Türk Ticaret Kanunu 382. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
MADDE 382- (1) Bir şirket, 379 uncu madde hükümleri ile bağlı olmaksızın;
a) Esas veya çıkarılmış sermayesinin azaltılmasına ilişkin 473 ilâ 475 inci madde hükümlerini uyguluyorsa,
b) Küllî halefiyet kuralının gereğiyse,
c) Bir kanuni satın alma yükümünden doğuyorsa,
d) Bedellerinin tümü ödenmiş olmak şartıyla ve cebrî icradan, bir şirket alacağının tahsili amacına yönelikse,
e) Şirket, menkul kıymetler şirketiyse,
kendi paylarını iktisap edebilir.
e) İvazsız iktisap
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
4 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2020/8159 E., 2022/459 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
yıllığına müdür olarak seçildiğini, kararın azınlık haklarını ihlal ettiği, müvekkilinin de çağrılmamasının ayrıca bir iptal nedeni olduğunu ileri sürerek 28/08/2006 tarih şirkete müdür tayinine ilişkin ortaklar kurulu kararının iptaline, TTK 382. maddesi gereğince kararın icrasının geri bırakılmasına ve her müdürün görev ve yetkilerinin devamına ve davalı ortaklar ile menfaat çatışması bulunduğun
11. Hukuk Dairesi 2020/8159 E. , 2022/459 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.11.2013 gün ve 2006/768 - 2013/190 sayılı kararı reddeden - bozan Daire'nin 17.06.2020 gün ve 2019/3096 - 2020/2962 sayılı kararı aleyhinde davalılar ... ve ... vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili asıl davada; 28/08/2006 tarihli ortaklar kurulunda müvekkilinin toptantıya çağrılmaksızın davalıların 20 yıllığına müdür olarak seçildiğini, kararın azınlık haklarını ihlal ettiği, müvekkilinin de çağrılmamasının ayrıca bir iptal nedeni olduğunu ileri sürerek 28/08/2006 tarih şirkete müdür tayinine ilişkin ortaklar kurulu kararının iptaline, TTK 382. maddesi gereğince kararın icrasının geri bırakılmasına ve her müdürün görev ve yetkilerinin devamına ve davalı ortaklar ile menfaat çatışması bulunduğundan davalı şirkete davada temsil edilmek üzere kayyum olarak müvekkilinin yetkilendirilmesine karar verilmesini istemiş, birleşen İzmir 3. ATM‘nin 2007/483 E. sayılı dosyasında; davalı ortakların bu kez çağrılı olarak 06/04/2007 tarihindeki ortaklar kurulu kararı ile 20 yıllığına müdür olarak seçildiğini, bu kararın da kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın iptalini ve TTK 382. maddesi gereği kararın icrasının geri bırakılmasını ve her üç ortağın müdürlük görev ve yetkilerinin devamına ve davalı ortaklar ile menfaat çatışması bulunduğundan davalı şirkete davada temsil edilmek üzere kayyum olarak müvekkilinin yetkilendirilmesini istemiş, birleşen İzmir 1. ATM 2007/705 E. sayılı dosyasında; davalılarca müvekkilinin ortaklık haklarının ihlal edildiğini, müvekkiline şirket kayıtlarının inceletilmediğini ileri sürerek şirket işlerinin nasıl gittiği hakkında malumat alınması ve şirket defterleri ile evraklarını tetkiki ve kendisine mahsus olmak üzere şirketin mali vaziyeti hakkında hülasa çıkarmak üzere davacıya izin ve yetki tanınmasını istemiş, birleşen İzmir 3. ATM 2009/386 E. sayılı davada; müvekkilinin ortağı olduğu şirketin yönetici olan davalı ...’in aynı alanda iştigal eden bir şirket kurarak rekabet yasağını ihlal ettiğini, diğer davalı müdürün de bu süreçte sessiz kaldığından sorumlu olduğunu, davalı ...’in müvekkilinin ortağı olduğu şirketin işlerini kurduğu şirkete aktardığını, haksız fiil hükümlerine göre müvekkilinin ortağı olan şirketin zararından davalı şirketin de sorumlu olduğunu ileri sürerek davalıların müdürlükten azline, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin zararı nedeniyle şimdilik 10.000.