6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 627

Türk Ticaret Kanunu 627. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 627- (1) Müdürler ortaklara eşit şartlar altında eşit işlem yaparlar. III - Müdürlerin yerleşim yeri

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2022/13355 E., 2023/5368 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
6762 Sayılı TTK’ nin 726, 6102 Sayılı TTK'nin 6273 Sayılı Kanunun 7,8 inci maddeleri ile değişik 814 üncü maddesi, İİK 71/2 , İİK 33/a madde hükümleri
12. Hukuk Dairesi         2022/13355 E.  ,  2023/5368 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Alacaklı tarafından iki adet çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçluların takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, borçlular yönünden icranın geri bırakılmasına, hacizlerin kaldırılması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.ŞİKAYET Borçlular şikayet dilekçesinde; çeklerin ibraz tarihleri itibariyle 6 aylık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, borçlunun uzun yıllar dosyada işlem yapmadığını, ortaklığın giderilmesi davası açıldıktan sonra hiçbir şekilde zamanaşımını kesen işlem yapılmadığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasını ve tüm hacizlerin fekkini talep ettiler. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; takip dosyasında sürekli işlemler yapıldığı, hacizlerin yenilendiğini, davaya konu icra dosyasında haciz konulan Pendik-Esenyalı-5325 ada, 10 parsel sayılı taşınmaz davacıların babasından miras kaldığından elbirliği mülkiyet söz konusu olduğundan taşınmazın satışı için icra müdürlüğünden yetki alınarak İstanbul ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/864 E. 2016/81 K.. sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, işbu dava dosyası sonuçlanmadan satış yapılamadığından dava dosyasının sonuçlanması ile kesinleşmesinin beklendiğini, karar kesinleşince İstanbul ... 10. İcra Müdürlüğünün 2020/154 satış dosyasına mahkeme kararı sunularak satış işlemlerine başlandığını ve kıymet takdiri yapıldığını, ortaklığın giderilmesi davası süresince satış yapılamayacağından zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takibine dayanak çeklerin ibraz tarihlerinin 11.05.2011 olduğu, dolayısı ile 6762 sayılı TTK 726. Maddesinin 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunun 7. Maddesiyle yapılan değişiklikten önceki 6 aylık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı vekili tarafınca 14.10.2019 tarihinde menkul ve gayrimenkuller için haciz konulması talebinden 16.09.2020 tarihli taşınmaza haciz konulması talebine kadar zamanaşımını kesen ya da durduran hiçbir işlem bulunmadığı görüldüğünden zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, borçlular yönünden icranın geri bırakılmasına,İİK'nun 33/a-2. maddesi uyarınca salt icranın geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile birlikte hacizlerin de kaldırılmasına karar verilemeyeceğinden hacizlerin kaldırılması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı istinaf dilekçesinde; takip dosyasında zamanaşımı sürelerinin geçmediğini, icra dosyasında sürekli işlemlerin yapıldığını, hacizlerin yenilendiğini, davaya konu icra dosyasında haciz konulan Pendik-Esenyalı-5325 ada, 10 parsel sayılı taşınmaz davacıların babasından miras kaldığından elbirliği mülkiyet söz konusu olduğundan taşınmazın satışı için icra müdürlüğünden yetki alınarak İstanbul ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/864 E. 2016/81 K.. sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını,işbu dava dosyası sonuçlanmadan satış yapılamadığından dava dosyasının sonuçlanması ile kesinleşmesinin beklendiğini, karar kesinleşince İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2020/154 esas sayılı satış dosyasına mahkeme kararının sunulduğunu ve satış işlemlerine başlandığını, kıymet takdiri yapıldığını, ortaklığın giderilmesi davası süresince satış yapılamayacağından zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini, önceki tarihli çeklerde de 6 aylık değil 3 yıllık zamanaşımının uygulandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;icra takibine dayanak çeklerin ibraz tarihlerinin 11.05.2011 olduğu, 6762 sayılı TTK 726. Maddesinin 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunun 7. Maddesiyle yapılan değişiklikten önceki 6 aylık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği takip dosyasında borçlulara yönelik olarak yapılan icra takip işlemlerinin incelenmesinde, 14.10.2019 tarihinde menkul ve gayrimenkuller için haciz konulması talebinden 16.09.2020 tarihli taşınmaza haciz konulması talebine kadar zamanaşımını kesen ya da durduran hiçbir işlem bulunmadığı, 6 aylık zaman aşımının gerçekleştiği, zamanaşımını kesen dava ibaresinden, takibin devamına ve alacağın tespitine yönelik davaların anlaşılması gerektiği, usulsüz tebliğ şikayeti, yetki itirazı, ortaklığın giderilmesi gibi davaların zamanaşımını kesen dava niteliğinde olmadığı, anılan davaların devamı süresince zamanaşımının işlemeye devam ettiği, ancak ortaklığın giderilmesi davasının açılması için İİK'nın 121. maddesi uyarınca yetki alınması konusunda icra mahkemesine başvurulması, alacaklının takibin devamına yönelik iradesini gösteren bir icra takip işlemi olup, anılan işlemin zamanaşımını keseceği, somut olayda bu yetkinin alınmasından sonra da 6 aylık zaman dilimleri içinde icra dosyasında işlem yapılmadığı, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususun bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi, dosya kapsamı ve delil durumu değerlendirildiğinde istinaf olunan kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6762 Sayılı TTK’ nin 726, 6102 Sayılı TTK'nin 6273 Sayılı Kanunun 7,8 inci maddeleri ile değişik 814 üncü maddesi, İİK 71/2 , İİK 33/a madde hükümleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

