6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 560

Türk Ticaret Kanunu 560. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 560- (1) Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır. VI - Yetkili mahkeme

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2023/5012 E., 2024/6808 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Buna göre davanın 6102 sayılı Kanun'un 560 ıncı maddesinde düzenlenen uzamış ceza zaman aşımına tabi olduğu gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2023/5012 E.  ,  2024/6808 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1034 Esas, 2023/1057 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/373 E., 2021/664 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Er-Ba Yönetim Mühendislik ... Limited Şirketine ait olan, 17.500,00 TL nominal bedelli, 700 adet payın 350.000,00 TL bedel karşılığında dava dışı ... ...'ya satılıp devredilmesine ilişkin Kadıköy 30. Noterliği'nin 08.01.2014 tarih ve 01760 yevmiye numarası ile onayladığı hisse devir sözleşmesinin akdedildiğini ve İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce 10.02.2014 tarihinde tescil edildiğini, söz konusu sözleşmeyi müvekkili şirket adına imzalayan, müvekkili şirketin eski müdürü ve imza yetkilisi davalı ...'un söz konusu hisse devir bedelini nakden ve tamamen aldığını beyan ve imza ettiğini, davalının nakden ve tamamen aldığını noter huzurunda beyan ve imza ettiği hisse devir bedelinin hiçbir zaman müvekkili şirkete teslim etmediğini ileri sürerek hisse devir bedeli olan 350.000,00 TL tutarındaki asıl alacağın davalının temerrüde düştüğü 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesinin dördüncü bendi gereği 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava dilekçesinde dava konusu alacağın 08.01.2014 tarihinde doğduğu ve bu tarihte temerrüde düşüldüğü iddia edildiğine göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin 08.01.2019 tarihinde dolduğunu, davacı şirketin hâkim ortağı olan Ertun Hızıroğlu'nun, davacı şirketin azınlık ortağı olan müvekkilini sindirmek amacıyla müvekkili aleyhine bir şeyler bulabilmek adına sürekli olarak davacı şirketin eski kayıtlarını araştırdığını ve müvekkilinin açığı olduğunu düşündüğü hususlarla ilgili olarak müvekkili aleyhine davalar açtığını, 2012 yılından itibaren müvekkiline ücret ödenmemeye başlandığını, karşılıklı olarak birçok ihtarname keşide edildiğini, müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen hisse devir işlemi ile ilgili olarak ... ... isimli kişiden hiçbir şekilde hisse devir bedeli tahsil etmediğini, davacı şirketin hâkim ortağı tarafından hazırlatılan hisse devir sözleşmesinin muhasebe sorumlusu vasıtasıyla müvekkiline haber gönderilerek, müvekkilinin bu sözleşmeyi müdür sıfatıyla imzalanmasının talep edildiğini, müvekkilinin de bu çerçevede anılan sözleşmeyi ... ...’dan hiçbir şekilde devir bedeli tahsil etmeksizin imzaladığını, bu imza tarihinden günler sonra da müdürlükten azledildiğini, müvekkili tarafından davacı şirket aleyhine İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1120 E. sayılı dosyası ile ortaklıktan çıkma davası açıldığını, buna karşı davacı şirketin de İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1413 E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ortaklıktan çıkarma davası açtığını, davacı şirketin, bu dava konusu hisse devir işleminin yapılmasından 2 yılı aşkın bir süre sonra müvekkili aleyhinde açmış olduğu bu ortaklıktan çıkarma davasında bu dava konusu olayı ortaklıktan çıkarma sebepleri arasında göstermemiş olmasının, hakkın kötüye kullanılmasını teşkil eden bir dava olduğunu göstermeye yeterli olduğunu savunarak öncelikle zamanaşımı itirazı dikkate alınarak davanın zamanaşımı yönünden reddine, esasa ilişkin talepleri dikkate alınarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davalının cevap dilekçesinde açıkça zaman aşımı itirazında bulunduğu, davalının davacı şirketin ortağı ve temsilcisi olması sebebiyle 6098 sayılı Kanun'un 147 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) nolu bendi gereğince " Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden ... ve ortakların birbirleri veya kendileri