin bölüm olarak belirlenmesi ile kastedilen, kanuna ve genel kabul gö ren muhasebe ilkelerine göre muhasebe örgütünün (bölümünün), konsolide hesap sisteminin, defter ve kayıtların tutulma kurallarının tespiti, hesap planlarının yapılması, yani, düzenin, bir anlamda muhasebe bölümünün örgütlenmesidir. Muhasebenin hangi ortamda tutulacağını da yönetim kuru lu karara bağlar. Muhasebenin belirlenmesi ve programlanmasını, muhasebenin 515 inci maddede öngörülen dürüst resim ilkesine göre belirlenmesini de içerir. "Düzenin kurulması" sözcüğünden de anlaşıldığı üzere, devredilmez olan "düzenin kurulması görevi"dir; yoksa muhasebenin tutulması devredilebilir ve yönetimin devri hallerinde bu husus açıkça ifade edilir. Finansal denetim düzeninin kurulması, şirketin iş ve işlemlerinin denetlenmesine ilişkin bir "iç-denetim" sisteminin ve bunu yapacak örgütün (bölümün) gösterilmesidir. Şirket hangi büyük lükte olursa olsun, şirketde, muhasebeden tamamen bağımsız, uzmanlardan oluşan, etkin bir iç-de netim örgütüne gereksinim vardır. Bir anonim şirketin denetimi sadece bir bağımsız dış denetim ku ruluşuna bırakılamaz. Bir bağımsız denetim kuruluşunun onlarca, hatta yüzlerce müşterisi vardır; onlara birçok hizmet sunmaktadır. Her müşterisini içerden ve yakından izleyemez. Finansal dene tim, bir anlamda "teftiş kurulu"nun yaptığı denetimdir. Finansal denetim iş ve işlemlerin iç deneti mi yanında, şirketin finansal kaynaklarının, bunların kullanılması şeklinin, durumunun, likiditesi nin denetimini ve izlenmesini de içerir. Finansal denetim kurumsal yönetim kurallarının gereğidir. Finansal planlama, bütçeleme ile yeterli likiditenin sağlanmasının güvence altına alınmasını ifa de eder. Kurumsal yönetim kurallarının ve çağdaş yönetim usullerinin gereği olan bu örgüt bütün anonim şirketler için gerekli değildir; şirketin yönetimi gerektiriyorsa finansal planlama zorunludur. (d) bendi: Müdürler ile aynı işleve sahip kişilerin atanmaları ve imza yetkisini haiz kişilerin seçimi yönetim kurulunun devredilemeyen yetki1erindendir. İmza yetkililerini belirlemek murah haslar dahil kimseye devredilemez. Bu hükümdeki 'müdürler ile aynı işleve sahip kişiler' ibaresi kendilerine yönetme görev ve yetkileri tanınmış olan kimseleri ifade eder. Görev ve yetki verilme si ile kastedilen yönetim hakkının veya genel olarak yönetimin geçirilmesi, diğer bir ifadeyle 'de legasyon' değildir. Kastedilen, işlemlerin yürütülmesi aşamasına ilişkin yetkilerdir. (e) bendi: Üst gözetim ile kastedilen hem kuramsal açıdan hem de işletme iktisadı yönünden gerekli olan işlerin akışının gözetimidir. Yoksa, yönetim kurulu bir kontrol ve denetim organı değil dir. Üst gözetimin normatif niteliği hükmün bizzat kendisinden anlaşılmaktadır. (f) bendi: Bu bent yönetim kurulunun kararlar ve tescile tâbi paylarla ilgili defterleri tutması nı, yıllık rapora ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ve alınan kararların uygulanmasına iliş kin görevlerini hükme bağlamaktadır. (g) bendi: 376 ve 377 nci maddelerin gerekçelerine bakılmalıdır.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Değişiklik geçmişi(1)
- 23.05.20241. fıkra (d) bendi 23.05.2024 tarihinde 7511 sayılı Kanunla değiştirildi
Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.