- TL’nin davalılardan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın reddine, birleşen İzmir 3. ATM’nin 2007/483 E. sayılı dosyasında davalı Türvar İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 06/04/2007 tarih, 2007/03 sayılı şirkete müdür tayini kararının iptaline, verilen karar gereği diğer talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen İzmir 1. ATM’nin 2007/705 E. sayılı dosyasında davacının Davalı Türvar İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin defterleri ile evrakları hakkında malümat alması, tetkik etmesi ve kendisine mahsus olmak üzere şirketin mali vaziyeti hakkında hulasa çıkarmak üzere davacıya izin ve yetki verilmesine, birleşen İzmir 3. ATM’nin 2009/386 E. sayılı dosyasında davalı ...’nın dava dışı Türvar... Ltd. Şti’deki müdürlük sıfatının yargılama sürecinde sona erdiğinden bu davalı hakkında müdürlükten azil talebi konusuz kaldığından karar vermeye yer olmadığına, davalı ...’in dava dışı Türvar İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’de ki müdürlüğünden azliyle temsil ve selahiyet yetkisinin kaldırılmasına, 2.719,81 TL Türvar İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. zararının davalılar ... ve YKC İnş. ve San. Ltd. Şti.’den müteselsilen tahsili ile Türvar İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ödenmesine, tazminata ilişkin fazla istemin reddine, davalı ...’nın davalı YKC İnş. ve San. Ltd. Şti’de ortak veya müdür sıfatı bulunmadığından bu davalı hakkındaki tazminat talebinin reddine dair verilen karar, asıl ve tüm birleşen davalarda davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davalılar ... ve ... vekilleri bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekmiştir.
2- Davalı ... vekilinin birleşen İzmir 3. Aliye Ticaret Mahkemesinin 2007/483 E. sayılı davaya yönelik temyiz itirazları Dairemizin 2019/3096 E. 2020/2962 K. sayılı 17.06.2020 tarihli ilamı ile davalı ...’in kararı kendi adına temyiz etmekte hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Ancak dosyanın incelenmesinde, her ne kadar mahkemece, “davalı Türvar İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin 06/04/2007 tarih, 2007/03 sayılı şirkete müdür tayini kararının iptaline” şeklinde esas yönünden münhasıran şirket aleyhine karar verilmiş ise de davacı yanın bu istemi bakımından davalı ...’e de husumet yöneltmiş olduğu ve yine bu yöndeki istem bakımından husumet yöneltilen davalı ... aleyhine olacak şekilde vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiği görülmüştür. Bu durumda, davalı ...’in mahkeme kararını aleyhine hükmedilen yargılama giderleri bakımından temyiz etmekte hukuki yararı bulunduğu gibi bu husus re’sen de gözetilecek olduğundan davalı ...’in anılan hususa ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüyle temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
3- Birleşen 2007/483 Esas sayılı dava, davalı şirket ortaklar kurulunda alınan müdür tayinine ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir. Bu nitelikteki bir davada husumetin davalı şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup müdür seçilen ...’e davalı sıfatıyla husumet yöneltilmesi ve istemin kabulü nedeniyle anılan davalı aleyhine olacak şekilde re’sen yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Bu durumda, davalı ...’in birleşen davada verilen hükmün esasına yönelik sair temyiz itirazları yerinde değilse de bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle birleşen 2007/483 Esas sayılı davada verilen hükmün davalı ... lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 2019/3096 E. 2020/2962 K. sayılı 17.06.2020 tarihli bozma ilamının 2 nolu bendinin ilamdan çıkarılmasına, yerine yukarıda (3) nolu bentte belirtilen bozma gerekçesi eklenmesi suretiyle mahkemece birleşen 2007/483 Esas sayılı davaya yönelik olarak verilen hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, işbu kararın Dairemizin 17.6.2020 tarihli bozma ilamının eki sayılmasına, aşağıda yazılı bakiye 55,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı ...'e iadesine, 20/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (3)
11. Hukuk Dairesi, 2019/3096 E., 2020/2962 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
yıllığına müdür olarak seçildiğini, kararın azınlık haklarını ihlal ettiği, müvekkilinin de çağrılmamasının ayrıca bir iptal nedeni olduğunu ileri sürerek 28/08/2006 tarih şirkete müdür tayinine ilişkin ortaklar kurulu kararının iptaline, TTK 382. maddesi gereğince kararın icrasının geri bırakılmasına ve her müdürün görev ve yetkilerinin devamına ve davalı ortaklar ile menfaat çatışması bulunduğun
11. Hukuk Dairesi 2019/3096 E. , 2020/2962 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.11.2013 tarih ve 2006/768-2013/190 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili asıl davada; 28/08/2006 tarihli ortaklar kurulunda müvekkilinin toptantıya çağrılmaksızın davalıların 20 yıllığına müdür olarak seçildiğini, kararın azınlık haklarını ihlal ettiği, müvekkilinin de çağrılmamasının ayrıca bir iptal nedeni olduğunu ileri sürerek 28/08/2006 tarih şirkete müdür tayinine ilişkin ortaklar kurulu kararının iptaline, TTK 382. maddesi gereğince kararın icrasının geri bırakılmasına ve her müdürün görev ve yetkilerinin devamına ve davalı ortaklar ile menfaat çatışması bulunduğundan davalı şirkete davada temsil edilmek üzere kayyum olarak müvekkilinin yetkilendirilmesine karar verilmesini istemiş, birleşen İzmir 3. ATM‘nin 2007/483 E. sayılı dosyasında; davalı ortakların bu kez çağrılı olarak 06/04/2007 tarihindeki ortaklar kurulu kararı ile 20 yıllığına müdür olarak seçildiğini, bu kararın da kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın iptalini ve TTK 382. maddesi gereği kararın icrasının geri bırakılmasını ve her üç ortağın müdürlük görev ve yetkilerinin devamına ve davalı ortaklar ile menfaat çatışması bulunduğundan davalı şirkete davada temsil edilmek üzere kayyum olarak müvekkilinin yetkilendirilmesini istemiş, birleşen İzmir 1. ATM 2007/705 E. sayılı dosyasında; davalılarca müvekkilinin ortaklık haklarının ihlal edildiğini, müvekkiline şirket kayıtlarının inceletilmediğini ileri sürerek şirket işlerinin nasıl gittiği hakkında malumat alınması ve şirket defterleri ile evraklarını tetkiki ve kendisine mahsus olmak üzere şirketin mali vaziyeti hakkında hülasa çıkarmak üzere davacıya izin ve yetki tanınmasını istemiş, birleşen İzmir 3. ATM 2009/386 E. sayılı davada; müvekkilinin ortağı olduğu şirketin yönetici olan davalı ...’in aynı alanda iştigal eden bir şirket kurarak rekabet yasağını ihlal ettiğini, diğer davalı müdürün de bu süreçte sessiz kaldığından sorumlu olduğunu, davalı ...’in müvekkilinin ortağı olduğu şirketin işlerini kurduğu şirkete aktardığını, haksız fiil hükümlerine göre müvekkilinin ortağı olan şirketin zararından davalı şirketin de sorumlu olduğunu ileri sürerek davalıların müdürlükten azline, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin zararı nedeniyle şimdilik 10.000.- TL’nin davalılardan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, asıl davada iptali istenen 28/08/2006 tarihli ve şirkete müdür tayinine ilişkin ortaklar kurulu kararının davalı şirketin davacı dışındaki ortakları olan davalı gerçek kişilerce alındığı ve bu davalıların şirket sermayesinin %70'ine sahip oldukları, bu nedenle de davalı şirketin ana sözleşmenin 10. maddesinde öngörülen 2/3’lük karar nisabına da uygun olduğu gerekçesi ile iptal talebinin yerinde olmadığı, birleşen İzmir 3. ATM 2007/483 E. sayılı dosyasında uyuşmazlık konusu 06/04/2007 tarihli şirkete müdür tayinine ilişikin kararının alındığı toplantıya davacının iştirak ettiği, ancak karar altında davacının imzasının bulunmadığı, buradan hareketle davacının müdür tayini konusunda alınan karara olumlu oy vermediği, yani karara muhalif kaldığının anlaşıldığı, bu nedenlerle iptal isteminin yerinde olduğu, iptal talebinin kabulü nedeniyle diğer talepler bakımındna karar verilmesine yer olmayacağı, birleşen İzmir 1. ATM 2007/705 E. sayılı doyasında ise davalı ortakların kendilerini 20 yıl süre ile müdür seçmek suretiyle davacı ortağı şirket idaresinin dışında tutmuş oldukları ve taraflar arasında çok sayıda hukuki uyuşmazlığın bulunduğu dikkate alındığında davacının kanundan doğan denetleme hakkını fiili olarak kullanma konusunda güçlüklerle karşılaşmasının kuvvetle muhtemel olduğu, bu nedenle davacı talebinin yerinde olduğu, birleşen İzmir 3. ATM 2009/386 E. sayılı dosyasında, davalı müdürlerin azllinin talep edildiği, davalı ...’in aynı alanda iştigal eden şirketlerde müdürlük görevini yaptığı, bu sürette anılan davalının TTK 547. maddesini ihlal etmesi nedeniyle müdürlükten azil için haklı nedenin bulunduğu, davalı YKC İnşaat Şirketi defterlerine göre 2007 yılı faaliyet döneminde Türvar İnş. San Tic. Ltd. Şti’nin 2.719,81 TL tutarındaki zararının davalı şirketin faliyetlerinden kaynaklı olduğu, davalı ...‘in şirket müdürü olarak bu zarardan sorumlu olduğu, dolayısıyla belirlenen şirket zararının Türvar İnş. San. Tic. Ltd. Şti ‘ne ödenmek üzere davalılar ... ve YKC İnşaat San ve Tic. Ltd.Şti‘nden müteselsilen tahsilinin yerinde olacağı, davalı ...’nın davalı YKC İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti.‘nde ortak veya müdür gibi bir sıfat ile yer almadığından sorumluluğun bulunmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen İzmir 3. ATM’nin 2007/483 E. sayılı dosyasında davalı Türvar İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 06/04/2007 tarih, 2007/03 sayılı şirkete müdür tayini kararının iptaline, verilen karar gereği diğer talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen İzmir 1. ATM’nin 2007/705 E. sayılı dosyasında davacının Davalı Türvar İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin defterleri ile evrakları hakkında malümat alması, tetkik etmesi ve kendisine mahsus olmak üzere şirketin mali vaziyeti hakkında hulasa çıkarmak üzere davacıya izin ve yetki verilmesine, birleşen İzmir 3. ATM’nin 2009/386 E. sayılı dosyasında davalı ...’nın dava dışı Türvar... Ltd. Şti’deki müdürlük sıfatının yargılama sürecinde sona erdiğinden bu davalı hakkında müdürlükten azil talebi
konusuz kaldığından karar vermeye yer olmadığına, davalı ...’in dava dışı Türvar İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’de ki müdürlüğünden azliyle temsil ve selahiyet yetkisinin kaldırılmasına, 2.719,81 TL Türvar İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. zararının davalılar ... ve YKC İnş. ve San. Ltd. Şti.’den müteselsilen tahsili ile Türvar İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ödenmesine, tazminata ilişkin fazla istemin reddine, davalı ...’nın davalı YKC İnş. ve San. Ltd. Şti’de ortak veya müdür sıfatı bulunmadığından bu davalı hakkındaki tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve tüm birleşen davalarda davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz etmiştir.
1- Birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/705 E. sayılı dosyasında dava, şirket ortağının bilgi alma ve inceleme talebine ilişkindir. Her ne kadar davacı 6762 sayılı TTK’nın yürülükte olduğu dönemde talepte bulunmuş ise de, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nın 615. maddesi uyarınca bu hususta verilen kararlar kesin nitelikte olduğu ve anılan Kanun maddesinin usule yönelik olması nedeniyle derhal uygulanması gerektiğinden işbu davada verilen karar kesin niteliktedir. Bu nedenle davalı ... vekilinin işbu davaya yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ... vekilinin birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/483 E. sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, işbu davada davacı, 06.04.2007 tarihli müdür seçimine ilişkin genel kurul kararının iptalini talep ederek şirkete ve şirketin müdürlerine husumet yöneltmiştir. Mahkemece, anılan genel kurul kararının iptaline karar verilmiş, davalı ... aleyhine herhangi bir karar verilmemiştir. Bu durumda davalı ...’in kararı kendi adına temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından işbu davaya yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/386 E. sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki (4) numaralı bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
4- Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/386E. sayılı dosyasında davacı, ortağı olduğu işbu davada dava dışı Türvar Şirketinin davalı müdürler ve davalı YKC Şirketince zarara uğratıldığını ileri sürerek zararın davalılardan tahsili ile dava dışı Türvar Şirketine ödenmesine ve davalı müdürlerin azline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalı ...’in davacının ortağı olduğu dava dışı Türvar Şirketinde ortak ve müdür iken bu şirket ile aynı alanda iştigal eden davalı YKC Şirketini kurduğu ve müdürlüğünü yaptığı, davacının ortağı olduğu dava dışı Türvar Şirketinin 2007 yılı zararı ile bu rekabet yasağı ihali arasında illiyet bağı bulunduğu, dolayısıyla davalı ...’in ve davalı YKC Şirketinin, dava dışı Türvar Şirketinin 2007 yılı zararından sorumlu olduğu, aynı zamanda bu rekabet yasağı ihalinin davalı ... bakımından müdürlükten azil için haklı neden olduğu, diğer davalı ...’nın zarardan sorumlu olmadığı ve müdürlüğünün işbu davanın devamı sırasında sonlanması nedeniyle azil isteminin bu davalı bakımından konusuz kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı ...’in müdürlükten azline, diğer davalı ...’nın müdürlükten azil istemi bakımından karar verilmesine yer olmadığına, dava dışı Türvar Şirketinin 2.719,81 TL’lik zararının davalı ... ve davalı YKC Şirketinden tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Ancak, alınan bilirkişi raporlarında davalı ...’nin kurduğu davalı YKC Şirketinin 2007 yılında dava dışı Türvar Şirketinin taşeronluğunu yaptığı, başkaca bir ticari faaliyetinin olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda davalı YKC şirketinin 2007 yılında bu şekilde elde ettiği kârın dava dışı Türvar Şirketinin zararı olduğunun kabul edilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dava dışı Türvar Şirketin 2007 yılı faliyet zararı olan 2.719,81 TL’nin rekabet yasağının ihlali nedeniyle uğranılan zarar olduğundan bahisle bu miktarın tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalı ...’nın zararın oluştuğu dönemde dava dışı Türvar Şirketinin müdürü olması nedeniyle şirketin menfaatini korumak ve gözetmekle yükümlü olduğunun nazara alınması ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anılan davalının zararın oluşumunda kusursuzluğu ispat edilememesi karşısında davalı ...’nın da zaradan sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5- Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketin 28/08/2006 tarihli müdür seçimine ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı, anılan genel kurulun kendisine çağrı yapılmaksızın icra edildiğini ileri sürerek kararın iptalini istemiştir. Mahkemece, çağrıdaki usulsüzlüğün davacının genel kurula katılması durumundan sonuca etkili olması halinde iptal sebebi olduğu, davacının oyunun sonuca etkisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anılan genel kurulun hiç çağrı yapılmadan icra edildiği anlaşılmakta olup genel kurulun yapıldığı tarihte yürülükte olan 6762 sayılı TTK’nın 538/4. maddesinde düzenlenen çağrısız genel kurulun da şartları bulunmadığından genel kurul kararı yoklukla maluldur. Bu durumda mahkemece, kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/705 E. sayılı davaya yönelik temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/483 E. sayılı davaya yönelik temyiz isteminin REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/386 E. sayılı davaya yönelik tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/386 E. sayılı davanın davacı yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin kabulü ile asıl davanın davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 53,30 TL harcın temyiz eden birleşen 2009/386 Esas sayılı davaya yönelik-davalı ...'e iadesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davacıya iadesine, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2009/12779 E., 2010/2031 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
kişilere devrinin sağlanmak istediğini, bu kararın durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptalini ve TTK'nun 382. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini istemiştir.