ve ortak arasındaki bir ortaklığın müdürleri ile temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar" 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu düzenlenmesi nedeniyle davacı şirketin 08.01.2014 tarihinde devir edilen, hissenin devrinden sonra 22.01.2014 tarihinde davalıyı müdürlük görevinden azlettiği ve böylece şirket defter ve kayıtlarına yansımayan hisse devir bedelinin davacı tarafından davalıdan talep edilebilir hale geldiği, 22.01.2014 tarihinden itibaren başlayan 5 yıllık zaman aşımı süresinin 23.09.2019 tarihi itibariyle dolduğu, davanın ise 10.10.2019 tarihinde zaman aşımı süresinden sonra açıldığı, davacı tarafından açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçesi ile davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 6098 sayılı Kanun'un 502 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir temsil/vekalet ilişkisi olduğu, davalı şirket müdürünün davacı adına aldığı bedeli 6098 sayılı Kanun'un 508 inci maddesi uyarınca davacıya vermekle yükümlü olduğu, davacının kendisini temsilen/vekaleten yapılmış sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile bu alacağının tahsilini talep ettiği, buna göre davanın 6098 sayılı Kanun'un 147 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve beşinci fıkrası uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve uzamış zamanaşımı süresinin de bulunmadığı, davacının alacağının davalının müdürlük görevinden azledildiği 22.01.2014 tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş olduğundan 10.10.2019 olan dava tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın hukuki niteliği hususunda toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü maddesinin birinci fıkrası, 560 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 6102 sayılı Kanunun 553 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca limited şirkette kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden ... yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Somut olayda dava, şirket yöneticisi davalının şirkete ait parayı zimmetine geçirdiği iddiasına dayalı açılmış olup, hukuki niteliği itibariyle sorumluluk davasıdır. Buna göre davanın 6102 sayılı Kanun'un 560 ıncı maddesinde düzenlenen uzamış ceza zaman aşımına tabi olduğu gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

11. Hukuk Dairesi, 2020/6405 E., 2022/3781 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/1443 E 2013/564 K sayılı 25/11/2013 tarihli kararı ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, TTK’nın 644 maddesi yollamasıyla TTK’nın 553 ila 561 maddeleri uyarınca davalı hakkında şirkete verdiği zararların şirkete verilmek üzere dava açılabileceğini ileri sürerek, şimdilik 850.000,00 TL'nin 31/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte d
11. Hukuk Dairesi         2020/6405 E.  ,  2022/3781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.03.2020 tarih ve 2019/240 E. - 2020/222 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,, duruşma için belirlenen 10.05.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı Çizgi Yat İmalat Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin eşit hisseye sahip ortağı olduğunu, anasözleşme ile müşterek imza yetkisine sahip iken 31/01/2012 tarihli sahte ortaklar kurulu kararı ile davalının kendisini münferit imza yetkisine sahip tek müdür konuma getirdiğini, anılan genel kurul ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/1435 Esas - 2013/282 sayılı kararı ile imzanın sahteliğinin tespiti ile ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davalının 31/01/2012 tarihinden şirkete kayyım atandığı 31/12/2012 tarihine kadar tek başına hareket ederek şirketten sebepsiz para çıkışları yapılarak, şirkete gerçek değerinin çok üzerinde bedellerle malzeme alımı yapılarak, gerçekte alınmayan malzemelerin alınmış gösterilerek, alınan malzemelerin stokta mevcut olmaması nedeniyle, aktiflerin buharlaştırılmak ve şirketin bu dönemde inşa ettği Brodosplit - Laplaine teknesi sözleşme bedelinin bakiye kısmının tahsil edilmeyip şirket kasasına aktarılmaması, dava dışı Kaya Orman Ürünleri, Lotus, Day Yapı, Silto Perde, Mert Metal, Hazar, Norsap, ..., Somer Yat ve