11. Hukuk Dairesi, 2014/4638 E., 2015/2667 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
, şirket müdürünün tek başına temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılarak şirket ortaklarının tamamının birlikte hareket ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere yetkili ve görevli kılınması istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile TTK'nın 623-630/2. maddeleri uyarınca şirket genel kurulu tarafından müdür - müdürler atanıncaya kadar şirketin kazandırıcı ve borçlandırıcı işlemler dahil olma
11. Hukuk Dairesi         2014/4638 E.  ,  2015/2667 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/312-2013/293 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/02/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %25, diğer davalılarıda toplam %75 pay sahibi olduklarını, davalı şirket ortaklarının adi ortaklık sözleşmesine aykırı davrandıklarını, çoğunluğu oluşturan davalı şirket ortaklarınca bir araya gelinerek davacının saf dışı bırakıldığını, davalı şirketin işleyişinde usulsüz işlem ve ödemeler yapıldığını, yine şirket idaresi konusunda davalı ...'ın usulsüz işlemlerle ve çoğunluk kararı ile yetkilendirildiğini, davalı şirket yönetiminin basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davalı şirketin temsil ve ilzamı bakımından yönetim boşluğu oluştuğunu ileri sürerek, TMK'nın 427/4. maddesi uyarınca davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını, atanacak kayyıma davalı şirkete yasal yönetim oluşturulması konusunda yetki verilmesini, kayyım atanma istemi yerine görülmediği taktirde, şirket müdürünün tek başına temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılarak şirket ortaklarının tamamının birlikte hareket ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere yetkili ve görevli kılınmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının iddia ettiği gibi şirket yönetiminde bir boşluk bulunmadığını, genel kurul toplantısı ile alınan kararların usulüne uygun olduğunu, asıl usulsüzlüğün davacı ve babasının olduğu dönemde yapıldığını, iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, 6102 Sayılı TTK'nın 623.maddesi ile müdürlerin yönetim ve temsil yetkisinin belirlendiği, aynı yasanın 630/2.maddesinde ise her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hak ve yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, davanın açılabilmesi için genel kuruldan talepte bulunma yolunun tüketilmesinin gerekmediği, şirket müdürünün seçilmesine ilişkin ortaklar genel kurul kararının iptal edilmesi ve .... C.Başsavcılığı'nda yürütülen soruşturmada şirket yönetcileri hakkında alınan rapor dikkate alındığında, davacının şirket yöneticilerinin yetkilerinin sınırlandırılması isteminin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması, atanacak kayyıma davalı şirketin yasal yönetiminin oluşturulması konusunda yetki verilmesi, kayyım atanma istemi yerinde görülmediği taktirde, şirket müdürünün tek başına temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılarak şirket ortaklarının tamamının birlikte hareket ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere yetkili ve görevli kılınması istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile TTK'nın 623-630/2. maddeleri uyarınca şirket genel kurulu tarafından müdür - müdürler atanıncaya kadar şirketin kazandırıcı ve borçlandırıcı işlemler dahil olmak üzere şirketin, tüm hukuki işlerinde şirket ortakları olan ..., ..., ... tarafından temsil edilmesine karar verilmiştir. Oysa, 6102 sayılı TTK'nın görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması başlıklı 630/2.maddesi“ Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.“ hükmünü haiz ise de aynı maddenin üçüncü bendi de, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesini haklı sebep olarak kabul etmiştir. Bu bağlamda, henüz kesinleşmediği de anlaşılan şirket müdürünün seçilmesine ilişkin ortaklar kurulu kararının salt iptal edilmiş olması ve şirket yöneticileri hakkında bir hazırlık soruşturması sırasında alınan raporun anılan yasal düzenlemedeki hüküm çerçevesinde haklı bir neden olarak kabulü olanaklı değildir. Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda anılan yasa hükmü uyarınca taraf delilleri yeterince değerlendirilmeden esasen haklı neden oluşturmaya yeterli de görülmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün,davalılar yararına BOZULMASINA,(2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle,diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.