11. Hukuk Dairesi 2009/12779 E. , 2010/2031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.11.2007 tarih ve 2006/417 - 2007/437 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.02.2010 gününde davacılardan asil ...ve ... avukatı ... ile davalı Bozbük Çamlıkent Tur.Tes. Tic.ve San.A.Ş. avukatı ...gelip, diğer davacılar ve avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin 23.05.2006 tarihli genel kurul toplantısının yetkisiz kişilerce yapılan çağrıya dayalı olarak gerçekleştirildiğini, aralarında davacıların da bulunduğu 30 şirket kurucu hissedarının usulsüz işlemlerle ortaklıktan ihraç olunarak hisselerinin dava dışı Tursoy A.Ş.'ne tescilinin sağlandığını, bu tescil işleminin Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen ilamı ile iptal edildiğini, Tursay A.Ş. dışındaki 30 ortağın şirkette % 55.11 oranında hissedar olduklarının kabulü ve pay defterinin buna göre düzenlenmesi gerektiğini, yönetimin mahkeme kararında pay oranlarının belirtilmediğini ileri sürerek, buna yanaşmadığını toplantıya çağrılan ve gelen davacılara bu nedenle oy kullandırılmadığını, bu nedenle genel kurulun yok hükmünde sayılması gerektiğini, bir kısım başka üyelerin de toplantıya katımalarının engellendiğini, şirket merkezinin bulunduğu Ankara'da toplantının yapılması gerekirken İstanbul'da yapıldığını, anılan kararların bu nedenle de geçersiz olduğunu, zira merkezin İstanbul'a nakline ilişkin genel kurul kararının da daha önce iptal edildiğini, şirkete ait taşınmazların satışı için yönetime yetki verildiğini, bu karar ile davacıya ait hisselerin 3. kişilere devrinin sağlanmak istediğini, bu kararın durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptalini ve TTK'nun 382. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıların şirket ortağı olduklarına dair verilen ve kesinleşen o ilamda ne oranda hissedar olduklarının belirtilmemesi nedeniyle kararın infaz edilemediğini, Tursoy A.Ş.'nin başka paydaşların hisselerini devir aldığını, hükümet komiserinin davacılara oy kullandırmadığını, genel kurulun mevcut pay defterine göre düzenlenen hazirun cetveli çerçevesinde yapıldığını, aksi düşünülse bile davacıların hisse oranlarının oylamaya etkisinin bulunmadığını, anasözleşmede merkez dışında da genel kurulun yapılabileceğinin öngörüldüğünü, tedbir kararının TTK'nun 382. maddesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre dava tarihi itibariyle şirket merkezinin Ankara olması nedeniyle mahkemenin yetkili olduğu, merkez dışında bir yerde de genel kurulun toplanmasına anasözleşmenin ve TTK'nun 371. maddesinin cevaz verdiği, aralarında davacıların da bulunduğu bazı ortakların ihracına ilişkin yönetim kararlarının iptaline ilişkin kesinleşen o ilamın gerekçesinde, davacılara ait hisselerin bir takım şahıslar aracılığı ile Tursoy A.Ş.'ne devredilmiş olduğunun belirtildiği, bu durumda davalı şirketin davacılara hisselerini iade etmesi ve pay defterini yeniden düzenlemesi gerektiği, o ilamda davacıların hisselerinin miktarının belirtilmemesine davalının sığınamayacağı, davalının bu tutumu ile şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasına engel olması karşısında, gerçek pay durumu belirlenmeksizin toplanan genel kurulda alınan şirket merkezinin nakli şirket emvalinin satılması gibi önem arzeden kararların yeterli nisap sağlandığı belli olmaksızın alınmış kararlar olması nedeniyle iptaline hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile alınan kararların iptaline ve şirketin bir kısım taşınmazlarının 3. kişilere devredilmemesine ilişkin tedbir kararının devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacıların paylarının haksız yere ıskat edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devredildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkin kesinleşen ilam üzerine davacıların paylarının yönetimce belirlenip pay defterine işlenmesi gerektiğine ve o ilamda davacıların payların gösterilmemesine yönetimin dayanamayacağına, davalı şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasına yönetimin engel olamayacağına dair mahkeme gerekçesi isabetlidir. Ne var ki, davacıların pay defterinde ve hazirun cetvelinde yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun yokluk nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacıların payları ıskat edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacıların net olarak beyan etmelerinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul toplantı tutanaklarından, hazirun cetvellerinden, celbedilecek ticaret sicili kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacıların paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar nisabının oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2010/2741 E., 2011/14376 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
ğini, toplantı tutanağına beyanlarının geçilmediğini ve tutanağın imzalanmasına izin verilmediğini, genel kurulda alınan kararların kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve özellikle iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, öncelikle TTK'nın 382. maddesi uyarınca genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına, TTK'nın 435.