Modus firmalarıyla gerçekleştirilen iş ve işlemler nedeniyle şirketin zarara uğratıldığını, zararların kapsam ve miktarının tam bilinmediğini, yargılama sonucu ortaya çıkabileceğini, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/1443 E 2013/564 K sayılı 25/11/2013 tarihli kararı ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, TTK’nın 644 maddesi yollamasıyla TTK’nın 553 ila 561 maddeleri uyarınca davalı hakkında şirkete verdiği zararların şirkete verilmek üzere dava açılabileceğini ileri sürerek, şimdilik 850.000,00 TL'nin 31/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile T.H. Çizgi Yat İmalat Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, şirkete 03/12/2012 tarihinde kayyım atandığı dikkate alındığında, anılan faturanın önceden kesilmemesinden ve tahsil edilememesinden dolayı dava dışı şirketin zarara uğradığı hususunun kanıtlanamadığı, bahse konu Caspian Star teknesinin 08/10/2012'de Tuzla'dan ayrılması sonrasında sözleşmeye göre Çizgi Yat tarafından yapılan işlere devam edilmesi amacıyla Hırvatistan'a gönderildiği, ve bu tarihten sonra da Çizgi Yat'ın ödeme almaya devam ettiği, bu sebeple teknenin 08/10/2012'de Hırvatistan'a gönderilmesi nedeniyle Çizgi Yat'ın bir zarara uğramadığı zaten sözleşmenin ifa yerinin Hırvatistan olduğu, en son faturanın, şirkete kayyım atandığı tarih olan 03/12/2012 tarihinde kesildiği ve ödemenin alındığı, 02/09/2013 tarihinde kayyum tarafından kesilen fatura bedelinin tahsili için yasal yollara başvurulmadığı, dava dışı şirketin zarara uğradığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2018/1965 E., 2018/4429 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 560/.... maddesi uyarınca sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkının davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren ...
23. Hukuk Dairesi         2018/1965 E.  ,  2018/4429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ........2014 tarih, 2014/169 Esas ve 2014/463 K. Sayılı kararında direnilme, zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalıların kooperatifin eski yöneticileri olduğunu, yöneticilik yaptıkları dönemde hukuka aykırı olarak sitenin önündeki yeşil alana büfe ve okuma salonu yapıldığını, bu yapı için kooperatif üyelerinden para toplanıp kooperatif bütçesinden ödeme yapıldığını, akabinde açılan davada bahse konu büfe ve okuma salonunun kal'ine karar verildiğini, ....08.2012 tarihinde yapılan Genel Kurul ile davalılar hakkında dava açılmasına karar verildiğini, bahse konu büfe ve okuma salonunun yapımı için yapılan harcamalar, kal'i için ... dosyasına ödenen rakam ile söküm için harcanan bedel ve kullanılmayan buzdolabı maliyetinin davalılardan tahsilinin gerektiğini ileri sürerek toplam 104.387,... TL'nin harcamaların yapıldığı tarihten itibaren faiziyle birlike tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarının ... yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, ....08.2012 tarihinde yapılan genel kurulda davalıların sorumlulukları ile ilgili dava açılmasına ilişkin alınan kararın iptali için dava açıldığını, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, istenilen tazminatında fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 560/.... maddesi uyarınca sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkının davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren ... yıl ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren ... yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı, kooperatif ortağının davacıya karşı açtığı kal davası ........2011 tarihinde kesinleşmiş olmakla zarar artık bu tarihte kooperatif tarafından öğrenildiğinden ... yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin ........2015 gün ve 2015/2853 E., 2015/8302 K. sayılı ilamıyla bozulmuştur. Davalılar vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin ........2017 gün, 2016/2547E., 2017/3294K. Sayılı ilamı ile dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden hükmün değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Mahkemece verilen direnme kararını davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.....2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.