6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 512

Türk Ticaret Kanunu 512. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 512- (1) Haksız yere ve kötüniyetle kâr payı veya hazırlık dönemi faizi alan pay sahipleri, bunları geri vermekle yükümlüdür. Yönetim kurulu üyelerinin kazanç payları hakkında da aynı hüküm uygulanır. (2) Geri alma hakkı, paranın alındığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. II - Şirketin iflası hâlinde

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2012/14445 E., 2014/5408 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Türk Ticaret Kanunu'nun 512. maddesi;
11. Hukuk Dairesi         2012/14445 E.  ,  2014/5408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2012 NUMARASI : 2011/89-2012/284 Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.05.2012 tarih ve 2011/89-2012/284 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.03.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. G..A. G.. ile davalılar vekili Av. H.. M.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı Ş.. K.. arasında 05/04/2010 tarihinde gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesin akdedildiğini, sözleşmede davalı Ş.. K..’nun kiralayıcı bölümüne hem kendi adını hem de C.. Ayvalık Balıkçısı unvanı yazıdığını, müvekkili tarafından gayrimenkulün davalıya gezdirildiğini ancak daha sonra davalıların müvekkilini devre dışı bırakarak mülk sahibi ile bire bir olarak görüştüklerini ve mülk sahibi ile kira sözleşmesi imzaladıklarını, davalı şirketin sözleşmenin yapılmasından hemen sonra kurulduğunu, davalıların birlikte hareket ederek müvekkilini devre dışı bırakmak suretiyle davacının hak ettiği hizmet bedelini ödemekten imtina ettiklerini ileri sürerek tellalık ücreti olan 43.200 USD’nin 05/04/2010 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davalı şirkte ile davacı arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, C.. Ayvalık Balıkçısı ile davalı şirket arasında isim benzerliği bulunduğunu, sahiplerini de ayrı kişiler olduğunu diğer davalı Ş.. C..’in de davalı şirkette çalışmadan önce C.. Ayvalık Balıkçısı'nda çalıştığını ve sözleşmeyi 05/04/2010 tarihinde imzalamış ise de 01/07/2011 tarihinden itibaren davalı şirkette çalışmaya başladığını, tellalık sözleşmesi düzenlemesi için yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesinin 05/04/2010 tarihli olup kiralayıcı olarak C..ı Ayvalık Balıkçısı adına C.. K..u'nun yer aldığı ticaret sicil aracılığıyla yapılan incelemede davalı C.. Gıda Turizm Ltd. Şti'nin 21/05/2010 tarihinde kurulduğu ve yetkili kişilerin C. B.. ile H..E.. olduğu, C.. B..R...'ın sahibinin dava dışı Y.. B.k olup adresinin farklı olduğu ve vergi dairesinden getirtilen kontrata göre de mülk sahiplerinin Turgut Özal Bulvarı No:15 Küçükyalı İstanbul adresinde bulunan taşınmazı davalı şirkete 01/06/2010 tarihi itibariyle kiraladıkları, davalı Ş.. K..'nun davalı şirket adına temsil ve imza yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ticaret sicil aracılığıyla yapılan incelemede davalı ..Gıda Turizm Ltd. Şti'nin 21/05/2010 tarihinde kurulduğu, şirketin yetkili temsilcilerinin C.. B.. ile H.. E.. olduğu, taşınmazın davalı şirkete 01/06/2010 tarihi itibariyle kiralandığı, davalı Ş.. K..'nun davalı şirket adına temsil ve imza yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 512. maddesi; "Şirket ticaret siciline tescil ile hükmi şahsiyet kazanır. Tescilden önce, şirket namına muamelelerde bulunulmuş ise muameleyi yapanlar şahsen ve müteselsilen mesul olurlar. Bu gibi taahhütlerin, ileride kurulacak şirket namına yapıldığı açıkça bildirilmiş ve şirketin ticaret siciline tescilinden sonra üç aylık bir müddet içinde bu taahhütler şirket tarafından kabul olunmuşsa muameleyi yapanlar mesuliyetten kurtulur ve yalnız şirket mesul olur" hükmünü içermektedir. Dava konusu olayda davalı Ş.. K.. ile davacı arasında hizmet sözleşmesi 21.05.2010 tarihinde akdedilmiş, davalı isminin yanına (Cundalı Ayvalık Balıkçısı adına) cümlesi yazılmıştır. Davalı şirket ise bu tarihten sonra 21.05.2010 tarihinde kurulmuş, malik ile 01.06.2010 tarihinde kira sözleşmesini yapmıştır. Bu durumda davalı Ş.. K..’nun diğer davalı şirket adına sözleşmeyi yaptığının kabulü ile davalı Cı Gıda Ltd. Şti'nin de sorumluluğuna anılan yasa maddesi hükmü uyarınca karar vermek gerekirken, yazılı şekilde bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