11. Hukuk Dairesi 2010/2741 E. , 2011/14376 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/11/2009 tarih ve 2009/375-2009/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın davalı şirketten alacaklı olduğunu, taraflar arasında imzalanan 14.10.2002 tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi gereği (FYYS ) müvekkili bankanın davalı şirketin B grubu toplam 1869 adet 16.843.830 TL tutarındaki hamiline yazılı hisse senetlerinin maliki ve ayrıca 1.080,000 TL bedelli, A grubu ve 3.307,500 YTL bedelli B grubu olmak üzere toplam 4.387.500 TL bedelli hisselerinin de rehin hakkı sahibi olduğunu, rehinli hisselerle ilgili olarak oy kullanma hakkının müvekkil bankaya devredildiğini, böylece müvekkili bankanın oy hakkına sahip olduğu hisse tutarının 21.231,330 TL olduğunu, şirketin toplam sermayesinin 34.476,000 TL olup, müvekkili bankanın oy kullanmak hakkının toplam sermayeye oranla %61.58 olduğunu, davalı şirketin davaya konu genel kurul toplantısından önce 27.04.2007 tarihli olağan genel kurul toplantısı için giriş kartı alınmasına rağmen toplantının yapılamadığını, davaya konu 05.06.2007 günlü olağan genel kurulu toplantısı için giriş kartı istemlerinin yönetim kurulunun çeşitli oyalama ve geçiştirmeleriyle verilmediğini, toplantıya gelindiğinde giriş kartı bulunmadığı gerekçesiyle toplantıya alınmadıklarını, hazirun cetvelinde müvekkiline yer verilmediğini, toplantı tutanağına beyanlarının geçilmediğini ve tutanağın imzalanmasına izin verilmediğini, genel kurulda alınan kararların kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve özellikle iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, öncelikle TTK'nın 382. maddesi uyarınca genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına, TTK'nın 435. maddesi uyarınca organsız kalan davalı şirkete yeni yönetim ve denetim kurulu üyeleri seçilene kadar tedbiren kayyım atanmasına, olağan genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların hükümsüzlüklerinin tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının TTK'nın 360. maddesi uyarınca hisse senetlerini süresinde tevdii etmediği için kanunun emredici düzenlemesine aykırı davrandığını, hamiline yazılı hisselerin sahiplerinin kimler olduğu bilinemeyeceğinden bunların genel kurula katılma haklarını kullanabilmeleri için kendilerinin hak sahibi olduğunun şirkete zamanında haberdar edilmesi gerektiğini, sözleşme yoluyla rehin verilen hisselere ait oy hakkının devredilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin hali hazırda kayyım tarafından idare edildiğini, iflasının bir yıl süreyle ertelenmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozmaya uyularak, iptale konu toplantının ilk toplantı olduğu, pay sahiplerinin 1/4'ünün toplantıda hazır bulunmadığı, dolayısıyla toplantı yeter sayısının oluşmadığı ve toplantının geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 05.06.2007 tarihli genel kurul toplantısının hükümsüz olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ticaret Hukuku
Anonim Şirketin kendi paylarını iktisap etmesi (Geri Alması) kural olarak yasaklanmış veya sınırlandırılmıştır. Ancak TTK md. 382’de sayılan bazı istisnai hallerde, şirket "sınır ve şartlara bağlı olmaksızın" kendi paylarını iktisap edebilir. Aşağıdakilerden hangisi bu istisnai (serbest) iktisap hallerinden biri değildir?
A) Esas sermayenin azaltılması kararı gereğince payların iptal edilmesi amacıyla yapılan iktisap.
B) Külli halefiyet (Örn: Birleşme) yoluyla iktisap.
C) Şirketin alacağını tahsil edebilmesi için cebri icradan (ihaleden) payları alması.
D) Şirket bir "menkul kıymetler şirketi" ise, işletme konusu gereği yaptığı iktisap.
E) Şirketin borsada işlem gören paylarının fiyatını dengelemek (manipülasyonu önlemek) amacıyla yaptığı iktisap.
Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.