6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 440

Türk Ticaret Kanunu 440. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 440- (1) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir. 4. Görev

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2019/737 E., 2019/7543 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
e, özel denetçi atanmasına ilişkin davanın genel kurulda talepte bulunulup genel kurulun red veya kabul kararından sonra açılabileceği, davacının ön şartı yerine getirmeden dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen kararın TTK'nun 440/2 md.
11. Hukuk Dairesi         2019/737 E.  ,  2019/7543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12/07/2018 tarih ve 2017/246 E- 2018/473 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 12/12/2018 tarih ve 2018/1593 E- 2018/1580 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 2006 yılından beri % 10 azınlık hissesine sahip ortağı olduğunu, şirketin kuruluşundan itibaren uzun bir süre müdür sıfatı ile idare ve temsile yetkili olarak aktif şekilde çalıştığını, şirketin şu andaki müdürü ve hakim ortağının diğer davalı olduğunu, şirketin işletme faaliyetlerinin muhasebeleştirilmesi ve resmiyetteki görüntüsü ile gerçek durumu arasında TTK, muhasebe standartları v.s. uygunluk bulunmadığını, bu hususların belirlenmesi için mahkemece yaptırılacak karşılaştırmalı incelemeye ihtiyaç bulunduğunu, müvekkilinin gönderdiği ihtarnamelere rağmen temettü, kâr payı haklarının ödenmediği gibi inceleme ve bilgi haklarının, oy kullanma haklarının, yönetim ve denetim v.b. müktesep haklarının engellendiğini, yurt dışında yaşadığının, asaleten ve vekaleten tebligata elverişli adresinin bilinmesine rağmen toplantılara çağrılmadığını, alınan kararların tarafına bildirilmediğini ileri sürerek, yokluğunda alınan tüm ortaklar genel kurulu toplantılarının ve alınan kararların, bu kararların icrasına yönelik müdür kararlarının yokluğunun tespiti ile hükümsüzlüğüne, özel denetçi seçilerek müvekkilinin mahrum bırakıldığı kâr payı ve temettü başta olmak üzere tüm mali hak ve menfaat kayıplarının tespiti ile bu meblağların tazminine karar verilmesini talep etmiş, 26/06/2018 tarihli duruşmada davasını ıslah ederek sadece şirkete özel denetçi tayinin istediğini beyan ederek 11/07/2018 tarihinde ıslah harcını yatırmıştır. Davalılar vekili, şirketin ilk olarak kuyumcu işletmeciliği yaptığını, davacının bu işletmeden kendi namına yüksek miktarda para çektiğini, bu sebeple anlaşarak işletmeden çıkıp payını devrederek sulh olduğunu, ancak davacının müvekkili ile ortak olduğu başka bir şirkette ortaklığı olması sebebiyle kuyumcu dükkanındaki ortaklığının aslen bu ortaklıktan ayrılmasına rağmen devam ettiğini, bu konuda ileride yaşanacak sıkıntıların önüne geçmek amacı ile 16/05/2012 tarihinde taraflar arasında sözleşme yapıldığını, davacının ortaklığını müvekkilinin oğluna devrettiğini, müvekkillerinin halen mevcut olan adresinde faaliyette bulunabilmesi için 2.198.574,65 TL yatırım yaptığını, bu maliyetin uzun sürede finanse edilebildiğini, şirketin faaliyet konusunun devamı için uzun süredir mücadele edildiğini, şirket bilançolarında kâr oranlarının belli olup bu kârlar yatırıma dönüştürüldüğü için kâr payı dağıtımı yapılmadığını, davacının bütün genel kurullara davet edildiğini, haklarından mahrum edilmesinin söz konusu olmadığını, davacının yetkilerini kötüye kullandığını, şirket adına bankalardan krediler çekip bu meblağları şirkete aktarmadığını, şirketi kefil yaparak kendi çektiği kredileri dahi ödemeyip bu bedellerin şirket tarafından ödenmesine sebep olduğunu, bu konuda davacıya karşı açılan davaların devam ettiğini, şirketi zarara uğrattığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça genel kuruldan talepte bulunulmadan doğrudan mahkemeden özel denetçi atanmasının talep edildiği, genel kurul kararı alınmasının eldeki davanın görülebilmesi için bir ön şart olduğu, davacı tarafça bu şart yerine getirilmeden davanın açılmış olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, özel denetçi atanmasına ilişkin davanın genel kurulda talepte bulunulup genel kurulun red veya kabul kararından sonra açılabileceği, davacının ön şartı yerine getirmeden dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen kararın TTK'nun 440/2 md. gereğince kesin olduğu gerekçesi esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, özel denetçi tayini isteminin reddine dair kararın istinaf edilmesi üzerine verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz etmiş ise de 6102 sayılı Yasa'nın 635. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 440/2 maddesi gereğince mahkemenin kararının kesin olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

11. Hukuk Dairesi, 2015/1150 E., 2015/13896 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var.....
tam metni aç
6102 sayılı TTK'nın 440. maddesi gereğince özel denetçi atanması istemine ilişkin olarak mahkemece verilen kararlar kesin olmakla davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2015/1150 E.  ,  2015/13896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ..... TARİHİ : 15/10/2014 NUMARASI : 2014/1041-2014/450 Taraflar arasında görülen davada........... verilen 15/10/2014 tarih ve 2014/1041-2014/450 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/12/2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ile davalı vekili Av. T.. Y.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, peynir ve mamulleri sektöründe faaliyet gösteren davalı şirketin 1996 yılında şirketleştiğini, mevcut duruma göre davalı şirketin toplam hisse adedinin 280.000 olduğunu, müvekkillerinin bunun 75.712 adedine sahip bulunduklarını, şirketin hakim ortaklarının şirketin işleyişi, ciro, kar dağılımı gibi konularda müvekkillerine bilgi vermekten imtina ettiklerini, şirketi kendi inisiyatifleri ve kendi menfaatleri doğrultusunda yönettiklerini, müvekkillerinden N.. E..'un ihtarname ile bilgi inceleme talep ettiğini, davalı şirket tarafından bunu kabul edilerek 15.05.2013 tarihinde bilgi ve belgelerin hazır edileceğinin bildirildiğini ancak bu tarihte belgelerin tümünün hazır edilmediğini, bir kısım belgelerin müvekkiline verildiğini, bu nedenle müvekkilinin bilgi inceleme hakkını kısmi olarak kullanabildiğini, eksik kalan belgelerin de müvekkilleri tarafından ihtarname ile istendiğini, 2013 Mart ayı sonuna kadar yapılması gereken genel kurul toplantısının 20.06.2013 tarihinde yapıldığını, diğer müvekkillerince istenilen bilgi ve belgelerin genel kurul toplantısından bir gün önce müvekkillerine teslim edildiğini, ancak müvekkilleri tarafından talep edilen peynir sektörüne ilişkin şirkete ait imalat tablolarının ibrazından kaçınıldığını, sadece özet olarak tek sayfalık bir tablo verildiğini, bu nedenle davalı şirketin kapasitesi ve elde ettiği gelir konusunda inceleme yapamadıklarını, 20.06.2013 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında şirkete özel denetçi atanmasını talep ettiklerini ancak bu istemlerinin reddedildiğini ileri sürerek, TTK'nın 438. maddesi uyarınca davalı şirketin üretim miktarı ile bu üretim miktarıyla elde edilecek kar durumu, randıman, maliyet ve satış analizi konusunda özel denetçi atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın bilgi edinme hakkını kullandığını, yeterli bilgiyi elde edip mütalaa da aldığını, davacılardan aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirkette yönetici ve ortak konumunda olduğunu, bu nedenle rekabet kuralları çerçevesinde bilgi edinme haklarının sınırlı olduğunu, özel denetçi atanması için de ön koşulların oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibariyle davalı şirketin ekonomik durumunun iyi olduğu süreç içerisinde de karını artarak ekonomik faaliyetini devam ettirdiği, özel denetçi atanması gerektiren bir koşulun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 440. maddesi gereğince özel denetçi atanması istemine ilişkin olarak mahkemece verilen kararlar kesin olmakla davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.