12. Hukuk Dairesi, 2012/14725 E., 2012/21324 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara 12. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
TTK.nun 512/1.maddesine göre limited şirketler ticaret siciline tescil edilmekle hükmi şahsiyet kazanırlar.
12. Hukuk Dairesi         2012/14725 E.  ,  2012/21324 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/09/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için  Tetkik Hakimi  tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : TTK.nun 512/1.maddesine göre limited şirketler ticaret siciline tescil edilmekle hükmi şahsiyet kazanırlar. Tüzel kişilik olan şirketin idare ve temsili TTK.nun 540 ve izleyen maddelerinde düzenlenmiştir. TTK.nun 542.maddesinde ise şirket müdürlerinin haiz oldukları temsil selahiyetinin şümul ve tahdidi hakkında anonim şirketin idare meclisine dair olan 321.maddesine atıfta bulunulmuştur. Tüm bu yasal düzenlemeler karşısında, şirket adına açılacak davayı sadece şirketi temsile yetkili kişilerin açabilecekleri sonucuna varılmaktadır. Somut olayda feshi istenen taşınmazın ihalesi 13.6.2011 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Dosya arasında bulunan ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına göre borçlu limited şirketi münferiden temsile yetkili kişi ....... olup adı geçenin yine dosyada bulunan nüfus kaydına göre 25.10.2009 tarihinde vefat ettiği görülmektedir. Borçlu şirkete yeni bir müdür veya temsilci atandığına dair herhangi bir belge veya bilgiye de rastlanmamıştır. İİK.nun 134/2.maddesinde "ihale feshini sadece satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey vermek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin" talep edebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre borçlu şirketi münferiden temsile yetkili olan kişinin  ihale tarihinden önce vefat ettiği ve şirkete yeni bir müdür ve temsilcinin atanmadığı sabittir. Şirketin diğer ortağı olan şikayetçi şirketi temsil yetkisi olmadığından bu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Kaldı ki şikayetçi tarafından 15.6.2011 tarihinde (işbu davayı açabilmek amacıyla)borçlu şirket adına kayyum tayini davası açıldığı, ancak Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 8.8.2011 tarih, 2011/216 E - 2011/1 sayılı kararı ile "...kayyum tayini istenen şirketin yasal hasım gösterilmediği, gerekçesiyle hasımsız açılan bu davanın (usulden) reddedildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece şikayetçi tarafından borçlu şirkete kayyum tayinine dair davanın sonucu beklenmesi gerekiyorsa yeniden süre verilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ  : Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

Pay sahibinin kâr payı alma hakkına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Kâr payı, ancak net dönem kârından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabilir.
B) Kötüniyetle alınan kâr paylarının iadesi gerekir.
C) İyiniyetle kâr payı alan pay sahibi, haksız olsa bile iade etmekle yükümlü değildir.
D) Kötüniyetle alınan kâr payını geri alma hakkı, paranın alındığı tarihten itibaren 10 yıl sonra zamanaşımına uğrar.
E) Her pay sahibi, payı oranında kâr payına katılma hakkını haizdir.