Bu maddedeki kavramlar
- Borca batıklık
- Devredilemez ve vazgeçilemez yetki
- Müdür ve aynı işleve sahip kişi
- Üst düzeyde yönetim
- Üst gözetim
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
21 karar arasından seçildi- 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/419 · K. 2024/8892 · T. 11.12.2024Daire kararıOnama
davalılar tarafından 08.09.2021 tarihli genel kurul kararlarının iptaline ilişkin İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/625 E. sayılı dosyasında dava açıldığı, davanın halen derdest olduğu, davalılarca şirkete ait defter ve belgeleri yedinde tutmalarına derdest bu davayı dayanak olarak gösterdikleri, 6102 sayılı Kanun’un 375/1. maddesi uyarınca ticari defterlerin tutulmasının, anonim şirketlerde yönetim kurulunun vazgeçilmez görev ve yetkilerinden olduğu,
- 19. Ceza Dairesi · E. 2015/25235 · K. 2017/3638 · T. 25.04.2017Daire kararıBozma
Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin, iflas istenmesinin gerekmesi durumunda mahkemeye bildirimde bulunma görevi, 6102 sayılı Kanun'un 375. maddesinin g bendinde "devredilemez ve vazgeçilemez" görevleri arasında olduğundan yönetim kurulu üyelerinin şirketi temsil görevi olsun olmasın İİK’nın 345/a maddesinde düzenlenen suçun faili olacaklarından, sanık hakkında yargılama yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken yazılı şekilde beraat karar verilmesi,
Madde bu karardan sonra (23.05.2024) kısmen değişti; kararın dayandığı hükmün bugünkü hâli ayrıca kontrol edilmeli.
- Ceza Genel Kurulu E.2015/1073 K.2019/64 T.2019-02-05Ceza Genel KuruluRet
Yönetimin ve temsilin devri ile bu devrin sınırlarına yönetim kurulu üyelerinin gözetim ve özen yükümlülüğüne, hak ve sorumluluklarına ilişkin her iki Kanun'da ayrıntılı ve farklı düzenlemelere yer verilmiş olmakla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 375. maddesinde şirketin üst düzeyde yönetimine ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi, yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimine ilişkin görev ve yetkilerin devredilemeyeceği belirtilmiştir.
Madde bu karardan sonra (23.05.2024) kısmen değişti; kararın dayandığı hükmün bugünkü hâli ayrıca kontrol edilmeli.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
"Mavi Deniz Nakliyat A.Ş."nin mali durumu incelendiğinde, şirketin borçlarının mevcut malvarlığı ile karşılanamadığı (borca batık olduğu) saptanmıştır. Şirketin yönetim kurulu, bu durum karşısında yasal yükümlülüklerini yerine getirmek üzere mahkemeye başvurmayı planlamaktadır. Sermaye şirketlerinin borca batıklık durumu ve mahkemenin bu süreçteki kararı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A) Yönetim kurulu, borca batıklık durumunu tespit ettiğinde derhal muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirimde bulunmalıdır.
- B) Şirket, iflas bildirimi yerine borçlarını yapılandırmak amacıyla mahkemeden "konkordato" talep etme hakkına sahiptir.
- C) Mahkeme, şirketin sunduğu iyileştirme projesini (veya konkordato projesini) ciddi bulursa hemen iflas kararı vermeyip mühlet tanıyabilir.
- D) Borca batıklık bildirimi üzerine mahkeme, alacaklılara ilan yoluyla haber vererek itirazlarını sunmaları için 15 günlük süre verir.
- E) Şirket yönetimi borca batıklığı bilmesine rağmen bildirimde bulunmazsa, sadece şirketin malvarlığı ile sınırlı sorumluluğu devam eder ve yöneticilere şahsi bir yaptırım uygulanmaz.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl